email
şifre


Beni hatırla [Yeni Üye]

Yeni Anti-Aging Gözdesi - Buğday Çimi ve Şırası

Nazan Başoğul - Tabiat Eczanesinden Reçeteler

Nazan Başoğul ile

Tabiat Eczanesinden Reçeteler

Nazan Başoğul
Yazarın tüm yazıları

 

Kıymetli Okurlar,

 

Buğdayın tarihi insanlıkla beraberdir ve onunla birlikte yaşam bulmuştur. İnsanlık ne denli gelişmiş olsa da yaşanan tarihsel süreçler boyunca buğdayın önemi hiç azalmamış, beslenmede, ekonomide, insan-insan, insan-devlet, devlet-devlet ilişkilerinde hep ön plandaki yerini korumuştur. Günümüz koşullarında da sağlıklı beslenme, hastalıklardan korunma, tedavi alanlarında buğday ve buğday ürünleri vazgeçilmezlerdendir.

 

Bunlardan en önemlisi “Buğday Çimi” taze olarak kullanım zorunluluğu nedeniyle bireysel üretime gereksinim duyulması, evde veya işyerinde kolayca üretilmesi nedeniyle sağlıklı beslenmenin en önemli unsurlarından biri olduğundan pek çoğumuzu yakından ilgilendirecektir.

 

Tabiatta hiç dikkat ettiniz mi, tamamen etobur olan kedi ve köpekler bile zaman zaman çim yerler; çünkü doğadaki tüm canlılar gibi onlar da kendilerine neyin yararlı olduğunu içgüdüleri dayesinde çok iyi bilirler.

 

Buğday çimini evlerinizde kendiniz de kolaylıkla yetiştirebilirsiniz. Bunun için kullanacağınız buğdayın o yılın mahsulü, ayıklanmış, sağlam ve organik olmasına dikkat etmelisiniz.

 

Bir avuç kadar buğday alınıp cam veya porselen bir kaba konur. Üzerine çıkacak kadar klorsuz su ilave edilir. Oda sıcaklığında 15-20 derecede 24 saat bırakılır. Su boşaltılır. O gün veya bir gün sonra toprağa serpilir ve üzerine ince bir tabaka halinde toprak dökülür. Nemlendirilecek şekilde hafifçe sulanır. Çevrenin nem oranına bağlı olarak buğdayların kurumaması için gerektiği kadar su, her gün veya gün aşırı serpilir. Toprağın sun’i gübre, çeşitli kimyasallar, kirli su ve atık ile kirlenmemiş olması önemlidir. Ekim yapılan saksılar çok derin olmamalı, toprak, porselen veya camdan olanlar, metal veya plastik olanlara tercih edilmelidir.

 

Bu yöntem sizlere zor gelebilirse topraksız olarak da yetiştirebilirsiniz. Ekilen buğdayın üstüne iki kat süzgeç kağıdı veya pamuk konularak her gün gerektiği kadar sulamak suretiyle (plastik su püskürtücü de olabilir) direkt güneş ışığı almayan ama karanlık da olmayan bir yerde tutulmalıdır. Buğdaylar ikinci günden itibaren tohumun ruşeym kısmından kök ve filizlerini çıkarmaya başlarlar.

 

Diğer bir buğday çimi elde etme yöntemi ise yeteri kadar buğday yıkanıp bir kaba konur. Üzerleri örtülünceye kadar su ilave edilir. Tanelerin su altında kalması gerekir. Su azaldıkça ilave edilmelidir. 48 saat sonra su süzülür ve taneler derin olamayan bir kaba yayılır. Tanelerin yarısı açıkta kalacak şekilde suda bırakılırlar. Birkaç günde çimlenirler. Önce sarımtırak olan çimler sonra yeşile dönerler.

 

İster olduğu gibi isterseniz salataların üzerinde kullanabilirsiniz. Bir havan içinde döverek beyazımsı köpüklü buğday sütü elde edebilir, isterseniz bir mikser yardımıyla parçalayıp sıvı hale getirebilirsiniz. Süt, meyve suyu, havuç suyu ile karıştırarak da tüketebilirsiniz. Bu üretimi uzun süreli veya yılda birkaç kez kürler halinde yaparsanız mucize ürün buğday çiminin gerçek faydalarını görürsünüz.

