Lütfi Tümtürk [Olaylar ve Yorumlar] |
27.06.2011 |
Mübarek Geceler
Miraç Gecesi
İslam’da bazı zaman dilimleri emsallerinden üstündür. Örnek vermek gerekirse, 24 saatlik bir günün en kıymetli zamanı seher vaktidir. A.İmran süresi–17. Ayette, seher vaktinin bir özelliği verilmektedir. “(Onlar), sabredenler, sâdıklar (ahdlerine vefa edenler), kânitîn olanlar (Allah'ın huzurunda saygı ile duranlar), infâk edenler (Allah için verenler) ve seherlerde mağfiret dileyenlerdir.” Bir haftanın en kıymetli günü de bilindiği gibi, Cuma günüdür. Cuma suresi - 9. Ayette, “Ey âmenû olanlar (ölmeden önce Allah'a ulaşmayı dileyenler)! Cuma günü namaza nida olunduğu zaman (çağrıldığınız zaman) hemen Allah'ın zikrine koşun ve alışverişi bırakın. İşte bu, sizin için daha hayırlıdır, keşke bilseniz.” Buyurulmaktadır. Bunun gibi aylar içinde de kıymetli olanlar vardır. Recep, Şaban ve Ramazan ayları diğer aylardan çok değerlidir. Bu aylar içinde mübarek kandil geceleri vardır. Ramazan ayı bu üç aylar içinde en kıymetli aydır. Çünkü içinde bin aydan hayırlı olan Kadir gecesi vardır. Bu gece çok değerli bir zamandır. Kâdir suresinde açıklandığı üzere, yaklaşık bir ömre bedeldir. Allahû Tealânın kullarını ne kadar çok sevdiği bu ayetten anlaşılabilir. Bu gecenin kıymetini bilerek Allah’ın rızasını kazanmak maksadı ile araştırıp, değerlendirmek insana büyük derecat kazandırır. Bu aylardan Recep ayının içinde bulunuyoruz. Bu ayın 27. Gecesi, Miraç gecesidir. Miraç Arap’ça yükselme anlamındadır. Hz. Peygamberimizin Allah katında yükseltildiği kıymetli vakitlerdendir. Bu konu, İsra suresi - 1. Ayetinde “Âyetlerimizi göstermek için, kulunu geceleyin Mescid-i Haram'dan, etrafını mübarek kıldığımız Mescid-i Aksa'ya yürüten Allah, Sübhan’dır. (bütün noksanlıklardan münezzehtir). Muhakkak ki O, en iyi işiten, en iyi görendir.” İfadesi ile açıklanmaktadır. Hz. Peygamberimizin bu gecede, Mescidi Haram (Mekke) ’ den önce, Mescidi Aksa (Kudüs) ’ ya götürüldüğünü kendisine Allah’ın ayet (delil)’lerinin gösterildiğini anlıyoruz. Bu gecede kulların yükünü hafifleten müjdeler verildiğini, Hz. Peygamberimizin hadislerinden anlıyoruz. Bu gece için Hz. Peygamberimiz, “Recep ayında bir gün ve gece vardır ki, Receb’in 27. gecesidir. Kim o gün oruç tutar ve geceyi ibadetle geçirirse yüz sene oruç tutmuş ve yüz sene ibadet yapmış gibi olur.” dediği rivayet edilmektedir. Bu hadisin sahih olduğuna inanıyorum. Çünkü eski ümmetler çok uzun yıllar yaşarmış. Çağımızın insanı onlarla ahirette yarışabilmesi için, böyle bir ekstra derecata ihtiyacı olduğundan, rabbimizin Kadir gecesine benzer bir ikramiyesi olarak düşünüyorum. Hz. Peygamberimiz başka bir hadislerinde de, “Ümmetimin miracı namazdır.” Buyurmuştur. Yani, namazın, Allah katında yükselme olduğu müjdelenmektedir. Hz. Ali (R.A) savaşta sırtına saplanan okun cerrahlar tarafından çıkarılması için namaza duruyor. Böylece okun çıkarılması sırasında hiç acı duymuyor. Namazda Allah’tan başka bir şey düşünmediği için acı hissetmiyor. İşte namaz böyle kılınır. Huşu ile namaz kılanlar, vakitleri iple çekerler. Onlar için namaz kılmak büyük zevktir. Gene Hz. Peygamberimiz “Namaz gözümün nurudur.” Buyurmuşlardır. Bu