Mustafa Müjdeci [Her şey insan için] |
13.02.2010 |
Sattık mı? Satıldık mı? TT dosyasını açıyoruz (I)
Alooo, Buyurun,
İstanbul yazdırmak istiyordum, sıra ne zaman gelir acaba 8 ila 10 saat beklersiniz
Ee bu kadar süre bekleyemem, öne alamaz mısınız beni? O halde acil ya da yıldırım alalım kaydınızı, ücreti de ona göre olur bilesiniz.
Peki, acil olsun o zaman. Kapatın, biz size döneceğiz.
(Acil dendiğine bakmayın yine uzun bir süre beklemek zorundaydınız. Birkaç saat sonra telefonunuz çalar.)
Aloooo İstanbul hazır efendim, konuşun… … Alo, alo, sesim ulaşıyor mu? … Alo, Kayseri, çık aradan, İstanbul ile konuşuyoruz.
Alooo …
Bu diyalog, yaşı kırkın üstünde olan hemen herkese nostalji yaşatmıştır.
Bu günlere ulaşamayan genç kuşak ise babalarından, annelerinden veya başka aile büyüklerinden dinleyebilirler gerçeği.
Peki, böyle bir anekdotu neden yazdık?
Türkiye’nin transformasyonu
Türk Telekom(TT), 1980’lere kadar PTT’nin T’si olarak adlandırılıyordu ve pek kötü bir durumdaydı. O dönemin telefon sistemi verimsiz ve hizmetler sınırlıydı. Evlere ya da işyerlerine telefon bağlatmanın faturası zaman olarak uzun (10-11 yılları bulabilirdi) ve para olarak epeyce yüklüydü (telefon hatları yüksek ücretlerle satılır, gazetelerin küçük ilanlar bölümünde satılık hat ilanları için ayrı bölüm bulunurdu).
Bu böyle sürdü gitti senelerdir. Ta ki Turgut Özal iktidara gelene kadar.
Rahmetli Özal’ın deyimiyle Türkiye bir transformasyon (değişim/dönüşüm) yaşıyordu artık. Her şey değişiyordu. Çağı yakalamaya çalışıyorduk. İşte en büyük transformasyonlardan biri de Telekomünikasyonda gerçekleşmeye başlamıştı. Analog santraller yerini bir bir dijital santrallere bırakıyordu. İşyerinize veya evinize telefon almak için senelerce sıra beklemiyordunuz artık. Telefon memuresinin aracılığına da ihtiyacınız yoktu. Şehirlerarası ve Yurtdışı görüşmelerinizi direkt olarak siz yapabiliyordunuz. Türk Telekom artık dünyada isminden söz ettiren bir kurum haline gelmişti. Peki ya şimdi?
Geçen ay içerisinde Türk sporunun gelmiş geçmiş en büyük ihalesi yapıldı
İşte o Türk Telekom, geçen ay içerisinde maç yayını ihalesine katıldı. Türk spor tarihi böyle büyük çekişme, böyle büyük bir yayın ihalesi pazarlığı görmedi. TT son ana kadar pey sürdü. İhaleyi alamadı ama fiyatı 321 milyon dolara kadar çıkardı ve ihaleyi ikinci olarak tamamladı.
Nereden nereye... 1980’li yıllarda bir telefon konuşması için 8-10 saat bekleten Türk Telekom şimdilerde televizyonu veya bir platformu olmamasına rağmen böyle bir ihalede 320 milyon dolara kadar fiyat yükseltebiliyordu.
Peki bu kuruma ne oldu, nasıl bu hale getirildi, nasıl bir süreç geçirdi, bu paraları nasıl verecek duruma geldi, kimin cebinden çıkıp kimlerin cebine para girdi? Tüm bunları bilmek için özelleştirme sürecini, yakın plana almamız gerektiğini düşünüyoruz.
Şu soruları kendimize sorup cevap aramaya başlayalım.
Bir şirket kar etmezse böyle bir fiyat verebilir mi? Bu kadar para verebiliyorsa ne kadar kar ediyordur? Eğer kar eden bir kuruluşsa neden özelleştirildi?
Türk Telekom Özelleştirme İhalesinin Tarihçesi
Transformasyon,1983’den sonra özelleştirme konusunda da yaşanıyordu. Turgut Özal, KİT’lerin (Kamu İktisadi Teşekkülleri) satışından, özelleştirilmesinden bahsediyordu. PTT’nin T’si yani Telefon, artık Telekonünikasyon olarak adlandırılıyor ve TURK TELEKOM adıyla PTT’den ayrılıyordu. Telekom artık öyle bir noktaya gelmişti ki birçok ülkeden daha iyi konumdaydık.
Dünya’da telekom sektörünün özelleşmesi, 1985’deki British Telecom’un özelleştirilmesi sonrası ciddi bir şekilde konuşulmaya başlanmıştı. Türk Telekom’un özelleştirilmesi ise 1990’larda Türkiye’nin ve özellikle yabancı alıcıların gündemine oturmuştu. Şirketin özelleştirilmesi için son gerçekleşen haricinde 2 ihale teşebbüsü daha oldu. 2000 (%20’sinin satışı) ve 2001’de (%33,5 satışı). Ancak ikisi de gerçekleştirilemedi.
20 yıllık özelleştirme sürecinde, 9 hükümet, 14 bakan gelip geçti, iki bakan da koltuğundan oldu.
