email: şifre: yeni üye
Ana SayfaSiyasetGündemEkonomiDünyaSporYaşamTeknolojiSağlıkTasavvuf
Lütfi Tümtürk [Olaylar ve Yorumlar] 23.05.2011

Lütfi Tümtürk
Çağdaş Demokrasi
Bizde Seçim Böyle Olur.

Demokrasi halkın kendi kendini yönetmesidir. Demokrasi olgunluk rejimidir. Halk temsilcileri vasıtası ile yönetimi şekillendirir. Temsilciler eşit şartlarda seçilir. Seçilen temsilciler (Temel haklar saklı kalmak kaydı ile) temsil ettiği kişilerin tercihlerine uygun kurallar koyarak ülkeyi yönetir. Çağdaş demokrasilerde herkes çoğunluğun yönetim biçimine saygı göstermek zorundadır. Tüm dünyada kural budur.

Bir toplumda herkes aynı düşünce sahibi olamaz. Farklı tercihler, farklı oluşumları (siyasi Partiler) meydana getirir. Bu siyasi partiler yönetim anlayışlarını ortaya koyar. Temel haklara dokunmamak şartı ile istediği yönetimi deneyebilir. Başkanlık, yarı başkanlık,  Parlamenter sistem gibi çeşitleri vardır. Başkanlık rejiminin totaliter rejime kayma tehlikesi olduğu için,  bizde olduğu gibi parlamenter sistem tercih edilir. Parlamenter sistemlerde siyasi istikrar sağlanması zordur. Bu sebeple yarı başkanlık sistemini uygulayan ülkeler de vardır.

Tüm demokratik sistemlerde önemli olan, siyasi partilerin eşit şartlarda halkın tercihine çıkmalarıdır. Siyasi tercihler çok olabilir. Bu sebeple siyasi parti sayısı da çok olur. O zaman da istikrar sağlanması çok zordur. İtalya gibi hep koalisyon yönetimleri olur. ABD de Demokratlar ve Cumhuriyetçiler olmak üzere iki büyük parti vardır. Halk iki partiden birini tercih eder. Aralarında fazla fark olmayan bu partiler sıra ile denenir. Bizim ülkemizde ise çok parti olmasına rağmen, halk istikrar için,  iki-üç partide toplanır. Çoğunluğu sağlayan parti iktidara gelir.

Ancak, bu güne kadar iktidar olanların pek muktedir olamadıkları, devam eden davalardan anlaşılıyor. Derin devlet diye tabir edilen bazı mihrakların tüm yönetimleri yönlendirdikleri anlaşılıyor. Demokrasiye yapılan bu örtülü müdahaleler batıda da olmuştur. Fakat batı toplumları birlik olarak bu müdahaleleri önlemişler.  Bu demokratik mücadele ülkemizde yeni kazanılmaktadır. Kuzey Afrika İslam toplumlarında yaşanan isyanlar, ülkemizin kazandığı bu başarının yansımasıdır.

Kazanılan bu demokratik hakların kıymeti bilinmelidir. Benzer mücadelelerin yapıldığı ülkelerde birçok zayiatlar verilmiştir. Ülkemiz de, 27 Mayıs 1960 ve 12 Eylül 1980 müdahaleleri ile çok masumların canı yanmıştır. Gerekçeleri ise siyasilerin çekişmesi, istikrarın sağlanamaması olmuştur. Bu gün hamd olsun kâmil manada eşitlik vardır. Bölgecilik yapanlara bile, demokratik müsamaha gösterilmektedir. Bu olgunluk kötüye kullanılmamalıdır.

Halkımızın gösterdiği bu olgunluğu, siyasi gruplardan da beklemek hakkımızdır. Maalesef genel seçim atmosferine girildiğinde siyasi mücadele ölçüsü kaçırılmıştır. Siyasiler yönetimde uygulayacakları plan ve projelerinden çok, bir birlerini kötüleme yarışına giriyorlar. Rakip partileri tercih eden milyonlarca vatandaşımıza rağmen, hesap soracağız gibi tehditler ile oy sağlamaya çalışıyorlar. Bu kötülemeler insanlarımızın siyasi tercihlerinin keskinleşmesine sebep olmaktadır. Meşru tüm partiler ve ona oy veren vatandaşlarımız hepsi ülkemizin değerleridir. Kimsenin onları tehdit etmeye hakları yoktur.

