email: şifre: yeni üye
Ana SayfaSiyasetGündemEkonomiDünyaSporYaşamTeknolojiSağlıkTasavvuf
Nazan Başoğul [Tabiat Eczanesinden Reçeteler] 23.02.2011

Nazan Başoğul
Kendisi Küçük, Şifası Büyük "Çörek Otu"

Çörek otu (Latince adı; Nigella sativa); 2000 seneden daha uzun bir zamandır Ortadoğu ve Uzakdoğu ülkelerinde doğal bir ilaç olarak kullanılmaktadır. Nigella Sativa, Ortadoğu ülkeleri arasında birçok derdin dermanı olduğu için “Habbat Al Barakah” ya da “Kutsanmış Tohum” olarak bilinir. Binlerce yıldır Ortadoğu, Asya ve Afrika’da kullanıldığı gibi günümüzde Amerika ve Avrupa’da da kullanılmaktadır.

Bu küçük, fakat inanılmaz şifalı bitki, dünyanın her tarafında çok çeşitli isimlerle bilinmektedir. Bu isimlerden bir kısmı şöyle sıralanabilir. Black cumin (Nigella sativa L. ) seeds, Black Seed, Le Cumin Noir (Graine de Nigelle), Der Schwarzkümmel (Nigella sativa), Habba Sawda, Habbatul Baraka, Shonaiz .

Romalılar arasında, yemeklik olarak çok değerli olduğundan, çörek otunun isimlerinden biri de Roman kişnişidir.Fransızlar, bu bitkinin tohumlarını pişirmek için kullandığı için de quatre épices or toute épice adı altında bilirler.

Fransızlar, çörek otunu eskiden biber yerine kullanırlardı.

Doğu ülkelerde yaygın bir şekilde yemeklerde lezzet verici bir baharat olarak kullanılırdı. Mısırlılarda yaygın olarak ekmeklerinde kullanırlardı ve bereketli bir besi olduğuna inanarak, keke benzer şekerlemelerine çörek otu koyarlardı. Hindistan’da, aynı zamanda haşaratlardan uzak tutmak için, çamaşırlarının arasına çörek otu koyarlardı. Ve oranın yerli doktorları, çörek otunu tıbbi olarak, karın gazı giderici, hazımsızlık ve bağırsak hastalıkları tedavisinde kullanırlar. 

Çörek Otu İçeriği

Bugüne kadar yapılan bilimsel çalışmalarla çörekotunun içinde 115’ten fazla etkili madde olduğu belirlenmiştir. Bu maddeler şöyle gruplandırılabilir:

  • 1. % 21 Protein
  • 2. % 35 Şeker türevleri
  • 3. % 35-38 Yağ
  • 4. % 6-9 Madensel tuzlar ve diğer maddeler

Vitaminler; beta-karotin (provitamin A), biotin (vitamin H), folasidi, B1, B2, B6, ve C.
Minerallerden; magnezyum, selenyum ve çinko içerir. İçeriğindeki en önemli bileşimler ise thymol türevleridir. Bu aktif maddeler bağışıklık sistemi üzerindeki yardımcı T-hücrelerin sayısında ve aktivesinde belli bir oranda artış sağlamaya yardımcı olur.

İçeriğindeki aktif maddeler, nigellon, thymoquinon ve uçmayan yağlardır. Diğer maddeler ise, linoelik asit(Omega-6, Omega-3), oleic asit, palmitik asit, kalsiyum, sodyum, potasyum, demir, çinko, bakır, magnezyum, selenyum, fosfor, vitamin A, vitamin B, vitamin B2, niasin ve vitamin C’dir.

Tohumlarının bileşiminde başlıca, uçucu yağ ve sabit yağ (%1.3 ‘ünde uçucu yağ ve %35’inde sabit yağ) bulunur. Donuk, ayrışık bir glucoside melanthin vardır. İçerisinde seyreltilmiş hidroklorik asit, Melanthigenin ve şeker vardır. Çörek otuna Nigelline adını veren Rochebrune; içerisinde güçlü bir paralysing alkaloid ve toxicol africaine bulmuştur. Çörek otunun en önemli bileşiği ise Thymoquinone'dur.

Sadece thymoquinone bile çoğu hastalıklar için şifadır. Artrite, astıma, bakterilere karşı, bronşit, alerji, antioksidan, romatizma, kanser, safra yolları tıkanıklığı, siklooksijenaz enzimi inhibitörü, lipooksijenaz enzimi inhibitörü, ürik asidi azaltıcı etkisi ve kan şekerini düşürücüdür. Ayrıca anti-oksidan, anti-inflamatuvar, anti-tümör, immunomodulatuar etkili ve apoptozis artırıcıdır.

Çörek otundaki Beta sitosterol 3218 ppm'dir. İştahsızlığa karşı kullanılabildiği gibi, anti kanser, anti bakteriyel, anti viral, antipiretik (ateş düşürücü), anti inflamatuvar (yangı önleyici) özellikler de gösterir. Östrojeniktir ve fazla alındığında sperm öldürücü özellik gösterir. Omega 3 ve 6'dan zengin olan çörek otundan her gün yemekte yarar vardır. Çörekotu bağışıklık sistemini güçlendirir. Sık sık enfeksiyon geçirenler için yardımcı bir üründür.
 

Kara mucizenin muhtevası

Çörek otunun tohumunda takriben %38 oranında karbonhidrat, %35 oranında çeşitli yağlar, %21 oranında da albümin bulunur. Geri kalan %6 ise, yüzden fazla maddeden oluşur. Bu orana çok değerli olan doymamış yağ asitleri de dahildir. Linolen asidi, alfa linolenasidi ve iç yağı bunlar arasındadır.Eterli yağlar olarak kofur, nigellon, alfa-pinen vb. mevcuttur. Doymamış yağ asitleri ve eterli yağ, savunma sisteminde çok yararlıdır. Vitamin ve mineraller, savunma sisteminin işlemesinde önemli rol oynar. Çörek otunun tesiri, çok sayıdaki bu maddelerin karışımından gelmektedir.

Doymamış yağ asitlerinin faydaları

Doymamış yağ asitleri, metabolizmaya yardım eder. Hücrelerin büyümesi, gelişmesi ve yenilenmesinde yine buna ihtiyaç vardır.

Ayrıca vücudun ihtiyacı olan hormonların gelişmesinde yardımcı olur. Yine alerjik sinyaller gönderen histamin gibi maddelerin artmasını engeller.

Vücudumuz doğası gereği, doymamış yağ asitlerini üretemediğinden bu yağ asitlerini dışarıdan karşılamak zorundadır.

İşte doymamış yağ asitlerinin faydaları:

• Hormonların yapımına katkıda bulunduklarından, sağlıklı bir savunma-hormon ve sinir sisteminin oluşumunu sağlar.
• Savunma ablukasının kaldırılmasında yardımcı olur.
• Savunma hücrelerinin gereğinden fazla çalışmasını engeller.
• Hücrelerin dağılımı, yenilenmesi ve hücre duvarlarının sağlam olmasına katkıda bulunur.
• Kandaki kolesterolü normale döndürür.
• Kan damarlarının gerginleşmesini ve dolaşım hızını tanzim ederek tıkanmayı önler.
• Tansiyonu düşürüp damar sertleşmesi ve kalp enfarktüsü riskini azaltır.
• Yaraların çabuk iyileşmesine, derinin pürüzsüz olmasına yardım eder.
• İnsan vücudu, doymamış yağ asitlerini üretemediği için, dışarıdan almaya mecburdur. Bir gram çörek otu yağı, bu açıdan günlük ihtiyacımızı karşılamaktadır.

Konunun Mucizevi Yönü

Peygamber Efendimiz’in (S.A.V.) "Çörek otunda her derde çare vardır." sözü, tıpkı Cenab-ı Hakkın "Rabbin’in emri ile her şeyi yıkar." (Ahkaf: 46/25) sözüne benzer. Yani yıkılmaya müsait olan her şeyi yıkar, yakılmaya müsait olan her şeyi yakar vb. demektir. Çörek otu ateşli olmayan bütün hastalıklara faydalıdır. Sıcak ve kuru hastalıklara da belirtiyle birlikte nüfuz eder, az miktarda alındığı zaman soğuk ve yaş nitelikli ilaçların güçlerini sıcak ve kuru nitelikteki hastalıklara süratle nüfuz ettirir. 

* Çörek otu, sıcak ve üçüncü derecede kurudur. Şişkinliği giderir, kel olan yere ekilen saç tohumunu çıkarır, alaca hastalığına ve dört günde bir gelen sıtmaya faydalıdır. Tıkanıklıkları açar, gazları dağıtır, midenin lüzumsuz salgı ve sıvılarını kurutur. Dövülür ve balla yoğrulur, sıcak suyla birlikte içilirse böbreklerde ve mesanede oluşan taşları eritir. İçmeye günlerce devam edildiği takdirde idrarı, adet kanını ve sütü çoğaltır.  

* Sirkeyle birlikte ısıtılıp karın üzerine sürüldüğünde kıl köklerini öldürür. Taze ya da haşlanmış Ebu Cehil karpuzunun suyuyla yoğrulursa parazitleri düşürmekteki etkisi daha güçlü olur. İç organları temizler, ağrıyı keser, gazları ve salgı birikintilerini dağıtır. Dövülüp de bir beze bağlanıp sürekli koklanırsa soğuk nezleyi giderir ve tamamen iyi eder.

* Çörek otunun yağı saçkıran hastalığına, siğillere ve bene faydalıdır. Suyla birlikte bir miskal (1 miskal = 4,6 gr.) içilirse astıma ve nefes darlığına iyi gelir. Bu yağdan sargı yapılırsa soğuk baş ağrısına faydalı olur.

