Lütfi Tümtürk [Olaylar ve Yorumlar] |
14.07.2011 |
Beraat Kandili
Mutluluğu Yakalamak
Okuyucularımızın Beraat kandillerini tebrik ederim. Beraat etmek, aklanmak, yaptığımız eylem ve işlemlerin olumlu olduğunu ispat edip, temize çıkmak anlamındadır. Ülkemiz geçmişi ile yüzleşme aşamasındadır. Bu sebeple devlet bürokrasisinde görev yapanlar yaptıkları olumsuz faaliyetleri sebebi ile sorgulanıyorlar. Bilinçli olarak toplum zararına hizmet üretenler tutuklanıyor. Son olarak spor camiamızda dönen dolaplar da sorgulanmaya başladı. Bu alanda da birçok suistimaller yapıldığı anlaşılıyor. Tutuklanan kişiler için üzülüyoruz. Ancak ülkemizin de her türlü pislikten arınmasını arzu ediyoruz. Kanunsuz olaylara karışanlar pisliklerini mazur göstermek, cezadan kurtulmak için her yola başvurduklarını görüyoruz. Bazlıları da milletvekili seçilmek sureti ile cezadan kurtulmayı ümit ediyorlar. Ancak, tecrübeli yargıçlarımızı ikna edemedikleri anlaşılıyor. Dünyevi faaliyetlerimiz için aklanmak belki kolaydır. Fakat Allah’a karşı verdiğimiz inkâr politikalarımızdan arınabilecek miyiz? Rabbimiz bizi çok seviyor. Bu dünyada mutlu olmamızı istiyor. Bunun için ihtiyacımız olan her türlü şartları sağlamıştır. Kullarının birbirlerine yardımcı olmalarını, verdiği nimetlerini aralarında paylaşmalarını istiyor. Fakat insanlar ele geçirdikleri imkânlardan başkaların yararlanmasını istemiyorlar. Bu nimetlerden mahrum olanlar mağdur oluyor. İmkânların sahipleri de bunu başkalarına kaptırmama telaşı ile huzursuzlar. Nimetler paylaşılsa, bereket artacak, herkese yetecek, herkes mutlu olacak. Fakat iblis, insanları kıtlık, açlık ile korkutuyor. Bu yüzden zenginler daha zengin. Fakirler de, daha fakir oluyor. Hâlbuki Allahû Tealâ, bu gerçekleri anlatan kitaplarını ve öğretmenlerini tüm toplumlar içinde göndermiş, insanlar bunları gerici, dinde aşırıya gidenler olarak vasıflandırıp dinlemiyorlar. Rabbimiz bu görüşte olan insanların durumlarını gözden geçirip, kendisine yönelmelerini temin için, mübarek gün ve geceler ihsan etmiştir. Bu mübarek zamanlarda büyük rahmet vardır. Cebrail AS. Beraat gecesi, Hz. Peygamberimize gelerek, Namaz kılıp dua etmesini tavsiye ettiği, onun da, geceyi çokça tövbe ve istiğfar ile geçirdiği rivayet edilmektedir. Mübarek üç aylar içindeyiz. Bunlardan Şaban ayının onbeşinci gecesi Beraat kandilidir. Bu geceler derecâtımızı artırmak için ihsan edilen fırsatlardır. Hiç değilse bu gece dünya telaşesinden uzaklaşıp, konumumuzu değerlendirmeliyiz. Ben neredeyim. Rabbimizin ihsan ettiği nimetlerin şükrünü yapabiliyor muyum. Yoksa inkârcılar içinde benliğimden uzaklaşıyormuyum. Durumumuzu samimi olarak değerlendirmeliyiz. Hz. Peygamberimizin, bir hadislerine, “Bu yıl içinde doğacak her çocuk, bu gece deftere geçirilir. Bu yıl içinde öleceklerin isimleri, özel deftere yazılır. Bu gece herkesin rızkı tertip olunur. Bu gece herkesin amelleri Allahü Teâlâ’ya arz olunur.” Dediği söyleniyor. Onun için herkes durumunu gözden geçirmek için bu geceyi fırsat bilmelidir. Kişi Allah’ın gerçeklerini samimi olarak öğrenmeyi niyet etmesi halinde, Rabbimiz ona yardım edecek, idrakını artıracaktır. İslam teslim