email: şifre: yeni üye
Ana SayfaSiyasetGündemEkonomiDünyaSporYaşamTeknolojiSağlıkTasavvuf
Mustafa Müjdeci [Her şey insan için] 20.08.2010

Mustafa Müjdeci
Firavun duası



Türkiye Elektrik Dağıtım A.Ş’ye (TEDAŞ) bağlı dört dağıtım bölgesinin özelleştirilmesi için satış ihaleleri bir kaç gün önce gerçekleştirildi. TEDAŞ'a ait Boğaziçi (İstanbul Rumeli yakası), Gediz (İzmir ve Manisa), Trakya (Edirne, Kırklareli ve Tekirdağ) ve Dicle (Diyarbakır, Urfa, Mardin, Batman, Siirt, Şırnak) elektrik dağıtım şirketlerinin özelleştirilmesi için yapılan ihalelerde, toplam satış geliri 5 milyar 670 milyon dolara ulaştı.

Böylece İstanbul ve İzmir bölgeleri ile birlikte 21 elektrik dağıtım bölgesinin 16 tanesi özelleştirilmiş oldu.

Bu ihaleleri alan şirketler açısından duruma bakalım;

Kazanan şirketlere özelleştirme bedellerini taksitle ödeme imkânı tanınmakta. Şartnameye göre yüzde 20'si peşin geri kalanı taksitle ödenebilecek.

İşte bu şirketler gerekli ödemeleri yapabilmek için ya öz sermayelerini kullanacaklar, ya dışarıdan kredi bulacaklar veya yabancı ortaklar edinecekler…

Dağıtım işini yapabilmek için ekip oluşturacaklar…

Kayıp kaçak oranını minimize etmek için gayret gösterecekler, hatlara yeni yatırımlar yapacaklar…

Ve sonra da özelleştirme bedelini ve kullanmışlarsa kredinin ana para ve faizini ödemek için tüketicilerden para toplayacaklar ve tabiî ki, bunun üzerine özel şirket oldukları için kâr da ekleyecekler.

Devletin penceresinden olaya baktığımızda ise şunları görüyoruz;

Devlet bu güne kadar ne yapıyordu.

Elektriği de üreten oydu, dağıtımını da yapan oydu, tahsilâtı da yapan oydu.

Yani aslında devlet üretiyordu, ürettiğini satabiliyordu ve kayıp ve kaçakları saymazsak tahsilâtını da yapabiliyordu. Her üç bacakta da bir sıkıntısı yoktu.

Peki, bu özelleştirme ile ne elde etti.

Piyasa tabiri ile elindeki senedi kırdırdı yada müşterilerinin faturalarını bir anlamda faktöring yaptı.

Bir başka deyişle devlet, gelecek yıllarda toplayacağı gelirlerini, peşin fiyatına kırdırıp, tahsilâtı özel firmalara ihale etti.

Bu işte devletin kârı ne oldu?

Aslında devletin kasasına daha öncede bu para giriyordu ama taksit taksit giriyordu.

Şimdi toplu bir para elde etmiş olacak.

Buradaki asıl amaç, en kısa sürede en büyük parayı toplayarak bu paralarla hem kamu borçlarını azaltmak hem de yapabiliyorsa yeni projeler finanse edilmesine katkıda bulunmaktır.

Bunda ne yanlış var diye sorulabilir.

Birincisi, bu ihalelerle kamunun iç borcu azalmakta, buna karşılık özel sektörün dış borcu
artmaktadır. Ancak, kümülâtif anlamda Türkiye'nin toplam borcu azalmamakta hatta artmaktadır. Çünkü devletin müstakbel gelirleri, ihaleyi alan şirketler aracılığıyla, yabancı finansörlere temlik edilmektedir.

İkincisi bu yolla ülkemize, kredi olarak ta olsa gereğinden fazla döviz girmesi ve bunun sonucunda TL'nin haddinden fazla değerlenme ihtimalinin bulunmasıdır. Bu sebeple sanayinin rekabet gücü azalmakta, cari açık büyümekte, istihdam yeterince artmamaktadır.

Gelelim vatandaşın durumuna;

EPDK'nin “piyasa reformları” tamamlanınca Perakende Satış, Toptan Satış, Üretim, Dağıtım şirketleri üzerinden elektrik kullanacağız, bu şirketlerin hepsi kâr edecek. Elektrik üretiminde kullanılan yakıt üretim şirketleri'ni de katarsak evimize gelen elektrik faturası içinde en az 5-6 şirketin kârı olacak.

Yasal mevzuata göre özelleştirilen dağıtım bölgelerinde kısa süre sonra elektrik fiyatları serbest bırakılacak.

