email: şifre: yeni üye
Ana SayfaSiyasetGündemEkonomiDünyaSporYaşamTeknolojiSağlıkTasavvuf
Nazan Başoğul [Tabiat Eczanesinden Reçeteler] 18.06.2013

Nazan Başoğul
Evde Yapılabilecek “Doğal Temizlik Malzemeleri”
 

 "Temizlik" kavramı her ne kadar tek bir anlam ifade ediyor gibi görünse de gerçekte kişiden ortama, zamandan mekana kadar pek çok etkene göre değişen bir anlam taşıyor.

 

Artık hiçbirimiz anneannelerimiz gibi evi süpürmüyor, çamaşırı küllü sularla yıkayıp güneşte kurutmuyor, yerleri arap sabunuyla fırçalamıyoruz. Buna vaktimiz yok. Temizlik için "hoş kokulu", "beyazdan daha beyaz yapan", "iz bırakmadan pırıl pırıl yıkayan", "mikroplardan arındıran" yardımcılarımız var. Ancak evimizi, eşyalarımızı, giysilerimizi ve yediğimiz yemeğin artıklarını temizlerken (!) bedenimizi, suyu, toprağı, havayı, doğal ortamları nasıl kirlettiğimizin farkına varmıyoruz.

Oysa çevreyi ve insan sağlığını tehdit eden temizlik maddeleri yerine ev temizliği konusunda çevreye karşı sorumlu pek çok seçenek bulunuyor. İtiraf edelim ki çoğumuz, ev temizlemek, ovmak ve yıkamaktansa başka bir iş yapmayı tercih ediyoruz! Acaba, vaktimiz olmadığı için mi bulaşıkları elde yıkamıyor, işi makinalara bırakıyoruz, yoksa makinalar, gerekli kimyasallar, elektrik ihtiyacı ve benzer tercihlerimiz yüzünden mi her şeyin daha doğal olanına vaktimiz yok?

 

Üreticiler, önemli bir çoğunluğu evlerinin "tertemiz", "dezenfekte edilmiş", "mikropsuz" olması gerektiğine inandırmak konusunda son derece başarılı olmuşlar ve bunu yapabilmek için gereken ürünleri satmayı sürdürüyorlar: Tuvalet ve fırını temizlemek için asit, banyoyu dezenfekte etmek için fenol, mobilyaları cilalamak için damıtılmış petrol ürünleri, çamaşırlarımızı beyazlatmak için klor ve yalnızca evlerimizi temiz tutmak için çeşit çeşit diğer zehirli kimyasal maddeler...

 

Günlük yaşamda kullandığımız ürünler 55 bin’in üzerinde kimyasal çeşidi içeriyor ve her yıl bunlara binin üzerinde yenisi ekleniyor. Birçoğu ise yeterince test edilmeden ve belirli bir mevzuata tabi olmadan piyasaya sürülüyor.

Bu ürünlerin büyük kısmı doğrudan kanalizasyona akıp sonunda da su sistemlerimize karışıyor. Sözünü ettiğimiz kimyasallar, sonunda "fazla yüklenme" olasılığı yaratarak vücudumuzda depolanıyor ve zehirli olma düzeyine ulaştığında çeşitli hastalıklara yol açıyor. (Kronik yorgunluk sendromu, alerjiler, karaciğer sorunları, lenf kanseri gibi.)

 

Evsel temizlik malzemeleri sadece toprağı ve su kaynaklarını değil, teneffüs ettiğimiz havayı da tehdit ediyor. Sprey boyalar, fırın temizleyiciler, dezenfektanlar, mobilya parlatıcıları ve diğer tüm sprey ürünler, birkaç gün sonra soluyacağımız havanın bir parçası oluyor.

Sadece kentlerde yaşayanların değil, kırsal kesimde yaşayanların da atık su sistemlerine neler gönderdiklerine dikkat etmeleri gerekiyor. Foseptik sistemler atık su sorununu çözmüyor; boyalar, çözücü, inceltici, ağartıcı kimyasallar, aseton, tuvalet temizleyiciler ve lavabo açıcılar ile diğerlerinde bulunan belirli kimyasal maddeler organik maddeleri parçalayan organizmaları zehirleyebiliyor. Oysa organik maddelerin parçalanması doğal döngünün işlemesi açısından zincirin olmazsa olmaz halkalarından birini oluşturuyor.

 

Zehirli olmayan doğal temizlik maddeleri ise foseptik sistemi, içme suyu ve sağlık konusunda büyük yararlar sağlıyor.

 

Peki, doğal temizlik maddelerini kullanmak için nereden başlamalı?

İşte size evinizde rahatlıkla uygulayabileceğiniz pratik öneriler…

 

Temizlikte kullanabileceğiniz doğal ürünler

Çamaşır sodası: Sodyum karbonat adlı bir mineraldir. Çok az miktarda yakıcı olup katı ve sıvı yağlar, kir ve pek çok petrol ürününün etkin temizleyicisidir. Aynı zamanda su yumuşatıcı ve sabun köpürtücü özellikleri de bulunur. Yakıcı özelliği nedeniyle, uygularken lastik eldiven kullanmak doğru olur. Zararlı kimyasal dumanlara neden olmaz. Klorsuz olanı tercih edin.

Boraks: Su, oksijen, sodyum ve bordan meydana gelen, antiseptik, antifungal, antibiyotik, koku giderici ve dezenfektan özellikleri olan doğal kaynaklı bir mineraldir. Küflenmeyi önler. Boraks yutulursa zehirlidir. (Eczane ve aktarlarda bulunabilir.)

Sirke: Meyve ya da tahılların fermantasyonuyla elde edilen bir sıvıdır. Asitli içeriği mikropları öldürmesini, yağı parçalamasını ve mineral kalıntıları çözmesini sağlar.

Karbonat: Sodyum bikarbonat, hafif aşındırıcı bir temizlik sağlar, beyazlatıcı ve koku giderici özellikleri vardır.

Uçucu bitkisel yağlar: Bitki kokularının özleri birçok parfümün ana maddesidir. Piyasada, özellikle doğal ürün satan dükkanlarda çeşitleri bulunabilir. Bir iki damla turunçgil, elma, çilek, nane vb. yağı ile eklenecek koku ev yapımı temizleyicilere hoş bir özellik kazandırır.

Bitkisel yağ tabanlı sıvı sabunlar (arapsabunu vs.): Bu tür sabunlar hayvan yağı içeren ya da petrol tabanlı sabunlara tercih edilmelidirler.

Tarifleri uygularken, püskürtme amacıyla pompalı spreyler, silmek amacıyla yüzde 100 pamuklu bezler, sıkıştırılmış selüloz süngerler, doğal kıldan yapılmış fırçalar kullanılabilir.

 

Çok amaçlı temizleyiciler

 

Bu tür temizleyicilerin birçoğu amonyak ve klor içerir ve birlikte kullanıldıklarında ölümcül amonyumklorür gazını oluştururlar. Amonyak akciğerlerimiz için tehlike oluştururken, klorla karıştırıldığında kansere yol açan bileşikler oluşturabiliyor. Bunun yerine;

İki tatlı kaşığı boraks* ve 1 tatlı kaşığı** bitkisel kaynaklı sıvı sabun veya yeterince arapsabununu, 1 lt. sıcak suya karıştırarak her yüzeyde; yarım bardak çamaşır sodasını bir kova suya katarak alüminyum, fiberglas ve cilalı zeminler hariç tüm yüzeylerde kullanabilirsiniz.

 

Yağ lekelerini çıkarmak için, ilk karışıma bir çorba kaşığı sirke veya limon suyu ilave etmek yeterli olacaktır.

 

Ovarak temizleyenler

 

Ovarak temizleme için kullanılan tozların neredeyse tümü, beyazlatıcı ve leke çıkarıcı etkisi olan klorlu çamaşır suyu içerir. Toz halindeki klor suyla karıştığında, göz, burun, boğaz ve ciğerler için tahriş edici olabilen klor gazını oluşturur. Kloru asla amonyakla (tuvalet temizleyicisi ya da kullandığınız diğer temizlik malzemelerinin içinde bulunduğu gibi) karıştırmamalısınız, ortaya çıkacak gazlar öldürücü olabilir! Kullandığınız tozların içinde deterjan ile karışık olarak “hidratlı doğal magnezyum” da bulunabilir ve bunların kanserojen asbest ile kirlenmiş olma olasılığı vardır. Bunlar yerine;

* 1 bardak karbonat ve 2 kaşık boraksı karıştırıp bir serpme kavanozuna koyun. Bu karışım banyodaki her şeyi temizlemek için kullanılabilir. Temizlediğiniz yeri su ile durulayıp yumuşak bir bezle kurulayın.

 

* Eşit miktarlarda sirke ve su karışımı ile nemlendirilmiş süngere tuz veya karbonat serpip kullanabilirsiniz.

 

Dezenfektanlar

 

Dezenfekte edici temizlik maddeleri, solunursa tehlikeli olacak birtakım uçucu kimyasallar içerirler. Deri ve solunum sisteminin iç zarları yoluyla kolayca emilebilen kresol, bu kimyasalların en sık kullanılanlarından biridir. Kresol, karaciğer, böbrek, akciğer, pankreas ve dalakta hasara neden olabildiği gibi, merkezi sinir sistemini etkileyerek depresyon, sinirlilik ve hiperaktiviteye de yol açabilir. Dezenfektanlarda bulunabilecek diğer maddeler ise fenol, etanol, formaldehit, amonyak ve klordur. Bunlar yerine;

* 4 litre sıcak suya yarım bardak boraks karıştırarak dezenfekte etmek istediğiniz yüzeye uygulayın. Bu karışım, Temiz Su Vakfı tarafından Kaliforniya Hastanesi’nde bir yıl süreyle denenmiş ve tüm hijyenik gereklilikler sağlanmış. Bu karışıma, antiseptik özellikleri bulunan kekik, okaliptüs, biberiye, adaçayı (antimantari), lavanta bitkilerinin yapraklarını da katabilirsiniz. Bu bitki yağlarından herhangi birinden ya da teatree oil/hint defnesi yağından (antiseptik, antifungal) 2 tatlı kaşığı alıp 2 bardak suya kattıktan sonra pompalı bir spreyle uygulayabilirsiniz. Bu yolla evinizin hoş kokmasını sağlamış olursunuz. Ayrıca birçok yüzeydeki çatlak ve kuytu yerlere sodyumbikarbonat serpiştirip nemli bir süngerle de silebilirsiniz.

 

*Banyo yerlerini temizlemek için; 4 litre sıcak suya 1 çorba kaşığı karbonat, 1 tatlı kaşığı boraks, iki kaşık çamaşır sodası, yağ parçalayıcı özelliğinden dolayı yarım bardak sirke ve yeterince arapsabunu ekleyin. İyice karıştırıp yerlere fırçayla uygulayın. Temiz suyla ıslatılmış yumuşak bir bezle durulayın. Bu karışım tuvalet çevresini de kokudan arındırıp dezenfekte ederek temizler. Artanını tuvalete boşaltıp birkaç dakika bekletebilir ve fırçalayıp rezervuarı çekebilirsiniz.

 

* Mutfak yerlerini temizlemek için; yeterince arapsabunu ile yarım bardak sirkeyi 8 litre ılık suda karıştırın. Sabunu aktif hale getirmek için iyice karıştırın. Muşambalar için sirkeyi kullanmadan yukarıdaki tarifi uygulayabilirsiniz.