* Çörek otu sirkeyle haşlanır ve bununla gargara yapılırsa soğuktan ağrıyan dişlerin ağrısına faydalı olur. Öğütülüp toz halinde buruna çekilirse gözde ortaya çıkan sulanmanın başlamasına fayda verir. Sirkeyle birlikte sarılırsa sivilceyi ve yaralı uyuzu söker atar, balgama bağlı şişlikleri ve katı şişlikleri dağıtır.

* Çörek otu yağı buruna çekildiği zaman yüz felcine, yarım miskalden bir miskale kadar içildiğinde de zehirli örümcek sokmasına iyi gelir. Taze olarak dövülür, çitlembik yağıyla karıştırılır ve bu karışımdan kulağa üç damla damlatılırsa kulak nezlesine, uğultuya ve tıkanıklığa faydalı olur.

* Çörekotu kavrulur, taze olarak dövülür, sonra zeytinyağında bekletilir ve bu karışımdan buruna üç veya dört damla damlatılırsa, sık sık aksırtan nezleye iyi gelir.

* Çörek otu yakılır, eritilmiş bal mumu, zambak yağı ve kına yağıyla karıştırılır, bu karışım uyluklar da çıkan yaralara, yaralar sirkeyle yıkandıktan sonra sürülürse, iyi gelir ve yaraları yok eder.

* Sirkeyle birlikte dövülür, bundan alaca hastalığına, ciltte beliren siyah noktacıklara ve baştaki yoğun kepeklenmeye faydası olur ve iyi eder.

* Taze olarak dövülür de kendisini kuduz köpek ısıran kimse, daha sudan korkmaya başlamadan önce her gün iki dirhem kadarını soğuk suyla birlikte alırsa önemli derecede fayda görür. Kuduz köpeğin ısırmasından bir zarar görmeyeceğinden emin olabilir.

Çörekotu yağı buruna çekildiğinde, felç ve titremeye faydalı olur, bunları meydana getiren maddeyi yok eder. Vücuda sürüldüğü zaman zehirli böcek ve hayvanları vücuttan uzaklaştırır; yaklaştırmaz. Çitlembik suda eritilir ve anüsün iç kısmına sürülür, üzerine de çörek otu yağı serpilirse, basura görülmedik şekilde faydalı olan iyi bir ilaç meydana gelmiş olur.

* Mide ve bağırsaktaki gazları söker, hazmı kolaylaştırır, iştah açar; ekmek ve keklere katılırsa da şişlik yapmaz.

* Böbrekteki kum ve taşları döker; şerbeti içilir veya 4 bardak suya 3 çorba kaşığı çörek otu dövülerek konur, üzerine 1 çay kaşığı süzme bal konur. Kaynatılıp süzülür. Günde üç kere 1′er çay bardağı içilir.

* Felç ve kazıklı hummaya (tetanoz) faydalıdır; çörek otu yağı burundan faydalıdır.

* Öksürük, balgam, nefes darlığı ve romatizmaya faydalıdır; balla karıştırılıp yenir veya macun yapılır. Grip ve nezleye, baş ağrısına; yağı burundan damlatılır veya çörek otu bir müddet sirke içinde bekletildikten sonra alınarak toz haline getirilir, enfiye gibi burna çekilir veya tohumları kavrulur, tütsüsü burna çekilir.

* Kulak için, sonradan meydana gelen üşütme, rüzgâr alma, iltihap tıkanıklıklarında; çörek otu yağı kulağa damlatılır.

* Diş ağrısı ve diş iltihaplanmalarında kullanılır; çörek otu sirke ile kaynatılıp ağızda gargara yapılır.

* Bağırsak ve karındaki kurt, parazit ve solucanları öldürür; sirke ile kaynatılıp aç karnına içilir.

* Basura faydalıdır; sirke ile kaynatılıp basura sürülürse veya yakılır elde edilen külü içilir veya acı kavun suyu ile merhem yapılır sürülürse faydası görülür.

* Vücudun muhtelif yerlerinde sızısı olanlar; sabunlu sıcak su ile yıkanır, çörek otu kavrularak dövülür ve yıllanmış zeytinyağı içine konur. Bu yağ sızılı kimsenin tepesinden ayağına kadar sürülür, hasta giydirilir. Soğuk rüzgâr değmeden yatağa yatırılır, iyice terletilir. Hasta terledikten sonra sızılar geçer ve vücut ipek gibi olur.

* Sivilce, uyuz, egzama gibi cilt hastalıklarına faydalıdır; çörek otu sirke ile kaynatılıp sürülebilir.

* Vücuda kuvvet ve zindelik verir; bal ile macun yapıp yenebilir. Kan yapıcıdır; her sabah kuru üzümle beraber yenmelidir.

* Çocukların gaz ve sancılarında; bir miktar çörekotu tohumu, bir tane hindistan ceviziyle de dövülür ve tülbente konup, çocuğun ağzına tutularak emzirilir.

* Kadınların hayzını söktürür. Anne sütünü artırır; balla yenmeye devam edilmelidir. Unutkanlığa faydalıdır, balla macun yapılıp yenmeli.

* Saçları besler, kepeği önler; çörek otu yağı saçlara sürülür.

* Çörek otu tütsüsü haşereleri öldürür.

* Çörek otu ürünleri (yağ ve ezilmiş bal karışımlı) hamilelik devresindeki şikayetleri azaltır. Yan tesiri olmayıp, bu devredeki hanımlara ve bebeklerini ana sütüyle besleyenler için süt kalitesinin bebeğe daha yarayışlı olmasını sağlar.

* Egzamalı deriye sık sık çörek otu yağı sürüldüğünde deri çabuk iyileşir. Yine deri hastalıklarında mikrop öldürücü tesirinden dolayı çok fayda verir.

* Çörek otu, müzmin hastalıklarda şaşırtıcı iyileşmeler sağlar. Çocuklarda özellikle sinir ve deri hastalıklarına, astım ile alerjiye iyi gelir.

* Her gün çiğnenerek yutulan çörek otu ağız kokusunu düzeltir. Taze öğütülmüş çörekotu koklanırsa baş ağrısını keser.

* Çörek otu taşımak, insanları nazardan korur.

Çörek otunun faydaları bilim adamlarını da şaşırtıyor

Çörek otu, son iki yıldan bu yana daha önce görmediği kadar bir ilgiyle karşılaşmıştır. Güvenilir uluslar arası dergilerde onlarca ilmî araştırma yayınlanmıştır. Bu araştırmaların büyük bir kısmı hayvanlar üzerinde yapılmışsa da çörek otunun faydası üzerine gerek doğuda ve gerekse batıda yayınlanan araştırmaların insanı hayrette bırakacak sayıda çok olması ve çeşitliliği gerçekten ilgi uyandırmaktadır.

Gerçekten laboratuar araştırmaları, çörek otunun bağışıklık sistemini güçlendirdiğini ve buna bağlı olarak vücudu tahrip eden mikroplara ve virüslere karşı gücünü, ayrıca kansere karşı direncini artırdığını ortaya koymuştur. Bugün Amerika’da ileri safhadaki kanser ve aids hastalarına, bala katılmış çörek otu vermektedirler.
 
Londra Kings College Üniversitesinde yapılan bir çalışma 1997 yılında yayınlandı. Yapılan araştırmada çörek otunun iki çeşit yağ ihtiva ettiği ortaya kondu. Bunlar %0.45 oranında anti enflamatuar (iltihap önleyen) özelliğe sahip olan uçucu yağ, diğeri ise %33 oranında sabit yağdır.
 
Araştırmacılar çörek otunun uçucu yağının romatizma gibi, eklem hastalıkları iltihabını hafifletmede etkin olduğunu ortaya koymuşlardır.
 
Londra Kings College Üniversitesinde yapılan bir araştırma, çörek otunun bazı mikropların etkinliğini yavaşlattığını ve iltihap oluşmasını engelleyici bir özelliğe sahip olduğunu ortaya koymuştur.
 
Çörek otunun nefes darlığı ve solunum yolları iltihabının tedavisinde faydalarına işaret eden bir araştırma yapılmıştır. Bir başka araştırmada çörek otu özünün meme, prostat, cilt kanseri gibi bazı kanser türlerinde kanser hücrelerinin gelişmesini yavaşlatmayı başardığı ortaya konmuştur. Bir başka araştırma çörek otunun fagositik (phagocytic) hücrelerinin candida albicans adındaki bir çeşit mantar türünü yutma gücünü arttırdığını ortaya koymuştur.
 
Her Derde Deva Çörek Otu...

Peygamberî bir ilaç olduğunu belirttiğimiz çörek otunun ismine eski çağlardaki bazı dini metinlerde rastlandığı gibi, Peygamber Efendimiz (S.A.V)’den sahih rivayetle nakledilen hadisi şerifle de önemi en veciz bir şekilde ifade edilmiştir. Hz. Ebû Hureyre (r.a.)'nin nakline göre, Hz. Peygamber (S.A.V) "Size çörek otunu tavsiye ediyorum. Çünkü onda ölüm hariç her türlü hastalığın şifası vardır." demiştir. İbn Şihab, bu hadiste geçen "sâmm" kelimesinin "ölüm" anlamına geldiğini ifade etmektedir.

Peygamberimiz’in (S.A.V) tavsiye ettiği çörek otunun birçok hastalığa şifa olduğunu bugün modern tıp yeni yeni keşfetmektedir.