 

Allahû Tealâ’nın canlılar âlemine sunduğu bu harika besin sayesinde en doğal, en kolay ve en ekonomik bir şekilde besleyici ve geliştirici unsurları almış olursunuz.

 

Buğday çimi tazeyken yararlıdır. Pişirecek olursanız tüm değerini kaybeder. Sağlığınızı korumak için günde 2-8 yemek kaşığı kadar tüketmek yeterlidir. Tedavi amaçlı olursa 8-16 yemek kaşığına çıkarılabilir. Dozlar, gün içinde bölünerek alınmalıdır.

 

Başucunuza buğday çimi ektiğiniz bir saksı koyarsanız, gece boyunca havası temizlenmiş bol oksijenli bir odada güzel güzel uyursunuz…

 

Buğday çiminin önemi, öncelikle yapraklarının yeşil görünmesini sağlayan KLOROFİL  içeriğinden gelir. Buğday çimi yenilebilir canlı klorofil olduğu için bildiğiniz en uygun, en zengin doğal kaynaktır. İçeriğindeki klorofil oranı %70’i bulur.

 

KLOROFİL neden bu kadar önemli? Klorofil, güneşin yaşam veren gücünün başka bir formudur. En önemli özelliği, insan kanındaki oksijen taşıyan hemoglobinle hemen hemen aynı kimyasal yapıda olmasıdır. Klorofil, ağızdan alındığında kırmızı kan hücrelerine hemen karışır ve kanı temizlerler. Dokuların iyileşme hızını artırırlar. Bu nedenle uzun yıllardır kanserli hastaların tedavisinde kullanılmaktadır.

 

Mükemmel bir detoks uygulayabileceğiniz buğday çiminde 20 çeşit amino asit, diğer gıdalarda bulunmayan yüzlerce farklı enzim, 102 doğal mineralin 90 tanesini içinde barındırır. Aynı ağırlıktaki portakaldan 60 kez daha fazla C vitamini, aynı ağırlıktaki ıspanaktan 8 kat fazla demir bulunmaktadır. Bu gerçekten istisna sayılabilecek bir zenginliktir. Buğday çimi bir sağlık ve gençlik iksiridir. Bir kaşık buğday çimi sadece 10-15 kaloridir. Yağ ve kolesterol içermez.  Taze olarak tüketilirse;

 

-Bağışıklık sistemini güçlendirdiği için müthiş bir kanser ilacıdır.

-Kandaki toksinleri nötralize eden maddeler içerir.

-Sıvı oksijenle dolu olan buğday çimi, doğanın en güçlü anti kanseri olan “leatril” içermektedir. Bu nedenle bitkisel tedavi aracıdır.

-Vücut ve beyne enerji verir.

-Metabolizmayı uyarır.

-Tiroid bezlerinin sağlıklı çalışmasını sağlar.

-Lenf sistemini temizler.

-Kalbin fonksiyonlarını artırır.

-Kan basıncını normalleştirir.

-Kolesterolü düşürür.

-İç organlarımızı özellikle rahim, akciğeri, karaciğeri, böbrekleri ve bağırsakları temizler. 

-Sindirim sisteminde kötü koku yaratan bakterileri yok eder.

 

Anti kanser olan “leatril”  badem, kayısı çekirdeği ve elma çekirdeğinde de vardır. Tatları aynıdır. Pakistan’a komşu prenslik olan Hunzakut’ta şimdiye kadar kimse kanser olmamıştır; çünkü temel besinleri kayısı ve kayısı çekirdeğidir. Türkiye’de de acı bademin ve kayısı çekirdeğinin tüketildiği yerlerde kanser vakaları daha azdır.

