email: şifre: yeni üye
Ana SayfaSiyasetGündemEkonomiDünyaSporYaşamTeknolojiSağlıkTasavvuf
Nazan Başoğul [Tabiat Eczanesinden Reçeteler] 22.03.2012

Nazan Başoğul
Cebinizdeki Doktor "Kabak Çekirdeği"

Kabak Çekirdeği; Kabak (Cucurbita) türlerinin çekirdeğidir, tohumudur.

İçeriği; Kabak Çekirdeği; sabit yağ, karotenoidler, biraz uçucu yağ, kukurbitin isimli amino asit, rezin, B, E, K vitamini içerir.

Kabak Çekirdeği; oldukça dengeli Omega 3 ve Omega 6 içerir.

Kabak Çekirdeği; sırasıyla manganez, magnezyum demir, bakır, E vitamini ve çinkodan zengindir.

Günlük 25 gram (1 çorba kaşığı) kabak çekirdeği içi almakla;

Manganez ve magnezyum ihtiyacının yarısı,
Demir,bakır ve E vitamini ihtiyacının çeyreği,
Çinko ihtiyacının beşte biri,
Protein ihtiyacının altıda biri alınmış olur!

Kabak çekirdeği’nin protein içeriği; bedene dışardan alınması şart olan (fenilalanin, triptofan, metiyonin) gibi temel (esansiyel) amino asitler açısından çok zengindir.

Triptofan; noreadrenalin, serotonin ve GABA gibi beyin biyokimyasal düzeninde düzenleyicilerin ön maddesidir.

Noradrenalin eksikliği dikkat dağınıklığına neden olur. Serotonin eksikliği anksiyete, kaygı hali ve depresyona neden olur.

Kabak Çekirdeği ön madde içeriği olan triptofan gibi içerikleri nedeniyle dolaylı da olsa çok öneme sahiptir!

Kabak çekirdeği’nin zengin olduğu amino asitlerden biri de arginin’dir.

Arginin C vitamini ve Folik Asit gibi; nitrik oksit sentezini doğal yoldan artırır. Nitrit oksit (NO) genel olarak damar sağlığı için çok gereklidir.

Kabak çekirdeği; içeriğinde doymamış yağ oranı yüksektir ve kandaki yağları azaltır.

Kabak çekirdeği içerdiği Fitosterin (Phytosterin) ile; kolesterolü azaltır, prostat büyümesi ve damar kanserine iyi gelir.

Kabak çekirdeğinin hangi zenginlikleri vardır? 

Kabak çekirdeği, minerallerin mükemmel bir kaynağıdır.

Kabak çekirdeği yaklaşık olarak %35 yağ, %38 protein ve % 25 karbonhidrattan oluşur.

Yarım bardak kabak çekirdeği, günlük magnezyum ihtiyacının %46 sını demirin %28.’ni, manganezin %52’sini, çinkonun %17.’sini ve proteinin yüzde 17si’ni karşılar.

Bir bardak kabak çekirdeğinde, 16 mg kadar çinko bulunur. Kabak çekirdeği alanin, glisin ve glutamik asit gibi amino asitler bakımından da zengindir.

Bazı B vitaminlerini içerdiği gibi kemik sağlığı ve kan pıhtılaşması için ihtiyaç olan K vitaminini önemli bir miktarda da içermektedir.

Yağ içeriğine gelince, kabak çekirdeği, hormon dengesi, beyin fonksiyonu ve cilt sağlığı için ihtiyaç olan omega 3 ve omega 6 esansiyel yağlarını birlikte almak için iyi bir kaynaktır.  

Kabak çekirdeğinde tavuk etindekinden 4 kat daha fazla arginin vardır.

Arginin;

-Kalp ve damar sağlığı
-Ektra yağların depolanmasının azaltılması
-Beyindeki aktivitelerin hızlandırılması
-Üreme organlarının sağlığı
-Yaraların çabuk iyileşmesi

için gereklidir.

Ayrıca kabak çekirdeği çok etkili bir antidepresandır.

Eskiden beri ev ilaçları olarak mide bulantılarında ve deniz tutmalarında da kullanılmıştır

Kabak çekirdeği kalorisi : Kabak çekirdeğinin  yaklaşık olarak 100 gramında 500-600 kalori vardır.

Kabak Çekirdeği Besin değerleri: (100 gram)

A vitamini: 70 İ.U

Tiamin: 0,24 mg.

Niasin: 2.4 mg.

Riboflavin: 0,19 mg.

Kalsiyum: 51 mg.

Demir: 11.2 mg.

Fosfor: 1144 mg.

Yağ: 46.7 gr.

Karbonhidrat: 15.0 gr.

Protein: 29.0 gr.

Kalori: 553 

Besin Değerleri (100 gram)

Enerji Kcal/100 gr  : 665

Protein: %34.00 

Doymuş Yağ: %10.53 

Doymamış Yağ: %43.25 

Karbonhidratlar: %4.40 

Kalsiyum mg: 46.00 

Magnezyum mg: 200.00 

Demir mg: 4.85 

Özellikle kimler yemelidir?

• Prostatı büyümüş kimseler

Kısırlık veya hormonal dengesizliği olan kimseler

• Solucan ve tenya bulunan kimseler

• İdrar tutukluğu olan kimseler

• Mesane iltihabı olan kimseler

• Kemik erimesi olan kimseler

Önerilen kullanma şartları ve miktarlar

Kabak çekirdeği, çerez olarak yenebildiği gibi, musliye, salatalara veya fındık çekirdek kavurmalarına ilave edilerek te yenebilir. Günlük doz iki tatlı kaşığı veya 20-30 gr kadar olması uygundur. Sabah akşam devam edilir.

