email
şifre


Beni hatırla [Yeni Üye]

Şifalı Bitkilerin Toplanması ve Saklanması

Nazan Başoğul - Tabiat Eczanesinden Reçeteler

Nazan Başoğul ile

Tabiat Eczanesinden Reçeteler

Nazan Başoğul
Yazarın tüm yazıları

 

Değerli Okuyucular,

 

Şifalı Bitkiler insanların ilk dostlarıdır. İnsan dünyaya ayak bastığı andan itibaren şifalı bitkileri tanımış ve hastalıkları tedavi etmiştir. Hazırlanan terkipler, reçeteler nesilden nesile devrede gelmiştir.

 

M.Ö. 4000 yıllarında Mezopotamya’da ilk defa şifalı bitkilerin ve ona bağlı tıp ilminin yazıya döküldüğünü görüyoruz. Bu ilim sonra doğuya Hindistan ve Çin’e ulaşmış, batıda Mısır’da ve kuzeyde Anadolu’ya yayılmıştır.

 

 Hippokrates adlı büyük hekim, tarihin kaydettiği en meşhur şifalı bitkiler hekimidir. Daha sonra 980 yılında İran’ın Afşena kasabasında dünyaya gelen İbn-i Sina’nın birçok yenilikler getirdiğini biliyoruz. 17. yüzyılda şifalı bitkilerle ve hastalıklarla uğraşmaya başlayan Lokman Hekim, 543 senelik ömrünü hizmetle geçirmiş, Rabbimiz’in ona verdiği hikmetle Davut (A.S)’a yardım ederek vezirlik yapmıştır. Bu ilgi günümüze kadar devam etmiş ve yan etkilerinin olmaması nedeniyle tercih edilir olmuştur.

 

Bitkiler, yeşil yapraklarının yardımıyla güneş ışığını emerek fotosentez ile hava içindeki karbondioksidi teneffüs ederek, kökü vasıtası ile elde ettiği suyu, bir fabrika gibi yoğurur, karıştırırlar. Şeker, yağ ve protein gibi maddeleri imâl ederler.

 

Tabiatı incelediğimizde, hayvanların rahatsızlandıklarında karıncaların kekik, koyunların civanperçemi yediklerini, kedilerin kediotuna yöneldiklerini, kargaların bit ve pire istilasına uğradıklarında yuvalarının boşluklarına domates yaprakları yerleştirdiklerini, sığırların bir yeri yaralandığında sinirotunun bol bulunduğu çayırlara yattıklarını görürüz hayretle…

 

Şifalı bitkilerin toplanması sırasında genel olarak özen gösterilmesi gereken konuların başında doğayı koruma kavramı yer almaktadır. Rastladığımız bir bikki kümesinin tümünü toplamamalıyız ki; sonraki mevsimde orada aynı bitkileri bulabilelim. İhtiyacımızdan fazla bitki toplamamaya özen göstermeli ve drog olarak köklerinden yararlanılan bitkilerin soylarının tükenmesine olumsuz katkıda bulunabileceğimizi hiçbir zaman unutmamalıyız. Yalnızca sağlıklı, temiz ve haşaratsız (larvasız, kurtsuz ve böceksiz) bitkiler toplanmalıdır.

 

Toplama yapılmayacak yerler ise kimyasal gübre kullanılmış veya ilaçlama yapılmış bahçeler, tarlalar, çayılar, kirli-mikroplu suların kıyıları, tren yolları, karayolları ve endüstri alanları civarlarıdır.

 

Şifalı bitkileri toplayabilmek için onları tanımak gerekir. Dikkat edilmesi gereken konular, doğru zamanda, uygun yerde ve gerektiği gibi toplamaya özen göstermektir. En başarılı tedavileri, yeni toplanmış taze bitkiler sağlar. Taze bitkiler, Şubat sonundan başlayarak Kasım sonuna kadar toplanabilir.

 

 Şifalı bitkilerin en etkili oldukları zamanlar;

 

* Çiçeklerde en etkili zaman, çiçeklenme başlangıcında

 

* Yapraklarda en etkili zaman, çiçeklenmeden önce ve çiçeklenme zamanında

 

* Köklerde en etkili zaman ilkbahar başlangıcında ve sonbaharda

 

* Meyvelerde en etkili zaman olgunluk zamanıdır.

