email: şifre: yeni üye
Ana SayfaSiyasetGündemEkonomiDünyaSporYaşamTeknolojiSağlıkTasavvuf
Nazan Başoğul [Tabiat Eczanesinden Reçeteler] 11.05.2010

Nazan Başoğul
"Acı Kavun"un Faydaları ve Kullanımı

Kabakgiller familyasındandır. Cırtatan kavunu, Eşekhıyarı, Ebu Cehil Karpuzu, Acıdüvelek, Acıdülek, Yaban hıyarı, Çakal kavunu olarak da bilinir.

Sarı çiçekli, tüylü, çok yıllık, otsu bir sürünücü bitkidir. Kökleri 30-40 cm, gövdesi ise 1- 2 m’ye kadar uzanır.  Gövde ve dallarının üzeri fırça gibi sert tüylerle kaplıdır. Yaprakları üçgen - kalp seklinde ve kenarları dişlidir. Üstü yumuşak, altı sert tüylerle kaplıdır. Virâneliklerde yetişir. Mavi yeşil yapraklı, sert kaba tüylü, sürüngen otsu bir bitkidir. Akdeniz bölgesinde çok rastlanır. Oval meyvelerinin içindeki sıvıdan sulandırılarak ve köklerinden infüzyon yolu ile faydalanılır. Kökünün hoş olmayan bir kokusu ve acı bir tadı vardır. İçerdiği en önemli madde Elaterin'dir. 

Meyvesi 4-5 cm boyunda, küçük uzun yumurta biçiminde, yeşil renkli ve üzeri pürtüklüdür. İçinde sümüksü bir sıvı, siyaha çalan koyu kahve renkli tohumları vardır. Meyve olgunlaştıkça içinde büyük bir basınç toplanır ve rengi hafifçe sararır. Sonra patlayarak tohumlarını 4-6 m uzağa fırlatır. Meyveler olgunlaşınca renk sarımsı-yeşil olur ve dalından kolayca kopar. Koparıldığı yerdeki delikten tohumları ve öz suyu kolayca çıkar. Bu su gözler için çok yakıcı ve tehlikelidir. 

Acı kavun bitkisi yol kenarlarında, otların bulunduğu yerlerde, dip kısımlarında, çoğunlukla nemli ortamlarda, dere kenarlarında rahatlıkla bulunabilir. Yürürken dikkatli bakıldığında karşınıza çıkar. 

Toplarken sapından koparmaya dikkat edilmesi gerekir. Yumuşak bir bitki olduğu için olgunlaştığı zaman, dokunduğunuz gibi patlayabilir, suyunu alma imkanı kalmayabilir. 

Kabuk ve çekirdekleri çok zehirlidir. Asıl kullanılacak kısmı ise suyu ve etli kısmıdır. Olgunlaşmamış, daha yeşil iken toplanırsa zehirli, ishal edici ve kusturucudur. Kurutulmuş ve öğütülmüş kabuğun bir gramı, tohumunun yarım gramı ya da kökünün iki gramı yutulursa, öldürücü olabilir. Bir dal üzerinde bir tane bulunursa, daha da zehirli olur. Zehirleyici maddesini zayıflatmak için bal veya şekerle karıştırmalıdır. Hem tazesi hem kurusu ilaç olarak kullanılabilir. 

Acı kavunun suyu, meyvesi (Çekirdeksiz), yaprakları ve kökü kurutulur ve saklanır. Acı kavunun suyu, yapraklarının suyundan daha kuvvetlidir. Sararmış ve olgunlaşmış acı kavunlar en iyisidir. Acı kavunun suyu mükemmel bir temizleyici ve eritici olup, derin tabakalarda depolanan ve yıllarca saklanan fazlalıkları ve zararlı maddeleri söküp dışarı atar.  

Kabuğu giyeceklere serpildiği zaman güveye engel olur. Kokusu havanın bozulmasını engeller. Ağızda tutulduğu zaman ağız kokusunu güzelleştirir. Baharat gibi yemeğe katıldığı zaman sindirimi kolaylaştırır. Etli kısmı midenin ısısını düşürür. Asitli kısmı kabız yapar. 

Faydaları 

- Sarılık hastalığında buruna suyu damlatılırsa sarılığı geçirir.- Kan akan yere konulursa kanı keser.