Güvenirlik

Kabak çekirdeği, genellikle allerjik bir gıda değildir ve oksalatların, ürik asitlerin ölçülebilir miktarlarını içerdiğine dair bilgi bilinmemektedir.

Prostatınız varsa kabak çekirdeği çitleyin…

Kabak Çekirdeği prostat sağlığına katkı sağlayabilir. İyi huylu prostat büyümesi çoğunlukla 50 ve üstü yaşlardaki erkekleri etkilemektedir. Büyümeyi oluşturan faktörlerden biri testosteron ve onun ürünü olan DHT(dihidotestosteron) tarafından prostat hücrelerinin aşırı uyarılması olarak bilinmektedir. Kabak çekirdeği bünyesinde bulunan yağ bileşenlerinin, testosteron ve DHT tarafından oluşturulan prostat hücre çoğalımının tetiklenmesini engellediği gözlemlenmiştir. Bu konudaki bilimsel tartışmalar halen devam etmektedir.

Kabak çekirdeği ekstratı ile kabak çekirdeğinin kendisi arasındaki ilişkiler de aynı derecede tartışmaya açıktır. Kabak çekirdeği yağı ekstratında bulunan prostata faydalı olan bileşenler, kesinlikle kabak çekirdeğinde bulunmaktadır. Tek problem, çerez olarak alındığında prostatı destekleyecek bileşen miktarının yeteri miktarda alınıp alınamayacağı hususudur.

Kabak çekirdeğindeki karotenoidler ve omega-3 yağlarının potansiyel prostat faydaları üzerinde çalışmalar yapılmaktadır. Diyetlerinde daha yüksek karotenoid bulunan erkeklerin BPH için daha az risk taşıdıkları bu çalışmalarda ortaya çıkmıştır.

Kabak çekirdeğinde prostat fonksiyonunu pekiştirebilen ilave bir besin kaynağı da çinkodur. Bu sebeple çinko ve BPH arasındaki ilişki üzerinde araştırmalar sürdürülmektedir.  

Kanserde sağlıklı hücreler önemli roller oynamaktadır…

E vitamini içeriği ile geç yaşlanmamızı ve yaşlılığımızı genç gibi geçirmemizi sağlayan kabak çekirdeği, lif içeriği ile de hem kanser riskini azaltmakta hem de kabızlık sorununu ortadan kaldırmaktadır.
Kabızlık sorununu önlediğinden dolayı antioksidan yani kanser yapan maddelerin bağırsaklardan hızlı bir şekilde atılmasını sağlayan kabak çekirdeği, dolaylı olarak kanser riskini azaltmaktadır.
Mineraller, esansiyel yağlar ve proteinler bakımından zengin olan kabak çekirdeği, kemikler ve iştah için önemli bir madde olan çinko da içermektedir. Bir bardak kabak çekirdeği tüketimi, günlük çinko, demir ve E vitamini ihtiyacımızın tamamını, yarım bardak kabak çekirdeği ise günlük magnezyum ihtiyacımızın tamamını karşılamaktadır.
Omega-3 ve Omega-6 içeriği beyin fonksiyonlarının düzenlenmesine yardımcı olup zihinsel gelişimi olumlu yönde etkilemektedir.

 Kabak Çekirdeği Erkeklerin Kemikleri için Koruyucudur…

Daha yaşlı erkekler için kemik erimesi (osteoporotik) büyük önem taşımaktadır. 50 yaşın üzerinde 8 erkekten birinde kemik erimesine rastlanmaktadır.

45-92 yaş arasına değişen yaşlarda 400 erkek üzerinde yapılan bir (American Journal of Clinical Nutrition) çalışmada düşük çinkolu diyetle, düşük kan seviyesi ile osteoporoz arasında bir korelasyon olduğu tespit edilmiştir. Kabak çekirdeği gibi çinko bakımından zengin bir diyetin prostat sağlığına yaptığı katkıya ek olarak kemik yoğunluğunun iyileştirilmesine de katkı sağlamaktadır.

Kabak Çekirdeğinin Mafsal İltihaplarında (artrit) Anti-enflamatuar Yararları Var…

Hayvanlar üzerinde yapılan çalışmalarda kabak çekirdeği eklenmiş diyetlerin uygulanması sonucunda enflamantuar semptomları düşürmede etkili olduğu belirlenmiştir.

Gözler İçin Kabak Çekirdeği…

Halk dilinde Sarı Nokta olarak da bilinen görme yetisinin azalmasına neden olan Yaşa Bağlı Makula Dejenerasyonu hastalığında beslenmenin önemine dikkat çeken uzmanlar, kabak çekirdeğinin sarı nokta hastalığının seyrini yavaşlattığını belirtmektedirler.

Görme fonksiyonunda bozulmalara yol açan ‘Sarı Nokta’ sıklıkla 60 yaşından sonra çıkmaktadır. Uzmanlar, ‘Kabak çekirdeği de sarı nokta hastalığının seyrini yavaşlatmaktadır’ demişlerdir.

Kişi baktığı yerin ortasında bulanıklık olduğunu sanmaktadır. Baktığı yerdeki cisimler yamuk, satırlar eğri görülmektedir. Hastalığın kuru ve yaş olmak üzere iki tipi bulunmaktadır.

Yaş tipte oluşan damarlarda meydana gelen ani kanamalar ani merkezi görme kayıplarına neden olabilmektedir.

Uzmanlar hastalıkta beslenmenin ‘değiştirilebilir’ tek risk faktörü olduğuna dikkat çekip “Gözleriniz için sağlıklı beslenin” önerisinde bulunmaktadır. 