 

 Bitkileri toplama zamanı ise;

 

* Bitkilerin yer üstü kısımları bitki çiçek açmadan evvel veya çiçekte iken

 

* Çiçekler tamamen açılmadan evvel veya tomurcuk halinde iken

 

*Yaprakları toplanacak bitkiler, bitki çiçek açmaya başladığı zaman

 

* Kökler, (toprak altı kısmı) bitkinin toprak üstü dalları kuruduktan sonra

 

*Tohumlar olgunlaştıktan sonra, bir kısmı ise henüz olgunlaşmadan

 

*Ağaç ve dal kabukları, bitki yapraklarını döktükten sonra veya ilkbaharda bitkiye su yürümeye başladığında

 

Bitkiler hiçbir zaman yağmurlu, sisli ve rutubetli havalarda toplanmamalıdır! Toplanması için en uygun saat ise 10-16 arasıdır. Bu saate kadar güneş yükselmiş ve sabah kırağısı ile nemlenmiş olan bitkileri kurutmuş olacaktır. Yalnızca temiz ve lekesiz olan bitkiler toplanıp kullanılmalıdır. Toplanılan bitkiler naylon poşetlere konmamalıdır. Bu durumda bitkiler terlemeye başlar ve kuruturken kararırlar. Kurutulmak üzere toplanan bitkiler, kökler hariç kesinlikle yıkanmamalıdır!

 

Yanlışlıkla zehirli bitki toplamamak için toplamadan önce söz konusu bitkinin kesin olarak teşhis edilmesi gerekir. Örneğin maydanozgiller ailesine ait bitkilerin arasında zehirli türler de vardır. Bazı bitkilerin de zehirli ikizleri vardır. Bu yüzden çok dikkatli olmak gerekir.

 

Şifalı bitkilerin kurutulması, içerdikleri etkin maddelerin değişime uğramasını veya yok olmasını önler. Ayrıca mantarların ve bakterilerin yaşam alanları da böylece kurutulmuş olur. Kurutma için en uygun ortam, havadar ve gölgeli bir yer olacaktır. Tıbbî bitkilerin 1 yılın sonunda etkileri azaldığından her yıl taze olarak toplanıp kullanılmalıdır.

 

Güneş altında kurutulmak istenen bitkiler, çiçek, yaprak ve meyvelerinde bulunan yağları yitirirler. En ideali, bitkilerin büyücek bir elek üstüne yayılarak veya demet halinde saplarından bağlanıp yüksek bir yere asılarak kurutulmasıdır. Bitkilerin tam anlamıyla kurumasına çok dikkat edilmelidir. Isı, ışık ve oksijen, bitkilerin etki gücünün en büyük düşmanlarıdır.

 

Kuruma aşaması sona erdiğinde bitkiler ince ince kıyılarak hava almayan kaplarda kullanıma hazır biçimde saklanmalıdır. Saydam cam kaplar ışık geçireceği için loş ortamda saklanmalıdır.

 

Sakladığınız bitkilerin bulunduğu ortamdaki oksijeni en aza indirmek için saklama kabını tıka basa doldurmalı ve içinden kullandıkça daha küçük kaplara aktararak sıkışık kalmaları sağlanmalıdır.

 

Bitkilerin saklandığı kapların üstüne toplama tarihi ve içerik hakkında bilgi veren etiketler yapıştırılmalıdır. Çünkü bitkiler kuruyup ince kıyıldıktan sonra birbirinden kolayca ayırt edilemezler.

 

Bitkilerin kışa saklanması için temiz bez torbalar, baskısız, boyasız kağıtlar, karton ve tahta kutular, kese kağıtları, renkli cam kavanozlar (özellikle yeşil renk) kullanılabilir.

 

Şifalı bitkilerin yapraklarından ne kadar koparırsak onların şifacı güçlerini o kadar artırmış oluruz. Bu, bitki bilimi açısından mantıklı bir yaklaşımdır. Çünkü bitkilerin kimyasal bileşikleri onların savunma mekanizmalarının bir bölümünü oluşturur. Bitkinin yaprağını kopardığımızda bitki buna saldırıya uğramış gibi cevap verir ve kendisini koruyacak olan şeyleri daha fazla salgılar. Araştırmalar, enfeksiyon kapmış, böcek istilasına uğramış ya da yaprakları koparılmış olan bitkilerde, bizim ilaç olarak kullandığımız birtakım kimyasalların düzeyinin yükseldiğini göstermiştir.

