email: şifre: yeni üye
Ana SayfaSiyasetGündemEkonomiDünyaSporYaşamTeknolojiSağlıkTasavvuf
Nazan Başoğul [Tabiat Eczanesinden Reçeteler] 03.01.2012

Nazan Başoğul
Potasyum Deposu "Tarçın"

Tarçın (Cinnamomum), defnegiller familyasından yaprak dökmeyen aromatik kokulu ağaç cinsi ve ağacın kabuklarından elde edilen bir baharattır. Çubuk veya toz halinde kullanılır.

Yetiştirildiği Yerler: Tarçın tropik ülkelerde yetiştiğinden Türkiye’de ancak botanik bahçelerde yetiştirilebilir. Günümüzde başta Endonezya, Malezya, Madagaskar, Brezilya ve Jamaika’da kültür bitkisi olarak yetiştirilmektedir. Güney Asya, Orta Amerika, Brezilya’da yetişir. Anayurdu Seylan olarak anılan bugünkü Hindistan'daki Sri Lanka adası olduğu kabul edilir. Doğu Çin ve Doğu Hint adalarında da yetiştirilir.

Toplanması-Saklanması: 2-5 yaşındaki Tarçın fidesinin gövdesi yerden 50 cm yukarıdan kesilince bitkinin kütüğünden yetiştiği yöreye ve toprağa göre şıvgınlar çıkar. Bu şıvgınların kabukları soyulur. Kabukların dışındaki mantarsı kabuk atılarak iç kabuklar iç içe geçirilerek boş rulo şeklinde kurumaya bırakılır.

Çiçekleri ağacın tepesindeki dalların ucunda topluca bir arada bulunur ve çiçekleri oldukça küçük olup beyazımsı yeşil renklidir. Meyveleri, yarısına kadar kaba yaprakları tarafından sarılmış ve yumurta şeklindedir. Yaprakları taze iken kırmızı, sonra kahverengimsi kırmızı ve olgunlaşınca yeşil renk alır.

Diğer İsimleri  Dar-ı Çin, Daru-yi-Çin, Cinnamomum, Cinnamon, Cannelier’dir.

Kokusu İle Tanınan Ağaç

Çin tarçını (Cinnamomum cassia)  kalın kabuk görüntüsünde, Seylan tarçını (Cinnamomum zeylanici) ise sert kıvrılmış ve iç içe geçmiş ince çubuklar halindedir.

Seylan tarçını Sri Lanka, Hindistan ve Myanmar'da yetiştirilir. Kışın yapraklarını dökmeyen alçak boylu ağaçtır. Yaprakları deri kıvamında ve serttir. Bu yapraklardaki 3 belirgin damar başlıca ayırt edici özelliğidir.

Bu ağacın körpe dalları kesilir. Kabukları soyulur, mantar tabakaları çıkarılır, tabakalar birbirinin içine konulup sarılarak kurutulur. Daha sonra ezilip baharat olarak Seylan tarçını adıyla satılır. Açık kahverengi ve tatlımsı tadı hoş olan bu tarçın türü makbuldür. Seylan tarçınının tadı, Çin tarçınına göre daha az keskindir. Ülkemizde özellikle Seylan tarçını kullanılır.

Çin tarçını daha büyük bir ağaç olup 10-12 m'ye kadar boylanabilir. Kışın yaprağını dökmeyen bu türün de gövde ve dallarının kabuğu soyularak yukarıdaki yöntemle elde edilen tarçın, Seylan tarçınına göre daha yakıcı, keskin ve daha az değerlidir.

Her iki tür tarçının da başlıca bileşeni, uçucu bir yağ olan sinnamik aldehit'tir. Tarçın baharat olmasının yanı sıra çeşni ve koku vermesi için bazı yemek, tatlı ve şaraplara katılır. Ağacın meyvesinden elde edilen tarçın esansı, parfüm endüstrisinde kullanılır. Tadı ve kokusu kadar rengi de hayatımızdadır. “Tarçın rengi” gözümüzü okşayan hoş bir pastel renktir.

Beş Bin Yıllık Bir Baharat: Tarçın

Tarçının bilimsel adındaki cins adı olan "Cinnamomum", Yunanca'daki "kinnamomon" sözcüğünden gelir. İnsanlık tarihinin en eski baharatlarından biridir.

M.Ö. 3000 Çinliler tarafından kullanılıyordu. . Eski Mısır’da ise ölülerin mumyalanmasında kullanılan çamura katılıyordu.

Avrupa'da 16.'dan 18.yy'a kadar en değerli ve pahalı baharatlarından biri sayılıyordu. Ünlü tüccar Anton Fugger 1530’da İmparator V. Karl'ın borç senetlerini onun gözleri önünde tarçın baharat çubuklarından oluşan bir ateşle yakmış, böylece kendi zenginliğini kanıtlamıştır.

Türkçe'ye tarçın kelimesi, Farsça dilinden geçmiştir. Dar-ı Cin veya Dar-ı Çin (Çin ağacı).

İçeriği 

Tarçının içeriğinde yüksek oranda kalsiyum, magnezyum, demir ve lif bulunmaktadır. Kalsiyum kemik gelişimini kuvvetlendiren bir etkiye sahiptir; fakat kalsiyumun magnezyum ile birlikte kullanılması, kalsiyumun etkisini daha çok arttırmaktadır. Bununla birlikte, demirin kan yapıcı özelliği bulunmakta iken, liflerin de zayıflatıcı etkisi ile birlikte, sindirim sistemine olan olumlu etkilerinden söz etmek gerekmektedir.

Tarçın Güney Asya'da yetişen bir ağacın kabuğundan elde edildiğinden lif oranının yüksek olması şaşırtıcı değildir. 2 çay kaşığı tarçın, yarım porsiyon lahanadan veya dolmalık biberden ve 2 kuru kayısıdan daha fazla lif içermektedir.

Ayrıca cinnamaldehyde, cinnamyl asetat ve cmnamyl alkol gibi antioksidan maddeler içermektedir. Cinnamaldehyde kandaki hücrelerin pıhtılaşmasını önler.

Araştırmalar tarçında bulunan  bir bileşenin glukoz metabolizmasına yardımcı, kan şekerini düzenlenmesinde etkili olduğunu göstermektedir. Kimyasal yapısı, ‘metilhidroksi kalkon polimeri’  olarak adlandırılan bu bileşen, insülinin hücrelere bağlanmasını sağlayan enzimi etkinleştirerek yağ hücrelerini insüline daha hassas hale getirmektedir.

Potasyum Deposu

Tarçın ağacının kökleri, potasyuma karşı öylesine seçici (selektif) davranır ki, adeta yetiştiği toprağın potasyumunu emer ve depolar. Kabuk tarçın veya toz tarçın çok zengin bir potasyum deposudur.Tarçın baharatının özellikleri

Kokusu kuvvetli, kesin ve uzun süreli, tadı tatlımsı ve yakıcıdır. Tatlı bir baharat olan tarçın, ısıtıcı özellikli ve keskindir. Tanen ve %4 oranında uçucu yağ içerir ve bu yağ karanfil aromasına benzemektedir. Canlılık ve zindelik verme özelliği vardır.

Ülkemizde tatlılarda, sıcak ve meyveli içeceklerde sıklıkla kullanılır. Anayurdu Hindistan'da ise çoğunlukla yemeklerde tercih edilir. Ayrıca toz hali farklı baharat karışımlarında da kullanılmaktadır.