Çörek Otu Karaciğeri Tahripten Korur

Bilindiği üzere çörek otu yağı, karaciğeri bazı zehirli türlere karşı koruyucu bir etkiye sahiptir. Çörek otunun halk tarafından karaciğer hastalıklarında şifalı bitki olarak kullanılmakta olduğunu da bilmekteyiz. Bundan dolayı Demmam Kral Faysal Üniversitesinden Dr. el-Ğâmidî, yaptığı bir çalışmada çörek otu çözeltisinin fareler üzerinde karaciğeri carbon tetrachloride adındaki zehirli maddeye karşı korumadaki etkisini ortaya koymuştur. Yapılan çalışma göstermiştir ki çörek otu çözeltisi, karaciğer üzerine carbon tetrachloridin zehirli etkisini azaltıcı bir sonuç vermektedir. Çörek otu verilen farelerde karaciğer enzim düzeyi daha düşük çıkmıştır. Bunun yanında karaciğer dokusu üzerine zehirli maddelerin etkisi ise daha az görülmüştür.

Karaciğer Kanserinden Korumadaki Etkisi
J. Carcinog Dergisinin 2003 sayısında yayınlanan bir çalışmaya göre Sri Lanka Kelaniya Üniversitesinden uzmanlar diethylnitrosamine vererek karaciğer kanseri oluşturdukları 60 fare üzerinde araştırma yapmışlardır. Bu farelerden bir grubuna çörek otundan bir karışım verilirken, diğer gruba sadece ot verilmiştir. Daha sonra araştırmacılar bu fareleri on hafta süreyle izlemeye almışlar ve deney farelerinde karaciğer dokusunu inceledikten sonra kanser etkisinin şiddetinin çörek otu karışımı ile tedavi edilen farelerde daha az olduğunu ortaya koymuşlardır. Araştırmacılar buradan bu çeşit maddelerin karaciğeri kanserojen etkilerden korumada payı olduğu sonucunu çıkarmışlardır.

Kolon Kanserinden Korumadaki Etkisi
Acaba insan çörek otu sayesinde kolon kanserinden korunabilir mi? Mısır Tanta Üniversitesinden araştırmacılar bu soruya cevap vermeye çalışmış ve araştırmalarını 2003 Şubatında Nutr Cancer Dergisinde yayınlamışlardır. Araştırmacılar 45 fareye kolon kanserine yol açan kimyasal madde vermişler, 30 fareye de ağız yoluyla çörek otu yağı içirmişlerdir. Deneyin yapılmasından on dört hafta sonra çörek otu yağı verilen farelerde kolon, karaciğer veya böbrek üzerinde herhangi bir kanserli değişiklik olmadığını görmüşlerdir. Bu da bize çörek otunun uçucu yağının kolon kanseri oluşumunu engellemedeki gücünü göstermektedir.

Meme Kanseri Tedavisindeki Etkisi
A.B.D Jackson Mississipi Üniversitesinde yapılan ve Bio Med Sci Instrum Dergisinde 2003 yılında yayınlanan bir çalışmada araştırmacılar çörek otu özü kullanmanın meme kanseri hücrelerini yavaşlatmadaki etkisini ortaya koymuşlardır. Bu çalışma bu alanda daha fazla çalışmanın kapısını aralayacak niteliktedir.

Şeker hastalığına Karşı
2003 Aralığında Tohoku J Exp Med Dergisinde yayınlanan bir çalışmada Türkiye 100. Yıl Üniversitesinden araştırmacılar şeker hastalığına yakalattıkları 50 fare üzerinde deney yapmışlardır. Bunu farelere karın zarından (periton) girerek streptozotocin maddesi vererek yapmışlardır. Bundan sonra fareler iki gruba ayrılmıştır. Birinci gruba otuz gün süre ile her gün karın zarından (periton) uçucu çörek otu yağı verilmiştir. Diğer gruba ise çörek otu yağı içermeyen tuzlu bir sıvı verilmiştir. Araştırmacılar şeker hastalığına yakalanmış farelerde çörek otu yağının kanda şeker oranını düşürdüğünü ve insülin miktarını arttırdığını tespit etmişlerdir. Japonya'da yapılıp 2002 Aralığında Ress Vet Sci Dergisinde yayınlanan bir çalışmada araştırmacılar çörek otu yağının şeker hastalığına yakalandırılan farelerde insülin salgısını arttırdığını tespit etmişlerdir. Deney farelerinde çörek otu yağı kanlarında şekerin düşmesine yol açmıştır. Dr. Muhammed ed-Dehâhınî'nin 2002 yılında Planta Med Dergisinde bir araştırması yayınlanmıştır. Doktor bu çalışmasında kan şekerini düşüren çörek otu yağının etkisinin kanda insülin miktarını arttırarak değil, aksine pankreas harici bir yoldan sağlamış olabileceğini ileri sürmüştür. Fakat bu konuda daha çok bilimsel çalışma yapmaya ihtiyaç vardır.

Türkiye'de 100. Yıl Üniversitesinde yapılıp, 2001 yılında yayınlanan bir araştırmada bu kez Yeni Zelanda tavşanları kobay olarak kullanılmıştır. Tavşanlar iki gruba ayrıldıktan sonra bir grup şeker hastası yapılmış ve ağız yoluyla iki ay süreyle günlük olarak çörek otu özü ile tedavi edilmiştir. Araştırmacılar bu inceleme sonunda çörekotu özüyle tedavi edilen tavşanlarda kan şekerinin düştüğünü, bunun yanında damar sertliği oluşumunu azaltmada rolü olan antioksidan maddelerin arttığını tespit etmişlerdir.

Alerjik Hastalıklar
Berlin (Almanya) Charite Üniversitesinde yapılan bir çalışmaya göre araştırmacılar alerjik hastalıklara yakalanmış 152 hasta üzerinde bir çalışma yapmışlardır. (Bu hastalarda alerjik burun iltihabı, astım ve egzama hastalıkları bulunmaktaydı.) Bu alerjik hastalar, çörek otu yağı ihtiva eden kapsüllerden günlük 40- 80 mg. arası verilerek tedavi edilmişlerdir. Hastalardan bu deney süresince özel ölçüm araçlarıyla kendilerindeki belirtileri kaydetmeleri istenmiştir. İmmunglobilin- E (IgE) ölçümü gibi laboratuar tetkikleri ile hastaların akyuvar sayısı, cortizol hormon düzeyi, iyi huylu (HDL) ve kötü huylu (LDL) kolesterol düzeyleri ölçülmüştür. Yapılan çalışmalar astım veya alerjik burun iltihabı ya da egzama hastalığına yakalanmış kişilerde belirtilerin iyiye doğru gittiğini ortaya koymuştur. Bu hastalarda trigliserid düzeyi hafif miktarda düşmüş, buna karşılık faydalı kolesterol düzeyi açık biçimde yükselmiştir. Diğer yandan da cortizol veya lenfositlerde kayda değer bir etki görülmemiştir. Alman araştırmacılar, yaptıkları deneyden çörek otu yağının alerjik hastalıklarda ek bir ilaç olarak etkin olduğu sonucunu çıkarmışlardır.

Çörek Otu ve Nefes Darlığı
Senelerden beri çörek otu ilaçları öksürük ve solunum yolu hastalıklarında kullanılmaktadır. Acaba bunun doğru olduğuna bilimsel ve modern bir delil bulunmakta mıdır? Riyad Kral Suud Üniversitesinden araştırmacılar çörek otu yağının antı enflamatuar etkisini kobay olarak kullandıkları Hint domuzunun (Guinea Pig) nefes borusu (Trachea) üzerinde araştırmışlardır. Araştırma neticesinde anti enflamatuar etkinin nefes borusu adaleleri üzerinde gevşetici bir role sahip olduğunu görmüşlerdir. Bir başka ifadeyle çörek otu yağının anti enflamatuar özelliğinin nefes borusu adalesini genişlettiği ortaya çıkmıştır. Bu da nefes darlığının tedavisine yardımcı olmaktadır.

İshal ve Nefes Darlığı Tedavisinde
Bilindiği üzere çörek otu ishal ve nefes darlığında uzun senelerden beri kullanılmaktadır. Dr. Cilani, çörek otu özünün nefes borusunu genişletici ve adalelerini gevşetici (spasmolytic) etkisini öğrenmek için laboratuar çalışması yapmıştır. Yapılan çalışma, çörek otu yağının kalsiyum salgılanmasını engelleyerek adaleleri gevşetici ve nefes borusunu açıcı bir etkisi olduğunu ortaya koymuştur. Bu da çörek otunun şifalı bitkiler alanında bilinen etkisini açıklayan kuralı vermektedir.

Çörek Otu ve Mide Hastalıkları
Çörek otunun mide zarını koruyucu etkisi bulunmaktadır. Kahire Üniversitesinden araştırmacılar midelerinde yara açtıkları fareler üzerinde deneylerde bulunmuşlar ve denek farelerini, çörek otu yağı veya (içindeki etkin özellik) anti enflamatuar ile tedavi etmişlerdir. Yapılan deney, bu iki maddenin mide zarını tahriş edici etkenlerden veya mideye zararlı yaralardan koruduğunu açıkça ortaya koymaktadır. İskenderiye Üniversitesinde görevli ve çörek otu alanında uluslararası üne sahip büyük uzman Dr. Muhammed ed-Dahâhınî bu konuda bir çalışma yapmıştır. Dahâhınî, fareler üzerinde yaptığı çalışmada çörek otunun alkolün sebep olduğu tahrişlerden mide zarını koruyucu etkisini incelemiştir. Bu araştırma neticesinde çörek otu yağının alkolün sebep olduğu mide tahrişlerine karşı etkin koruyucu bir tesiri olduğunu ortaya koymuştur.