Gençlik iksiri kabak çekirdeği…

Birçok hastalığı iyi gelen kabak çekirdeği, kalın bağırsak kanseri riskini azaltmakta ayrıca içerdiği E vitamini ile hücre zarının bozulmasını önlemektedir.  Sağlıklı hücreler kanserde önemli rol oynamaktadır. Yine E vitamini geç yaşlanmamızı ve yaşlılığımızı genç gibi geçirmemizi sağlamaktadır.

Afrodizyak etkisi…

Kabak çekirdeğinde testesteron üretimi için gerekli bir madde olan çinko bulunur. Çinko kadınların libidosunu da arttıran bir mineraldir. Omega-3 yağ asitlerinin de bol bulunduğu kabak çekirdeği, cinsel sağlık üzerinde önemli bir rol oynayan hormon benzeri maddelerin salgılanmasında etkilidir. Kabak çekirdeği üreme organlarının sağlığını düzenler, doğurganlığı ve libidoyu arttırır.

Sağlığa Yararlı Minerallerin, Protein ve Mono Doymamış Yağların Zengin bir Kaynağıdır…

• Günde bir avuç kabak çekirdeği tüketiminin mesane boynunu rahatlatarak idrara rahat çıkılmasını sağladığı araştırmalarda tespit edilmiştir.

• Kabak çekirdeğinin içerdiği yağ, testosteronun dönüşmesini engelleyen ‘cucurbitacin’ denilen bir bileşik içerir. İyi huylu prostat büyümesine neden olan etkenlerden biri de testesteron ve dihidrotestesteronun  prostat hücrelerini aşırı uyarmasıdır. Kabak çekirdeğindeki yağ bileşenleri, testosteron ve dihidrotestesteron tarafından oluşturulan prostat hücre çoğalımının tetiklenmesini engelleyici etki gösterir.

• Klinik bir çalışmada prostat büyümesi olan 53 hastaya 3 ay boyunca kabak çekirdieği verilmiş ve süre sonunda idrar çıkışında zorluk ve idrarda çatallanma gibi sorunlarda düzelmeler olduğu görülmüştür.

• Kabak çekirdeğindeki fitosterolller kansere karşı koruyucu etkiye sahiptir. Testosteron hormonunun dihidrotestosterona dönüşümünü azaltır. Dihidrotestosteronun yüksek düzeyleri prostat kanseri riskini artırır. Kabak çekirdeği ise testosterondan dihidrotestosterona dönüşümü sağlayan 5-alfaredüktaz adlı enzimi  bloke ederek prostat kanserine karşı koruma sağlar.

• Hayvanlar üzerinde yapılan bir deneyde kabak çekirdeğinin yağı alındıktan sonra kalan  protein kısmının karaciğerde toksinlerin neden olduğu hasarı onardığı tespit edilmiştir.

• Kabak çekirdeği sarı nokta diye de bilinen görme yetisinin azalmasına yol açan Yaşa Bağlı Makula Dejenerasyonu hastalığında, hastalığın ilerlemesini önleyici etkilere sahiptir.

Görme fonksiyonunda olumsuzluklara neden olan bu hastalık daha çok altmış yaşından sonra görülmekte..

¼ bardak dolusu kabak çekirdeği almakla günlük magnezyum ihtiyacının %46.1’ ini, günlük demir ihtiyacının %28.7’sini, günlük manganez ihtiyacının %52’sini, günlük bakır ihtiyacının %24’ünü, günlük protein ihtiyacının %16.9’unu, günlük çinko ihtiyacının %17.1’ini sağlanmış olmaktadır.

. Kabak Çekirdeğindeki Fitosterollerle Daha Düşük Kolestorol Fitosteroller, kolestrole çok benzeyen kimyasal yapıya sahip, bitkilerde bulunan bileşiklerdir. Diyette yeterli miktarda bulunduğunda, kolestrolun kan seviyesini düşürmekte, bağışıklık sistemini güçlendirmekte ve çeşitli kanserlerin riskini azaltmaktadır.

. Mesela 100 g kabak çekirdeğinde 24 gram protein var. Kabak çekirdeği, proteinlerin yapı taşı olan amino asitler bakımından çok zengin; özellikle de insan vücudunda yapılmayan esansiyel (fenilalanin, triptofan, metionin, gibi) amino asitler açısından.

. Örneğin tirozin, triptofan ve glutamat norepinefrin, serotonin ve GABA gibi beyinin biyokimyasal ahengini düzenleyen sinir ileticilerin ön maddesi. Örneğin norepinefrin eksikliği hiperaktivite ve dikkat dağınıklığına yol açıyor; erişkinlerde bunlara manik hareketler deniliyor; serotonin eksikliği ise depresyona yol açıyor.

. Kabak çekirdeğinin en zengin olduğu amino asitlerin başında arjinin geliyor. Arjinin C vitamini ile birlikte nitrik oksit sentezini doğal yoldan artırıyor. Nitrit oksit (NO) aşırı olmadığı sürece damar sağlığı açısından çok yararlı. Damarların esnekliğini sağlayarak genişlemesini sağlıyor. Örneğin kalbe bağlı göğüs ağrılarında (anjina pektoris) nitratlı ilaçlar kullanılıyor.

. NO penis damarlarını da genişlettiğinden ereksiyon problemlerini de azaltıyor. Yani tıpkı Viagra gibi; ama onun doğalı.

. Bir insanın günlük E vitamini ihtiyacı 10-12 mg kadar. 100 gram (1 çay bardağı dolusu) Kabak çekirdeği bu ihtiyacınızın tamamını sağlıyor. E vitamininin başta kalp damar sağlığı, seks sağlığı üzerine olmak üzere birçok yararı var.

