Lütfi Tümtürk [Olaylar ve Yorumlar] |
20.11.2011 |
Sivil Anayasa Fırsatı Kaçırılmamalıdır.
Askerlik Hzimeti Kutsaldır.
Genel seçimde tüm partiler yeni bir anayasa sözü verdiler. Meclisin ilk görevinin sivil bir anayasa yapmak olacağı anlaşılıyordu. Bu sebeple tecrübeli politikacı Sayın Cemil Çiçek’in TBMM başkanı seçilmesi olumlu karşılandı. Sayın başkan da bu konuya özel önem veriyor. Mecliste grubu bulunan dört partinin görevlendirdiği üçer üye ile kurulan komisyon çalışma kurallarını tespit etmiş. Sayın TBMM. Başkanı Devlet televizyonunda çıktığı bir programda komisyon çalışmaları hakkında bilgi verdi. Yeni anayasanın nasıl yapacağı konusunda mutabakata varmışlar. Tüm resmi ve sivil kurumların nasıl bir anayasa istediklerini bildirmeleri istendi. Ancak, Ana muhalefetin talebi üzerine TSK.’den görüş alınmamasına karar verilmiş. Tüm kararlar oy birliği ile alınacakmış. Yetmez. Anayasa taslağı mecliste görüşülmesi sırasında herhangi bir değişiklik yapılması mümkün değilmiş. Komisyonun Senato gibi kendisini TBMM üzerinde gördüğü anlaşılıyor. Bunu duyduğumda şok oldum. Milletimizden %50 oy alan ile %6 oy alan partilerin aynı üye sayısı temsil edildiği komisyonun aldığı karara bakın. Milli ve manevi değer yargıları birbirinin tam zıddı olan partilerin nasıl oy birliği sağlayacağını çok merak diyorum. Bir metinde anlaştıkları kabul etsek bile, bu nasıl milletin anayasası olacak anlamadım. Herhalde, askerin karışmadığı düzenlemenin sivil anayasa olacağı düşünülüyor. Böyle bir mutabakatın varılması bile bana çok enteresan geliyor. Bazıları üniter devleti kabul etmiyor. Federatif yapıdan söz ediyor. Resmi dile itirazları var. Ana dilde eğitim istiyorlar. Türk vatandaşlığını bile kabul etmiyorlar. Şimdi herkesin kabul ettiği anayasa olacak diye milliyetimizden vaz mı geçeceğiz. Diğer üyelerin bunu kabul edeceğini sanmıyorum. Uzatmayalım bunlar galiba anayasa yapmamaya karar vermişler. İnşallah beni yanıltırlar. Batı ülkelerinde sivil anayasaların nasıl yapıldığını bilmiyorum. Kanaatimce görüşü alınacak kişiler bilim adamları olmalıdır. Bunlar da ideolojik saplantıları olmayan objektif görüşlü bilim adamları olmalıdır. Birde siyaseti bırakmış eski politikacıların yararlı olacaklarını düşünüyorum. 1924,1960 ve 1982 anayasalarının aksayan yönleri bellidir. Sadece buradan hareket edilse bile yeterlidir. Diğer ülkelerin anayasalarından da yararlanılması doğaldır. İngiltere’nin yazılı olmayan anayasası örnek alınamaz. Bizim anayasamızda her konu açıkça izah edilmelidir. Konular yoruma bırakılmamalıdır. Mutabık kalınamayan maddeler birkaç alternatifli oya sunulabilinir. Seçme hakkı millete aittir. Referanduma sunulmayan anayasa sivil olamaz. Önce bu konuda mutabık kalınmalıdır. Her konuda oybirliği sağlanması gerçekçi değildir. Çoğunluğun kabul ettiği anayasaya herkes uymak zorundadır. Konunun sürüncemede kalacağı anlaşılıyor. Zorluk çıkaranın, halk tarafından dışlanmasına ümit bağlanmış görülüyor. Sivil anayasa için ortam hiç bu kadar uygun olmamıştı. Halkımız bu fırsatı kaçıranları affetmez. Anlaşamayan çoğunluk partilerini cezalandıracaktır. Şimdi de başımıza “vicdani ret” olayı çıktı. Askerlik yapmak istemeyen bir kişi Avrupa insan hakları mahkemesine başvurmuş. Mahkeme haklı bulmuş. Ülkemizi tazminat ödemeye mahkûm etmiş. Hükümet bu düzenlemeyi yılbaşına kadar yapmak zorunda kalmış. Sızan bilgilere göre, silahı kabul etmeyenlere TSK. da geri hizmet teklif edilecekmiş. Avrupa ülkelerinde diğer