- Yılan ve akrep sokmalarına karşı panzehirdir. Kökü, yılan ya da akrep sokan kimseye yedirilir ve sokan yere sürülürse faydalı olur. Fakat hamilelerin kullanması önerilmez. Düşüklere sebep olur.

- Çıkacak olan diş yerlerine sürülürse kolay çıkartır.- Yaprağı zeytinyağı ile pişirilip karına sürülürse karın ağrısını geçirir.

- Kökü kaynatılıp buharına oturulursa basura iyi gelir.

- Saçkıran hastalığına iyi gelir.- Felce, kaşıntıya, karaciğer hastalıklarına, hatta siroza, böbrek ve mesane hastalıklarına,    romatizma, gut ve kadın hastalıklarına iyi gelir.  

- Kan ve safrayı inceltir, baş ağrısı ve migreni geçirir. - Özellikle meyvesi, kökü ve elateryum adıyla tanınan madde ishal yapıcı ve idrar arttırıcı, hem de buruna çekilmek yoluyla sinüzite karşı kullanılır.

- Sinüzitte, meyvesinin sıkılan taze öz suyudan faydalanılır. Tahriş edici bir sıvı olduğundan bu biçimde kullanımında dikkat edilmelidir. Sinüzitte kullanımı, yapılan deneysel çalışmalarda da etkinliği saptanmıştır.

- Tümörler ve egzama gibi cilt hastalıklarında ve yaralarda, kökünden hazırlanan lapa ve merhemler haricen (sürülerek) kullanılır. Taze kökün iç kısmı bir bıçak ile kazınarak elde edilen usare ağrı kesici ve yara iyi edici olarak cildin üzerine sarılır. Taze yapraklar da aynı amaç için kullanılır.

- Kronik nefritte, üre yüksekliğinde, şişmanlıkta, sirozda, yüksek tansiyonda, damar sertliğinde faydalıdır.

- Müshil için, küçük miktarlarda (bir defada 5-6mg.) haplar halinde kullanılır.

- Bitkinin meyve kısmından elde edilen su, eklemlere sürülebilir. Oldukça eski bir romatizma ilacıdır.

- Elde edilen su sırt ağrılarında, mafsal ve siyatik ağrılarında sürülür.

Tedavide Kullanımı:

- 2/3 oranında zeytinyağı, 1/3 oranında acı kavun suyu karıştırılıp kısık ateşte acı kavun suyu buharlaşıncaya kadar kaynatılır. Bu yağdan kulağa 3-5 damla damlatılırsa, kulak ağrısına ve çınlamasına iyi gelir.  

- 50 gr taze acı kavun kökü ince kesilir ve 500 gr su ile kısık ateşte beş dakika kaynatılır. 15 dakika bekletildikten sonra süzülür ve bir çorba kaşığı bal ile karıştırılır. Her gün bu suyun 150 gramı gün boyu yudum yudum içilirse hepatit ve siroz hastalığına, ağrıya-sızıya, kan pıhtılaşmasına, fil hastalığına iyi gelir.  

- Acı kavun ve sirke, yarı yarıya kaynatılıp gargara yapılırsa diş ağrısını azaltır, diş etlerini kuvvetlendirir, diş çekimini kolaylaştırır. 

- 14 gün boyunca her gün 5 tane acı kavun yaprağı bir bardak su ile kısık ateşte 3 dakika kaynatılır. Soğuyunca bal veya şekerle tatlandırılıp yudum yudum içilse veya her gün cilde 6-10 acı kavunun suyu sürülüp ovuşturulursa sinir, eklem, siyatik, gut ve kulunç ağrılarına, böbrek ve idrar yollarına iyi gelir. Fil hastalığı ve cüzzamın ilerlemesini durdurur. 

- Acı kavunun yaprakları dövülür, ateşli şişliklere sarılır ve üzeri yağlı kağıt ile kapatılarak sabitleştirilir ve 5-6 saat bekletilirse şişlikleri olgunlaştırıp çözer.  Urlara uygulanırsa urları küçültür. Ciltteki lekeleri giderir, felce ve yüz felcine çok iyi gelir.  

- Avı kavunun 100 gr kuru meyvesi alınır. 500 gr su ile (200 gr su + 300 gr doğal sirke karışımıyla daha da etkili olur) kısık ateşte 15 dakika kaynatılır ve biraz soğutularak süzülür. Daha sonra da bu suyla bir bez ıslatılarak ağrıyan eklemlere sarılır ve 4-5 saat bekletilir. 

