email: şifre: yeni üye
Ana SayfaSiyasetGündemEkonomiDünyaSporYaşamTeknolojiSağlıkTasavvuf
Nazan Başoğul [Tabiat Eczanesinden Reçeteler] 03.08.2011

Nazan Başoğul
Huzurlu Yaşam İçin "Sarı Kantaron"

Sarı Kantaron (Hypericum perforatum); çok yıllık, üzerinde pek çok sarı çiçeği olan bir çalı türü olup, Asya’dan Amerika’ya kadar dünyanın pek çok ülkesinde doğal olarak yetişen bir bitkidir.

Stres ve gerginlik düşmanı olan Sarı Kantaron, Binbirdelik Otu olarak da bilinir. Şemsiye biçimindeki çiçekleri 5 parçalı, altın sarısı renkli ve kenarları siyah renkli tüyler ile çevrilidir. Yapraklar ışığa karşı tutulduğunda, yağ guddeleri, parlak noktacıklar halinde kolaylıkla görülür. Binbirdelik Otu denmesinin nedeni de budur.

Bilinen Bileşimi: Sarı Kantaron bitkisi, Tanen (tannin), uçucu yağlar (carophyllene, pinene, limonene, myrcene), flavon türevleri (quercitrin, quercitin, rutin), hipericin (hypericin)(kırmızı boya maddesi), Hyperin (sarı renk boya maddesi)  karoten (carotene), acı maddeler, reçine, pektin, kolin, zamk Vitamin C ve resin içermektedir.

Sarı kantaron (Hypericum perforatum), Hiperisin ve psödohiperisin gibi bileşikler bitkinin %0.05-0.3’ünü oluşturan karakteristik bileşenleridir. Bunun yanında bitkide %0.9-5.0 oranında hiperforin ve adhiperforin ile yaklaşık %4 kadar çeşitli flavonoid türevi bileşikler bulunmaktadır.

Yöresel adları: Binbirdelik otu, kanotu, kılıçotu, koyunkıran, mayasılotu, yaraotudur.

Birçok Avrupa ülkesinde bu bitki yan etkisiz bir “Doğal Antidepresan” olarak kullanılıyordu. Depresyon önleyici olarak kullanılmasının nedeni, sarı kantaronun içerisindeki başta hiperisin olmak üzere ve diğer bileşikler sayesinde, beyin içerisinde sinir uyarılarının iletiminde önemli seviye artışı sağlamasından kaynaklanmaktadır.

Sarı Kantaron otu, üzerinde pek çok sarı çiçeği olan bir çalı türü olup, Asya’dan Amerika’ya kadar dünyanın pek çok ülkesinde doğada kendiliğinden yetişen ve Ortaçağdan beri güvenle kullanılan bir bitkidir.

Avrupa'da uzun süredir ruhsal bozuklukların tedavisinde kullanılan Amerika'da da oldukça popüler bir bitki türüdür. Geçmiş tarihlerde sarı çiçekleri toplanarak güneş ışığı alan bir yerde zeytinyağında bekletilirdi. Bu yağ kırmızı renk aldıktan sonra oluşan merhem yara iyileştirici olarak ve özellikle de yanık yaraları ile yatalak hastalarda oluşan yaralarda tedavi edici olarak kullanılırdı.

Bitki eski Yunan ve Roma medeniyetleri zamanında kötü büyülere karşı koruyucu olarak ünlenmişti. Ayrıca Eski Roma’da şeytan kaçıran adıyla bilinen bitkinin, hastalıkları, kötü ruhları ve yıldırımları evden kovduğuna inanılırmış. Bu yüzden kantaron bitkisi evlere asılırdı.

Son zamanlarda Amerika ve Avrupa'da en çok satılan bitkidir.

Yapılan araştırmalara göre bitki birçok etken madde içermekte olup; bunlardan en önemlileri hiperisin, flavonoidler, taninler, resin ve prosiyanidinler’dir. Hiperisin beyindeki Teta dalgalarını da arttırmaktadır. Teta dalgaları normalde uyku esnasında meydana gelirler ve derin düşünce veya meditasyon, memnuniyet ve yaratıcı düşüncenin artması gibi şeylerle ilişkilidirler.

Gelişme çağındaki genç kızların, bir süre (birkaç ay) günde 2 bardak binbirdelikotu çayı içmeleri tavsiye edilir. Bu çay, cinsel organların gelişmesine yardımcı olacak ve adet görme düzensizliklerine son verecektir.

Yukarı Avusturya'da çiftçiler hayvanlarını hastalıklardan korumak için, ekmek arasına koydukları sarı kantaron otuyla besliyorlardı. Bugünlerde çok nadir uygulanıyor.

