Mustafa Müjdeci [Her şey insan için] |
17.11.2009 |
Türk Lirası nasıl bir yol izlemeli?
Bu gün, doların senyoraj gelirinin nasıl arttığı ile beraber Türk Lirasının da nasıl bir yol izlemesi gerektiğine, yani yol haritasına bakalım.
10 cent ile nasıl 100 dolarlık mal alındı?
İkinci Dünya Savaşı’nda, dünya para sistemi bütünüyle çöktüğü zaman Amerika Birleşik Devletleri’nde toplanan ülke temsilcileri, savaş sonrası uluslararası para sistemini düzenleme işini IMF’ye vermişlerdi. IMF Sistemi veya toplantının yapıldığı şehirden ismini alan Bretten Woods denilen bir para sistemi oluşturuldu.
Önce dolar altına bağlandı. Sonra da her ülke parasını dolara bağladı. 1 ons (31 g) altın = 35 dolar denildi. Kim ABD’ye 1 dolar kâğıt para verip karşılığında altın almak isterse, ABD Hazinesi 1 doları geri alacak, yerine 1,129 gram altın verecekti.
Bu sistemin işlemesi ABD’nin açık vermemesine bağlıydı. ABD, 1950’lere kadar bütçe açığı ve dış ticaret açığı vermedi. Dünyada dolar bulunmaz bir meta oldu. Ama özellikle 1958’den sonra kıtlık bolluğa dönüştü.
ABD’nin açığı arttıkça dolar devalüe edildi. O ara yatırımcılar dolar yerine Alman Markı’na da dönmeye başladı. Altına bağlı sabit kur sistemi 1973 yılında sona erdi.
Bu süre zarfında dolar sadece ticarette kullanılan bir para birimi olmaktan çıkıp dünyanın rezerv para birimi haline geldi. Dolar bir anlamda ABD’nin en büyük ihraç ürünü oldu.
ABD hazinesi, artık altın karşılığı olmasa da para basıyor ve kendisine maliyeti 10 cent olan bir kâğıt parçası ile 100 dolarlık mal ithal edebiliyordu.
Şimdi gelelim Türkiye’ye;
Türkiye ‘‘altın karşılıklı para’’ya geçse ne olur?
1. ‘‘Altın karşılıklı para’’ yürürlüğe girdiği gün enflasyon “sıfır” olacak, Türkiye’nin gündeminde enflasyon diye bir şey kalmayacaktır.
2. Parasının değerini korumak isteyenler, faiz alıp-vermeden paralarının değerini koruyacaklar.
Örneğin; bin lira 10 gram altını temsil etsin. Bankaya bu bin lirayı yatırın ve bir sene sonra da bin lirayı geri çekmek isteyin. Bu bin lira 10 gram altını temsil edeceği için ne faiz alır-verir ne de paranızın değerini kaybetmiş olursunuz. Bu ‘‘altın karşılıklı para’’ya banka bir ilâve yaparsa, işte o yapılan ilave, faiz hüviyeti taşıyacaktır. Yani banka size faiz vermiş siz de bankadan faiz almışsınızdır.
3. ‘‘Altın karşılıklı para’’, enflasyonu sıfırlamakla kalmayıp, enflasyonun doğurduğu sermaye kanamasını önleyecek, şirketlerin sermaye kanamasına son verecektir.
4. Dış ülkelerle yapılan ticaret, başka bir para birimi ile değil Türk lirası olarak yapılacaktır.
5. Değerinden hiçbir şey kaybetmeyen bir paraya sahip olduğumuz için dünyadaki en sağlam rezerv para birimi Türk lirası olacaktır.
6. Kasada tutulan her Türk Lirası da bize senyoraj geliri yazacaktır.
Tabi ki akla şu soru gelecektir.
Türkiye bu kadar altını nereden bulacak?
Türkiye, altın ithal eden ülkedir, ama ekonomik kriz nedeniyle geçen yıl halktan tonlarca hurda altın dönüşü oldu ve bunlar eritilerek 140 ton civarında külçe altın ihraç edildi.
Peki, yastık altı altınımız bitti mi?
Hayır.
İstanbul Altın Borsası Başkanı Osman Saraç, bir mülakatta Türkiye’deki yastık altı altın miktarının 3–4 bin ton olduğunu söyledi.
Bu miktar çok ama çok önemli bir altın rezervi demektir.
· Amerika’nın toplam altın rezervinin neredeyse yarısı. [ki ABD dünyanın en büyük altın rezervlerine sahip.] · IMF’nin altın rezervi 3 bin 200 ton. · Avrupa’nın tüm Merkez Bankaları rezervi 3 bin 600 ton. · Bizim Merkez Bankası’nın altın rezervi ise 116 ton.
Türkiye Merkez Bankası’nın altın rezervi 116 ton olmasına rağmen, ne AB’de ne de ABD’de insanların yastık altında bu miktar altını yoktur.
“Altını olan kuralı koyar”
Türkiye’de altın karşılığı para sistemine geçmek için hemen hemen bütün şartlar (altın fiyatının yüksek olması dışında) olgunlaşmış durumdadır. Halkımızın yastık altında tuttuğu altınla, Merkez Bankamızın kasasında bulunan altın toplamı Tüm Avrupa Merkez Bankaları’nın toplam altın rezervi kadardır.
- Eğer Merkez Bankamız yastık altındaki bu altının bir miktarını toplamayı başarabilirse –ki iç borçlanma ya da üretilecek yeni bir ara formül ile bu sorun kolaylıkla çözebilir– Türkiye altın ithal etmek durumunda kalmayacaktır.
- Bir diğer çözüm de topraklarımızdaki altın madenlerinden elde edilecek altının gün yüzüne çıkarılarak ekonomiye kazandırılmasıdır. Ancak, bu uzun vadeli bir süreçtir.
- Üçüncü ve en kısa çözüm yolu ise eksik kalan miktar kadar altın ithalidir. Her hafta 1 milyar dolar dışarıya sadece faiz ödeyebilen bir ülke uzun vadeli bir kredi ile borçlanarak bu altını satın alabilecek güçtedir. Kaldı ki altın karşılıklı paraya geçtikten sonra senyorajdan elde edilecek gelir bu kredilerin geri ödenmesini son derece kolaylaştıracaktır. Ayrıca, ülkemiz gerçek anlamda konvertibl hale gelen Türk lirası nedeniyle uluslar arası ticaretini döviz cinsinden bir parayla yapmayacağı için döviz cinsinden ödemeleri en düşük seviyede olacak ve döviz satın alma yükünden kurtulacaktır.
Bütün bu çözüm yollarının teknik hesaplamaları hazine ve Merkez Bankamız tarafından yapılabilir.
Yeter ki siyasi erk altın karşılıklı paraya geçme iradesini ortaya koysun.
Mustafa Müjdeci, 17.11.2009
Bu yazı 17.11.2009 tarihinden itibaren toplam 879 defa okunmuştur.
|
|