email
şifre


Beni hatırla [Yeni Üye]

Adnan Oktar Mehdi mi?

Seyfi Usta - Bir de bizden dinleyin!

Seyfi Usta ile

Bir de bizden dinleyin!

Seyfi Usta
Yazarın tüm yazıları

Son yıllarda yapmış olduğu bazı çalışmalarından dolayı Adnan hocayı kutlamak gerekir…Özellikle evrim teorisine karşı yapmış olduğu derin çalışmaları, ispat vasıtaları ile dünyanın genelinde büyük ses getirmiş ve dinsiz akımların önünün kesilmesinde önemli bir rol oynamıştır. Yapmış olduğu faydalı çalışmalarından dolayı Allah kendisinden razı olsun.

Adnan hoca ekranlara çıkmadan evvel özellikle sunmuş olduğu yazılı yayınlarla ilgi uyandırarak toplum genelinde  kendisine karşı azımsanmayacak bir sevgi, muhabbet oluşmuştu. Aslında birazda gizemli bir durumu söz konusuydu. Öyle bir hali vardı…

Aradan birkaç yıl geçtikten sonra eserlerinde kullanmış olduğu Harun Yahya ismini kullanmamaya başladı ve kendi ismi ile uydudan yayın yapan birkaç tv ekranında birden program yapmaya başladı ve halende bu programlarına devam etmektedir. Fırsat buldukça da takip etmeye çalışıyorum kendilerini…

Buradan kendisine selam ve sevgilerimi ileterek dost acı söyler sözünü kendisine hatırlatıyor ve böylesine yoğun bir çalışma temposu nedeniyle kendisinin göremediği, farkına varamadığı çok önemli hakikatleri kendisine aktarmak istiyorum ve  hatalarım için şimdiden kendisinden özür diliyorum..

Kendilerini bir konuda daha samimi olarak kutlamak gerekir diye düşünüyorum…Bu da mehdiyet, hz.İsa  ve Türk İslam birliğine dönük gerçekleri gündemde tutarak yapmış olduğu hizmettir. Elbette her Müslüman bu vazifeyi yapmalıdır.

Adnan hoca ve yardımcıları, evvelki sohbetlerinde mehdi as.ı anlatırken bilinmeyen bir şahısdan bahsedildiği, Said Nursi hz. nin eserlerinden ve diğer kitaplardan alınan bilgiler ile İslam dünyasını uyarmaya çalışan ve o mübarek şahsı bekleyen bir grup gibi görünüyordu. Öylede düşünüyordum. Sanırım bir çok kişi de böyle düşünüyordu.

Fakat zamanla Adnan hocanın kendisini o koltuğa oturttuğunu, gizli veya açıkça kendisinin mehdi olduğuna inandığı çok net olarak görünmeye başladı. Diğer bir boyuttan ise olay insanlığa hizmetten ziyade şahsi kimliğini insanlara anlatma ve yayma çabası olarak suyun üstünde belirmeye başladı.

Elbette her şey olabilir, fakat bu seçimler insanların değil Allahu tealanın yapmış olduğu seçimlerdir.. Eğer bir kişi mehdi as. olduğunu düşünüyorsa veya söylüyorsa, önce mehdiyetin ne olduğunu gerçek manasında bilmesi gerekmiyor mu?…

‘Mehdi’ kelime anlamı ile hidayete eren ve erdiren manasına gelmektedir.

Adnan hocanın anlatımına göre hidayet, kurana uymaktır.  

Birde piyasada olan 40 civarındaki sahte kuranı kerim meallerinde bilerek veya bilmeyerek gizlenen hidayetin karşılığı olarak doğru yol yazılmıştır.

Şimdi kurana bakalım Allahü Teala nasıl açıklamış.

Ali İmran 73- innel hüda hüdallah.

Muhakkak ki hidayet Allaha ulaşmaktır.

Bakara 120- enam 71- inne hüdallahi hüvel hüda.

Muhakkak ki Allaha ulaşmak (varya) işte o hidayettir.

Kehf 17- men yehdillahü fe hüvel mühted, ve men yudlil felen tecidelehü veliyyen mürşida.

Allah kimi kendisine ulaştırmışsa işte  o hidayete ermiştir, ve kimi dalalette bırakırsa artık onun için veli mürşid bulunmaz.