 

Değerli okuyucular, bitki çayı veya karışımlardan hazırlanan terkiplerde günümüzde gr. ölçüsü kullanılmaktadır. Günümüz öncesi kullanılan eski ölçüleri bilgi olarak sizlerle paylaşmak istedim…

 

Dirhem: 3,5-4 gram kadardır.

 

Miskâl: 4,5-5 gram kadardır.

 

Dânik (Dânek): Dirhemin altıda biri: 0,6-0,7 gram kadardır.

 

Kırat: 4 veya 5 buğday tanesi ağırlığıdır ki: 0,2-0,3 gram kadar bir ölçüdür.

 

Tusuc: İki buğday tanesi ağırlığıdır ki: 0,2 gram kadar bir ölçüdür.

 

Astar: 6 dirhem (24 gram) kadardır.

 

Vukiye (Okka): 10-12 dirhem (40-46 gram) kadar bir ölçüdür.

 

Rıtl: 460,8 gram kadar bir ölçü.

 

Menne: 1028 gram kadardır.

 

Habbe: 168 gram kadardır.

 

Kıst: 408 gram kadardır.

 

Makıstı Şaburî: 1928 gram kadardır.

 

Derhemî: 15 gram kadardır.

 

Mil’aka: 10 gram kadardır.

 

Son yıllarda giderek artan bir ilgiyle büyüyen doğal yaşama dönüş ve tabiatın iyileştirici etkisinden faydalanma eğilimi, “Şifalı Bitkilerin” önemini artırmaktadır. Aynı zamanda şifamız için vesile teşkil etmektedir. Elbette ki “Tevfik Allah’tandır.”

 

Sıhhatle ve sevgiyle kalın…

   

 

11 Ekim 2009 Pazar

Son Yazılar

Nazan Başoğul
24.04.2016, Sakız ağacı ( Pistacia lentiscus -Anacardiaceae / sakızağacıgiller ), Akdeniz iklimine özgü bir bitkidir, yani bir tür makidir. Antep fıstığı, melengiç ( çitlembik ) gibi bitkilerle aynı familyad...
Nazan Başoğul
27.03.2016, Tahin, temelde bir susam ezmesidir. Kabukları soyulmuş ve kızartılmış susamların ezilmesi ile meydana gelen tahin, Kuzey Afrika, Yunanistan, İran, Türkiye gibi ülkelerin yanı sıra Orta Doğu ülkeleri...
Nazan Başoğul
21.02.2016, Salep (Türkçe: salep, sahlep; Farsça: ثعلب, saalab; Arapça: سحلب, saḥlab; Arnavutça: salep; Azerice: səhləb; İbranice: סַחְלֶבּּ, saḥleb; Yunanca: σαλέπι, salepi; Sırp, Makedon ve Boşnak dillerinde;...
Nazan Başoğul
10.01.2016, Boza, darı irmiği, su ve şekerden üretilen alkolsüz, hafif mayalı bir içecektir. Bilinen en eski Türk içeceklerinden biridir. Daha çok kış aylarında tüketilmektedir, yoğun olarak içildiği mevsim Eyl...
Nazan Başoğul
04.12.2015, Bal ve tarçın karışımı birçok rahatsızlığa iyi gelmektedir. Bal, asırlarca hayati ilaç olarak kullanılmıştır. Bugünün bilim adamları birçok hastalığın tedavisinde balı etkili bir ilaç olarak kabul e...
Nazan Başoğul
01.11.2015, Hacamat, deri altındaki birikmiş, damarda dolaşmayan, atıl kalmış, vücuda zararlı ve biriktiği noktada ilgili organa zarar veren pis kanın vücuttan dışarıya atılması işlemidir. Hacamat normal şartla...
Nazan Başoğul
04.10.2015, Kekik,ballıbabagiller(Lamiaceae) familyasından, 4-5 cm yüksekliğesahipvebirçokyararıolanbirbitkidir. Vücudaolanolumluetkilerindendolayıgeçmiştengünümüzekadarşifakaynağıolarakkullanılmıştır. Çoraktopr...