 

Fırın temizleyiciler

 

Fırın temizleyicilerde çeşitli zehirli maddeler bulunmakla birlikte en büyük tehlikeyi deriyi yakıp geçebilen asit ile gözler ve ciğerler için son derece tahriş edici olan amonyak oluşturur. Sprey tüplerindeki fırın temizleyicileri ise minik asit ve amonyak damlacıklarını kolayca solunabilecek, cilde ve gözlere temas edebilecek formda havaya dağıttıkları için tehlikelidir.

Bunlar yerine;

 

*1 bardak karbonat ile 4 kaşık çamaşır sodasını karıştırın. Fırının tabanına bolca su serpin, sonra da kiri toz halindeki karışımla kaplayın ve üzerine biraz daha su serpin. Gece boyunca öyle beklesin. Sabah, eski bir sünger ya da plastik sürtme teli ile kir ve yağları ovarak silin. Daha sonra süngere biraz arapsabunu koyup fırının kenarlarını, üstünü ve kapağının içini temizleyin, sabunundan iyice arındırmak için de ıslak bezle silin. Çok kötü lekeler metal sürtme teli kullanmanızı gerektirebilir.

* Mikrodalga fırın için; 1 fincan karbonatı su ile karıştırarak bir macun yapın. Fırının kapağını ve içini sünger üzerine koyduğunuz bu karışımla temizleyin. Sonra da iyice durulayın. (Fırın ılıkken döküntülerin üzerine tuz serpip 2 yemek kaşığı sodyum bikarbonat ve 1 bardak sıcak su ile bulamaç yapıp, bununla temizliğinizi yapabilirsiniz. Temizlikte metal olmayan sert, kalın kıllı bir fırça da faydalı olabilir.)

 

Bulaşık deterjanları

 

Piyasada satılan bulaşık deterjanlarının çoğunda yüksek düzeyde fosfat ve klor bulunur. Yanlışlıkla yutulursa çok önemli sağlık sorunlarına yol açar. Bu nedenle bulaşıklarınızın çok iyi durulanması gerekir. Düşük düzeyde klor gazları tehlikesiz kabul edilse de bulaşık yıkama süreci boyunca, küçük miktarlarda dışarı verilen klorun etkisiyle oluşan solunum zorluğu, göz yanması, yorgunluk, baş ağrısı gibi semptomlara yol açabilir. Bunun yanında klor, kanalizasyon sistemine karıştığında organiklerle birleşerek son derece tehlikeli bir kimyasal madde olarak bilinen trihalometanı meydana getirir. Klor aynı zamanda kanalizasyon sistemindeki maddeleri parçalama fonksiyonu olan yararlı bakteri ve mikroorganizmaları da çabucak öldürür. Bulaşıklar için kullanılan deterjanların da ana maddeleri petrol kaynaklı ve bu sebeple bakterilerce ayrıştırılıp doğaya tekrar kazandırılamıyor, genellikle de çeşitli kimyasal katkı maddeleri, sentetik esanslar, kokular ve renklendiriliciler içeriyor.

Bunların yerine bulaşık makinasında eşit miktarlarda boraks ve çamaşır sodası kullanabilirsiniz. Ağır lekeler için soda miktarını artırınız.

 

* Parlatıcı haznesine biraz beyaz sirke (elma sirkesi) ekleyerek bulaşık makinesinin içini temiz tutabilirsiniz.

 

Elde bulaşık yıkarken;

 

* Formulünde klor olmayan fosfor ve fosfatsız sıvı deterjanları kullanın ya da bir kalıp saf sabunu tavaya rendeleyerek üzerini örtecek kadar su ekleyin ve hafif ateşte eriyinceye kadar pişirin. Uygun bir kaba döküp, sıvı deterjanları kullandığınız gibi kullanın.

*Sıvı sabun veya arapsabunlu suya sirke katarak, bulaşıkta kullanabilirsiniz.

 

* Yanmış tencere/tavalarınızı tuzlu veya içinde patetes kabukları olan suda bir gece beklettikten sonra, kaynatıp temizleyebilirsiniz.

 

* Yanmış çaydanlıklarınız için, 1 çay kaşığı karbonat, 1 çay kaşığı tuz, yarım bardak sirke ve biraz suyu karıştırıp çaydanlığın içinde kaynatın.

 

Buzdolabı

 

* Kokuları çekmesi için hem buzdolabı hem de dondurucu bölümlerinde birer kutu karbonat bulundurun.

 

* Ayda bir kez buzdolabını durdurup tüm yiyecekleri dışarı çıkarın. 1 fincan karbonat ve yeterince arap sabununu, 4 lt sıcak suda karıştırın. Kutu ve tepsiler dahil tüm yüzeyleri bu karışımla temizleyip yarım bardak sirke karıştırılmış sıcak suyla durulayın.

 

Çamaşır deterjanları

 

Çamaşır ürünlerinin çoğu doğal ortamda ayrıştırılıp geri kazanılmayan malzemeler; fenol, amonyak, naftalin ve diğer zararlı kimyasal maddeleri içerirler.

* Mümkünse fosfat içermeyen deterjanları tercih edin veya toz sabun kullanın. Toz sabuna geçmeden önce çamaşırlarınızı bir kez sadece çamaşır sodası ile yıkayın. Bu yolla deterjan kalıntılarının sabun ile reaksiyona girip çamaşırlarınızı sarartma riskini ortadan kaldırmış olursunuz. Çamaşır sodasını sabunla beraber kullanırsanız çamaşırlarınızda hem parlaklık hem de ağartıcılara ödediğiniz paranın daha azını harcayarak beyazlık sağlarsınız.

 

* Fosfatsız deterjanları, koku gidermek, mikrop öldürmek ve beyazlatmak için 2 kaşık boraks ve 4 kaşık çamaşır sodası ekleyerek kullanabilirsiniz. Çalkalama aşaması için yarım bardak sirke ilave ederek hem renklerin canlı kalmasını, hem de havlularınızın yumuşamasını sağlayabilirsiniz. Yumuşatıcı gözüne yarım bardak sirke koyarak, deterjan kalıntılarını giderip suyu yumuşatmanız mümkün.

 

* Klorlu ağartıcılara alternatif olarak sıvı hidrojen peroksitten yapılmış beyazlatıcılar ya da toz halinde hidrojen peroksit kullanabilirsiniz.

 

Tuvalet ve su giderleri

 

* Yarım bardak karbonat ile yarım bardak sirkeyi tuvalete dökün. Fokurdama yaratan bu kimyasal reaksiyon sonunda tuvaletiniz kokulardan arınmış ve temizlenmiş olacaktır. Yine fırçaladıktan sonra üzerine bir kova kaynar su döküp sifonu çekin.

 

* 2 kaşık boraks, 1 fincan sirke ve 500 ml sıcak su ile hazırladığınız karışımı, tuvalet çevresi ve diğer yüzeylerdeki mikropları öldürmek için püskürterek kullanabilirsiniz.

 

Lavabo ve tuvalet açıcıların ana maddesi, cildi eritip geçebilecek özellikte aşındırıcı bir madde olan asittir. Yanlışlıkla yutulursa iç dokuları yakarak özafagus, mide ve bağırsak sistemine zarar verir.

Bunlar yerine;

 

* Öncelikle lavabo pompası ya da tesisatçı kılavuzu kullanın. Uygunsa lavabonun altını sökerek temizleyin. Mekanik çözümler daima kimyasal çözümlerden üstündür.

 

* Tıkanmış olan gidere, yarım bardak karbonat ve yarım bardak sirke döküp 15 dakika bekletin. Daha sonra sıcak su dolu bir çaydanlığı gidere boşaltın.

 

Mobilyalar

 

Mobilya cilalarının, özellikle de aerosol olanların normal kullanımı sırasında çıkan gazların kazara solunması ya da yutulması ciddi bir tehlike oluşturur. Bu cilaların yapımında pek çok zehirli madde kullanılır. İnsan için kanser yapıcı olduğundan şüphelenilen fenol, cilaların çoğunda bulunur. Fenol deriye temas ederse, şişme, soyulma, yanmaya neden olup kurdeşen ya da sivilceler oluşturabilir. Dahili olarak çok az miktarda bile alınması dolaşım sisteminin çökmesine, çırpınma, soğuk ter, koma ve ölüme neden olur. Mobilya ve yer cilalarında sık sık karşılaşılan diğer kimyasallar ise nitrobenzen (çok zehirli), akrilonitril, amonyak, deterjanlar, yapay kokular, nafta ve damıtılmış petrol ürünleridir.

Bunlar yerine;

 

* Bir ölçü bitkisel yağa, bir ölçü limonsuyu veya sirke karıştırarak ince bir şerit halinde uygulayıp iyice ovalayabilirsiniz.

 

* Ahşap yüzeylerdeki su izlerini bir parça diş macunu ile ovalayarak silebilirsiniz. Cilasını yitirmiş yüzeylere yarım litre bitkisel yağa 1 yemek kaşığı limon yağı ilave edip uyguladığınızda parlaklığı yeniden kazanabilirsiniz.

 

Cam ve Ayna Temizleyiciler

 

Cam temizleyicilerin çoğu su, amonyak ve biraz da mavi boya karışımından başka bir şey değildir. Amonyak içeren cam temizleyicileri fazlasıyla tahriş edici gazlar yayar ve kazara göze püskürtülürse zararlı olabilir. Kimi cam temizleyicilerinde, camın üzerinde bir tabaka oluşturan ve camı su-sirke karışımıyla silmek istediğinizde renkli çizgiler oluşmasına neden olan parafin de bulunur. Böyle bir durum oluşmuşsa, kimyasal kullanmadan pencerelerinizi temizleyebilmek için mumlu tabakayı çıkarmak amacıyla alkolle biraz ovmanız gerekecektir.

Bunlar yerine;

 

* 2 ml bitkisel kaynaklı sıvı sabun veya yeterince arap sabunu, büyükçe bir fincan sirke ve 500 ml sıcak suyu karıştırıp püskürtücülü bir şişeye doldurun. Temizlemek ve cilalamak için yüzde 100 pamuklu bir bez kullanın.

 

* Camlarınızı önce alkolle sonra da eşit miktarlarda katılmış sirke veya limonsuyu ve su karışımı ile temizleyin. 2 çorba kaşığı çamaşır sodası veya boraks ve 3 bardak su; 2 çorba kaşığı mısır nişastası, yarım bardak sirke ve 4 litre ılık su karışımları da işinizi görecektir. Pencerelerinize yukarıdaki karışımları püskürtüp doğal keten bir havlu, temiz, nemli güderi bez veya kauçuk cam sileceği ile temizleyebilirsiniz. Gazete kağıdı da bu amaçla sıklıkla kullanılmaktadır ancak, nemlendiklerinde kimyasal duman verirler.

 

Duvarlar

 

* 2 kaşık mısır nişastası ile yarım bardak sirkeyi 4 litre suda karıştırın. Süngerle uygulayıp yumuşak bir bezle kurulayın.

 

* 4 litre sıcak suya 2 kaşık boraks karıştırın. Süngerle uygulayıp yumuşak bir bezle kurulayın.

 

Dolaplar

 

* Formika dolap ya da tezgah üstlerini temizlemek için 2 ml bitkisel kaynaklı sıvı sabun veya yeterince arap sabunu, büyük bir fincan sirke ve 2 ml zeytinyağını, 125 ml ılık suya katıp karıştırın. Dolaplara püskürtüp süngerle temizliğinizi yapın ve ıslak bezle iyice durulayın.

 

Halılar ve kilimler

 

Halı ve döşemelik kumaşların temizliği için hazırlanmış şampuanların birçoğunun aktif maddesi, genellikle leke çıkarıcı olarak kullanılan bir çözücü olan perkloretilen’dir. Bu madde kanserojen olarak bilinir ve hemen görülebilen etkileri sersemleme, baş dönmesi, uyku hali, mide bulantısı, titreme, iştah ve oryantasyon kaybı olabilir. Uzun dönemli maruz kalma sonucu karaciğer ya da merkezi sinir sistemi zarar görebilir.