İşte hakikat budur..Ne imiş hidayet?...Allaha ulaşmakmış. Eren, ermiş olmakmış. Peki Allaha neyimizi ulaştıracağız? Elbette ruhumuzu…Çünkü ruh can değildir. Allahın zatından insana emanet olarak üfürülen bir emanettir.Ruh hayatta iken Allaha ulaşırsa kişi hidayete erer ve fenafillah olur.Ölmeden önce ölünüz hadisinin sırrı da budur.Aksi halde ateistlerinde ölümle beraber ruhu Allaha geri dönecektir ama bu zoraki bir dönüş olacaktır. Hak bunu değil, yaşarken bunu istememizi emrediyor..Fecr 28 de çok net belirttiği gibi ‘Rabbine geri dön’… Yani ona gitmemizi, teslim olmamızı istiyor. Yoksa lafla teslimiyet olsaydı, cehenneme kimse girmezdi.

Bu kalbi istek Allahu tealanın dinine giriş kapsıdır. Başlangıçta ise kişinin bunu kalbiyle dilemesi gerekmektedir. Tüm içtenliğiyle çok samimi ve dürüst bir şekilde ruhunu Allaha ulaştırmayı istemelidir..İşte bu kişiyi takva sahibi yapar, iman sahibi yapar…Rum 31..

Şura 13 de ise Allahü Teala sadece kendisine yöneleni, yani ona ulaşmayı dileyeni hidayete erdirdiğini belirtmektedir…Cennete girecek olanlarda takva sahipleridir…Kaf 33…Bu talebin sahibi olan kişi Allahu tealadan mürşidini ister ve ona tabi olarak zikrullah ile nefsini terbiye ederek günlük ortalama 33 bin Allah zikri ile ruh gök katları üzerinden seyri suluk ederek Rabbine ger döner.Sonra zikrin artışı ile fizik beden, nefs ve irade Allaha teslim edilerek salih kul olunur ve kişi ahsen noktasına böyle ulaşır.

Kuranı kerimin en kısa özeti budur..

Hidayeti gizleyenleri ise  Allahü Teala bakın nasıl nitelendiriyor kitabında.

Bakara 159- Muhakkak ki, beyyinelerden indirdiğimiz şeyleri ve hidayeti (ölmeden evvel ruhun Allah'a ulaştırılmasını) Kitap'ta insanlara açıklamamızdan sonra gizleyenlere, işte onlara, Allah lânet eder ve lânet ediciler de onlara lânet eder.

Peygamber  efendimiz ve bütün sahabe bu hakikati yaşadı ve yaşattırdı. Sonradan onların izinden giden bütün Allah dostları da. Bakmayın siz  90 yıl  önce İngiliz nazırının söylediği gibi bu milletin elinden kuranı alarak yönetimler eliyle diyanet teşkilatı adı altında kurulan kurumların ve onların takipçilerinin Allahu tealadan habersiz Allahın dinini öğretmeye çalışarak  bu milleti ne hale getirdiğini, sizlerde görüyorsunuz sonucu.

Adnan hocanın dini konulara yaklaşımı, gelen sorulara vermiş olduğu cevaplar ve anlatımının diyanet çizgisinden farklı olmadığı net bir şekilde ortadadır.

Laf aramızda, hidayetten haberi olmayan mehdileri ilk kez görmüyorum.

dsufi nin bir sözü vardır derki; ‘Kralların iblisten sonra en büyük düşmanı çevresindeki kralcılardır’…diye.

Dikkatimi çeken farklı bir konuda, mevzu bir hadisi peygamber efendimizin söylediğini iddia ederek fikir sahibi olunmasıdır. Bu mevzu hadis yüzünden kendisinin mehdi olduğunu sık sık açıklamaktan kaçınmasıdır.

Bu mevzu hadis de geçen konu ise, mehdi kendisinin mehdi olduğunu bilmezmiş, devamında ise bunu iddia edenler hakkında  dinden çıkmaya kadar açıklamalar gelmektedir.

Ya hu İnsan birazcık kurana  bakar inceler, düşünür ve objektif olabilirse görecektir ki, Allahü Teala resullerini kendisi seçer ve görevlendirir…Bütün resuller insanları Allaha davet etmekle yükümlüdürler.Mehdi resulde Allahu tealadan görevini almıştır ve iradesini ve aklını da ona teslim ettiği için Allahu tealanın yaptırdıklarını yapmaktadır bütün resuller gibi.Şimdi diyeceklerdir resul peygamber demek değilmidir? Diye..Resul demek elçi demektir. Kıyamete kadarda her kavmin içinde onları Allaha davet eden elçiler gelecektir. Her dönemde bu resullerin içinden bir tanesi devrin imamlığına (halifeliğe) seçilerek peygamber efendimizin vekilliğini yapmaktadır. Bir başka deyişle her yüzyılda bir gelen müceddidlerdir.

