email
şifre


Beni hatırla [Yeni Üye]

"Taş"ın Suyunu Çıkarmak

Nazan Başoğul - Tabiat Eczanesinden Reçeteler

Nazan Başoğul ile

Tabiat Eczanesinden Reçeteler

Nazan Başoğul
Yazarın tüm yazıları

Olmaz olmaz demeyin, olmaz oldu. Edremitli iş adamı Faruk Durukan, taşın suyunu çıkartmayı başardı. Daha önce de iki bin yıl yaşayan zeytin ağaçlarının sırrını çözmeye çalışan Türk girişimci ve mucit, taşın suyunu çıkararak bir ilke daha imza attı. Bu suyun antibakteriyel özelliğinin yanında ateşten etkilenmemesi gibi bir özelliği var. 

Taşı sıkıp suyunu çıkarıyor… 

Girişimci işadamı Faruk Durukan, önceden hep itfaiyecilerin peşine takılırmış. Bir gün bu konuya çözüm getirmek istemiş. Taştan su çıkar mı demiş ve taşı deneylerden geçirerek un haline getirmiş. Un haline gelen taş,12 saat sonra suya dönüşmüş. Sonra da bu suyu bir eşyaya döktüğünde eşyaya yanmamazlık özelliği vermiş… Ayrıca birçok mikrobu yok edeceği kanıtlanmış…  

Taşın suyundan “Domuz Gribine” çözüm!.. 

ABD bilim adamları tüm dünyayı tehdit eden “Domuz Gribi” virüsü üzerinde laboratuar çalışmaları yaparken, Türk bilim adamı Faruk Durukan'ın bulduğu çözümün virüse karşı kullanılabileceğini saptadı. 

Yaklaşık 5 yıl önce taşın suyunu elde ederek, bu suyun orman yangınlarında ve yanmaz madde üretiminde etkili olduğunu tescil ettiren, zeytin yaprağı, zeytin çekirdeği ve bitki özleri üzerinde çalışmalar yaparak dünyada ilkleri gerçekleştiren Türk bilim adamı Faruk Durukan, tüm dünya ülkelerini tehdit eden “Domuz Gribi” virüsüne karşı etkili bir çözüm yolunda. Kendisi tarafından 5 yıl önce kayaç çözeltilerinden elde edilen ‘firetex’ adını verdikleri ürünün, ABD'li bilim adamlarınca incelendikten sonra ‘domuz gribi’ virüsüne karşı kullanılabileceğinin saptandığını söyledi.

Virüs üzerinde dünyanın en başarılı bilim adamları çalışmalar yaparken, ABD'li bir AR-GE firması ise, antibakteriyel, antimikrobiyel, antifungus ve antivirüs gibi özellikleri olduğu onaylanan “taşın suyu” sayesinde “Domuz Gribi” virüsüyle baş edilebileceğini saptadı.  

Balıkesir'in Edremit İlçesi’nde kurulu bir firma, tüm dünyayı tehdit eden ‘domuz gribi’ virüsü üzerindeki laboratuar çalışmalarında kullanılmak üzere ABD’ye, dezenfektan özelliğine sahip 1000 litre taş suyu (kayaç çözeltisi) gönderdi. Daha önce, yaptığı makineyle 3 bin yıllık zeytin karasuyu sorununa çözüm getiren Faruk Durukan’ın bu kez kaya çözeltilerinden elde edip ‘firetex’ adını verdiği ürün ABD’de heyecan yarattı. 

Girişimci işadamı, ‘firetex’ hakkında, Balıkesir Üniversitesi (BAÜ), 9 Eylül Üniversitesi ve İstanbul Üniversitesi ile yurt dışından birçok üniversiteyle ortak çalışma yürüttüklerini, raporlamalar yaptıklarını aktardı. Antiseptik ve dezenfektan özelliğe sahip suyun, antibakteriyel, antimikrobiyel, antifungus ve antivirüs gibi özelliklerinin onaylandığını belirten Durukan, ‘mikropsavar su’ olarak da bilinen firetex’i sadece ABD değil, Yunanistan, Almanya, İngiltere ve İsveç’e ihraç ettiklerini, bugüne kadar yurt içi ve dışında yüz binlerce ton satış yaptıklarını bildirdi.

