email: şifre: yeni üye
Ana SayfaSiyasetGündemEkonomiDünyaSporYaşamTeknolojiSağlıkTasavvuf
Mustafa G. Güler [Kur'an ne diyor?] 08.07.2010

Mustafa G. Güler
Peygamber Efendimizin Miraç Gecesi bastığı taş kutsal mıdır, değil midir?
Miraç gecesi ve mübarek geceler

Çok değil, bir kaç yıl önce Miraç gecesi belki güzel bir sohbete rastlarım diye kanalları geziyordum. Bir kanalda yayınlanan Miraç Gecesi Sohbetinde alt yazı olarak kayan bu metin dikkatimi çekmişti. Biraz kulak kabarttım. 1 sunucunun yönettiği program 3 konuk ağırlıyordu. Konuklardan biri Mescidi Aksa'daki bu taşın ne kadar kutsal olduğunu söylerken, bir diğeri kesinlikle taşlara kutsiyet yüklemenin putperestlik olduğunu, üçüncü konuk ise, bu güzel gecede böyle bir tartışma yapmak yerine Allah'tan ve O'nun güzelliklerinden, bizlere verdiği hamd ve şükür edilecek nimetlerinden söz etmek gerekir diyordu.

Evet yanılmadınız, sunucu üçüncü konuğa neredeyse hiç söz vermedi. Nadiren konuşma fırsatı bulan bu kişi, her ağzını açtığında diğer iki konuşmacı lafı ağzına tıkadılar ve "Sen ne anlarsın?" diyerek, sazı ele geçirdiler. Reytinglerden memnun olan sunucu da, pek bir seyirci kaldı nedense bu duruma.

Evet, Miraç gecesinin belki de en önemli sorusu budur: "Peygamber Efendimiz Hz. Muhammet Mustafa (SAV) Miraç Gecesi seyri sırasında Kudüs'te Mescid-i Aksa'da bastığı taş kutsal mıdır?"

Hicret'ten bir yıl önce 27 Recep gecesi, peygamber Efendimiz gece vakti Kabe'den alınmış, Burak üzerinde Mescid-i Aksa'ya getirilmiştir. Kabe'den Mescid-i Aksa'ya gerçekleşen yolculuğun bu bölümü "İsra" olarak anılır. Miraç ise kelime anlamı itibariyle yükselişi ifade eder. Miraç; Mescid-i Aksa'dan 7 gök katının aşılması ve Allahu Teala'nın huzuruna varılmasını ifade eder.

Kur'an'da Miraç Gecesi Necm suresinin 3-18. ayetleri arasında anlatılır:

53 / NECM - 3: Ve mâ yentıku anil hevâ.
Ve o, hevasından (kendiliğinden) konuşmaz.

53 / NECM - 4: İn huve illâ vahyun yûhâ.
(O'nun söyledikleri), sadece O'na vahyolunan vahiydir.

53 / NECM - 5: Allemehu şedîdul kuvâ.
O'na çok şiddetli ve kudretli olan (Cebrail A.S) öğretti.

53 / NECM - 6: Zû mirreh(mirretin), festevâ.
O (Cebrail A.S), kuvvet ve azamet sahibidir. Öylece istiva etti (yöneldi).

53 / NECM - 7: Ve huve bil ufukil a’lâ.
Ve o, ufkun en yüksek yerinde (gözüktü).

53 / NECM - 8: Summe denâ fe tedellâ.
Sonra yaklaştı ve böylece indi.

53 / NECM - 9: Fe kâne kâbe kavseyni ev ednâ.
Böylece iki yay mesafesi kadar, (hatta) daha yakın oldu.

53 / NECM - 10: Fe evhâ ilâ abdihî mâ evhâ.
Böylece O'nun kuluna vahyedeceği şeyi vahyetti.

53 / NECM - 11: Mâ kezebel fuâdu mâ reâ.
Kalbindeki fuad (gönül gözü görmesi), gördüğü (ruhun gözlerinin gördüğü) şeyi tekzip etmedi.

53 / NECM - 12: E fe tumâr rûnehu alâ mâ yerâ.
Yoksa siz, onunla gördüğü şey hakkında mı tartışıyorsunuz?

53 / NECM - 13: Ve lekad reâhu nezleten uhrâ.
Ve andolsun ki, onu başka bir inişinde de gördü.

53 / NECM - 14: İnde sidretil muntehâ.
Sidretül Münteha'nın yanında.