Said nursi hz. de zamanının imamıydı yani veli resulu idi. Peygamberlik ise nebiliktir. Ali İmran 81 çok net olarak nebilere kitap verilmiştir der…. Ahzab 40 da ise nebilik yani peygamberlik hz. Muhammed s.a.v efendimiz ile son bulmuştur..Müminun 44’ resullerin ard arda geldiğini açıklar. İbrahim 4’ her kavme kendi lisanı ile resul gelir der. İsra 15’ resul göndermediğimiz kavme azap etmeyiz der…

Evet sizlerde haklısınız… Kuranı bir bilenden öğrenmek gerekir…

Bir başka konu ise, Adnan hocamız deccalin  darwin olduğuna inanıyor. Süfyanın ise Suriye eski devlet başkanı hafız Esad olduğunu ifade ediyor.

Elbette her devrin mehdisi olduğuna göre birde deccali vardır. Fakat büyük mehdinin karşısında görev yapacak deccal de büyük deccal olacaktır ve fitnesiyle dünyayı kasıp kavuracaktır…

Günümüz itibari ile dünya son derece acılar içinde kıvrandığına göre, deccal de görevinin başında demek değilmidir?…Deccal şuan hayattadır ve iblisin yeryüzündeki temsilcisidir.…Milyonlarca insanın ona tanrı diye taptığını bazı insanlar çok iyi bilir…Deccal ve yandaşları zülmani ilimleri ile meditasyon, yoga, hipnoz, fenk şui, vs..vs ilimleri ile tüm dünyayı kendi karanlıklarına çekemeye devam etmektedirler…İllüminatinin yani deccalin a takımının dünyayı nasıl bir darboğaza sürüklediğini şeffaf düşünebilenler açıkça göreceklerdir…Deccal diye 50 metre boylarında bir canavar bekleyenler nasıl hayal aleminde yaşıyorlarsa, mehdi as gelince düşmanı şöyle kesecek, kılıcıyla dünyayı böyle yaracak, vs..vs gibi Süpermen bekler gibi bekleyenlerde kendilerine yazık etmektedirler..

Bu dünya imtihan dünyasıdır..Öyle olmuş olsaydı o zaman imtihanın ne manası kalacaktı?. Bu konuda Adnan hocanın sağduyulu ve doğru düşündüğünü biliyorum. Sözüm bu tarz düşünen ve kendi zanlarını ve uydurma hadisleri hakikatmiş gibi insanları bilerek veya bilmeyerek aldatanlaradır.

Konudan konuya geçiyoruz ama yazacak çok konu olduğu halde en kısa bir şekilde mevzuları lanse etmeye çalışıyorum maalesef…Hiç unutmam birkaç ay evvel bir tv programında izleyicilerden gelen uzaylılar varmıdır? ve ufolar gerçekmidir? tarzındaki bir soruya Adnan hoca şöyle bir cevap vermişti…

‘Yok öyle bir şey, uzaylı falan yoktur.. Onlar cinlerin oyunlarıdır göz aldatan şakalarıdır’…

Gerçekten komik ama ne yazık ki böyle söylemişti.

Artık günümüzde bu gerçekleri bazı devletler bile daha fazla gizleyemeyeceklerini anladılar ve  açıklama yapmak zorunda kaldılar…

Gerçek mehdi as..bilmez mi  alemleri?..Oralarda nelerin olduğunu…Bilir elbette. Kuranı kerimde 17 tane ayeti kerime göklerde yerlerde ve her ikisinin arasında bulunan insanları açıklar..Yüz milyar galakside bulunan yüz milyar yıldızın içerisinde milyonlarca hayat olan gezegenlerde insan türlerinin yaşadıklarını Allahu tealanın kalp gözüne göstermesiyle, tayyi mekan yaptırmasıyla, öğretmesiyle çok iyi bilmektedir.. Fakat ne yazık ki  bilmeyenler ise, başkalarını da kendileri gibi zannetmektedirler…

Nereden bilecekler ki uzaylı denilen diğer insan türlerinin kimisinin teknolojisinin bizimkinden çok ileride, kimisinin ise çok geride olduğunu nereden bilecekler..Ay ın bir kısmına kurdukları üsleri nereden bilecekler.Dünyamızı sürekli ziyaret ettiklerini nereden bilecekler, okyanusların dibine kurdukları üslere gidip geldiklerini nereden bilecekler.