Sarı Kantaron Otunun Faydaları

  • İştahı açar.
  • Ateşi düşürür.
  • Mide ağrılarını dindirir.
  • Vücudu kuvvetlendirir.
  • Soğuk algınlığına iyi gelir.
  • İdrar ve balgam söktürür.
  • Nekahat devresini kısaltır.
  • Antiseptik ve yara iyileştiricidir.
  • Hafif uyku vericidir. Sinirleri yatıştırır.
  • Menepoz sıkıntılarına karşı rahatlatma yapar.
  • Bağırsak solucanlarını düşürmeye yardımcı olur.
  • Ülser ve gastrit şikayetlerinde iyileşmeyi hızlandırır.
  • Adet sancılarını hafifletir, kas gevşetici etkisi vardır.
  • Öksürüğü keser, göğsü yumuşatır ve bronşite faydalıdır.
  • Sinirsel altını ıslatmalarda, uykusuzluk, korku ve gerginlikte de faydalıdır.
  • Özellikle, hafif ve orta şiddetli depresyon şikayeti olanlar için oldukça faydalıdır.
  • Ciltteki yangılar, berelenme, varikosel ağrıları, hafif yanık ve güneş yanıklarına iyi gelir.
  • Astım, mide ülseri, midede asit fazlalığı, akciğer hastalıkları, damar sertliği ve sinir iltihaplarında da faydalıdır.
  •  Böbrek ve idrar yolu hastalıklarında faydalı bir bitki olan Sarı kantaron, böbrek ve mesanedeki taşları eritmeye yardımcı olur.
  • Masaj yapılarak sürülürse romatizma ve siyatik ağrılarında, sırt ve bel ağrılarında çok iyi netice verir.
  • Her türlü yanık ve güneş yanıklarında faydalıdır.
  • Karnı ağrıyan bebeklerin karin ağrısını giderir.
  • Sinirsel mide ağrılarına karşı içilerek de kullanılabilir.
  • Ses kısıklığına kantaron yağı kompresi iyi gelir.
  • Boyun kaslarındaki gerginliklere sürülerek masaj yapılırsa iyi gelir.
  • Zona hastalığında kantaron yağı iyi gelir.
  • Sinirsel kaynaklı kekemeliklerde iyi neticeler verir.
  • Menepoz sıkıntılarına karşı rahatlatma yapar.
  • İshale karşı çok etkindir.
  • İyi bir balgam söktürücüdür.
  • Soğuk algınlığına iyi gelir.
  • Gribi iyileştirmede faydalıdır.
  • Şakaklara sürer sürmez baş ağrısını geçiren mucizevi bir bitkidir.


Kantaron otunun esas özelliği ve faydaları:

1– Beyni sakinleştirir.

2– İştahı açar.

3– Sinirsel depresyonu önler.

4– Yara iyileştirici özelliğine sahiptir.

5– İshali keser.

6– Solucan düşürür.

7– İdrar söktürür.

8– Böbrek ve safra kesesindeki taşların düşmesinde yardımcı olur.

9– Sindirim sistemini düzenler.

10– Kan temizleme özeliğine sahiptir.

11– Romatizmini önler.

12– Hastalık sonrası vücudun güçlenmesinde son derece yararlıdır.

13– Çocukların yatak ıslatmalarında kullanılabilir.

14– Haşlanmış suyu dezenfekten olarak kullanılır.

15– İrinli yaraların çabuk iyileşmesinde yardımcı olur.

16– Karaciğer, böbrek, mide hastalıklarında kullanılabilir.

17– Bronşitlerde, akciğer iltihaplarına iyi gelir.

18– Soğuk algınlığında terletici etkisi ile hastaya iyi gelir.

19– Hazırlanmış tıbbî yağı, güneş ve diğer yanıklarda, kesiklerde kullanılır.

20– Safra söktürücü ve ağrı kesici etkiye sahiptir.

21– Kansere karşı koruyucu etkiye sahiptir. Bundan başka birçok alanda kullanılır. Kantaron bitkisi doğru ve dozunda kullanıldığında yaklaşık 50 çeşitten fazla hastalığa yarar sağladığı kanıtlanmıştır.

Şifaları:

1) Kan dolaşımı: Kantaron kaynatılıp balla tatlandırılarak içilmeye devam edilirse kan dolaşımını düzene sokar.
2) İstiska:
Kantaron tek başına ya da papatya ile beraber demletilip balla tatlandırılarak içilmeye devam edilirse vücutta su toplama hastalığına iyi gelir.
3) Sara:
Kantaron çiçeği balla macun yapılıp yenmeye devam edilirse sar’a köpüğüne iyi gelir. Kantaron çay gibi demletilip içilir.
4) İltihap kurutucu: Kantaron, kekik ile beraber kaynatılıp balla tatlandırılarak içilmeye devam edilirse, mide, bağırsak ve böbrekteki iltihapları kurutur.
5) Ateş
düşürücü: Kantaron demletilip sirke ile beraber içilir.
6) Mide gastridi ve ülser: Kantaron, civan perçemi ve pelin otuyla beraber demletilip balla tatlandırılarak içilmeye devam edilir.
7) Baş ağrısı: Kantaron demletilip sirke ilave edilerek baş yıkanırsa baş ağrısı geçer.
8) Karaciğer yetersizliği:
Kantaron, ayrık otu kökü ile beraber demletilip balla tatlandırılarak içilmeye devam edilir.
9) Kan temizleyici: Kantaron, kekik ve zeytin yaprağıyla beraber demletilip balla tatlandırılarak içilmeye devam edilir.
10) Barsak kurtları:
Kantaron, pelin otuyla beraber demletilip balla tatlandırılarak sabah aç karnına içilir, 1-2 saat yemek yenmez.

Kullanım alanları: 

- Hafif ve orta şiddete depresyonlarda alternatif bir antidepresan ilaç olarak önerilmektedir. Bu konudaki birçok otorite bu bitkiyi özellikle menapozun oluşturduğu ruhsal bozuklukları önlemek için uygun bir bitki olarak görmektedir. Antidepresan özelliği hayvan deneylerinde ve çeşitli klinik deneylerde kanıtlanmıştır.

- Ayrıca, alkol, nikotin ve kafein gibi maddelerle oluşan bağımlılıkların tedavisinde yararlı olabileceğini gösteren deneysel kanıtlar bulunmaktadır.