- Acı kavun suyunun, su veya sütle yarı yarıya karışımı avuç içine dökülür ve başı öne doğru eğik tutarak genize kadar bir defa çekilir. 3-4 saniye bekledikten sonra bırakılır. Yarım saat ile 4 saat arasında hapşırma ve şiddetli bir şekilde burun akıntısı başlayıp 1-3 gün sürebilir. Kronik olan baş ağrısını, migreni, sinüziti, beyin damarlarındaki tıkanıklığı ve kireçlenmeyi, ciltteki ve gözlerdeki sarılığı giderir.  

- 2 çorba kaşığı ısırgan tohumu + 1 çorba kaşığı hardal tohumu öğütülür. 2 çorba kaşığı yeni sıkılmış acı kavun suyu + 200 gr bal ile iyice karıştırılır. Günde 2-3 defa bir tatlı kaşığı yutulur. Mükemmel bir balgam söktürücüdür ve akciğerleri temizler. 

- 1 litre su + 1 çorba kaşığı bal  + 1 çorba kaşığı taze sıkılmış acı kavun suyu  (Kan grubu A olanlar 2 çorba kaşığı)  + 1 çorba kaşığı taze sıkılmış zencefil + 2 çorba kaşığı taze sıkılmış kereviz yapraklarının suyu karıştırılır. Yudum yudum gün boyunca içilir. İdrarı ve adet kanamalarını çoğaltır. Böbrek ve karaciğeri temizler, balgamı söktürür. 

- Acı kavun suyu, ağrıyan eklemlere ve her ağrıyan yere yedirilerek sürülür. Bu şekilde günde 6 adet (Kan grubu A olanlar 10 taneye kadar olabilir) acı kavun suyu kullanılabilir. Ağrı hemen azalır ve yok olur. 

- Bütün omurgayı kaplayacak büyüklükte, uzun pamuklu bir bez acı kavun yağına batırılır, fazlası sıkılarak alınır. Ense kökünden kuyruk sokumuna kadar omurga üzerine yerleştirilir. Üzerine yağlı kağıt kapatılır ve sıkıca bantlanır. Daha sonra havlu konur ve sıkı bir fanila giyilir. Bu işlem akşam yatmadan önce yapılır ve sabaha kadar beklenir. Acı kavun yağı bütün organlara nüfuz eder, derin dokulardan toksinleri çekerek idrar, ishal, ter, burun ve geniz akıntısı ile dışarı atılmasını sağlar. Her türlü hastalıkta, özellikle MS, felç, alzhemier, romatizma, omurga hastalıklarında kullanılır. 

- Sinüzit amaçlı olarak olgunlaşmış meyvesinin 1 tatlı kaşığı meyve suyu bir çay bardağı suyla seyreltilir ve 2-3 damla buruna damlatılır. Sinüzitte: Kullanacak kişi sırtüstü yatırılır. Genellikle yarı yarıya veya daha fazla kaynatılıp soğumuş su ile karıştırıp sulandırılmış Acı Kavun suyundan her burun deliğine en fazla iki damla damlatılarak kullanılır. Hasta derhal yüzükoyun çevrilir. Bu işlemden sonra burundan sarı ve iltihaplı su akar. Fazlası zehirleyici etki gösterebilir. Kaldı ki bu kadarı bile uzun süreli bir sersemlik ve boğaz ağrısına yol açar. Özellikle çocuklarda kullanıldığında tehlikeli sonuçlar verebilir. 

- Yaralara haricen sürmek için kökün iç kısımları bıçakla kazınarak lapa yapılır. 

- Müshil amaçlı ise 15 gr kuru kök 1,5 litre suda 10 dakika kaynatılır ve sıcakken süzülür. Bu süzülen kısım tekrar kaynatılarak yarısı uçurulur. Günde 2-3 bardak içilebilir. Daha fazlasını içmek tehlikelidir. Kanlı ishal ile kendini gösteren zehirlenmeler yapar. 

Acı Kavun Yağını Hazırlama: Taze acı kavun meyveleri ortadan kesilerek çekirdekleri çıkarılır. 3 eşit gruba ayrılır. Birinci grup, tencereye sıkı sıkı yerleştirilir ve üzerini kapatacak kadar zeytinyağı dökülür. Buharlaşması bitinceye kadar kısık ateşte kaynatılır. Yağı süzülerek tekrar tencereye konur. İkinci grup acı kavun aynı yağın içinde aynı şekilde kaynatılır. Üçüncü grup için de aynı yağın içinde aynı işlem yapıldıktan sonra yağ süzülerek cam kavanozlara konur, ağzı kapatılarak gerektiğinde kullanılır. 