Böbrek Hastalıklarına Karşı
Ezher Üniversitesinden araştırmacılar çörek otundaki anti enflamatuar özelliğin böbrek rahatsızlığına olan etkisi üzerine bir çalışma yapmışlardır. Doxorubicin maddesi vasıtasıyla fareler üzerinde yapılan çalışmada anti enflamatuar (çörek otundaki etkin özellik) idrar yoluyla protein ve albümin atımını yavaşlattığı tespit edilmiştir. Ayrıca çörek otunun böbrekte meydana gelen olumsuz etkileri yavaşlatan anti oksidan madde içerdiği görülmüştür. Bu da anti enflamatuar özelliğin böbreği hasta olmaktan koruyan bir rolünün olabileceğini göstermektedir.

Kalp ve Damarları Koruyucu Etkisi
Bilindiği üzere kanda bulunan homocysteine maddesinin yüksekliği kalp, beyin ve periferik damarlarda genişleme meydana getirmektedir. Bilginler hastaya vitamin (folikasit, vitamin B 6, vitamin B 12) verilmesinin kandaki homocysteine düzeyini düşürdüğünü göstermiştir. Buradan hareketle araştırmacılar, Kral Suud Üniversitesinde (Suudi Arabistan) çörek otunun kandaki homocysteine düzeyine olan etkisini incelemişlerdir. Araştırmacılar bir hafta boyunca otuz dakika süreyle bir grup fareye çörek otunda bulunan anti enflamatuardan 100 mg. vermişlerdir. Bunun neticesinde anti enflamatuar özelliğin kanda homocysteine maddesinin yükselmesine karşı etkili olduğunu tespit etmişlerdir. (Doğal olarak farelere bu deneyden önce homocysteine maddesinin düzeyini yükseltecek ilaç verilmiştir.)

Homocysteine maddesinin kandaki yüksekliği trigliserit, kolesterol ve vücuda zararlı oksidan maddelerin düzeyinin yükselmesine yol açmaktadır. Araştırmacılar çörek otu özünün homocysteine düzeyinin yüksekliğine eşlik eden zararlı maddelerin azalmasına yol açtığını görmüşlerdir. Bu, çörek otu yağının homocysteine düzeyinin yüksekliği ile ona eşlik eden kan yağlarının yükselmesi neticesinde meydana çıkan zararlı etkilerden kalbi ve damarları korumasının mümkün olduğu anlamına gelmektedir. Hiç kuşkusuz bu alanda daha fazla araştırma yapmaya ihtiyaç vardır.

Antioksidan Oluşu
J Vet Med Clin Med Dergisinin 2003 Haziran sayısında bir araştırma yayınlandı. Bu çalışmayı yürüten doktorlar carbon tetra celoride verilen farelerde çörek otunun antioksidan olarak etkilerini tespit etmek için bir deney yaptılar. Bu deney 60 fare üzerinde gerçekleştirildi ve birçok fareye karın zarından (periton) girerek çörek otu yağı verildi. Bu deney 45 gün sürdürüldü. Deney neticesinde araştırmacılar çörek otu yağının lipid peroxidation düzeyini düşürdüğünü, buna karşılık antioksidan maddeleri arttığını tespit ettiler. Bilindiği üzere antioksidan maddeler, vücudu birçok dokuda tahribat oluşturan ve damar sertliği, kanser, bunama ve benzeri birçok hastalığa yol açan serbest radikallerin etkisinden korumaktadır. Drug Chem Toxicol Dergisinin 2003 mayısında yayınlanan bir başka araştırma çörek otu yağında antioksidan maddenin bulunduğunu ortaya koydu.

Çörekotu ve Kolesterol
Kazablanka (Fas) Kral II. Hasan Üniversitesinden araştırmacılar çörek otunun farelerde kolesterol ve kan şekeri düzeyine olan etkisini araştırdılar. Bu çalışmada farelere on iki hafta boyunca 1mg. Çörekotu yağı verildi. Yapılan deneyin sonucunda farelerin kanında kolesterolün %15, trigliseritin%22, kan şekerinin %16.5 azaldığı, buna karşılık hemoglobin miktarının %17.5 arttığı görüldü. Bu da bize çörek otu yağının insanlarda kolesterol ve kan şekeri düzeyini düşürmekte etkin olabileceği izlenimini vermektedir. Fakat bu konuda insan denekler üzerinde daha fazla laboratuar çalışması yapmaya ihtiyaç vardır. Dr. Muhammed Dahâhınî'nin 2000 Eylül'ünde bir Alman dergisinde yayınlanan çalışması, çörek otu yağının farelerde kolesterol ve trigliserit düzeyini düşürdüğünü ortaya koydu.

Tansiyon Yüksekliğine Karşı
Kazablanka (Fas) Therapi Dergisinin 2000 sayısında yayınlanan bir çalışmada araştırmacılar günlük olarak 0.6 mg. alınacak çörek otu özünün idrar söktürdüğünü ve tansiyonu düşürdüğünü tespit ettiler. Çörek otu özü ile tedavi edilen farelerde tansiyon yüksekliği ortalama olarak %22 oranında düşerken nidilat hapı verilerek tedavi edilen farelerde %18 oranında düştüğü görüldü. (Nidilat, tansiyon düşürücü etkisi bilinen meşhur bir haptır.) Çörek otu ile tedavi edilen farelerde idrar miktarı artmıştır.

Çörek Otu ve Romatizma
Ağa Han Üniversitesinden (Pakistan) araştırmacılar, Phytother Dergisinin 2003 Eylül sayısında yayınlanan bir çalışmalarında aşağıdaki soruyu gündeme getirdiler: Romatizma hastalığına yakalanmış olan kimselerde mafsal iltihabının hafifletilmesinde çörek otu ne gibi bir rol oynamaktadır? Doktorlar tarafından bilinen vücutta fagostik hücrelerin (macrophages) ürettiği bir madde olduğu ve bu maddenin nitric oxsid adını aldığı bilinmektedir. Bu madde iltihap olayında arabulucu bir rol oynamaktadır. Araştırmacılar çörek otu özünün nitric oxsid üretimini yavaşlattığını tespit etmişlerdir. Belki bu, çörek otunun eklem iltihaplarını hafifletmedeki rolünü açıklayabilir. Demmam Kral Faysal Üniversitesinden Dr. el-Ğâmidî'nin J Ethno Pharmacol Dergisinin 2001 sayısında yayınlanan bir araştırmasına göre çörek otunun eklem iltihaplarına karşı yatıştırıcı bir etkisi bulunmaktadır. Bu özellik çörek otunun bu etki mekanizmasını anlamak için daha fazla çalışma yapılmasına kapıyı aralayacaktır.

Çörek Otunun Kanı Sulandırması
Demmam Kral Faysal Üniversitesinde (Suudi Arabistan) fareler üzerinde yapılan bir çalışma çörek otu yağının pıhtılaşma faktörlerine karşı etkisini ortaya koymuştur. Denek fareler çörek otu yağı ihtiva eden unla beslenmiştir. Araştırmacılar normal unla besledikleri farelerle bu fareleri mukayese etmişlerdir. Ortaya çıkan sonuç pıhtılaşma faktörlerinde bazı değişikliklerin görüldüğüdür. Farelerin kanında fibrinojen maddesinin yükseldiği görülmüştür ve prothrombin zamanı uzamıştır. Bu da bize çörek otu yağı kullanarak farelerde kanı pıhtılaştıran faktörde değişiklikler meydana getirme imkanı olduğunu göstermektedir. Ancak bu konuda da insanlar üzerinde deney yapılmasına ihtiyaç vardır.

Çörek Otu ve Mikroplar
Kahire Üniversitesinden Dr. Mürsî Acta Microbiol Pol Dergisinin 2000 sayısında yayınlanan bir araştırmasında çörek otunun mikroplara olan etkisini incelemiştir. Doktor, gram pozitif boyadan 16, gram negatif boyadan 6 çeşit üzerinde incelemede bulunmuştur. Bunun neticesinde bazı mikrop türlerinin çörek otu özüne karşı olumlu cevap verdiği ortaya çıkmıştır.

Çörek Otu ve Mantarlar
Ağa Han Üniversitesinde (Pakistan) yapılan bir çalışma Phytother Res Dergisinin 2003 Şubat sayısında yayınlanmıştır. Bu çalışmada kandidiyasiz (candıda albıcans) hastalığına yakalandırılan fareler çörek otu özüyle tedavi edilmiştir. Araştırmacılar candida albicans mantarlarının gelişiminde çok büyük oranda gerileme olduğunu görmüşlerdir. Dr. Ağa Han araştırmasının sonunda şöyle denmiştir: "Bu çalışmanın neticesi, çörek otunun mantarların tedavisinde faal olduğunu ortaya koymaktadır.”  

Diyabet ve Gastritte Çörekotu

YYÜ Kimya Bölümünde yapılan araştırmayla çörek otunun birçok hastalığın tedavisinde etkili olduğu bildirildi. Yrd. Doç. Dr. Halit Demir, çörek otunun faydalarının belirlenmesi amacıyla yaptıkları araştırmada, çörek otunun önemli yararlarının tespit edildiğini söyledi.  Demir, bu araştırma sonucunda çörek otunun özellikle diyabet hastalığında önemli etkiye sahip olduğunu belirtti. Çörek otunun diyabet hastalarında glikoz düzeyini düşürdüğünü, insülinin etki ettiği ve yapıldığı pankreas hücrelerini iyileştirdiğini de kaydetti.

Demir, çörek otunun, mide gastritinin iyileşmesinde de önemli etkiye sahip olduğunu, bu bitkinin vücuda giren ve zarar veren ağır metallerin etkisinin azaltılmasında da yarar sağladığını vurguladı. Çörek otunun yararlarının halk tarafından bilindiğini, ancak şimdiye kadar bunun çok fazla bilimsel araştırmayla ortaya konmadığını anlattı. 