Eee mehdi as. bunları bilmeyecekte kim  bilecek?…Oradaki dünyalara tayyi mekanla giderek onları gören ve inceleyen mehdi as. çeşitli insan türlerini anlatmaktadır. İbrahim hakkı hz. boşuna mı söylemiş biz uzayı tillo’nun sokaklarından iyi biliriz diye..Ayrıca Gök katlarını anlatmakta, oralarda neler olduğunu, makamı mahmudu, divanı salihini indi ilahiyi…Görünen o ki  Adnan hocamızın bunlardan haberi bile yok.. Anlayamadığım konu ise, insanlar neden bilmediklerine bilemiyoruz demezlerde kendilerince konuyu geçiştirmek adına zanlarını doğru gibi söylerler.

Ayrıca bir konuşmasında Furkan süresinin 30. ayetinde gecen resulun peygamber efendimiz olduğunu açıklamıştı. Orada kavmine Kuranı terk ettiklerini söylediğini vurgulamıştı..El insaf be..

Peygamber efendimizin kavmi kuranı terk mi etti?…Yoksa tamamını yaşadı mı?..Sahabe gibi mübarekler başka bir zamanda mı yaşadı?…Ya saadet asrı.?

Bilmeyenler için tekrar söyleyelim, o ayette anlatılan resul mehdi resuldür.. Hani duhan süresinin 14. Ayetinde geçen ve kendisine öğretilmiş deli denilen resul…

Diğer resuller gibi mehdi resulde insanları hidayete davet ettiği için, kurana dönmeye davet ettiği için kavmi onu dinlememiş ve kuran yerine emaniye denilen zanlardan oluşan kitaplar, bir takım uydurma hadislerin ve alim diye ortaya çıkan şahısların elleriyle yazdıkları uydurmaları kendilerine din edinmişlerdir… O resul, diğerleri gibi Allahu tealanın emri ile hareket etmektedir. Bütün resuller gibi iradesini ona teslim etmiştir…Ama ne yazık ki günümüzde alim ulema geçinen insanların kurandan haberleri yok ki, resul kavramından olsun…Adnan hocanın da bunlardan haberi olmaması gayet doğaldır. Çünkü insan öğrendiğini öğretebilir…

Başta diyanet ve diğer bir çok cemaatler gibi onlarda her resulu peygamber zannederler. 5 çeşit resulun olduğundan haberleri yoktur. Nebi, veli, melek, cin, ve haberci resuller…Peygambelik yani nebilik Ahzab süresinin 40. Ayetine göre peygamber efendimizle son bulmuştur, fakat  risalet kıyamete kadar devam edecektir..Her kavmin içinde bir resul mutlaka vardır ve insanları Allaha davet ederler.

Aynı Kıbrıs Türk kavminin veli resulu nazım kıbrisi hz. gibi..O mübarek Mehdi as. hakkında çok önemli bilgiler vermişti ve bu konu ile gelen bir soruya Adnan hoca, Nazım Kıbrisi hz. nin cezbe halinde söylediklerini ciddiye almamak gerektiğini ve önemsiz olduğunu belirtmişti…İradesini Allaha teslim etmiş bir evliyadan bahsediyoruz…Onlara söylenen her sözün Allahu tealaya söylendiği ne zaman idrak edilecektir bilemiyorum…?

İnsanlara hükmeden şerri vahiyde kuranı kerim ile sona ermiştir..Fakat Allahu tealanın dostlarıyla konuşması yani onlara vahyetmesi her dönemde olacaktır..Şura 51 de Allahu Teala dilediğine vahyettiğini açıkça söyler, yunus 2 de onlardan herhangi bir adama vahyetmemiz acayip mi geldi der…Bir çok ayeti kerime var.

Üstelik araf 175 de ise sonradan şeytana tabi olacak bir adama ayetler bile indirmiş…Hiç mi bakmıyorlar Abdülkadir geylani’nin eserlerine, Allahu Teala ile konuşmalarını açıkça yazar. Yunuslar, Mevlanalar açıkça söyler, birçok Allah dostu eserlerinde bunları açıklar..Onlara da deli demeyeceklerdir herhalde. Said nursi hz. de  Osmanlıca yazmış olduğu risalei nur külliyatında sürekli açıklar kalbime ihtar edildi, şimdi geldi, şimdi bildirildi diye..Adı üstünde zaten eserin adı irsal edilen yani gönderilen nurlar…Ama onu da Türkçeye çevirirken ilham manasına çevirdikleri için, bu günkü kuranı kerim mealleri gibi risalei nur’u da yetkisiz insanların çevirmesinden dolayı aslından uzaklaşmıştır.