Halı şampuanlarında, yine insanlar için kanserojen etkilerinden şüphelenilen naftalin, etanol, amonyak ve deterjanlar bulunabilir. Halı ve kilimler çoğunlukla naylon, lateks, polyester, poliüreten, pvc/vinil klorid, akrelik gibi plastik malzemelerden yapılır. Plastik malzemeler doğal malzemelere göre çok daha fazla toz çeker ve tutar. Doğal malzemelerden oluşan bir duvardan duvara halınız varsa bile büyük olasılıkla zeminde poliüreten kullanılmıştır. Mümkünse sentetik malzemelerden ve duvardan duvara halılardan kaçınılmalıdır.

 

* Halılarınıza mısır nişastası veya sodyumbikorbonat serpip (ortalama büyüklükte bir odayı kaplayan halı için bardak) 30 dakika bekledikten sonra elektrik süpürgesi ile süpürün.

 

* Yeteri kadar arapsabununu sıcak suda köpürtüp uygun bir bezle sildikten sonra sirkeli su ile nemlendirdiğiniz bir bezle halının tüylerini yattığı yönde, zorlamadan silin.

 

Halı lekeleri

Çamur: Çamurun bulunduğu yeri tuzla ovun, bir saat kadar bekletin ve elektrik süpürgesiyle temizleyin.

Kahve: Sıvı soda ile lekeyi silin, süngerle temizleyin.

Kırmızı şarap: Kurumadan lekeyi tuzla kaplayın, kuruyunca elektrik süpürgesiyle temizleyin.

Meyve suları: Lekeye az miktarda kaynar su dökün ve süngerle silin.

 

Küf temizleyiciler

 

Küf temizleyicilerde; deriyle teması ve solunması durumunda zararlı, yutulması durumunda ise ölümcül bile olabilecek fenol, kerosen, pentaklorofenol gibi kimyasallar ve pestisitler (zirai ilaç) bulunur. Bu ürünlerde göz, boğaz, deri ve ciğerler için tahriş edici olan ve insanlarda kanser yapıcı etkilerinden şüphelenilen formaldehit de bulunabilir. Bunlar yerine;

 

* Yarım çay kaşığı çamaşır sodası, yarım çay kaşığı boraks, 2 ml bitkisel kaynaklı sıvı sabun veya yeterince arapsabunu ve büyükçe bir fincan sirkeyi, yarım litre çok sıcak suda karıştırın. Püskürtücülü bir şişeye koyup duş çevresindeki duvarlar ve duşakabinlerdeki kir, sabun köpüğü lekeleri ve mineral kalıntılarını temizlemek için kullanın. Daha sonra sirkeli su ile durulayıp yumuşak bir bez ile cilalayabilirsiniz.

 

* Plastik duş perdelerini eldivenle, ılık suda 2 kahve fincanı boraksla yıkayın. Asarak güneşte kurutun.

 

Koku Gidericiler

 

Oda deodorantlarının çoğu hiçbir şekilde havadaki kötü kokuları yok etmez. Bazıları rahatsız edici kokuları, hoş kokularla örtmeye çalışır, bazıları da burun yollarını yağlı bir tabakayla kaplayıp koku alma duyumuzu engelleyen bir kimyasal yayar. Oda deodoratlarında bulunan kimyasal maddelerden bazıları naftalin, fenol, kresol, etanol, ksilen ve formaldehit’tir.

Bunlar yerine;

 

* Püskürtücülü bir şişede 500 ml sıcak su içine, yarım çay kaşığı karbonat, 1 çay kaşığı limon suyu ve 2-3 damla arzu ettiğiniz bir bitkisel yağı ekleyerek karıştırın. Havayı tazelemek için ve kötü kokuları gidermek istediğiniz yerlerde havaya püskürterek kullanın.

 

* Bir kaşık sirke, karbonat, uçucu yağlar, doğal malzemelerden yapılmış tütsüler ya da potpuri (kokulu bitkiler, hoş kokulu kuru çiçek ve baharatlardan hazırlanmış karışımlar) hoş olmayan kokuları emer.

 

* Birçok bitki havadaki kirliliği emerek etkisiz hale getirir. Ne kadar çok bitki bulunursa etkileri o kadar artar. En etkili bitkiler arasında sarısabır, İngiliz sarmaşığı, incir ağacı, kasımpatı ve kurdele çiçeğini sayabiliriz.

 

Vücut temizliği

 

Vücut temizliğinde dikkat edilmesi gereken en önemli nokta toz ve kirle kapanan gözeneklerin açılarak oksijen almasını sağlamaktır. Her gün sabunla yıkanmak vücut yağlarını alıp cildi kurulaştırabilir. Ayrıca çok sık ve fazla sürülen kremler de gözenekleri kapatarak oksijen alımını engeller, bu da cilt sağlığı için sakıncalıdır.

Her gün ılık suyla ve lifli bir bezle hafifçe yapılacak bir temizlik cildin nefes alması için yeterlidir. Ayrıca gerek oldukça ponza taşı da topuk ve nasırlar için kullanılabilir. Saç bakımı için daha çok bitkisel özlü doğal şampuanlar kullanmayı tercih edin. Sık sık şampuan değiştirmek de saçı yıpratır.

 

Saç bakımı

 

* 2 yumurta sarısını sıcak suyla iyice çırpın, saçınıza masaj yaparak yedirin, 10 dakika bekledikten sonra durulayın.

 

* Alman papatyasını kaynatın, süzün. Yumurta akını çırpıp bununla karıştırın. Saçlarınıza iyice yedirip biraz bekledikten sonra durulayın.

 

* Saçlarınızın parlaması için bir demet maydanozu 20 dakika kaynatın. Suyunu durulama suyu olarak kullanın. Ayrıca 1 avuç ısırgan otunu 2 bardak suda kaynatıp durulama suyu olarak kullanmanız da saçlarınızda parlaklık sağlayacaktır.

  

* Boraks kolay çözünmeyen bir madde olduğu için, ağırlığınca 22 kat su içinde veya ağırlığınca yarısı kadar kaynar suda çözmek gerekir.

 

** Tüm kaşık ölçülerinde çorba kaşığı baz alınmıştır.

 

Aerosoller

 Amonyak, sentetik koku maddeleri ve diğer zehirli maddeleri içeriyor. Artık sera etkisine ve ozon tabakasının tahribine yol açan CFC’ları içermiyor olsalar da, yeni nesil itici gazlar üretime yeniden kazandırılamayan kapları ile insan ve çevre sağlığını tehdit etmeyi sürdürüyor. Laboratuvar çalışmaları yeni nesil itici gazların içerdikleri bütan, izobütan ve propan gazları sebebiyle kalp, merkezi sinir sistemi ve akciğerler için zararlı olduklarını gösteriyor. Kötü kokuları maskelemek için aerosollerde kullanılan maddeler burundaki geçitleri kaplayarak ve sinirleri işlevsiz kılarak koku hissini zayıflatıyor. En iyisi mümkün olduğunca aerosol kullanmamak ve önerdiğimiz karışımları pompalı spreylerle kullanmak.

 

Deterjanlar ve fosfat

 

Çamaşır ve bulaşık deterjanlarının performansını artırmak ve suya yumuşaklık vermek için kullanılan fosfatın, çevre üzerindeki etkileri başta ABD olmak üzere, gelişmiş ülkelerin en önemli çevre sorunlarından biri haline gelmiştir. Örneğin; Avusturalya’da atıksu sistemlerine aktarılan fosforun yüzde 30’u, fosfatın da yüzde 20’si deterjan kaynaklıdır.

 

Fosfat, ırmakları, gölleri ve fazla akıntı olmayan körfezleri istila eden zehirli mavi-yeşil alglerin (yosunların) ana nedenidir. Deniz, akarsu ve göllerde en belirgin kirlenme çeşitlerinden biri, aşırı üretim anlamına gelen ötrofikasyondur. Suyun yeşil ve bulanık bir renge dönüşmesine, kıyılarda fosfatla beslenen yosunların (alglerin) birikmesine yol açar. Aşırı fosfat ile birlikte insan tarafından sulak alanlar ve denizlere yüklenen diğer bitki besin maddeleri, bu yosunların çok büyük miktarda üremesine, hızlı büyümesine sebep olur. Bu yosunların dibe çöküp ayrışması sonucu, dip suların oksijeni tükenir ve hidrosülfit gazı (çürük yumurta kokusu) ortaya çıkar. Bu, suda yaşayan canlı hayatın sonunu hazırlar. İzmir Körfezi, Köyceğiz Gölü fosfat kaynaklı kirlenmenin ve ötrofikasyonun iki örneğini oluşturuyor.

Deterjanlardaki fosfor oranı 3 ile çarpıldığında fosfat oranına ulaşılır. Örneğin; yüzde 8 fosfor, yüzde 24 fosfata eşdeğerdir.

 

Kâğıt Temizlik Ürünleri

 

Kağıttan temizlik ürünleri bir anda nasıl da, pamuktan havlularımızın, bezlerimizin yerini aldı. Sorgusuz, sualsiz kabullendik tuvalet kağıtlarını, peçeteleri, havluları…

Kağıt endüstrisinin "al, at" diyerek verdiği pasla, kendi kalemize bir güzel "gol" atıyoruz. Kolay, hazır, yıkama derdi yok, temiz görünümlü, alıyorsun bir sefer kullanıp atıyorsun. Oysa kendimizi, geleceğimizi atıyoruz çöpe.

 

Bir kağıt havlu ne kadar kötü olabilir ki?

 

Yeterince kötü, açıkça söylemek gerekirse ölümcül olabilir. Kağıt havlularla ilgili problem en başta dioksinin varlığından kaynaklanıyor. 75 üyeden oluşan kimyasal ailesine "dioksin" adı veriliyor. (Bunlardan biri Vietnam Savaşı’nda ABD tarafından bir silah olarak kullanılmıştı.) Dioksinler, kağıt sanayinde, klorla ağartma işlemi sırasında oluşuyor ve araştırmalar evlerimizde kullandığımız ürünlerde dioksinin izlerine dikkat çekiyor.

Araştırmacılar zehirli kimyasallar sıralamasında başı çeken dioksinlerin, östrojen gibi "doğal steroid" hormonlarını taklit ederek birçok biyokimyasal reaksiyonu başlattığından söz ediyor. En ufak miktarları bile, akne ve eklem ağrılarından uykusuzluğa, kansere, doğum bozuklukları ve bağışıklık sistemi zayıflığına kadar çeşitli rahatsızlıklara sebep olabiliyor. Dahası dioksinler ve kuzeni "furans" yağda çözünür olduğundan bedenimizdeki yağ hücrelerinde birikme eğilimi gösteriyor. Dioksinlere anne sütünde dahi sıklıkla rastlanıyor. Bebekler yetişkinlere göre 200 kat fazla dioksine maruz kalabiliyor.

 

Satın aldığımız tuvalet kağıtları, kağıt mendiller, süt veya meyva suyu kartonları, tamponlar, kahve filtreleri, tek kullanımlık çocuk bezleri, peçeteler, kağıt tabakalar vs. eğer klorlu ağartma işleminden geçiyorlarsa düşük dozlarda dioksin içeriyor. Dioksinler bu ürünlerin herhangi birinden yiyeceklere ve vücudumuzun duyarlı kısımlarına geçebiliyor.

 

Bu bileşiklerin en ufak miktarının bile laboratuvar hayvanlarında kansere sebep olduğu belirtiliyor. ABD Çevre Koruma Bürosu dioksinleri "olası insan kanserojeni" sınıfına alıyor.