- Bitkinin gece beynin pineal bezinden melatonin salınımını arttırarak uykuyu güçlendirdiği bildirilmiştir

- Bir çalışma bitkinin düşünsel yoğunlaşmayı arttırdığı, kavrama yeteneğini geliştirdiğini rapor etmiştir. Ancak bu etki kuramsaldır.

- Antiviral ve antibakteriyel etkileri vardır. Bileşenlerinden olan hiperisinin AIDS hastalığının etkeni olan HIV virüsünün de aralarında olduğu çeşitli virüslere karşı etkinliği deneysel olarak kanıtlanmıştır.

- Antienflamatuvar etkisi vardır.

- Derinin melanin kaybı ile birlikte giden ve kısmi renk bozuklukları ile karakterize vitiligonun tedavisinde yardımcıdır.

- Birçok antienflamatuvar ilaçtan farklı olarak mide üzerinde olumsuz etkilerinin bulunmadığı, hatta ülser tedavisinde de etkili olduğu rapor edilmiştir.

- Halk arasında ishal tedavisinde, romatizmal ağrıların tedavisinde, çocukların gece işemelerinde, gut hastalığının tedavisinde kullanılmıştır.

- Halk arasında sarılık hastalığına karşı ve yara iyileştirici olarak kullanılmıştır, bu etkileri deneysel olarak da kanıtlanmıştır.

- Kanser tedavisinde de oldukça etkilidir. Özellikle kanserli tümörlerin yok edilmesinde ve kanserin yayılmasında kanser tümörlü hücrelerin damarlanmasını önlemede çok etkilidir.

- Uyuşturucu, eroin, esrar, morfin bağımlılıklarının tedavisinde çok etkilidir.

- Hiv virüsleri üzerinde çok etkilidir.

- Sarı kantarondan yapılmış yağı 6 senelik yatalak hastada denenmiştir. Yumruk girecek derecede büyük olan yara tamamen kapanmıştır. Güzel ülkemizin birçok yerinde bulunan bu bitkiden herkesin istifade etmesi temennimizdir.

- Sarı kantaronun zeytinyağı ile mayalanmış şeklini, ağızda oluşan yaralar için gargara şeklinde sadece bir kere kullanarak bile kesin çözüm elde edildiği gözlemlenmiştir.Bitki hakkındaki yoğun araştırmalar hâlâ sürmektedir.

Kullanma Şekli

Taze kurutulmuş kantaron otunun çiçeğin ezildikten sonra 1–1.5 litre suya bir yemek kaşığı atılır. Sonra hafif ateşte 10–15 dakika kaynatılıp, gün içerisinde çay, su yerine içilir veya ezilen bitkiyi 3 katı bal ile karıştırıp sabah, öğlen ve akşam tok karına yenilir.

Kullanma Süresi

Şikayet ortadan kalktıktan sonra hemen kesilmelidir. Eğer şikayet devam ederse, 6 ay kullandıktan sonra en az 3 ay ara verilmelidir.

Yan etkiler ve etkileşimleri

Hamilelerde kullanılması yeterli klinik çalışma olmadığı için önerilmez.

  • Antidepressan kullananların bu bitkisel desteği almadan önce doktora danışmaları gerekmektedir.
  • İçeriği, kan basıncını etkileyen bir madde olan "tyramine”i yok eden/azaltan monoamine oxidase proteinini bloke edebildiği için "tyramine" bir anda çok fazlalaşabilir, bu da yüksek tansiyona yol açabilir. Yani yüksek tansiyon sorunu olanlar kesinlikle kullanmasınlar.
  • Açık tenli kişilerde bitki kullanımı sırasında ışığa karşı hassasiyet oluştuğu için ışıklı ortamlardan sakınmaları önerilir.
  • Veterinerlikle ilgili kaynaklar bitkiyi ışığa karşı duyarlılık oluşturduğu için zehirli otlar sınıfına koyarlar.
  • Bazı hastalarda sindirim bozukluklarına neden olmuştur.
  • Bazı kişilerde alerjik reaksiyonlara sebep olabilmektedir.
  • Çeşitli ilaçlar ile olumlu ya da olumsuz etkileşimleri olabilmektedir. Bu nedenle ilaç tedavisi altındaki hastaların hekimlerine danışmadan bu bitkiyi içeren preparatlar kullanılmamalıdır.
  • Yan etki ve/veya etkileşim durumlarında kullanımı kesmek gerekir.
  • Uzun süre ve fazla kullanıldığında vücutta kaşıntı yapar.
  • Doktorun izni olmadıkça çocuklara verilmemesi gerektiği belirtilmektedir.
  • Ağır depresyon ve intihar eğiliminin olması durumlarında doktorun izni olmadıkça kullanılmamalıdır.

Alkol Bağımlılığı ve Sarı Kantoron

Eskişehir Anadolu Üniversitesi (AÜ) Eczacılık Fakültesi ile Gülhane Askeri Tıp Akademisi’nin (GATA) Farmakoloji Bölümleri tarafından ortaklaşa yürütülen doktora tezinde, “sarı kantaron” adlı bitkinin, alkol bağımlılığının tedavisinde önemli katkıları olduğu belirlendi.

Yapılan araştırmada, sarı kantaron bitkisinin, alkol bağımlılığında “Yoksunluk Dönemi” adı verilen süreçte, bağımlıların alkol alımının kesilmesi sonrasında el ve ayaklarında oluşan titremeleri engellediği ortaya çıktı. Tez çalışmasını Anadolu Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü öğrencisi İlke Coşkun gerçekleştirirken, çalışmanın danışmanlığını ise Eczacılık Fakültesi Farmakoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yusuf Öztürk ve GATA Farmakoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Tayfun Özbay yürüttü.