Şirket olarak dünyanın en gelişmiş bitki ekstrasyon fabrikasına sahip olduklarını ifade eden Durukan “Geçmişte yurtdışına gidiyorlardı, şimdi bize geliyorlar. Problemleri çözmek bize yeni fırsatlar getirdi. Üniversite ile iş dünyasının bir araya gelmesi ile 2005 yılında “Dünya Tıp Ödülünü” aldık.  

Domuz gribi ile alakalı çalışmalarımızın ardından domuz gribi virüsünü param parça ettik. Dünyada problem olduğunda ABD’ye gidilirdi, şimdi Türkiye’ye de geliniyor. Bunun için yürekli, çalışkan öğrenciler gerekli. Üretebilmek için bilim adamları ile sanayicilerin bir araya gelmeleri şart.” ifadelerini kullandı.  

Yaptığı çalışmaları ile Nobel ödülüne aday gösterilen Türk bilim adamının buluşları nedeniyle birçok ülkenin gözü kendisinin üzerine çevrildi.  

Taştan elde ettiği doğal dezenfekte suyuna “Adaclear” adını veren Durukan, suyun şu ana kadar 8 bakteri üzerinde denendiğini ve başarılı sonuçlar elde edildiğini söyledi.  

Taşın suyunu nasıl çıkardığı bilgisini açıklamayan Durukan, suyun tamamen doğal olduğunu belirterek, “Mikroorganizmalar üzerinde 3 deneme yapıldı. Tamamında da başarılı sonuç alındı. Bu su, hastalıklara neden olan bazı bakteri ve mikropları yok ediyor. Su, bu haliyle bile temizlik ürünleri ve tıp alanında kullanılabilir.” diye konuştu. 

Orman Yangın Söndürücüleri: Taş Suyu (Firetex), Bioversal

Buluşları ile tanınan Türk bilim adamı Faruk Durukan, taşın suyunu çıkartarak elde ettiği ürün sayesinde, düşük bir maliyet ve yüzde yüz sonuç alarak çadır brandalarının da yanmaz hale getirilebileceğini ispatladı.

Balıkesir'in Edremit ilçesindeki laboratuarlarında yaptığı bilimsel çalışmaları sayesinde Nobel ödülüne aday gösterilen Faruk Durukan, İstanbul Gösteri Merkezi'ndeki yangını öğrenir öğrenmez harekete geçti. Yıllar önce Yunanistan’da çıkan orman yangınlarına bulduğu çözüm ile binlerce hektar ormanı yanmaktan kurtaran Durukan, yanmayan taş suyunu, Türk Silahlı Kuvvetleri dahil olmak üzere Türkiye’de ve dünyada birçok farklı alana sunmayı başardı.
 
Faruk Durukan, taşın suyundan elde ettiği yanmayan su ile kapladığı çadır brandasını yaklaşık 3 bin derece sıcaklık veren ateşe tuttu. Uzun bir süre yanmayan çadır kumaşı dakikalarca ateşe dayandı.

Firetex İle “Milenyum Ödülü” Almıştı…

İlkokul mezunu olan iş adamı, bitki kök, gövde ve yapraklarından özel ayrıştırma yöntemi ile ekolojik boya üretmekte,

Kayaç çözeltisinden elde ettiği eksi 120 derecede donmayan suyu (taş suyu), hava alanlarındaki buzlanmanın önlenmesi için kullanılan bir ürün haline getirilip ihraç da etmektedir.

Durukan, ‘mucizevi su’ olarak tanımlanan bu ürün sayesinde, 2006 yılında Ticari Liderler Kulübü tarafından İspanya’nın başkenti Madrid’te 17’ncisi düzenlenen Uluslararası Yapı Ödülleri kapsamında ‘Milenyum Ödülü’ne lâyık görülmüştü.

Edremit’te birçok alanda faaliyet gösteren şirket, sıradan kaya parçalarını birtakım işlemlerden geçirerek suya dönüştürüp, bunu yangınlara karşı koruyucu ürün olarak piyasaya sürdü.