53 / NECM - 15: İndehâ cennetul me’vâ.
O'nun (Sidretül Münteha'nın) yanında Meva Cenneti (vardır).

53 / NECM - 16: İz yagşes sidrete mâ yagşâ.
Sidre'yi bürüyen şey bürüyordu.

53 / NECM - 17: Mâ zâgal basaru ve mâ tegâ.
Bakış kaymadı ve haddi aşmadı.

53 / NECM - 18: Lekad reâ min âyâti rabbihil kubrâ.
Andolsun ki o, Rabbinin büyük âyetlerinden (bir kısmını) gördü.

Günümüzde Miraç gecesi ile ilgili 2 tartışma konusu söz konusudur.

  1. Peygamber Efendimiz Allahu Teala'yı görmüş müdür?
  2. Meleklerin 50.000 yılda katedebildiği bir mesafe nasıl bir gecede aşılmıştır?

Tabi ki literatürümüze yeni eklenen "Peygamber Efendimizin Miraca yükselirken Mescidi Aksa'da bastığı taş kutsal mıdır?" sorusunu da bu sorulara eklemek lazımdır.

1. Peygamber Efendimiz Allahu Teala'yı görmüş müdür?

Peki Allahu Teala görülür mü? Allahu Teala baş gözleriyle değil gönül gözüyle görülür. 5 Ulul Azm peygamberden biri olan Hz. Muhammed Mustafa (SAV) Allahu Teala'nın en sevdiğidir, alemlere rahmetdir. Peygamber Efendimiz (SAV) in Allahu Teala'yı görüşü Necm suresinin 11. ayetinde açıkça yer alır. Allahu Teala Peygamber Efendimizin "Kalbindeki fuad'ın Kendisini gördüğünü" buyurmuştur.

2. 50.000 yıllık bir mesafe nasıl bir gecede aşılır?

"... vallâhu alâ kulli şey’in kadîr(kadîrun)."
... ve Allah her şeye kadirdir.

"Aziz Mahmud Hüdayi" henüz kadı iken, onu arayışa iten, dünya hayatının ona sunduğu tüm mevki, şan ve iktidarını elinin tersiyle itip, mürşidi Üftade Hz.lerine tabiyeti ile neticelenen yaşlı bir adam ile yaşadıkları mahkeme diyaloğunu çok severim. Konuyla da ilgili olduğu için burada kısaca anmakta yarar görüyorum.

Bursa Kadısı Mahmut Efendi zamanında yaşayan yoksul bir zat, hacca gitmeyi çok istemektedir, ancak olanaksızlıklar nedeniyle bir türlü gerçekleştiremez. Yaşlılık yıllarından birinde karısına der ki: "Bu yıl da hacca gidemezsem seni boşayacağım". Bursa'dan haci kafilesi ayrıldıktan beridir, bu yemini yüzünden çok sevdiği karısından olacağı için çok üzülmekte, ağlamaktadır. Bir gün yine bir taşa oturmuş ağlarken, Üftade Hz. çıkagelir, yaşlı adamın sorununu öğrenir ve onu Eskici Mehmet Efendi'ye gönderir. Eskici Mehmet Efendi'ye giden zat, kendisini Üftade Hz. lerinin gönderdiğini söyleyerek meramını anlatır. Eskici Mehmet Efendi adamın gözlerini kapattırır ve adam gözlerini açtığında kendisini ve Eskici Mehmet Efendi'yi Kabe'de bulur.

5-6 gün sonra Kabe'den dönerler, karısı neden ortadan kabolduğunu sorduğunda "Kabe'den geliyorum" yanıtını alınca, soluğu doğru Kadı Mahmut Efendi'nin yanında alır, der ki: "Boşanmak istiyorum, Kadı Efendi. Eşim hacca gitmeyi çok istemektedir. Bu yıl bir yemin etmiş; "bu yıl da hacca gidemezsem, seni boşayacağım" demişti. Geçenlerde kısa bir süre ortadan kayboldu ve 5-6 gün sonra geri geldiğinde hacca gittiğini söyledi. Bu adam bir yalancıdır ve ben artık boşanmak istiyorum".

Kadı Mahmut Efendi, yaşlı adamı çağırtır ve sorar:
- Doğru mu eşinin anlattıkları?
- Doğrudur Kadı Efendi.
- Bu nasıl olur Efendi?

Yaşlı adam olan biteni baştan sona anlatır.