Tüketiciler alternatif hat çekemeyeceklerine ve kendi enerjilerini üretemeyeceklerine göre, zorunlu olarak dağıtım şirketlerinden elektrik alacaklar. Böylece pazarlama literatüründe ifade edildiği gibi vatandaş “captive customer” yani “kafesteki müşteri” olmuş olacak ve doğal tekel olan bu firmalara mecbur kalacak.

Acısı halktan çıkacak…

İhaleleri değerlendiren ODTÜ Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Osman Sevaloğlu ihalelerde gerçekleşen yüksek fiyatlara atıfta bulunarak büyük bir tehlikeye işaret ediyor;

Diyor ki; “Bu rakam tehlikeli bir rakam. Kamu biraz daha fazla kazansın diye firmalar akıl ve mantık dışı rakamlara gidiyorlar. Böyle bir ihale olmaz. Elektriğin bedeli 16.62 sent/kws çıkıyor. Bugüne kadar çıkanların hiçbiri bu düzeyde değil. Bu ihaleyi alan firmanın kendisini, devleti, aboneyi zorlaması lazım. Bu paranın geri dönmesi çok zor, bunun acısını abone çekecek.”

Özetle, anlaşılıyor ki devlete ödenecek bu milyarlar, sonunda halkın cebinden çıkacak.

Elektrik dağıtım ihalelerinin dışında, geçtiğimiz günlerde Başkent Doğalgaz ihalesi de yapıldı. Bu ihaleyi de elektrik dağıtım ihalelerinde ön plana çıkan MMEKA şirketi kazandı.

Gazetelere yansıyan haberlere göre şirketinin ortaklarından Mehmet Kazancı, ihaleyi aldıktan
sonra “Firavun duası” etmiş.

İhalenin ardından kameraları görünce heyecanlandığını söyleyen Kazancı, "Bu ihaleyi kazanmayı çok istiyordum, bitince ne söyleyeceğimi bilemedim. İçimden Hz. Musa'nın Firavun'un karşısına çıkarken ettiği, 'Kalbim sıkılır dilim açılmaz olur. Allah’ım benim belagatimi düzgün yap' duası geçti, onu ettim" diye konuşmuş.

Hazine yetkilileri de bu paranın bereketini görmek için en azından karınca duası yapıyordur
herhalde.

İhaleyi alan şirket ortağı dua yapacak, devletin ilgili kurumları dua yapacakta vatandaş yapmasın mı?

O’da yapsın.

Gerçi, vatandaşa da okunacak dua olarak sadece “üç kul huvallâh bir elhem” kaldı galiba.

Ölmüşlerin ruhu için,

El fatiha…

Mustafa Müjdeci, 20.08.2010

Bu yazı 20.08.2010 tarihinden itibaren toplam 2439 defa okunmuştur.


Yorumlar
Başlık
Yorum
Yorum yazabilmek için üye girişinizi gerçekleştirmelisiniz.
bir yazı daha
hocam ellerinize sağlık bu gerçekçi aydınlatmanızdan dolayı... birde konutta meydana gelen artışlara bu milletin kendini nasıl dolaylı ipotek ettiğini anlatan yazı istesek.Bu kadar kısa zamanda TOKİ ile başlayan taban fiyatların emsal gösterilerek şişmesini, biz anlatamadık siz destek olsanız.. saygılarımızla
hodja, 24.08.2010 03:30:00