 

Kullandığımız bu ürünler çöplüklerde yakıldığında dioksinler, hava yolu, sanayinin kirlettiği su kaynakları, bu su kaynaklarıyla sulanan tarım ürünleri ve su ürünleri yoluyla da bize ulaşabiliyor. Bu arada kağıt hamuru ve kağıt fabrikalarının atıksularının içerdiği tek zehirli madde dioksin değil. Ontario Çevre Bakanlığı’nın 1986 yılında yaptığı araştırmada alüminyum ve çinko dahil dikkat edilmesi gereken 41 madde (benzen, kadmiyum, kurşun, civa PCB’ler, tölüen vs.) tespit edilmiş.

 

Dioksinlerden korunma

 

İyi haber; dioksinlerden, ağartılmamış veya klor içermeyen kağıt ürünleri kullanarak kurtulabilirsiniz. Kötü haber ise; düşük talepten dolayı bunların piyasada bulunmalarının zor oluşu.

Diğer bir çözüm ise geri dönüşümlü kağıt kullanmak. Geri dönüşümlü kağıtlarda diğer ürünlere göre daha az ağartma yapılıyor. Düşük sıcaklıklarda çalışılıyor olması da geri dönüşümlü kağıtta dioksin oluşumunu azaltıyor.

 

Avrupa’da birçok kağıt fabrikasında, ağartma işlemlerinde klor yerine "oksijen", "peroksit" ve "sodyumhidroksit" kullanılıyor. Fakat teknoloji değişiminin maliyeti kağıt sanayini bu alternatiflerden uzak tutuyor.

Hiç şüphe yok ki, bu problemin cevabı çevreci tüketicilerin yapacakları alışveriş tercihlerinde ve örgütlü tüketici baskısında, hatta kağıt havlu gibi ürünleri hiç almamakta. Bizler bu ürünleri tüketmeyi sürdürdükçe, firmalar ekonomik açıdan başarılı kağıt üretimlerini değiştirmeye girişmeyecekler.

 

Doğal Temizlik Nasıl Olur?

 

Hem de sirke, limon, soda ve şeker kullanarak!

 

Kimyasalların yaratacağı tehlikeyi uzaklaştırmanın birinci yolu, bu maddeleri evimize sokmamaktır. İkinci yolu ise, bu kimyasallar yerine alternatif ürünler kullanmaktır. Bundan sonra da evinizde kimsayal ürünlerin birikmesine müsaade etmeyerek, en kısa sürede onlardan kurtulmalısınız. Temizlik ürünlerinin içindeki toksik (zehirli) maddeler, sağlık açısından taşıdığı riskler ve yapılan güvenilirlik testlerinin sonuçları, ambalaj kutularının üzerinde bildirilmez. Çünkü üreticileri buna zorlayan bir yönetmelik yok. Bu nedenle ürünü kullandıktan sonra ne gibi komplikasyonların ortaya çıkacağını bilmek mümkün değil. Kesin olan şu ki, bu ürünlerin içinde kimyasal maddeler var. Ve bunların kısa, orta ve uzun vadede sebep olabileceği çeşitli zehirleyici etkiler vardır. Örneğin, kullanma sırasında ortaya çıkan toksik buharlar, kısa vadede baş ağrısı, halsizlik, göz yanması, cilt tahrişleri gibi hafif ve orta derecede zararlar yaratabilir.

 

Uzun vadede akciğer sorunları, kanser, kalp hastalıkları gibi bağışıklık sistemiyle ilgili ciddi hastalıkların ortaya çıkmasına neden olabilir. Evdeki temizlik ürünlerini hiçbir zaman mutfakta veya yemek yapılan, yiyecek depolanan yerlerin yakınında bulundurmayın. Bu ürünlerin içeriğindeki uçucu kimyasallar, yiyeceklerinizi ve dolayısıyla sizi etkileyebilir.
Neyse ki, bu tehlikelerden uzak kalabilmek için kolaylıkla bulabileceğimiz doğal maddeler var. Herkesin bildiği sirke, likit sabun, boraks, tuz, su ve limon suyuyla kendi temizlik malzemenizi kendiniz üretebilirsiniz.

 

Sirke ve Limonla Işıldayın…

 

Bazı mobilya ve yer cilaları, kanserojen bir kimyasal olan ‘fenol’ içerir. Fenol, ciltle temas ettiğinde soyulma, kabarıklık, yanma ve sivilce oluşumuna neden olur. Bir şekilde ağızdan alınırsa dolaşım bozukluğu, şok, koma ve ölüme sebep olabilir. İçeriğindeki bir diğer kimyasal da, aşırı derecede zehirli olan ve cilt tarafından kolayca emilen ‘nitrobenzen’dir. Uzun vadede kanser, genetik bozulma, prematüre doğumla kalp, karaciğer, böbrek ve merkezi sinir sistemi hastalıklarına yol açar. Uygulama sırasında çıplak deriye temas ettiğinde cilt tarafından emilerek zehirlenmeye sebep olur. Uygulama sonrasında buharlaşma devam edeceği için ortamı çok iyi havalandırın. Su bazlı deterjanları tercih edin. Eczaneden alacağınız ‘mineral oil’i bir bezle mobilyaya uygulayabilirsiniz. Mobilya cilası olarak ahşabın emebileceği mutfağınızdaki herhangi bir yağı da kullanabilirsiniz. Organik olduğundan kokusu kısa sürede geçer.

- 1 kaşık zeytinyağı, 1 limonun suyu, 1 kaşık konyak veya viski, 1 kaşık suyu iyice karıştırıp taze olarak kullanın.
- 3 ölçü zeytinyağıyla, 1 ölçü beyaz sirkeyi ya da 2 ölçü nebati yağla, 1 ölçü limon suyunu karıştırıp kullanın.
- Ceviz mobilyalar için 1 litre bira, 1 yemek kaşığı şeker, 2 yemek kaşığı arı mumunu kaynatın, soğutup uygulayın.
- Tahta zeminlerde, 4 litre sıcak suya, 1/4 bardak sıvı sabun, 1 bardak beyaz sirke veya limon suyu, güzel kokması için de bir miktar taze bitkisel çay ekleyin.
- Linolyum zeminler için, 1 bardak suya 3 kaşık mısır nişastası ekleyin.
- Mobilya kumaşların temizliğinde, 1/4 bardak sıvı sabunu, 3 kaşık suyla karıştırın ve temiz bir bezle zemine uygulayın.

 

Mikroplar Yok Olmaz...

 

Dezenfekte edicilerin çoğu uçucudur ve teneffüs edilmesi tehlikelidir. İçeriğindeki aktif madde ‘kresol’dür. Kresol, cilt ve solunum yoluyla kolayca alınabilen bir kimyasal olup, karaciğer, böbrek, akciğerler, pankreasta hasara neden olur. Bulunduğu ve kullanıldığı yerlerin çok iyi havalandırılması gerekir. Temizliğe aşırı düşkün olan ve sürekli dezenfektan kullananlar, dikkatli olmalıdır. Tanıtım reklamlarında genelde bu tür ürünlerin ‘tüm mikropları’ öldürdüğü söylenir. Fakat hiçbir dezenfektan bunu yapamaz, ancak mikropların sayısını azaltırlar. Mikroplar o kadar yoğun ve çeşitlidir ki, bir süre sonra tekrar üremeye başlarlar. Bazı banyo temizleyicileri ve dezenfektanlar, sodyum hidroksit, sodyum hipoklorid ve fosforik asit içerir. Ve bu ürünlerin buharları göz, cilt ve iç organlarda yangıya neden olabildiği için çok dikkatli davranmak gerekir. Mutlaka bu ürünler kullanılacaksa, pencereler açılarak mekan havalandırılmalı ve cildi koruyacak bir eldiven kullanılmalıdır.

Ne yapmalı?

Kaynar su, pratik bir yöntemdir. 4 litre kaynamış suya 3/4 bardak boraks atıp karıştırarak iyi bir dezenfektan elde edebilirsiniz. Banyo küvetini ve duşu temizlemek, mantardan arındırmak için de, bir kabın içindeki 1/2 bardak pişirme sodasının üzerine yavaş yavaş sıcak su döküp macun haline gelene kadar karıştırın, sonra da zemin üzerinde uygulayın.
Zor çıkan mantarlar için fırça kullanmak gerekebilir, dar yerler için eski bir diş fırçası kullanılabilir.

 

Bulaşık Yıkarken

 

Bulaşık Deterjanları

 

Bu ürünlerin içeriğinde, petrol türevi olan maddeler bulunur. Likit deterjan, renk veren kimyasal boya ve suni koku veren maddelerden oluşur. Bazılarında, sudaki klorla birleştiğinde zehirli buharlar çıkartan amonyak bulunabilir. Renklendirilmiş olanlar kurşun veya kanserojen maddeler içerebildiğinden renksiz olanları tercih edin. Koruma eldiveni giymek cildinizin ve vücudunuzun zarar görmesini önler. Bazı bulaşık yıkama sıvıları bitkisel esaslı sabun içerirler.
- Bulaşık yıkama suyunun içine normal likit sabun ve bir miktar limon suyu koymak veya yıkama süngerini normal sabuna sürmek, deterjandan zarar görmenizi engelleyecektir. Suyun fazla sert olması halinde bardaklarda lekeler oluşmasını önlemek için birkaç çay kaşığı boraks ilave ederek suyu yumuşatabilir, sabundan da tasarruf edebilirsiniz.

 

Bulaşık Makinası Deterjanları

 

Birçok bulaşık makinesi deterjanı suyla temas ettiğinde aktive olarak toksik klor gazı çıkarır. Bu gazların mutfakta yoğunlaşması halinde baş ağrısı, yorgunluk, göz yanması şikayetleriniz olabilir. Yeterince çalkalama yapılmadığında makineden çıkan cam eşyalar üzerinde ince bir film tabakası görebilirsiniz. Sabunla elde yıkanan bir bardağı, makineden aldığınız bardakla karşılaştırıp, koklayın. Hatta su için, neticeyi görün.
-2 yemek kaşığı pişirme sodası ile 2 yemek kaşığı boraksı karıştırarak, kendi bulaşık deterjanınızı yapın.

 

Doğal Bulaşık Makinası Deterjanı Nasıl Yapılır?

 

İşte, bu maddeleri kullanarak tahta kaşıklarınızı, bebeğinizin biberonlarını gönül rahatlığıyla yıkayabileceğiniz doğal deterjanları evde üretebilirsiniz. Bulaşıklarınızı daha temiz ve parlak yapacak doğal bir temizleyici için gerekli malzemeler şunlar: Bir bardak boraks (aktarlarda, eczanelerde, kimyasal madde satıcılarında, zirai ürünler satan dükkânlarda kolayca bulabilirsiniz) maddesi... Bir bardak yemek sodası… Aynı bardağın dörtte biri kadar tuz… Dörtte biri kadar limon tuzu, yani citric asit (iri kristalli değil, rondoda toz hâline getirilmişi). Bulaşıklarınızın portakal, limon, mandalina vb. kokması için de bu ürünlerin yağlarından küçük bir miktar.

Yapılışına gelince… Plastik bir kapta önce tuz ve 30 damla yağ iyice karıştırılıyor. Ardından diğer malzemeler de ekleniyor. Kabın içindeki malzemeler iyice harmanlandıktan sonra kapalı bir yerde muhafaza ediliyor. Her yıkama için bu karışımdan 1-1,5 çorba kaşığı kullanılıyor. Bulaşıklarınızın ışıl ışıl olması için de makinenizin parlatıcı bölümünü elma sirkesiyle doldurmanız şart. Kullanılan suyun kireç oranına göre karışıma eklenen yemek sodası ve limon tuzu oranları artırılabilir. Malzemelerin miktarı ne kadar artarsa artsın sağlığa zararlı değil, çünkü tamamen doğal.

