email: şifre: yeni üye
Ana SayfaSiyasetGündemEkonomiDünyaSporYaşamTeknolojiSağlıkTasavvuf
Nazan Başoğul [Tabiat Eczanesinden Reçeteler] 18.10.2009

Nazan Başoğul
Yeni Anti-Aging Gözdesi - Buğday Çimi ve Şırası

 

Kıymetli Okurlar,

 

Buğdayın tarihi insanlıkla beraberdir ve onunla birlikte yaşam bulmuştur. İnsanlık ne denli gelişmiş olsa da yaşanan tarihsel süreçler boyunca buğdayın önemi hiç azalmamış, beslenmede, ekonomide, insan-insan, insan-devlet, devlet-devlet ilişkilerinde hep ön plandaki yerini korumuştur. Günümüz koşullarında da sağlıklı beslenme, hastalıklardan korunma, tedavi alanlarında buğday ve buğday ürünleri vazgeçilmezlerdendir.

 

Bunlardan en önemlisi “Buğday Çimi” taze olarak kullanım zorunluluğu nedeniyle bireysel üretime gereksinim duyulması, evde veya işyerinde kolayca üretilmesi nedeniyle sağlıklı beslenmenin en önemli unsurlarından biri olduğundan pek çoğumuzu yakından ilgilendirecektir.

 

Tabiatta hiç dikkat ettiniz mi, tamamen etobur olan kedi ve köpekler bile zaman zaman çim yerler; çünkü doğadaki tüm canlılar gibi onlar da kendilerine neyin yararlı olduğunu içgüdüleri dayesinde çok iyi bilirler.

 

Buğday çimini evlerinizde kendiniz de kolaylıkla yetiştirebilirsiniz. Bunun için kullanacağınız buğdayın o yılın mahsulü, ayıklanmış, sağlam ve organik olmasına dikkat etmelisiniz.

 

Bir avuç kadar buğday alınıp cam veya porselen bir kaba konur. Üzerine çıkacak kadar klorsuz su ilave edilir. Oda sıcaklığında 15-20 derecede 24 saat bırakılır. Su boşaltılır. O gün veya bir gün sonra toprağa serpilir ve üzerine ince bir tabaka halinde toprak dökülür. Nemlendirilecek şekilde hafifçe sulanır. Çevrenin nem oranına bağlı olarak buğdayların kurumaması için gerektiği kadar su, her gün veya gün aşırı serpilir. Toprağın sun’i gübre, çeşitli kimyasallar, kirli su ve atık ile kirlenmemiş olması önemlidir. Ekim yapılan saksılar çok derin olmamalı, toprak, porselen veya camdan olanlar, metal veya plastik olanlara tercih edilmelidir.

 

Bu yöntem sizlere zor gelebilirse topraksız olarak da yetiştirebilirsiniz. Ekilen buğdayın üstüne iki kat süzgeç kağıdı veya pamuk konularak her gün gerektiği kadar sulamak suretiyle (plastik su püskürtücü de olabilir) direkt güneş ışığı almayan ama karanlık da olmayan bir yerde tutulmalıdır. Buğdaylar ikinci günden itibaren tohumun ruşeym kısmından kök ve filizlerini çıkarmaya başlarlar.

 

Diğer bir buğday çimi elde etme yöntemi ise yeteri kadar buğday yıkanıp bir kaba konur. Üzerleri örtülünceye kadar su ilave edilir. Tanelerin su altında kalması gerekir. Su azaldıkça ilave edilmelidir. 48 saat sonra su süzülür ve taneler derin olamayan bir kaba yayılır. Tanelerin yarısı açıkta kalacak şekilde suda bırakılırlar. Birkaç günde çimlenirler. Önce sarımtırak olan çimler sonra yeşile dönerler.

 

İster olduğu gibi isterseniz salataların üzerinde kullanabilirsiniz. Bir havan içinde döverek beyazımsı köpüklü buğday sütü elde edebilir, isterseniz bir mikser yardımıyla parçalayıp sıvı hale getirebilirsiniz. Süt, meyve suyu, havuç suyu ile karıştırarak da tüketebilirsiniz. Bu üretimi uzun süreli veya yılda birkaç kez kürler halinde yaparsanız mucize ürün buğday çiminin gerçek faydalarını görürsünüz.