. Bir insanın günlük demir ihtiyacı 10-15 mg kadar. 100 gram (1 çay bardağı dolusu) Kabak çekirdeği bu ihtiyacınızın tamamını sağlıyor.

Kabak çekirdeği çinko ve magnezyum açısından da çok zengin. Her ikisinin de insan vücudunda yüzlerce fonksiyonu var.

. 100 g kabak çekirdeğinin yaklaşık dörtte biri yağ. Bu yağın büyük kısmını zeytinyağı gibi monoansatüre yağlar oluşturuyor. Bu yağlar şişmanlatmadığı gibi kalp-damar sağlığı açısından da çok önemli.

Ama yerken fazla tuzlu olmamasına dikkat edilmeli ve kavrulmamışını tercih etmelisiniz.

Kabak Çekirdeği Nasıl Yenir?

Kabak çekirdeği genellikle kavrulmuş olarak tüketilmektedir. Ancak kabak çekirdeğinin bu şekilde yenilmesi prostat ve idrar kesesi sorunlarında beklenen faydayı yapamamasına neden olur. Isıya hassas bileşenlerinin bozunmasına neden olabileceği için kabak çekirdeğinin kavurmadan yenmesi gerekir.

Kabak çekirdeği ilaç yapımında da kullanılıyor…

Sağlık sektöründe geniş kullanım alanına sahiptir. Sağlıkta da özellikle ilaç yapımında kullanılmaktadır.Zararları Kabak çekirdeği günde bir avuçtan fazla yenildiğinde yüzünüzde sivilcelenme ve yağlanma yapabilir.

Kabak çekirdeğinin kabuğu da yararlı …

Çekirdeğin kabuğu demir bakımından zengin; 30 gramında 4 mg civarında demir var. Bir fikir vermesi bakımından demir bakımından zenginleştirilmiş tahıl ürünleri ile karşılaştırdığımızda, bu tahıl ürünlerinin 30 gramında 7 mg civarında demir bulunuyor. Yani yemeyip attığımız kabukları, para verip aldığımız bir ürüne yakın demir taşıyor; ilginç değil mi?

Yapılan çalışmada, 20-37 yaşları arasında sekiz sağlıklı bayana dört hafta boyunca her gün 30’ar gram demir bakımından zenginleştirilmiş tahıl ürünü ve çekirdek kabuğu veriliyor.

Deneye başlandığında ve regli döneminin 20’inci gününde kan örnekleri alınıyor ve demir analizleri yapılıyor (retikülosit sayımı, hemoglobin, hematokrit, serum ferritin, total demir-bağlama kapasitesi, transferin ve transferin doygunluk yüzdesi). Deney başlangıcı ve sonrasında kan demir değerleri arasında belirgin faklılaşma görülüyor. Tabii çalışmanın esas hedef grup olan hamile kadınlarda ve genç çocuklarda ve daha uzun süreli olarak tekrarlanması gerekiyor.

Bilhassa zenginleştirilmiş demir ürünlerinin temin edilmesinde güçlükle karşılaşılan köy gibi yerlerde hamilelikte ve adolesanlarda demir desteği olarak yararlanılması bana çok akılcı geliyor.

Yapılan çalışmalarda, kabak çekirdeğinin yağı alındıktan sonra kalan protein kısmının deney hayvanlarında protein yetmezliğine bağlı şikayetleri giderdiği, karaciğerde toksinlerin yol açtığı hasarı onardığı ve vücudun antioksidan kapasitesini yükselttiği gösterilmiştir.

Bir başka deneysel çalışmada ise, kabak çekirdeği yağının kalbin ve böbreklerin antioksidan kapasitesini artırdığı ve dört haftalık uygulama ile yüksek tansiyonlu sıçanlarda tansiyon düşürücü ilaçlarının daha etkili olmasını sağladığı bildiriliyor.

Kabak çekirdeği yağının antioksidan özelliklerinin incelendiği bir deneysel çalışmada ise romatizma hastalarında iltihap giderici ilaçla (indometasin) birlikte verildiğinde, ilacın karaciğer üzerindeki olumsuz etkilerini önlediği tespit edilmiş.

Peki ya kavrulunca?        

Kabak çekirdeği genellikle kavrularak tüketilmektedir. İstenen aromayı sağlayabilmek için kavurma işleminin uygulanması gerekiyor. Kavurma işlemi sırasında çekirdeğin bileşiminde ne gibi değişiklikler olmaktadır? Yapılan çalışmalar kavrulurken kabak çekirdeği içerisindeki uçucu bileşenlerin oranlarının değiştiğini, bilhassa lipit oksidasyonuna bağlı parçalanma ürünlerinin ortaya çıktığını gösteriyor.

Kavrulmuş kabak çekirdeğine lezzeti kazandıran bileşikler olan alkillenmiş pirazinler ve 2-asetilpirolün oluşması için kavurma işleminin en az 90 derecede yapılması gerekiyor. Kavrulma sırasında uçucu olmayan bileşenlerde de değişim görülüyor. Yapılan çalışmada ilginç olarak, vitamin E ve fitosterol içeriğinde bir miktar artış gösterdiği bildiriliyor. Ama  bu kavrulma sırasında uçucu bileşenlerin ve nemin uzaklaştırılmasına bağlı olarak gözlenen oransal bir değişiklik. Fazla kavrulursa oksidasyona dayanıksız olan linoleik asit gibi yağ bileşenlerinin kaybı söz konusu olabilir. 

