email: şifre: yeni üye
Ana SayfaSiyasetGündemEkonomiDünyaSporYaşamTeknolojiSağlıkTasavvuf
Gönül Maraşlıoğlu [Gönül Penceremizden] 10/7/2009

Gönül Maraşlıoğlu
Mısır'ın ünlü piramitleri

Değerli okuyucular hepimiz de merak uyandıran bir konuyla sizlerleyiz. Nasıl yapıldıklarını hep merak etmişizdir devasa piramitlerin. Varsayımlarla ve gerçek olabilir mi düşüncesinden yola çıkarak konuya farklı noktalardan bakalım.

 

Mısır'daki Piramitlerin yapılışı hakkında bilim henüz net bir netice elde etmiş değil. 

Piramitlerin yapılışı ve açılan piramitlerde yaşanan ölüm olaylarının gerçek boyutları bugün de anlaşılmazlığını korumaktadır. 

 

Mısır’da bulunan devasa piramitlerin yapılışı  konusunda birtakım farklı görüşler ileri sürülmektedir. Bu varsayımlar hakkında farklı neler söylenebilir?

 

Bugün dünyada oldukça merak uyandıran piramitlerin yapılışı ile ilgili iki fikir söylenmektedir.

 

Bunlardan birincisi;  piramitlerin üst kısmında yer alan kocaman taşların rüzgâr yardımı ile yukarıya yerleştirilmiş olabileceği görüşü. İkincisi ise; uzaylıların yardımı...

 

Sizce bunlardan hangisi akla daha yatkın?

 

Konunun meraklıları, Erich Von Daniken’in "Tanrıların arabaları "isimli araştırma kitabını okumuşlarsa, bir fikrin sahibi olmuşlardır. Daniken, kitabında, Mısır’da yaptığı bir araştırmada mağara duvarında yer alan resimlerden bahsediyor.

 

Bu resimler, “Popouluh” denilen efsaneleri yazan ressamlar tarafindan yapılmış.

Resmin konusu; 1 kişilik havada uçabilecek bir hava gemisi.

Zamanımız tekniği ile yapılan bu resim, Eski Mısırlılar’ın nasıl bir tekniğin sahibi olduklarının açık bir göstergesi değil mi? 

 

Piramitlere gelince; yapımında kullanılan kocaman kayalar gerçekten rüzgâr yardımı ile yerlerinden oynatılmış olabilirler mi?

 

Olabilir ihtimalini düşünelim: Sizce o kayaları yerlerinden oynatabilmek için hangi büyüklükte bir yelkene ihtiyaç olabilir?

Böyle bir olay mümkün olabilir mi ?

Olma ihtimali çok zayıf görünüyor.

Peki bir cismin yukarı kaldırılabilmesi için, o cismin ağırlığının sıfira yakın bir değere ulaştırılması mümkün mü?

 

Cismin yukarı taşınabilmesi için rüzgârı kullanmaktan daha mantıklı olduğunu düşünüyoruz. Bu da, eski Mısırlılar’ın bir cismin ağırlığını sıfira yakın bir değere düşürebilecek bir tekniği bulmuş olabileceği ihtimalini akla getiriyor.

 

Bütün bu varsayımları güçlü kılacak Eski Mısırlılar’a ait bir delil var mı?

 

Yapılan araştırmalarla böyle bir delil bulunmuş; Radyasyon. Mısır Kralı Tutan Khamon’a ait mezarı açanların ard arda ölmesi, birtakım âlimleri araştırmaya götürüyor.

Yapılan araştırmada, bu insanların ölüm sebebi olarak radyasyon ortaya çıktı. Bundan kaç bin sene önce eski Mısırlılar atomu biliyorlarmış.

 

Bütün bunlar hep olabilecek şeyler.

Mısırlılar  atom çağına ulaşmış ve daha sonra atomu bilen başka bir toplulukla yaptığı atom savaşıyla yok olmuş. Sonra herşey yeniden başlamış olabilir.