Seçimden sonra uygulamalara gösterilen demokratik tepkiler de ölçülü olmalıdır. Demokratik tepki başkalarına zarar vermemek şartı ile haktır. Başkalarına zarar veren, huzursuz eden eylemler hak olamaz. Bu ülke hepimizindir. Ülkemize verilen zarar, ferd olarak hepimizin kesesine yüktür. Güvenlik kuvvetlerine saldırı, halkın güvenliğine yapılan saldırıdır. Güvenlik kuvvetleri güçlü olursa toplum huzur içinde olur. Bu gün İngiltere polisi silah taşımaz. Buna rağmen bizim güvenlik kuvvetlerimizden güçlüdür. Herkes onların tedbirlerine saygı gösterir. Bizim o toplumlardan bir eksiğimiz yoktur.

İngiliz milletler topluluğunda çok fazla farklı kültürler vardır. Bu konuda, ABD daha güzel örnektir. Amerikalılar 72 milletten meydana gelmiş bir toplumdur. Hepsi kendi kültürlerini yaşar. Hiç biri etnik ayrımcılık yapmaz. Bu gün dünyanın en güçlü devletini temsil ediyorlar. Adi kâğıda bastıkları dolarları ile tüm dünyadan hizmet satın alıp, refah içinde yaşıyorlar. Tüm dünyada itibar görüyorlar.

Ülkemiz kıtalar arasındaki konumu, yer altı ve üstü zenginlikleri ile yabancıları kıskandıracak güzelliktedir. Tüm insanlarımız aynı kültür ve inancın sahipleridir. İnsanlarımızı birbirlerine karşı kışkırtmak fitnedir. Fesattır. Ülkemize ve insanımıza ihanettir. Seçimlerde halkımızın tercihlerine herkes saygı göstermek zorundadır. Hiçbir kurum ve kuruluş milletimizin üzerinde değildir. Tüm siyasi ve kamu kurumları meşru iktidar sahiplerine saygı göstermek ve onlara yardımcı olmak zorundadır. Çağdaş demokrasinin gereği budur.

Halkımızın siyasi tercihlerine saygı göstermeyenler kim olursa olsun, olumsuz davranışının müeyyidesine katlanmak zorundadır. Yakın bir zamana kadar kendilerini devlet zannedenler. Bu gün bunun hesabını veriyor. Bu suçları işleyenler arasında masumlar olabilir. Onları adalet sistemimiz temize çıkaracaktır. Yargı aşamasında onlara sahip çıkmak, suç işlemeyi teşvik etmek manasına gelir. Bize yakışan sabırla adaletin işlemesine yardım etmektir.

Batının seçim kampanyaları karnaval şeklinde geçiyor. Parti temsilcileri televizyonlarda projelerini anlatıyor. İnsanlar da, vaatlerdeki tutarlılık ölçülerine göre tercihlerini yapıyorlar. Bizim siyasilerimizin tartışmaları karşılıklı sataşmalar, tehditler ve demagojiler şeklinde oluyor. Bazıları yönetime talip olmak için değil, rakiplerinin iktidar olmasını engellemek için siyaset yapıyor. İstikrarı engellemek istiyorlar. İlk defa bu seçimde kasetlerle birbirlerinin kirli çamaşırlarını ortaya çıkarmak gibi, utanç verici uygulamalar başladı. Seçim bürolarına saldırılar. Çok seviyesiz siyasi mücadeledir.

İstanbul ve doğu illerimizde bazı parti yandaşları ellerinde sopalar ile kamu bina ve araçlarına saldırıp, terör estiriyorlar. Bu hareketler bu siyasilerden nefret edilmesine sebep olmaktadır. Bu yüzden tüm partiler bu hareketlere birlikte karşı çıkmalıdır. Bu eylemler insanlarımızın kutuplaşmalarına sebep olmaktadır. Milletimiz daima saldırganın karşısında ve mağdur olanların yanındadır. Buna tevessül edenleri tanıyor. Seçimlerde cezalandırıyor.