 

Allahû Tealâ’nın canlılar âlemine sunduğu bu harika besin sayesinde en doğal, en kolay ve en ekonomik bir şekilde besleyici ve geliştirici unsurları almış olursunuz.

 

Buğday çimi tazeyken yararlıdır. Pişirecek olursanız tüm değerini kaybeder. Sağlığınızı korumak için günde 2-8 yemek kaşığı kadar tüketmek yeterlidir. Tedavi amaçlı olursa 8-16 yemek kaşığına çıkarılabilir. Dozlar, gün içinde bölünerek alınmalıdır.

 

Başucunuza buğday çimi ektiğiniz bir saksı koyarsanız, gece boyunca havası temizlenmiş bol oksijenli bir odada güzel güzel uyursunuz…

 

Buğday çiminin önemi, öncelikle yapraklarının yeşil görünmesini sağlayan KLOROFİL  içeriğinden gelir. Buğday çimi yenilebilir canlı klorofil olduğu için bildiğiniz en uygun, en zengin doğal kaynaktır. İçeriğindeki klorofil oranı %70’i bulur.

 

KLOROFİL neden bu kadar önemli? Klorofil, güneşin yaşam veren gücünün başka bir formudur. En önemli özelliği, insan kanındaki oksijen taşıyan hemoglobinle hemen hemen aynı kimyasal yapıda olmasıdır. Klorofil, ağızdan alındığında kırmızı kan hücrelerine hemen karışır ve kanı temizlerler. Dokuların iyileşme hızını artırırlar. Bu nedenle uzun yıllardır kanserli hastaların tedavisinde kullanılmaktadır.

 

Mükemmel bir detoks uygulayabileceğiniz buğday çiminde 20 çeşit amino asit, diğer gıdalarda bulunmayan yüzlerce farklı enzim, 102 doğal mineralin 90 tanesini içinde barındırır. Aynı ağırlıktaki portakaldan 60 kez daha fazla C vitamini, aynı ağırlıktaki ıspanaktan 8 kat fazla demir bulunmaktadır. Bu gerçekten istisna sayılabilecek bir zenginliktir. Buğday çimi bir sağlık ve gençlik iksiridir. Bir kaşık buğday çimi sadece 10-15 kaloridir. Yağ ve kolesterol içermez.  Taze olarak tüketilirse;

 

-Bağışıklık sistemini güçlendirdiği için müthiş bir kanser ilacıdır.

-Kandaki toksinleri nötralize eden maddeler içerir.

-Sıvı oksijenle dolu olan buğday çimi, doğanın en güçlü anti kanseri olan “leatril” içermektedir. Bu nedenle bitkisel tedavi aracıdır.

-Vücut ve beyne enerji verir.

-Metabolizmayı uyarır.

-Tiroid bezlerinin sağlıklı çalışmasını sağlar.

-Lenf sistemini temizler.

-Kalbin fonksiyonlarını artırır.

-Kan basıncını normalleştirir.

-Kolesterolü düşürür.

-İç organlarımızı özellikle rahim, akciğeri, karaciğeri, böbrekleri ve bağırsakları temizler. 

-Sindirim sisteminde kötü koku yaratan bakterileri yok eder.

 

Anti kanser olan “leatril”  badem, kayısı çekirdeği ve elma çekirdeğinde de vardır. Tatları aynıdır. Pakistan’a komşu prenslik olan Hunzakut’ta şimdiye kadar kimse kanser olmamıştır; çünkü temel besinleri kayısı ve kayısı çekirdeğidir. Türkiye’de de acı bademin ve kayısı çekirdeğinin tüketildiği yerlerde kanser vakaları daha azdır.