Çalışma hakkında bilgi veren Prof. Dr. Yusuf Öztürk, çok fazla bilinen bir bitki olan sarı kantaronun, insan sağlığına büyük yararları bulunduğunu söyledi. Eczacılık Fakültesi olarak bu bitkinin etkileri üzerine uzun zamandır çalıştıklarını ve birçok yayın çıkardıklarını kaydeden Öztürk, “Sarı kantaron bitkisi alkolizm ve depresyon tedavisinde kullanılmaktadır. Ancak bu bitkinin, alkolden kurtulma dönemi sırasında ortaya çıkan yoksunluk dönemindeki etkileri ilk kez bu tez ile araştırıldı. Bilindiği üzere alkol tedavisinde, alkolden uzaklaşma yani yoksunluk dönemi oluşmaktadır. Bu dönemde bağımlılar çeşitli uyku ilaçları ve kas gevşeticiler ile alkolden uzak tutulmaya çalışılır. Dolayısıyla bu ilaçlar da kişinin gündelik hayatına normal bir şekilde devam etmesini engeller. Üstelik midede ve diğer organlarda büyük oranda yan etki meydana gelir.” dedi.

Yoksunluk döneminde meydana gelen yan etkilerin azaltılması ve tedavi sırasında bağımlı kişinin gündelik yaşamında meydana gelen aksamaların ortadan kaldırılması amacı ile bu çalışmaya başladıklarını açıklayan Prof. Dr. Yusuf Öztürk, “Yoksunluk döneminde, bağımlı insanlarda tutarık dediğimiz, el ile vücutta meydana gelen titremeler olmaktadır. Yine bu dönemde bunlara ek olarak sesli uyarılara ani reaksiyon verilir ve duruş bozuklukları oluşur. 3 yıl süren bir çalışma sonunda sarı kantaron bitkisinin bütün yoksunluk dönemine etkileri, deney hayvanları üzerinde denendi ve ortaya çıkan sorunlar engellendi. Bu davranışlar hayvanlarda olduğu gibi insanlarda da oluşuyor. Dolayısıyla insanlar üzerinde de etkili olacaktır.” şeklinde konuştu.

Sarı Kantaron Çayı

Çayın Hazırlanışı: 1 bardak kaynar suya 1-2 çay kaşığı kurutulmuş sarı kantaron koyup 10 dakika demlenmesini beklenir ve sonra içilir. 4 ile 6 hafta boyunca günde 1 veya 2 bardak bu çaydan içilirse son derece etkili olur.

Kantaron Çayının Başlıca Faydaları

- İdrar yolu hastalıklarına karşı etkilidir.
- Uyku bozukluklarında,
- Panik atak ve depresyon tedavisinde etkilidir.
- Mide yanması halinde kantaron çayı faydalıdır.
- Kolesterol düşürücü etkisi vardır.
- Prostata karşı faydalıdır
- Hazmı kolaylaştırır.
- Yaraların iyileştirme sürecini hızlandırır.
- Romatizma, artrit ağrılarının giderilmesinde faydalıdır.

- Özellikle menopoz döneminde görülen bu tür rahatsızlıkların tedavisinde çok olumlu sonuçlar alınabilir. Hormon düzeyindeki değişikliklerin belirtilerini azaltan ve bedene yeni güçler kazandıran özellikleri sayesinde menopoz sıkıntılarına karşı sarı kantaron çayı mutlaka kullanılmalıdır.

- Uykuda idrar kaçırma da sarı kantaron çayı ile tedavi edilebilmektedir, çünkü bu rahatsızlık genelde ruhsal nedenlerden kaynaklanmaktadır.

- Dudak uçuğu (herpes), suçiçeği ve zona, nevralji, bel ve sırt ağrısı, kas ve eklem ağrıları da bitki çayı, tentürü ve preparatları ile tedavi edilebilir.

- Bu bitki bütün kanser türlerine iyi geldiği gibi, kadın hastalıkları, böbrek, dalak, bağırsak ve bütün iç organlardaki hastalıklara da iyi gelir. Tamir edici bir etkisi vardır.

Uyarı: Uzun süreli kantaron çayı kullanımı, güneş ışığına veya solaryuma karşı duyarlılık oluşturur. Çay içimine son verildiğinde bu duyarlılık sona erer.

Kantaron Suyunun Hazırlanışı

Yaklaşık 100 gram kantaron otu çiçeği ile 5 litre iyi suyu (çeşme suyu olmayacak) hazırlayın.

5 litre iyi su kaynamaya (fokurdamaya) başlayınca 100 gram kantoron otunu çiçeği ile birlikte bu suyun içine atın.

Yaklaşık 50 dakika yüksek ateşte, bir saat normal ateşte kaynasın.

Yaklaşık 12 saat kadar kendi kendine soğusun. Soğuyunca süzme işlemini gerçekleştirip bunları ağzı açık cam kavanozlara (Plastik şişe kullanmayın.) doldurup buzdolabına koyun. Sabah - öğle - akşam birer su bardağı aç karına içilecek.

Etkili olması için bu su içildikten sonra en az bir saat kadar hiçbir şey yenmeyecek.

Bu suyu kullanma süresi en fazla 15 gündür. 15 günü geçince hiçbir faydası görülmez.

Sarı Kantaronun Yan Etkileri

Journal of Geriatric Psychiatri and Neurology da yayınlanan bir yazıda bu bitkinin yan etkilerinin çok az, hafif ve geçici olduğu ve ilacın bırakılmasıyla yan etkilerinin hemen ortadan kalktığı görülmüştür.