 

Bu karışım bulaşık makinesinde kullanıldığında araç-gereçler hem temizlenecek hem de parlayacak. Üstelik makineden portakal veya limon kokuları gelecek. Yıkama sonrasında bazı cam ürünlerinde hafif su lekeleri kalabilir. Hemen üzülmeyin. Bu görüntüyü ortadan kaldırmak veya daha aza indirmek için kurutma programı biter bitmez makinenin kapağını açarak bulaşıkları havalandırmanız kâfi.

Peki, elde yıkanacak bulaşıklar için neler yapmak lazım?

Bunun için de önerimiz şöyle: Bir kalıp doğal sabun rendeleniyor ve üzerini örtecek şekilde içi suyla dolu bir kabın içine konuluyor. Hafif ateşte sabun tozu eritiliyor. İçine yarım tatlı kaşığı boraks ve yarım tatlı kaşığı da çamaşır sodası ekleniyor. Ardından iyice karıştırılıyor. Her yıkamada bu karışımdan bir tatlı kaşığı alıp kullanılıyor. Eğer bu yöntem “Beni çok uğraştıracak” derseniz, bulaşık makinesi için hazırladığınız karışımın aynısını, meyve yağı koymadan yapabilirsiniz. Bundan sıcak suya iki yemek kaşığı ekleyip bir yemek kaşığı da arap sabunu ya da bir çay kaşığı bulaşık deterjanı ilave edebilirsiniz. Bu karışım çok az köpürüyor ama bulaşıkları harika temizliyor ve büyük oranda da su lekesi bırakmıyor.

Mutfaklarda ocak ve fırınları temizlerken kullanılan krem temizleyiciler için de alternatifler var. Mesela temizleyeceğiniz yüzeye biraz karbonat, biraz tuz ve birkaç damla sirke damlatarak hafifçe ovuşturmanız yeterli. Aynı sonucu alacağınızdan emin olabilirsiniz.

 

Peki, ya yüzey temizleyicileri? Piyasada ‘yüzey temizleyici’ diye satılan ürünlerin hepsinde insana ve çevreye zararlı kimyasallar bulunuyor. Bunu anlamak için içerik kısmına yazılmış ‘anyonik aktif, noniyonik aktif’ ifadelerine dikkat etmeniz yeterli. Kimyager Ayşe Kuralay, zararlı kimyasalların ekstra temizleme gücünün olmadığını söylüyor. Ayşe Hanım’ın önerdiği alternatiflere gelince: “Ahşap temizliği için bir yemek kaşığı limon suyu ile iki yemek kaşığı zeytinyağını karıştırın. Karışımın küçük bir miktarını temiz toz bezine dökün ve ahşap yüzeyi dairesel hareketlerle ovun. Karışımı sprey şişesine koyup yüzeye püskürterek de uygulayabilirsiniz.”

 

Oda Spreylerinden Uzak Durun !

 

Genel ev temizliği için de sıcak suyun içine bir yemek kaşığı boraks ile bir yemek kaşığı sıvı arap sabunu koymanız yeterli. Karışım, yerleri dezenfekte edip çok iyi temizliyor.

 

Eğer bu işlemin ardından odanızın hoş kokmasını da isterseniz, o zaman yine doğal bir takviyeye ihtiyacınız olacak. Yarım litre sıcak suyun içine yarım çay kaşığı karbonat, bir çay kaşığı limon suyu ve 3-4 damla bitkisel yağ (yasemin, lavanta, papatya, limon, çay ağacı, çam ağacı yağı olabilir) karıştırıp odaya püskürtebilirsiniz. Evlerin güzel kokması için asla oda spreyleri tercih edilmemeli. Çünkü oda deodorantları havadaki kötü kokuları yok etmiyor, sadece rahatsız edici kokuları, hoş kokularla örtmeye çalışıyor. Bazıları da burun yollarını yağlı bir tabakayla kaplayıp koku alma duyumuzu engelleyen kimyasallar yayıyor. Oda spreylerinde kullanılan zararlı maddeler arasında ise naftalin, fenol, kresol, etanol, ksilen ve formaldehit gibi maddeler sıralanıyor.

 

Fırın Temizleyicileri…

 

Fırın temizleme maddelerinin çoğu, kostik ve amonyak içerir. Özellikle sprey şeklinde olanlar havada zerrecikler oluşturup, rahatlıkla cilde, gözlere ve akciğerlere zarar verebilir. Kullanırken mutlaka iyi bir havalandırma sağlayın. Ciltle temasını önlemek için lastik eldiven kullanın. Temizlik işleminden sonra fırın hâlâ kimyasal madde kokuyorsa, kapağını açın ve mutfağı uzun süre havalandırın. Fırın alırken, kendi kendini temizleyenleri tercih edin.

 

- Bir sprey şişesinin içine, 2 yemek kaşığı likit sabun, 2 yemek kaşığı boraks ve sıcak su koyarak iyice karıştırın. Karışımı fırın duvarlarına püskürtün. 20 dakika bekledikten sonra tahta veya çelik tel yumağıyla kirleri kazıyın. Fırının içini kirler üst üste birikmeden temizlemelisiniz. Böylece kimyasal madde kullanmak zorunda kalmazsınız.
- Mikrodalga fırını temizlemek için, 3-4 kaşık kek karbonatını bir miktar suda eritip macun kıvamına getirin. Daha sonra ıslak bezle fırındaki kalıntıları alabilirsiniz.

 

Çamaşır Yıkarken…

 

Yumuşatıcılar

 

Yumuşatıcıların kumaş üzerinde bıraktıkları artıklar kolay çıkmaz. Sürekli cildinize temas ederek alerjik reaksiyonlar, cilt tahrişi ve göz yanmasına sebep olur. Yumuşatıcılara ilave edilen parfümler de bazı kişilerde alerjiye sebep olabilir. Sprey şeklinde olanlar havada toksik mikroskopik zerrecikler bıraktıklarından solunum yollarını tahriş eder.
Yumuşatıcılar, sentetik kumaşlardaki statik elektriklenmeyi engellemek için üretilmiştir. Doğal kumaşlarda böyle bir sorun olmadığı için kullanılmalarına gerek yoktur. Bu nedenle çamaşırları yıkamadan ayırmak faydalı olur.
-Çalkalama sırasında suya ilave edilecek 1/4 bardak pişirme sodası, boraks veya beyaz sirke, makinedeki çamaşırlar için yumuşatma görevi üstlenecektir.

 

Sabun ve Deterjanlar

 

Petrol esaslı sentetik likit deterjanlar, kumaş üzerinden çalkalama sırasında tam anlamıyla atılamazsa, cilt ve solunum yolu tahrişlerine, bazı alerjilere neden olabilir. Deterjanda etoksi-alkol bulunuyorsa, bu madde kanserojen olan ‘1.4 Dioxan’ içerebilir. Yıkama sırasında mekanı iyice havalandırın.
Deterjanlar, sentetik elyaflı kumaşlar için geliştirilmiştir. Pamuk, keten, yün ve ipekten üretilen kumaşlarda deterjana gerek yoktur, bunlar doğal sabunla yıkanmalıdır.
Deterjan alırken, hangi kimyasal maddeleri içerdiğine mutlaka bakın. Deterjandaki petro kimyasal ürünler, ağartıcılar, sentetik beyazlatıcılar ve koku veren maddeler, çevre kirliliğine neden olur. Sabun ise doğal mineraller ve doğal yağlar içerdiği için çevre dostu bir üründür.

- Bazı hallerde sabuna bile gerek yoktur. Bu gibi durumlar için, bir bardak soda, beyaz sirke veya boraks karışımı kullanabilirsiniz.
- Bu alanda kullanılabilecek bir başka etkili ürün de, son yıllarda yoğun olarak kullanılan ve iyi netice alınan, içinde bio-seramik bilyecikler olan çamaşır toplarıdır. Bu toplar suya iyonize oksijen verir. Bunlar, çok daha az deterjan kullanılarak lekelerin daha kolay çıkmasına yardımcı olabilir.

 

Kuru Temizleme

 

Aslında kuru olmayan bu yöntemle, giysileriniz çekmeden, boyası çıkmadan, su lekesi olmadan, yünlüler matlaşmadan temizlenmektedir. Uygulamada kullanılan madde genellikle ‘perkloretilen’dir. Buharı teneffüs edildiğinde, kanser, karaciğer hasarı, merkezi sinir sistemi çöküntüsü, baş ağrısı, halsizlik, uykusuzluk, iştah kaybına sebep olan kimyasal bir kimyasaldır.

-Eşyalarınızı kuru temizlemeden eve getirdiğinizde ilk işiniz ambalajı çıkartıp, açık havada bırakmak olmalıdır, bu süre birkaç gün olabilir. Sıcak havada çabuk buharlaşır. Odada tutacaksanız pencereleri açın ve iyice havalandırın. Koku tam anlamıyla yok olunca, elbiselerinizi dolabınıza kaldırabilirsiniz.

 

Evde Doğal Deterjan Yapımı

 

Özellikle küçük çocuğu olan ve astım hastalığı olanlar için kullanması tavsiye edilen evde yapılan çamaşır makinası deterjanı…

 

Çamaşır makinesi için:

 

 

1 Çorba kaşığı boraks,

1 Çorba kaşığı çamaşır sodası,3

 

½ Çorba kaşığ karbonat

Hazırlanışı:Malzemeleri deterjan gözünüze koyun ve makinenizi çalıştırın. Bu karışıma dilerseniz 1 ölçü doğal zeytinyağı sabunu rendesi de ekleyebilirsiniz. Renkliler için kullanırken doğal zeytinyağı sabunu rendesini 2 ölçü olarak arttırın boraks ve çamaşır sodası miktarını da yarım ölçü olarak azaltın. (Örnek: 2 çay bardağı doğal sabun rendesi, yarım çay bardağı çamaşır sodası ve boraks, çeyrek çay bardağı karbonat)

Boraks ile doğal sıvı çamaşır deterjanı

 

5 litre su (1 litresini kaynamış olacak)

 

2 su bardağı zeytin yağlı sabun rendesi (1 su bardağı arap sabunu da olabilir)

1 su bardağı boraks

 

1 su bardağı çamaşır sodası

 

10 ml. dilediğiniz doğal aromatik yağ (lavanta yağı, portakal yağı, palmarosa yağı)

Doğal aromatik yağı, boraks ve çamaşır sodası ile iyice karıştırın daha sonra doğal sabun rendesini ve kaynamış suyu ekleyerek karışım homojen hale gelene kadar iyice karıştırın. Son olarak kalan suyu ekleyin. Bu karışımdan deterjan gözüne her seferinde 1 çay bardağı ekleyerek kullanın.

 

Kimyasalların Yol Açtığı Hastalıklar

Rengârenk ambalajlarıyla dikkat çeken temizlik ürünlerinin birçoğu kanserojen etkiye sahip. Hatta içlerinde sinir sistemi hasarı, cilt hastalıkları, ağız, mide, boğaz iltihabı yapanlar; karaciğer, böbrek, akciğer, pankreas ve dalakta hasara sebebiyet verenler var. Bazıları da merkezî sinir sistemini etkileyerek depresyon, sinirlilik ve hiperaktiviteye yol açıyor. Gündelik hayatımızda kullandığımız ürünler 55 binin üzerinde kimyasal çeşit içeriyor. Her yıl da bunlara binin üzerinde yenileri ekleniyor. Çoğu yeterince test edilmeden ve belirli bir mevzuata tabi tutulmadan piyasaya sürülüyor. Sonra bunların büyük bir kısmı doğrudan kanalizasyona akıyor ve su sistemlerimize karışıyor. Söz konusu kimyasallar, sonunda "fazla yüklenme" ile vücudumuzda depolanıyor ve zehirli olma düzeyine ulaştığında da yukarıda sayılan hastalıklar ortaya çıkıyor.