Acı kavun yağı,  acı kavunun lifleri, yaprakları veya kökünden elde edilen karışım sinüzite değil başka konularda faydalıdır. O nedenle onun buruna çekilmesi çok sinüziti akıtmada acı kavun suyu kadar etkili değildir.

Uyarı: Alerjik bünyeli hassas kişiler, acı kavun suyunu kullanmamalıdırlar. Fazla dozda kullanılması ağız mukozasını şişirir.Özellikle kalp, romatizma gibi ciddi hastalıkları olanlar, mutlaka doktora danışmalı ve ona göre ilaç kullanmalıdırlar.Taze usareler içildiğinde karın ağrısı ve zehirlenme yapar, bu nedenle kullanılmamalıdır. Dahilen (içilerek) yüksek miktarlarda alındığında kalın barsakları tahriş ederek kanlı ishale neden olur. Meyvelerinin usaresi gözlere temas etmemelidir, çok zararlıdır.

Acı kavunun tohumu çok zehirli olduğu için kullanılmaz. Acı kavun suyu iç organlar için iyice süzülerek kullanılır. Bir seferde 2 gramdan fazla kurutulmuş acı kavun suyu balsız alındığında ölüme sebep olabilir. Kurutularak pestil haline getirilen acı kavun suyu 0,7 gr kadar alınabilir. Başka ilaçlarla birlikte kullanılmamalıdır.

Köklerin hazırlanışı: 15 gram kuru kök, 1,5 litre suda 10 dakika kaynatılır, sıcak iken süzülür. Elde edilen sıvı tekrar kaynatılarak sıvının yarı yarıya azalması sağlanır. İshal olmak için bundan günde 2-3 bardak içilir. Daha fazla içilmesi tehlikelidir.

Yan Etkileri: Taze öz su dahilen kullanılmamalıdır. Karın ağrısıyla belirlenen zehirlenmeler yapar, fazlaca alınırsa kalın bağırsağı tahriş eder ve kanlı ishaller görülür. Yine sinüzit için buruna çok az meyve suyu damlatılmalıdır. Çünkü saatler süren rahatsız edici aşırı akıntılar oluşabilir.

Acı kavunun miktarı kişinin bünyesine göre değişir. Genelde kan grubu 0 ve B olanlar çabuk ve şiddetli tepki verirler. Onlar acı kavunun suyunu su veya sütle yarı yarıya karıştırarak kullanabilirler. Akıntı başlar fakat yeterli gelmezse 2/3 acı kavun suyu + 1/3 su karışımı, bu da yeterli gelmezse 3/2 acı kavun suyu + 1/4 su karışımı deneyebilirler.

Kan grubu A olanların mizacı acı kavuna çok uygundur.

Kan grubu AB olanlar ise çok farklı tepki gösterebilirler. Sonuca ulaşmak için en küçük dozdan başlayarak bir-iki gün ara ile etkili dozu bulana kadar denemeye devam edilmelidir. Denemelerin arası mutlaka bir-iki gün olmalıdır.

Kan grubu "0" olanlar, acı kavun suyu (meyvenin içindeki özü, meyvenin liflerinden çıkan değil, ortasında yer alan su) 2/3 oranında su ile karıştırarak buruna avuç içlerinden çekerek kullanabilirler. Çünkü kan grubu 0 olanlar acı kavun suyunun etkisine nispeten daha dayanıklıdırlar. A, B veya AB olanlar bu dozu 1/3 1/4 olarak kullanmaları ya da daha az miktarda deneyerek ve bünyeyi alıştırarak az miktarda başlayıp acı kavun suyunun miktarını çoğaltarak kullanabilirler.

Kansere karşı acı kavun hamlesi

Acı kavun da denilen bitkinin özütünün meme kanseri hücresinin gelişimini durdurduğu açıklandı.

Diyetlerde sıkça kullanılan “acı kavun” ekstresinin meme kanseri hücrelerinin gelişimini durdurup öldürdüğü ve ileride meme kanserini önleyici bir madde olarak kullanılabileceği belirtildi.