dinidir. Yedi safhada dört (Ruh’un, vechin, nefsin ve irade)’nin Allah’a teslim edilmesidir. Bunların ilki ruh’un teslimidir. Ruh teslim olmadan diğer teslimlerin yerine getirilmesi mümkün değildir. Ruh’un teslimi için de nefsimizin afetlerinden % 51 oranında arınması ile gerçekleşir. Afetlerden arınması için nefsimizin kalbi, Allah’ın nurları için cazibe merkezi haline gelmesi lazımdır. Bunu sağlayan da zikrullah’tır. Zikri ifa edebilmek için sadece ve sadece Allah’a ulaşmayı dilemek kâfidir. Allah bizi çok seviyor. Dünya ve ahiret mutluluğunu elde edebilmek için yukarıda saydığımız tüm aşamaların hepsini çok kolay sadece bir dileğe bağlamıştır. Konunun yabancıları olan kardeşlerimiz için inanılamayacak kadar kolay, tek bir dilek kurtuluşumuzu sağlıyor. Bunun ötesi Allah’a aittir. Allah, kendisine yönelen kulunun, küçük bir dileğine karşılık dünya ve ahiret mutluluğunu bedava veriyor. İnanılması zor, ama işte ispatı, Şura-13.ayet,“Allah, dilediğini Kendisine seçer ve O'na yöneleni, Kendisine ulaştırır (ruhunu hayatta iken Kendisine ulaştırır).” Buyurulmaktadır. Belki inanamıyacaksınız, bir ispat vesikası daha verelim. Rad suresi - 27. ayet “Ve kâfirler: “Ona, Rabbinden bir ayet (mucize) indirilse olmaz mı?” derler. De ki: “Muhakkak ki Allah, dilediği kimseyi dalâlette bırakır ve O'na yönelen kimseyi Kendine ulaştırır (hidayete erdirir).” Biz bir şey yapmıyoruz. Allah bizi kendisine ulaştırıyor. Bunu nasıl yapıyor diye sorarsanız. Rabbimiz kendisini dileyen kulunun önce duyu organlarını açıyor. Onu görür, işitir ve idrak eder hale getiriyor. Sonra kalbine insan sevgisi veriyor. Özellikle Allah dostlarına karşı sıcak bir ilgi duyuyor. Bu sevginin sonucu, bir Allah dostunun rehberliğini kabul ediyor. Hepsi bu kadar, sonra olaylar çorap söküğü gibi (otomatik) kendiliğinden birbirini tamamlıyor. O zamana kadar hep huzursuz, mutsuz olan, bu kardeşimiz çevresindeki tüm şartların optimal olduğunu idrak etmeye başlıyor. Gelişen tüm olaylar onun mutluluğunu artırıyor. Bu kadar basit, bu kadar kolay şekilde, dünya mutluluğunu yaşamaya başlıyor. Mutluluk bu kadar kolaysa, niçin insanlar mutsuz. Özellikle İslam dünyası varlık içinde yokluk çekiyor. Hep birbiri ile uğraşıyor diye sorabilirsiniz. Bunun sebebi, Mübarek sahabe ve atalarımızın yaşadığı İslamın terk edilmesidir. Günümüzde İslam namaz kılmak, kur’ânın manasını anlamadan okumak olarak algılanıyor. Acı, fakat gerçek budur. Çevremizdeki insanlara bu gerçekler söylendiği zaman itiraz ediliyor. İblis Allah’a verdiği söz sebebi ile insanları kandırmak için gerçekleri ters yüz etmiştir. Bu gerçekleri öğrenmek için, sadece samimiyetle Allah’a yönelmek kâfidir. Allah onların antenlerini açacak. Gerçeklerin idrak edilmesine yardım edecektir. Onun için lütfen, bu kandil gecelerini fırsat bilip durumumuzu bir kerre daha gözden geçirelim. Bunu yapabilenler hemen Allah’a yönelip, ona ulaşmayı dileyeceklerdir. Gelin mutluluk sevgi dünyamızı kuralım. İslamı yaşamak bu kadar kolay ve basittir. Kandilin tüm insanların hidayetine vesiyle olmasını diliyorum.
Lütfi Tümtürk, 14.07.2011
Bu yazı 14.07.2011 tarihinden itibaren toplam 636 defa okunmuştur.
|