Sentetik antidepresanların ise yan etkilerinin çok daha fazla ve de kalıcı sorunlara yol açtığı belirtilmektedir.

Sarı kantaron otunun fazla miktarda kullanımı cilt döküntüleri ve ışığa karşı duyarlılığa neden olabilir.

Hamileler veya emziren kadınlar kullanmamalıdırlar.

Sentetik diğer antidepresanlarla bir arada kullanılmamalıdır. Birlikte kullanılması ilaçların etkileşmesine ve de olumsuz sonuçların doğmasına neden olabilir.

Bu bitki aşırı kullanıldığında ve güneş ışığına maruz kalındığında fotosensitizasyona yol açar, cilt ve mukozada dermatit ve yangı oluşur.

Sivilceler İçin

Bir tutam sarı kantaron otunu 5 dakika kaynatın ve 15 dakika demlenmeye bırakın. Suyuyla posasını ayırın. Pamukla suyunu sivilceleriniz üstüne sürün. Posasını da gazlı beze sararak cildinize kompres yapın. İki günde bir bunu uygulayın. Son derece faydalı olduğunu göreceksiniz.

Kantaron yağı

Hazırlanması: Güneşli havada toplanan genç çiçekler hafifçe ezilerek şeffaf bir cam şişenin veya kavanozun boğazına yakın bölümüne kadar doldurulur. Üstüne sızma zeytinyağı eklenir ve mayalanma süreci tamamlanana kadar (3-4 gün) kapağı açık olarak güneşte bekletilir. Sonra kapağı kapatılır ve arada bir çalkalanarak 3-5 hafta güneşte bekletilir. Çok güzel bir kırmızı renk kazanan yağ iki kat tülbentten geçirilerek süzülür, çiçek posaları da sıkılır ve kantaron yağı koyu renkli şişelerde, çok sıcak olmayan ortamda saklanır. 2-3 yıl boyunca kullanılabilir.

Sarı kantaron yağı farklı şu şekilde de hazırlanabilir: 100 gr çiçek, 1000 gr ayçiçeği yağında su banyosunda (benmari usulü) ara sıra karıştırılarak 2 saat ısıtılır ve süzülür. Yağ koyu kırmızı bir renk alır. Işıksız ortamda muhafaza edilir. Bu yağ haricen kullanılır, sargı günde 4-5 defa değiştirilir.

Not: Yanık ve haşlanmalar için zeytinyağı yerine keten tohumu yağı kullanılır.

Kantaron yağının faydaları

Hücre Yenileyici

Antiseptik, kanama durdurucu, yara ve yanık iyileştirici, iltihap önleyici bu mucizevi yağ, daha birçok şifa özelliğini bünyesinde barındırmaktadır. Hem haricen hem de içilerek hastalıkların tedavisinde kullanılan bu kırmızı yağın yangıları önleyici ve iyileştirici etkisi vardır. Yağın rengi ve etkisi kırmızı renkli bir diantron pigment olan hiperisinden ötürüdür.

Hücre yenileyici niteliği sebebiyle, özellikle yara ve yanıklarda oldukça etkilidir.

Kantaron yağı hem kantaron bitkisinin hem de zeytinyağının şifasını bünyesinde barındırmaktadır. Eski çağlardan beri kullanılan kantaron yağının, mikrop öldürücü ve damar büzücü etkisi modern araştırmalarla da kanıtlanmış durumdadır.

Sizler de kantaron yağını evinizde bulundurursanız,  ona en beklenmedik anda ihtiyaç duyabilirsiniz. Kullanıp etkisini gördüğünüzde, ondan vazgeçemeyecek, çevrenizdeki insanlara da tavsiye edeceksiniz.

Kantaron Yağının Şifa Özellikleri

* Kantaron yağı her türlü yaralarda başarıyla kullanılmaktadır. Açık yaralar, taze yaralanmalar, kesikler, ezikler, çarpmalar sonucu oluşan morluklar vb. durumlarda iyileşme sağlar.

* Antiseptik özelliğiyle yarada mikrop üremesini engeller.

* İltihap önleyici özelliğiyle yarada herhangi bir iltihap oluşmasına engel olur.

* Damar büzücü etkisiyle kanamayı kısa sürede durdurur.

* Hücre yenileyici özelliğiyle yaranın çabuk kapanmasını sağlar.

* Aynı zamanda sürüldüğü sürece yaranın sebep olduğu ağrı ve sızıları yok eder, büyük bir rahatlama sağlar.

* Yanıklarda ve haşlanmalarda da kantaron yağı bir numaralı yardımcınız olmalıdır. Yanıkları kısa sürede iyileştirdiği gibi, yanık anındaki acıyı dindirir. Yanığın mikrop kapmasını ve iltihap oluşumunu engeller.

* Güneş yanıklarında da kantaron yağından yararlanabilirsiniz. Yanık bölgelerinize sürdüğünüzde acınızın azaldığını hemen hissedeceksiniz. Yanıklarınız kısa sürede iyileşecektir.

* Trafik kazaları sonucu meydana gelen iç yaralanma ve iç kanamalarda hem sürülerek hem de dahilen içilerek kullanılır. Damar büzücü oluşu sebebiyle iç kanamaların durmasına yardımcı olur.

* Hematomlarda (derideki mavi-mor lekeler), beze şişkinliklerinde ilgili bölgeye sürülüp masaj yapılır.