Bugün eski Mısırlılar’ın atomu buldukları gerçeğini kabul edebiliyorsak, bunu da kabul etmek de zor değil.

 

Milyarlarca yıldır dünyada yaşayan insanlar,  zaman zaman atom çağına ulaşmış olamazlar mı?

 

Olabilirler! Nasıl ki piramitlerin yapımında kullanılan devasa kayaların rüzgâr yardımı ile yerinden oynatılabileceği ve  böylece piramitlerin inşasında kullanabileceği düşünebiliyorsa, bu çağdaki insanların atomu bulmuş olabileceğini düşünmek de yanlış olmaz herhalde.

Kaldı ki diğer bir varsayım olan uzaylıların yardımıyla yapılmış olabileceği ihtimali, rüzgârın kullanılmış olması ihtimalinden daha mantıklı görünüyor.

 

Bu varsayımlar bize neyi gösteriyor?

 

Bütün bunlar insanoğlunun ilimde belli hudutlara gelebileceğini gösteriyor. Bu hudutların bir sınırı var mı?

Elbette! Sınırlar Allahû Tealâ tarafindan konulmuş.

İnsanlar bu aklın çok az bir kısmını kullanabiliyorlar. Bugün insanlık artık maymundan gelmediği gerçeğine kavuşmuş durumda.

 

İnsanın yaratılışı onu Yaratanın dizaynı içinde vücut bulmuştur. İnsan bir maymun türünden gelmemektedir.

Bugün kendinde bir varlık, bir güç görmeye çalışan insanlar, konuları Allah’ın varlığının dışında tutmaya ve öyle sonuçlar elde etmeye  çalışıyorlar.

 

Kâinat yoktan var edilmemiş. Yüce Yaratan, bu yaratılış zincirinde pozitif ve negatif değerlerin yer aldığı bir sistem dizayn etmiş.

 

Kâinat üzerinde binlerce yıl yaşayan insanların hep bir tapınma ihtiyacı içinde yaşadıklarını görüyoruz.

Yani kısaca ve net olarak insan Yaratan’ına muhtaçtır.

Akıl, bütün canlılara belli ölçülerde verilmiş. Ama Allah’ın insana  verdiği akıl, insanın diğer canlılardan üstün yaratılmış olması nedeniyle daha fazladır.

 

Akıl bizi, ilim ve teknikte çalışmaya, çalışma bizi faydalı sonuçlara, bu sonuçlar ise bizi Allah’a yaklaştırmaya götürmelidir. Bu düşünceyle vücut bulan toplumlar mutlu ve huzurlu bir hayatın sahibi olmuşlardır. Ama ne zaman Allah’tan uzaklaşmışlarsa; işte o zaman o toplumlar yıkılmaya mahkûm olmuşlardır.

 

Eski Mısırlılar atom çağına ulaşmışken, firavunların Tanrılık iddiası, ilmin en üst noktasına ulaşan bu toplumu yok etmeyi başarmıştır.

Elde edilen ilim insanı Allah’a yaklaştırmadığı takdirde ne yazik ki küfre götürüyor. Firavun ölümü tadınca tanrılık iddiasından vazgeçse ve “Musa’nın Rabbine iman ediyorum” dese de onu kurtarmaya yetmemiş. Londra’da British Museum’da bulunan secde halindeki firavun bu noktada bir ibrettir.

 

İlim insanlığa faydalı olmayıp zarar verici bir hüviyette gelişiyorsa, bunda ezeli düşmanımız şeytanın parmağı yok mu sizce de?

 

Bu gün dünya üzerinde savaş adına yapılan harcamalar, Afrika’da ve açlık sınırında olan diğer ülkelerde kullanılsa faydalı olmaz mı ? İşte bugün bu haldeysek nedenlerini düşünelim. Sizce de bu neden; toplumların Allah’tan uzaklaşmış olması gerçeğini taşımıyor mu ?