Kadı Efendi bunun mümkün olmayacağını söyleyerek, yaşlı adamın ifadesini kabul etmediğinde, adam saf ve oldukça düşündürücü bir şekilde yanıtladı:

- Kadı efendi! Allâh Teâlâ'nın düşmanı olan şeytan bir anda bütün dünyâyı dolaşıyor da, Allâh dostu olan has bir kul niçin bir anda Kâbe'ye gidemesin?

******

Aziz Mahmut Hüdayi Hazretlerinin hayatını değiştiren bu olay, daha doğrusu bu söz idi. Dünyalık kurallar ve fizik kanunları standartlarıyla düşünmek insana gayet normal gelen bir davranıştır. Ancak unutulmamalıdır ki "evren" de, "fizik kanunları" da Allahu Teala'nın yarattıklarındandır.

Sonsuz kudret sahibi Rabbimiz, neye "Ol" derse, o "Olur" Hz. Peygamber Efendimizin de, evvela Kudüs'e ardından 7 gök katına, 7. gök katında 7 alemi aşarak Sıdretul Münteha'ya varması ve ordan dikey bir yolculuk ile Allah'ın Zatına ulaşması, sadece Allahu Teala'nın "Ol" emrinin tecellisidir.

3. Peygamber Efendimizin Miraca yükselirken Mescidi Aksa'da bastığı taş kutsal mıdır?

Eveeet, geldik en hayati konuya...

Sevgili okuyucular, Allahu Teala 5 özel geceyi, müminler hamd ile şükür ile geçirsinler diye hediye etmiştir, ikram etmiştir. Sunucu reyting derdinde, 2 kişi fitne derdinde... Bir Allah dostu'da bizleri Allah'a ve O'nun güzelliklerinden konuşmaya davet etmiş. Bu işin en hayırlısı Allah dostunu dinlemektir. Miraç gecelerinizi ve diğer kandil gecelerinizi tartışarak vaktinizi çalanlara değil Allah'a ayırınız, Allah'a vakfediniz ve gece boyunca namaz kılınız, Allah'ı zikrediniz.

Allahu Teala'yı en çok sevenler, O'nu en çok zikredenlerdir. Bir kul Rabbi'ni ne kadar çok zikrediyorsa, o kadar Allah'ın sevgisine naildir.

İslam aleminin sıkıntısı burdadır, Peygamber Efendimizin bastığı taşın kutsiyetinde değil. Hani "namaz müminin miracıydı" ya, camileri dolaşın, miraca çıkan müminin huşusu mu camiyi cezbelerle yankıya boğuyor, yoksa bu namazı da bir an önce bitirip, işine evine geri dönme tutkusu mu?

Bakın sevgili okuyucularım, Allahu Teala insanı en sevdiği mahluku olarak yaratmıştır ve sadece insana Ruhundan üfürmüştür. Bir kişi ne zaman kalben Allah'a ulaşmayı dilerse, mutlaka Şura suresinin 13. ayetine göre ruhu Allah'a ulaşır, işte bunun adı hidayettir.

42 / ŞÛRÂ - 13: Şerea lekum mined dîni mâ vassâ bihî nûhan vellezî evhaynâ ileyke ve mâ vassaynâ bihî ibrâhîme ve mûsâ ve îsâ, en ekîmûd dîne ve lâ teteferrekû fîhi, kebure alâl muşrikîne mâ ted’ûhum ileyh(ileyhi), allâhu yectebî ileyhi men yeşâu ve yehdî ileyhi men yunîb(yunîbu).
(Allah) dînde, onunla Hz. Nuh'a vasiyet ettiği (farz kıldığı) şeyi (şeriati); “Dîni ikame edin (ayakta, hayatta tutun) ve onda (dînde) fırkalara ayrılmayın.” diye Hz. İbrâhîm'e, Hz. Musa'ya ve Hz. İsa'ya vasiyet ettiğimiz şeyi Sana da vahyederek, size de şeriat kıldı. Senin onları, kendisine çağırdığın şey (Allah'a ulaşmayı dileme) müşriklere zor geldi. Allah, dilediğini Kendisine seçer ve O'na yöneleni, Kendisine ulaştırır (ruhunu hayatta iken Kendisine ulaştırır).

Daha bu kişi "Allah'a ulaşmayı dilediği anda" hidayet üzere olmuş ve dalaletten kurtulmuştur. Dalaletten kurtulanlar ise işte o namazı huşu, huzur ve mutluluk içinde kılanlardır. Namaz bu yüzden mü'minin miracıdır. Siz sizi tartışmaya değil, Allah'a davet edene icabet edin.