Kullanıldığı Yerler

Tatlılara, özellikle de sütlü tatlılara çeşni olarak katılır. Kahve, çikolata ve meyve soslarında, içeceklerde de yaygın olarak kullanılır. Genellikle sütlü ve pirinçli tatlılarda, pudinglerde,  hamur tatlılarında, şekerlemelerde, pasta ve bisküvilerde, çikolatalı keklerde, tartlarda, boza ve salep, şeytan kahvesi gibi içeceklerde, tatlı ekmeklerde kullanılmakla birlikte kaynatılarak çay olarak da içilmektedir.

Tarçın özellikle sütlü tatlılarda kullanılırsa sütteki zararlı bakterileri yok eder. 

Tarçının Faydaları

  • İştah açar.
  • İshali keser.
  • Öksürüğü keser.
  • Hazmı kolaylaştırır.
  • Gaz söktürücüdür.
  • Cinsel isteği arttırır.
  • Tarçın ferahlık verir.
  • Ruhi sıkıntıları giderir.
  • Kötü kokuları giderir.
  • Sürmenajda faydalıdır.
  • Mide tembelliğini giderir.
  • Vücudun direncini artırır.
  • Kansere karşı direnci artırır.
  • Bağışık sistemini kuvvetlendirir.
  • Adet öncesi gerginliklere iyi gelir.
  • Kadınlardaki beyaz akıntıyı keser.
  • Yorgunluğun giderilmesinde faydalıdır.
  • Soğuk algınlığı ve nezleye karşı yararlıdır.
  • Tarçın, şeker hastaları için çok faydalıdır.
  • Bağırsak solucanlarının dökülmesine yardımcı olur.
  • Kan dolaşımını geliştirip hızlandırır.
  • El ve ayaklardaki titremeleri ve damar tıkanıklığını önler.
  • LDL kolesterolü düşürür. (Günde yarım çay kaşığı alınması halinde.)
  • Hafif doku ve damar büzücü özelliği nedeniyle diyareyi kesici ve peklik vericidir.
  • Mide rahatsızlıklarına iyi gelir, hazmı kolaylaştırır, kusmayı önleyici bir etkiye sahiptir.
  • Yiyeceklere eklendiği zaman, yiyeceklerin bozulmasını ve bakterilerinin büyümesini önleyen doğal bir gıda koruyucusudur.

Doğal Antioksidan: Tarçın

Tarçın tüm baharatlar içerisinde en güçlü antioksidandır. En az dokuz adet antioksidan içermektedir.

• Tarçının antioksidan etkisi içeriğindeki uçucu yağ ve fenolik bileşiklerden kaynaklanır. Geleneksel Çin Tıbbı tarçını soğuk algınlığı ve griple mücadele etmek için kullanmıştır.

• Tarçındaki antioksidanlar, kan şekerini dengede tutar. Tarçınla insülin hormonu alıcıları harekete geçirilir, bu yolla insülinin kan şekerini dengeleme gücü artırılır.

• Diabetes Care 2003 Aralık sayısında yer alan çalışmaya göre Tip 2 diyabet hastası olan 60 kişinin günlük 1, 3 ya da 6 gr tarçın kullanması sonucu kan şekeri düzeylerinde azalma meydana gelmiştir.

• Amerika’daki Tarım ve Beslenme Araştırma Merkezi’nde görevli bilim adamı Richard Anderson ve ekibi tarafından yapılan araştırmada MHCP (metil hidroksi kalkon polimer) maddesinin laboratuvar deneylerinde ensülin gibi etki ederek, hücrelerin glikoz tüketimini artırdığı saptanmıştır.

• Laboratuvarda yapılan deneylerden sonra 2. tip şeker hastası 60 kişiye  40 gün süresinde her gün birkaç gram tarçın verilmiş ve  şeker hastalarının kanındaki şeker düzeyinin, kontrol grubuna göre %20 oranında daha düşük olduğu görülmüştür. Araştırmacılar MHCP maddesinin sadece kandaki şeker seviyesini değil, kandaki yağ ve kolesterol miktarını da azalttığını belirtiyorlar.

• 2. tip diyabet hastalığında, vücut ensülin hormonunu yeterli oranda üretiyor, ancak bu hormona tepki vermiyor ve kandaki fazla şeker miktarını almayarak kanda bırakıyor.

• Tarçına aromasını veren ve uçucu yağında bulunan sinnamil aldehit adlı bileşenle ilgili 2007 yılında yapılan araştırmada diyabetli farelerde 45 gün boyunca bu madde verilmiş ve süre sonunda kan şekerinde %70′lere varan azalma tespit edilmiştir. Ayrıca kan kolesterol, trigliserit seviyelerinde belirgin derecede azalmanın yanında, iyi kolesterol seviyesinin arttığı saptanmıştır.

• Tarçında bulunan uçucu yağlar bakteri ve mantarların büyümesine karşı anti-mikrobiyal etkiye sahiptir.

• Çalışmalarda Seylan tarçınından elde edilen uçucu yağın ve temel bileşeni olan sinnamaldehitin bazı zararlı bakteri ve mantarlara karşı antibiyotikler kadar etkili olduğu saptanmıştır. 2007’de yapılan bir çalışmada sinnamaldehitin klindamisin antibiyotiğiyle beraber uygulanması sonucu dirençli bir bakteri türü üzerinde antibiyotiğin etkisini 16 kat daha güçlendirdiği görülmüştür.

• 2008 de Canadian Journal of Microbiology’da yer alan çalışmada anti-mantar ilacı fluconozoleye dirençli mantarların büyümesini durdurduğu belirtilmiştir.

• 2008 yılında Fransız bilim adamlarınca  yürütülen bir araştırmada tarçın yağının, antibiyotiğe bağışıklık geliştirmiş bir dizi bakteriyi yok etmede oldukça etkili olduğu saptanmıştır.

• Son dönemde yapılan bir araştırmada tarçın yağı içerikli bir solüsyonun streptococcus ve Staphylococcus bakterilerini öldürdüğü tespit edilmiştir.

•Thromobis Research’da 2007 yılında yayınlanan ve hayvanlar üzerinde  yapılan deneysel çalışmada tarçındaki cinnamaldehyde adlı bileşik anti-coagulation etki göstermiştir.

• Glasgow Üniversitesinin yaptığı araştırmada tarçında bulunan ‘phenolics’ adlı maddenin kanser, kalp krizi ve felç gibi hastalıklara yönelik etkisinin olabileceği görülmüştür.

İşte Tarçının Yararları:

- Bağışıklığı kuvvetlendirir.

- Kansere karşı direnci artırır.

- Tip-2 diyabet hastalığı olanlarda tarçın kan şekerinin düşürülmesine yardımcı olduğu deneysel çalışmalarda gözlemlenmiştir.

- Tarçının uçucu yağında yer alan sinnamaldehitin kan şekerini düşürücü etkisi olduğu belirtilmektedir.

- Kullanımı tavsiye edilen tarçın türü yaklaşık olarak %90 sinnamil aldehit içeren çin tarçınıdır.

- Ülkemizde kullanılan tarçın ise çoğunlukla daha düşük sinnamil aldehit içeren seylan tarçınıdır.

- Romatizmayı önleyici etkisi tarçın yararları arasındadır.

- Mide için yararlıdır.

- Yorgunluğun giderilmesinde faydalıdır.

- Henüz yeterli bir bilgi bulunmamakla birlikte sinnamaldehitin antibiyotiklerle beraber uygulanmasının antibiyotiğin etkisini daha da güçlendirdiği düşünülmektedir.

- Tarçın kurutulduktan sonra çubuk biçiminde ya da ezilerek toz şekline getirildikten sonra kullanılmaktadır.

- Çin tarçını kalın kabuk biçiminde Seylan tarçını ise iç içe geçmiş ince çubuklar şeklindedir.