 

Şu an şeytanın hegemonyasında olan negatif ilmin sahipleri dünyaya hakîm olmuşlar. Bu hakîmiyet mutlaka sona erecek ve Allah yeryüzünde nurunu tamamlayacak.

 

O  zaman insanlık bir mutluluk çağı yaşayacak. Savaşın ve kavganın olmadığı bir dünya nizamı içinde…

 

O günlere ulaşma dileklerimizle…

 

Gönül Maraşlıoğlu, 10/7/2009

Bu yazı 10/7/2009 tarihinden itibaren toplam 8908 defa okunmuştur.


Yorumlar
Başlık
Yorum
Yorum yazabilmek için üye girişinizi gerçekleştirmelisiniz.


Yazarın son yazıları
  • Evliya Olmak MÜMKÜN MÜ? 1. Bölüm (6/30/2015)
  • 2.Saadet Asrına Davet (5/10/2015)
  • Farkında mıyız? (4/7/2015)
  • GÜNÜMÜZDE İNSANLIĞIN TEK İHTİYACI “SEVGİ” (1/23/2015)
  • TARİHİMİZE GÖSTERİLEN VEFA (12/12/2014)
  • DERDİNİ BİLMEYENLER "2" (11/10/2014)
  • DERDİNİ BİLMEYENLER "1" (8/3/2014)
  • DEVLETİN İKİ KANADI (7/7/2014)
  • Kuyumcu Ustasından Bin Sopa Yiyen Şehzade (5/29/2014)
  • SEVEN VE SEVİLEN OLMAK (4/14/2014)
  • (4/14/2014)
  • DÜNYAMIZ BAKIŞ AÇIMIZA GÖRE DEĞERLENİR (2/18/2014)
  • HAYAT BAYRAM OLSA (10/20/2013)
  • EYVAH DEMEDEN ALLAH DİYELİM (10/3/2013)
  • RAMAZANIN MANEVÎ İKLİMİ (7/23/2013)
  • Yaşamdaki Mutluluğumuz (6/30/2013)
  • İNSAN VE SEVGİ (6/3/2013)
  • MÜBAREK AYLAR VE GECELER (5/19/2013)
  • Ne Ekersen Onu Biçersin (3/11/2013)
  • Yeni Bir Yıla Girerken (1/23/2013)
  • OSMANLIDA AİLE MEFHUMU “II” (12/5/2012)
  • OSMANLIDA AİLE MEFHUMU “I” (11/25/2012)
  • Düşler Ülkesi (5. Bölüm) (11/1/2012)
  • Düşler Ülkesi (4. Bölüm) (10/12/2012)
  • Düşler Ülkesi (3. Bölüm) (9/21/2012)
  • Düşler Ülkesi (2. Bölüm) (9/3/2012)
  • Düşler Ülkesi (1. Bölüm) (8/26/2012)
  • Gönlümüzdeki Hayat (7/26/2012)
  • Her İşe Allah’la Başlamak (7/9/2012)
  • Doymak Bilmeyen Nefs (6/26/2012)
  • Yeniden Doğuş (6/18/2012)
  • Mevsimler ve İnsan (4/25/2012)
  • "Kubbe-i Arz'ın Mihmandarları" 7 (4/9/2012)
  • "Kubbe-i Arz'ın Mihmandarları" 6 (3/22/2012)
  • "Kubbe-i Arz'ın Mihmandarları" 5 (3/14/2012)
  • Hayatın Anlamı (3/5/2012)
  • "Kubbe-i Arz'ın Mihmandarları" 4 (2/22/2012)
  • "Kubbe-i Arz'ın Mihmandarları" 3 (2/6/2012)
  • “Kubbe-i Arz'ın Mihmandarları” 2 (1/2/2012)
  • “Kubbe-i Arz'ın Mihmandarları” 1 (12/20/2011)
  • Zamanı Kaçırmak (12/12/2011)
  • Kibir ve Tevazu (12/2/2011)
  • İnsan Olmanın Erdemliği (10/26/2011)
  • Kıymetini Bilemediklerimiz (10/12/2011)
