email: şifre: yeni üye
Ana SayfaSiyasetGündemEkonomiDünyaSporYaşamTeknolojiSağlıkTasavvuf
Nazan Başoğul [Tabiat Eczanesinden Reçeteler] 11.10.2009

Nazan Başoğul
Şifalı Bitkilerin Toplanması ve Saklanması

 

Değerli Okuyucular,

 

Şifalı Bitkiler insanların ilk dostlarıdır. İnsan dünyaya ayak bastığı andan itibaren şifalı bitkileri tanımış ve hastalıkları tedavi etmiştir. Hazırlanan terkipler, reçeteler nesilden nesile devrede gelmiştir.

 

M.Ö. 4000 yıllarında Mezopotamya’da ilk defa şifalı bitkilerin ve ona bağlı tıp ilminin yazıya döküldüğünü görüyoruz. Bu ilim sonra doğuya Hindistan ve Çin’e ulaşmış, batıda Mısır’da ve kuzeyde Anadolu’ya yayılmıştır.

 

 Hippokrates adlı büyük hekim, tarihin kaydettiği en meşhur şifalı bitkiler hekimidir. Daha sonra 980 yılında İran’ın Afşena kasabasında dünyaya gelen İbn-i Sina’nın birçok yenilikler getirdiğini biliyoruz. 17. yüzyılda şifalı bitkilerle ve hastalıklarla uğraşmaya başlayan Lokman Hekim, 543 senelik ömrünü hizmetle geçirmiş, Rabbimiz’in ona verdiği hikmetle Davut (A.S)’a yardım ederek vezirlik yapmıştır. Bu ilgi günümüze kadar devam etmiş ve yan etkilerinin olmaması nedeniyle tercih edilir olmuştur.

 

Bitkiler, yeşil yapraklarının yardımıyla güneş ışığını emerek fotosentez ile hava içindeki karbondioksidi teneffüs ederek, kökü vasıtası ile elde ettiği suyu, bir fabrika gibi yoğurur, karıştırırlar. Şeker, yağ ve protein gibi maddeleri imâl ederler.

 

Tabiatı incelediğimizde, hayvanların rahatsızlandıklarında karıncaların kekik, koyunların civanperçemi yediklerini, kedilerin kediotuna yöneldiklerini, kargaların bit ve pire istilasına uğradıklarında yuvalarının boşluklarına domates yaprakları yerleştirdiklerini, sığırların bir yeri yaralandığında sinirotunun bol bulunduğu çayırlara yattıklarını görürüz hayretle…

 

Şifalı bitkilerin toplanması sırasında genel olarak özen gösterilmesi gereken konuların başında doğayı koruma kavramı yer almaktadır. Rastladığımız bir bikki kümesinin tümünü toplamamalıyız ki; sonraki mevsimde orada aynı bitkileri bulabilelim. İhtiyacımızdan fazla bitki toplamamaya özen göstermeli ve drog olarak köklerinden yararlanılan bitkilerin soylarının tükenmesine olumsuz katkıda bulunabileceğimizi hiçbir zaman unutmamalıyız. Yalnızca sağlıklı, temiz ve haşaratsız (larvasız, kurtsuz ve böceksiz) bitkiler toplanmalıdır.

 

Toplama yapılmayacak yerler ise kimyasal gübre kullanılmış veya ilaçlama yapılmış bahçeler, tarlalar, çayılar, kirli-mikroplu suların kıyıları, tren yolları, karayolları ve endüstri alanları civarlarıdır.

 

Şifalı bitkileri toplayabilmek için onları tanımak gerekir. Dikkat edilmesi gereken konular, doğru zamanda, uygun yerde ve gerektiği gibi toplamaya özen göstermektir. En başarılı tedavileri, yeni toplanmış taze bitkiler sağlar. Taze bitkiler, Şubat sonundan başlayarak Kasım sonuna kadar toplanabilir.

 

 Şifalı bitkilerin en etkili oldukları zamanlar;

 

* Çiçeklerde en etkili zaman, çiçeklenme başlangıcında

 

* Yapraklarda en etkili zaman, çiçeklenmeden önce ve çiçeklenme zamanında

 

* Köklerde en etkili zaman ilkbahar başlangıcında ve sonbaharda

 

* Meyvelerde en etkili zaman olgunluk zamanıdır.

