Mustafa Müjdeci [Her şey insan için] |
05.08.2010 |
Oynatmaya az kaldı!
Zamanın birinde bir Padişah varmış. Ülkede hazinenin boşladığını görünce çareler aramaya başlamış ve en sonunda çareyi yeni vergiler koydurmakta bulmuş. Halk ne düşünüyor diye de vezirini görevlendirmiş. Bir süre halk arasında dolaşan vezir, padişahın huzuruna çıkarak, “halk halinden memnun padişahım, bir problem görünmüyor” demiş. Bunun üzerine Padişah gelirleri biraz daha artırmak için ikinci kez vergi konulsun talimatı vermiş ve yine vezirini halkın arasına göndermiş. Bir süre sonra vezir kan ter içinde padişaha gelip, “aman hünkârım halk isyan ediyor, yandık, bittik diyerek bağırıp çağırıyor”, demesine rağmen hazinenin dolmasına az bir miktar kaldığını gören Padişah üçüncü kez vergilerin artırılmasını istemiş. Ve yine vezire halkın arasına girerek durumu öğrenmesini ve gelip kendisine rapor etmesini emretmiş. Vezir, halkın arasına dalıp, gördükleri karşısında şaşkınlık içerisinde kalarak Padişahın huzuruna zar zor atmış kendisini ve “Hünkârım akıl alacak gibi değil; halk zil takmış oynuyor, gülüp eğleniyor, Vallahi ben bu işten bir şey anlayamadım” der demez Padişah telaşla, “bu kadar artış yeter artık, millet kafayı oynatma noktasına geldiyse demek ki bıçak kemiğe dayanmış demektir” demiş.
Bu fıkrayı niçin yazdığımızın gerekçesini yazımızın sonuna bırakarak günümüze gelelim.
2010 yılının ilk 6 aylık dönemine ait bütçe rakamları açıklandı.
Mali Kural uygulamasının TBMM gündemine alınmaması…
Bütçe disiplininin geleceğinin ne olacağı…
Uluslararası derecelendirme kuruluşlarının not artırımında nasıl tavır alacağı v.s tartışmaları sürerken Temmuz ayı içerisinde 2010 yılının ilk 6 aylık dönemine ait bütçe rakamları açıklandı.
2010 Yılı bütçesi hazırlanırken de yıllık bazda bütçe açığının 50 milyar lira olacağı tahmin edilirken ilk 6 aylık rakamlara baktığımızda açığın 15,4 milyar lira ile sınırlı kaldığını görüyoruz.
(2009 yılında bütçe açığı ise 86 yıllık Cumhuriyet tarihinin rekorunu kırarak 52.2 milyar lira olarak gerçekleşmişti).
Bütçe disiplininin en önemli göstergelerinden bir diğer kalemi olan faiz dışı fazlaya gelirsek…
2010 Yılı bütçesi hazırlanırken faiz dışı fazla 6,5 milyar lira olarak hedeflenirken faiz dışı fazlanın bu senenin ilk yarısında 12,1 milyar liraya ulaştığını görüyoruz.
Bu iki rakam neden önemli?
Çünkü hem bütçe açığının korkulan rakamlara ulaşmaması, hem de faiz dışı fazlanın tahminlerin çok üzerinde gerçekleşmesi 6 aylık bütçede mali disipline uyulduğunu gösteriyor.
Demek ki hazinemiz, her şeye rağmen vergi toplayabiliyor, bütçe açığını belli oranlar içerisinde tutabiliyor ve bütçe gelirinin bir bölümünü de eski borçlarını ödemek için ayrılabiliyor.
Ancak;
Tüm bu olumlu gibi görünen rakamlara karşın bazı şeyleri dikkatten kaçırmamak gerekiyor.
1. İlk 6 ayda bütçe gelirlerinin yüzde 19.1 oranında artmasının arkasında ucuz ithalata dayalı olarak iç talebin artması nedeniyle ithalde alınan KDV ile dâhilde alınan KDV ve ÖTV oranlarındaki ciddi artışlar var. Bu bütçeye, gelir kalemlerinde artış olarak yansıyor ama bir başka yansıması da olumsuz olarak cari açıkta kendisini gösteriyor. Yani ithalatla ihracat arasındaki uçurum açılıyor. İthalat ciddi oranda artıyor(özellikle düşük döviz kurları nedeniyle) ama ihracat yeterli oranda artırılamıyor.
2. Hükümet yatırımlara ödenek ayıramıyor. Bu ise bütçe rakamlarına, giderlerde azalma olarak yansıyor ama yatırımlara kaynak ayrılmadığı için istihdam artırılamıyor, yeni işletmeler hayata geçirilemediği için gelir ve kurumlar vergisi gibi kalemlerde artış sınırlı kalıyor.
3. Kayıt dışı ekonomi kayıt içerisine alınamıyor, bu nedenle verenden daha fazla nasıl alabilirim mantığıyla hareket ediliyor.
Maliye Bakanı Şimşek ilk 6 aylık bütçe rakamlarını açıklarken, “Türkiye, istihdam ve büyümede rekor kırıyor. Enflasyon ve bütçe açıkları aşağı doğru. Geçen yıl bizleri eleştirenlerin bugün özeleştiri yapıp yapmadıklarını merak ediyorum” diyor.
Hakikaten bizde, “Türkiye makasa giriyor” başlıklı yazımızda;
“2009 kaybedilmiş bir yıl oldu, 2010 ise hiç parlak görünmüyor” diyerek eleştirilerimizi ifade etmiştik.
Sayın bakanın, istihdam ve büyüme konusundaki görüşlerine neden katılmadığımızın cevabını yine önceki yazılarımızda aktarmaya çalışmıştık. Şimdi ise, “enflasyon ve bütçe açıklarının aşağı doğru olması” konusunda memnuniyetimizi ifade ediyoruz ve yeri gelmişken hükümetimizin bu iki hususta başarılı olduğunu söylüyoruz.
Ama tam bu noktada bir çekincemizi de ortaya koyarak…
Ve yazımızın başında anlattığımız kıssadan hisse çıkararak;
Diyoruz ki,
Aman dikkat, kaş yapalım derken göz çıkarmayın,
Bütçe açığını azaltalım derken yakaladığımızdan biraz daha alalım mantığıyla millete kafayı oynattırmayın.
Mustafa Müjdeci, 05.08.2010
Bu yazı 05.08.2010 tarihinden itibaren toplam 628 defa okunmuştur.
|
|