  • Hayata Ve Yaşama Dair (9/21/2011)
  • Bakî Kalan Bu Kubbede Hoş Bir Sada’ (8/5/2011)
  • “Muhteşem İmparatorluk” 7 "HAREM- 2. Bölüm" (7/23/2011)
  • “Muhteşem İmparatorluk” 7 "HAREM-1. Bölüm" (6/21/2011)
  • “Muhteşem İmparatorluk” 6 (5/6/2011)
  • "Muhteşem İmparatorluk" 5 (3/29/2011)
  • “Muhteşem İmparatorluk” 4 (3/20/2011)
  • “Muhteşem İmparatorluk” 3 (3/12/2011)
  • “Muhteşem İmparatorluk” 2 (3/5/2011)
  • “Muhteşem İmparatorluk” 1 (2/17/2011)
  • Sevgiye Yolculuk (1/25/2011)
  • Bir Aşkın Bedeli (1/5/2011)
  • Aşure Günü (12/16/2010)
  • Tarihin Sessiz Tanıkları 2 (12/3/2010)
  • Tarihin Sessiz Tanıkları 1 (11/26/2010)
  • Güneş Batmadan (11/17/2010)
  • Devlet-i Aliye-i Osmaniye (11/2/2010)
  • 23.Ahilik Ve Kültür Haftası "2" (10/24/2010)
  • 23.Ahilik Ve Kültür Haftası "1" (10/14/2010)
  • Tacettin Dergâh'ına Ziyaret (10/4/2010)
  • “Âlem-i Gönül” (9/23/2010)
  • Mutluluğa Yolculuk (9/14/2010)
  • Teravih-i Enderun (9/7/2010)
  • Osmanlı’da Yaşanan Ramazanlar “2” (8/29/2010)
  • Osmanlı'da Yaşanan Ramazanlar “1” (8/21/2010)
  • “Hoş Geldin Ya Şehr-i Ramazan” (8/15/2010)
  • Hayata Olumlu Bakmak (8/5/2010)
  • “OL DOST’un Bahçesi” (7/28/2010)
  • “Nano Teknoloji” (7/20/2010)
  • “Gönül Dünyamız” (7/14/2010)
  • Önyargı Ve Doğru Düşünmek (7/3/2010)
  • Anı Yaşamak (6/23/2010)
  • Bu şehr-i Sitanbul ki “3” (6/9/2010)
  • Bu şehr-i Sitanbul ki “2” (5/28/2010)
  • Bu şehr-i Sitanbul ki “1” (5/13/2010)
  • Gençliğin Sırrı (5/1/2010)
  • “Kaybolan Değerlerimiz” (4/17/2010)
  • İlâhi Aşk (4/3/2010)
  • Osmanlı’da Kapı Tokmakları… (3/22/2010)
  • “Osmanlı Olmak” (3/11/2010)
  • Hayata Bakış (2/27/2010)
  • Baharın Müjdesi… (2/18/2010)
  • Geçmiş Zaman Olur ki…. (2/9/2010)
  • Kelebeğin Zamanı (2/1/2010)
  • Kudüs’e Yolculuk 7 (1/24/2010)
  • Kudüs'e Yolculuk 6 (1/15/2010)
  • Kudüs’e Yolculuk 5 (1/5/2010)
  • Kudüs’e Yolculuk 4 (12/27/2009)
  • Kudüs’e Yolculuk 3 (12/18/2009)
  • Kudüs’e Yolculuk 2 (12/9/2009)
  • Kudüs’e Yolculuk (1) (11/30/2009)
  • Yeryüzünde Sevginin Karşılıksız Sahibi (11/22/2009)
  • Hakk Dostu Hz. Mevlâna (11/13/2009)
  • Söze dair (11/8/2009)
  • Bir başkadır Anadolum (10/31/2009)
  • Yeni bir güne merhaba (10/23/2009)
  • Yazarlarımız
    Mü'min Kimdir? Dr. Abdulcabbar Boran
    Güneş ve Ay
    Avrupa'da tırmanan İslam Düşmanlığı Mustafa Seyit