Ev Hanımları Daha Büyük Tehlikede

Dokuz Eylül Üniversitesi Çevre Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mustafa Odabaşı'nın yaptığı bir araştırmaya göre çamaşır suyu, deterjan, parfüm gibi maddeler kimyasal reaksiyonlar sonucu kanserojen etki yapıyor. Amerika Çevre Koruma Kurumu’nun (US Environmental Protection Agency - EPA) yaptığı bir araştırma da ev temizlik ürünlerinin dışarıdan gelen toksinlere göre üç kat daha fazla kanserojen etkiye sahip olduğunu ispatlıyor. 15 yılın verilerini değerlendiren Uluslararası Kanser Kurumu (NCA) da ev hanımlarının çalışanlara göre yüzde 54 daha fazla kanser riski taşıdığını belirledi.

Kimyasallar 26 saniyede tüm organlara geçiyor

Kimyasallar vücudumuza soluma, yutma ve temas yoluyla geçiyor. Kesinlikle kullanılmaması gereken başlıca kimyasallar ve zararları şunlar:

*Alkol (etanol, izopropanol) ev deodorantlarında, yüzey temizleyicilerde kullanılıyor ve sinir sisteminde hasara yol açabiliyor.

*Sodyum Hpoklorit diye tanımlanan çamaşır suyu ağız, mide ve boğazda iltihap yapıyor. Mukoz tabakasını bozuyor. Gözleri tahriş ediyor. Solunum yollarında hastalıklara sebebiyet veriyor.

*Petrol Distilasyon ürünleri göz ve deriye zarar verebiliyor.

 *Cam ve tuvalet temizleyicilerde sıklıkla kullanılan amonyak baş ağrısı yapıyor. Akciğeri olumsuz etkiliyor.

 

*Mobilya ve yer temizleyicilerde bulunan fenol ile kresol (dezenfektan) ve nitrobenzen doğrudan kanserojen madde olarak anılıyor.

 

*Diğer bir kanserojen madde de formaldehit. Bu da birçok temizlik mamulünde koruyucu olarak kullanılıyor.

 

*Halı temizleyiciler içinde bulunan Perkloro etilen ile Ttrikloro etilen de kanserojen etkiye sahip maddeler.

*Mide yanması, görme bozukluğu yapan Hidro klorik asit de tuvalet temizleyicilerinde var.

 

*Güve ilacı diye bilinen ve Avrupa ülkeleri ile Rusya’da yasaklanan naftalin ya da Para Dikloro Benzen hem kansorejen etkiye sahip hem de sinir sistemini olumsuz etkiliyor.

 

İşin en kötü tarafı ise temizleyici ürünlere maruz kaldıktan sadece 26 saniye sonra kimyasalların izi vücudun bütün organlarında görülebiliyor olması.

Önemli notlar…

*Bebe yağları petrolden üretiliyor. Yeni doğan bebeklerin tenini sızma zeytinyağı, üzüm çekirdeği yağı, badem yağı karışımıyla nemlendirmek gerekiyor.

*Günlük kullandığımız tuvalet kâğıtları, peçeteler, mendiller, çocuk bezleri, tamponlar ve süt kutuları dioksin denilen konsorejen bir madde içeriyor. Sebebi ise fabrikalarda kâğıtları beyazlatmak için kullanılan klor. Dolayısıyla oksijenle ağartılmış kâğıtlar tercih edilmeli. Ürün paketlerinde kâğıtların hangi yöntemle beyazlatıldığı yazmıyor. Her markanın müşteri hizmetlerini arayarak bilgi almakta fayda var. Yalnız bir markanın televizyon reklamında bu önemli ayrıntı küçük puntolu harflerle hızla ekrandan geçiyor.

*Halılarınızı kimyasallarla temizlemeye çalışıp evdekilerin sağlığını bozmak istemiyorsanız, boraks ve karbonat karışımını halılarınızın üzerine serpebilirsiniz. Mümkünse bir gece kadar beklettikten sonra süpürmeniz yeterli. Bu yöntemle hem halınızdaki tüm zararlı mikroplar, astım hastalarını rahatsız eden maytlar ölecek hem de halının yüzeyi parlayacak.

 

Doğal Hayatın Şifreleri Onlarda

 

Kadınların sık kullandığı çamaşır suyu da çok zararlı… İçinde noniyonik yüzey aktif, klor bazlı ağartıcı (sodyum hipoklorit), sodyum hidroksid ve parfüm bulunuyor.

Çamaşır suyu içeren temizlik ürünlerinin kullanımıyla karbon tetraklorür ve kloroform gibi maddeler açığa çıkıyor ve kanser riskini önemli ölçüde arttırabiliyor.

 

Çamaşır suyu içeren ürünlerin, amonyaklı veya asidik (tuz ruhu, kireç çözücü gibi) temizlik maddeleriyle karıştırılması zehirli gazların (klor gazı ve klor aminlerin) açığa çıkmasını sağlıyor, ortamdaki oksijeni durduruyor ve insanları nefes alamaz hâle getiriyor. Bu tür zararlı maddelerin aşırı teneffüs edilmesi hâlinde solunum yolları ve akciğerde tahribata yol açıyor.

Temizliği yapılan yüzeylerin mutlaka bol su ile durulanması, mekânların uzun süre havalandırılması ve buralarda mümkün olduğunca kısa süre kalınması gerekmektedir.

 

Peki, evde bazı yüzeyleri beyazlatmamız, leke çıkartmamız gerektiğinde ne yapmak lazım?

 

Uzmanlar, bunun için amonyaklı değil, oksijenli, yani ‘renkliler için kullanılır’ ibareli çamaşır sularını tavsiye ediyor.

 

Çamaşır deterjanlarında insan vücuduna zararlı amonyak ve petrol türevi birçok kimyasal bulunuyor. Bu maddeler suda çözülmüyor. Dolayısıyla fosfat ve formaldehit içeren deterjanlar çok zararlı.

 

Doğal Tedavi…

 

Her insanın cildinde zamanla ağır metaller birikiyor. Özellikle de civa ve alüminyum. Bu maddeleri detoks banyoları, egzersiz ve sauna ile atmak mümkün.

 

Vücudumuzu hangi bitkilerle temizleyeceğimiz ise şöyle :

 

*“Deve dikeni tohumu güçlü bir antioksidandır, karaciğer koruyucudur, hücre yenileyicidir.

 

*Zerdeçal da kanserojen maddelerin atılmasına yardımcıdır.

*Yeşil çay kanser oluşumunu engeller. Tarım ilaçlarının kalıntılarının atılmasını sağlar.

 

*Ayı üzümü de böbreklerin temizlenmesinde etkilidir.

 

*Karnıyarık otu çekirdeği ise kalın bağırsağın florasını koruyup toksinlerin karaciğerden uzaklaşmasına yardımcıdır.

 

*Tarım ilaçları kalıntılarına karşı da herkes tarafından bilinen keten tohumu etkilidir. Ayrıca B1, B2, C, A ve E vitamini bulunan yiyecekler de sıklıkla tüketilebilir.”

 

Doğal ve Etkili Temizlik Malzemesi: Sirke

 

 

 

 

Temizlik yaparken kullanacağınız sirke, birçok etkili temizlik malzemesinden çok daha iyi sonuçlar elde etmenizi sağlayacaktır.

 

Tek ihtiyacınız olacak doğal temizleyici hangisidir? Elbette sirke; eski dostumuz, beyaz sirke! Nasıl mı?

Sirke çevre dostu, kötü kokulu, sert kimyasal temizleyicilerden çok daha ekonomik, harika bir temizlik ürünüdür. Bir çeşit pirinçten yapılan beyaz sirkenin, çoğu temizlikle ilgili olan yüzlerce kullanımı mevcuttur. Bu sirke çeşidi kokuları giderir, yağ ve kir birikintilerini temizler ve musluklarınızdaki mineral birikintilerini çözer. Ayrıca asetik asit içeriği, kokuları, çoğu küf, bakteri ve mikrobu öldürdüğünden dezenfektan işlevi de görür. İşte bu harika temizleyicinin yapabildiklerinden bazıları:

 

Lavabo bataryalarındaki mineral birikintileri için:

 

Suyu kireçli olan bir bölgede mi yaşıyorsunuz? Öyleyse sürekli musluklarınızın üzerindeki mineral birikintilerini temizlemekle uğraşıyorsunuz demektir. Bataryalarınızın üzerindeki kireci bu kez de sirkeyle temizlemeyi deneyin.

Eski bir bezi saf sirkeyle ıslatın ve kireçli bölgeyi sıkıca sarın. Sarmanın mümkün olmadığı musluk ağızlarına 1/3'ü sirkeyle dolu plastik torbalar yerleştirin. İki ya da üç saat bekleyin. Sonra gevşeyen kireçleri fırçalamak için eski bir diş fırçası kullanın. Temizlenmesi zor bölgeleri iki çorba kaşığı tuz ve bir çorba kaşığı saf sirkeyle ovun. Bölgeyi temiz su ile durulayın.

 

Barbekü ızgaralarının temizliği için:

 

Havalar ısındı, barbekü ve piknik sezonu açıldı. Bunlarla beraber pek hoş olmayan ızgara temizliği de kaçınılmaz olmaya başladı. Izgaranızdaki yağları bu kez de sirkeyle temizlemeyi deneyin.

Üzerinde kimyasal kalıntıların olmadığı temiz bir ızgara için, ılık (sıcak değil) barbekü ızgarasına yarı yarıya su ve beyaz sirke doldurduğunuz sprey şişedeki karışımdan sıkın. Izgaranızı on dakika bu şekilde bekletin. Sonra tomar haline getirdiğiniz bir parça alüminyum folyoya saf sirke sıkın. Sirkeli folyoyla ızgarayı kuvvetlice ovun. Bunu birkaç kez tekrarlamanız gerekebilir. Izgaranızın yağlardan iyice arındırdıktan sonra temiz suyla yüzeyi durulayın.

 

Fayanslardaki kir katmanları için:

 

Işıldayan banyo hepimizin hayali. Ancak sabun artıkları, kir ve birikinti tabakalarıyla mücadele her zaman bir sorun. Banyo fayanslarınızı bu kez de sirkeyle temizlemeyi deneyin.

 

Duş perdesi, kapısı, küvet ya da fayanslarınızı seyreltilmemiş, saf beyaz sirkeyle silerek üzerindeki inatçı kir, küf ve birikintilerden arındırın. Daha inatçı kirler için 3.5 litre ılık suya yarım bardak kabartma tozu, bir bardak saf sirke ve bir bardak amonyak ekleyerek oldukça ucuz bir temizlik ürünü elde edebilirsiniz (amonyak yüzünden oluşabilecek zararlı buhardan sakının). Bölgeyi temiz suyla durulayın. Cam duş kapılarını kuruladıktan sonra, sprey sirkeyle de temizleyebilirsiniz. Bu şekilde kireçli suyla oluşabilecek lekelerden kurtulmuş olursunuz.

 

Daha Pürüzsüz ve Temiz Buharlı Ütüler İçin:

 

Buharlı ütünüz kıyafetlerinizin üzerinde hoş olmayan kahverengi lekeler mi bırakıyor? Ütünüzün yanmış tabanı kıyafetlerinize mi yapışıyor? Ütünüzün demir tabanını bu kez de sirkeyle temizlemeyi deneyin.