 

 Bitkileri toplama zamanı ise;

 

* Bitkilerin yer üstü kısımları bitki çiçek açmadan evvel veya çiçekte iken

 

* Çiçekler tamamen açılmadan evvel veya tomurcuk halinde iken

 

*Yaprakları toplanacak bitkiler, bitki çiçek açmaya başladığı zaman

 

* Kökler, (toprak altı kısmı) bitkinin toprak üstü dalları kuruduktan sonra

 

*Tohumlar olgunlaştıktan sonra, bir kısmı ise henüz olgunlaşmadan

 

*Ağaç ve dal kabukları, bitki yapraklarını döktükten sonra veya ilkbaharda bitkiye su yürümeye başladığında

 

Bitkiler hiçbir zaman yağmurlu, sisli ve rutubetli havalarda toplanmamalıdır! Toplanması için en uygun saat ise 10-16 arasıdır. Bu saate kadar güneş yükselmiş ve sabah kırağısı ile nemlenmiş olan bitkileri kurutmuş olacaktır. Yalnızca temiz ve lekesiz olan bitkiler toplanıp kullanılmalıdır. Toplanılan bitkiler naylon poşetlere konmamalıdır. Bu durumda bitkiler terlemeye başlar ve kuruturken kararırlar. Kurutulmak üzere toplanan bitkiler, kökler hariç kesinlikle yıkanmamalıdır!

 

Yanlışlıkla zehirli bitki toplamamak için toplamadan önce söz konusu bitkinin kesin olarak teşhis edilmesi gerekir. Örneğin maydanozgiller ailesine ait bitkilerin arasında zehirli türler de vardır. Bazı bitkilerin de zehirli ikizleri vardır. Bu yüzden çok dikkatli olmak gerekir.

 

Şifalı bitkilerin kurutulması, içerdikleri etkin maddelerin değişime uğramasını veya yok olmasını önler. Ayrıca mantarların ve bakterilerin yaşam alanları da böylece kurutulmuş olur. Kurutma için en uygun ortam, havadar ve gölgeli bir yer olacaktır. Tıbbî bitkilerin 1 yılın sonunda etkileri azaldığından her yıl taze olarak toplanıp kullanılmalıdır.

 

Güneş altında kurutulmak istenen bitkiler, çiçek, yaprak ve meyvelerinde bulunan yağları yitirirler. En ideali, bitkilerin büyücek bir elek üstüne yayılarak veya demet halinde saplarından bağlanıp yüksek bir yere asılarak kurutulmasıdır. Bitkilerin tam anlamıyla kurumasına çok dikkat edilmelidir. Isı, ışık ve oksijen, bitkilerin etki gücünün en büyük düşmanlarıdır.

 

Kuruma aşaması sona erdiğinde bitkiler ince ince kıyılarak hava almayan kaplarda kullanıma hazır biçimde saklanmalıdır. Saydam cam kaplar ışık geçireceği için loş ortamda saklanmalıdır.

 

Sakladığınız bitkilerin bulunduğu ortamdaki oksijeni en aza indirmek için saklama kabını tıka basa doldurmalı ve içinden kullandıkça daha küçük kaplara aktararak sıkışık kalmaları sağlanmalıdır.

 

Bitkilerin saklandığı kapların üstüne toplama tarihi ve içerik hakkında bilgi veren etiketler yapıştırılmalıdır. Çünkü bitkiler kuruyup ince kıyıldıktan sonra birbirinden kolayca ayırt edilemezler.

 

Bitkilerin kışa saklanması için temiz bez torbalar, baskısız, boyasız kağıtlar, karton ve tahta kutular, kese kağıtları, renkli cam kavanozlar (özellikle yeşil renk) kullanılabilir.

 

Şifalı bitkilerin yapraklarından ne kadar koparırsak onların şifacı güçlerini o kadar artırmış oluruz. Bu, bitki bilimi açısından mantıklı bir yaklaşımdır. Çünkü bitkilerin kimyasal bileşikleri onların savunma mekanizmalarının bir bölümünü oluşturur. Bitkinin yaprağını kopardığımızda bitki buna saldırıya uğramış gibi cevap verir ve kendisini koruyacak olan şeyleri daha fazla salgılar. Araştırmalar, enfeksiyon kapmış, böcek istilasına uğramış ya da yaprakları koparılmış olan bitkilerde, bizim ilaç olarak kullandığımız birtakım kimyasalların düzeyinin yükseldiğini göstermiştir.