- Tarçından ayrıca şurup, pastil ve diş macunu gibi ürünlere aroma vermek için de faydalanılmaktadır.

- Yüksek oranlarda ve devamlı kullanımından kaçınılmalıdır.

Mutfaktaki Mucize Baharat

1- Kolestrolü düşürür.

Çalışmalar günde sadece yarım çay kaşığı tarçın tüketilmesinin kolesterolü düşürdüğünü göstermiştir. Tarçın kandaki kötü kolesterol ve trigliserid seviyesini düşürür.

2- Kan şekerini düşürür.

Tip 2 Diyabeti tedavi eder.

Çalışmalar günde sadece yarım çay kaşığı tarçının kan şekerini dengelediğini göstermiştir. Tarçın insülünün daha etkin olmasını sağlar ve bu sayede kilo kontrolü ve kalp krizi riskinin azaltılmasında yardımcı olur.

3- Kalp Hastalıklarına Faydalıdır.

Tarçın kalp damar sistemini güçlendirir. Tarçında bulunan kalsiyum ve lif, kalp hastalıklarına karşı bir koruma sağlar. Biraz tarçın koroner damar hastalığında ve yüksek tansiyonda yardımcı olur.

4- Kanserle Savaşır.

Amerika Maryland'de yapılan bir araştırma tarçının kan kanseri ve lenf kanserinde kanserli hücrelerin bölünmesini azalttığını göstermiştir.Tarçındaki kalsiyum ve lif kombinasyonu safra salgısını artırarak kolon hücrelerinin zarar görmesini dolayısıyla kolon kanserini önler.

5- Diş Ağrısı ve Ağız Kokusu Giderir.

Tarçın geleneksel olarak diş ağrısı tedavisinde ve ağız kokusu giderici olarak kullanılır. Bir kaç çimdik tarçın ağızda çiğnenebilir ya da çayı yapılıp gargara olarak kullanılabilir. 

6- Solunum sorunlarını tedavi eder.

Tarçın grip için çok faydalı bir ev ilacıdır. Bir çay kaşığı bal ve çeyrek çay kaşığı tarçın karıştırılır ve yenir. 3 gün boyunca devam edilir. Bu reçete öksürüğe, soğuk algınlığına ve sinüzite iyi gelir.

7- Beyin Toniği

Tarçın beyin aktivitesini artırdığından beyin için iyi bir toniktir. Sinirsel tansiyonu tedavi eder, hafıza kayıplarını önler.Çalışmalar tarçını koklamanın bilişsel fonksiyona, hafızaya, zihinsel performansa iyi geldiğini, uyanıklığı ve konsantrasyonu artırdığını göstermiştir.

8- Enfeksiyonlara iyi gelir.

Anti mantarianti bakteriyel, anti viral anti parazitik ve antiseptik özellikleri nedeniyle dahili ve harici enfeksiyonlarda etkilidir.

9- Adet dönemini kolaylaştırır.

Tarçın kadın sağlığında da faydalıdır. Adet kramplarında ve diğer adet sorunlarında rahatlama sağlar.

10- Doğum Kontrolü

Tarçın aynı zamanda bir doğal doğum kontrol aracıdır. Doğumdan sonra düzenli olarak kullanılması adeti geciktirir ve gebeliği önler.

11- Anne Sütünü Artırır.

Tarçın anne sütünde artış sağlar. 

12- Eklem iltihabından kaynaklanan ağrılarda rahatlama sağlar.

Tarçın anti iltihap maddeler içerdiğinden, eklem iltihabı gibi hastalıklarda rahatlama sağlar.Copenhagen Üniversitesinde yapılan bir çalışma sonucunda bir hafta boyunca her sabah 1 çay kaşığı balla çeyrek çay kaşığı tarçını karıştırıp yiyen hastalarda belirgin bir rahatlama görülmüş, bir ay boyunca kullanan hastalar ağrısız yürüyebilmişler.

13- Sindirim Toniği

Tarçın pek çok yiyeceğe baharat olarak eklenmeli, güzel bir tat vermesini dışında ayrıca hazmı kolaylaştırarak sindirime katkı sağlar. Tarçın hazımsızlık, mide bulantısı, kusma, mide sorunları, ishal ve gazda çok etkilidir. Bağırsak ve mideden gazı atmak konusunda çok yardımcıdır. Asitliliği, ishali ve sabah halsizliğini bitirir. Çok etkili bir sindirim toniğidir. 

14- İdrar Yolları Enfeksiyonlarına İyi Gelir.

Düzenli bir şekilde tarçın tüketen insanlarda idrar yolları enfeksiyonları daha az görülmektedir. Tarçın idrar söktürücüdür. İdrarı artırır ve söktürür.

15- Pıhtılaşma Önleyici Etki

Tarçında bulunan Cinnamaldehid adlı maddenin kanın pıhtılaşmasını önleyici etkisi vardır. Acil durumlarda kanamanın durması ve yaraların kapanması için gerekli olan kanın pıhtılaşması normal şartlarda da olursa damar tıkanıklığına neden olur. Cinnamaldehid kandaki gereksiz pıhtılaşmaları önleyici bir maddedir.

16- Doğal Gıda Koruyucu

Yiyeceklere eklendiği zaman bakteri oluşumunu engeller ve doğal bir koruyucu görevi üstlenir.

17- Baş Ağrısı Ve Migrende Faydalıdır.

Soğuk çarpması nedeniyle oluşan baş ağrısında tarçın az bir suya eklenir ve macunumsu hale gelince ince bir tabaka halinde şakaklara ve alna sürülür.

18- Sivilce ve Siyah Noktalarda Etkilidir.

Tarçın kanı temizler bu yüzden sivilcelerde faydalıdır. Bir kaç damla limon suyuna bir iki çimdik tarçın karıştırılarak elde edilen macun sivilce ve siyah noktaların üzerine uygulanırsa faydalı olur.

19- Kanı inceltir ve kan akışını hızlandırır.

Tarçın kan incelticidir ve bu sayede kan dolaşımını hızlandırır. Bu etkisi sayesinde ağrıların azalmasında yardımcı olur. İyi kan dolaşımı hücrelere daha fazla ve daha çabuk oksijen gitmesine yardımcı olur ve böylece metabolizmayı hızlandırır. Düzenli olarak tarçın kullanarak kalp krizi riskini azaltabilirsiniz.

20- Kasları Gevşetir.

21- Kas ve Eklem Ağrılarını Rahatlatır.

Düzenli olarak tarçın tüketenler, tarçın tükettikten sonra kas ve eklem ağrılarında belirgin rahatlama olduğunu söylerler.

22- Bağışıklık Sistemini Güçlendirir.

Bal ve tarçın karışımı bağışıklık sistemini güçlendirir, halsizliği yok eder, ömrü uzatır. Yaşlanmayı geciktirici etkiye sahiptir.

23- Kaşınmada Etkilidir.

Bal-Tarçın macunu böcek ısırmalarına ve kaşınmaya karşı da kullanılır.

24- Çok zengin bir manganez, fiber(lif), demir ve kalsiyum kaynağıdır.

25- Tarçın kanamayı durdurucu etkiye sahiptir. Bu yüzden yaraların daha çabuk iyileşmesini sağlar.

26- Tarçının faydalarından bir diğeri de, vücuda, koli bakterilerinin yayılmasını engellemesidir.

27- Tarçın içerisindeki enzimler, karın bölgesindeki kan damarlarını uyararak özellikle karın zayıflaması ve göbek eritme sürecini hızlandırmaktadır.

Not: Tarçını aşırı dozda tüketmek tehlikeli olabilir. Ayrıca tarçın hamileler tarafından kullanılmamalıdır. Şeker hastaları doktorlarına danışmadan ilaç yerine veya ilaçlarıyla beraber kullanmamalıdırlar.