Demir, bu bitkinin faydaları üzerine yapılan bilimsel çalışmaların sayısının da giderek arttığını, çok sayıda bilim adamının bu konuda çalışma yürütmeye başladığını ifade etti. Alternatif tıbbın günümüzde büyük önem kazandığına işaret etti.

Demir ayrıca, bu tür bitkilerin birçok hastalığın tedavisinde giderek önemli rol üstlendiğini, bu sebeple çörek otunun faydalarının araştırılmasına yönelik çalışmalarını sürdüreceklerini bildirdi.Çörek otu tohumu ile farelerde yapılan çalışmalarda kan şekeri üzerine etkili olduğuna dair çalışmalar vardır. Ancak insanlarda henüz bu konuda bir çalışma yapılmamıştır.

Çörek otunun faydalarını içinde bulunan Timokinon denen madde sayesinde sağladığı ortaya çıkmıştır.

Yapılan bu çalışmalar, Hz. Peygamber’in (S.A.V) getirdiklerine dair modern incelemelerin sadece bir kısmıdır.

Hafızayı Kuvvetlendirmek için: Bir bardak nane çayına 7-11 damla çörek otu yağı damlatılır ve bal ile tatlandırılır. Günde iki defa içilir.

Hormon Dengesizliğine karşı: Her sabah bir tatlı kaşığı öğütülmüş çörek otu, 10-20 mg. arı sütü, 30-50 gr. bal karıştırılır. Ağızda eritilip yutulur. Buna bir ay devam edilir.

Kısırlığa karşı: Bir bardak çörek otu, ½ bardak turp tohumu öğütülür. İki bardak bal ile karıştırılır ve sabah-akşam bir çorba kaşığı yenilir. Bitene kadar devam edilir.

Böbrek ve safra taşlarını eritmek için: Bir kahve fincanı taze öğütülmüş çörek otu, bir kahve fincanı doğal bal karıştırılır. Üç baş sarımsak dövülüp çörekotu-bal karışımıyla yoğrulur. Üçe bölünür ve günde üç defa 50-100 gr. limon suyu ile birlikte alınır. 7 gün boyunca her gün aynı işlem tekrarlanır.

Çörek Otu ile Zayıflayabilirsiniz…

Çörek otunu veya yağını kahvaltı ve yemeklerden bir saat önce bir çay kaşığı miktarında bir bardak su ile yutmalısınız. Çörekotu yağını yüzde yüz saf, ilk sıkım ve soğuk sıkım olarak tercih edin. Çörek otu fazla kiloları olan kişilerin iştahını azaltabilir. Daha çabuk doyma hissi oluşturur. Bu şekilde zayıflamanıza yardımcı olur. Yemekten önce içilen bir bardak suyun da zayıflamaya etkisi vardır.

Resmi laboratuar kayıtlarına göre: Kahvaltı ve yemeklerden yarım saat önce, yani günde 3 kez ortalama 200 tane çörek otu tohumunu çiğneyerek yutmak zayıflatmaktadır.
 

Çörek Otu ile Zayıflama:

 Bilimsel dokümanlarda ise özet olarak şu bilgiler yer almaktadır:

1- Kahvaltı ve yemeklerden yarım saat önce 0,7 gr. (yaklaşık 200 adet tohum) yeni öğütülmüş veya çiğnenerek 1 bardak su ile birlikte yutulacak.
2- Veya kahvaltı ve yemeklerden yarım saat önce 5 damla çörekotu yağı 1 bardak su ile yutulacak.

Çörek otunun zayıflatma etkisini şu şekilde gösterdiği düşünülmektedir:

1- İştahı kapatarak,
2- Karaciğeri temizleyerek sindirimi hızlandırarak.
3- Lubricant (yağlayıcı) özelliği ile bağırsakları kaygan hale getirerek, yani müshil etkisi göstererek, besinlerin daha hızlı geçmesini sağlayarak.
Çörek otu tohumu ve yağının farelerde yapılan çalışmalarda antioksidan etki gösterdiği, tümörü küçülttüğü, pankreas kanserinin ilerlemesini durdurduğuna dair yayınlar vardır. Ancak insan çalışmaları henüz yoktur.

En iyi AntioksidanYerli Çörek Otu Tohumunun Antioksidan Aktivitesinin Belirlenmesi

Baharatlar asırlardır insanoğlu tarafından birçok hastalığın tedavisinde, dini törenlerde, lezzet ve koku maddelerinde kullanılmıştır. Günümüzde, baharatlardan ya da bunlardan izole edilen antioksidan etkili maddelerden; gıda endüstrisinde raf ömrünü uzatmak, eczacılıkta tentür şurup ve kozmetik sanayi gibi birçok endüstri alanında geniş bir şekilde faydalanılmaktadır.

Bugün gıda sanayinde, yağ ve yağ katkılı ürünlerinin raf ömrünün uzatabilmek için sentetik antioksidanlar kullanılmaktadır. Son zamanlarda bu maddelerin kanserojen etkiye sahip oldukları yapılan bir dizi araştırma sonucunda belirlenmiştir. Bunun sonucu olarak da, gittikçe doğal kaynaklı ürünlerin kullanımına yönelik eğilim hızla artmaktadır.

Bu çalışmada amaç; bilimsel araştırmalar neticesinde farmakolojik etkiye sahip olduğu neticesine varılan çörek otu tohumunun, doğal antioksidan kaynağı olarak önemini vurgulamaktır. Bu amaçla, yerli (Konya) ve yabancı (Mısır) çörek otu tohumlarının, radikal süpürme etkisi ve toplam fenolik madde miktarı gibi antioksidan aktivite değerleri incelenmiştir. Ve Türkiye kökenli numunenin hem radikal süpürme etkisi, hem de fenolik madde miktarı açısından diğerinden daha yüksek antioksidan aktiviteye sahip olduğu belirlenmiştir.

Görülmektedir ki, atalarımızdan günümüze kadar gelen sütün ve yoğurdun üzerine bir kaç tane çörek otu konması geleneğindeki amaç sütün ve yoğurdun raf ömrünün uzatılmasıdır. Ayrıca nazardan korumak için de koymaktadırlar…

Çörek otuyla DNA'nızı koruyun

Çörek otu DNA hasarlarını azaltmaktadır. Dolayısıyla yapılan deneylerde azoksimetan gibi ikinci derece zehirli maddelere maruz bırakılmış kolon dokularındaki kanser gelişimini de önlemiştir.

Bağırsak mukozasında glikoz emilimi olumsuz etkilenen ve ayrıca glikoza bağlı insülin salgılanması gibi glikoz intoleransı (tolerans bozukluğu) gösteren diyabet hastalarında ise büyük iyileştirici etkiler göstermiştir.

Çörekotunun karaciğeri kurşun gibi toksik metallerin zararlı etkilerinden de koruduğu ve karbon tetraklorit gibi kimyasallara maruz bırakılan karaciğer dokusunda ise lipit peroksidasyonu azalttığı görülmüştür.

Uyarılar! -Çörek otunu hamile iken kullanmayınız!

- Çörek otu bir ilâç değildir. 

- Rahatsızlığınızı öncelikle bir doktor ile paylaşın ve tavsiyelerini kesinlikle yerine getirin. Çörek otu kullandığınızı veya kullanacağınızı belirtin. Çörek otu kullanırken belirli aralıklarla tahlil yaptırın ve bu tahlilleri bir sağlık uzmanından yorumlamasını isteyin.

- Çörek otunun aşırı kullanımı bağırsaktaki faydalı bakterilerin ölümüne yol açar. Bunun neticesinde ise ishale sebebiyet verebilir, bu yüzden lütfen fazla fazla kullanmayın.

- Çörek otunun, tansiyon düşürücü veya idrar söktürücü ilaçlar ile birlikte kullanılması, çörek otunun mevcut tansiyon düşürücü ve idrar söktürücü etkisini güçlendirir. Antibiyotik ilaçlar (streptomycin and gentamicin) ile birlikte kullanılması ise anti bakteriyel etkiyi arttırdığı bildirilmiştir.

- Bir teoriye göre, çörek otunun kemoterapi ilaçları ve radyoterapi tedavisi ile birlikte kullanılması, çörek otunun anti oksidan etkisi nedeniyle bu tedavi yöntemlerinin etkisini azaltabilir. Bu ise çörek otunun ilaç yarılanma sürelerinde kısalmaya neden olabilmesi demektir.

- Çörek otu kullanırken herhangi tedavi görülüyorsa tedavi etkilenmez, çörek otu kullanımına devam edilir. Sadece kanser tedavisinde bazı hallerde (ışın tedavisi) çörek otu kullanımına ara verilmesi istenebilir.

- Çörek otu omega 3 ve omega 6 yağ asitlerini yeterli miktar ve oranda ihtiva ettiğinden kullanım sırasında takviye olarak belirtilen bu yağ asitleri alınmamalıdır.

- Çörek otu kan şekerini düşürdüğü için kan şekeri düşük olanlar gerekli tedbiri almalıdır.

- Aç alınırsa sindirim sistemi rahatsızlığı olanlarda mide tahrişi, bulantı, ekşime ve yanma yapabilir. Yemekten sonra alınması önerilir. Çok önemli olmamakla beraber bu şikayetler için doktor kontrolünde anti asit ilaçlar alınabilir.

- Çörek otunun uzun süre yüksek dozda kullanımı böbrek ve karaciğerde yorgunluk başta olmak üzere vücudunuza zarar verebilir.

