email: şifre: yeni üye
Ana SayfaSiyasetGündemEkonomiDünyaSporYaşamTeknolojiSağlıkTasavvuf
Lütfi Tümtürk [Olaylar ve Yorumlar] 1/22/2012

Lütfi Tümtürk
Kamu Vicdanı Rahatsızmış.!
Türk'ün Türkten Başka Dostu Yoktur.

Beş yıl önce İstanbul’da öldürülen Ermeni gazeteci Hrant Dink davası nihayet sonuçlandı. Olayın Faili olan sanık Ogün Samast, çocuk mahkemesinde yargılanarak 22 Yıl 10 ay cezaya çarptırılmıştı. Cinayetin Azmettiricisi olan Sanık Yasin Hayal müebbet Hapse mahkûm olmuş. Olayı güvenlik kuvvetlerine ihbar eden kişi olduğu söylenen Erhan Tuncel, cinayetten beraat etmesine rağmen, başka bir suçtan 10 sene ceza almış. Bu cezasını çektiği için tahliye edilmiş.

Karar verildiği günden beri tepkiler bitmek bilmiyor. Olayın meydana geldiği 19 Ocak günü Hrant’ı sevenler taksimde toplanıp kararı protesto etmişler. Agos gazetesine kadar yürümüşler. Televizyondan izlediğim kadarı ile yüksek katılım olmuş. Ellerinde tek elden çıkma “Hepimiz Hrant’ız, Hepimiz Ermeni’yiz.” Pankartı var. Ülkemizde bu kadar çok Ermeni olduğunu bilmiyordum. Kendilerini tebrik ederim. Bayağı ses getirdiler. Medya ve basın kuruluşlarının çoğu, hatta Cumhurbaşkanından. Başbakanına, Adalet Bakanından tüm devlet görevlilerine kadar herkes mahkeme kararını eleştiri yağdırdılar. Herkes bu olayın örgüt işi olduğundan emin görünüyor.

Özel yetkili savcı bile, örgüt kararı verilmemesinden şikâyet ediyor. Tepkiler o kadar etkili oldu ki, kararı veren İstanbul 14.Özel Ceza mahkemesi başkanı bile kararın kendilerini de tatmin etmediği açıklamış. Kararı başkaları eleştirebilir ama soruşturmayı yürüten savcı ve hâkimlerin kendi kararlarını eleştirmelerini anlamak mümkün değildir. Bu kararı vermek için beş yıl beklediler. Olayı incelemek için bu süre yeterli değil midir? Mahkeme, sanıklarından biri için de, karar vermeyi unutmuş. Gözden kaçtığını, telefi edeceklerini kendileri itiraf ediyor. Mahkeme heyeti bu davranışı ile adliye teşkilatımızı rezil etti. Ana muhalefet liderinin söylediği gibi, HSYK olaya el koymalıdır.

Bu açıklamalardan cesaret alan protestocu Ermeniler, “Unutmayacağız”, “Affetmeyeceğiz.”, “ Bu dava böyle bitmez.” Diye pankart açmışlar. Herhalde tüm sanıkların idam edilmesini istiyorlar. Trabzon ilinin mahkûm edilmesini, maktulü uyaran, kamu görevlilerine ağır cezalar verilmesini talep ediyorlar. Yetmez, Devleti, Hükümeti hedef tahtasına koyuyorlar. Devlet görevlilerimiz de bu fırtınayı atlatmak için, mahkeme kararını saygı göstereceği yerde, onları eleştiriyor. Maktulün yakınları da bu istismara çanak tutup, kahraman edası ile tehditler savuruyorlar.

Maktul ve Ermenilere karşı hiçbir ön yargım yoktur. Ermenilerin diğer azınlıklara göre, halkımıza daha yakın olduklarına inanan kişilerdenim. Hrant’ın sağlığında milletimize hakaret ettiğini, bunun için mahkeme kararı ile mahkûm olduğunu okuyoruz. Gençleri tahrik etmiş, hem kendisini mağdur etti. Hem de bu gençlerin suç işlemelerine sebep oldu. Buna rağmen öldürülmesini şiddetle kınıyorum. Hiçbir şey, insanın hayatının sona erdirilmesine sebep olamaz. Fakat gençler tahrik olduklarında böyle yanlış işler yapıyorlar.