Taştan elde edilen sıvının sürüldüğü maddelere yanmazlık özelliği kazandırdığını bildiren yetkililer, "Bu sıvı ahşapta 27 kat, en hızlı yanma özelliğine sahip olan pamukta 97 kat, kağıtta ise 71 kat yanmayı azaltıyor. Bu sıvı, nesnelere önceden sürülerek onları alevlere karşı korumakta da kullanılabilir. Yanmazlığı sağlayan bu sıvı, ülkemizin korkulu rüyası olan “orman yangınlarında” kullanılabilir. Bilhassa kara yollarının kenarlarındaki ağaçlara sürülerek, onları yanmaya karşı korumak mümkün." dedi.

Dünyada ilk kez taşı kendilerinin suya dönüştürdüklerini hatırlatarak, "Günlük 100 ton üretim kapasitemiz var. Bu ürünümüzü üniversitelerde test ettirdik. Ürünün pamuğa, kağıda, ahşaba sürüldüğünde yanmazlık sağladığı, üniversite raporlarında bildirildi. Ürünümüz şimdiden dünyada en son yanıcı malzemeler sınıfına girdi." diye konuştu ve yanmaz sıvının bin yıla kadar dayanabileceğini, insan sağlığına bir zararı olmadığını, içildiği takdirde tek mahzurunun vücutta böbrek taşı yapması olduğunu sözlerine ekledi.

Durukan, şu anda yurt dışından birçok firmanın kendileriyle irtibata geçtiğini belirterek, Yunanistan ve değişik ülkelerden siparişler aldıklarını kaydetti. Yanmaz sıvının bin yıla kadar dayanabileceğini ifade eden Durukan, insan sağlığına bir zararı olmadığını, içildiği takdirde tek mahzurunun vücutta böbrek taşı yapması olduğunu sözlerine ekledi. 

Yunanistan Yangınında Kullanıldı…  

Yunanistan'da yaşanan asrın en büyük yangını sonrası Yunanistan'ın hükümeti ve bilim adamlarının dünya çapında yangın söndürücüsü malzeme arayışına girdiğini belirten yetkililer, "Dünyada üretilen ürünlerin kendilerine fayda sağlamadığının yangınlardan sonra görülerek Yunanistan hükümeti mecbur kalarak ve Orman Yangınlarını minimize etmek için Türkiye'de üretilen bu malzemeyi aldı ve deneyerek büyük başarı elde edildiğini gördü." dedi. Şu anda yurt dışından birçok firma, Yunanistan ve değişik ülkelerden siparişler aldıklarını kaydettiler.  

Yanmayan kâğıt, kumaş ve brandalar…

Deneme amacıyla üzerine Firetex sürülen kağıt ve kumaş parçaları, dakikalarca ateşe tutulmasına rağmen alev almadı. Yine normal bir pamuk ateş alırken bu suya batırılıp kurutulmuş pamuk alev almıyordu. Yetkililer "Gazi Üniversitesi Teknik Eğitim Fakültesi'nce yapılan deneylerde, Firetex ürününün ağaç malzemede yüzde 72, kağıtta yüzde 94 ve pamukta yüzde 95 yanmaya karşı koruma sağladığı tespit edildi. Raporlarla kalitesi belgeli ürünümüzün etkili olacağına inanıyoruz." dedi.  

Durukan, "İstanbul Gösteri Merkezi'nin bez diye tabir edilen çadır brandası ile kaplı olan çatısının bilinmeyen bir nedenle tamamen yandığını öğrendim. Yıllar önce bulduğum taş suyunu çadır brandaları üzerinde denedim. Daha sonra yanmayan su ile kapladığım çadır brandalarını yaklaşık üç bin derece ısı veren ateşe tuttum. Gördüm ki, yanmayan suyla kaplı olan çadır brandaları, bu sıcaklığa ve ateşe dayanıyor. Bu deneylerim yüzde yüz sonuç verdi ve artık yanmayan brandalar, yanmayan kumaşlar, yanmayan birçok ürün elde edebilmek mümkündür. Bu suyun kilosu ortalama 2 TL'dir ve çok düşük bir maliyet ile İstanbul Gösteri Merkezi gibi alevlere yenik düşen birçok yerin yanmasını engelleyebilir. Yaptığım deneylerde de görüldüğü gibi, bu yöntem ile yüzyıllarca kalıcılık sağlayan ve yüzde yüz sonuç veren yanmayan ürünler üretilebilir, ya da mevcut ürünler ve yapılar, yanmayan su ile kaplanabilir. Bundan sonra alevlerin önüne geçilebilecek." diye konuştu.