41 / FUSSİLET - 33: Ve men ahsenu kavlen mimmen deâ ilâllâhi ve amile sâlihan ve kâle innenî minel muslimîn(muslimîne).
Allah'a davet eden ve salih amel (nefs tasfiyesi) yapan ve: “Muhakkak ki ben teslim olanlardanım.” diyenden daha güzel sözlü kim vardır?

Unutmayın ki Allah'ın daveti O'nadır (Kendisinedir).

13 / RA'D - 14: Lehu da’vetul hakk(hakkı), vellezîne yed’ûne min dûnihî lâ yestecîbûne lehum bi şey’in illâ kebâsitı keffeyhi ilâl mâi li yebluga fâhu ve mâ huve bi bâligıhî, ve mâ duâul kâfirîne illâ fî dalâl(dalâlin).
Hakkın daveti O'nadır (Kendisinedir, Allah'adır). O'ndan başkasına davet ettikleri (şeyler), onlara bir şeyle icabet etmezler. Onlar ancak suya, onun ağzına, suyun ulaşması için avucunu açmış kimse gibidir. O (su), ona ulaşacak değildir. Ve kâfirlerin daveti, dalâletten (su nasıl onların ağızlarına ulaşamıyorsa, dalâlette olanlar da hidayete ulaşamaz) başka bir şey değildir.

Peki "Şura-13'e göre Allah'a ulaşacak olan nedir?" derseniz...

33 / AHZÂB - 72: İnnâ aradnel emânete ales semâvâti vel ardı vel cibâli fe ebeyne en yahmilnehâ ve eşfakne minhâ ve hamelehal insân(insânu), innehu kâne zalûmen cehûlâ(cehûlen).
Muhakkak ki Biz, emaneti göklere, arza ve dağlara arz ettik (sunduk, teklif ettik). Onu yüklenmekten çekindiler ve ondan korktular. Ve insan onu yüklendi. Muhakkak ki o (nefs), çok zalimdir, çok cahildir.

Allahu Teala'ya ulaşacak olan şey Ahzap-72'de buyrulan emanettir. Bu emanet ise Secde suresinin 9. ayetinde buyrulduğu üzere Allahu Teala'nın sadece insana üfürdüğü kendi ruhudur.

32 / SECDE - 9: Summe sevvâhu ve nefeha fîhi min rûhihî ve ceale lekumus sem’a vel ebsâre vel ef’ideh(efidete), kalîlen mâ teşkurûn(teşkurûne).
Sonra (Allah), onu dizayn etti ve onun içine (vechin, fizik vücudun içine) ruhundan üfürdü ve sizler için sem'î (işitme hassası), basar (görme hassası) ve fuad (idrak etme hassası) kıldı. Ne kadar az şükrediyorsunuz.

Allahu Teala kullarından dilediğini kendine seçer, o seçilenlerden her kim kalben Allah'a yönelir ve O'na ulaşmayı dilerse, Allahu Teala o kişinin ruhunu kendisine ulaştırır. Hidayet işte bu ruhun Allah'a ulaşmasıdır.

Nasıl Allah'a ulaşmayı dileyeceğiz?

"Ey yüce Allah'ım nasıl sana ermiş onca evliyan var ise, benim de ruhumu ölmeden evvel Sana ulaştır, beni de hidayete ermiş kullarından eyle... Amin"

Allahu Teala ile birlikte, sevgi, ibadet ve zikir dolu, tartışmasız bir kandil gecesi geçirmeniz dileklerimle...

Allahu Teala'nın hepimizi hidayete erdirdiği kullarından eylemesi dilek ve dualarımızla...

Mustafa G. Güler, 08.07.2010

Bu yazı 08.07.2010 tarihinden itibaren toplam 8220 defa okunmuştur.


Yorumlar
Başlık
Yorum
Yorum yazabilmek için üye girişinizi gerçekleştirmelisiniz.