* Pürüzsüz bir cilde sahip olabilmek için, cilt bakım yağı olarak yararlanabilirsiniz.

* Kantaron yağının bebeklerin pişiklerinde de çok etkilidir. Denenmiştir.

* Yine bebeklerin karın ağrılarında kantaron yağı kullanıldığında ağlamaları sona erer. Ağlayan bebeğin karnına kantaron yağıyla, sağ avuç içi kullanılarak hafif hareketlerle masaj yapılır. Masaj yaparken bebeğinize sevginizi hissettirmeyi de sakın unutmayın.

* Sırt ağrıları, lumbago, siyatik ve romatizmada masaj yağı olarak kullanılmaktadır. Yalnız bu rahatsızlıklarda 1/10 oranında ardıç veya kekik yağı (ya da her ikisi de) eklenerek kullanılır. Ağrıyan bölgeye bu yağla masaj yapılır. Kısa sürede ağrılarınızın hafiflediğini göreceksiniz. Değişik bitki kürlerinin yanı sıra, bu masajla hastalığınızı tamamen tedavi etme şansına sahipsiniz.

* Dahilen kullanımda kan şekerinin düşürülmesine yardımcı olur.

* Yine dahilen iç ve dış varislerin tedavisinde etkilidir. Bunu damar büzücü özelliğiyle yapar.

* Mide ağrılarında ve mide ülserinin tedavisinde de dahilen kullanılır.

* Kantaron yağı şeker hastaları için aranan bir merhem olacaktır. Yaranın en kısa zamanda iyi olduğunu göreceksiniz.

* Yaz-kış ayaklarını ısıtamayanlar kantaron yağından yararlanmalıdır. Bu sorunu yaşayanlar topuklarına kantaron yağı - kekik yağı karışımı sürerlerse kışın ayakları üşümez. Ayakları üşüyenler ayrıca bacak bacak üstüne atmamalıdır.  Bu, enerji dolaşımını kilitler ve ayakların üşümesine sebep olur.

Uyarı: Dahilen kullanımlarda günde bir tatlı kaşığından fazla içilmesi uygun değildir.

Kantaron yağı 2-3 sene boyunca tazeliğini ve etki gücünü muhafaza eder.

Ne dersiniz? Kantaron yağını evimizden eksik etmemekte haklı değil miyiz? Onu kullandıkça, etkilerine inanamayacak ve ondan vazgeçemeyeceksiniz…  

Tentür:Güneşte toplanmış 2 avuç dolusu kantaron çiçeği 3 hafta boyunca 1 lt elma sirkesine yatırılıp güneşe ya da sıcak bir yere konur.

Oturma banyosu:Bir buket sarı kantaron (saplar, yapraklar, çiçekler) geceden soğuk suya bırakılır. Ertesi sabah kaynama noktasına kadar ıstılır. Bu su banyo suyuna ilave edilir. Banyo süresi 20 dakika olmalıdır.

Evde Uygulayacağınız Saç Kürü

Banyodan bir saat kadar önce saçlı derinize kantaron yağı ile parmak uçlarınızla friksiyon yapın, yağı saç derisine yedirin. Bir saat sonra hafif bir şampuanla, tercihen bebe şampuanıyla yıkayın. Banyodan sonra da saç diplerinize hazırladığınız şu doğal losyonu sürün ve bırakın saç diplerinizde kalsın, kuruduktan sonra sorun olmaz.

Losyonun hazırlanışı şöyle:

- 1 tatlı kaşığı kuru ısırgan yaprağı
- 1 tatlı kaşığı kuru sarı papatya
- 1 tatlı kaşığı sarı kantaron

Büyükçe bir kupa içerisine bu bitkilerin karışımını koyun ve üzerine kaynar su boca edin, 10 dakika demleyin, ılıdıktan sonra temiz bir tülbentle süzün, losyonunuz hazır.

Saçlarınızda dökülme yanında kepeklenme de varsa bu losyona 1/ 4 oranında doğal organik elma sirkesi karıştırın ancak bu durumda losyonu banyo öncesi sürüp bir saat kadar beklettikten sonra yıkamanız gerekir. Çünkü elma sirkesi saçta pek hoş bir koku bırakmaz. Bizim önerimiz,  haftanın bir günü yağ, bir günü losyon uygulamasını yapmanızdır.

Bu yöntemleri haftada birer kez uygulamanız, altta yatan sistemik bir hastalık yoksa, saç dökülmelerini durduracak, kepeklenme ve egzamayı rahatlatacaktır.

Dengeli beslenmek, yeterli ve dengeli protein, karbonhidrat, yağ, mineral ve vitamin almak çok önemlidir. Birçok vitamin, mineral eksikliği kendini saç dökülmesi, saçlı deride pullanma ve kepeklenme olarak kendini gösterir.

Bitkisel tedavilerin giderek revaç bulduğu dünyamızda kantaron yağının da zamanla modern tıptaki yerini alacağına, yakın bir zamanda da onun acil servislerde kullanılacağına inanmaktayız…

Atalarımız, kılıç yarasını bu otla tedavi ediyorlardı. Hatta savaşa giderken sarı kantaron yağını yanlarında götürüyorlardı…

Yanıklara, deri tahrişlerine, yaralara, depresyona ve birçok hastalığın tedavisinde etkili olduğuna inandığımız muhteşem bir bitki sarı kantaron.

Şifalı bitkilerle dost kalmanız dileğiyle…

Sıhhatle ve sevgiyle kalın… 

Nazan Başoğul, 03.08.2011

Bu yazı 03.08.2011 tarihinden itibaren toplam 65938 defa okunmuştur.