    Ne Var? Ne Yok?
    Seçim Sonuçlarını Okumak Lütfi Tümtürk
    Olaylar ve Yorumlar
    Ben de evliya olabilirim! Sibel Yiğit
    Seyir Halleri
    Evliya Olmak MÜMKÜN MÜ? 1. Bölüm Gönül Maraşlıoğlu
    Gönül Penceremizden
    Minik Mucize ˝Bıldırcın Yumurtası˝ Nazan Başoğul
    Tabiat Eczanesinden Reçeteler
    Bırakma beni bana Mehtap Abdi
    Bir Yürek Mesafesi
    SELÂHADDÎN-İ EYYÛBÎ Gülay Ozan
    Gönül Erenleri
    Helak Olma Vakti Yaklaşıyor...1 Seyfi Usta
    Bir de bizden dinleyin!
    Tebliğsiz adalet olur mu? Emek Durmuş
    Hayat Gibi
    NİMET NEDİR BİLİRMİSİNİZ? Doğan Kuşman
    Olayın İç Yüzü
    Muhtelif Mustafa Oğuz
    Bakış Açısı
    ilahi aşk Saliha Güner
    Düşünce-Günce
    Bayramda Dişlere Dikkat Diş Doktoru Gülbeyaz
    Dişler Yolunda
    15.06.2013 Düsseldorf Konferans Ender Eker
    Almanya'dan
    655 Mustafa Müjdeci
    Her şey insan için
    NİCE BAYRAMLARA... Durdu Bahadır
    Hidayet Esintileri
    Tuz Hakkında Yanlış Bilinen Gerçekler B. Tugay Keçeci
    Evrenin Zerafeti
    Allah'a Ulaşmayı Dilemenin Hayatımızdaki Yansımaları Deniz Temuçin
    Bir İnsan Yetişirken
    Fizik aktivite ve kilo kontrolü Ayşe Müjdeci
    Sağlık Pınarı
    İlmel Yakîn, Aynel Yakîn ve Hakkul Yakîn hasıl etmek ne anlama gelir? Mustafa G. Güler
    Kur'an ne diyor?
    Dedikodu nedir? İlkay Yılmaz
    Az Öz
    Bizim Terör Korkut Eser
    Politik Köşe
    BORSA VE BEKLENTİLER Salih Erdin
    Borsada bu hafta
    Diyarbakır:Teksas! Kudret Değirmenci
    Spor Gündemi
    Hasretine hasretim Ayten Qurbanova
    Umut Gülü
    Suç ve ceza Kenan E. Akmaz
    Belçika'dan
    Tek Allah'ın Tek Dini Halim Albayrak
    Dinlerin Birleştirilmesi
    Belirsizlik Sıkıntısı Meral Okan
    Tasavvuf
    Bulutların Üzerinde Olmak Ali Gürbüz
    Gül'e Özlem
    Evvel Zaman Icinde 4 İsmail Veyseloğlu
    Mavera
    Bilişim Köşesi Taha Erdem
    Bilim Köşesi
    Referandum İmtihanı Barış Aksoy
    Dünyadan
    Seven, Sevilen Kişidir! Şule Betül Dağ
    En Hayırlı Dost Kimdir
    Sana o kadar çok ihtiyacım varki Rabbim! Pervane Qarayeva
    Kalp Kalbe
    FASLIN ASLI YOK ŞİMDİ Zeren Çelebi
    muzik
    ©2010 Hak Aynası, yazarlarımızın yorumları kendilerine aittir, gazetemiz için bağlayıcı değildir.

    Siyaset | Gündem | Ekonomi | Dünya | Spor | Yaşam | Teknoloji | Sağlık | Tasavvuf