 

100 gr. buğday çiminde;

 
  • 8 mg. demir  (Günlük demir ihtiyacı 15 mg.)
  • 250 micgr. flour
  • 1100 mg. fosfor  (Günlük ihtiyaç 1200 mg.)
  • 90 mg. kalsiyum  (Günlük ihtiyaç 1200 mg.)
  • 300 mg. kükürt  (Günlük ihtiyaç 1000 mg.)
  • 450 mg. magnezyum  (Günlük ihtiyaç 500 mg.)
  • 12 mg. mangan  (Günlük ihtiyaç 3 mg.)
  • 450 mg. potasyum  (Günlük ihtiyaç 4000 mg.)
  • 1,5 mg. B1 vitamini  (Günlük ihtiyaç 1,3-1,5 mg.)
  • 2,5 mg. B2 vitamini  (Günlük ihtiyaç 2-2,5 mg.)
  • 6 mg. B3 (PP) vitamini  (Günlük ihtiyaç 13-16 mg.)
  • 2 mg. B5 vitamini  (Günlük ihtiyaç 10 mg.)
  • 4 mg. B6 vitamini  (Günlük ihtiyaç 2-4 mg.)
  • 690 mg. B7  (inok sital vitamini)
  • 300 mg. B9 vitamini (Folik asit = M vitamini)
  • 200 mg. H vitamini
  • 25 mg. E vitamini  (Günlük ihtiyaç 10-25 mg.)
  • B12 vitamini  (Günlük ihtiyaç 100 micgr.)
 

Buğday çimi suyu; hemen ama yavaş yavaş içilmelidir. Bekletilmemelidir. Çünkü etkinliği her dakika azalır. Tedavi edici etkisi üç saat içinde yok olur. Gün içinde her zaman alınabilmesine karşın içmeden önce ya da içtikten sonra yarım saat içinde herhangi bir şey yenilip-içilmemelidir. Ayrıca limon suyu veya tuz eklenmemelidir. Antibiyotik özelliklere sahiptir.

 

Buğday çiminin suyu, süt, lor ve koyun etine göre daha yararlıdır, daha ucuzdur. En fakir hastalar bile sağlıklarını kazanmak ya da sağlıklı kalmak için evde buğday çimi yetiştirebilir. Ayrıca evdeki yeni doğmuş bebekten en yaşlısına kadar herkes yararlanabilirler. Bebeklere günde 5 damla verilebilir.

 

Buğday çimi suyu içen kişilerin sağlığa kavuştuklarını bildirdikleri hastalıklar;

 

     -     Başta sedef ve egzama olmak üzere yara, yanık, kaşıntılar, güneş yanıkları,       

     -     Böcek sokmaları ve her türlü cilt tahrişi,

     -     Az miktarda kullanıldığında diş çürümeleri ve diş eti hastalıklarında,

           Gargara yapılırsa boğaz enfeksiyonlarında,

-         Saç beyazlaması, dökülmesi ve saç kalitesinin artmasında,

-         Zayıflık ve genel düşkünlük,

-         Böbrek taşı, Piyare (dişeti iltihabı) ve diğer dişeti enfeksiyonları,

-         Görme bozukluğu,

-         Mide ağrısı, sindirim sistemi enfeksiyonu, bağırsak gazı,

-         Felç, astım, kabızlık,

-         Güneş çarpması,

-         Uykusuzluk ve psikolojik bozuklukların istenmeyen etkileri,

 

Kanseri önleyen BUĞDAY ŞIRASINI herkes yapabilir. Bir bardak aşurelik buğday, yıkanarak bir litrelik cam kavanoza konur. Üzerine 3 bardak klorlu olmayan su ilave edilir. Kavanozun ağzı bir tülbentle kapatılır. Serin bir yerde 24 saat bekletilir. Bu ilk su kullanılmaz, dökülür. Kavanoza yeniden 3 bardak su ilave edilir. 24 saat bekletildikten sonra oluşan yarı gazozlu su içilmek üzere bir kaba aktarılır. Böylece bir bardak aşurelik buğdaydan kış aylarında günde 5 kez, yazın ise günde 3 kez şıra alınır. Lezzeti bazılarına itici gelebilir.

 

Bakara-261’de Allahû Tealâ: “Mallarını Allah yolunda harcayanların misali, her başağında yüz tanesi olan ve yedi başak bitiren bir tohuma benzer. Allah dilediğine fazlasıyla verir.” buyuruyor.