Buharlı ütünüzün tıkanmış deliklerini açmak için, ütünüzün su haznesini eşit ölçülerde su ve saf sirkeyle doldurun. Buhar ayarını açın ve ütünüzün buhar yollarını açmak için yumuşak bir bezi ütüleyin. Ütüyü beş dakika boyunca açık bir şekilde dik konumda tutun. Sonra fişini çekin ve soğumaya bırakın. Kalan kireç parçacıklarından kurtulmak için su haznesini boşaltın. Aynı işlemi bir kez de temiz suyla yapın, sonra ütünüzün iç haznesini temiz suyla tamamen durulayın.

 

Yanmış ütü tabanı temizliği içinse, eşit miktardaki beyaz sirke ve tuzu bir tavada ısıtın. Soğuduktan sonra karışımı bir bez yardımıyla soğuk ütü tabanına uygulayın. Bu ütünüzün tabanındaki koyu ve yanmış bölgeleri temizleyecektir.

 

Bebeğiniz için yeterince temiz:

 

Pis bir oyuncak muhtemelen bebeğinizin ağızında görmek isteyeceğiniz son şey olacaktır. Oyuncakları kimyasal temizleyicilerle silmek kimyasal kalıntıların bebeğinizin minik bedenine girebileceği anlamına gelir. İşte temizlikte sirke kullanmanız için bir neden daha!

Bebeğinizin oyuncaklarını ılık, sabunlu suya bolca sirke dökerek temizleyip, mikroplardan arındırabilirsiniz. Ulaşılması zor yerler için eski bir diş fırçasını kullanarak oyuncakları tamamen durulayın. Daha büyük oyuncakları nemli bir bezi saf sirkeye buladıktan sonra iyice silebilirsiniz. Temizliğiniz bittikten sonra oyuncakları iyice duruladığınızdan emin olun. Çocuklar oyuncakları sürekli olarak ağızlarına soktukları için, oyuncaklarını düzenli olarak temizlemeye gayret edin.

 

Altın mücevherlerin temizliği:

 

Altın takılarınız ilk günkü parıltılarını yitirdiler mi? Bir de sirkeyi deneyin!

Küçük bir kabı sirkeyle doldurun ve altın mücevherlerinizi kabın içine koyup kapağını sıkıca kapayın. Mücevherlerini sirkenin içinde 15-20 dakika bekletin. Sonra sirke dolu kabı birkaç kez nazikçe sallayın. Mücevherlerinizi sirke dolu kaptan çıkarıp yumuşak bir diş fırçasıyla hafifçe fırçalayın. Mücevherlerinizin her birini sıcak suyla durulayın ve yumuşak bir bezle kurulayın. Bu işlemi opal ve inciler için uygulamayın.

 

Vazolardaki kireç kalıntılarının temizliği:

 

Evin içinde taze çiçekler seviyor ama biricik kristal vazonuzdaki kireç kalıntılarına dayanamıyorsunuz. Vazonuzdaki bir çirkin tabakadan kurtulmak için sirkeyi deneyin.

Cam kabın ya da vazonun için saf sirke koyun ve kireç katmanını çözmek için bir fırça yardımıyla vazonuzu nazikçe fırçalayın. Ya da sirkenin içine aşındırıcı olarak biraz kum ya da pirinç ekleyin ve vazonuzu hızlı bir şekilde sallayın. Vazo tamamen temizlenene kadar işlemi tekrarlayın, sonra vazoyu sıcak suyla durulayın. Bu arada, çiçeklerinizin daha uzun süre yaşaması ve suyun kalitesini günlerce koruması için çiçeklerinizi içine koyduğunuz suyun litresi başına, 3 yemek kaşığı şeker ve 2 yemek kaşığı sirke eklemeyi deneyin.

 

Daha temiz çamaşırlar için:

 

Çamaşır makinesine sirke koymak hiçbirimizin aklına gelmemiştir. Taptaze kokulu, temiz kıyafetlerin yanı sıra, daha mutlu bir çamaşır makinesi için bu tavsiyemize uyun deriz.

Makinenizin yumuşatıcı kısmına bir fincan beyaz sirke eklemeniz, çamaşırlarınızın daha hoş kokmasını sağlamakla kalmaz, onların daha da yumuşak olmalarını sağlar. Böylece çamaşırlarınız için yumuşatıcı kullanmanıza gerek kalmaz ve çamaşır kurutucunuzda kimyasal yumuşatıcı katmanları oluşmaz. Üstelik bu yöntem kimyasal yumuşatıcı kullanmaktan daha ekonomik ve çevre dostudur. Makinenizi, deterjan birikintilerinden arındırmak ve borularını temizlemek için ayda bir kez içinde çamaşırlar olmadan sirkeyle çalıştırmanızı öneririz.

 

Dikkat!

Sirkeyi amonyak içerebilecek malzemelerle doğrudan karıştırmayın; zararlı bir takım buharlara maruz kalabilirsiniz.

Yüzeye zarar verebileceğinden beyaz sirkeyi mermer üzerinde kullanmayınız.

 

Sirke ile temizlikte mucizeler yaratabilir, birçok zararlı kimyasaldan uzak durabilir ve aynı zamanda temizlik malzemelerine yaptığınız harcamaları azaltarak, bolca tasarruf edebilirsiniz.
 

 

Ev Yapımı Diş Macunu

 

Gittikçe artan kimyasal yaşamlarımız içerisinde bir yandan da bunları bu yaşantı içerisinden çıkartmaya çalışmak oldukça zor. Ne onlarla ne onlarsız !

Tarifi basit…

 

Gliserin (eczaneden alınan sebze gliserini), karbonat, bir kaç damla zeytinyağı, bir iki damla doğal aromalı yağ örnek (rezene, nane).Hepsini göz kararı karıştırınca koyu kıvamlı bir macun elde ediyorsunuz.

 

Doğal Yollarla Yapılabilecek Temizlik Malzemeleri Tüyoları:

 

* Limon tek başına bulaşıkları yıkamak için yeterlidir. Yağlı bulaşıkların temizliğinde sadece limon kullanmak yeterlidir. Sudan geçirilmiş yağlı bulaşıklar akıtıldıktan sonra üzerine limon suyunu sıkın. Yağların nasıl yok olduğunu göreceksiniz,

* Sirke yine temizlikte rahatlıkla ve güvenilir bir şekilde kullanılacak bir üründür. Çünkü mikropları kırıcı etkisi vardır.

 

* Tuz kurumuş lekelerin ve yağların çıkarılmasında etkilidir. Tuz tırtıklı bir yapıda olduğundan ovucu özelliği vardır. Bu yüzden kurumuş lekeli bulaşıklarınızı tuzla ovalayarak çıkarabilirsiniz.

* Kola asidik özellikte olduğundan kireç çözücü yönü vardır. Kireçlenmiş kısımların temizliğinde rahatlıkla kola kullanabilirsiniz.

 

* Elma sirkesi ayrıca çamaşır makinesinin yumuşatıcı gözüne dökülürse çamaşırları yumuşatma etkisi gösterir. Sirke kokusu çamaşırlarda kalmaz.

 

* Evinizdeki halıları süpürseniz de silseniz de zamanla kokmaya başlar. Halı yıkamacılara verdiğiniz halı bilin ki, en kötü kimyasal deterjanla, yerlerde araba yıkanır gibi yıkanmaktadır. Oysa kokuyu çıkarmak için şunu yapabilirsiniz. Bir iki avuç karbonatı halının her tarafına serpin ve 1-2 saat bekledikten sonra elektrik süpürgesi ile iyice süpürün. Halınızdaki o kötü kokudan eser kalmayacaktır.

 

* Buzdolabınızdaki kokuyla baş edemiyorsunuz. Bütün yiyecekleri dışarı çıkar, sil, süpür, kurula vs. uğraşmak istemiyorsanız bir kâse karbonatı buzdolabının bir köşesine koyun. 4-5 günde bir karıştırın. Kötü kokuların gittiğini göreceksiniz. Ayrıca dolapta sakladığınız meyve sebzeler üzerinde koruyucu bir etkisi olacaktır karbonatın.

 

* Halı, koltuk, elbise üzerine yağ mı damladı? Panik yapıp, deterjana saldırmayın! Çünkü deterjan leke olan bölgenin rengini açıp renk dokusunu bozacaktır. Bunun yerine yağ lekesinin üzerine karbonat dökün ve üzerini hafifçe ıslayın. 1-2 saat bekledikten sonra silin. Yağ lekesinden eser kalmayacaktır. Zira suyla birleşen karbonat yağları söküp atan doğal bir sabun haline gelir.

 

* Mutfak tezgâhınızın mermerlerini ve fayanslarını limonlu karbonat ile ovun ve durulayın. En güzel temizleyicidir. Kimyasal deterjan kalıntısı kalmadığı için üzerine meyve- sebzelerinizi, ekmeğinizi rahatlıkla koyabilirsiniz.

 

* Kirli lavabolarınız için krem deterjanlar yerine limon ve karbonat kullanın. Lavaboya karbonat döküp limonla ovun. Hem kirlerin kaybolduğunu hem de parladığını göreceksiniz.

 

* Ayrıca tıkanan lavabolarınızı açmak için bir su bardağı karbonatı lavaboya dökün. Üzerine 1 bardak sirke ilave edip 2 litre kaynar suyu lavaboya boşaltın. Tıkanan lavabo açılacaktır.

 

* Dibi tutan tava ve tencerelerinize akşamdan karbonat döküp, sıcak su ilave edin. Sabah temizlerken zorlanmayacaksınız.

 

* Paslanabilecek eşyalarınızı karbonatla ovarsanız paslanmasını engellemiş olursunuz.

 

* Porselen gibi kararan eşyalarınız varsa limonlu karbonat ile ovun. Rengi açılacaktır.

 

* Aynı şekilde gümüş eşyalarınızı suyla macun haline getirdiğiniz karbonat ile ovarsanız, rengi açılıp parlayacaktır.

 

* Elbise dolabınızda rutubet ve küf kokusu varsa ve naftalin kokusunu da sevmiyorsanız dolabınızı bir köşesinde ağzı açık şekilde kavanozda karbonat bulundurun.

 

* Banyo duşa kabin camlarını karbonat ile silip durulayın. Duş alırken daha rahat nefes alacaksınız.

 

* Banyo terlikleriniz ister tahta ister plastik olsun üzerine karbonat dökün ve öyle duş alın. Hem terlikleriniz hem de ayaklarınız rahat edecek. Bu yolla tahta takunyalarınızın ömrü uzayacağı gibi kimyasal temizleyiciler, cildinizden uzak tutmuş olacaksınız.

 

* Çamaşır makinesinde kullandığınız deterjan miktarını yarı yarıya azaltıp gerisini karbonat ile tamamlayın. Çamaşırlarınız daha temiz ve kimyasal artıklardan uzak kalmış olacaktır.

 

* Ağız sağlığı ve diş bakımı için de karbonat çok önemlidir. Akşamları yatmadan önce 1′e 1 oranında tuz ile karıştıracağınız karbonat ile dişlerinizi fırçalayın. Diş çürüklerinde yerleşip yaşayan ve vücudu kansere hazırlayan bağışıklık yok edici virüslerin iki düşmanından birisi karbonattır. Sabaha kadar ağzınızda ve dişlerinizdeki bakteri ve virüsler karbonat ve tuzun etkin temizleyiciliği ile tamamen temizlenmiş şekilde uyuyacaksınız. Ayrıca ağız ve diş kokuları da önlenmiş olacaktır.

