Zeren Çelebi [muzik] |
11.10.2009 |
FASLIN ASLI YOK ŞİMDİ
Alaturka eğlence denilince akla gelen ilk müzik türü fasıldır. Bu eğlenceler umimiyetle içkili olurlar. Ancak, mazbut ailelerimiz de düğündü kutlamaydı gibi yemekli davetlerinde biraz geleneğimizin bir parçasıdır ne de olsa hassasiyetiyle, biraz da 'biz de biliyoruz bu işleri; geçmişimizi unutmadık, bizim de paşa dedelerimiz vardı, köklü bir aileden geliyoruz, soyluyuz biz' mesajı vermek adına mutlaka bir fasıl grubu dahil ederler organizasyona. (Az önceki cümlenin ikinci yarısını karikatürize bir ifade olarak kabul ederseniz sevinirim.) Aslında öyledir fasıl; asil bir musiki kültürünün en önemli formlarından biridir. Fekât babasının ceketini oğluna yelek yapmak tarzında bir noktaya ulaşmıştır konu. Yani her köklü-asil oluşumda olduğu gibi Türk musikisinde de budanmalar, aşınmalar söz konusu olmuştur. Neden? 'Çünkü halk böyle istiyor efendim! Yapcah bişiy yoh!' (gülerler buna.) Halka ne istediğini soran var mı? Ayrıca halk ne istediğini biliyor mu bakalım? Bu kadar itaatkar, bu kadar temiz kalpli bir topluma yapılacak şey mi bu?! Halk o kadar güveniyor ki kendisini yönetenlere. Onun halka sunduğu her şeyi hizmet olarak algılıyor. Şerre de bu yüzden teslim oluyor halk. Kendisine duyduğu güveni bir terör eylemine dönüştürmek istemeyecek kadar da vefalı bizim halkımız. Susuyor. Görünür de susuyor. Kimbilir yüreklerden ne niyazlar yükseliyor yaradana. En doğrusu... Hayatımızın, kainatın sahibi Allah'a yönelmekten, kalbimizi ona açmaktan, acılarımızı onunla paylaşmaktan daha doğru ne olabilir ki. Öyle değil mi? Fasıl, öyle büyük bir medeniyetin ürünü ki insan o medeniyeti, kültürü hayal ederken bile ihtişamından azametinde titrer. Titremeli bence. Ata'nın söylemekten çok hoşlandığı Gençlik Marşı'nda denildiği gibi 'Sesimizi yer, gök, su dinlesin/ Sert (kararlı) adımlarla her yer inlesin.' Hepimizin temennisi bu. Sesimizi yer, gök, su dinlesin, yeter ki biz onların anlayacağı bir tondan konuşalım. Yeter ki sesimiz anlamları resmetmek için titreşsin, biçimlensin; harf olsun, hece olsun, hecelerden kelimeler, kelimelerden cümleler doğsun dilek ve duasıyla bir dahaki hafta asıl fasıllardan, fasılların aslından konuşmak üzere dilerim tekrar burada buluşuruz.
Zeren Çelebi, 11.10.2009
Bu yazı 11.10.2009 tarihinden itibaren toplam 3686 defa okunmuştur.
|