- Çörek otu yağı içilecekse açık parlak sarı renkli, kolay akıcı, dibinde tortu olmayan, tadı ve kokusu hoş olan ürünler tercih edilmelidir. Bu özelliklere uymayan çörek otu yağı içilmez, sadece haricen kullanılabilir. Ayrıca çörek otu tohumu satın alırken tohumların mümkün mertebe olabildiğince büyük olmasına özen gösterin. Küçük ve elek altı tohumlarını tercih etmeyin.

- Özellikle yağı haricen cilde uygulandığında bazı hassas ciltlerde alerjiye neden olabilmektedir. Bunun nedeni kullanılan çörek otu yağının niteliğini yitirmesi, çörek otu yağına karıştırılabilecek muhtemel diğer yağlara gösterilen alerjik tepkidir. Veya deriye uygulanan çörek otu yağının, vücut ısısının yüksek olmasından veya emilim sürecinin uzamasından dolayı (ateşli rahatsızlıklar gibi durumlarda) çörek otu yağının bozulmasından olabilmektedir.

- Çörek otunun böbreklerde ve safra kesesinde taş düşürücü etkisi mevcuttur. Vücudunuzda olabilecek sessiz taş olarak da nitelendirilen ve şimdiye değin fark etmediğiniz bu taşlar, düzenli olarak çörek otu kullanımına müteakiben hareketlenebilir, parçalanabilir, eriyebilir veya düşmeye başlayabilir. Bu nedenlerden dolayı bazen hafif bazen de çok çok şiddetli ağrılara neden olabilir. Böyle bir durumda hemen bir sağlık kuruluşuna gidin ve çörek otu kullandığınızı da bildirin.

- Dünya genelindeki bütün kaynaklarda çörek otunun yan etkisinin olmadığı, neredeyse hiçbir ilaç ile etkileşime girmediği, çok çeşitli hastalıklarda iyileştirici etkisinin bulunduğu yapılan deneylerle kanıtlanmıştır.

Kullanımı ve Dozu 

Tohumu: 2 gram veya bir silme tatlı kaşığı veya dolu dolu bir çay kaşığı kullanılabilir. 2 gram çörek otu ortalama 600 ile 650 tane arasındadır. Bu rakam piyasada çokça bulunan ve Türkiye’de yetişen çörek otu tohumları için geçerlidir.

Yağı: Günde üç defa, 5 damla veya 1 çay kaşığı bir miktar su ile kullanılabilir.

Tane olarak çörek otunun yüzeyi mumla kaplı olduğundan sindirilemez. Hazır satılan öğütülmüş çörekotu kesinlikle yenmemelidir. Çok zararlıdır ve sadece haricen kullanılabilir. Sabah ve akşam aç karnına yemeklerden yarım saat önce günlük toplam 2 gramı geçmeyecek şekilde tüketilmelidir. Yeni öğütülmüş veya ağızda çiğneyerek yenilmelidir. Veya macunu yapılıp birer tatlı kaşığı şeklinde de tüketilebilir.
 

Çörek Otu Kürü

Çörek Otu, vücudu bir bütün olarak tedavi ederek olması gereken sağlıklı durumuna yaklaştıracağı için etkisini ilaç gibi hemen göstermez. En az 1-2 ay olmak üzere, belli bir müddet devam edilmesi gerekir.

Çörek otunu ilk kullanmaya başlayanlar 6 ay boyunca düzenli olarak yemelidir. Daha sonraki yıllarda 6 ay kullanıp 6 ay ara verme şeklinde devam edilebilir. 

Çocuklarda kullanım süresi yetişkinlerde olduğu gibidir. Yaş gruplarına göre kullanım miktarları şöyledir:

Yetişkinlerin kullandığı miktar üzerinden:

2 ile 5 yaş arası, yetişkinlerin üçte biri oranında. (Ortalama 100 ila 150 çörek otu tanesi.)
5 ile 12 yaş arası, yetişkinlerin yarısı oranında. (Ortalama 300 tane.)
12 yaşından büyükler, yetişkin (tam) oranında kullanabilirler.

Nasıl Yenir?

Çörek otunun en iyi tüketim şekli:

Tohumlarını çiğneyerek tüketmektir. Ancak çörek otunu uzun süreli kullanabilmek, boğazda ve midede yanma, tadını sevmeme gibi tüketim sırasındaki yan etkilerinden korunmak için çörek otunun da bir tüketim yöntemi vardır.

1 silme tatlı kaşığı çörek otu tohumu ağıza alınır.
1 - 2 dakika tohumlar ağızda gezdirilerek bekletilir. Bu sırada tükürük salgısı tohumları yumuşatır. Bunu tohumların ağzınızda çıkardığı sesin yumuşamasından da anlayabilirsiniz. Bunu yaptığınız takdirde çörek otunun ağzınızda ezilmesi kolaylaşacaktır.

Yumuşayan çörek otu tohumlarını çiğnemeye başlayın.
Bütün tohumlar iyice ezilinceye kadar çiğneyin ve en önemlisi çiğneme sırasında hiç yutmayın ve yutkunmayın. Çünkü çörek otu çiğnendikçe acımsı tadını yerini daha tatlı bir tada bırakacak. Yuttuğunuz da boğazınızda acı bir tat bırakmayacak ve midenizde yanma hissi oluşturmayacaktır. Eğer bir yandan çiğneyip bir yandan da biraz biraz yutmaya başlarsanız çörek otunun tadı henüz acı olacağından boğazınızda ve midenizde yanma hissi oluşturacaktır.

Ve son olarak: İyice çiğnediğiniz çörek otunu yarım bardak su ile hızlıca yutun.

Eğer bu şekilde kullanamıyorsanız, günlük tüketilmesi gerek çörek otunu yanınızda taşıyın ve çörek otu tüketimini tüm güne yayın. Sanki çekirdek yer gibi 10'ar 10'ar, 20'şer 20'şer gün boyunca tüketin. Bu şekilde yaptığınızda çörek otunun acılığını daha az hissedersiniz. Veya kuru üzüm ile birlikte de tüketebilirsiniz. Böylece daha güzel bir tat elde etmiş olursunuz. 

Tâbiîn’den Katâde (r.a.): “Her gün 21 tane çörek otu alarak onları bir bezin içinde suya koyar, bir müddet bekledikten sonra o sudan birinci gün burnunun sağ deliğine iki, sol deliğine bir damla; ikinci gün sol deliğine iki, sağ deliğine bir damla; üçüncü gün ise sağ deliğine iki, sol deliğine bir damla nezle için damlatılır.” demiştir.

Çörek Otu Macunu…

Ballı Macun

Çoğu hastalıklar için en güzel kullanım yöntemi macun şeklindedir. 1 kg. bala, 200 gr. Çörek otu öğütülüp karıştırılır. Bir kaba konur, üstü tülbentle örtülür. Üç gün üç gece ay ve yıldızları görecek şekilde bekletilir. Sonra bu macundan 3 çay veya 1 tatlı kaşığı günde 3 kere aç karnına yenir.

Burada önemli olan kısım, öğütülme işlemi. Kesinlikle öğütülmüş çörekotu almayın. Kendiniz öğütün ama havanda döverek değil ufak elektrikli kahve öğütme makinelerinde. Eğer havanda da dövecek iseniz çok çabuk davranmanız gerekir. Çünkü çörek otunun muhteviyatında bulunan uçucu yağlar ve diğer kıymetli bileşimler eğer öğütme işlemi uzun sürer ve bekleme söz konusu olur ise niteliğini yitirebiliyor. Bunun için öğütme işlemini çok çok hızlı yapıp öğütülmüş çörek otunu bir an evvel süzme bal ile karıştırmalısınız. Balın da kaliteli olması konusu üzerinde durursanız daha da fazla şifa bulacağınızı düşünüyoruz.
 

Pekmezli Tahinli Macun

100 gr. çörek otu öğütülür ve bekletilmeden, 100 - 150 gr. pekmez ve 200 gr. tahinle karıştırılır. Sabahları bir tatlı kaşığı miktarında tüketilir.

Not: Çocukların isteyerek yemesi için karışıma 25 gr. Kakao ilave edilebilir.

Merak etmeyin ve üzülmeyin. Allah (CC.)'nun izniyle çörek otu vücudunuzu tümüyle düzene sokacaktır. Bütün benliğinizle buna inanmanız, bulacağınız şifayı artıracaktır.  

Bir şeyi de belirtmek isteriz. Çörek otunu lütfen fazla tüketmeyiniz. Fazla suyun, fazla oksijenin, fazla balın zararlı olduğu gibi fazla çörek otu da zararlıdır, fazla yemeyiniz. Sabırlı olunuz.

4000 yıllık Çörek Otu Macunu

Boyalı Höyükte çıkan M.Ö. 2000 yılına ait bir Hitit matarasında yapılan analizler sonucunda bulunan maddenin çörek otu macunu olduğu anlaşıldı.

2004 yılında Boyalı Höyükte tarımsal bir tahribatın gerçekleştirildiği öğrenilmiş, bunun üzerine aynı yıl tahribat alanında bir temizlik çalışması yapılmıştır. Höyüğün etek kesiminde tahribat sırasında oluşan kesit içinde bir Hitit matarası bulunmuştur. Matara içinden çıkan organik kalıntının analiz sonuçları, matara içeriğinin balla karıştırılmış çörek otu tanelerinden yani çörek otu macunundan oluştuğunu ortaya koymuştur. Bu da bize milattan önceki dönemde çörek otunun günümüze nazaran daha iyi bilindiği ve kullanıldığını göstermektedir.

Çörek otu çorbası…

Malzemesi: 1 çay bardağı arpa unu, 2 çorba kaşığı zeytinyağı, 1 su bardağı süt, 2 çorba kaşığı çörek otu, 1 tatlı kaşığı kekik, 4 su bardağı su, tuz.