 

Sonuç olarak; sirke, limon ve karbonat evinizde sadece mideniz için değil her türlü temizlikte ve pratikte kullanabileceğiniz doğal ürünlerdir. Mümkün olduğunca bu ürünleri kullanmaya özen göstermeniz; hem çocuklarınızın ve sizin sağlığınız için hem de yaşanabilir, nefes alan bir ev açısından önemlidir.

Doğala ve Doğaya dönerek temiz, huzurlu, mutlu ve sağlıklı günler temennisiyle…..

 

Sıhhatle ve sevgiyle kalın….

 

 

 

 

 

Nazan Başoğul, 18.06.2013

Bu yazı 18.06.2013 tarihinden itibaren toplam 31131 defa okunmuştur.


Yorumlar
Başlık
Yorum
Yorum yazabilmek için üye girişinizi gerçekleştirmelisiniz.


Yazarın son yazıları
  • Sağlıklı Atıştırmalık "Mısır" (23.09.2014)
  • Çekirdeği Toprağa Vermek (06.08.2014)
  • Küçük Kırmızı Mucize "Vişne" (23.07.2014)
  • Doğal Ağrı Kesici "Kiraz" (11.07.2014)
  • Zararlılarla "Doğal Mücadele" (27.06.2014)
  • Suyla Gelen Sağlık "Kaplıcalar" (29.05.2014)
  • Canlı Yaşamın Temeli "Su" (18.04.2014)
  • Kan Grubuna Göre Beslenme (16.03.2014)
  • Çağın Mucizesi "Alkali Beslenme" (28.01.2014)
  • Günümüz Beslenme Hataları (11.12.2013)
  • Doğal Yollarla Güzelleşin (20.10.2013)
  • Evimizdeki Mucize "Karbonat" (11.09.2013)
  • Doğal Yollarla "Saç Bakımı" (13.08.2013)
  • Kutsal Ot "Adaçayı" (24.04.2013)
  • Kokusuyla Büyüleyen "Lavanta" (20.03.2013)
  • Beynin Dostu "Ceviz" (05.02.2013)
  • Organik Altın "Safran" (03.01.2013)
  • Bir Ecza Deposu "Meyan Kökü" (13.12.2012)
  • Böbrek Doktoru "Gilaburu" (02.11.2012)
  • Yararlı Bir Bitki "At Kestanesi" (20.10.2012)
  • Sonbaharın Habercisi " Kızılcık " (15.09.2012)
  • Her Derdin Devası "Kayısı" (04.09.2012)
  • Ev Yapımı İçecekler (04.08.2012)
  • Ferahlığın Adı "Nane" (23.07.2012)
  • Sağlık Dostu "Kuşburnu" (14.07.2012)
  • Şifanın Bileği "Karanfil" (03.07.2012)
  • Zevkin Tadı "Kahve" (17.05.2012)
  • Çiçeklerin Sultanı " Gül " (09.04.2012)
  • Cebinizdeki Doktor "Kabak Çekirdeği" (22.03.2012)
  • Renk'lerin Hayatımızdaki Etkileri (08.03.2012)
  • Potasyum Deposu "Tarçın" (03.01.2012)
  • Çöldeki Anahtar "Aloe Vera" (05.12.2011)
  • Kalbin En İyi İlâcı "Alıç" (16.11.2011)
  • Gençlik Aşısı "Böğürtlen" (27.10.2011)
  • Şifa Deposu "Zeytin Yaprağı" (11.10.2011)
  • Her Derde Deva "Keten Tohumu" (18.09.2011)
  • Huzurlu Yaşam İçin "Sarı Kantaron" (03.08.2011)
  • Doğa Harikası "Polen" (10.07.2011)
  • Doğanın Doktoru "Zeytinyağı" (09.06.2011)
  • Altın Değerinde Bir Meyve "Altın Çilek" (02.05.2011)
  • Doğal Taşların Dili (12.04.2011)
  • Vücudumuzun Doktoru "Limon" (23.03.2011)
  • Karaciğer Dostu "Deve Dikeni" (06.03.2011)
  • Kendisi Küçük, Şifası Büyük "Çörek Otu" (23.02.2011)
  • Himalaya Tuzu (05.02.2011)
  • "Taş"ın Suyunu Çıkarmak (25.01.2011)
  • Misk-i Amber (08.01.2011)
  • Asrın İlâcı -"Propolis" (28.12.2010)
  • Mini Bir Mucize "Trabzon Hurması" (18.12.2010)
  • Beş Bin Yıllık Mucize İlâç "Keçiboynuzu" (11.12.2010)
  • Soğuk Algınlığı Düşmanı "Ekinezya" (03.12.2010)
  • "Kudret Narı" nın Kudretli Faydaları (23.11.2010)
  • "Kâbe" Dünyanın Merkezinde (14.11.2010)
  • Kâinatta, Canlılarda ve Doğadaki Mükemmel Estetik "Altın Oran" (27.10.2010)
  • Ginseng ve Faydaları (12.10.2010)
  • Kanserin Düşmanı "Zerdeçal" (28.09.2010)
  • Mucize İçecek "Kefir" (15.09.2010)
  • Karpuz ve Çekirdekleri ile Gelen Sağlık (28.08.2010)
  • Canlılığın Hayati Özü " Su " (18.08.2010)
  • Unutturulan "Geleneksel İçeceklerimiz" (06.08.2010)
  • "Kil" ile Gelen Güzellik (24.07.2010)
  • Mükemmel Gıda "Anne Sütü" (13.07.2010)
  • Doğal Mucize -"Maden Suyu" (30.06.2010)
  • İsveç Şurubu (16.06.2010)
  • Kırmızı Pancar ve Sağlığımız (02.06.2010)
  • Mesir Macunu - Kuvvet Macunu (21.05.2010)
  • "Acı Kavun"un Faydaları ve Kullanımı (11.05.2010)
  • Bitkisel Yağların Faydaları (03.05.2010)
  • Kur'ân'da Dikkat Çekilen Bitkiler (21.04.2010)
  • Bal'daki Şifa (11.04.2010)
  • Günlük Hayatımızı Kolaylaştıran Reçeteler (03.04.2010)
  • Misvak ve Faydaları (26.03.2010)
  • Bitkilerle Zayıflama (17.03.2010)
  • Doğal Antibiyotik "Sarımsak" (09.03.2010)
  • "Doktor Sülükler" Hayat Veriyor... (27.02.2010)
  • "Nar" ın Bilinmeyen Faydaları ve Önemi (17.02.2010)
  • Sağlıklı Çay - "Yeşil Çay" (07.02.2010)
  • Bitkilerin Yan Etkileri (31.01.2010)
  • Zencefil ve Faydaları (25.01.2010)
  • Doğal Cilt Bakım Kremleri (17.01.2010)
  • İnsanlara Sunulan Bir Nimet : Yağmur (11.01.2010)
  • Bitkilerle Saç Bakımı (03.01.2010)
  • İlaç Niyetine "Üzüm Çekirdeği" (27.12.2009)
  • Şifalı Bitkisel Yağlar (20.12.2009)
  • Bunları Biliyor Muydunuz? (12.12.2009)
  • Macunlar (05.12.2009)
  • “Zemzem” Suyunun Sırrı (29.11.2009)
  • Şifalı Bitkisel Çaylar (23.11.2009)
  • Her Derde Deva "Isırgan Otu" (15.11.2009)
  • Doğal Yaşam İksiri "Elma Sirkesi" (08.11.2009)
  • Attığımız Şifalı Çöpler (01.11.2009)
  • sağlık kaynağı "incir" (25.10.2009)
  • Yeni Anti-Aging Gözdesi - Buğday Çimi ve Şırası (18.10.2009)
  • Şifalı Bitkilerin Toplanması ve Saklanması (11.10.2009)
  • Çölün Mucize Bitkisi “Hurma” (04.10.2009)
  • Tabiat Eczanesinden Reçeteler (29.09.2009)
  • Yazarlarımız
    Mü'min Kimdir? Dr. Abdulcabbar Boran
    Güneş ve Ay
    İslâm âlemini topyekûn hüsrana sürükleyen korkunç hurafe! Mustafa Seyit
    Ne Var? Ne Yok?
    İslam Âleminin yaşadığı karışıklığın Temel Sebebi Lütfi Tümtürk
    Olaylar ve Yorumlar
    Merhaba, nereye gidiyor bu araba? Sibel Yiğit
    Seyir Halleri
    DERDİNİ BİLMEYENLER Gönül Maraşlıoğlu
    Gönül Penceremizden
    Sağlıklı Atıştırmalık ˝Mısır˝ Nazan Başoğul
    Tabiat Eczanesinden Reçeteler
    Mehtap Abdi
    Bir Yürek Mesafesi
    ANODOLU ESNAF TEŞKİLATININ PİRİ:AHİ Evran Gülay Ozan
    Gönül Erenleri
    Hayal Bu Ya Emek Durmuş
    Hayat Gibi
    Muhtelif Mustafa Oğuz
    Bakış Açısı
    IŞİD Kültürünün Sorumluları... Seyfi Usta
    Bir de bizden dinleyin!
    ALLAH'I NASIL SEVEBİLİRİZ? Doğan Kuşman
    Olayın İç Yüzü
    ilahi aşk Saliha Güner
    Düşünce-Günce
    Bayramda Dişlere Dikkat Diş Doktoru Gülbeyaz
    Dişler Yolunda
    15.06.2013 Düsseldorf Konferans Ender Eker
    Almanya'dan
    655 Mustafa Müjdeci
    Her şey insan için
    NİCE BAYRAMLARA... Durdu Bahadır
    Hidayet Esintileri
    Tuz Hakkında Yanlış Bilinen Gerçekler B. Tugay Keçeci
    Evrenin Zerafeti
    Fizik aktivite ve kilo kontrolü Ayşe Müjdeci
    Sağlık Pınarı
    Kalp ve Dil Silahı Deniz Temuçin
    Bir İnsan Yetişirken
    İlmel Yakîn, Aynel Yakîn ve Hakkul Yakîn hasıl etmek ne anlama gelir? Mustafa G. Güler
    Kur'an ne diyor?
    Dedikodu nedir? İlkay Yılmaz
    Az Öz
    Bizim Terör Korkut Eser
    Politik Köşe
    BORSA VE BEKLENTİLER Salih Erdin
    Borsada bu hafta
    Diyarbakır:Teksas! Kudret Değirmenci
    Spor Gündemi
    Hasretine hasretim Ayten Qurbanova
    Umut Gülü
    Tek Allah'ın Tek Dini Halim Albayrak
    Dinlerin Birleştirilmesi
    Suç ve ceza Kenan E. Akmaz
    Belçika'dan
    Belirsizlik Sıkıntısı Meral Okan
    Tasavvuf
    Mülke hüküm süren kimdir? Sabri Unat
    Dünyadan
    Bulutların Üzerinde Olmak Ali Gürbüz
    Gül'e Özlem
    Evvel Zaman Icinde 4 İsmail Veyseloğlu
    Mavera
    Bilişim Köşesi Taha Erdem
    Bilim Köşesi
    Referandum İmtihanı Barış Aksoy
    Dünyadan
    Seven, Sevilen Kişidir! Şule Betül Dağ
    En Hayırlı Dost Kimdir
    Sana o kadar çok ihtiyacım varki Rabbim! Pervane Qarayeva
    Kalp Kalbe
    FASLIN ASLI YOK ŞİMDİ Zeren Çelebi
    muzik
    ©2010 Hak Aynası, yazarlarımızın yorumları kendilerine aittir, gazetemiz için bağlayıcı değildir.

    Siyaset | Gündem | Ekonomi | Dünya | Spor | Yaşam | Teknoloji | Sağlık | Tasavvuf