Adnan hocaya nacizhane tavsiyem, kesinlikle ve kesinlikle Kuranı kerimi kitlelere kendi zannına göre açıklamamasıdır. Farkına varmadan üzerine büyük vebal almaktadır…Çünkü kuran 2 çeşit ayetten oluşmaktadır muhkem ve müteşabih olmak üzere. Kıyame süresinin 19. ayetinde ise Allahu Teala kuranı kendisinin açıklattıracağını, dolayısıyla dilediğini görevlendirebileceğini belirtir. Daha açık yazacak olursam bu mübarekler Allahu Teala ile konuşabilen ve ayetlerin manasını bizzat ondan öğrenen kişilerdir…

Kuranı kerimin çoğunluğu müteşabih ayetlerden oluştuğundan dolayı Mehmet Akif Ersoy Kurana meal yazma işini Ali imran süresinin 7. Ayetine gelince bırakmış ve bu işin Allahu tealanın müsadesiyle ve açıklamasıyla olacağını idrak etmiştir. Sonradan ise Elmalı’lı Hamdiye bu işi havale ederek milletin elinden kuranı almışlar ve kendi  zanlarını bırakmışlardır…Birazcık düşünebilen bir insan bana şu soruyu soracaktır… Nasıl bu kadar kesin konuşuyorsun? diye…Okuyanlara nacizhane tavsiyem bir istihare veya hacet namazı kılarak Allahu tealaya burada yazılanların hak mı? Değil mi? diye sorulmasıdır..Ben olsam hemen sorardım…

Bakara süresinin 214. Ayetine dikkatinizi çekmek istiyorum…

Bakara 214- Yoksa siz, kendinizden önce geçenlerin başına gelenlerin, sizin de başınıza gelmedikçe, cennete gireceğinizi mi zannettiniz? Onlara (öyle) şiddetli belâ ve sıkıntılar (felâketler) dokundu ki, resûl ve onun yanındaki âmenû olanlar: “Allah'ın yardımı ne zaman?” diyecek kadar sarsıldılar. Allah'ın yardımı gerçekten yakın değil mi?

Allahu Teala açıkça buyuruyor ki, insanoğlu dünyada her zaman biriminde birbirine çok benzeyen imtihanlarla baş başa kalacaktır.

Peygamber efendimiz ve ondan önceki bütün resuller  aldıkları görevleri ve kimliklerini insanlara açıklamaya başladıktan sonra, çevrelerindeki insanlar nasıl onlardan kaçmaya başladıysa, onlara hakaret edildiyse, deli denildiyse, şeytan tarafından öğretilmiş, büyücü, sihirbaz denildiyse ve o ortamdaki insanlar nasıl bir imtihanla karşı karşıya kaldılarsa, 1400 yıldır resulsüz yaşamın olacağını zanneden insanların bu imtihanlara maruz kalmaması adına torpil mi yapılacaktı?... Allahu Teala adaletin sahibi değil mi.?. Neymiş kelimei şehadet getirmiş Müslüman olmuş.. Yok yaa..

İnsanlar öyle hale gelmiş ki kuranı kerimin ne söylediği onlar için hiç önemli değil, varsa yoksa itikad imamları denilen iki adam eşari ve maturidi ne söylemiş, nasıl açıklamış onları doğru kabul ediyorlar. Bu şahıslar zaten üzerlerine nasıl bir vebal aldıklarını öldükleri zaman anlamışlardır…Eee hiçbir şey göründüğü gibi değil ne yazık ki…

İnsanların büyük çoğunluğu iman etmeyi inanç sahibi olmak zannediyorlar…Nerede öyle bedavadan köfte.. Aynı hırıstiyanların hz İsa’ya inanların kurtulacağı zannı gibi…iblis Allaha inanmıyor mu? Allahtan çok korkmuyor mu?… O bir emri çiğnedi bu hale düştü, insanoğlu her an Allahın emirlerini çiğniyor… neymiş,  Allaha peygamberlere inanıyormuş..