Araştırmayı yöneten Saint Louis Üniversitesi Patoloji Profesörü Ratna B. Ray, söz konusu ekstrenin hücre iletişim kanallarından birçoğunda etken olduğunu kaydederek meme kanserinin önlenmesi için gıdalarda bir katkı maddesi olarak kullanılabileceğini söyledi.

Bilimsel adı Momordica charantia olan ve halk arasında “acı kavun” ya da “acı kabak” olarak bilinen bitki zaten öteden beri Hindistan, Çin ve Güney Amerika’da yaygın olarak diyabet hastalığının tedavisi için kullanılıyor.

Ray ve ekibi, ekstreyi meme kanseri hücreleriyle, meme epitelyel hücrelerinin yerleştirildiği petri çanaklarına eklemişler. Amerika Kanser Araştırmaları Derneği’nin yayın organı Cancer Research dergisinde yayımlanan çalışmada kanser hücrelerinin yayılmasının yani gelişip bölünmesinin önemli ölçüde baskılandığı gözlenmiş.

Colorado Üniversitesi Eczacılık Profesörü Rajesh Agarwal, çalışma sonuçlarının etkileyici netlikte olmasına işaret ediyor, ancak ekstrenin meme kanserine karşı tedavi amacıyla kullanılmasından önce yeni deneylerin hayvan denekler üzerinde gerçekleştirilmesi gerektiğinin de altını çiziyor. 

Her acıda şifa vardır.” sözünden hareketle, Rabbimizin bizim için var ettiği hiçbir şey, sebepsiz yere yaratılmamıştır. Bizim bilimde keşfettiğimiz her konu,  ilmi ve Rahmetiyle her şeyi kuşatan Yüce Rabbimiz'in sonsuz ilminin sadece bir noktasıdır. Bize düşen, ilimler üzerindeki perdeyi kaldırmaktan ibarettir… 

Sıhhatle ve sevgiyle kalın…

Nazan Başoğul, 11.05.2010

Bu yazı 11.05.2010 tarihinden itibaren toplam 180590 defa okunmuştur.


Yorumlar
Başlık
Yorum
Yorum yazabilmek için üye girişinizi gerçekleştirmelisiniz.