Yazarın son yazıları
  • Sıcak para (15.02.2011)
  • “Milleti yaşat ki devlet yaşasın” (04.09.2010)
  • Oynatmaya az kaldı! (05.08.2010)
  • Elemtere fiş kem gözlere şiş… (19.07.2010)
  • Bayramınız Kutlu Olsun... (08.07.2010)
  • “Ha bu da bana bi’ ders olsun!.." (21.04.2010)
  • Kekolar ağlamasın (25.03.2010)
  • Zihniyet Depremi (17.03.2010)
  • Allah düşürmesin… (07.03.2010)
  • Sattık mı? Satıldık mı? TT dosyasını açıyoruz (II) (20.02.2010)
  • Sattık mı? Satıldık mı? TT dosyasını açıyoruz (I) (13.02.2010)
  • Hanımlar önden buyurun… (02.02.2010)
  • Ekonomide kanama(!) (22.01.2010)
  • Ülkesini seven bir işadamı; Eczacıbaşı (14.01.2010)
  • AVM (08.01.2010)
  • Türkiye'nin kurtuluş reçetesi (30.12.2009)
  • Ekonomi darda, bankalar kârda (21.12.2009)
  • 40 katır mı 40 satır mı? (08.12.2009)
  • 40 katır mı 40 satır mı? (08.12.2009)
  • Türkiye makasa giriyor (01.12.2009)
  • Kurban bayramı ve Türkiye'de hayvancılığın durumu (26.11.2009)
  • Türk Lirası nasıl bir yol izlemeli? (17.11.2009)
  • Dolar'a neler oluyor? (09.11.2009)
  • Türkiye ne yapmalı? (31.10.2009)
  • Kriz bitti mi? (21.10.2009)
  • EKO-POLİTİK / Türkiye in, İsrail out (15.10.2009)
  • G-7’den G-20’ye (II) (09.10.2009)
  • G-7’den G-20’ye (07.10.2009)
  • EKO-POLİTİK / Stratejik işbirliği (28.09.2009)
  • Üretmeden olmaz (18.09.2009)
  • Ekonomi de insan için (17.09.2009)
  • Yazarlarımız
    HANİF DÎNİ'NİN ESASI 7 SAFHA 4 TESLİMDİR! - 3 Dr. Fazıl Nimet
    Güneş ve Ay
    İslâm âlemini topyekûn hüsrana sürükleyen korkunç hurafe! Mustafa Seyit
    Ne Var? Ne Yok?
    655 Mustafa Müjdeci
    Her şey insan için
    SEVGİ YOKSA YOKSUN Doğan Kuşman
    Olayın İç Yüzü
    Referandum İmtihanı Barış Aksoy
    Dünyadan
    Diyarbakır:Teksas! Kudret Değirmenci
    Spor Gündemi
    Fizik aktivite ve kilo kontrolü Ayşe Müjdeci
    Sağlık Pınarı
    İlmel Yakîn, Aynel Yakîn ve Hakkul Yakîn hasıl etmek ne anlama gelir? Mustafa G. Güler
    Kur'an ne diyor?
    İlahi İradenin Hukuk Darbesi Lütfi Tümtürk
    Olaylar ve Yorumlar
    vazgeçmek mi, pes etmek mi İlkay Yılmaz
    Az Öz
    Tek Allah'ın Tek Dini Halim Albayrak
    Dinlerin Birleştirilmesi
    Beni benden salıver Mehtap Abdi
    Bir Yürek Mesafesi
    'Bu kıldığım namaz değil' benim Sibel Yiğit
    Hoşbeş
    Mevsimler ve İnsan Gönül Maraşlıoğlu
    Gönül Penceremizden
    Zevkin Tadı ˝Kahve˝ Nazan Başoğul
    Tabiat Eczanesinden Reçeteler
    Muhtelif Mustafa Oğuz
    Bakış Açısı
    Diyarbakır Açık Müzesi Gülay Ozan
    Gezgin
    1 MAYIS'IN TARİHÇESİ Saliha Güner
    Düşünce-Günce
    MEYVE ÇEKİRDEKLERİ Diş Doktoru Gülbeyaz
    Dişler Yolunda
    Habertürk'te Mahmud Erol Kılıç ile harika bir akşam Emek Durmuş
    Hayat Gibi
    Allah'a Kul Olmak / Şeytana Kul Olmak Durdu Bahadır
    Hidayet Esintileri
    Tuz Hakkında Yanlış Bilinen Gerçekler B. Tugay Keçeci
    Evrenin Zerafeti
    Selefiler Almanya'da Bedava Kuran Meali Dağıtıyor Ender Eker
    Almanya'dan
    Keş nesil....2 Seyfi Usta
    Bir de bizden dinleyin!
    Doğum Sonrası Anne - Bebek İletişimi Deniz Temuçin
    Bir İnsan Yetişirken
    Terör Meselesi'nin Devlet Cephesi Korkut Eser
    Politik Köşe
    BORSA VE BEKLENTİLER Salih Erdin
    Borsada bu hafta
    Belirsizlik Sıkıntısı Meral Okan
    Tasavvuf
    Mülke hüküm süren kimdir? Sabri Unat
    Dünyadan
    Bulutların Üzerinde Olmak Ali Gürbüz
    Gül'e Özlem
    Evvel Zaman Icinde 4 İsmail Veyseloğlu
    Mavera
    Bilişim Köşesi Taha Erdem
    Bilim Köşesi
    Seven, Sevilen Kişidir! Şule Betül Dağ
    En Hayırlı Dost Kimdir
    FASLIN ASLI YOK ŞİMDİ Zeren Çelebi
    muzik
    Yunanistan ve Avro Kenan E. Akmaz
    Belçika'dan
    ©2010 Hak Aynası, yazarlarımızın yorumları kendilerine aittir, gazetemiz için bağlayıcı değildir.

    Siyaset | Gündem | Ekonomi | Dünya | Spor | Yaşam | Teknoloji | Sağlık | Tasavvuf