Artık kendimizi aldatmayalım derim… Allahu tealaya mehdi as. ın kim olduğunu samimi olarak hacet namazı ile mutlaka sorun derim, onu arayın derim… Ama bu namazı herkes kılamaz diye buyuruyor Allahu Teala, huşu sahibi olmayan insanlara ağır gelir kılamazlar diyor bakara 45 de..Şiddetle herkese bu asrın imamını (mücedidini) aramasını tavsiye ederim…O da mehdi resuldür…

Said nursi hz. de secde 24 de belirtildiği gibi Allahtan emir alarak insanları hidayete erdiren imamlardandı…Yaşarken çevresinde bir avuç insan vardı.. Şimdi ise milyonlarca insan onun öğrencisi olduğunu iddia ediyor..Günümüzde gerçekten onun talebesi olsaydı, bugün mehdi resulun yanında olurlardı…Aslında hacı bayram veli hz..nin talebelerini imtihana çektiği gibi bir imtihan yapmak lazım ki, hak olan çıksın ortaya.

Kim mi mehdi resul…? Bazı ipuçları verelim o zaman…

Hani 1996 yılındaki bir tv programında ilahiyatçı proflardan oluşan bir çetenin kendisine şeytan tarafından öğretilmiş bir deli dedikleri kişi… Duhan 14…Yani tevbe 33 deki hidayetle gelen resul…

Bütün dünyaya  ey insanlar, Allaha ulaşmayı dilemezseniz cehennemden kurtulamazsınız, ancak böyle gerçek imanın sahibi olursunuz, takva sahibi olursunuz diyen ve 3 kere tekrarlayan kişi…Kendisine karşı gelenleri kurana el basarak yemine davet ettiği halde karşısındakilerin yemin etmekten kaçarak kaş göz işaretleriyle alay ettikleri kişi. O programdan sonra çeşitli saldırılara maruz kalan, hayati tehlikeler atlatan ve Allahu tealanın emri ile  hicret etmek zorunda kalan kişi…Öncesinde insanları Allaha davet ettiği için hapishanelerde, tımarhanelerde yatan kişi…Kuranı kerimi Allahu tealanın öğrettiği ve ondan öğrendiği ilmi insanlara anlatırken, ata dinlerini yaşayanların hiç araştırmadan incelemeden zanlarına tabi olarak dalaletle suçladıkları kişi…

Fıkıh, akaid, kelam vs.  alimlerinin, diyanetçilerin, ilahiyatçıların bazı cemaatlerin vs... yalanladıkları kişi…Kör sağır ve idrak hassaları mühürlenenlerin anlatılan hakikatleri kavrayamaması nedeniyle açıklanan ayetleri kendi kafasına göre  yorumluyor denilen kişi…

Çok samimi olarak belirtmeliyim ki, aslında onun haricinde kim varsa onlar kuranı kendi zanlarına göre açıklayıp üzerlerine büyük bir vebal almaktadırlar…keşke bilselerdi…

İman sahibi olmak zordur..İmanı korumak çok daha zordur…İman ateşten bir kordur, tutanın elini yakar…lafla değil bunların hakikatle izahı var…inanmazlar ama bir anda olsa şöyle bir düşünsünler…

Mehdi, imam, halife, resul denilen o mübarek şahıs gerçekten  mehdi as.ise….!!! Bu ihtimali bir düşünün bakalım, din ile hiçbir ilgisi olmayan bir insan, insanların bilmediği muhteşem bir ilmi bütün ispat vasıtaları ile  açıklaması ve karşılarında taş gibi durması tek başına normalmidir acaba…Şunu hiçbir zaman unutmayınızki Allahü Teala hep ters köşelerde…

Dağ olsa erirdi zamanla, vazgeçmeye başlardı bir zaman sonra..Çünkü insanın yapısı buna ters..Allahın koruması ve tecellisi olmasa ayakta durması imkansızdır..Ama 35 senedir hep aynı şeyleri anlatıyor mehdi resul ve kendisini feda etmiş insanların kurtuluşuna…ne diyordu? …

‘Allaha ruhunuzu ulaştırmayı dileyin’ diyor..Allah katında böyle takva sahibi olunur diyor..Gerçek iman budur diyor..Her şeyi ayetlerle açıklıyor…Peygamber efendimizin bir hadisinde buyurduğu gibi..

Ahir zamanda ümmeti sahabenin yaptıklarının 10’da birini yaparsa cennete girecektir. Dediği konu..işte o tek madde budur…Bunu bilerek yada bilmeyerek gizleyenlerde hesabını Allaha verecektir.

Kısaca Hidayeti kuranı kerime göre kim anlatıyorsa işte odur mehdi…Onu da dünyada anlatan sadece bir tek kişi.

Şunu artık insanlar çok iyi anlamalıdır ki, zanlarla, falanca filancanın kitaplarıyla, masallarla din öğretimi döneminin sonuna gelinmiştir…Çünkü bu çağ hidayet çağıdır.