Tarçının Diğer Faydaları

Sinir Sisteminde Etkilidir: Bedeni ve ruhi sıkıntıyı ve yorgunluğu giderir.

Beyin Yorgunluğu ve Sünmenaja Çok Faydalıdır: Kalbi kuvvetlendirir ve atışını biraz artırarak vücut sıcak­lığını yükseltir.

Grip, Soğuk Algınlığı ve Nezleyi Geçirmeye Yardım Eder: Etrafta grip salgını olunca içilirse koruyucu etki yapar. Gribin yarattığı ruhi sıkıntıyı giderir.

Hazım Yollarında Tesiri Fazladır: Mide ve bağırsakta ifrazatı artırır, hazmı kolaylaştırır. Hazım zorluğu ve mide tembelliğini giderir. İştah açar. Mide ve bağırsakta gazı önler. En inatçı ishali bile hemen geçirir. Kusmaya karşı da olumlu faydaları vardır.

Antiseptiktir: Etli ve sütlü yiyeceklerin (Sütlaç, Muhallebi) bozulmasını, bayatlamasını ve insana zarar vermesini, gaz yapmasını önler. Kalın bağırsaktan, ishal ve peklik ile vücudun zehirlenme­sini önler. Vücudun mukavemetini artırır. Kansere karşı da korur.

Eklem Ağrılarında Yararlıdır: Tarçının faydaları arasında, eklem yangısı ağrılarına karşı iyi gelmesinden de söz etmek gerekmektedir. Tarçının faydalarından bu anlamda yararlanmak isteyenler, her sabah aç karna, bir yemek kaşığı bala yarım çay kaşığı tarçın karıştırarak tüketmelidirler. Bir hafta içinde ağrılarında azalma olacağını görecek olan kişiler, bir ay içerisinde ise çok daha rahat yürümeye başlayacaklarını görecekler; hiç eklem ağrısı yaşamayacaklardır.

Hafızayı Güçlendirir: Tarçının faydaları arasında, hafızayı güçlendiren etkisinden de söz etmek gerekmektedir; ancak bu etki, tarçının yenilmesi ile değil, koklanması ile elde edilir.

Hanımlara Faydaları: Normal ay hali dışında kan gelmesini ve beyaz akıntıyı giderir. 

Diğer Etkileri: Kadın ve erkekte cinsel arzuyu artırır. Bağırsak kurtlarını döker.  

Şeker hastaları

Tarçının içerdiği iki önemli etkin madde, glykosil transferaz enzimini aktive etme (uyarma) özelliğine sahiptir. Bu özellik ne anlama gelir? Glykozil tranferaz enzimi, fazla miktardaki glukoz (şeker) moleküllerini, tıpkı bir tesbih dizer gibi teker teker yan yana dizerek (polimer) zincir oluşturur. Glukoz moleküllerinin teker teker dizilmesine polymerik zincir adı verilir. Depolanmış haline de glikojen denir. Kısaca, tarçın kan şekerini (glukoz) tesbihde olduğu gibi yan yana dizerek karaciğerde glikojen olarak depolar. Vücut, şekere ihtiyaç duyduğunda glikojeni tekrar glukoza (şekere) dönüştürerek kullanır.

Tarçın, aynı anda bir taraftan glykosil transferaz enzimini aktive ederken, diğer taraftan da serin-treonin protein kinaz enzimini inhibe eder (frenler). İşte, aynı anda hem aktive hem de inhibe etme özelliği, insulin hassasiyetini artırmaktadır. Bu anlamda, tarçın yüksek kan şekerinin düşürülmesinde iyi bir yardımcıdır.Değerli okuyucular, tarçının bu özelliğini kesinlikle kan şekerini düşürücü bir ilaç gibi değerlendirmemek gerekir. Tarçın çayı veya toz tarçın kan şekerini düşürmede yardımcı, insulin hassasiyetini artırmada fonksiyoneldir. Yani, etkendir.

Besin maddeleri arasında şeker hastalığının gelişimini geciktirdiğine inanılan maddeler mevcuttur. En güçlü adaylardan bir tanesi de tarçındır. Tarçının en çarpıcı yararı kan şekerini kontrol edebilmesidir.

Örneğin günde yarım çay kaşığı tarçının şeker hastalarında kan şekerini anlamlı olarak düşürdüğü, trigliserid ve kötü kolesterol (LDL-kolesterol) düzeylerinde azalmaya yol açtığı gösterilmiştir.

Bilinen beş farklı mekanizma tarçının şeker hastalığında etkisi olduğu yönündedir.

1. Tarçın şeker metabolizmasını yaklaşık 20 kat kadar hızlandırmaktadır. Bu etki kan şekerinde düşmeye yol açmaktadır.

2. Tarçının kimyasal yapısı ‘insülin’ denilen kan şekerini düzenleyen hormona yapısal olarak benzerliği nedeniyle insülin hormonu gibi davranmaktadır.

3. Mide boşalma zamanını uzatması nedeniyle ani şeker yükselmelerini önlemesi ve insülin hormonunun daha etkili bir şekilde çalışmasını sağlamaktadır.

4. Tarçın, oksitlenmeye karşı sistemin güçlenmesine yol açmaktadır. Oksitlenme şeker hastalarında önemli bir sorundur. Damar yapısının bozulmasında oksitlenme- antioksitlenme dengesinin bozulması rol oynamaktadır.

Tarçının içinde bulunan polifenoller önemli bir antioksidan maddedir. Bu da fazla kilolu ve şişmanlarda açlık şekerini düşürmekte ve insülinin etkinliğini arttırmaktadır.

5. Proantrosiyanidin denilen tarçının içinde bulunan bir bioflavanoid, yağ hücrelerinde insülin etkinliğini arttırmaktadır.

Sonuç olarak, tarçın şeker hastalığında önemli bir besin maddesidir. Fakat şunu da belirtmek gerekir ki yukarıda sayılan yararlı etkileri ancak uygun diyet ve düzenli bir yaşam tarzı ile etkili olabilmektedir. Beslenme alışkanlığında herhangibir değişiklik yapılmaksızın, düzenli egzersiz olmadan tarçının yararlı etkilerinin görülmesi beklenmemelidir.

Çaya şeker yerine tarçın 

Amerikalı bilim adamları, yemeklere eklenen az miktarda tarçının, kandaki şeker düzeyini belirgin şekilde düşürdüğünü ortaya çıkardılar.

Diabetes Care dergisinde yayımlanan habere göre, çaya atılan bir tarçın kabuğu bile, şeker hastalarının ensülin değerlerini iyileştirebilir.

ABD'nin Beltsville kentindeki Tarım ve Beslenme Araştırma Merkezi'nde görevli bilim adamı Richard Anderson ve ekibi, tarçının içinde bulunan MHCP (metil hidroksi kalkon polimer) maddesinin kandaki şeker düzeyine olan etkisini, besinleri incelerken tesadüfen fark etti.

MHCP, laboratuvarda yapılan deneylerde ensülin gibi etki ederek, hücrelerin glikoz tüketimini artırdı.

Anderson, laboratuvarda yapılan deneylerden sonra, tarçının etkisini, Pakistan'da yaşayan 2. tip şeker hastası 60 kişinin üzerinde test ettiklerini kaydetti.

40 gün boyunca her gün birkaç gram tarçın verilen şeker hastalarının kanındaki şeker düzeyinin, kontrol grubuna göre yüzde 20 oranında daha düşük olduğu tespit edildi. Tarçın verilen hastaların bazılarında, şeker hastalığının belirtilerinin tamamen yok olduğu kaydedildi. Bilim adamları, belirtilerin tarçın tedavisi kesildikten sonra yeniden ortaya çıktığını söylediler.