11.10.2009 tarihli haber arşivi

En Çok Okunan Makaleler

Nazan Başoğul
11.09.2013, Yaşadığımız dünya her geçen gün biraz daha kirleniyor, doğallığını kaybediyor. Kuraklık, sel felaketleri derken insanoğlu zor günler- zor anlar yaşamak, ölümcül hastalıklarla boğuşmak durumunda kalı...
Nazan Başoğul
17.02.2010, “Çarşıdan aldım bir tane, eve geldim bin tane!” bilmecesiyle hafızalara kazınan nar; çiçeği, kabuğu ve kırmızı taneleriyle hususi bir meyvedir. İnsanlığın ilk tanıştığı meyvelerden biri olduğu düşünül...
Nazan Başoğul
23.03.2011, Geliştirilen saklama teknikleri ve yatak limonculuğu sayesinde, yılın her zamanında limon adlı meyvesini piyasada bulabildiğimiz Limon ağacı, Turunçgiller'dendir. Anayurdu Hindistan ile Uzakdoğu ...
Nazan Başoğul
11.05.2010, Kabakgiller familyasındandır. Cırtatan kavunu, Eşekhıyarı, Ebu Cehil Karpuzu, Acıdüvelek, Acıdülek, Yaban hıyarı, Çakal kavunu olarak da bilinir.Sarı çiçekli, tüylü, çok yıllık, otsu bir sürünücü bitk...
Nazan Başoğul
18.12.2010, Bilimsel adındaki (Diospyros Kaki) Diospyros sözcüğü “Tanrı’nın Yiyeceği” anlamına gelen, tadı ham iken buruk olup olgunlaşınca tatlanan “trabzon hurması” adlı meyvesini veren Trabzon hurması ağacı,...
Nazan Başoğul
16.11.2011, Latince adı Crataegus monogya olan alıç bitkisi, birçok kalp ve kan dolaşımı rahatsızlıklarında kullanılacak bitkilerin başında gelir. Genellikle anjin, ateroskleroz, konjestif kalp yetmezliği ve hip...
Nazan Başoğul
22.03.2012, Kabak Çekirdeği; Kabak (Cucurbita) türlerinin çekirdeğidir, tohumudur. İçeriği; Kabak Çekirdeği; sabit yağ, karotenoidler, biraz uçucu yağ, kukurbitin isimli amino asit, rezin, B, E, K vitamini içe...

En Çok Okunan Güncel Haberler

FETÖ Tescil Edilecek
Erdoğan, Bakanlar Kurulu'ndan sonra FETÖ’nün terör örgütü olarak tescil edileceğini açıkladı.
Kupa Galatasaray'ın
Ziraat Türkiye Kupası'nı Fenerbahçe'yi 1-0 mağlup eden Galatasaray kazandı.
Birlikte Katılacaklar
Erdoğan ve Yıldırım, önce Diyarbakır’a sonra Fetih kutlamalarına katılacaklar.
TSK'dan Açıklama
TSK’dan Midyat açıklaması geldi.
Slovaklar Müslüman İstemiyor
Slovakya Başbakanı açık ve net konuştu: "Müslümanları istemiyorum!"
Kabil’de Patlama: 10 Ölü
Afganistan’da canlı bomba saldırısında 10 kişi hayatını kaybetti.
Van’dan Acı Haber: 6 Şehit
Van'da meydana gelen patlamada 6 askerimiz şehit olurken, 2 askerimiz de yaralandı.
Bize Kriter Dayatmasınlar
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Avrupa Birliği'ne sert sözlerle seslendi.
Ruslar Endişelendi
Başbakanlıktaki değişim Rusları korkuttu.
HDP, CHP’ye Sarıldı
HDP, CHP'li vekillere yardım çağrısı yaptı.

Yazarlar

Dr. Abdulcabbar Boran
Mustafa Seyit
Lütfi Tümtürk
Sibel Yiğit
Seyfi Usta
Nazan Başoğul
Gönül Maraşlıoğlu
Mehtap Abdi
Gülay Ozan
Ender Eker
Deniz Temuçin
Mustafa G. Güler
Emek Durmuş
Mustafa Oğuz
Saliha Güner
Diş Doktoru Gülbeyaz
Mustafa Müjdeci
Durdu Bahadır
B. Tugay Keçeci
Ayşe Müjdeci
İlkay Yılmaz
Korkut Eser
Salih Erdin
Kudret Değirmenci
Ayten Qurbanova
Meral Okan
Kenan E. Akmaz
Halim Albayrak
Ali Gürbüz
İsmail Veyseloğlu
Barış Aksoy
Taha Erdem
Şule Betül Dağ
Pervane Qarayeva
Zeren Çelebi

©2010 Hak Aynası, yazarlarımızın yorumları kendilerine aittir, gazetemiz için bağlayıcı değildir.