Katılımcı demokrasi evrenseldir. Bizim demokrasi anlayışımız böyledir. Diyemeyiz. Dünyada örneklerine göre kendimizi geliştirmeliyiz. Dünya devletleri artık demokratik olmayan davranışlara karşı çıkıyor. Libya ve Suriye hükümetlerine müdahalenin sebebi budur. Gerçi saldırgan İsrail’i görmezden geliyorlar. Çeçenistan’ın mücadelesine sırt çeviriyorlar. Yugoslavya topraklarında birçok katliamlara göz yumdular. İnsanlarımızı birbirine karşı kışkırtanlar. Bir kargaşa olursa yıllarca birbirimizi kırmamızı zevkle seyreder.

Herkes aklını başına almalı. Demokrasi sınırları içinde kalınmalıdır. Artık demokratik rejimden geri dönüş mümkün değildir. Ülkemiz tüm İslam âlemine örnektir. Olumsuz bir gelişmenin vebali çok büyük olur. Sözü geçen halk temsilcileri yaşanan ahlak dışı davranışlara tepkilerini göstermelidir. Kazasız belasız genel seçimlerin atlatılması düşüncesi ile yazımızı tamamlayalım.

Lütfi Tümtürk, 23.05.2011

Bu yazı 23.05.2011 tarihinden itibaren toplam 857 defa okunmuştur.


Yorumlar
Başlık
Yorum
Yorum yazabilmek için üye girişinizi gerçekleştirmelisiniz.