 

100 gr. buğday çiminde;

 
  • 8 mg. demir  (Günlük demir ihtiyacı 15 mg.)
  • 250 micgr. flour
  • 1100 mg. fosfor  (Günlük ihtiyaç 1200 mg.)
  • 90 mg. kalsiyum  (Günlük ihtiyaç 1200 mg.)
  • 300 mg. kükürt  (Günlük ihtiyaç 1000 mg.)
  • 450 mg. magnezyum  (Günlük ihtiyaç 500 mg.)
  • 12 mg. mangan  (Günlük ihtiyaç 3 mg.)
  • 450 mg. potasyum  (Günlük ihtiyaç 4000 mg.)
  • 1,5 mg. B1 vitamini  (Günlük ihtiyaç 1,3-1,5 mg.)
  • 2,5 mg. B2 vitamini  (Günlük ihtiyaç 2-2,5 mg.)
  • 6 mg. B3 (PP) vitamini  (Günlük ihtiyaç 13-16 mg.)
  • 2 mg. B5 vitamini  (Günlük ihtiyaç 10 mg.)
  • 4 mg. B6 vitamini  (Günlük ihtiyaç 2-4 mg.)
  • 690 mg. B7  (inok sital vitamini)
  • 300 mg. B9 vitamini (Folik asit = M vitamini)
  • 200 mg. H vitamini
  • 25 mg. E vitamini  (Günlük ihtiyaç 10-25 mg.)
  • B12 vitamini  (Günlük ihtiyaç 100 micgr.)
 

Buğday çimi suyu; hemen ama yavaş yavaş içilmelidir. Bekletilmemelidir. Çünkü etkinliği her dakika azalır. Tedavi edici etkisi üç saat içinde yok olur. Gün içinde her zaman alınabilmesine karşın içmeden önce ya da içtikten sonra yarım saat içinde herhangi bir şey yenilip-içilmemelidir. Ayrıca limon suyu veya tuz eklenmemelidir. Antibiyotik özelliklere sahiptir.

 

Buğday çiminin suyu, süt, lor ve koyun etine göre daha yararlıdır, daha ucuzdur. En fakir hastalar bile sağlıklarını kazanmak ya da sağlıklı kalmak için evde buğday çimi yetiştirebilir. Ayrıca evdeki yeni doğmuş bebekten en yaşlısına kadar herkes yararlanabilirler. Bebeklere günde 5 damla verilebilir.

 

Buğday çimi suyu içen kişilerin sağlığa kavuştuklarını bildirdikleri hastalıklar;

 

     -     Başta sedef ve egzama olmak üzere yara, yanık, kaşıntılar, güneş yanıkları,       

     -     Böcek sokmaları ve her türlü cilt tahrişi,

     -     Az miktarda kullanıldığında diş çürümeleri ve diş eti hastalıklarında,

           Gargara yapılırsa boğaz enfeksiyonlarında,

-         Saç beyazlaması, dökülmesi ve saç kalitesinin artmasında,

-         Zayıflık ve genel düşkünlük,

-         Böbrek taşı, Piyare (dişeti iltihabı) ve diğer dişeti enfeksiyonları,

-         Görme bozukluğu,

-         Mide ağrısı, sindirim sistemi enfeksiyonu, bağırsak gazı,

-         Felç, astım, kabızlık,

-         Güneş çarpması,

-         Uykusuzluk ve psikolojik bozuklukların istenmeyen etkileri,

 

Kanseri önleyen BUĞDAY ŞIRASINI herkes yapabilir. Bir bardak aşurelik buğday, yıkanarak bir litrelik cam kavanoza konur. Üzerine 3 bardak klorlu olmayan su ilave edilir. Kavanozun ağzı bir tülbentle kapatılır. Serin bir yerde 24 saat bekletilir. Bu ilk su kullanılmaz, dökülür. Kavanoza yeniden 3 bardak su ilave edilir. 24 saat bekletildikten sonra oluşan yarı gazozlu su içilmek üzere bir kaba aktarılır. Böylece bir bardak aşurelik buğdaydan kış aylarında günde 5 kez, yazın ise günde 3 kez şıra alınır. Lezzeti bazılarına itici gelebilir.

 

Bakara-261’de Allahû Tealâ: “Mallarını Allah yolunda harcayanların misali, her başağında yüz tanesi olan ve yedi başak bitiren bir tohuma benzer. Allah dilediğine fazlasıyla verir.” buyuruyor.