 

Değerli okuyucular, bitki çayı veya karışımlardan hazırlanan terkiplerde günümüzde gr. ölçüsü kullanılmaktadır. Günümüz öncesi kullanılan eski ölçüleri bilgi olarak sizlerle paylaşmak istedim…

 

Dirhem: 3,5-4 gram kadardır.

 

Miskâl: 4,5-5 gram kadardır.

 

Dânik (Dânek): Dirhemin altıda biri: 0,6-0,7 gram kadardır.

 

Kırat: 4 veya 5 buğday tanesi ağırlığıdır ki: 0,2-0,3 gram kadar bir ölçüdür.

 

Tusuc: İki buğday tanesi ağırlığıdır ki: 0,2 gram kadar bir ölçüdür.

 

Astar: 6 dirhem (24 gram) kadardır.

 

Vukiye (Okka): 10-12 dirhem (40-46 gram) kadar bir ölçüdür.

 

Rıtl: 460,8 gram kadar bir ölçü.

 

Menne: 1028 gram kadardır.

 

Habbe: 168 gram kadardır.

 

Kıst: 408 gram kadardır.

 

Makıstı Şaburî: 1928 gram kadardır.

 

Derhemî: 15 gram kadardır.

 

Mil’aka: 10 gram kadardır.

 

Son yıllarda giderek artan bir ilgiyle büyüyen doğal yaşama dönüş ve tabiatın iyileştirici etkisinden faydalanma eğilimi, “Şifalı Bitkilerin” önemini artırmaktadır. Aynı zamanda şifamız için vesile teşkil etmektedir. Elbette ki “Tevfik Allah’tandır.”

 

Sıhhatle ve sevgiyle kalın…

   

 

Nazan Başoğul, 11.10.2009

Bu yazı 11.10.2009 tarihinden itibaren toplam 12021 defa okunmuştur.


Yorumlar
Başlık
Yorum
Yorum yazabilmek için üye girişinizi gerçekleştirmelisiniz.