Yazarın son yazıları
  • Çekirdeği Toprağa Vermek (06.08.2014)
  • Küçük Kırmızı Mucize "Vişne" (23.07.2014)
  • Doğal Ağrı Kesici "Kiraz" (11.07.2014)
  • Zararlılarla "Doğal Mücadele" (27.06.2014)
  • Suyla Gelen Sağlık "Kaplıcalar" (29.05.2014)
  • Canlı Yaşamın Temeli "Su" (18.04.2014)
  • Kan Grubuna Göre Beslenme (16.03.2014)
  • Çağın Mucizesi "Alkali Beslenme" (28.01.2014)
  • Günümüz Beslenme Hataları (11.12.2013)
  • Doğal Yollarla Güzelleşin (20.10.2013)
  • Evimizdeki Mucize "Karbonat" (11.09.2013)
  • Doğal Yollarla "Saç Bakımı" (13.08.2013)
  • Evde Yapılabilecek “Doğal Temizlik Malzemeleri” (18.06.2013)
  • Kutsal Ot "Adaçayı" (24.04.2013)
  • Kokusuyla Büyüleyen "Lavanta" (20.03.2013)
  • Beynin Dostu "Ceviz" (05.02.2013)
  • Organik Altın "Safran" (03.01.2013)
  • Bir Ecza Deposu "Meyan Kökü" (13.12.2012)
  • Böbrek Doktoru "Gilaburu" (02.11.2012)
  • Yararlı Bir Bitki "At Kestanesi" (20.10.2012)
  • Sonbaharın Habercisi " Kızılcık " (15.09.2012)
  • Her Derdin Devası "Kayısı" (04.09.2012)
  • Ev Yapımı İçecekler (04.08.2012)
  • Ferahlığın Adı "Nane" (23.07.2012)
  • Sağlık Dostu "Kuşburnu" (14.07.2012)
  • Şifanın Bileği "Karanfil" (03.07.2012)
  • Zevkin Tadı "Kahve" (17.05.2012)
  • Çiçeklerin Sultanı " Gül " (09.04.2012)
  • Cebinizdeki Doktor "Kabak Çekirdeği" (22.03.2012)
  • Renk'lerin Hayatımızdaki Etkileri (08.03.2012)
  • Potasyum Deposu "Tarçın" (03.01.2012)
  • Çöldeki Anahtar "Aloe Vera" (05.12.2011)
  • Kalbin En İyi İlâcı "Alıç" (16.11.2011)
  • Gençlik Aşısı "Böğürtlen" (27.10.2011)
  • Şifa Deposu "Zeytin Yaprağı" (11.10.2011)
  • Her Derde Deva "Keten Tohumu" (18.09.2011)
  • Huzurlu Yaşam İçin "Sarı Kantaron" (03.08.2011)
  • Doğa Harikası "Polen" (10.07.2011)
  • Doğanın Doktoru "Zeytinyağı" (09.06.2011)
  • Altın Değerinde Bir Meyve "Altın Çilek" (02.05.2011)
  • Doğal Taşların Dili (12.04.2011)
  • Vücudumuzun Doktoru "Limon" (23.03.2011)
  • Karaciğer Dostu "Deve Dikeni" (06.03.2011)
  • Kendisi Küçük, Şifası Büyük "Çörek Otu" (23.02.2011)
  • Himalaya Tuzu (05.02.2011)
  • "Taş"ın Suyunu Çıkarmak (25.01.2011)
  • Misk-i Amber (08.01.2011)
  • Asrın İlâcı -"Propolis" (28.12.2010)
  • Mini Bir Mucize "Trabzon Hurması" (18.12.2010)
  • Beş Bin Yıllık Mucize İlâç "Keçiboynuzu" (11.12.2010)
  • Soğuk Algınlığı Düşmanı "Ekinezya" (03.12.2010)
  • "Kudret Narı" nın Kudretli Faydaları (23.11.2010)
  • "Kâbe" Dünyanın Merkezinde (14.11.2010)
  • Kâinatta, Canlılarda ve Doğadaki Mükemmel Estetik "Altın Oran" (27.10.2010)
  • Ginseng ve Faydaları (12.10.2010)
  • Kanserin Düşmanı "Zerdeçal" (28.09.2010)
  • Mucize İçecek "Kefir" (15.09.2010)
  • Karpuz ve Çekirdekleri ile Gelen Sağlık (28.08.2010)
  • Canlılığın Hayati Özü " Su " (18.08.2010)
  • Unutturulan "Geleneksel İçeceklerimiz" (06.08.2010)
  • "Kil" ile Gelen Güzellik (24.07.2010)
  • Mükemmel Gıda "Anne Sütü" (13.07.2010)
  • Doğal Mucize -"Maden Suyu" (30.06.2010)
  • İsveç Şurubu (16.06.2010)
  • Kırmızı Pancar ve Sağlığımız (02.06.2010)
  • Mesir Macunu - Kuvvet Macunu (21.05.2010)
  • Bitkisel Yağların Faydaları (03.05.2010)
  • Kur'ân'da Dikkat Çekilen Bitkiler (21.04.2010)
  • Bal'daki Şifa (11.04.2010)
  • Günlük Hayatımızı Kolaylaştıran Reçeteler (03.04.2010)
  • Misvak ve Faydaları (26.03.2010)
  • Bitkilerle Zayıflama (17.03.2010)
  • Doğal Antibiyotik "Sarımsak" (09.03.2010)
  • "Doktor Sülükler" Hayat Veriyor... (27.02.2010)