Anderson, MHCP maddesinin sadece kandaki şeker düzeyini değil, kandaki yağ ve kolesterol miktarını da düşürdüğünü ifade etti.

Bilim adamları, şeker hastalarına günde 6 gram kadar çekilmiş tarçını yemeklere karıştırmayı önerdi.

2. tip şeker hastalığında, vücut ensülin hormonunu yeterli miktarda üretiyor, fakat bu hormona tepki vermiyor ve kandaki fazla şeker miktarını almayarak kanda bırakıyor.

Alzheimer’ın ilacı tarçın

Dünyadaki milyonlarca Alzheimer hastasının devası, evlerinin mutfaklarında olabilir.
İsrail’in Tel Aviv Üniversitesi’nden bilim insanlarına göre tarçın, Alzheimer hastalığının ilerlemesini durduruyor. Tarçın kabuğu özü, hastanın bellek, davranış ve düşünme süreçlerinde kopukluğa yol açan beyin fonksiyon bozukluklarının ilerlemesini engelliyor. Laboratuvar deneylerinde dört aylık bir sürede bile tarçın özünün etkisi tespit edildi.

Tarçın Enerji Veriyor!

Tatlılara kattığı nefis tatla ve güzel kokusuyla mutfakların vazgeçilmez baharatlarından biri olan tarçın enerji verici özellikleriyle de fayda sağlıyor. Tarçınla hazırlayacağınız bitkisel karışımla yorgunluğunuzu atabilir, enerji depolayabilirsiniz.

Eşit miktarda anason, tarçın, portakal, avokado, zambak ve susam yağını karıştırın. Her banyodan sonra, bu karışımı temiz vücudunuza iyice ovarak yayın. Her gün yararlanabileceğiniz formül, özellikle sabah duş aldıktan sonra uyguladığınızda son derece etkili olacaktır. Bu çok özel karışım, enerjinizin artmasını sağlayacak ve sizi gün boyunca zinde kılacaktır.

Tarçın Ne Kadar Kullanılmalı?

Kan şekeri için kullanılacaksa Çin tarçını kullanılması gerekir.

Çin tarçınında  %85-90 sinnamil aldehit bulunur ve deneysel çalışmalar da Çin tarçınıyla yapılmıştır.

Ülkemizde kullanılan kıvrık çubuklar şeklinde satılan tarçın genellikle Seylan tarçınıdır ve sinnamil aldehit miktarı %65-70 arasıdır.

Günlük olarak 3 ila 6 gram kullanımının tip-2 diyabet hastalarında kan şekeri üzerinde orta derecede bir etkisi olmuştur.

Günde alınacak miktar 1 tatlı kaşığıdır, bu miktar toz pasta, elma komposto, pirinçli ve irmikli tatlılara konur. Soğuk algınlığında, süt, salep gibi sıcak içecekler üzerine ekerek, alınır.

Tarçını elma dilimlerinin üzerine dökerek de tüketebilirsiniz.

Tarçın çayı: Tarçın tozundan 1 kahve kaşığı demliğe konur ve üzerine 300-400 ml kaynar su ilave edilir. 5-10 dk demlenmeye bırakıldıktan sonra süzülerek içilir. Günde üç bardak içilebilir.

NOT: Tansiyonu yüksek olanlar tarçını çok az veya hiç alma­malıdır. Tarçın hiçbir zaman kaynatılmamalıdır. Kokusu uçar, faydası kalmaz.

Tarçının Zararları Var mı?

• Bitkisel drogların herhangi bir rahatsızlık için kullanımı tıbbi onay olması halinde söz konusu olmalıdır.

• Kan inceltici veya şeker hastalığı için ilaç tedavisi gören kişiler doktora danışmadan kullanmamalıdır.

• Hamilelik ve emzirme devresinde kullanılmamalıdır.

• Yüksek dozları karaciğer için olumsuz etki gösterebilir.

• Tarçınlı diş macunu kullanan bazı kişilerde dudaklarda şişme, diş etinde ve dilde kızarıklık ve şişkinlik gibi alerjik reaksiyonlar görülmüştür.

Dertlere Derman Şifalı Karışım: Bal ve Tarçın

Hazımsızlık ve Grip: Toz tarçını 2 kaşık bal üzerine serpip yemekten önce alırsanız bu, asit oluşumunu ve hazımsızlığı önler. İspanya’da yapılan bir araştırmaya göre de bal içerisindeki bir madde grip mikroplarını öldürüyor.

Soğuk Algınlığı: Bir kaşık ılıtılmış bal, 1/4 tatlı kaşığı toz tarçın günde üç defa yediğiniz zaman kronik öksürük ve soğuk algınlığının önüne geçer, sinüslerin temizlenmesini sağlarsınız.

Kalp Hastalıkları: Bal ve tarçınla yaptığınız karışımı her sabah kahvaltıda reçel veya marmelat yerine ekmek üzerine sürün. Bu uygulama kolesterolleri eriterek hastaları kalp krizinden korur. Ayrıca daha önce kalp krizi geçirmiş kişiler, ikinci krize yakalanma riskini azaltırlar. Bu uygulamayı düzenli olarak yapan kişilerde solunum güçlüğü ortadan kalkacak ve kalp atışları kuvvetlenecektir.

Kısırlık: Gebe kalamayan kadınlar bir tutam toz tarçın ve yarım tatlı kaşığı balı gün boyunca bir sakız üzerine koyup çiğnediklerinde, bu karışım tükürükle birleşip yavaş yavaş emilerek etkili olur.

Artrit (Eklem Romatizması): Bir miktar ılık suyu, bunun yarısı kadar balla karıştırıp üzerine bir çay kaşığı toz tarçın ilave ederek bir krem elde edin. Bununla vücudunuzun ağrıyan yerlerine masaj yapın. 1-2 dakika içerisinde ağrının azaldığını göreceksiniz. Artritli hastalar, bir bardak sıcak su içerisinde 2 kaşık bal ve bir çay kaşığı toz tarçını eritip sabah-akşam alabilirler. Bu yöntem düzenli olarak uygulandığında rahatsızlık dinecektir.

Bağışıklık Sistemi: Bal ve tarçın düzenli olarak her gün alınırsa bağışıklık sistemi kuvvetlenir ve vücut bakteri ve virüslere karşı direnç kazanır.

Zayıflama: Bir bardak su içine eşit miktarda bal ve tarçın koyup kaynatın. Her gün kahvaltıdan yarım saat önce aç karnına ve yatmadan önce için. Bunu düzenli uyguladığınız taktirde kilo verirsiniz.

Sivilceler ve Deri: 3 çay kaşığı bal ile 1 çay kaşığı tarçını karıştırarak bir krem hazırlayın. Bu kremi uykudan önce sivilceler üzerine sürün. Sabahleyin ılık su ile yıkayın. Eğer 2 hafta süreyle her gün uygularsanız, sivilcelerinizden kurtulabilirsiniz. Egzama, mantar ve diğer deri enfeksiyonlarından şikayetçiyseniz, eşit miktardaki bal ve tarçın karışımını uygulayabilirsiniz.

Gaz: Hindistan ve Japonya’da yapılan araştırmaların sonuçlarına göre bal ve tarçın midedeki gazı gideriyor.

Kolesterol: İki kaşık bal ve üç tatlı kaşığı toz tarçın, 450 gr. demlenmiş çay içerisinde eritilerek içildiğinde kan kolesterol seviyesi 2 saat içerisinde %10 düşecektir.

Yaşlılık: Bal ve tarçınla hazırlanan çay, düzenli alındığında yaşlılıktan kaynaklanan yorgunluğu önler.