Yapılışı: Arpa unu ile süt karıştırılır. Tencereye konulup su ve tuz ilâve edilir. Ateşte kaynamaya bırakılır. Kaynayınca birkaç taşım karıştırılarak pişirilir. Öğütülüp toz hâline getirilen çörek otu bir tavada kısık ateşte kavrulur. Keskin kokusu çıkınca ateşten alınır. Biraz soğuyunca zeytinyağı ilâve edilip tekrar ateşe konulup kızdırılır. Çorbanın üzerine gezdirilir. Kekik serpilip servis yapılır….

Çörek Otu Yağı

Çörek Otu Yağı (Black Seed Oil) içinde barındırdığı; hoş kokulu yağlar, elementler, enzimler ve vitaminler gibi içerdiği yüzden fazla öğeden dolayı oldukça faydalıdır. İçinde Omega 3 ve Omega 6 ihtiva eden %58 oranında temel yağ asidi vardır. Bunlar, bağışıklık sistemini alerji ve enfeksiyonlara karşı güçlendirip dengeleyerek kronik hastalıklara karşı koruma sağlayan Prostaglandin E1 oluşumu için gereklidir. Bu oluşum sağlıklı hücreleri virüslerden koruyup tümör oluşumunu engeller.

Yağın sindirimi, lenfler vasıtasıyla yapılır bu sayede lenf sistemi arıtılıp böbrek taşı oluşumu engellenir. Nigella Sativa yağı Tutankamon’un mezarında bulunmuştur. İyileştirici ve güzelleştirici özelliklerinden dolayı Kleopatra tarafından da kullanıldığı bilinmektedir.

Yunan filozof, Dioskorides; baş ağrılarını, burun tıkanıklıklarını, diş ağrısını ve bağırsak parazitlerini tedavi etmek için çörek otu kullanmıştır. Modern tıbbın babası kabul edilen Hipokrat, çörek otunu karaciğer ve sindirim rahatsızlıklarının devası olarak tanımlamıştır. Tıp tarihinin en ünlü kitaplarından biri olan “Canon of Medicine” ın yazarı olan İbn-i Sina, çörek otunun metabolizmayı uyardığını, uyuşukluk ve halsizliği engellediğini savunmuştur.

Modern tıp, bu bitkinin özelliklerini, uyarıcı etkilerini kullanarak hemoroit, hepatit, nezle, ishal, öksürük ve tenya gibi birçok hastalığın tedavisinde kullanmaktadır. Çörekotu ile ilgili ilk yazılı belge “Eski Ahit” de bulunmaktadır.

1959’dan beri, laboratuar ve üniversitelerde 200’den fazla çalışma yapılmaktadır. Amerika’da Güney Carolina Hilton Head Island’da bulunan Kanser Araştırma Laboratuarında, şimdiye kadar yapılmış en kapsamlı çalışmalardan biri, %100 natürel çörek otu yağının (Nigella Sativa) tümör tedavisinde, kemoterapide görülen negatif yan etkileri göstermeyip büyük başarılar sağladığını kanıtlamıştır.

Çalışmalarda Nigella Sativa’nın kemik iliği büyüme oranını %250 gibi bir rakama çıkardığı ve tümörün büyümesini %50 oranında azalttığı tespit edilmiştir. Bu durum, bağışıklık sistemini uyararak hücreleri virüslerin yok edici özelliğinden koruyan interferon üretimini arttırmaktadır. Araştırmacılar, Nigella Sativa’nın anti bakteriyel ve anti mikotik etkilerini onaylamış ve diyabet tedavisinde esas olan şeker seviyesini düşürmekte de faydalı olduğunu tespit etmişlerdir.

Son zamanlarda Aids konusunda yapılan bağımsız çalışmalar, çörek otunun doğal katil hücre aktivitesini arttırırken aynı anda yardımcı ve bastırıcı t hücreleri arasındaki oranı da geliştirip savunma sistemi üzerinde meydana getirdiği şaşırtıcı etkilerini ortaya çıkarmıştır.

Münihli doktorların deneyimleri, aralarında polen ve toz alerjisi, astım ve deri iltihapları gibi hastalıkların bulunduğu alerjik durumların %70’inin Çörek Otu (Nigella Sativa) yağı ile tedavi edildiğini göstermektedir.

Çörek Otu Yağının Bilinen Bazı Faydaları

Hücre yeniliyor, bağışıklık sistemini güçlendiriyor, anne sütünü artırıyor, cildi nemlendiriyor, doğal yolla beyaz saçları siyahlaştırıyor. Çörekotu yağının marifetleri saymakla bitmiyor…

* Mikrop, virüs ve mantarlara karşı öldürücü tesire sahiptir.

* İfraz boşaltıcı ve solunum borusunu genişleticidir.

* Kansere karşı koruyucu etkisi vardır.

* Kan şekerini düzenler.

* Yorgunluk halini giderip zindelik verir.

* Damar sertliği, damar tıkanıklığı hastalıklarını önler.

* Tansiyon ve kolesterolün normale dönmesini sağlar.

* Cinsel gücü arttırıcı etkisi vardır.

* Hazmı kolaylaştırır.

* Vücuttaki zehirleri süzerek atar.

* İdrar söktürücü özelliği ile safraya iyi gelir.

* Yaraların çabuk iyileşmesini ve hücrelerin yenilenmesini hızlandırır.

* Alerjiyi önler.

* Savunma sistemini dengeler.

* Hormon sistemini ve ruh hâlini sağlamlaştırır.

* Saç dökülmesi ve kepeğe karşı haricen sürülür.

* Grip, nezle, baş ağrısına burundan damlatılarak (3 damla) kullanılır.

* Kulakta üşütme ve iltihap durumlarında damlatılarak (3 damla ) kullanılır.

* Göze 2 damla damlatılırsa gözdeki mikropları öldürür.

* Sinüzitte sabah ve akşam buruna 1-2 damla damlatılır ve 1 hafta devam edilir.

Çörek Otu Yağı Nasıl Yapılır?

1. Yöntem:

Bir miktar taze çörek otu bitkisi (tohum değil) iyice kıyıldıktan sonra bir şişenin boğazına kadar doldurulur ve üzerine ağzına kadar saf zeytinyağı eklenerek, ağzı sıkıca kapatıldıktan sonra şişe iki hafta boyunca güneş görebileceği veya sıcak bir yerde bekletilir.

2.Yöntem

30 gr. öğütülmüş çörek otu tohumu, 200 gr. zeytinyağı ile karıştırılır. 7 gün bekletilir ve süzülür. Süzme işlemi çok küçük gözenekleri olan bir süzgeç ile yapılmalıdır (3 - 4 kat tülbentten geçirilerek süzülebilir). Sonra bu karışımı yemeklerde ve salatalarda sos veya günde 20 gr. alarak kullanabilirsiniz. Bu yağ ile ağrıyan eklemlere masaj yaparak, cilt bozukluklarında veya saçınıza sürerek kullanabilirsiniz. 

Kullanmayınız !

Bu şekilde ürettiğiniz yağı kulak, burun ve göze damlatarak kullanmayınız. Çünkü ne kadar süzerseniz süzün yinede ufacık çörekotu parçacıkları süzme işleminden geçebilmektedir. Çörek otu tohumunun kabuğu mide asidine dayanabilmektedir, çiğnenmeden yendiğinde sindirilemeyen bir tohumdur. Bu sebepledir ki damlattığınız bölgede uzun müddet kalabilir veya tıkanmaya sebep olabilir.

Çörekotu yağı, tohumlarının preslenmesi ile elde edilir. Tohumlarında hem uçucu yağ hem de sabit yağ vardır. Sabit yağ oranı %28 – 35 arasındadır. Soğuk pres olanı kıymetlidir.

Beyazlamış saçlar için formül…

Önce saçlar doğal bitkisel yağlı saf sabunla yıkanır, durulanır, ardından beyaz saçlı bölgelere çörekotu yağı ile masaj yapılıp saça bir havlu sarılır ve 15 dakika kadar bekletildikten sonra saçlar tekrar sabunla yıkanıp durulanır.

Bu uygulamaya ortalama altı ay haftada iki veya üç defa devam edilir. Saç dökülmesini de önlemeye yardımcı olur.

Çörek otu şimdiye değin bilimin tanık olduğu en mükemmel, yüzlerce bileşimiyle yüzlerce hastalıkla mücadele edebilen en sıra dışı bitkidir. Her Derdin Devâsı “Çörek Otu” ile sağlıklı günler geçirmeniz dileklerimle… 

Sıhhatle ve sevgiyle kalın…  

Nazan Başoğul, 23.02.2011

Bu yazı 23.02.2011 tarihinden itibaren toplam 61097 defa okunmuştur.


Yorumlar
Başlık
Yorum
Yorum yazabilmek için üye girişinizi gerçekleştirmelisiniz.