Ve, Türk Telekom’un özelleştirmesi 2005 yılının son aylarında nihayet gerçekleşti.
Peki neler oldu bu süreçte, neler yaşandı?
· Hamleyi Özal başlatmıştı İlk olarak 80'li yılların ortasında,
· 1994 yılında Tansu Çiller'in başbakanlığı döneminde özelleştirme kapsamına alınabildi.
· 1996'da Mümtaz Soysal ve arkadaşlarının başvurusu ile özelleştirme Anayasa Mahkemesi'nden döndü
Bu noktada Çiller dönemini mercek altına almamız lazım.
Çünkü, Telekom denilince Tansu Çiller'i hatırlamamak mümkün değil. Çiller'in Başbakanlığı döneminde ''Türk Telekom'', ''PTT'nin T'si'' olarak siyasi literatürümüze geçmiş özelleştirmenin sembolü haline gelmişti.
1994`te kurulan Tansu Çiller Başkanlığındaki hükümet, artan bütçe açıklarını kapatmak için ülkenin en değerli kamu işletmesi olan Türk Telekom`u özelleştirmeye karar verdi. 1994 yılında Ulaştırma Bakanı Mehmet Köstepen Türk Telekom`dan beklenilen özelleştirme gelirinin 20 milyar doları aşacağını söylediği an Meclis karıştı.
Bu tahmin Köstepen`i bakanlıktan etmekle kalmadı, aynı yılın Aralık ayında Anayasa Mahkemesi`nin o zaman DSP`li Mümtaz Soysal ve arkadaşlarının başvurusuyla satışı iptal etmesine giden gelişmelerin önünü açtı
Çiller, Başbakan olarak ''Satmamız lazım'' dedikçe, hemen hemen bütün siyasi partiler ''Satılamaz'' diyorlardı. Başbakan Çiller, TBMM'de sabahlayıp T'nin satışı için yasa çıkardıkça, muhalefet Anayasa Mahkemesi'ne başvuruyor ve yasayı iptal ettiriyordu. T'nin satışı özellikle, Çiller ile Prof. Dr. Mümtaz Soysal arasında bir ''hukuk savaşı''na dönüşmüştü. Çiller, TBMM`de sabahlayıp satış için yasa çıkardıkça, muhalefet Anayasa Mahkemesi`ne başvuruyor ve yasayı iptal ettiriyordu O dönemdeki muhalefetin ve Mümtaz Hoca'nın girişimleri, Çiller'e PTT'nin T'sini sattırmamıştı.
· Mesut Yılmaz ve Bülent Ecevit'in kurduğu koalisyon hükümetleri de satışını gerçekleştiremedi.
· DSP- MHP- ANAP koalisyonu satışı yüzde 30'la sınırlandırılınca bu seferde Telekom'un talibi çıkmadı.
· Ve, Telekom'un satışı AK Parti hükümetine kaldı.
Şimdi, o ünlü ''T''nin yüzde 55'i, ''Türk Telekom olarak, 6,5 milyar dolara satıldı.
Ancak tesadüfe(!) bakın ki AK Parti döneminde de, Türk Telekom`un 20 yıl süren özelleştirme sürecine son noktayı yine Anayasa mahkemesi koyacaktı. Anayasa Mahkemesi, Türk Telekom özelleştirmesinin önünü açan bir karar verdi, düzenlemenin iptal istemini reddetti. Böylece Türkiye tarihinin en büyük özelleştirmesinin önünde engel kalmamıştı artık.
Ve, 1 Temmuz 2005 de Türk Telekom ihaleye çıkarıldı. TT'nin, yüzde 55 hissesi 6 milyar 550 milyon dolar fiyatla ihaleyi kazanan ve 1 milyar 310 milyon dolarlık peşinatı Hazine'ye yatıran Oger Telecom'a devredildi. Türkiye Cumhuriyeti Devleti ile Oger Telekom arasında imzalanan törende konuşan zamanın Maliye Bakanı Kemal Unakıtan, söze, `Bu işi bir an önce sonuçlandırıp, parayı alalım` diye başlayacaktı.
Salonda bulunan Hazine Müsteşarı İbrahim Çanakçı`ya, 'Parayı aldın mı İbrahim' diye soran Unakıtan, 'Evet' yanıtı alınca imzayı atıvermişti Unakıtan, Türkiye tarihinin en büyük özelleştirmesine imza attığını kaydecek, çok şükür, alnımızın akıyla çıktık bu işten` diyecekti. 1 milyar 310 milyon dolarlık ilk taksitin Hazine`nin kasasına girdiğini aktarırken de, `Biz sağlamcıyız. Parayı almadan imza atmayız` deyiverecekti.
Peki, kalan tutar ne kadar sürede Hazinenin kasasına girecekti?
Şimdi sıkı durun…
Satın alan Oger Telecom şirketi, kalan tutarı beş eşit taksitte ödeyecekti.
(Devam edecek)
Gelecek yazımızda: Telekom nasıl bedavaya gitti? Tansu Çiller satış sonrası neler söyledi? Telekom özelleştirme öncesi kar ediyor muydu? Cumhuriyet tarihi boyunca yapılan özelleştirmelerin toplamı ne kadar oldu? Hain kim ya da kimler?
Mustafa Müjdeci, 13.02.2010
Bu yazı 13.02.2010 tarihinden itibaren toplam 1887 defa okunmuştur.
|
|