Diş Ağrısı: Gece yarısında dişiniz ağrımaya başladıysa ve o gün içinde doktora gidemeyecekseniz, 1 kaşık toz tarçın ve 5 tatlı kaşığı bal karışımı ağrıyan dişinize günde 3 defa uygulayabilirsiniz. 

Mide Ağrıları: Bal ve tarçın kürlerinin, mide ağrıları için olduğu kadar mide ülserleri için de yararlı olduğu saptanmıştır.

İdrar Kesesi Enfeksiyonları: İki kaşık toz tarçın ve bir tatlı kaşığı bak, ılık su içerisinde eritip için. Bu yöntem idrar kesesindeki mikroorganizmalar üzerinde etkilidir.

Kanser: Japonya ve Avustralya’da yapılan bir araştırmada, bal ve tarçın alındığında mide ve kemik kanserleri üzerinde başarılı olunduğu saptanmıştır. Bu tür kanserlere yakalanan hastaların günde bir kaşık bal ve bir kaşık tarçını bir ay süreyle günde üç defa almaları faydalı olacaktır.

Saç Dökülmesi: Saçınız dökülüyor veya başınızın tepesi açılıyorsa, sıcak zeytinyağı içerisine bir kaşık bal, bir tatlı kaşığı toz tarçın ilave ederek elde ettiğiniz kremi banyodan önce başınıza sürün. Yaklaşık 15 dakika bekledikten sonra yıkayın.  

Yorgunluk: Bir bardak su içerisinde yarım kaşık bal ve biraz toz tarçını her gün vücut direncinin düşmeye başladığı 15.00 sıralarında alırsanız, bir hafta içerisinde canlılığınız artacaktır. 

Bal ve Tarçın Kürü İle Sağlıklı Zayıflama

Bal ve tarçın, her ikisi de birbirinden şifalı iki besindir. Zayıflamaya yardımcı olan bal ve tarçın kürü, sağlıklı ve faydalı bir kilo verme yöntemidir.

Tarçın, kan şekerini düzenleyerek karaciğer yağlanmasını önler. Özellikle karın bölgesi olmak üzere tüm vücuttaki yağ yakımının hızlanmasına yardımcıdır. Ayrıca vücutta yağ birikmesinin önlenmesi açısından önemli bir besindir.

Balın içerisindeki antioksidanlar ile tarçın bir araya geldiğinde ise metabolizmayı hızlandıran eşsiz bir iksir haline geliyor. Bu doğal formül beraberinde uyguladığınız bir diyet programı olsun ya da olmasın etkisini gösteriyor. Fakat diyetle beraber yapılan tarçın ve bal kürü diğer uygulamanıza göre daha hızlı ve miktar olarak fazlaca memnun olacağınız sonuçlar yaratıyor.

Sigara tiryakilerine ayrıca önerilen tarçın ve bal kürü sizi ideal formunuza ulaştırırken diğer yandan damar tıkanıklığı ve kolesterol gibi kötü risklere karşı da sizi büyük ölçüde koruyor. Soğuk algınlığı, mide rahatsızlıkları, bağırsak enfeksiyonları, cilt ve saç sorunları, diş ağrısı ve kanser gibi daha birçok hastalığa karşı yararı olan bu özel besinleri geçici bir program olarak uygulamak yerine kalıcı olarak edineceğiniz sağlıklı beslenme programlarınızın vazgeçilmezi olarak belirlemenizde yarar vardır.

Bal ve Tarçın kürü nasıl yapılır?

Bir bardak sıcak su içerisine eşit miktarda bal ve tarçın konulur. Düzenli olarak kullanılırsa kilo verilir ve yüksek kalorili diyet alınsa bile, vücutta yağın birikmesine engel olur.Uygulaması oldukça basit olan tarçın ve bal kürünü sabah kahvaltısından ve gece yatmadan evvel yarım saat önce günde iki kez olmak üzere yapmanız gerekmektedir.

Tarçın Yağı mucizesi!

Mikroplar ve virüslerin gittikçe çoğaldığı dünyamızda anti bakteriyel sabunlar da hayatımızın vazgeçilmez birer parçası haline geliyor. 

Ancak bu ürünler, bakterilerin antibiyotiklere karşı dayanıklılık kazanmasını sağlayabildiği için uzmanlar, mikroplarla savaşmada tarçın yağı içerikli temizlik malzemelerini de alternatif öneriyor.

Son zamanlarda cerrahlar tarafından yapılan bir araştırmada; tarçın yağı içerikli bir solüsyonun, doğal çevrelerde ve özellikle hastanelerde rastlanılan streptococcus ve Staphylococcus bakterilerini öldürdüğü görüldü. Sonuçlara göre canlı organizmalardaki mikropları önleyen antiseptikler ile tarçın yağı içerikli solüsyon aynı etkiyi yaratıyor.

2008 yılında Fransız bilim adamlarının yaptığı benzer bir araştırmada ise; %10’dan bile daha az ölçüde kullanılan tarçın yağının, antibiyotiğe bağışıklık geliştirmiş bir dizi bakteriyi öldürmede oldukça etkili olduğu gözlemlendi.Amerikalı bir pediyatrist olan Dr. Lawrence D. Rosen, internette yayınladığı sağlık önerileri sayfasında ev yapımı anti bakteriyel ürünleri öneriyor. 

Rosen, “ Tarçın kabuğu, limon yağı ve okaliptüs ekleyerek hazırlanan bu karışım, el temizliği için oldukça etkili. Bu tarif orta çağlarda ölülerin eşyalarını ve mücevherlerini çalan hırsızlar tarafından kullanılırdı ve bu hırsızlar oldukça fazla mikrop ve bakterinin barındığı ortamlarda dolaşmalarına rağmen hiç hasta olmazdı.” diyerek ev yapımı anti bakteriyel ürünlerin ne kadar etkili olduğunu açıklıyor.

Tarçın yağı, bazı nadir durumlarda alerjik reaksiyonlara neden olsa da mikroplara karşı oldukça etkili. Bu karışımı kullanılmadan önce sadece elinizin küçük bir bölümünde uygulayarak cildiniz tepki gösterip göstermediğini ölçtüğünüzde ise aklınızda soru işareti kalmayacaktır.Her gün yeni bir sağlık sorunuyla karşılaştığımız dünyamızda doğa, yine bizim yanımızda ve tüm ürünleriyle bu sorunlarla baş etmede bize büyük kolaylık sağlıyor.

Türk Mutfağının Vazgeçilmezi… 

Türk mutfak kültüründe, bir bardak boza üzerinde tarçın olmadan içilmez. Aynı şekilde üzerine toz tarçın serpilmemiş muhallebi, sütlaç gibi sütlü tatlılarda noksanlık var sayılır.  

Çikolata soslarına çok yakışır. Sıcak ya da soğuk hazırlanan kırmızı renkli şerbetlerde tarçın kokusu aranır.  

Eski yemek kitaplarında tarçının etli yemeklerde bol kullanıldığını görüyoruz. Bugün bu alışkanlığın yok olduğu görülmektedir. Halbuki tarçınla pişen et, tavuk ya da av etlerinden lezzetli ve yararlı yemekler yapılabilmektedir. Sizlere tarçınla hazırlanan bir tavuk yemeği ve tarçınlı bir kurabiye tarifi veriyoruz. Her ikisi de kolay ve lezzetli. Afiyet olsun.

