Lütfi Tümtürk [Olaylar ve Yorumlar] |
08.08.2011 |
Komutanların İsyanı
Çağdaş Kazan Kaldırma
29 Temmuz 2011 Günü, Yüksek Askeri şura toplantısından iki gün öce, Genel Kurmay Başkanımız ile Kara, Hava ve Deniz Kuvvet komutanları hep birlikte emekliliklerini istediler. İlk bakışta normal kişisel tercih olarak görülebilir. Devletin zirvesi de böyle değerlendirdi. Ancak bu talep, komutanların Devleti tehdit etmesi olarak algılandı. Kuvvet komutanları şura sonunda yaş haddinden emekliye ayrılmak zorundaydılar. Fakat GKB. İki sene daha görevde kalabilirdi. Gerekçesine göre tutuklu meslektaşlarına destek ve tahliyeleri için gerekli hukuki düzenlemenin yapılmamasını, protesto etmek için görevinden ayrılmaya karar vermiş. Bu düşüncesine saygı gösterilebilinirdi. Fakat yanına kuvvet komutanlarını da alması, toplu isyan niteliği taşır. Bildiğim kadarı ile suçtur. Devletin üst makamlarını işgal eden kişilerin ülkemizi küçük düşürmeye hakları yoktur. Diğer komutanlara ve astlarına kötü örnek olmuşlardır. Kuvvet komutanları zaten emekli olacaklardı. Kırk yıllık hizmetlerini onurla kapatmak varken. Bir isyan gösterisine katkı verdiler. Bu hareketleri ile Şerefli TSK. nin yeniçeri ocağına çevrilmesine kapı açtılar. Gerekçelerinde, yargı kararı olmadan arkadaşlarının tutuklanması olduğunu söylüyorlar. Bazı hukuk mercileri (Siyasete bulaşmış, hukukçular) de uygulamaların haksız olduğunu söylüyorlarmış. Hâlbuki tüm tutuklama kararları yargı makamları tarafından verilmektedir. Yapılan itirazları reddeden kurullar da tecrübeli yargı makamlarıdır. Bu kurumların etki ve tesir edilemeyen, bağımsız yargı makamları olduğunu kendileri de çok iyi bilir. Yürütmenin yargı kararlarına etki edemeyeceği malumdur. Yasama organı da, açılan her hangi bir dava konusunu suç olmaktan çıkarması hukuk dışıdır. Yargılananlara saygısızlıktır. Belki beraat edeceklerdir. Kimse peşinen mahkûm edilmemelidir. Fakat kurumların asli görevlerini bırakıp, siyasetle uğraşması, meşru hükümetleri düşürmek için darbe hazırlığı yapılması, onlar için andıçlar hazırlanması mazur gösterilemez. Bunun için devlet imkânlarının kullanıldığı, teröre müsamahalı davranıldığı iddiaları vardır. Bunlar ağır suçlardır. Böyle suçları işleyenler sivil veya resmi görevli kim olursa olsun kamu önünde hesap vermeleri hukuk devletinin gereğidir. TSK. Mensupları aleyhine açılan davalardan biri, emekliliğini isteyen Deniz Kuvvet Komutanına suikast hazırlığıdır. Bu komutanın tutuklamalara tepki için emekliğini isteyen GKB.nın davranışına destek vermesi, çok enteresandır. İstemeden bu harekete katıldığı gibi düşüncelere sebep olmaktadır. Açık söylemek gerekirse, çok sevdiğimiz şerefli TSK. de, disiplinsizliğin üst makamlara kadar yayıldığı görülmektedir. Her şeye rağmen onurlu kahraman komutanlarımızın çoğunlukta olduğunu bildiğimiz, bu kurum, geçmişi ile hesaplaşmalı ve çürük elmalarından arınarak temize çıkmalıdır. Yıllardır ülkemizi tehdit ve rahatsız eden, terör örgütü, güvenlik kuvvetlerimiz ile mukayese edilemez. Bu güne gelinmesinde, Terör ile mücadelenin zorluğu yanında, onları hafife alma, müsamaha etme, hatta ihanet gayretlerinin etkin olduğu anlaşılıyor. Artık kardeşlik projesine destek verilerek terör bitirilmelidir. Bu kazan kaldırma hareketinden sonra, sıralı komutanlar kurumlarına sahip çıkarak, her hangi bir boşluk çıkmasına izin vermediler. Tüm birimlere yeni komutanlar atanarak, her şey normale dönmüştür. Tutuklu komutanlara da kendilerine temize çıkarma süresi verilmesi çok iyi olmuştur. Genel Kurmay Başkanlığının, Savunma bakanlığına bağlanması ve TSK. İç hizmetler yasasının 35. Maddesinin değiştirilmesi konusunda tüm muhalefetin de destek vereceklerini açıklamaları çok iyi bir gelişmedir. Yeni sivil katılımcı anayasa yapılırken, bu düzeltmelerin de yapılacağını ümit ediyoruz. Sonuç olarak, ülkemiz hukuk devletidir. Halen geçmişi ile hesaplaşma aşamasındadır. Kamu, hizmetinde hata ve ihanet yapan kim olursa olsun ortaya çıkarılmalı. İhaneti olanlar cezalarını çekmelidir. Batı ülkeleri bu aşamadan geçmiştir. Hukuka inanan herkes bu sürece destek vermelidir. Hiç kimsenin ayrıcalığı olmadığı, herkesin hukuk karşısında eşit olduğu gösterilmelidir. Ülkemizin komuta kademesinde bir kargaşa çıkarılması hareketi, sivil ve askeri görevliler tarafından boşa çıkarılmıştır. Bu hizmette emeği geçenleri kutluyorum. Mübarek ramazanda, bir şer talebinden hayır çıktığına inanıyorum.
Lütfi Tümtürk, 08.08.2011
Bu yazı 08.08.2011 tarihinden itibaren toplam 690 defa okunmuştur.
|