Yazarın son yazıları
  • İlahi İradenin Hukuk Darbesi (20.05.2012)
  • İrşat ve Mürşit (09.05.2012)
  • Vatan Şairi M.Akif Ersoy'un (27.04.2012)
  • Allahı Unutmayanlar (23.04.2012)
  • Mutluluğun Anahtarı (16.04.2012)
  • "Egemenlik Kayıtsız, Şartsız Milletindir." (08.04.2012)
  • İslam Teslim Demektir. (01.04.2012)
  • Hidayet Kavramı (26.03.2012)
  • Kur'anda Tabiiyet Emri Varmıdır. (18.03.2012)
  • İslam Geri Kalma Nedeni Olamaz: (11.03.2012)
  • 28 Şubat Post Modern Darbesi (04.03.2012)
  • Niyet Amelden Üstündür. (27.02.2012)
  • Ülkemizi Karıştırmak İsteyenler (20.02.2012)
  • Ezilmekten Kurtulmanın Yolu (12.02.2012)
  • Gelişen ve Değişen Türkiye (05.02.2012)
  • Batının Çirkin Yüzü (29.01.2012)
  • Kamu Vicdanı Rahatsızmış.! (22.01.2012)
  • Uludere Provakasyonu (15.01.2012)
  • Mutluluk - 4 (09.01.2012)
  • Mutluluk - 3 (03.01.2012)
  • Mutluluk - 2 (26.12.2011)
  • Mutluluk -1 (18.12.2011)
  • Yargıya Saygı Herkesin Görevidir. (10.12.2011)
  • Kapanan Yarayı Kaşımak (25.11.2011)
  • Sivil Anayasa Fırsatı Kaçırılmamalıdır. (20.11.2011)
  • Allah'ın Nimeti Nedir. (13.11.2011)
  • Gerçek Bayramlara Ulaşmak (05.11.2011)
  • Felaketlerde Yaşanan, Birlik ve Beraberlik (30.10.2011)
  • Teröre Siyasi destek Verenler. (23.10.2011)
  • Dünya ve Ahiret Mutluluğunun Şifresi-2 (17.10.2011)
  • Dünya ve Ahiret Mutluluğunun şifresi-1 (10.10.2011)
  • Terör Olaylarının Artma sebepleri (03.10.2011)
  • Birleşmiş Milletler Üzerindeki Vesayet (26.09.2011)
  • Kıskançlık Krizi (19.09.2011)
  • Kardeşlerin Barışması (16.09.2011)
  • Sömürü Düzeninden Kurtulmak (05.09.2011)
  • İyi Bayramlar (29.08.2011)
  • Kadir gecesini Aramak (22.08.2011)
  • Dinde Zorlama Yoktur. (15.08.2011)
  • Komutanların İsyanı (08.08.2011)
  • Mübarek Ramazan Ayı (30.07.2011)
  • Temiz Eller Operasyonları Sulandırılmamalıdır. (18.07.2011)
  • Beraat Kandili (14.07.2011)
  • İrşat,Mürşit Kavramları (11.07.2011)
  • Hukuk Devleti Riyakarları (04.07.2011)
  • Mübarek Geceler (27.06.2011)
  • Nimetlerin Paylaşılması (20.06.2011)
  • Seçim Sonuçlarının Doğru Okunması (13.06.2011)
  • Demokratik Seçim Milletimize Hayırlar Getirsin (06.06.2011)
  • Mutluluğu Yakalamak (16.05.2011)
  • Demokrasinin Fazileti (09.05.2011)
  • Allah'a Tevekkül Etmek (02.05.2011)
  • Şiddetin Prim Yapması (25.04.2011)
  • Yunanistan'ın Nükleer Santral Şikayeti (18.04.2011)
  • Osmanlıda Yaşanan Birlik (11.04.2011)
  • Mutlu Olmak (04.04.2011)
  • Milletimizi Bölmeye Çalışanlar (28.03.2011)
  • Firavunlardan Kurtulurken,Vesayete Düşülmemelidir. (21.03.2011)
  • Japon Depreminin Düşündürdükleri (14.03.2011)
  • Medya, Basın Vesayeti de Olmamalıdır. (07.03.2011)
  • Yurtta sulh-Cihanda Sulh (27.09.2010)
  • “Adalet Mülkün Temelidir.” (20.10.2010)
  • İslamı Yaşamak Çok kolaydır. (14.10.2010)
  • “Statüko’nun Kibirli Temsilcileri” (25.10.2010)
  • İsyan Hareketlerinin Sonucu ne Olacak. (28.02.2011)
  • Cumhuriyet Bayramında Cumhura Saygısızlık (01.11.2010)
  • Bayramların Hikmetleri, Güzellikleri (14.11.2010)
  • Kürtler Kardeşlerimizdir. (07.11.2010)
  • Füze Kalkanı Projesinin Amacı (22.11.2010)
  • "Egemenlik Kayıtsız Şartsız Milletindir." (28.11.2010)
  • Wikileaks Belgeleri (05.12.2010)
  • Öğrenci Hareketleri (13.12.2010)
  • Birlik ve Beraberlik İhtiyacı (21.02.2011)
  • Yevm'il âhir'e İman (20.12.2010)
  • " Hayır ve Şer " (28.12.2010)
  • NEBİ - RESÛL (03.01.2011)
  • Geciken Adalet Örtülü Af''tır. (10.01.2011)
  • Hakkın ve Halkın Temsilcisi Olmak (17.01.2011)