Tarçınlı Tavuk Eti
Malzemeler:
* 4 parça tavuk eti (But veya göğüs olabilir)
* 1 adet orta boy soğan * 1 yemek kaşığı tereyağı
* 3 yemek kaşığı zeytinyağı
* 1 tatlı kaşığı tarçın* Tuz, karabiber

Yapılışı: Bir tencereye, yarısına kadar su koyup içine tavuk parçalarını yerleştirin. Soğanı bütün olarak içine koyun. Üzerine tuzu ve karabiberi serpin. 10-15 dakika haşlayın. Tencerenin suyunu süzdürün, çorba ya da pilavda kullanmak üzere bu suyu saklayın. Küçük bir kapta zeytinyağı, tarçın ve toz karabiberi karıştırın. Bu karışımı haşlanmış tavuk parçalarının her tarafına sürün. Yağlanmış tepsiye koyun. Pembeleşinceye kadar fırında pişirin. Fırından çıkardığınız tavuğu, üzerine ufak tereyağı parçaları koyup servis tabağına alın. İsteğe göre tavuk suyuyla pişmiş pilavla birlikte servis yapın.

Tarçınlı Un Kurabiyesi

Malzemeler:

* 200 gram margarin (veya tereyağı)

* 1 çay bardağı sıvı yağ

* 1.5 çay bardağı pudra şekeri

* 1 çay kaşığı tarçın

* 1 paket vanilya

* Alabildiği kadar un
 

Üzeri için:

* Pudra şekeri

* Tarçın

Yapılışı: Margarini veya tereyağını yumuşatın. Un haricindeki diğer malzemelerle beraber çukur bir kapta karıştırın. Unu yavaş yavaş ekleyin ve hamur kulak memesi kıvamına gelene kadar yoğurun. Ceviz büyüklüğünde parçalar alıp, iki elinizle yuvarlayın. Yağlanmış tepsiye dizin. Dizdiğiniz kurabiyelerin üzerini bıçakla çizin. 180 derece önceden ısıtılmış fırında hafif pembeleşene kadar pişirin. Soğuduktan sonra üzerine pudra şekeri ve tarçın serpin.

Tarçın Ve Üzüm Soslu Çilek Tatlısı

Malzemeler (4 kişilik)

* 2 su bardağı (475 ml) kırmızı üzüm suyu (ya da kompostosu)
* 1 tarçın çubuğu (ya da yarım tatlı kaşığı tarçın)
* 1 küçük portakal
* 1 yemek kaşığı (15 g) toz jelatin
* 2 su bardağı (225 g) doğranmış çilek, Süslemek için; ekstra çilek

Tarçın Ve Üzüm Soslu Çilek Tatlısı

1- Üzüm suyunu ve tarçın çubuğunu bir tencereye koyun. Portakal kabuğunu in­ce şeritler halinde doğrayın. Bu şeritlerin ço­ğunu tencereye koyup, süslemek için bir kıs­mını kenara ayırın. Tencereyi ocağa koyup, kısık ateşte 10 dakika ısıtın. Sonra tarçın çu­buğunu ve portakal kabuklarını çıkarın.
2- Portakalın suyunu sıkıp bir kaseye ko­yun. Üzerine de toz jelatini serpin. Karı­şım, sünger gibi hemen emildiyse, üzüm su­yundan ilave edip jelatin tamamen çözüle­ne kadar bekletin. Jöleyi, kasede soğumaya bırakın.
3- Karışıma çilekleri de ilave edip, bekletme­den 4 servis kasesine ya da tabağına dökün. Kıvamını bulana kadar buzdolabında bekletin.
4- Kalıpları hemen sıcak suya daldırıp çıkarın. Sonra bir servis tabağına ters çevirin. Çilek­lerle ve şerit halindeki portakal kabuklarıyla süs­leyerek servis yapın.

Yüce Rabbimiz Kur’ân-ı Kerim’de; “ Biz Kur’ân’dan Mü’minler için şifa ve rahmet olan şeyler indiriyoruz.”  (İsrâ-82)  buyurmaktadır.

Değerli okuyucular, tarçın öylesine bir nimettir ki, âdeta her derde devadır. Hastalıkları da, devâsını da tabiat eczanesinden bizlere bahşettiği nimetlerle veren Yüce Yaradan’ın şifaya vesile olması dileklerimle... 

Sıhhatle ve sevgiyle kalın...

Nazan Başoğul, 03.01.2012

Bu yazı 03.01.2012 tarihinden itibaren toplam 48081 defa okunmuştur.


Yorumlar
Başlık
Yorum
Yorum yazabilmek için üye girişinizi gerçekleştirmelisiniz.