Yorumlar
Başlık
Yorum
Yorum yazabilmek için üye girişinizi gerçekleştirmelisiniz.


Yazarın son yazıları
  • Küçük Kırmızı Mucize "Vişne" (23.07.2014)
  • Doğal Ağrı Kesici "Kiraz" (11.07.2014)
  • Zararlılarla "Doğal Mücadele" (27.06.2014)
  • Suyla Gelen Sağlık "Kaplıcalar" (29.05.2014)
  • Canlı Yaşamın Temeli "Su" (18.04.2014)
  • Kan Grubuna Göre Beslenme (16.03.2014)
  • Çağın Mucizesi "Alkali Beslenme" (28.01.2014)
  • Günümüz Beslenme Hataları (11.12.2013)
  • Doğal Yollarla Güzelleşin (20.10.2013)
  • Evimizdeki Mucize "Karbonat" (11.09.2013)
  • Doğal Yollarla "Saç Bakımı" (13.08.2013)
  • Evde Yapılabilecek “Doğal Temizlik Malzemeleri” (18.06.2013)
  • Kutsal Ot "Adaçayı" (24.04.2013)
  • Kokusuyla Büyüleyen "Lavanta" (20.03.2013)
  • Beynin Dostu "Ceviz" (05.02.2013)
  • Organik Altın "Safran" (03.01.2013)
  • Bir Ecza Deposu "Meyan Kökü" (13.12.2012)
  • Böbrek Doktoru "Gilaburu" (02.11.2012)
  • Yararlı Bir Bitki "At Kestanesi" (20.10.2012)
  • Sonbaharın Habercisi " Kızılcık " (15.09.2012)
  • Her Derdin Devası "Kayısı" (04.09.2012)
  • Ev Yapımı İçecekler (04.08.2012)
  • Ferahlığın Adı "Nane" (23.07.2012)
  • Sağlık Dostu "Kuşburnu" (14.07.2012)
  • Şifanın Bileği "Karanfil" (03.07.2012)
  • Zevkin Tadı "Kahve" (17.05.2012)
  • Çiçeklerin Sultanı " Gül " (09.04.2012)
  • Cebinizdeki Doktor "Kabak Çekirdeği" (22.03.2012)
  • Renk'lerin Hayatımızdaki Etkileri (08.03.2012)
  • Potasyum Deposu "Tarçın" (03.01.2012)
  • Çöldeki Anahtar "Aloe Vera" (05.12.2011)
  • Kalbin En İyi İlâcı "Alıç" (16.11.2011)
  • Gençlik Aşısı "Böğürtlen" (27.10.2011)
  • Şifa Deposu "Zeytin Yaprağı" (11.10.2011)
  • Her Derde Deva "Keten Tohumu" (18.09.2011)
  • Doğa Harikası "Polen" (10.07.2011)
  • Doğanın Doktoru "Zeytinyağı" (09.06.2011)
  • Altın Değerinde Bir Meyve "Altın Çilek" (02.05.2011)
  • Doğal Taşların Dili (12.04.2011)
  • Vücudumuzun Doktoru "Limon" (23.03.2011)
  • Karaciğer Dostu "Deve Dikeni" (06.03.2011)
  • Kendisi Küçük, Şifası Büyük "Çörek Otu" (23.02.2011)
  • Himalaya Tuzu (05.02.2011)
  • "Taş"ın Suyunu Çıkarmak (25.01.2011)
  • Misk-i Amber (08.01.2011)
  • Asrın İlâcı -"Propolis" (28.12.2010)
  • Mini Bir Mucize "Trabzon Hurması" (18.12.2010)
  • Beş Bin Yıllık Mucize İlâç "Keçiboynuzu" (11.12.2010)
  • Soğuk Algınlığı Düşmanı "Ekinezya" (03.12.2010)
  • "Kudret Narı" nın Kudretli Faydaları (23.11.2010)
  • "Kâbe" Dünyanın Merkezinde (14.11.2010)
  • Kâinatta, Canlılarda ve Doğadaki Mükemmel Estetik "Altın Oran" (27.10.2010)
  • Ginseng ve Faydaları (12.10.2010)
  • Kanserin Düşmanı "Zerdeçal" (28.09.2010)
  • Mucize İçecek "Kefir" (15.09.2010)
  • Karpuz ve Çekirdekleri ile Gelen Sağlık (28.08.2010)
  • Canlılığın Hayati Özü " Su " (18.08.2010)
  • Unutturulan "Geleneksel İçeceklerimiz" (06.08.2010)
  • "Kil" ile Gelen Güzellik (24.07.2010)
  • Mükemmel Gıda "Anne Sütü" (13.07.2010)
  • Doğal Mucize -"Maden Suyu" (30.06.2010)
  • İsveç Şurubu (16.06.2010)
  • Kırmızı Pancar ve Sağlığımız (02.06.2010)
  • Mesir Macunu - Kuvvet Macunu (21.05.2010)
  • "Acı Kavun"un Faydaları ve Kullanımı (11.05.2010)
  • Bitkisel Yağların Faydaları (03.05.2010)
  • Kur'ân'da Dikkat Çekilen Bitkiler (21.04.2010)
  • Bal'daki Şifa (11.04.2010)
  • Günlük Hayatımızı Kolaylaştıran Reçeteler (03.04.2010)
  • Misvak ve Faydaları (26.03.2010)
  • Bitkilerle Zayıflama (17.03.2010)
  • Doğal Antibiyotik "Sarımsak" (09.03.2010)
  • "Doktor Sülükler" Hayat Veriyor... (27.02.2010)