Daha önce Arabistan'daki hacıların çadırlarının yandığını duyarak çok üzüldüğünü ifade eden Durukan, "Hacılarımızın çadırlarının yanması olayına da çok üzülmüştüm. Bundan sonra da bu buluşumuz sayesinde Türk Silahlı Kuvvetlerimiz envanterindeki branda ve çadır gibi ürünlerin yanmaz su ile kaplanması inşallah daha faydalı olacaktır. Bir ilki gerçekleştirdiğimizden dolayı çok mutluyuz. İnşallah dünya literatürüne bu buluş ile yeniden gireceğiz. Taş suyunu dünyada bizden başka üretebilen hiçbir firma yok." dedi. 

Durukan, yabancıların yaptıklarını yapmanın değil, yapamadıklarını yapmanın önemli olduğunu belirtti.  

Yanmayı engelleyen sıvı ormanlarda kullanılacak

Orman yangınlarını önlemede büyük faydası dokunacağını düşünülen Firetex adlı sıvı, Ormanlarda ve Edremit Körfezi'nde yangınlarda kullanılacak. Bunun için her ağaca sürmek gerekiyor… 

Orman Bakanlığımız ve Orman Mühendislerimizin de daha duyarlı davranarak Yunanistan gibi ormanlarımızı yangından korumaları için gerekli tedbirleri alınması en büyük arzumuz…  

Bu ucuz ve yeni buluştan her alanda yeterince istifade edilmesi, bilim adamlarımıza sahip çıkılması dilek ve temennilerimizle… 

Sıhhatle ve sevgiyle kalın…     

25 Ocak 2011 Salı

Son Yazılar

Nazan Başoğul
23.08.2016, Latince adı“Althaea officinalis” olan Hatmi Çiçeği Ebegümecigiller familyasındandır. Tıbbi Hatmi olarak da bilinen Hatmi Çiçeği’nin anavatanı Batı Asya’dır. Zamanla Avrupa ve Doğu Asya’ya kadar yayı...
Nazan Başoğul
18.07.2016, Reishi Mantarı (Ganoderma Lucidum) güzel dünyamızda yetişen yüksek derecede değerli bir bitkidir. Yaban ormanlık alanda canlı ağaçlar üzerinde ve çok nemli, içerisin az ışık geçiren yoğun bir şek...
Nazan Başoğul
18.07.2016, Reishi Mantarı (Ganoderma Lucidum) güzel dünyamızda yetişen yüksek derecede değerli bir bitkidir. Yaban ormanlık alanda canlı ağaçlar üzerinde ve çok nemli, içerisin az ışık geçiren yoğun bir şek...
Nazan Başoğul
08.06.2016, Yer fıstığı (Arachis hypogaea), baklagiller (Fabaceae) familyasından tohumlarında %45-60 oranında yağ, %20-30 oranında protein, %18 oranında karbonhidrat, vitaminler ve madensel maddeler içeren, öz...
Nazan Başoğul
24.04.2016, Sakız ağacı ( Pistacia lentiscus -Anacardiaceae / sakızağacıgiller ), Akdeniz iklimine özgü bir bitkidir, yani bir tür makidir. Antep fıstığı, melengiç ( çitlembik ) gibi bitkilerle aynı familyad...
Nazan Başoğul
27.03.2016, Tahin, temelde bir susam ezmesidir. Kabukları soyulmuş ve kızartılmış susamların ezilmesi ile meydana gelen tahin, Kuzey Afrika, Yunanistan, İran, Türkiye gibi ülkelerin yanı sıra Orta Doğu ülkeleri...
Nazan Başoğul
21.02.2016, Salep (Türkçe: salep, sahlep; Farsça: ثعلب, saalab; Arapça: سحلب, saḥlab; Arnavutça: salep; Azerice: səhləb; İbranice: סַחְלֶבּּ, saḥleb; Yunanca: σαλέπι, salepi; Sırp, Makedon ve Boşnak dillerinde;...