Ancak, maktulün yakınları ve arkadaşları olduğunu söyleyen bu Ermeniler olayı istismar ediyor. Halkımızı tahrik ediyorlar. Cinayet işlendiği için üzgünüm. Fakat bunun milletimizi tahkir etmek için vesile olarak kullanılması kanıma dokunuyor. Doksan beş yıl geçse de unutturmayacaklarmış. Bu dava bitmeyecekmiş. Bu düşünce, acılı ailenin her sene acısını tazelemekten başka işe yaramaz.

Ermeniler masum Azerileri yurtlarından çıkardılar. Katliam yaptılar. Kurtulan zavallılar yıllardır. Çadırlarda kalıyor. Kendi öz yurtlarından kovuldular. Binlerce insan çile dolduruyor. Bunların acısını paylaşan, olayı kınayan eden kimse yok. Ermenistan kendi yaptığı katliamları görmeden, Türkler soykırım yaptılar. Diye dünyayı aleyhimize kışkırtıyorlar.

Hepimiz Mehmet – HepimizTürk’üz

Hepimiz Hrantız, hepimiz Ermeniyiz.” Diye tahrik ediyorlar. Biz de “Hepimiz Mehmet, Hepimiz Türk’üz “ diye sokaklara mı dökülelim. Bu Ermeni veya Ermeni hayranı olan kalabalık bir defa Azerbaycan işgalini kınadılar mı? Bu hareketleri ile Türk ve Ermeni halkları arasında kin ve düşmanlık ekiyorlar. Batı bunu yeterince yapıyor. Bu yüzden Ermenistan kapısı açılmıyor. İki devlet dostça yaşayamıyor. Kapılar açılsa Ermenistan’da refah artar. İki devlet de bundan istifade eder.

Ermeniler lobileri, Amerika, Avrupa ve Rusya haklarını kandırabilirler. Türk düşmanlığını yayabilirler. Bunun prim yaptığını sanabilirler. Sonunda hep kendileri mutsuz olur. Ataları Avrupa devletlerinin kışkırtması ile doğu Anadolu’da yaptıkları zulmün sonunda, kaçmak zorunda kaldılar. Türk düşmanlığı kimseye hayır getirmez. Fransa’ya da hayır getirmeyecektir. Osmanlı döneminde, Ermeniler devletin en üst makamlarında görev yapıyorlardı. “Milleti Sadıka” ünvanını almışlardı. Yüzyıllarca huzur içinde yaşadılar. Avrupa’nın tahriki ile hamilerine ihanet edip, tüm dünyaya dağılmak zorunda kaldılar.

Milletimize hakaret etmesine rağmen, Maktul Hrant Dink’in olumlu davranışlarını da okuyoruz. Allah rahmet eylesin. Bunun mağduriyeti artık daha fazla istismar edilmemelidir. Ailesinin acısına katılıyorum. Allah sabır versin. Bunların acısı sürekli tazelenmemelidir. Anma günü toplantısındaki kalabalık kolay toplanmaz. Bunu istismar eden devlet, örgüt ve kötü niyetli kişilerin katkıları olduğu muhakkaktır. Kalabalık içinden bazıları çevredeki banka ve dükkânlara saldırmışlar. Konunun istismar edildiği çok açıktır.

Olay beş sene boyunca enine boyuna incelenmiştir. Sanıkların yakınları akrabaları hepsi sorgulanmış, hepsinin katkıları araştırılmıştır. Kendilerine silah temin edenler de cezalarını almışlardır. Sanıkların olayı müteakip hemen yakalanmasına rağmen, birçok devlet görevlisi görevinden olmuştur. Devlet görevlileri ve yargı makamları karar karşısında kamu vicdanının tatmin olmadığını söylüyor. Olayın örgüt işi olduğu kararının verilmesini istiyorlar.

Devletin yargı kurumlarını savunması gerekir. Hâkimlerin böyle töhmet altında bırakılması devam eden davalara olumsuz tesir eder. Nitekim yargı makamları da kendilerini savunmak zorunda kalmışlar. Özel yetkili savcının da olayı hemen temyiz ederek topu Yargıtay’a attığını anlıyoruz. Bu olay sebebi ile güvenlik kuvvetleri (Özellikle Jandarma teşkilatı)  de çok yıpranmıştır.