Yazarın son yazıları
  • Canlı Yaşamın Temeli "Su" (18.04.2014)
  • Kan Grubuna Göre Beslenme (16.03.2014)
  • Çağın Mucizesi "Alkali Beslenme" (28.01.2014)
  • Günümüz Beslenme Hataları (11.12.2013)
  • Doğal Yollarla Güzelleşin (20.10.2013)
  • Evimizdeki Mucize "Karbonat" (11.09.2013)
  • Doğal Yollarla "Saç Bakımı" (13.08.2013)
  • Evde Yapılabilecek “Doğal Temizlik Malzemeleri” (18.06.2013)
  • Kutsal Ot "Adaçayı" (24.04.2013)
  • Kokusuyla Büyüleyen "Lavanta" (20.03.2013)
  • Beynin Dostu "Ceviz" (05.02.2013)
  • Organik Altın "Safran" (03.01.2013)
  • Bir Ecza Deposu "Meyan Kökü" (13.12.2012)
  • Böbrek Doktoru "Gilaburu" (02.11.2012)
  • Yararlı Bir Bitki "At Kestanesi" (20.10.2012)
  • Sonbaharın Habercisi " Kızılcık " (15.09.2012)
  • Her Derdin Devası "Kayısı" (04.09.2012)
  • Ev Yapımı İçecekler (04.08.2012)
  • Ferahlığın Adı "Nane" (23.07.2012)
  • Sağlık Dostu "Kuşburnu" (14.07.2012)
  • Şifanın Bileği "Karanfil" (03.07.2012)
  • Zevkin Tadı "Kahve" (17.05.2012)
  • Çiçeklerin Sultanı " Gül " (09.04.2012)
  • Cebinizdeki Doktor "Kabak Çekirdeği" (22.03.2012)
  • Renk'lerin Hayatımızdaki Etkileri (08.03.2012)
  • Potasyum Deposu "Tarçın" (03.01.2012)
  • Çöldeki Anahtar "Aloe Vera" (05.12.2011)
  • Kalbin En İyi İlâcı "Alıç" (16.11.2011)
  • Gençlik Aşısı "Böğürtlen" (27.10.2011)
  • Şifa Deposu "Zeytin Yaprağı" (11.10.2011)
  • Her Derde Deva "Keten Tohumu" (18.09.2011)
  • Huzurlu Yaşam İçin "Sarı Kantaron" (03.08.2011)
  • Doğa Harikası "Polen" (10.07.2011)
  • Doğanın Doktoru "Zeytinyağı" (09.06.2011)
  • Altın Değerinde Bir Meyve "Altın Çilek" (02.05.2011)
  • Doğal Taşların Dili (12.04.2011)
  • Vücudumuzun Doktoru "Limon" (23.03.2011)
  • Karaciğer Dostu "Deve Dikeni" (06.03.2011)
  • Himalaya Tuzu (05.02.2011)
  • "Taş"ın Suyunu Çıkarmak (25.01.2011)
  • Misk-i Amber (08.01.2011)
  • Asrın İlâcı -"Propolis" (28.12.2010)
  • Mini Bir Mucize "Trabzon Hurması" (18.12.2010)
  • Beş Bin Yıllık Mucize İlâç "Keçiboynuzu" (11.12.2010)
  • Soğuk Algınlığı Düşmanı "Ekinezya" (03.12.2010)
  • "Kudret Narı" nın Kudretli Faydaları (23.11.2010)
  • "Kâbe" Dünyanın Merkezinde (14.11.2010)
  • Kâinatta, Canlılarda ve Doğadaki Mükemmel Estetik "Altın Oran" (27.10.2010)
  • Ginseng ve Faydaları (12.10.2010)
  • Kanserin Düşmanı "Zerdeçal" (28.09.2010)
  • Mucize İçecek "Kefir" (15.09.2010)
  • Karpuz ve Çekirdekleri ile Gelen Sağlık (28.08.2010)
  • Canlılığın Hayati Özü " Su " (18.08.2010)
  • Unutturulan "Geleneksel İçeceklerimiz" (06.08.2010)
  • "Kil" ile Gelen Güzellik (24.07.2010)
  • Mükemmel Gıda "Anne Sütü" (13.07.2010)
  • Doğal Mucize -"Maden Suyu" (30.06.2010)
  • İsveç Şurubu (16.06.2010)
  • Kırmızı Pancar ve Sağlığımız (02.06.2010)
  • Mesir Macunu - Kuvvet Macunu (21.05.2010)
  • "Acı Kavun"un Faydaları ve Kullanımı (11.05.2010)
  • Bitkisel Yağların Faydaları (03.05.2010)
  • Kur'ân'da Dikkat Çekilen Bitkiler (21.04.2010)
  • Bal'daki Şifa (11.04.2010)
  • Günlük Hayatımızı Kolaylaştıran Reçeteler (03.04.2010)
  • Misvak ve Faydaları (26.03.2010)
  • Bitkilerle Zayıflama (17.03.2010)
  • Doğal Antibiyotik "Sarımsak" (09.03.2010)
  • "Doktor Sülükler" Hayat Veriyor... (27.02.2010)
  • "Nar" ın Bilinmeyen Faydaları ve Önemi (17.02.2010)
  • Sağlıklı Çay - "Yeşil Çay" (07.02.2010)
  • Bitkilerin Yan Etkileri (31.01.2010)
  • Zencefil ve Faydaları (25.01.2010)
  • Doğal Cilt Bakım Kremleri (17.01.2010)
  • İnsanlara Sunulan Bir Nimet : Yağmur (11.01.2010)
  • Bitkilerle Saç Bakımı (03.01.2010)
  • İlaç Niyetine "Üzüm Çekirdeği" (27.12.2009)
  • Şifalı Bitkisel Yağlar (20.12.2009)
  • Bunları Biliyor Muydunuz? (12.12.2009)
  • Macunlar (05.12.2009)
  • “Zemzem” Suyunun Sırrı (29.11.2009)
  • Şifalı Bitkisel Çaylar (23.11.2009)
  • Her Derde Deva "Isırgan Otu" (15.11.2009)
  • Doğal Yaşam İksiri "Elma Sirkesi" (08.11.2009)
  • Attığımız Şifalı Çöpler (01.11.2009)
  • sağlık kaynağı "incir" (25.10.2009)
  • Yeni Anti-Aging Gözdesi - Buğday Çimi ve Şırası (18.10.2009)
  • Şifalı Bitkilerin Toplanması ve Saklanması (11.10.2009)
  • Çölün Mucize Bitkisi “Hurma” (04.10.2009)
  • Tabiat Eczanesinden Reçeteler (29.09.2009)
  • Yazarlarımız
    Mü'min Kimdir? Dr. Abdulcabbar Boran
    Güneş ve Ay
    İslâm âlemini topyekûn hüsrana sürükleyen korkunç hurafe! Mustafa Seyit
    Ne Var? Ne Yok?
    655 Mustafa Müjdeci
    Her şey insan için
    YAŞAMADIĞINIZ DİNİ ANLATAMAZSINIZ Doğan Kuşman
    Olayın İç Yüzü
    Referandum İmtihanı Barış Aksoy
    Dünyadan
    Diyarbakır:Teksas! Kudret Değirmenci
    Spor Gündemi
    Fizik aktivite ve kilo kontrolü Ayşe Müjdeci
    Sağlık Pınarı
    İlmel Yakîn, Aynel Yakîn ve Hakkul Yakîn hasıl etmek ne anlama gelir? Mustafa G. Güler
    Kur'an ne diyor?
    Ülke Güvenliği Lütfi Tümtürk
    Olaylar ve Yorumlar
    Dedikodu nedir? İlkay Yılmaz
    Az Öz
    Kayıp Mayıs Çiçeğim Sibel Yiğit
    Seyir Halleri
    SEVEN VE SEVİLEN OLMAK Gönül Maraşlıoğlu
    Gönül Penceremizden
    Sen Yusuf’taydın Züleyha Mehtap Abdi
    Bir Yürek Mesafesi
    Canlı Yaşamın Temeli ˝Su˝ Nazan Başoğul
    Tabiat Eczanesinden Reçeteler
    MERKEZ EFENDİ HAZRETLERİ Gülay Ozan
    Gönül Erenleri
    O'na yönelmenin tam zamanıdır! Emek Durmuş
    Hayat Gibi
    Muhtelif Mustafa Oğuz
    Bakış Açısı
    ilahi aşk Saliha Güner
    Düşünce-Günce
    Bayramda Dişlere Dikkat Diş Doktoru Gülbeyaz
    Dişler Yolunda
    Nizam Önerileridir.....1 Seyfi Usta
    Bir de bizden dinleyin!
    15.06.2013 Düsseldorf Konferans Ender Eker
    Almanya'dan
    NİCE BAYRAMLARA... Durdu Bahadır
    Hidayet Esintileri
    Tuz Hakkında Yanlış Bilinen Gerçekler B. Tugay Keçeci
    Evrenin Zerafeti
    Neşenin Kaynağı Kendini Unutmaktır Deniz Temuçin
    Bir İnsan Yetişirken
    Bizim Terör Korkut Eser
    Politik Köşe
    BORSA VE BEKLENTİLER Salih Erdin
    Borsada bu hafta
    Hasretine hasretim Ayten Qurbanova
    Umut Gülü
    Suç ve ceza Kenan E. Akmaz
    Belçika'dan
    Belirsizlik Sıkıntısı Meral Okan
    Tasavvuf
    Tek Allah'ın Tek Dini Halim Albayrak
    Dinlerin Birleştirilmesi
    Mülke hüküm süren kimdir? Sabri Unat
    Dünyadan
    Bulutların Üzerinde Olmak Ali Gürbüz
    Gül'e Özlem
    Evvel Zaman Icinde 4 İsmail Veyseloğlu
    Mavera
    Bilişim Köşesi Taha Erdem
    Bilim Köşesi
    Seven, Sevilen Kişidir! Şule Betül Dağ
    En Hayırlı Dost Kimdir
    Sana o kadar çok ihtiyacım varki Rabbim! Pervane Qarayeva
    Kalp Kalbe
    FASLIN ASLI YOK ŞİMDİ Zeren Çelebi
    muzik
    ©2010 Hak Aynası, yazarlarımızın yorumları kendilerine aittir, gazetemiz için bağlayıcı değildir.

    Siyaset | Gündem | Ekonomi | Dünya | Spor | Yaşam | Teknoloji | Sağlık | Tasavvuf