hadis’ten, Allahû Tealâ’nın sevdiklerine namazlarda bazı güzellikleri gösterdiği anlaşılmaktadır. Böyle bir namaz mutlaka büyük bir zevk olacaktır. Bu şekilde namaz kılanların, günümüzde maalesef çok az olduğunu camilerden, cemaatlerin hızla boşalmasından anlıyoruz. Bunun için, günümüz İslam toplumları sefilleri oynamaktadır. Her türlü kaos, kargaşa ve felaketler İslam ülkelerinde yaşanmaktadır. Hz. Peygamberimiz ve Osmanlı döneminde saadet asırları yaşanmasına rağmen, günümüzde bu güzellikler bilinmiyor. Çünkü çağımızda İslam kâmil manada yaşanmıyor. Taklidi bir İslam yaşanmaktadır. Atalarımız mübarek sahabe efendilerimizi örnek almışlar, kur’ândaki islamı yaşamışlardır. Kur’ânı kerimde, Hz. Peygamberimiz ve onun ashabı örnek gösterilmiştir. Ahzap - 21. Ayette, “Andolsun ki, sizin için ve Allah'a ve ahiret gününe (Allah'a ulaşma gününe) ulaşmayı dileyen ve Allah'ı çok zikredenler için, Allah'ın Resul’ünde güzel bir örnek vardır. “Denilmektedir. Günümüzde de insanlar Allaha inanıyorlar. Eksikliğimiz, “Yevm-il ahire inanmak” ve “Allah’ın zikri” nin terk edilmesidir. Yevm-il ahir, Allah’a ulaşma günüdür. Allah kendisine ulaşmayı dileyen kulunu, dünya hayatında ruhsal olarak kendisine ulaştırmayı Rad-27. Ayette, garanti vermektedir. Hz. Yusuf AS. “Teslim olmadan benim canımı alma” diye dua ettiği, Yusuf-101. ayette anlatılmaktadır. O halde insanların Allah’a ulaşmayı dilemeden, İslamı yaşamaları mümkün değildir. Allah’ın zikri ise, günümüzde bir gericilik alameti olarak algılanmaktadır. Hâlbuki ayetimizde, Hz. Peygamberimizi örnek alanların, Allah’ı çok zikredenler olduğu bildirilmektedir. Kıymetli zamanlar gibi, Allah göre kıymetli mekânların olduğunu, yukarıdaki İsra suresi–1. Ayette geçen “Etrafını mübarek kıldığımız” ifadesinden anlıyoruz. Demek ki, Mescidi Aksa’nın çevresi diğer mekânlardan üstündür. Bunun gibi, Mescidi Haram, Mescidi Nebevi, Arafat dağı, gibi yerler de kıymetli mekânlardandır. Buralarda dua etmenin müstecap (kabul edilen) olduğu söylenir. Bu sebeple Müslümanlar o mekânları ziyaret etmek isterler. Mescidi Haram’ı hayatında en az bir defa ziyaret etmek, gücü yeten Müslümanlara farz kılınmıştır. A.İmran suresi-97. Ayette, “Orada (Beytullah'da) açık beyyineler, Hz. İbrâhîm'in makamı vardır. Ve kim oraya girerse emin (emniyette) olur. Ona yol bulmaya (Hac’ca gitmeye) gücü yetenlere, Allah için o Beyt’in hac edilmesi, insanların üzerine (farz)dır. Ve kim inkâr ederse, artık muhakkak ki Allah, âlemlerden ganidir (hiçbir şeye muhtaç değildir).” Ayetinde bu husus açık olarak anlatılmaktadır. Sonuç olarak, Allah katında kıymetli zamanlar olduğu gibi kıymetli mekânların olduğu çok açıktır. Hz. Peygamberimizin üç aylar için söylediği anlaşılan bir mübarek hadisinde, “Bizi ramazana eriştir.” Diye dua etmektedir. Bizi miraç gecesine ulaştıran rabbimizin, hayırlısı ile Ramazan’a da ulaştırması dileği ile yazımı tamamlamak istiyorum. Bu mübarek geceleri Allah’a ulaşmayı dilemek için fırsat olması dileği ile tüm okuyucularımızın Miraç gecelerini kutlar. Nice böyle mübarek gecelere ulaşmanızı dilerim.
Lütfi Tümtürk, 27.06.2011
Bu yazı 27.06.2011 tarihinden itibaren toplam 865 defa okunmuştur.
|
|