25.01.2011 tarihli haber arşivi

En Çok Okunan Makaleler

Nazan Başoğul
11.09.2013, Yaşadığımız dünya her geçen gün biraz daha kirleniyor, doğallığını kaybediyor. Kuraklık, sel felaketleri derken insanoğlu zor günler- zor anlar yaşamak, ölümcül hastalıklarla boğuşmak durumunda kalı...
Nazan Başoğul
23.03.2011, Geliştirilen saklama teknikleri ve yatak limonculuğu sayesinde, yılın her zamanında limon adlı meyvesini piyasada bulabildiğimiz Limon ağacı, Turunçgiller'dendir. Anayurdu Hindistan ile Uzakdoğu ...
Nazan Başoğul
11.05.2010, Kabakgiller familyasındandır. Cırtatan kavunu, Eşekhıyarı, Ebu Cehil Karpuzu, Acıdüvelek, Acıdülek, Yaban hıyarı, Çakal kavunu olarak da bilinir.Sarı çiçekli, tüylü, çok yıllık, otsu bir sürünücü bitk...
Nazan Başoğul
17.02.2010, “Çarşıdan aldım bir tane, eve geldim bin tane!” bilmecesiyle hafızalara kazınan nar; çiçeği, kabuğu ve kırmızı taneleriyle hususi bir meyvedir. İnsanlığın ilk tanıştığı meyvelerden biri olduğu düşünül...
Nazan Başoğul
18.12.2010, Bilimsel adındaki (Diospyros Kaki) Diospyros sözcüğü “Tanrı’nın Yiyeceği” anlamına gelen, tadı ham iken buruk olup olgunlaşınca tatlanan “trabzon hurması” adlı meyvesini veren Trabzon hurması ağacı,...
Nazan Başoğul
16.11.2011, Latince adı Crataegus monogya olan alıç bitkisi, birçok kalp ve kan dolaşımı rahatsızlıklarında kullanılacak bitkilerin başında gelir. Genellikle anjin, ateroskleroz, konjestif kalp yetmezliği ve hip...
Nazan Başoğul
22.03.2012, Kabak Çekirdeği; Kabak (Cucurbita) türlerinin çekirdeğidir, tohumudur. İçeriği; Kabak Çekirdeği; sabit yağ, karotenoidler, biraz uçucu yağ, kukurbitin isimli amino asit, rezin, B, E, K vitamini içe...

En Çok Okunan Güncel Haberler

Türk Jetleri YPG'yi Vurdu
TSK'nın Cerablus'a bağlı Tilemarne köyünü toplarla ve savaş uçakları ile vurduğu belirtildi.
GATA'nın İsmi Değişti
Gülhane Askeri Tıp Akademisi'nin (GATA) ismi Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesi olarak değişti.
Suriye Konusunda Anlaşamadılar
ABD ve Rusya'nın, Suriye'de ateşkes için anlaşmaya varmaları teknik sebeplere takıldı.
2 bin 200 Yıllık Devlet Geleneğimiz Var
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yavuz Sultan Selim Köprüsü'nün açılışında önemli açıklamalar yaptı.
Yavuz Sultan Selim Köprüsü Açıldı
İstanbul Boğazı üçüncü gerdanlığına kavuştu.

Yazarlar

Dr. Abdulcabbar Boran
Mustafa Seyit
Lütfi Tümtürk
Sibel Yiğit
Seyfi Usta
Nazan Başoğul
Gönül Maraşlıoğlu
Mehtap Abdi
Gülay Ozan
Ender Eker
Deniz Temuçin
Mustafa G. Güler
Emek Durmuş
Mustafa Oğuz
Saliha Güner
Diş Doktoru Gülbeyaz
Mustafa Müjdeci
Durdu Bahadır
B. Tugay Keçeci
Ayşe Müjdeci
İlkay Yılmaz
Korkut Eser
Salih Erdin
Kudret Değirmenci
Ayten Qurbanova
Meral Okan
Kenan E. Akmaz
Halim Albayrak
Ali Gürbüz
İsmail Veyseloğlu
Barış Aksoy
Taha Erdem
Şule Betül Dağ
Pervane Qarayeva
Zeren Çelebi

©2010 Hak Aynası, yazarlarımızın yorumları kendilerine aittir, gazetemiz için bağlayıcı değildir.