Mustafa Seyit [Ne Var? Ne Yok?] |
04.11.2010 |
Said-i Nursi Hazretleri'nin "Tılsımlar mecmuası" kitabı neden toplatıldı ve gizlendi?
Hidayeti yani insan ruhunun Allah'a ulaşmasını konu edinen eserler toplatılmaktadır.
Ne buyuruyordu 13.asrın müceddidi Bediuzzaman Said-i Nursi Hazretleri? Toplatılan ve gizlenen Tılsımlar mecmuası adlı eserinde buyuruyordu ki:
Fâniyim fâni olanı istemem Acizim aciz olanı istemem Ruhumu Rahmân'a teslim eyledim Gayrısını istemem.
Sh>(Tls:93) 14 yüzyıllık İslâm tarihinde, bir eser kaleme alan hemen her ermiş evliya hidayetten yani insan ruhunun yaşarken Allahû Tealâ'ya ulaştırılmasının farziyetinden bahsetmiştir. Ancak bu eserler tespit edildiğinde her seferinde en kısa sürede piyasadan toplatılmış ve hidayetin gizlenmesi amacına hizmet edenler vazifelerini yerine getirmişlerdir. Hasan Abi'nin (Hasan Tahsin) hazırladığı "Hidayeti Gizlemeyin! Gizletmeyin!" isimli araştırmada çok ilginç başlıklar yer alıyor: - Günümüz Türkiye'sinde Hidayetten yani insan ruhunun Allah'a yaşarken ulaşmasına yer veren tüm eserler gizlenir, sanki hiç yazılmamışlar gibi. Peki neden?
- Hidayetin ele alındığı eserlerin gizlenmesi ve toplatılması Kur'an-ı Kerim'de yeri olmayan "ruh insana hayat verir" yanlış inancıyla hareket eden din adamlarımızın kendilerine yapılan uyarıları Kur'an'dan inceleme gereği duymamalarının bir neticesidir.
- Bugün hidayet (insan ruhunun ölmeden evvel Allah'a ulaşması), Sıratı Müstakim, teslimler ve İslam'ın 7 safhası gibi tüm kilit İslam kavramları gizlenmekte, bunları açıklayan eserler ise bu bilgilere ulaşmanıza engel olunmak adına toplatılmaktadır. Bugün ülkemizde incelediğimiz dini eserlerin çok büyük bir bölümünün Kur'an-ı Kerim'i referans olarak kullanmayan, el yazması eserlere dayanan emanniye bir kültürün sonucu olduğunu üzülerek görmekteyiz.
- RUH VÜCUTTAN AYRILIRSA İNSAN ÖLÜR MÜ?
- İRCİÎ EMRİ BİR ÖLÜM EMRİ MİDİR?
Yazının sonuç bölümü şu şekilde: SONUÇ Hem bu dünya hem sonsuz ahiret mutluluğuna erişmek için Allah'a ulaşmayı dilemek yeterlidir!
Allah'ın üzerinizdeki emaneti olan ruhunuzu ölmeden önce Allah'a ulaştırmayı dilemelisiniz. Peygamber Efendimiz (S.A.V) "Ölmeden önce ölünüz" hadîs-i şerifini, işte bu farz emre istinaden söylemiştir. Ruhunuz Allah'ın sizdeki emanetidir, onu Allah'a ölmeden önce teslim etmek durumundasınız. Kaldı ki İslâm "Teslim" demektir. Kim Allah'a ruhunu ölmeden önce ulaştırırsa ona "eren" denir, "ermiş evliya" denir. Bu kişi nereye ermiştir? Allah'a ermiştir. Nesi ermiştir? Ruhu ermiştir. İşte ruhun Allah'a ermesinin Kur'ân-ı Kerim'deki adı, hidayete ermektir.
O Allah, bizi sadece ve sadece Kendisine davet eden… Bakın ki O, ne buyuruyor tüm zamanlara kılavuz olarak gönderdiği hayat kitabında?
2/Bakara-120: ...Muhakkak ki Allah'a ulaşmak (Allah'ın kendisine ulaştırması) işte o, hidayettir...
3/Ali İmran-73: ... Muhakkak ki hidayet Allah'a ulaşmaktır. (İnsanın ruhunun ölmeden önce Allah'a ulaşmasıdır.)...
Bir küçücük dilek sevgili kardeşlerim!
"Ey yüce Allah'ım, nasıl onca ermiş (Allah'a ermiş) evliyan var ise, ne olur benim de ruhumu ölmeden evvel Sana ulaştır, beni de ermiş kulların arasına al. Amin."
İşte böyle bir dileği yapan kişi, Kur'ân-ı Kerim standartlarına göre hem dünya mutluluğuna, hem de sonsuz ahiret mutluluğuna adım atmıştır.
Bir insanın yaşarken ruhunu Allah'a ulaştırmayı dilemesi, o insan ile Allahû Tealâ arasında kurulacak kopmaz bir bağı (urvetul vuska) teşkil etmektedir.
Dîn öğreticileri için SON SÖZ Sevgili dîn adamları, bizim kapımız sizlere her zaman açıktır. Sizlere ispat vesilesi olarak sunduğumuz âyetleri mutlaka incelemelisiniz. Unutmayınız ki, araştırmadığınız cihetle bu vebali taşımaya devam etmektesiniz. Hem sizlerin, hem milyonların kurtuluşu gizlenen hidayetin öğrenilmesine, yaşanılmasına ve öğretilmesine bağlıdır.
Eğer anlattığımız başlıklardan herhangi birine şüphe içerisindeyseniz, lütfen bizimle iletişim kurunuz. Biliniz ki ne zaman ve de hangi platformda tartışmak isterseniz, biz her zaman sizinle bir birlikteliğe hazırız. Hasan Abi, bana gönderdiği e-mailinde bu ihtarı yolladıklarından sonra büyük oranda teşekkür yazıları aldıklarını, azımsanmayacak oranda insanların hangi meale güvenmeleri gerektiklerini sorduklarını, çok az oranda da itirazların geldiğini ayrıca iletti. Uyarı yazısının tamamına ulaşmak için tılayınız.
Mustafa Seyit, 04.11.2010
Bu yazı 04.11.2010 tarihinden itibaren toplam 2211 defa okunmuştur.
|