 

Bu âyet-i kerimede belirtilen buğday, Kütahya’nın Simav ilçesinde yol çalışması yapılırken bulunmuştur. 3000 yıllık bir tohumdur. 1’e 700 ürün vermekte, yalnız taneler dolu olmamaktadır. Bu konuda araştırma yapılırsa (Ekim vakti, sulama vs.) tohumda devrim olur. Sapları da kamış sapı kadar kalındır. Bizzat denenmiş olup, bir tohumdan 7 ayrı sap, 7 başak, her başakta 100’er tane oluşmuş, olgunluk olmamıştır. Rabbimiz’e kulluk ettiğimiz ölçüde bereketine layık olmaktayız.

 

Anti-aging araştırmalarının yeni gözdesi Buğday Çimi, Suyu, Şırası Allahû Tealâ’nın bir lütfu olarak beslenmemizdeki yerini en kısa zamanda aldığında, sağlıklı yaşamamız için şifalı özelliklerini bize cömertçe sunacaktır.

 

Denemesi sizden…

 

Sıhhatle ve sevgiyle kalın…

 

Kaynaklar: Şifalı Bitkiler Ansiklopedisi – Mustafa Özer, Neten, Dr. Serap Kırmızı- Uludağ Üniversitesi

 

Nazan Başoğul, 18.10.2009

Bu yazı 18.10.2009 tarihinden itibaren toplam 32916 defa okunmuştur.


Yorumlar
Başlık
Yorum
Yorum yazabilmek için üye girişinizi gerçekleştirmelisiniz.