Yazarın son yazıları
  • İlmel Yakîn, Aynel Yakîn ve Hakkul Yakîn hasıl etmek ne anlama gelir? (04.04.2011)
  • Allah'a kalben iman edip amel defterinde günahları fazla gelenlerin durumu nedir? (21.03.2011)
  • Hidayete ermek Kur'ân'da nasıl tarif edilmiştir? (16.03.2011)
  • Hidayete ermek bir KADER midir? (08.03.2011)
  • Sadeleştirilmiş Kur'an baskılarında tehlike nedir? (01.03.2011)
  • Ruh Allah'a döner mi? (15.02.2011)
  • Hidayet doğru yoldur diyenlere sormak lazım! (01.02.2011)
  • Şirk sadece Hristiyanlar için mi tehlikedir? Müslümanlar için de önemli midir? (15.01.2011)
  • Allah'ın daveti nedir? (01.01.2011)
  • Dünya hayatı bir imtihandır. (15.02.2010)
  • Fatiha’nın sonunda neden “Amin” denilir? (07.10.2009)
  • Kadir Gecesini Nasıl Geçirmeliyiz? (13.09.2009)
  • Hoşgeldin Hak Aynası... (06.09.2009)
  • Yazarlarımız
    Mü'min Kimdir? Dr. Abdulcabbar Boran
    Güneş ve Ay
    İslâm âlemini topyekûn hüsrana sürükleyen korkunç hurafe! Mustafa Seyit
    Ne Var? Ne Yok?
    Allah Dostlarını Aramak Lütfi Tümtürk
    Olaylar ve Yorumlar
    Küçük imtihanlar-3 Sibel Yiğit
    Seyir Halleri
    DERDİNİ BİLMEYENLER Gönül Maraşlıoğlu
    Gönül Penceremizden
    Çekirdeği Toprağa Vermek Nazan Başoğul
    Tabiat Eczanesinden Reçeteler
    Mehtap Abdi
    Bir Yürek Mesafesi
    ŞABAN-I VELİ HZ Gülay Ozan
    Gönül Erenleri
    Hayal Bu Ya Emek Durmuş
    Hayat Gibi
    Muhtelif Mustafa Oğuz
    Bakış Açısı
    Doğan Kuşman
    Olayın İç Yüzü
    Sömürgen Hırsızlar, Doymayan Açlar...1 Seyfi Usta
    Bir de bizden dinleyin!
    ilahi aşk Saliha Güner
    Düşünce-Günce
    Bayramda Dişlere Dikkat Diş Doktoru Gülbeyaz
    Dişler Yolunda
    15.06.2013 Düsseldorf Konferans Ender Eker
    Almanya'dan
    655 Mustafa Müjdeci
    Her şey insan için
    NİCE BAYRAMLARA... Durdu Bahadır
    Hidayet Esintileri
    Tuz Hakkında Yanlış Bilinen Gerçekler B. Tugay Keçeci
    Evrenin Zerafeti
    Fizik aktivite ve kilo kontrolü Ayşe Müjdeci
    Sağlık Pınarı
    Kalp ve Dil Silahı Deniz Temuçin
    Bir İnsan Yetişirken
    İlmel Yakîn, Aynel Yakîn ve Hakkul Yakîn hasıl etmek ne anlama gelir? Mustafa G. Güler
    Kur'an ne diyor?
    Dedikodu nedir? İlkay Yılmaz
    Az Öz
    Bizim Terör Korkut Eser
    Politik Köşe
    BORSA VE BEKLENTİLER Salih Erdin
    Borsada bu hafta
    Diyarbakır:Teksas! Kudret Değirmenci
    Spor Gündemi
    Hasretine hasretim Ayten Qurbanova
    Umut Gülü
    Tek Allah'ın Tek Dini Halim Albayrak
    Dinlerin Birleştirilmesi
    Suç ve ceza Kenan E. Akmaz
    Belçika'dan
    Belirsizlik Sıkıntısı Meral Okan
    Tasavvuf
    Mülke hüküm süren kimdir? Sabri Unat
    Dünyadan
    Bulutların Üzerinde Olmak Ali Gürbüz
    Gül'e Özlem
    Evvel Zaman Icinde 4 İsmail Veyseloğlu
    Mavera
    Bilişim Köşesi Taha Erdem
    Bilim Köşesi
    Referandum İmtihanı Barış Aksoy
    Dünyadan
    Seven, Sevilen Kişidir! Şule Betül Dağ
    En Hayırlı Dost Kimdir
    Sana o kadar çok ihtiyacım varki Rabbim! Pervane Qarayeva
    Kalp Kalbe
    FASLIN ASLI YOK ŞİMDİ Zeren Çelebi
    muzik
    ©2010 Hak Aynası, yazarlarımızın yorumları kendilerine aittir, gazetemiz için bağlayıcı değildir.

    Siyaset | Gündem | Ekonomi | Dünya | Spor | Yaşam | Teknoloji | Sağlık | Tasavvuf