Yazarın son yazıları
  • Sağlıklı Atıştırmalık "Mısır" (23.09.2014)
  • Çekirdeği Toprağa Vermek (06.08.2014)
  • Küçük Kırmızı Mucize "Vişne" (23.07.2014)
  • Doğal Ağrı Kesici "Kiraz" (11.07.2014)
  • Zararlılarla "Doğal Mücadele" (27.06.2014)
  • Suyla Gelen Sağlık "Kaplıcalar" (29.05.2014)
  • Canlı Yaşamın Temeli "Su" (18.04.2014)
  • Kan Grubuna Göre Beslenme (16.03.2014)
  • Çağın Mucizesi "Alkali Beslenme" (28.01.2014)
  • Günümüz Beslenme Hataları (11.12.2013)
  • Doğal Yollarla Güzelleşin (20.10.2013)
  • Evimizdeki Mucize "Karbonat" (11.09.2013)
  • Doğal Yollarla "Saç Bakımı" (13.08.2013)
  • Evde Yapılabilecek “Doğal Temizlik Malzemeleri” (18.06.2013)
  • Kutsal Ot "Adaçayı" (24.04.2013)
  • Kokusuyla Büyüleyen "Lavanta" (20.03.2013)
  • Beynin Dostu "Ceviz" (05.02.2013)
  • Organik Altın "Safran" (03.01.2013)
  • Bir Ecza Deposu "Meyan Kökü" (13.12.2012)
  • Böbrek Doktoru "Gilaburu" (02.11.2012)
  • Yararlı Bir Bitki "At Kestanesi" (20.10.2012)
  • Sonbaharın Habercisi " Kızılcık " (15.09.2012)
  • Her Derdin Devası "Kayısı" (04.09.2012)
  • Ev Yapımı İçecekler (04.08.2012)
  • Ferahlığın Adı "Nane" (23.07.2012)
  • Sağlık Dostu "Kuşburnu" (14.07.2012)
  • Şifanın Bileği "Karanfil" (03.07.2012)
  • Zevkin Tadı "Kahve" (17.05.2012)
  • Çiçeklerin Sultanı " Gül " (09.04.2012)
  • Cebinizdeki Doktor "Kabak Çekirdeği" (22.03.2012)
  • Renk'lerin Hayatımızdaki Etkileri (08.03.2012)
  • Potasyum Deposu "Tarçın" (03.01.2012)
  • Çöldeki Anahtar "Aloe Vera" (05.12.2011)
  • Kalbin En İyi İlâcı "Alıç" (16.11.2011)
  • Gençlik Aşısı "Böğürtlen" (27.10.2011)
  • Şifa Deposu "Zeytin Yaprağı" (11.10.2011)
  • Her Derde Deva "Keten Tohumu" (18.09.2011)
  • Huzurlu Yaşam İçin "Sarı Kantaron" (03.08.2011)
  • Doğa Harikası "Polen" (10.07.2011)
  • Doğanın Doktoru "Zeytinyağı" (09.06.2011)
  • Altın Değerinde Bir Meyve "Altın Çilek" (02.05.2011)
  • Doğal Taşların Dili (12.04.2011)
  • Vücudumuzun Doktoru "Limon" (23.03.2011)
  • Karaciğer Dostu "Deve Dikeni" (06.03.2011)
  • Kendisi Küçük, Şifası Büyük "Çörek Otu" (23.02.2011)
  • Himalaya Tuzu (05.02.2011)
  • "Taş"ın Suyunu Çıkarmak (25.01.2011)
  • Misk-i Amber (08.01.2011)
  • Asrın İlâcı -"Propolis" (28.12.2010)
  • Mini Bir Mucize "Trabzon Hurması" (18.12.2010)
  • Beş Bin Yıllık Mucize İlâç "Keçiboynuzu" (11.12.2010)
  • Soğuk Algınlığı Düşmanı "Ekinezya" (03.12.2010)
  • "Kudret Narı" nın Kudretli Faydaları (23.11.2010)
  • "Kâbe" Dünyanın Merkezinde (14.11.2010)
  • Kâinatta, Canlılarda ve Doğadaki Mükemmel Estetik "Altın Oran" (27.10.2010)
  • Ginseng ve Faydaları (12.10.2010)
  • Kanserin Düşmanı "Zerdeçal" (28.09.2010)
  • Mucize İçecek "Kefir" (15.09.2010)
  • Karpuz ve Çekirdekleri ile Gelen Sağlık (28.08.2010)
  • Canlılığın Hayati Özü " Su " (18.08.2010)
  • Unutturulan "Geleneksel İçeceklerimiz" (06.08.2010)
  • "Kil" ile Gelen Güzellik (24.07.2010)
  • Mükemmel Gıda "Anne Sütü" (13.07.2010)
  • Doğal Mucize -"Maden Suyu" (30.06.2010)
  • İsveç Şurubu (16.06.2010)
  • Kırmızı Pancar ve Sağlığımız (02.06.2010)
  • Mesir Macunu - Kuvvet Macunu (21.05.2010)
  • "Acı Kavun"un Faydaları ve Kullanımı (11.05.2010)
  • Bitkisel Yağların Faydaları (03.05.2010)
  • Kur'ân'da Dikkat Çekilen Bitkiler (21.04.2010)
  • Bal'daki Şifa (11.04.2010)
  • Günlük Hayatımızı Kolaylaştıran Reçeteler (03.04.2010)
  • Misvak ve Faydaları (26.03.2010)
  • Bitkilerle Zayıflama (17.03.2010)
  • Doğal Antibiyotik "Sarımsak" (09.03.2010)