Milletimizin düşmanı maalesef çoktur. Milletimiz ve Devletimizin bekası için bunların karşısında dik durulması taviz verilmemesi gerekir. Yoksa tüm dünya üç milyonluk Ermenileri, 100 milyonluk Türk’e tercih eder. Çevremiz ile sıfır sorun olacak diye ortaya çıktık. Son altı ay içinde başta ABD, Avrupa ve çevremizdeki komşularımız içinde dostumuz kalmadı. Ebedi dostumuz olan Pakistan’ın başı da dertten kurtulmuyor. Türk dünyasında ise Rusların etkisi sürekli artıyor.

Atalarımız “Adalet Mülkün temelidir.” Demişler. Adaletin kalmadığı yerde, devlet kalmaz. Adli kurumlarımız kendilerini toparladı diye sevinirken son olay hiç de iyi olmamıştır. Taksimde toplananlar adaletin değil, devletin peşindedir. Bu sebeple doksan beş yıl geçse bu dava bitmez. Diyorlar. Kendileri savcı ve hâkim olup milletimizi mahkûm etmeye çalışıyorlar. AB. nin genişlemeden sorumlu komiseri de davayı takip ettiklerini, cezaların yeterli olmadığını buyurmuş. Tüm milletimizi mahkûm etmeden bunların vicdanını tatmin etmek mümkün değildir.

Lütfi Tümtürk, 1/22/2012

Bu yazı 1/22/2012 tarihinden itibaren toplam 162 defa okunmuştur.


Yorumlar
Başlık
Yorum
Yorum yazabilmek için üye girişinizi gerçekleştirmelisiniz.