Tuzlamadan Yemelisiniz …

Kabak çekirdeğinin dört hafta süre ile sıçan ve kobaylara uygulanması ile böbrek, karaciğer ve kan değerlerinde herhangi bir olumsuz değişime yol açmadığı gözlenmiş.

Sanırım kabak çekirdeğini kavurmadan, tuzlamadan ve kabuklarını çıkarmadan tümüyle kullanmak en doğrusu.  

‘Neden kavurmadan kullanılması gerekiyor’ diye sorarsanız, protein, amino asit gibi ısıya hassas bileşenlerinin bozunmasına yol açmamak için...  

‘Neden tuzlamadan yenmeli’ diye sorarsanız da tuzun fazlasının zararlı olduğunu artık herkes biliyor; vücutta su tutulmasına (ödem) yol açıyor, tansiyonu yükseltiyor. O halde, bu haliyle (kavrulmadan, tuzlanmadan ve ayıklanmadan) eğlencelik olarak keyifle yemenin bir yolunu bulmalı! 

Tenya, Solucan, Kurt Öldürücü Olarak; Yaklaşık 300 gr.kavrulmamış Kabak çekirdeği sabah aç karına yenir. (İçine az kavun, karpuz, çok az şeftali çekirdeği de karıştırılabilir.) 

Ya da; bu çekirdekler öğütülüp suda bekletilir. Süt rengini alan bu sudan sabah aç karına içilir. 3 saat yemek yenmez., az ekmekle sarımsak yenebilir. 3 saat sonra İngiliz tuzu suda eritilip içilir. İngiliz tuzu yerine hint yağı, mağnezyum calcini ya da kuvvetli sinameki çayı sıcak olarak içilir. İshal olunur. Bir saat sonra yemek yenir. 

Başka bir terkip;  Elma ve kabak çekirdekleri beraber ezilip kaynatılır. Sabahları süzülüp suyu içilir.Bir-iki saat hiçbir şey yenmez. Tedaviye bir hafta devam edilir.  

Not: Bu önerilere hamile bayanların kullanması sakıncalıdır.  

Kabak Çekirdeği Krakeri

İçindekiler:

2 ölçek kabak çekirdeği

1 ölçek keten tohumu

2 çorba kaşığı bal

3 çorba kaşığı susam (isteğe bağlı)

1 çorba kaşığı rendelenmis taze zencefil

1/2 ölçek limon suyu

1/4 ölçek soya sosu

(1 ölçek = 2 ajda çay bardağı dolusu)

Kabak çekirdeklerini geceden 5 ölçek suda  ıslatın. Sabah suyunu süzün ve iyice yıkayın. Keten tohumunun yarısını robotta toz haline gelinceye kadar çekin. Daha sonra bütün malzemeyi karıştırıp 2 ölçek su ile birlikte robottan geçirin.

Karışımı dörde ayırıp dört adet dikdörtgen ince çeperli fırın tepsisine ½ cm kalınlığını aşmayacak şekilde homojen olarak yayın. Fırınınızın büyüklüğüne bağlı olarak daha az sayıda tepsi de olabilir.  Eğer ince çeperli tepsiniz yoksa yağlı kâğıdı fırın telinin üstüne koyup karışımı doğrudan yağlı kâğıdın üstüne dağıtabilirsiniz. Karışımı yayarken delik kalmamasına özen gösterin. Karışımı, 60 dereceye ayarlayıp kapağını çok hafif açık bıraktığınız fırında kurutmaya başlayın. Fırınınızın vantilatör ayarı varsa kurutma daha da hızlanır. Tepsilerin üst katmanı kuruduğunda (genellikle 4-5 saat sonra) ince bir spatulayı hamurun altında dolaştırarak tepsiden gevşetin ve kuru olan yüz alta gelecek şekilde ters yüz ederek başka bir tepsiye yerleştirin. Tepside kalan yaş malzemeyi tekrar krakerin üst kısmına sürün. Ters yüz etme işleminde, tepsiye değen yüz hemen hemen kurumuştur. Krakeri 60-70 derecede kurutmaya devam edin. Kuruma süresi 15-20 saattir, ancak (mevsimine göre daha fazla zaman alabilir.

Fırından çıkartıp 15 dakika dışarıda beklettiğinizde, krakeriniz  çıtır çıtır olmalı. Aksi halde kuruyuncaya kadar işleme devam edin. Krakeri bıçakla 30-40 parçaya bölün ve hemen naylon torbalarda buzdolabına koyun. Krakerleri buzdolabında aylarca saklayabilirsiniz.

Kabak Çekirdeği Yağı

Kabak çekirdeği yağı; Badem yağına benzeyen özelliklerinin yanısıra, özellikle taşıdığı çinko ve selenyum türevleri gibi organik minerallerin etkili antienflamatuar (iltihap önleyici) ve antioksidan nitelikleri bu maddelere gerek duyulan tüm sistemik ve cilt rahatsızlıklarına karşı tercih edilmesini sağlamaktadır.

Kabak çekirdeği yağı direnç sistemini destekler ve toksinlerin etkisini azaltıp, enfeksiyonlu, iltihaplı hastalıklardan koruyabilir.

Göz çevresine sürüldüğünde yaşlanma etkilerini azaltmaktadır.Kabak çekirdeği yağı özellikle, prostat büyümesinden kaynaklanan idrar zorluğuna karşı kullanılmaktadır.  