  • "Doktor Sülükler" Hayat Veriyor... (27.02.2010)
  • "Nar" ın Bilinmeyen Faydaları ve Önemi (17.02.2010)
  • Sağlıklı Çay - "Yeşil Çay" (07.02.2010)
  • Bitkilerin Yan Etkileri (31.01.2010)
  • Zencefil ve Faydaları (25.01.2010)
  • Doğal Cilt Bakım Kremleri (17.01.2010)
  • İnsanlara Sunulan Bir Nimet : Yağmur (11.01.2010)
  • Bitkilerle Saç Bakımı (03.01.2010)
  • İlaç Niyetine "Üzüm Çekirdeği" (27.12.2009)
  • Şifalı Bitkisel Yağlar (20.12.2009)
  • Bunları Biliyor Muydunuz? (12.12.2009)
  • Macunlar (05.12.2009)
  • “Zemzem” Suyunun Sırrı (29.11.2009)
  • Şifalı Bitkisel Çaylar (23.11.2009)
  • Her Derde Deva "Isırgan Otu" (15.11.2009)
  • Doğal Yaşam İksiri "Elma Sirkesi" (08.11.2009)
  • Attığımız Şifalı Çöpler (01.11.2009)
  • sağlık kaynağı "incir" (25.10.2009)
  • Yeni Anti-Aging Gözdesi - Buğday Çimi ve Şırası (18.10.2009)
  • Çölün Mucize Bitkisi “Hurma” (04.10.2009)
  • Tabiat Eczanesinden Reçeteler (29.09.2009)
  • Yazarlarımız
    Mü'min Kimdir? Dr. Abdulcabbar Boran
    Güneş ve Ay
    İslâm âlemini topyekûn hüsrana sürükleyen korkunç hurafe! Mustafa Seyit
    Ne Var? Ne Yok?
    İslam Âleminin yaşadığı karışıklığın Temel Sebebi Lütfi Tümtürk
    Olaylar ve Yorumlar
    Merhaba, nereye gidiyor bu araba? Sibel Yiğit
    Seyir Halleri
    DERDİNİ BİLMEYENLER Gönül Maraşlıoğlu
    Gönül Penceremizden
    Sağlıklı Atıştırmalık ˝Mısır˝ Nazan Başoğul
    Tabiat Eczanesinden Reçeteler
    Mehtap Abdi
    Bir Yürek Mesafesi
    ANODOLU ESNAF TEŞKİLATININ PİRİ:AHİ Evran Gülay Ozan
    Gönül Erenleri
    Hayal Bu Ya Emek Durmuş
    Hayat Gibi
    Muhtelif Mustafa Oğuz
    Bakış Açısı
    IŞİD Kültürünün Sorumluları... Seyfi Usta
    Bir de bizden dinleyin!
    ALLAH'I NASIL SEVEBİLİRİZ? Doğan Kuşman
    Olayın İç Yüzü
    ilahi aşk Saliha Güner
    Düşünce-Günce
    Bayramda Dişlere Dikkat Diş Doktoru Gülbeyaz
    Dişler Yolunda
    15.06.2013 Düsseldorf Konferans Ender Eker
    Almanya'dan
    655 Mustafa Müjdeci
    Her şey insan için
    NİCE BAYRAMLARA... Durdu Bahadır
    Hidayet Esintileri
    Tuz Hakkında Yanlış Bilinen Gerçekler B. Tugay Keçeci
    Evrenin Zerafeti
    Fizik aktivite ve kilo kontrolü Ayşe Müjdeci
    Sağlık Pınarı
    Kalp ve Dil Silahı Deniz Temuçin
    Bir İnsan Yetişirken
    İlmel Yakîn, Aynel Yakîn ve Hakkul Yakîn hasıl etmek ne anlama gelir? Mustafa G. Güler
    Kur'an ne diyor?
    Dedikodu nedir? İlkay Yılmaz
    Az Öz
    Bizim Terör Korkut Eser
    Politik Köşe
    BORSA VE BEKLENTİLER Salih Erdin
    Borsada bu hafta
    Diyarbakır:Teksas! Kudret Değirmenci
    Spor Gündemi
    Hasretine hasretim Ayten Qurbanova
    Umut Gülü
    Tek Allah'ın Tek Dini Halim Albayrak
    Dinlerin Birleştirilmesi
    Suç ve ceza Kenan E. Akmaz
    Belçika'dan
    Belirsizlik Sıkıntısı Meral Okan
    Tasavvuf
    Mülke hüküm süren kimdir? Sabri Unat
    Dünyadan
    Bulutların Üzerinde Olmak Ali Gürbüz
    Gül'e Özlem
    Evvel Zaman Icinde 4 İsmail Veyseloğlu
    Mavera
    Bilişim Köşesi Taha Erdem
    Bilim Köşesi
    Referandum İmtihanı Barış Aksoy
    Dünyadan
    Seven, Sevilen Kişidir! Şule Betül Dağ
    En Hayırlı Dost Kimdir
    Sana o kadar çok ihtiyacım varki Rabbim! Pervane Qarayeva
    Kalp Kalbe
    FASLIN ASLI YOK ŞİMDİ Zeren Çelebi
    muzik
    ©2010 Hak Aynası, yazarlarımızın yorumları kendilerine aittir, gazetemiz için bağlayıcı değildir.

    Siyaset | Gündem | Ekonomi | Dünya | Spor | Yaşam | Teknoloji | Sağlık | Tasavvuf