kamu görevleri de veriliyormuş. Batının felsefesi pragmatizm dir. Her şeyi şahsi menfaat ile ölçer. Bu sebeple kişi hürriyetlerine önem veren bir yönetim tarzı vardır. Bunu gelişmiş demokrasi diyorlar. Hâlbuki bizde toplum menfaati ferdi menfaatten önündedir. İslam itikadına göre, kâinatta her şey insan için yaratılmıştır. İnsan da başkalarına hizmet için yaratılmıştır. Başkalarına hizmet Allah’a hizmettir. Mutluluk başkalarına hizmettedir. Ne kadar insanı mutlu ederseniz o kadar mutlu olursunuz. Türk Milleti asker millettir. Askerliği kabul etmeyen vatandaş olamaz. Askerlik nöbetleşe yapılan bir güvenlik hizmetidir. Atalarımız “Hazır ol cenge, istiyorsan sulhu salah.” Demişler. Bu sebeple bizim çocuklarımız gönüllü askere gider. Çocuklarını davul zurna ile askere gönderen tek millet, Türklerdir. Eskiden henüz askerlik çağına ulaşmayan delikanlılar erkek kabul edilmezdi. Askerliğini yapmayana kız vermezler. Diğer kamu hizmetlerine girmek için askerlik yapmak zorunluluğu vardır. ABD. de vergi yükümlüğü çok önemlidir. Vergi veren kişi devlet ayrıcalıklarından yararlanma hakkına sahiptir. Bu sebeple “Ben vergimi veriyorum.” Diye kamu görevlilerinden hizmet isterler. Bizde de askerlik görevi kutsaldır. Bu sebeple bedelli askerlik bile tenkit ediliyor. Önemli kamu görevlerinde bulunanlar ile yurt dışında görevli ve meşru engeller haricinde, bedelli askerlik de yanlıştır. Bu ülkede yaşayan, Türk vatandaşı olan herkesin askerlik görevini yapmak zorundadır. Hizmetini zamanında yapmayan yüz binlerce insanların olduğu söylenmektedir. Bu kişiler vatani görevlerini yapsalar hizmet süresi daha kısa olacaktır. Fakir delikanlılarımız en verimli çağında işini gücünü bırakarak kutsal görevlerine koşuyorsa, enayimidir. Askerlik görevini kabul etmeyenlerin güvenlik hizmeti istemeye hakları olamaz. Çevremiz düşmanlarla doludur. Türk’ün, Türk’ten başka dostu yoktur. Haklının değil, güçlünün daima haklı çıktığı, bir dünyada güçlü olmak zorundayız. Küçücük İsrail dünya devletlerine meydan okuyor. İslam dünyasının ortasında fesat saçıyor. Mazlum Müslümanları açıkça eziyor. Büyük dünya devletleri bu haksızlığa mani olamıyorlar. İsrail’in elinde atom bombası olduğu halde, İran’ın nükleer teknolojiden yararlanması kabul görmüyor. İsrail, birçok devletleri kukla gibi kullanıyor. Yakın bir tarihe kadar ülkemizi de uzaktan idare ediyordu. Şimdi kumanda edemediği için terör örgütlerini üzerimize salıyor. Onun için askeri yönden güçlü olmak zorundayız. Çevremizde bizim gibi yarım milyon askeri olan devlet yoktur. Genel Kurmay Başkanlığı bedelli yaşının yirmi beş olmasına karşı çıkıyor. Çünkü askere ihtiyacı var. Sonuç olarak vicdani retçiler batıda hoş görülebilir. Ancak bizde askerlik hizmeti kutsaldır. Vicdani ret ve bedelli askerlik, konusu çok hassastır. TSK. de silahsız geri hizmet yapılması olabilir. Meşru mazeretler dışında kabul edilmemelidir. Aksi halde vatandaşlık hakları kısıtlanmalıdır. Asker ocağı Peygamber ocağıdır. Karavanası şifadır. Bu görev hile kaldırmaz. Askerlik hizmetinden kaçan iflah olmaz. Bu husus bizde böyle bilinir. Bu kutsal göreve seve seve gidenlerin moralleri bozulmamalıdır. Mehmetçik, “Küçük Muhammet” demektir. Yakın tarihte görevini kötüye kullananlar ve Mehmetçiğe yanlış muamele yapanlar, bu ocağı yıpratmışlardır. Yeni düzenlemede çok dikkat edip, bu kutsal ocak daha fazla yıpratılmamalıdır.
Lütfi Tümtürk, 20.11.2011
Bu yazı 20.11.2011 tarihinden itibaren toplam 619 defa okunmuştur.
|