Prostat büyümesi, testosteron hormonunun yetersizliği veya testosteronun dihidrotestosteron hormonuna dönüşmesi sonucu oluşmaktadır. Dihidrotestosteron salgısı, prostat hücrelerinin çoğalmasına, büyümesine ve bozulmasına neden olur. Genellikle 40 yaşını aşmış erkeklerde prostat bezi büyümeye başlar yani testesteron hormonu artık dihidrotestesterona dönüşme eğilimi gösterir. Oluşan bu duruma tıp dilinde prostatik hiperplazya denir. Prostat bezinin büyümesi idrar yollarına baskı yapar. Bu durum hastanın idrara çıkmasını oldukça zor hale getirebilir. Prostat bezi büyümesi 60 yaşını aşmış erkekler arasında en çok rastlanan sağlık problemidir.

Kabak çekirdeği yağı 'nın yapısında, vücut içerisinde testesteronun, kendisinin çok daha güçlü bir formu olan dihidrotestesteron hormonuna dönüşmesini engelleyen Cucurbitacin adındaki bir aminoasit türevi kimyasal bir madde bulundurmaktadır. Kabak çekirdeği yağında bulunan Cucurbitacin maddesi testosteronun dihidrotestosteron hormonuna dönüşmesini engelleyerek Prostat büyümesini durdurmaya yardımcı olduğu bilimsel çalışmalarla kanıtlanmıştır.

Yapılan bir çok araştırmada Prostatik Hiperpilasia hastalığına karşı kabak çekirdeği yağı ile çok başarılı sonuçlar elde edildiği belirtilmektedir. Kabak çekirdeği yağının bu şekilde bir prostat koruyucu role sahip olmasının bir diğer önemli faktörü de yapısında bulunan yüksek miktardaki çinko mineralinin de etkisi vardır.

Çinko, tıp dünyasında prostat büyüklüğünü azaltmak amacıyla kullanılan en yaygın mineraldir Ayrıca çinkonun bağışıklık sisteminin düzenli çalışabilmesi için gerekli olduğu ve yaraların iyileşmesinde etkisi olduğu ve insülin hormonunun da yapısında bulunduğu bildirilmektedir. Kabak çekirdeği yağının protein içeriği; bedene dışarıdan alınması şart olan (fenilalanin, triptofan, metiyonin) gibi temel (esansiyel) amino asitler açısından çok zengindir. Kabak çekirdeği güçlü aminoasitler olan alanin, glisin ve glutamik asit bakımından da çok zengin bir yiyecektir.

Kabak çekirdeği bileşenindeki bazı maddeler, bağırsak parazitlerini öldürdüğü ve temizlediği bilimsel olarakta ispatlanmıştır. 

Kabak çekirdeği yağı için kullanılan tohumlar ısıl işleme tabi tutulmadan soğuk sıkma yöntemi  ile üretilmiştir. Bu sayede tohum yapısındaki enzimler ve faydalı mineraller ısıdan kaynaklı bozulmaya maruz kalmazlar.

Kabak Çekirdeği Yağının Diğer Faydaları 

Bilim adamlarına göre kabak çekirdeği yağında bulunan phytosterin maddesi mucize sayılabilecek etkilere sahip. Kandaki kolesterolü azaltıyor, prostat büyümesi ve damar kanserine iyi geliyor. Açıkçası bir sağlık bankası.

Kalın bağırsak kanseri riskini de önemli oranda azaltan etkisi olduğu tespit edilen kabak çekirdeği yağında bulunan doymamış yağ oranı yüksekliği; kandaki trigliseridleri azaltıyormuş.

Kabak çekirdeğinin faydaları bu kadarla da kalmıyor. Bu yağda bol oranda E vitamini de vardır. Bilindiği gibi E vitamini hücre zarının okside olarak erken bozulmasına engel olan ve dolayısıyla hücre zarı ve hücreyi sağlıklı bir özelliğe sahiptir. Bu maddeyi yeterli oranda aldınız mı geç ihtiyarlıyor ve ihtiyarlığınızda genç bir ihtiyarlık dönemi geçiriyorsunuz.

  • Kabak çekirdeği; prostat büyümesi (BPH) nedeniyle idrar şikayetlerinin azaltılmasına yardımcı olur.
  • İdrar tutukluğuna iyi gelir.
  • Mide bulantısına iyi gelir.
  • Kandaki kolesterolü düşürür.
  • Kısırlık probleminde görülen hormonsal dengeyi düzenler.
  • Kabak çekirdeği yağının kalbin ve böbreklerin antioksidan kapasitesini artırdığı görülmüştür.
  • Mesane iltihabının iyileşmesinin hızlandırır.
  • Kabak çekirdeği yağı; bağırsak kurtlarına ve şeritlerine karşı çok etkilidir. Çocuklarda güvenle kullanabilir.
  • Bağırsak faaliyetlerini hızlandırıcı etkisi vardır.
  • Kemik erimesi olanlara yararlıdır.
  • Kabak çekirdeği içerisindeki amino asitlerden dolayı antidepresan (depresyon giderici) etkisi vardır.
Kabak Çekirdeği Yağının Haricen Kullanıldığı Yerler...
  • Hassas, zarif ciltler için doğal nemlendiricidir.
  • Cildi düzgünleştirir, yumuşatır ve yaşlanmasını yavaşlatır.

Kullanım Şekli:

Dahilen aç karnına bir tatlı kaşığı içilir.Haricen cilde masaj şeklinde uygulanır.Kabak Çekirdeği yağının; kahvaltılarda ekmekle, salatalarda 1 tatlı kaşığı aroma olarak, sıcak çorbalarda ve yemeklerde ise pişmeye yakın ekleyerek şifa niyetine kullanılması tavsiye edilir.

Anlayacağınız kabak çekirdeği basit bir eğlencelik değil,  kelimenin tam anlamıyla cebinizdeki doktordur. Evinizden eksik etmemeniz dileklerimle….. 