  • "Nar" ın Bilinmeyen Faydaları ve Önemi (17.02.2010)
  • Sağlıklı Çay - "Yeşil Çay" (07.02.2010)
  • Bitkilerin Yan Etkileri (31.01.2010)
  • Zencefil ve Faydaları (25.01.2010)
  • Doğal Cilt Bakım Kremleri (17.01.2010)
  • İnsanlara Sunulan Bir Nimet : Yağmur (11.01.2010)
  • Bitkilerle Saç Bakımı (03.01.2010)
  • İlaç Niyetine "Üzüm Çekirdeği" (27.12.2009)
  • Şifalı Bitkisel Yağlar (20.12.2009)
  • Bunları Biliyor Muydunuz? (12.12.2009)
  • Macunlar (05.12.2009)
  • “Zemzem” Suyunun Sırrı (29.11.2009)
  • Şifalı Bitkisel Çaylar (23.11.2009)
  • Her Derde Deva "Isırgan Otu" (15.11.2009)
  • Doğal Yaşam İksiri "Elma Sirkesi" (08.11.2009)
  • Attığımız Şifalı Çöpler (01.11.2009)
  • sağlık kaynağı "incir" (25.10.2009)
  • Yeni Anti-Aging Gözdesi - Buğday Çimi ve Şırası (18.10.2009)
  • Şifalı Bitkilerin Toplanması ve Saklanması (11.10.2009)
  • Çölün Mucize Bitkisi “Hurma” (04.10.2009)
  • Tabiat Eczanesinden Reçeteler (29.09.2009)
  • Yazarlarımız
    Mü'min Kimdir? Dr. Abdulcabbar Boran
    Güneş ve Ay
    İslâm âlemini topyekûn hüsrana sürükleyen korkunç hurafe! Mustafa Seyit
    Ne Var? Ne Yok?
    Paralel Yapının İhaneti Lütfi Tümtürk
    Olaylar ve Yorumlar
    Eski odamıza küçük bir vefa... Sibel Yiğit
    Seyir Halleri
    DERDİNİ BİLMEYENLER Gönül Maraşlıoğlu
    Gönül Penceremizden
    Çekirdeği Toprağa Vermek Nazan Başoğul
    Tabiat Eczanesinden Reçeteler
    Gel eğ başını Mehtap Abdi
    Bir Yürek Mesafesi
    Ebu Eyyûb El-ensarî Gülay Ozan
    Gönül Erenleri
    Kaçak Dövüş ve Arkadaşım Emek Durmuş
    Hayat Gibi
    Muhtelif Mustafa Oğuz
    Bakış Açısı
    Doğan Kuşman
    Olayın İç Yüzü
    Kitapsızlar... Seyfi Usta
    Bir de bizden dinleyin!
    ilahi aşk Saliha Güner
    Düşünce-Günce
    Bayramda Dişlere Dikkat Diş Doktoru Gülbeyaz
    Dişler Yolunda
    15.06.2013 Düsseldorf Konferans Ender Eker
    Almanya'dan
    655 Mustafa Müjdeci
    Her şey insan için
    NİCE BAYRAMLARA... Durdu Bahadır
    Hidayet Esintileri
    Tuz Hakkında Yanlış Bilinen Gerçekler B. Tugay Keçeci
    Evrenin Zerafeti
    Fizik aktivite ve kilo kontrolü Ayşe Müjdeci
    Sağlık Pınarı
    Neşenin Kaynağı Kendini Unutmaktır Deniz Temuçin
    Bir İnsan Yetişirken
    İlmel Yakîn, Aynel Yakîn ve Hakkul Yakîn hasıl etmek ne anlama gelir? Mustafa G. Güler
    Kur'an ne diyor?
    Dedikodu nedir? İlkay Yılmaz
    Az Öz
    Bizim Terör Korkut Eser
    Politik Köşe
    BORSA VE BEKLENTİLER Salih Erdin
    Borsada bu hafta
    Diyarbakır:Teksas! Kudret Değirmenci
    Spor Gündemi
    Hasretine hasretim Ayten Qurbanova
    Umut Gülü
    Tek Allah'ın Tek Dini Halim Albayrak
    Dinlerin Birleştirilmesi
    Suç ve ceza Kenan E. Akmaz
    Belçika'dan
    Belirsizlik Sıkıntısı Meral Okan
    Tasavvuf
    Mülke hüküm süren kimdir? Sabri Unat
    Dünyadan
    Bulutların Üzerinde Olmak Ali Gürbüz
    Gül'e Özlem
    Evvel Zaman Icinde 4 İsmail Veyseloğlu
    Mavera
    Bilişim Köşesi Taha Erdem
    Bilim Köşesi
    Referandum İmtihanı Barış Aksoy
    Dünyadan
    Seven, Sevilen Kişidir! Şule Betül Dağ
    En Hayırlı Dost Kimdir
    Sana o kadar çok ihtiyacım varki Rabbim! Pervane Qarayeva
    Kalp Kalbe
    FASLIN ASLI YOK ŞİMDİ Zeren Çelebi
    muzik
    ©2010 Hak Aynası, yazarlarımızın yorumları kendilerine aittir, gazetemiz için bağlayıcı değildir.

    Siyaset | Gündem | Ekonomi | Dünya | Spor | Yaşam | Teknoloji | Sağlık | Tasavvuf