  • "Nar" ın Bilinmeyen Faydaları ve Önemi (17.02.2010)
  • Sağlıklı Çay - "Yeşil Çay" (07.02.2010)
  • Bitkilerin Yan Etkileri (31.01.2010)
  • Zencefil ve Faydaları (25.01.2010)
  • Doğal Cilt Bakım Kremleri (17.01.2010)
  • İnsanlara Sunulan Bir Nimet : Yağmur (11.01.2010)
  • Bitkilerle Saç Bakımı (03.01.2010)
  • İlaç Niyetine "Üzüm Çekirdeği" (27.12.2009)
  • Şifalı Bitkisel Yağlar (20.12.2009)
  • Bunları Biliyor Muydunuz? (12.12.2009)
  • Macunlar (05.12.2009)
  • “Zemzem” Suyunun Sırrı (29.11.2009)
  • Şifalı Bitkisel Çaylar (23.11.2009)
  • Her Derde Deva "Isırgan Otu" (15.11.2009)
  • Doğal Yaşam İksiri "Elma Sirkesi" (08.11.2009)
  • Attığımız Şifalı Çöpler (01.11.2009)
  • sağlık kaynağı "incir" (25.10.2009)
  • Yeni Anti-Aging Gözdesi - Buğday Çimi ve Şırası (18.10.2009)
  • Şifalı Bitkilerin Toplanması ve Saklanması (11.10.2009)
  • Çölün Mucize Bitkisi “Hurma” (04.10.2009)
  • Tabiat Eczanesinden Reçeteler (29.09.2009)
  • Yazarlarımız
    Mü'min Kimdir? Dr. Abdulcabbar Boran
    Güneş ve Ay
    İslâm âlemini topyekûn hüsrana sürükleyen korkunç hurafe! Mustafa Seyit
    Ne Var? Ne Yok?
    Bayram Kültürünün Yaşatılması Lütfi Tümtürk
    Olaylar ve Yorumlar
    İyi insanlar birleşmeli! Sibel Yiğit
    Seyir Halleri
    DEVLETİN İKİ KANADI Gönül Maraşlıoğlu
    Gönül Penceremizden
    Küçük Kırmızı Mucize ˝Vişne˝ Nazan Başoğul
    Tabiat Eczanesinden Reçeteler
    Sana geldik Mehtap Abdi
    Bir Yürek Mesafesi
    Ebu Eyyûb El-ensarî Gülay Ozan
    Gönül Erenleri
    TELEVİZYONDAKİ TASAVVUF - 2 Emek Durmuş
    Hayat Gibi
    Muhtelif Mustafa Oğuz
    Bakış Açısı
    KADİR GECESİ İNSANLARI NASIL KURTULUŞU ULAŞTIRIR? Doğan Kuşman
    Olayın İç Yüzü
    Kitapsızlar... Seyfi Usta
    Bir de bizden dinleyin!
    ilahi aşk Saliha Güner
    Düşünce-Günce
    Bayramda Dişlere Dikkat Diş Doktoru Gülbeyaz
    Dişler Yolunda
    15.06.2013 Düsseldorf Konferans Ender Eker
    Almanya'dan
    655 Mustafa Müjdeci
    Her şey insan için
    NİCE BAYRAMLARA... Durdu Bahadır
    Hidayet Esintileri
    Tuz Hakkında Yanlış Bilinen Gerçekler B. Tugay Keçeci
    Evrenin Zerafeti
    Fizik aktivite ve kilo kontrolü Ayşe Müjdeci
    Sağlık Pınarı
    Neşenin Kaynağı Kendini Unutmaktır Deniz Temuçin
    Bir İnsan Yetişirken
    İlmel Yakîn, Aynel Yakîn ve Hakkul Yakîn hasıl etmek ne anlama gelir? Mustafa G. Güler
    Kur'an ne diyor?
    Dedikodu nedir? İlkay Yılmaz
    Az Öz
    Bizim Terör Korkut Eser
    Politik Köşe
    BORSA VE BEKLENTİLER Salih Erdin
    Borsada bu hafta
    Diyarbakır:Teksas! Kudret Değirmenci
    Spor Gündemi
    Hasretine hasretim Ayten Qurbanova
    Umut Gülü
    Tek Allah'ın Tek Dini Halim Albayrak
    Dinlerin Birleştirilmesi
    Suç ve ceza Kenan E. Akmaz
    Belçika'dan
    Belirsizlik Sıkıntısı Meral Okan
    Tasavvuf
    Mülke hüküm süren kimdir? Sabri Unat
    Dünyadan
    Bulutların Üzerinde Olmak Ali Gürbüz
    Gül'e Özlem
    Evvel Zaman Icinde 4 İsmail Veyseloğlu
    Mavera
    Bilişim Köşesi Taha Erdem
    Bilim Köşesi
    Referandum İmtihanı Barış Aksoy
    Dünyadan
    Seven, Sevilen Kişidir! Şule Betül Dağ
    En Hayırlı Dost Kimdir
    Sana o kadar çok ihtiyacım varki Rabbim! Pervane Qarayeva
    Kalp Kalbe
    FASLIN ASLI YOK ŞİMDİ Zeren Çelebi
    muzik
    ©2010 Hak Aynası, yazarlarımızın yorumları kendilerine aittir, gazetemiz için bağlayıcı değildir.

    Siyaset | Gündem | Ekonomi | Dünya | Spor | Yaşam | Teknoloji | Sağlık | Tasavvuf