Sıhhatle ve sevgiyle kalın…… 

Nazan Başoğul, 22.03.2012

Bu yazı 22.03.2012 tarihinden itibaren toplam 91525 defa okunmuştur.


Yorumlar
Başlık
Yorum
Yorum yazabilmek için üye girişinizi gerçekleştirmelisiniz.


Yazarın son yazıları
  • Küçük Kırmızı Mucize "Vişne" (23.07.2014)
  • Doğal Ağrı Kesici "Kiraz" (11.07.2014)
  • Zararlılarla "Doğal Mücadele" (27.06.2014)
  • Suyla Gelen Sağlık "Kaplıcalar" (29.05.2014)
  • Canlı Yaşamın Temeli "Su" (18.04.2014)
  • Kan Grubuna Göre Beslenme (16.03.2014)
  • Çağın Mucizesi "Alkali Beslenme" (28.01.2014)
  • Günümüz Beslenme Hataları (11.12.2013)
  • Doğal Yollarla Güzelleşin (20.10.2013)
  • Evimizdeki Mucize "Karbonat" (11.09.2013)
  • Doğal Yollarla "Saç Bakımı" (13.08.2013)
  • Evde Yapılabilecek “Doğal Temizlik Malzemeleri” (18.06.2013)
  • Kutsal Ot "Adaçayı" (24.04.2013)
  • Kokusuyla Büyüleyen "Lavanta" (20.03.2013)
  • Beynin Dostu "Ceviz" (05.02.2013)
  • Organik Altın "Safran" (03.01.2013)
  • Bir Ecza Deposu "Meyan Kökü" (13.12.2012)
  • Böbrek Doktoru "Gilaburu" (02.11.2012)
  • Yararlı Bir Bitki "At Kestanesi" (20.10.2012)
  • Sonbaharın Habercisi " Kızılcık " (15.09.2012)
  • Her Derdin Devası "Kayısı" (04.09.2012)
  • Ev Yapımı İçecekler (04.08.2012)
  • Ferahlığın Adı "Nane" (23.07.2012)
  • Sağlık Dostu "Kuşburnu" (14.07.2012)
  • Şifanın Bileği "Karanfil" (03.07.2012)
  • Zevkin Tadı "Kahve" (17.05.2012)
  • Çiçeklerin Sultanı " Gül " (09.04.2012)
  • Renk'lerin Hayatımızdaki Etkileri (08.03.2012)
  • Potasyum Deposu "Tarçın" (03.01.2012)
  • Çöldeki Anahtar "Aloe Vera" (05.12.2011)
  • Kalbin En İyi İlâcı "Alıç" (16.11.2011)
  • Gençlik Aşısı "Böğürtlen" (27.10.2011)
  • Şifa Deposu "Zeytin Yaprağı" (11.10.2011)
  • Her Derde Deva "Keten Tohumu" (18.09.2011)
  • Huzurlu Yaşam İçin "Sarı Kantaron" (03.08.2011)
  • Doğa Harikası "Polen" (10.07.2011)
  • Doğanın Doktoru "Zeytinyağı" (09.06.2011)
  • Altın Değerinde Bir Meyve "Altın Çilek" (02.05.2011)
  • Doğal Taşların Dili (12.04.2011)
  • Vücudumuzun Doktoru "Limon" (23.03.2011)
  • Karaciğer Dostu "Deve Dikeni" (06.03.2011)
  • Kendisi Küçük, Şifası Büyük "Çörek Otu" (23.02.2011)
  • Himalaya Tuzu (05.02.2011)
  • "Taş"ın Suyunu Çıkarmak (25.01.2011)
  • Misk-i Amber (08.01.2011)
  • Asrın İlâcı -"Propolis" (28.12.2010)
  • Mini Bir Mucize "Trabzon Hurması" (18.12.2010)
  • Beş Bin Yıllık Mucize İlâç "Keçiboynuzu" (11.12.2010)
  • Soğuk Algınlığı Düşmanı "Ekinezya" (03.12.2010)
  • "Kudret Narı" nın Kudretli Faydaları (23.11.2010)
  • "Kâbe" Dünyanın Merkezinde (14.11.2010)
  • Kâinatta, Canlılarda ve Doğadaki Mükemmel Estetik "Altın Oran" (27.10.2010)
  • Ginseng ve Faydaları (12.10.2010)
  • Kanserin Düşmanı "Zerdeçal" (28.09.2010)
  • Mucize İçecek "Kefir" (15.09.2010)
  • Karpuz ve Çekirdekleri ile Gelen Sağlık (28.08.2010)
  • Canlılığın Hayati Özü " Su " (18.08.2010)
  • Unutturulan "Geleneksel İçeceklerimiz" (06.08.2010)
  • "Kil" ile Gelen Güzellik (24.07.2010)
  • Mükemmel Gıda "Anne Sütü" (13.07.2010)
  • Doğal Mucize -"Maden Suyu" (30.06.2010)
  • İsveç Şurubu (16.06.2010)
  • Kırmızı Pancar ve Sağlığımız (02.06.2010)
  • Mesir Macunu - Kuvvet Macunu (21.05.2010)
  • "Acı Kavun"un Faydaları ve Kullanımı (11.05.2010)
  • Bitkisel Yağların Faydaları (03.05.2010)
  • Kur'ân'da Dikkat Çekilen Bitkiler (21.04.2010)
  • Bal'daki Şifa (11.04.2010)
  • Günlük Hayatımızı Kolaylaştıran Reçeteler (03.04.2010)
  • Misvak ve Faydaları (26.03.2010)
  • Bitkilerle Zayıflama (17.03.2010)
  • Doğal Antibiyotik "Sarımsak" (09.03.2010)