Yazarın son yazıları
  • Küçük Kırmızı Mucize "Vişne" (23.07.2014)
  • Doğal Ağrı Kesici "Kiraz" (11.07.2014)
  • Zararlılarla "Doğal Mücadele" (27.06.2014)
  • Suyla Gelen Sağlık "Kaplıcalar" (29.05.2014)
  • Canlı Yaşamın Temeli "Su" (18.04.2014)
  • Kan Grubuna Göre Beslenme (16.03.2014)
  • Çağın Mucizesi "Alkali Beslenme" (28.01.2014)
  • Günümüz Beslenme Hataları (11.12.2013)
  • Doğal Yollarla Güzelleşin (20.10.2013)
  • Evimizdeki Mucize "Karbonat" (11.09.2013)
  • Doğal Yollarla "Saç Bakımı" (13.08.2013)
  • Evde Yapılabilecek “Doğal Temizlik Malzemeleri” (18.06.2013)
  • Kutsal Ot "Adaçayı" (24.04.2013)
  • Kokusuyla Büyüleyen "Lavanta" (20.03.2013)
  • Beynin Dostu "Ceviz" (05.02.2013)
  • Organik Altın "Safran" (03.01.2013)
  • Bir Ecza Deposu "Meyan Kökü" (13.12.2012)
  • Böbrek Doktoru "Gilaburu" (02.11.2012)
  • Yararlı Bir Bitki "At Kestanesi" (20.10.2012)
  • Sonbaharın Habercisi " Kızılcık " (15.09.2012)
  • Her Derdin Devası "Kayısı" (04.09.2012)
  • Ev Yapımı İçecekler (04.08.2012)
  • Ferahlığın Adı "Nane" (23.07.2012)
  • Sağlık Dostu "Kuşburnu" (14.07.2012)
  • Şifanın Bileği "Karanfil" (03.07.2012)
  • Zevkin Tadı "Kahve" (17.05.2012)
  • Çiçeklerin Sultanı " Gül " (09.04.2012)
  • Cebinizdeki Doktor "Kabak Çekirdeği" (22.03.2012)
  • Renk'lerin Hayatımızdaki Etkileri (08.03.2012)
  • Potasyum Deposu "Tarçın" (03.01.2012)
  • Çöldeki Anahtar "Aloe Vera" (05.12.2011)
  • Kalbin En İyi İlâcı "Alıç" (16.11.2011)
  • Gençlik Aşısı "Böğürtlen" (27.10.2011)
  • Şifa Deposu "Zeytin Yaprağı" (11.10.2011)
  • Her Derde Deva "Keten Tohumu" (18.09.2011)
  • Huzurlu Yaşam İçin "Sarı Kantaron" (03.08.2011)
  • Doğa Harikası "Polen" (10.07.2011)
  • Doğanın Doktoru "Zeytinyağı" (09.06.2011)
  • Altın Değerinde Bir Meyve "Altın Çilek" (02.05.2011)
  • Doğal Taşların Dili (12.04.2011)
  • Vücudumuzun Doktoru "Limon" (23.03.2011)
  • Karaciğer Dostu "Deve Dikeni" (06.03.2011)
  • Kendisi Küçük, Şifası Büyük "Çörek Otu" (23.02.2011)
  • Himalaya Tuzu (05.02.2011)
  • "Taş"ın Suyunu Çıkarmak (25.01.2011)
  • Misk-i Amber (08.01.2011)
  • Asrın İlâcı -"Propolis" (28.12.2010)
  • Mini Bir Mucize "Trabzon Hurması" (18.12.2010)
  • Beş Bin Yıllık Mucize İlâç "Keçiboynuzu" (11.12.2010)
  • Soğuk Algınlığı Düşmanı "Ekinezya" (03.12.2010)
  • "Kudret Narı" nın Kudretli Faydaları (23.11.2010)
  • "Kâbe" Dünyanın Merkezinde (14.11.2010)
  • Kâinatta, Canlılarda ve Doğadaki Mükemmel Estetik "Altın Oran" (27.10.2010)
  • Ginseng ve Faydaları (12.10.2010)
  • Kanserin Düşmanı "Zerdeçal" (28.09.2010)
  • Mucize İçecek "Kefir" (15.09.2010)
  • Karpuz ve Çekirdekleri ile Gelen Sağlık (28.08.2010)
  • Canlılığın Hayati Özü " Su " (18.08.2010)
  • Unutturulan "Geleneksel İçeceklerimiz" (06.08.2010)
  • "Kil" ile Gelen Güzellik (24.07.2010)
  • Mükemmel Gıda "Anne Sütü" (13.07.2010)
  • Doğal Mucize -"Maden Suyu" (30.06.2010)
  • İsveç Şurubu (16.06.2010)
  • Kırmızı Pancar ve Sağlığımız (02.06.2010)
  • Mesir Macunu - Kuvvet Macunu (21.05.2010)
  • "Acı Kavun"un Faydaları ve Kullanımı (11.05.2010)
  • Bitkisel Yağların Faydaları (03.05.2010)
  • Kur'ân'da Dikkat Çekilen Bitkiler (21.04.2010)
  • Bal'daki Şifa (11.04.2010)
  • Günlük Hayatımızı Kolaylaştıran Reçeteler (03.04.2010)
  • Misvak ve Faydaları (26.03.2010)
  • Bitkilerle Zayıflama (17.03.2010)
  • Doğal Antibiyotik "Sarımsak" (09.03.2010)
  • "Doktor Sülükler" Hayat Veriyor... (27.02.2010)