Yazarın son yazıları
  • Sağlıklı Atıştırmalık "Mısır" (23.09.2014)
  • Çekirdeği Toprağa Vermek (06.08.2014)
  • Küçük Kırmızı Mucize "Vişne" (23.07.2014)
  • Doğal Ağrı Kesici "Kiraz" (11.07.2014)
  • Zararlılarla "Doğal Mücadele" (27.06.2014)
  • Suyla Gelen Sağlık "Kaplıcalar" (29.05.2014)
  • Canlı Yaşamın Temeli "Su" (18.04.2014)
  • Kan Grubuna Göre Beslenme (16.03.2014)
  • Çağın Mucizesi "Alkali Beslenme" (28.01.2014)
  • Günümüz Beslenme Hataları (11.12.2013)
  • Doğal Yollarla Güzelleşin (20.10.2013)
  • Evimizdeki Mucize "Karbonat" (11.09.2013)
  • Doğal Yollarla "Saç Bakımı" (13.08.2013)
  • Evde Yapılabilecek “Doğal Temizlik Malzemeleri” (18.06.2013)
  • Kutsal Ot "Adaçayı" (24.04.2013)
  • Kokusuyla Büyüleyen "Lavanta" (20.03.2013)
  • Beynin Dostu "Ceviz" (05.02.2013)
  • Organik Altın "Safran" (03.01.2013)
  • Bir Ecza Deposu "Meyan Kökü" (13.12.2012)
  • Böbrek Doktoru "Gilaburu" (02.11.2012)
  • Yararlı Bir Bitki "At Kestanesi" (20.10.2012)
  • Sonbaharın Habercisi " Kızılcık " (15.09.2012)
  • Her Derdin Devası "Kayısı" (04.09.2012)
  • Ev Yapımı İçecekler (04.08.2012)
  • Ferahlığın Adı "Nane" (23.07.2012)
  • Sağlık Dostu "Kuşburnu" (14.07.2012)
  • Şifanın Bileği "Karanfil" (03.07.2012)
  • Zevkin Tadı "Kahve" (17.05.2012)
  • Çiçeklerin Sultanı " Gül " (09.04.2012)
  • Cebinizdeki Doktor "Kabak Çekirdeği" (22.03.2012)
  • Renk'lerin Hayatımızdaki Etkileri (08.03.2012)
  • Çöldeki Anahtar "Aloe Vera" (05.12.2011)
  • Kalbin En İyi İlâcı "Alıç" (16.11.2011)
  • Gençlik Aşısı "Böğürtlen" (27.10.2011)
  • Şifa Deposu "Zeytin Yaprağı" (11.10.2011)
  • Her Derde Deva "Keten Tohumu" (18.09.2011)
  • Huzurlu Yaşam İçin "Sarı Kantaron" (03.08.2011)
  • Doğa Harikası "Polen" (10.07.2011)
  • Doğanın Doktoru "Zeytinyağı" (09.06.2011)
  • Altın Değerinde Bir Meyve "Altın Çilek" (02.05.2011)
  • Doğal Taşların Dili (12.04.2011)
  • Vücudumuzun Doktoru "Limon" (23.03.2011)
  • Karaciğer Dostu "Deve Dikeni" (06.03.2011)
  • Kendisi Küçük, Şifası Büyük "Çörek Otu" (23.02.2011)
  • Himalaya Tuzu (05.02.2011)
  • "Taş"ın Suyunu Çıkarmak (25.01.2011)
  • Misk-i Amber (08.01.2011)
  • Asrın İlâcı -"Propolis" (28.12.2010)
  • Mini Bir Mucize "Trabzon Hurması" (18.12.2010)
  • Beş Bin Yıllık Mucize İlâç "Keçiboynuzu" (11.12.2010)
  • Soğuk Algınlığı Düşmanı "Ekinezya" (03.12.2010)
  • "Kudret Narı" nın Kudretli Faydaları (23.11.2010)
  • "Kâbe" Dünyanın Merkezinde (14.11.2010)
  • Kâinatta, Canlılarda ve Doğadaki Mükemmel Estetik "Altın Oran" (27.10.2010)
  • Ginseng ve Faydaları (12.10.2010)
  • Kanserin Düşmanı "Zerdeçal" (28.09.2010)
  • Mucize İçecek "Kefir" (15.09.2010)
  • Karpuz ve Çekirdekleri ile Gelen Sağlık (28.08.2010)
  • Canlılığın Hayati Özü " Su " (18.08.2010)
  • Unutturulan "Geleneksel İçeceklerimiz" (06.08.2010)
  • "Kil" ile Gelen Güzellik (24.07.2010)
  • Mükemmel Gıda "Anne Sütü" (13.07.2010)
  • Doğal Mucize -"Maden Suyu" (30.06.2010)
  • İsveç Şurubu (16.06.2010)
  • Kırmızı Pancar ve Sağlığımız (02.06.2010)
  • Mesir Macunu - Kuvvet Macunu (21.05.2010)
  • "Acı Kavun"un Faydaları ve Kullanımı (11.05.2010)
  • Bitkisel Yağların Faydaları (03.05.2010)
  • Kur'ân'da Dikkat Çekilen Bitkiler (21.04.2010)
  • Bal'daki Şifa (11.04.2010)
  • Günlük Hayatımızı Kolaylaştıran Reçeteler (03.04.2010)
  • Misvak ve Faydaları (26.03.2010)
  • Bitkilerle Zayıflama (17.03.2010)
  • Doğal Antibiyotik "Sarımsak" (09.03.2010)
  • "Doktor Sülükler" Hayat Veriyor... (27.02.2010)
  • "Nar" ın Bilinmeyen Faydaları ve Önemi (17.02.2010)
  • Sağlıklı Çay - "Yeşil Çay" (07.02.2010)
  • Bitkilerin Yan Etkileri (31.01.2010)
  • Zencefil ve Faydaları (25.01.2010)
  • Doğal Cilt Bakım Kremleri (17.01.2010)
  • İnsanlara Sunulan Bir Nimet : Yağmur (11.01.2010)
  • Bitkilerle Saç Bakımı (03.01.2010)
  • İlaç Niyetine "Üzüm Çekirdeği" (27.12.2009)
  • Şifalı Bitkisel Yağlar (20.12.2009)
  • Bunları Biliyor Muydunuz? (12.12.2009)
  • Macunlar (05.12.2009)
  • “Zemzem” Suyunun Sırrı (29.11.2009)
  • Şifalı Bitkisel Çaylar (23.11.2009)
  • Her Derde Deva "Isırgan Otu" (15.11.2009)
  • Doğal Yaşam İksiri "Elma Sirkesi" (08.11.2009)
  • Attığımız Şifalı Çöpler (01.11.2009)
  • sağlık kaynağı "incir" (25.10.2009)
  • Yeni Anti-Aging Gözdesi - Buğday Çimi ve Şırası (18.10.2009)
  • Şifalı Bitkilerin Toplanması ve Saklanması (11.10.2009)
  • Çölün Mucize Bitkisi “Hurma” (04.10.2009)
  • Tabiat Eczanesinden Reçeteler (29.09.2009)
  • Yazarlarımız
    Mü'min Kimdir? Dr. Abdulcabbar Boran
    Güneş ve Ay
    İslâm âlemini topyekûn hüsrana sürükleyen korkunç hurafe! Mustafa Seyit
    Ne Var? Ne Yok?
    İslam Âleminin yaşadığı karışıklığın Temel Sebebi Lütfi Tümtürk
    Olaylar ve Yorumlar
    Merhaba, nereye gidiyor bu araba? Sibel Yiğit
    Seyir Halleri
    DERDİNİ BİLMEYENLER Gönül Maraşlıoğlu
    Gönül Penceremizden
    Sağlıklı Atıştırmalık ˝Mısır˝ Nazan Başoğul
    Tabiat Eczanesinden Reçeteler
    Mehtap Abdi
    Bir Yürek Mesafesi
    ANODOLU ESNAF TEŞKİLATININ PİRİ:AHİ Evran Gülay Ozan
    Gönül Erenleri
    Hayal Bu Ya Emek Durmuş
    Hayat Gibi
    Muhtelif Mustafa Oğuz
    Bakış Açısı
    IŞİD Kültürünün Sorumluları... Seyfi Usta
    Bir de bizden dinleyin!
    ALLAH'I NASIL SEVEBİLİRİZ? Doğan Kuşman
    Olayın İç Yüzü
    ilahi aşk Saliha Güner
    Düşünce-Günce
    Bayramda Dişlere Dikkat Diş Doktoru Gülbeyaz
    Dişler Yolunda
    15.06.2013 Düsseldorf Konferans Ender Eker
    Almanya'dan
    655 Mustafa Müjdeci
    Her şey insan için
    NİCE BAYRAMLARA... Durdu Bahadır
    Hidayet Esintileri
    Tuz Hakkında Yanlış Bilinen Gerçekler B. Tugay Keçeci
    Evrenin Zerafeti
    Fizik aktivite ve kilo kontrolü Ayşe Müjdeci
    Sağlık Pınarı
    Kalp ve Dil Silahı Deniz Temuçin
    Bir İnsan Yetişirken
    İlmel Yakîn, Aynel Yakîn ve Hakkul Yakîn hasıl etmek ne anlama gelir? Mustafa G. Güler
    Kur'an ne diyor?
    Dedikodu nedir? İlkay Yılmaz
    Az Öz
    Bizim Terör Korkut Eser
    Politik Köşe
    BORSA VE BEKLENTİLER Salih Erdin
    Borsada bu hafta
    Diyarbakır:Teksas! Kudret Değirmenci
    Spor Gündemi
    Hasretine hasretim Ayten Qurbanova
    Umut Gülü
    Tek Allah'ın Tek Dini Halim Albayrak
    Dinlerin Birleştirilmesi
    Suç ve ceza Kenan E. Akmaz
    Belçika'dan
    Belirsizlik Sıkıntısı Meral Okan
    Tasavvuf
    Mülke hüküm süren kimdir? Sabri Unat
    Dünyadan
    Bulutların Üzerinde Olmak Ali Gürbüz
    Gül'e Özlem
    Evvel Zaman Icinde 4 İsmail Veyseloğlu
    Mavera
    Bilişim Köşesi Taha Erdem
    Bilim Köşesi
    Referandum İmtihanı Barış Aksoy
    Dünyadan
    Seven, Sevilen Kişidir! Şule Betül Dağ
    En Hayırlı Dost Kimdir
    Sana o kadar çok ihtiyacım varki Rabbim! Pervane Qarayeva
    Kalp Kalbe
    FASLIN ASLI YOK ŞİMDİ Zeren Çelebi
    muzik
    ©2010 Hak Aynası, yazarlarımızın yorumları kendilerine aittir, gazetemiz için bağlayıcı değildir.

    Siyaset | Gündem | Ekonomi | Dünya | Spor | Yaşam | Teknoloji | Sağlık | Tasavvuf