  • "Doktor Sülükler" Hayat Veriyor... (27.02.2010)
  • "Nar" ın Bilinmeyen Faydaları ve Önemi (17.02.2010)
  • Sağlıklı Çay - "Yeşil Çay" (07.02.2010)
  • Bitkilerin Yan Etkileri (31.01.2010)
  • Zencefil ve Faydaları (25.01.2010)
  • Doğal Cilt Bakım Kremleri (17.01.2010)
  • İnsanlara Sunulan Bir Nimet : Yağmur (11.01.2010)
  • Bitkilerle Saç Bakımı (03.01.2010)
  • İlaç Niyetine "Üzüm Çekirdeği" (27.12.2009)
  • Şifalı Bitkisel Yağlar (20.12.2009)
  • Bunları Biliyor Muydunuz? (12.12.2009)
  • Macunlar (05.12.2009)
  • “Zemzem” Suyunun Sırrı (29.11.2009)
  • Şifalı Bitkisel Çaylar (23.11.2009)
  • Her Derde Deva "Isırgan Otu" (15.11.2009)
  • Doğal Yaşam İksiri "Elma Sirkesi" (08.11.2009)
  • Attığımız Şifalı Çöpler (01.11.2009)
  • sağlık kaynağı "incir" (25.10.2009)
  • Yeni Anti-Aging Gözdesi - Buğday Çimi ve Şırası (18.10.2009)
  • Şifalı Bitkilerin Toplanması ve Saklanması (11.10.2009)
  • Çölün Mucize Bitkisi “Hurma” (04.10.2009)
  • Tabiat Eczanesinden Reçeteler (29.09.2009)
  • Yazarlarımız
    Mü'min Kimdir? Dr. Abdulcabbar Boran
    Güneş ve Ay
    İslâm âlemini topyekûn hüsrana sürükleyen korkunç hurafe! Mustafa Seyit
    Ne Var? Ne Yok?
    Bayram Kültürünün Yaşatılması Lütfi Tümtürk
    Olaylar ve Yorumlar
    İyi insanlar birleşmeli! Sibel Yiğit
    Seyir Halleri
    DEVLETİN İKİ KANADI Gönül Maraşlıoğlu
    Gönül Penceremizden
    Küçük Kırmızı Mucize ˝Vişne˝ Nazan Başoğul
    Tabiat Eczanesinden Reçeteler
    Sana geldik Mehtap Abdi
    Bir Yürek Mesafesi
    Ebu Eyyûb El-ensarî Gülay Ozan
    Gönül Erenleri
    TELEVİZYONDAKİ TASAVVUF - 2 Emek Durmuş
    Hayat Gibi
    Muhtelif Mustafa Oğuz
    Bakış Açısı
    KADİR GECESİ İNSANLARI NASIL KURTULUŞU ULAŞTIRIR? Doğan Kuşman
    Olayın İç Yüzü
    Kitapsızlar... Seyfi Usta
    Bir de bizden dinleyin!
    ilahi aşk Saliha Güner
    Düşünce-Günce
    Bayramda Dişlere Dikkat Diş Doktoru Gülbeyaz
    Dişler Yolunda
    15.06.2013 Düsseldorf Konferans Ender Eker
    Almanya'dan
    655 Mustafa Müjdeci
    Her şey insan için
    NİCE BAYRAMLARA... Durdu Bahadır
    Hidayet Esintileri
    Tuz Hakkında Yanlış Bilinen Gerçekler B. Tugay Keçeci
    Evrenin Zerafeti
    Fizik aktivite ve kilo kontrolü Ayşe Müjdeci
    Sağlık Pınarı
    Neşenin Kaynağı Kendini Unutmaktır Deniz Temuçin
    Bir İnsan Yetişirken
    İlmel Yakîn, Aynel Yakîn ve Hakkul Yakîn hasıl etmek ne anlama gelir? Mustafa G. Güler
    Kur'an ne diyor?
    Dedikodu nedir? İlkay Yılmaz
    Az Öz
    Bizim Terör Korkut Eser
    Politik Köşe
    BORSA VE BEKLENTİLER Salih Erdin
    Borsada bu hafta
    Diyarbakır:Teksas! Kudret Değirmenci
    Spor Gündemi
    Hasretine hasretim Ayten Qurbanova
    Umut Gülü
    Tek Allah'ın Tek Dini Halim Albayrak
    Dinlerin Birleştirilmesi
    Suç ve ceza Kenan E. Akmaz
    Belçika'dan
    Belirsizlik Sıkıntısı Meral Okan
    Tasavvuf
    Mülke hüküm süren kimdir? Sabri Unat
    Dünyadan
    Bulutların Üzerinde Olmak Ali Gürbüz
    Gül'e Özlem
    Evvel Zaman Icinde 4 İsmail Veyseloğlu
    Mavera
    Bilişim Köşesi Taha Erdem
    Bilim Köşesi
    Referandum İmtihanı Barış Aksoy
    Dünyadan
    Seven, Sevilen Kişidir! Şule Betül Dağ
    En Hayırlı Dost Kimdir
    Sana o kadar çok ihtiyacım varki Rabbim! Pervane Qarayeva
    Kalp Kalbe
    FASLIN ASLI YOK ŞİMDİ Zeren Çelebi
    muzik
    ©2010 Hak Aynası, yazarlarımızın yorumları kendilerine aittir, gazetemiz için bağlayıcı değildir.

    Siyaset | Gündem | Ekonomi | Dünya | Spor | Yaşam | Teknoloji | Sağlık | Tasavvuf