  • "Nar" ın Bilinmeyen Faydaları ve Önemi (17.02.2010)
  • Sağlıklı Çay - "Yeşil Çay" (07.02.2010)
  • Bitkilerin Yan Etkileri (31.01.2010)
  • Zencefil ve Faydaları (25.01.2010)
  • Doğal Cilt Bakım Kremleri (17.01.2010)
  • İnsanlara Sunulan Bir Nimet : Yağmur (11.01.2010)
  • Bitkilerle Saç Bakımı (03.01.2010)
  • İlaç Niyetine "Üzüm Çekirdeği" (27.12.2009)
  • Şifalı Bitkisel Yağlar (20.12.2009)
  • Bunları Biliyor Muydunuz? (12.12.2009)
  • Macunlar (05.12.2009)
  • “Zemzem” Suyunun Sırrı (29.11.2009)
  • Şifalı Bitkisel Çaylar (23.11.2009)
  • Her Derde Deva "Isırgan Otu" (15.11.2009)
  • Doğal Yaşam İksiri "Elma Sirkesi" (08.11.2009)
  • Attığımız Şifalı Çöpler (01.11.2009)
  • sağlık kaynağı "incir" (25.10.2009)
  • Şifalı Bitkilerin Toplanması ve Saklanması (11.10.2009)
  • Çölün Mucize Bitkisi “Hurma” (04.10.2009)
  • Tabiat Eczanesinden Reçeteler (29.09.2009)
  • Yazarlarımız
    Mü'min Kimdir? Dr. Abdulcabbar Boran
    Güneş ve Ay
    İslâm âlemini topyekûn hüsrana sürükleyen korkunç hurafe! Mustafa Seyit
    Ne Var? Ne Yok?
    Kolları Bağlı Filistine Karşı Lütfi Tümtürk
    Olaylar ve Yorumlar
    İyi insanlar birleşmeli! Sibel Yiğit
    Seyir Halleri
    DEVLETİN İKİ KANADI Gönül Maraşlıoğlu
    Gönül Penceremizden
    Küçük Kırmızı Mucize ˝Vişne˝ Nazan Başoğul
    Tabiat Eczanesinden Reçeteler
    Sana geldik Mehtap Abdi
    Bir Yürek Mesafesi
    Ebu Eyyûb El-ensarî Gülay Ozan
    Gönül Erenleri
    TELEVİZYONDAKİ TASAVVUF - 2 Emek Durmuş
    Hayat Gibi
    Muhtelif Mustafa Oğuz
    Bakış Açısı
    KADİR GECESİ İNSANLARI NASIL KURTULUŞU ULAŞTIRIR? Doğan Kuşman
    Olayın İç Yüzü
    Kitapsızlar... Seyfi Usta
    Bir de bizden dinleyin!
    ilahi aşk Saliha Güner
    Düşünce-Günce
    Bayramda Dişlere Dikkat Diş Doktoru Gülbeyaz
    Dişler Yolunda
    15.06.2013 Düsseldorf Konferans Ender Eker
    Almanya'dan
    655 Mustafa Müjdeci
    Her şey insan için
    NİCE BAYRAMLARA... Durdu Bahadır
    Hidayet Esintileri
    Tuz Hakkında Yanlış Bilinen Gerçekler B. Tugay Keçeci
    Evrenin Zerafeti
    Fizik aktivite ve kilo kontrolü Ayşe Müjdeci
    Sağlık Pınarı
    Neşenin Kaynağı Kendini Unutmaktır Deniz Temuçin
    Bir İnsan Yetişirken
    İlmel Yakîn, Aynel Yakîn ve Hakkul Yakîn hasıl etmek ne anlama gelir? Mustafa G. Güler
    Kur'an ne diyor?
    Dedikodu nedir? İlkay Yılmaz
    Az Öz
    Bizim Terör Korkut Eser
    Politik Köşe
    BORSA VE BEKLENTİLER Salih Erdin
    Borsada bu hafta
    Diyarbakır:Teksas! Kudret Değirmenci
    Spor Gündemi
    Hasretine hasretim Ayten Qurbanova
    Umut Gülü
    Tek Allah'ın Tek Dini Halim Albayrak
    Dinlerin Birleştirilmesi
    Suç ve ceza Kenan E. Akmaz
    Belçika'dan
    Belirsizlik Sıkıntısı Meral Okan
    Tasavvuf
    Mülke hüküm süren kimdir? Sabri Unat
    Dünyadan
    Bulutların Üzerinde Olmak Ali Gürbüz
    Gül'e Özlem
    Evvel Zaman Icinde 4 İsmail Veyseloğlu
    Mavera
    Bilişim Köşesi Taha Erdem
    Bilim Köşesi
    Referandum İmtihanı Barış Aksoy
    Dünyadan
    Seven, Sevilen Kişidir! Şule Betül Dağ
    En Hayırlı Dost Kimdir
    Sana o kadar çok ihtiyacım varki Rabbim! Pervane Qarayeva
    Kalp Kalbe
    FASLIN ASLI YOK ŞİMDİ Zeren Çelebi
    muzik
    ©2010 Hak Aynası, yazarlarımızın yorumları kendilerine aittir, gazetemiz için bağlayıcı değildir.

    Siyaset | Gündem | Ekonomi | Dünya | Spor | Yaşam | Teknoloji | Sağlık | Tasavvuf