Yazarın son yazıları
  • Ülkemizi Karıştırmak İsteyenler (2/20/2012)
  • Ezilmekten Kurtulmanın Yolu (2/12/2012)
  • Gelişen ve Değişen Türkiye (2/5/2012)
  • Batının Çirkin Yüzü (1/29/2012)
  • Uludere Provakasyonu (1/15/2012)
  • Mutluluk - 4 (1/9/2012)
  • Mutluluk - 3 (1/3/2012)
  • Mutluluk - 2 (12/26/2011)
  • Mutluluk -1 (12/18/2011)
  • Yargıya Saygı Herkesin Görevidir. (12/10/2011)
  • Kapanan Yarayı Kaşımak (11/25/2011)
  • Sivil Anayasa Fırsatı Kaçırılmamalıdır. (11/20/2011)
  • Allah'ın Nimeti Nedir. (11/13/2011)
  • Gerçek Bayramlara Ulaşmak (11/5/2011)
  • Felaketlerde Yaşanan, Birlik ve Beraberlik (10/30/2011)
  • Teröre Siyasi destek Verenler. (10/23/2011)
  • Dünya ve Ahiret Mutluluğunun Şifresi-2 (10/17/2011)
  • Dünya ve Ahiret Mutluluğunun şifresi-1 (10/10/2011)
  • Terör Olaylarının Artma sebepleri (10/3/2011)
  • Birleşmiş Milletler Üzerindeki Vesayet (9/26/2011)
  • Kıskançlık Krizi (9/19/2011)
  • Kardeşlerin Barışması (9/16/2011)
  • Sömürü Düzeninden Kurtulmak (9/5/2011)
  • İyi Bayramlar (8/29/2011)
  • Kadir gecesini Aramak (8/22/2011)
  • Dinde Zorlama Yoktur. (8/15/2011)
  • Komutanların İsyanı (8/8/2011)
  • Mübarek Ramazan Ayı (7/30/2011)
  • Temiz Eller Operasyonları Sulandırılmamalıdır. (7/18/2011)
  • Beraat Kandili (7/14/2011)
  • İrşat,Mürşit Kavramları (7/11/2011)
  • Hukuk Devleti Riyakarları (7/4/2011)
  • Mübarek Geceler (6/27/2011)
  • Nimetlerin Paylaşılması (6/20/2011)
  • Seçim Sonuçlarının Doğru Okunması (6/13/2011)
  • Demokratik Seçim Milletimize Hayırlar Getirsin (6/6/2011)
  • Çağdaş Demokrasi (5/23/2011)
  • Mutluluğu Yakalamak (5/16/2011)
  • Demokrasinin Fazileti (5/9/2011)
  • Allah'a Tevekkül Etmek (5/2/2011)
  • Şiddetin Prim Yapması (4/25/2011)
  • Yunanistan'ın Nükleer Santral Şikayeti (4/18/2011)
  • Osmanlıda Yaşanan Birlik (4/11/2011)
  • Mutlu Olmak (4/4/2011)
  • Milletimizi Bölmeye Çalışanlar (3/28/2011)
  • Firavunlardan Kurtulurken,Vesayete Düşülmemelidir. (3/21/2011)
  • Japon Depreminin Düşündürdükleri (3/14/2011)
  • Medya, Basın Vesayeti de Olmamalıdır. (3/7/2011)
  • Yurtta sulh-Cihanda Sulh (9/27/2010)
  • “Adalet Mülkün Temelidir.” (10/20/2010)
  • HANİF DÎNİ'NİN ESASI 7 SAFHA 7 TESLİMDİR! - 1 Dr. Fazıl Nimet
    Güneş ve Ay
    Facebook'ta hayırlı bir iş: TEZEKKÜR Mustafa Seyit
    Ne Var? Ne Yok?
    655 Mustafa Müjdeci
    Her şey insan için
    SEVGİ YOKSA YOKSUN Doğan Kuşman
    Olayın İç Yüzü
    Referandum İmtihanı Barış Aksoy
    Dünyadan
    Diyarbakır:Teksas! Kudret Değirmenci
    Spor Gündemi
    Fizik aktivite ve kilo kontrolü Ayşe Müjdeci
    Sağlık Pınarı
    İlmel Yakîn, Aynel Yakîn ve Hakkul Yakîn hasıl etmek ne anlama gelir? Mustafa G. Güler
    Kur'an ne diyor?
    Ülkemizi Karıştırmak İsteyen Lütfi Tümtürk
    Olaylar ve Yorumlar
    vazgeçmek mi, pes etmek mi İlkay Yılmaz
    Az Öz
    Tek Allah'ın Tek Dini Halim Albayrak
    Dinlerin Birleştirilmesi
    Güneşe bir kısa mesaj... Sibel Yiğit
    Hoşbeş
    ˝Kubbe-i Arz'ın Mihmandarları˝ 4 Gönül Maraşlıoğlu
    Gönül Penceremizden
    Vakit ayrılık vakti Mehtap Abdi
    Bir Yürek Mesafesi
    Potasyum Deposu ˝Tarçın˝ Nazan Başoğul
    Tabiat Eczanesinden Reçeteler
    Muhtelif Mustafa Oğuz
    Bakış Açısı
    Diyarbakır Açık Müzesi Gülay Ozan
    Gezgin
    Divan_ı Kebir'den... Saliha Güner
    Düşünce-Günce
    ORUÇTA AĞIZ KOKUSUNA ÇÖZÜM ÖNERİLERİ Diş Doktoru Gülbeyaz
    Dişler Yolunda
    Habertürk'te Mahmud Erol Kılıç ile harika bir akşam Emek Durmuş
    Hayat Gibi
    Allah'a Kul Olmak / Şeytana Kul Olmak Durdu Bahadır
    Hidayet Esintileri
    Tuz Hakkında Yanlış Bilinen Gerçekler B. Tugay Keçeci
    Evrenin Zerafeti
    Almanya'nın Kuzey Ren-Vestfalya Eyaletinde Müslüman Çocuklara Din Dersi Ender Eker
    Almanya'dan
    3. Dünya savaşı kapıda... Seyfi Usta
    Bir de bizden dinleyin!
    Terör Meselesi'nin Devlet Cephesi Korkut Eser
    Politik Köşe
    BORSA VE BEKLENTİLER Salih Erdin
    Borsada bu hafta
    Osmanlı'da Çocukların Eğitimi - 3 Nurefşan Deniz Temuçin
    Bir İnsan Yetişirken
    Belirsizlik Sıkıntısı Meral Okan
    Tasavvuf
    Mülke hüküm süren kimdir? Sabri Unat
    Dünyadan
    Bulutların Üzerinde Olmak Ali Gürbüz
    Gül'e Özlem
    Evvel Zaman Icinde 4 İsmail Veyseloğlu
    Mavera
    Bilişim Köşesi Taha Erdem
    Bilim Köşesi
    Seven, Sevilen Kişidir! Şule Betül Dağ
    En Hayırlı Dost Kimdir
    FASLIN ASLI YOK ŞİMDİ Zeren Çelebi
    muzik
    ©2010 Hak Aynası, yazarlarımızın yorumları kendilerine aittir, gazetemiz için bağlayıcı değildir.

    Siyaset | Gündem | Ekonomi | Dünya | Spor | Yaşam | Teknoloji | Sağlık | Tasavvuf