 

Bu âyet-i kerimede belirtilen buğday, Kütahya’nın Simav ilçesinde yol çalışması yapılırken bulunmuştur. 3000 yıllık bir tohumdur. 1’e 700 ürün vermekte, yalnız taneler dolu olmamaktadır. Bu konuda araştırma yapılırsa (Ekim vakti, sulama vs.) tohumda devrim olur. Sapları da kamış sapı kadar kalındır. Bizzat denenmiş olup, bir tohumdan 7 ayrı sap, 7 başak, her başakta 100’er tane oluşmuş, olgunluk olmamıştır. Rabbimiz’e kulluk ettiğimiz ölçüde bereketine layık olmaktayız.

 

Anti-aging araştırmalarının yeni gözdesi Buğday Çimi, Suyu, Şırası Allahû Tealâ’nın bir lütfu olarak beslenmemizdeki yerini en kısa zamanda aldığında, sağlıklı yaşamamız için şifalı özelliklerini bize cömertçe sunacaktır.

 

Denemesi sizden…

 

Sıhhatle ve sevgiyle kalın…

 

Kaynaklar: Şifalı Bitkiler Ansiklopedisi – Mustafa Özer, Neten, Dr. Serap Kırmızı- Uludağ Üniversitesi

 

18 Ekim 2009 Pazar

Son Yazılar

Nazan Başoğul
24.04.2016, Sakız ağacı ( Pistacia lentiscus -Anacardiaceae / sakızağacıgiller ), Akdeniz iklimine özgü bir bitkidir, yani bir tür makidir. Antep fıstığı, melengiç ( çitlembik ) gibi bitkilerle aynı familyad...
Nazan Başoğul
27.03.2016, Tahin, temelde bir susam ezmesidir. Kabukları soyulmuş ve kızartılmış susamların ezilmesi ile meydana gelen tahin, Kuzey Afrika, Yunanistan, İran, Türkiye gibi ülkelerin yanı sıra Orta Doğu ülkeleri...
Nazan Başoğul
21.02.2016, Salep (Türkçe: salep, sahlep; Farsça: ثعلب, saalab; Arapça: سحلب, saḥlab; Arnavutça: salep; Azerice: səhləb; İbranice: סַחְלֶבּּ, saḥleb; Yunanca: σαλέπι, salepi; Sırp, Makedon ve Boşnak dillerinde;...
Nazan Başoğul
10.01.2016, Boza, darı irmiği, su ve şekerden üretilen alkolsüz, hafif mayalı bir içecektir. Bilinen en eski Türk içeceklerinden biridir. Daha çok kış aylarında tüketilmektedir, yoğun olarak içildiği mevsim Eyl...
Nazan Başoğul
04.12.2015, Bal ve tarçın karışımı birçok rahatsızlığa iyi gelmektedir. Bal, asırlarca hayati ilaç olarak kullanılmıştır. Bugünün bilim adamları birçok hastalığın tedavisinde balı etkili bir ilaç olarak kabul e...
Nazan Başoğul
01.11.2015, Hacamat, deri altındaki birikmiş, damarda dolaşmayan, atıl kalmış, vücuda zararlı ve biriktiği noktada ilgili organa zarar veren pis kanın vücuttan dışarıya atılması işlemidir. Hacamat normal şartla...
Nazan Başoğul
04.10.2015, Kekik,ballıbabagiller(Lamiaceae) familyasından, 4-5 cm yüksekliğesahipvebirçokyararıolanbirbitkidir. Vücudaolanolumluetkilerindendolayıgeçmiştengünümüzekadarşifakaynağıolarakkullanılmıştır. Çoraktopr...