  • 5+1 Ülkeleri ile nükleer pazarlık (23.01.2011)
  • MEVLİT KANDİLİ (13.02.2011)
  • İslam'da Bayramın Önemi (06.09.2010)
  • Kadir Gecesini Aramak (29.08.2010)
  • Referandum Kör dövüşü (23.08.2010)
  • Ramazaniyelik (16.08.2010)
  • Dinlerin Birliği (09.08.2010)
  • Bir Kilisenin Bağnazlığı (01.08.2010)
  • Provakatörlerin Hedefi (28.07.2010)
  • Demokrasi Terbiyesi (19.07.2010)
  • Egemenlik Kayıtsız Şartsız Milletindir. (12.07.2010)
  • Artan Terör Olayları (05.07.2010)
  • Tuzun Koktuğu Kesinlik Kazanmıştır. (19.06.2010)
  • Güvenlik Konseyi kararı objektif değildir. (13.06.2010)
  • Türk İslam Birliği Huzur ve Mutluluk Getirir. (06.06.2010)
  • İsrail Dize Getirildi. (02.06.2010)
  • "Rotamız Filistin, Yükümüz İnsanı Yardım" (31.05.2010)
  • Dış İşleri Bakanlığının Başarıları (23.05.2010)
  • Her Şey Çok mu Güzel (16.05.2010)
  • Vesayetler Yıkılıyor (02.05.2010)
  • Müminler Kardeştir. (26.04.2010)
  • Milli İradeye Saygı Gösterilmelidir. (21.04.2010)
  • Yazarlarımız
    HANİF DÎNİ'NİN ESASI 7 SAFHA 4 TESLİMDİR! - 3 Dr. Fazıl Nimet
    Güneş ve Ay
    İslâm âlemini topyekûn hüsrana sürükleyen korkunç hurafe! Mustafa Seyit
    Ne Var? Ne Yok?
    655 Mustafa Müjdeci
    Her şey insan için
    SEVGİ YOKSA YOKSUN Doğan Kuşman
    Olayın İç Yüzü
    Referandum İmtihanı Barış Aksoy
    Dünyadan
    Diyarbakır:Teksas! Kudret Değirmenci
    Spor Gündemi
    Fizik aktivite ve kilo kontrolü Ayşe Müjdeci
    Sağlık Pınarı
    İlmel Yakîn, Aynel Yakîn ve Hakkul Yakîn hasıl etmek ne anlama gelir? Mustafa G. Güler
    Kur'an ne diyor?
    İlahi İradenin Hukuk Darbesi Lütfi Tümtürk
    Olaylar ve Yorumlar
    vazgeçmek mi, pes etmek mi İlkay Yılmaz
    Az Öz
    Tek Allah'ın Tek Dini Halim Albayrak
    Dinlerin Birleştirilmesi
    Beni benden salıver Mehtap Abdi
    Bir Yürek Mesafesi
    'Bu kıldığım namaz değil' benim Sibel Yiğit
    Hoşbeş
    Mevsimler ve İnsan Gönül Maraşlıoğlu
    Gönül Penceremizden
    Zevkin Tadı ˝Kahve˝ Nazan Başoğul
    Tabiat Eczanesinden Reçeteler
    Muhtelif Mustafa Oğuz
    Bakış Açısı
    Diyarbakır Açık Müzesi Gülay Ozan
    Gezgin
    1 MAYIS'IN TARİHÇESİ Saliha Güner
    Düşünce-Günce
    MEYVE ÇEKİRDEKLERİ Diş Doktoru Gülbeyaz
    Dişler Yolunda
    Habertürk'te Mahmud Erol Kılıç ile harika bir akşam Emek Durmuş
    Hayat Gibi
    Allah'a Kul Olmak / Şeytana Kul Olmak Durdu Bahadır
    Hidayet Esintileri
    Tuz Hakkında Yanlış Bilinen Gerçekler B. Tugay Keçeci
    Evrenin Zerafeti
    Selefiler Almanya'da Bedava Kuran Meali Dağıtıyor Ender Eker
    Almanya'dan
    Keş nesil....2 Seyfi Usta
    Bir de bizden dinleyin!
    Doğum Sonrası Anne - Bebek İletişimi Deniz Temuçin
    Bir İnsan Yetişirken
    Terör Meselesi'nin Devlet Cephesi Korkut Eser
    Politik Köşe
    BORSA VE BEKLENTİLER Salih Erdin
    Borsada bu hafta
    Belirsizlik Sıkıntısı Meral Okan
    Tasavvuf
    Mülke hüküm süren kimdir? Sabri Unat
    Dünyadan
    Bulutların Üzerinde Olmak Ali Gürbüz
    Gül'e Özlem
    Evvel Zaman Icinde 4 İsmail Veyseloğlu
    Mavera
    Bilişim Köşesi Taha Erdem
    Bilim Köşesi
    Seven, Sevilen Kişidir! Şule Betül Dağ
    En Hayırlı Dost Kimdir
    FASLIN ASLI YOK ŞİMDİ Zeren Çelebi
    muzik
    Yunanistan ve Avro Kenan E. Akmaz
    Belçika'dan
    ©2010 Hak Aynası, yazarlarımızın yorumları kendilerine aittir, gazetemiz için bağlayıcı değildir.

    Siyaset | Gündem | Ekonomi | Dünya | Spor | Yaşam | Teknoloji | Sağlık | Tasavvuf