Size bir sır daha verelim o zaman.. Bir çoğu yine gülecektir ama unutmasınlar ki mezara tek başlarına girecekler..Eğer ki Allaha dost değillerse eyvah ki ne eyvah… Türk İslam birliği muhakkak kurulacaktır. Mehdi as. cumhurbaşkanı olarak Türkiyenin başına geçecektir ve insanlar onun 35 senedir anlattığı  hanif dinini nihayet öğreneceklerdir ve dinler birleştirilecektir. Böylece 3. Saadet devri yaşanacaktır..Sizin deyiminizle altın çağ…Ama önümüzde son bir savaş var, o da 3. Dünya savaşı…

Tevratta, incilde ve kuranı kerimde yer alan, hz İbrahim babamızın hanif (İslam, teslim) dinini dünyaya öğretecek ve insanlar tek bir din olduğunu anlayacaklar ve merasimler farklı olsa da bütün inançlar hanif dininde birleşecektir…Sizlere tavsiyem mehdi as..ın en yakınları yani, sabikun el ahirin denilen talebeleri şu anda seçilmeye devam etmektedir..Onların içine girebilenlere ne mutlu…

Mehdi as…Cumhurbaşkanı olacak dedik ya, bunu biz değil Allahu Teala mehdi as..vasıtası ile söylüyor. Elbette büyük çoğunluğa komik gelebilir bu durum..İman etmek zordur dedim ya….İnsanlara göre imkansız olanlar Allaha göre çok kolaydır…Gelecekte umarım sizlerde  özür dilemek için pembe köşkün önünde sıraya girenlerden olmazsınız…Çünkü biz ondan emin olmanın ötesinde..Bi-li-yo-ruz…

Bilmem anlatabildim mi?...Her şeye rağmen sizi çook seviyoruz…

Sonsuz hamd ve şükürler olsun, mehdi resule selam olsun…

13 Şubat 2011 Pazar

Son Yazılar

Seyfi Usta
30.04.2016, Bildiğiniz gibi yılın bu aylarında alemlerin sultanı Hz. nebi efendimiz için kutlu doğum etkinlikleri doğrultusunda çeşitli programlar yapılmaktadır… Özellikle kandil ve Ramazan gecelerinde bu tarz ...
Seyfi Usta
18.04.2016, Bu ahir zaman öyle bir dönemdir ki, Dünya tarihi boyunca Rabbine dost olanlar bu devirdeki kadar ağır ve zor sınavlarla karşılaşmamıştı. Peygamber efendimizin sahabelerinden olan evvelki sabikunları...
Seyfi Usta
09.04.2016, Şeytanların kralı iblis ve ordusunun Ademoğlu’nu Allahın yolundan saptırtarak ebedi bir azaba sokmak için söylediği, söylettirdiği ve inandırdığı çok önemli bazı yalanları sizlere aktarmaya çalışacağ...
Seyfi Usta
01.04.2016, Hidayet güneşinin batıdan doğmasıyla birlikte Dabbetül arz’dan tüm kainata seslenerek yüz yıllardır gizlenen Kuran hakikatlerini ortaya çıkartan, 40 yıldır hidayeti ve kurtuluşu anlatarak herkesi müj...
Seyfi Usta
01.04.2016, Yakın tarihimizden bakacak olursak Elmalılı Hamdi ile başlayan Kuran’ı Kerim’in sahte mealciliği günümüze kadar gelmiş ve yazılan bu yanlış ve sahte mealler hiç sorgulanmadan doğru kabul edilmişlerdi...
Seyfi Usta
23.03.2016, Bir münadi sesleniyor ve tüm kainata diyor ki; “Allahın davetine icabet edin..! Ruhunuzu Allaha ulaştırmayı kalben istemezseniz takva sahibi olamazsınız. Dolayısıyla hakiki mümin olamadığınız için...
Seyfi Usta
14.03.2016, Ümmet olarak gelenekselleştirdiğimiz bu tabiri bir ölünün arkasından okunurken çok sık duymaktasınız. Bakara süresinin 156. Ayetinde geçen bu cümlenin okunmasıyla birlikte ölümünde bir Hak olduğu, e...