18.10.2009 tarihli haber arşivi

En Çok Okunan Makaleler

Nazan Başoğul
11.09.2013, Yaşadığımız dünya her geçen gün biraz daha kirleniyor, doğallığını kaybediyor. Kuraklık, sel felaketleri derken insanoğlu zor günler- zor anlar yaşamak, ölümcül hastalıklarla boğuşmak durumunda kalı...
Nazan Başoğul
17.02.2010, “Çarşıdan aldım bir tane, eve geldim bin tane!” bilmecesiyle hafızalara kazınan nar; çiçeği, kabuğu ve kırmızı taneleriyle hususi bir meyvedir. İnsanlığın ilk tanıştığı meyvelerden biri olduğu düşünül...
Nazan Başoğul
23.03.2011, Geliştirilen saklama teknikleri ve yatak limonculuğu sayesinde, yılın her zamanında limon adlı meyvesini piyasada bulabildiğimiz Limon ağacı, Turunçgiller'dendir. Anayurdu Hindistan ile Uzakdoğu ...
Nazan Başoğul
11.05.2010, Kabakgiller familyasındandır. Cırtatan kavunu, Eşekhıyarı, Ebu Cehil Karpuzu, Acıdüvelek, Acıdülek, Yaban hıyarı, Çakal kavunu olarak da bilinir.Sarı çiçekli, tüylü, çok yıllık, otsu bir sürünücü bitk...
Nazan Başoğul
18.12.2010, Bilimsel adındaki (Diospyros Kaki) Diospyros sözcüğü “Tanrı’nın Yiyeceği” anlamına gelen, tadı ham iken buruk olup olgunlaşınca tatlanan “trabzon hurması” adlı meyvesini veren Trabzon hurması ağacı,...
Nazan Başoğul
16.11.2011, Latince adı Crataegus monogya olan alıç bitkisi, birçok kalp ve kan dolaşımı rahatsızlıklarında kullanılacak bitkilerin başında gelir. Genellikle anjin, ateroskleroz, konjestif kalp yetmezliği ve hip...
Nazan Başoğul
22.03.2012, Kabak Çekirdeği; Kabak (Cucurbita) türlerinin çekirdeğidir, tohumudur. İçeriği; Kabak Çekirdeği; sabit yağ, karotenoidler, biraz uçucu yağ, kukurbitin isimli amino asit, rezin, B, E, K vitamini içe...

En Çok Okunan Güncel Haberler

Dünyada Böyle Bir Ordu Bulamazsınız
Almanya'da konuşan eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ, bir konuğun sorusuna sert cevap verdi.
Aşiretlerden Teröre Sert Tepki
Adıyaman’ın Kahta ilçesinde buluşan aşiret temsilcileri terör olaylarına büyük tepki gösterdi.
Mardin’de 3 Terörist Öldürüldü
Genelkurmay Başkanlığı, Mardin’de 3 PKK’lı teröristin etkisiz hale getirildiğini açıkladı.
Vali ve Emniyet Müdürleri Tutuklandı
Merkez valisi ve 4 eski emniyet müdürü tutuklandı.
İngiliz Generalden Savaş Öngörüsü
Emekli İngiliz General Richard Shirreff, "NATO ile Rusya arasında nükleer savaş çıkacak" dedi.
Okullar 17 Haziran'da Kapanıyor
Milli Eğitim Bakanlığı'nın resmi açıklamasına göre okullar 17 Haziran'da kapanacak.
Dokunulmazlıklara AB Tepkisi
Dokunulmazlıkları 376 oyla kaldıran TBMM kararına AB'den tepki açıklaması geldi.
Yargılayın Bedelini Ödesinler
Cumhurbaşkanı Erdoğan, önemli açıklamalarda bulundu.
TSK'dan Helikopter Açıklaması
TSK, Çukurca'da düşen helikopter hakkında bir açıklama yaptı.
AB Sözünde Durmuyor
Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, çarpıcı açıklamalarda bulundu.

Yazarlar

Dr. Abdulcabbar Boran
Mustafa Seyit
Lütfi Tümtürk
Sibel Yiğit
Seyfi Usta
Nazan Başoğul
Gönül Maraşlıoğlu
Mehtap Abdi
Gülay Ozan
Ender Eker
Deniz Temuçin
Mustafa G. Güler
Emek Durmuş
Mustafa Oğuz
Saliha Güner
Diş Doktoru Gülbeyaz
Mustafa Müjdeci
Durdu Bahadır
B. Tugay Keçeci
Ayşe Müjdeci
İlkay Yılmaz
Korkut Eser
Salih Erdin
Kudret Değirmenci
Ayten Qurbanova
Meral Okan
Kenan E. Akmaz
Halim Albayrak
Ali Gürbüz
İsmail Veyseloğlu
Barış Aksoy
Taha Erdem
Şule Betül Dağ
Pervane Qarayeva
Zeren Çelebi

©2010 Hak Aynası, yazarlarımızın yorumları kendilerine aittir, gazetemiz için bağlayıcı değildir.