Mustafa Müjdeci [Her şey insan için] |
22.01.2010 |
Ekonomide kanama(!)
İşsizlik problemi, sadece gelişmekte olan ülkelerin değil, gelişmiş ülkelerin de üstesinden gelmek zorunda olduğu bir sorun olarak dünya gündemindeki yerini koruyor.
Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) üçer aylık dönemler itibariyle açıkladığı Hane halkı İşgücü Araştırması, “Eylül-Ekim-Kasım 2009” dönemini kapsayan “Ekim” sonuçlarına göre;
Türkiye genelinde işsiz sayısı geçen yılın aynı dönemine göre 569 bin kişi artarak, 3 milyon 299 bin kişiye yükselmiş.
Gerçek işsiz ise 5 milyon 322 bin
TÜİK, iş aramayıp çalışmaya hazır olanlar ile mevsimlik çalıştığı için işsiz durumda olanları dâhil etmeksizin işsizliği belirliyor. Bu iki grup dâhil edilerek yapılan hesaplar ise gerçek işsizliği, resmî sayının çok üzerine çıkarıyor.
TÜİK’in işsiz sayısını 3 milyon 429 bin olarak açıklamasına karşın, hesaplamalara işsiz olduğu halde umudu kesip iş aramayanlar ve mevsimlik çalıştığı için şu an işsiz olanlarda dâhil edildiğinde gerçek işsiz sayısının 5 milyon 322 bin kişi olduğu ortaya çıkıyor.
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu ise işsizlik bu rakamında ötesinde diyor.
Hisarcıklıoğlu, “Türkiye’de 6 milyon 300 bin kişi işsiz. Bunlar iş arama umudunu kaybetmiş kişiler. Türkiye zengin olacaksa bu insanlarına iş bulmak durumunda.” diyor.
Türkiye’deki işsizlik gerçeğine şöyle bir göz atalım:
· Her yıl yaklaşık 750 bin kişi istihdam piyasasına giriyor, işsizler ordusuna katılıyor.
· Her hanede bir kişi işsiz
· Her 4 gençten biri işsiz
· 2008 Kasım ayından itibaren işsizlik oranı birden yükselmeye başlıyor.
· 2009 ilk çeyrek itibariyle işsizliğin tavan yaptığı görülüyor. Şubat ayı itibariyle %16,1
· Türkiye, dünya işsizlik sıralamasında ikinci sıraya oturmuş görünüyor.
· İşsizlerin yüzde 23,6'sını işten çıkarılanlar,
· Yüzde 8,1'ini işyerini kapatan/iflas edenler oluşturuyor,
Avrupa'da bile işsizlik sorunu her geçen gün büyüyor.
ABD'de de durum çok farklı değil.
Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO), Hükümetlere, en kötü durum senaryosundan kaçınmak için ekonomilerini teşvik planları kapsamında istihdam yaratmaları çağrısında bulunurken, Afrika, Asya, Latin Amerika ülkelerinde işsizlik sorunu yoksullukla birlikte toplumsal sefalete dönüşürken, bizde yeni bir uygulama devreye konulmak isteniyor.
Kadın işçilere “regl izni”
Ağır ve Tehlikeli İşler Yönetmeliği kapsamına Haziran 2004’te giren tekstil ve hazır giyim sektöründe çalışan kadın işçilere ayda 5 gün regl izni verilmesi gündem de şu sıralar. Yönetmeliğe uymayan işletmelere ocak ayından itibaren ceza kesilmeye başlandı. Çalışma Bakanlığı ise, düzenlemenin Avrupa Birliği’ne uyum çerçevesinde yapıldığını söylüyor.
Tekstilciler, kadın örgütleri ve sendikalar şimdi aralarında bunu tartışıyor. Sektörler uygulamanın iptalini isterken, sendikalar ve kadın örgütleri uygulamanın alınmış bir hak olduğunu, geri verilemeyeceğini ifade ediyorlar.
Bu konuda en sert cevap ise Türkiye’nin önde gelen holdinglerinden Sanko’nun patronu Abdülkadir Konukoğlu’ndan geldi:
"Aybaşı mı takip edeceğim"
Sanko Holding Başkanı Abdülkadir Konukoğlu, düzenlemenin kesinleşmesi halinde tekstil ve hazır giyim fabrikalarında çalışan yaklaşık 5 bin kadın işçinin tamamını işten çıkaracağım diyor.Özel iznin çalışma temposunu tümüyle bozacağını ifade eden Konukoğlu, şunları söylüyor: “Tekstil ve hazır giyim fabrikalarımızda 9 bin işçi çalışıyor. Bunların yaklaşık 5 bini kadın. Ben fabrikadaki üretimi, çalışma gün ve saatlerini kadınların özel gününe göre ayarlayamam ki! Sipariş yetişecek, fabrikanın ara vermeden çalışması gerekirken, ben işçimi izne mi göndereceğim? Fabrikaya bir bakmışsınız 200 kişi yok, sonraki hafta 300 kişi yok. Böyle bir şey olabilir mi, üretim bekler mi?” Bu mümkün mü? İşimi gücümü bırakıp, kadınların özel günleri ne zaman, bu hafta kaç kadın regl olacak, kaçı izin kullanacak bunu mu takip edeceğim. Bu kadınlar doğru mu söylüyorlar gerçekten regl oldukları için mi o hafta izin kullanıyorlar yoksa başka bir ihtiyaçları için mi izin kullanıyorlar nereden bileceğim?”
Nasıl ama!
TOBB Başkanı da diyor ki: . “6 milyon 300 bin işsiz var. Türkiye zengin olacaksa bu insanlarına iş bulmak durumunda. Devletin işverenliği bitti artık, tek bir formül var dünyada da Türkiye’de de, formül girişimcilik, girişimci sayısını artırmak.
Bir taraf, Türkiye’nin mutlu olması ve refaha kavuşması için işsizlere iş bulması lazım, bunun içinde girişimci gerek” diyor, diğer taraf ise Türkiye’nin önüne engeller koymak için elinden geleni yapıyor.
Yani bir tarafta yeni girişimci yaratma çabası… Diğer tarafta ise girişimciye girişenler tebaası. Bir anlamda ‘‘kontrgirişimciler’’. Kontrgerilla gibi.
Kel başa şimşir tarak
İşsizlikte dünya ikinciliği… Kadın işçilere özel gün izni…
Gazetelerin kimi; ‘‘özel gün’’, kimi ‘‘regl’’, kimi ‘‘muayyen gün’’, kimisi de ‘‘aybaşı kanaması’’ izni diye başlık attılar.
En diplomatik olanını unutmuşlar “Baş ağrısı”
Neden işe gelmedin? Başım ağrıyordu da…
Acil şifalar…
Mustafa Müjdeci, 22.01.2010
Bu yazı 22.01.2010 tarihinden itibaren toplam 601 defa okunmuştur.
|
|