13.02.2011 tarihli haber arşivi

En Çok Okunan Makaleler

Seyfi Usta
23.11.2012, 21-RABITA..…(Bağlantı)…(Zikrullah için vird açarken mürşid ile kurulan bağlantı) Seher vakti bir mürid virdini açarken yaptığı dualarından sonra mürşidini düşünerek bağlantı kurmaya çalışır..Eğer kiş...
Seyfi Usta
22.07.2015, Cin’ler yaratıldıktan sonra insanı yaratmayı dileyen alemlerin Rabbine karşı en önemli algı tuzağını kurmaya çalışarak, Allahü Teala’ya bu numarasını yutturmaya çalışan iblis olmuştur. Allahü Teala...
Seyfi Usta
07.10.2015, Dün haberlere bakarken diyanet işleri başkanının bir açıklamasını okudum… Şöyle söylüyor… “İslam dünyasında bir fetva anarşisi olduğunu ve bunun Türkiye’ye de bulaştığını belirten Diyanet işleri ba...
Seyfi Usta
20.04.2013, Ülkemiz için yüzde 99 u Müslüman’dır diyorlar… Ne dersiniz ? Yoksa sizde mi aynı görüştesiniz.? Allah için şeffaf ve samimi bir şekilde gözlerinizi kapatın ve tekrar kendinize sorun… Gerçekten b...
Seyfi Usta
18.04.2016, Bu ahir zaman öyle bir dönemdir ki, Dünya tarihi boyunca Rabbine dost olanlar bu devirdeki kadar ağır ve zor sınavlarla karşılaşmamıştı. Peygamber efendimizin sahabelerinden olan evvelki sabikunları...
Seyfi Usta
14.09.2015, Ülke olarak en büyük sorunumuz doğru insan yetiştirememektir. Osmanlıyı yıkıp parçalayan siyonlar, bu imanlı ve şanlı milletin kendisine gelip ayağa kalkmaması için uzun yıllar önce geniş ölçekli pla...
Seyfi Usta
03.10.2015, Yaşamakta olduğumuz ahir zamanın bu buhranları günlerinde insanlar sürekli feryat etmektedirler. Allahü Teala ise günümüzde yaşanmakta olan bu çok sıkıntılı ve bunaltıcı akımı genel olarak duhan aza...

En Çok Okunan Güncel Haberler

Gaziantep’de Terör Operasyonu
20'den fazla adrese operasyon düzenlendi, bazı kişiler gözaltına alındı.
Başkanlığa Destek Yükseliyor
Yeni ankete göre başkanlık sistemine olan destek yüzde 60’ın üzerine çıktı.
Gereğini Biz Yaparız
Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD’ye sert yanıt verdi.
CHP’den İstifa Geldi
CHP’li Çemişgezek Belediye Başkanı partisinden istifa etti.
Ermenilerden Nükleer Tehdit
Ermenistan’ın Eski Başbakanı Bagratyan, ülkesinin nükleer silaha sahip olduğunu açıkladı.
Türk, Tüm Müslümanları İfade Eder
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kut'ül Amare programında konuştu.
Kut’ül Amare Kutlandı
Çanakkale’den sonra kazandığımız büyük zafer kutlanıyor.
Türkiye: Rusya da Sorumlu
Türkiye, Suriye'de çocukların da öldüğü hastane saldırısında Rusya'yı da sorumlu tuttu.
Dokunulmazlıklarda Sona Gelindi
Dokunulmazlıklarının kaldırılmasını öngören yasa önerisi bugün meclis gündemine geliyor.
CHP’li Vekilden Karaman’a Hakaret
CHP'li Tanju Özcan'dan Meclis Başkanı İsmail Kahraman'a ağır hakaret geldi.

Yazarlar

Dr. Abdulcabbar Boran
Mustafa Seyit
Lütfi Tümtürk
Sibel Yiğit
Seyfi Usta
Nazan Başoğul
Gönül Maraşlıoğlu
Mehtap Abdi
Gülay Ozan
Ender Eker
Deniz Temuçin
Mustafa G. Güler
Emek Durmuş
Mustafa Oğuz
Saliha Güner
Diş Doktoru Gülbeyaz
Mustafa Müjdeci
Durdu Bahadır
B. Tugay Keçeci
Ayşe Müjdeci
İlkay Yılmaz
Korkut Eser
Salih Erdin
Kudret Değirmenci
Ayten Qurbanova
Meral Okan
Kenan E. Akmaz
Halim Albayrak
Ali Gürbüz
İsmail Veyseloğlu
Barış Aksoy
Taha Erdem
Şule Betül Dağ
Pervane Qarayeva
Zeren Çelebi

©2010 Hak Aynası, yazarlarımızın yorumları kendilerine aittir, gazetemiz için bağlayıcı değildir.