email: şifre: yeni üye
Ana SayfaSiyasetGündemEkonomiDünyaSporYaşamTeknolojiSağlıkTasavvuf
Lütfi Tümtürk [Olaylar ve Yorumlar] 13.11.2011

Lütfi Tümtürk
Allah'ın Nimeti Nedir.
Başlarının üzerinde Nimet olanlar Kimlerdir.

Çocukluğumuzda bize unlu mamulleri nimet olarak tanıttılar. Yerde bir ekmek parçası görülse hemen alınıp ayak basmayacak bir yere konulması öğütlenirdi. Unlu ürünlere özel bir önem verilmiştir. Hep merak etmişimdir. Diğer gıda maddelerinin artıkları çöpe atılırken niye bu özen gösterilmez. Yıllar sonra, unlu gıda maddelerini evcil hayvanların tüketmeleri sebebi ile atalarımız bunların beslenmesi için böyle bir geleneği bize öğrettiklerini idrak ediyoruz.

Yüce rabbimiz çok sevdiği kullarına pek çok maddi ve manevi nimetler ihsan etmiştir. Kur’ânı kerimin pek çok ayetinde, kullarına ihsan etiği bu nimetler karşısında şükür etmelerini istiyor. Özellikle rahman suresinde Yaratma sanatının üstünlüklerini, kıyametten sonra yaşacak olaylar ile birlikte kullarına ihsan ettiği bazı maddi nimetleri sayarak (Ne hikmetse) otuz defa “O halde siz rabbinin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz.” Diye sormaktadır. Gerçekten rabbimizin nimetlerini saymakla bitiremeyiz.  (Nahl-18) Bunlar için ne kadar hamd ve şükür edilse azdır.

Ancak biz maddi nimetin ötesinde, İslam ve tasavvuf terimi olarak kullanılan manevi nimet nedir. Onun üzerinde duracağız. Allahû Tealâ kur’ânı kerimde, birçok ayette, “Üzerinizdeki nimetimi hatırlayın.” Buyurmaktadır.  Kutsal kitabımızın anahtarı ve özeti hükmünde olan Fatiha süresinde ise, bizim ulaşmamızı istediği “sıratı müstakim”in özelliklerini verirken, ”O yol (SIRATI MUSTAKÎM) ki; üzerlerine nimet verdiklerinin yoludur…” Buyurmaktadır. Bu ayetten bazı kişilerin üzerlerinde Allah’ın nimet diye vasıflandırdığı bir şey var. Bu nedir. Bunu öğrenmek için kutsal kitabımızda araştırma yapalım.

A.İmran suresi-164. Ayette, “Andolsun ki Allah, mü'minlerin (başlarının) üzerine (devrin imamının ruhu) bir ni'met olmak üzere (onların aralarında, kendi kavminin içinde) kendilerinden bir resûl beas eder. Onlara O'nun (Allah'ın) âyetlerini tilâvet eder, onları tezkiye eder ve onlara kitap ve hikmeti öğretir...” İfadesi ile Nimetin ne olduğu açıklanıyor. Müminlerin içinden seçtiği resulün nimet olduğu söyleniyor. Bu resulün ruhu müminlerin başlarının üzerinde bulunuyor. Bunu göremediğimize göre fizik ötesi bir şey olması lazım geldiğini anlıyoruz.

Bu konuda, Nisa suresi-69. Ayetini de inceleyelim. Bu ayette, “Ve kim, Allah'a ve Resûl'e itaat ederse, o taktirde işte onlar, Allah'ın kendilerine ni'met verdiği nebîlerle (peygamberlerle) ve sıddîklerle ve şehitlerle ve salihlerle beraberdirler. Ve işte onlar ne güzel arkadaştır.” Buyurulmaktadır. Bu ayetten kendilerine nimet verilenlerin Nebiler, Sıdîkler, Şehitler ve salihler olduğunu anlıyoruz. Görüldüğü gibi hepsi Allah’ın sevgili kullarıdır. Maide-110. Ayette, Hz. İsa’ya verilen nimetin ise Ruhül Kuddüs olduğu açıklanıyor.

Burada hemen Hz. Peygamberimizin bir hadisini hatırlıyorum. “Allah nimetini kullarının üzerinde görmek ister.” Bu hadis yukarıdaki ayetimizle örtüşmektedir. Hadisin sahih olduğu anlaşılıyor. Bazı cami görevlileri bu hadis için, Allah temiz elbise ile camilere gelmeniz isteniyor. Diye açıkladıklarını hatırlıyorum. Camilerimize temiz elbise ile gelmek güzel şeydir. Ama bu açıklama ile Rabbimizin dış görünüşümüz ile ilgilendiği anlamı çıkıyor. Hâlbuki Allah’ın daima kalbimize baktığı hakkında pek çok ayet var. Konunun ayrıntısını öğrenmek için araştırmaya devam edelim.

Bu sefer karşımıza Mücadele-22. Ayet çıkıyor. “…İşte onlar ki, (Allah) onların kalplerinin içine îmânı yazdı. Ve onları, Kendinden bir ruh ile destekledi (orada eğitilmiş olan, devrin imamının ruhu onların başlarının üzerine yerleşir)…” Bu ayetten de Allah’ın kalplerine iman yazdığı kişilerin başlarının üzerine, katında eğitim gören bir ruh ile desteklediğini anlıyoruz. Bu ayet yukarıdaki ayetlerle de örtüşüyor. Müminler arasından seçilen resuller in ruhu başımızın üzerindeki nimet oluyor. Bu ruh’un fonksiyonu nedir. Daha ayrıntılı bilgiye ihtiyacımız var. Onun için incelemeye devam edelim.

Mu’min suresi-15. Ayet, “Dereceleri yükselten ve arşın sahibi olan Allah, kullarından (Kendisine ulaştırmayı) dilediği kişinin (Allah'a ulaşmayı dilediği için Allah'ın da Kendisine ulaştırmayı dilediği kişinin) üzerine (başının üzerine) Allah'a ulaşma gününün geldiğini (o kişinin ruhuna) ihtar etmek için, emrinden (Allah'ın emrini tebliğ edecek) bir ruh (devrin imamının ruhunu) ulaştırır.” Buyurulmaktadır. Şimdi konu çözülmüştür.

Allahû Tealâ’nın nimet adını verdiği şey, Mümin kişilerin başların üzerine tahsis ettiği bir ruh olduğunu anlıyoruz. Fonksiyonu da mümin kişiye, Allah’a ulaşma vaktinin geldiğini ihtar vermek olduğu bildiriliyor. Ayetten, bu mübarek ruhun herkesin başının üzerinde değil, sadece müminlerin üzerinde olduğu anlaşılıyor. O zaman gerçek mümin olmanın nasıl bir şey olduğunu öğrenelim. Bir de “Allah’a ulaşma” kavramının ne anlama geldiğini araştırmamız lazım. Şükür ki elimizde Allah’ın kitabı var. Her sorunun cevabını bulabiliyoruz.

Önce Allah’a ulaşma kavramına bakalım. Yüce rabbimiz kur’ânı kerimde kullarının kendisine yönelmesini istiyor. Özellikle Rum suresi 31. Ayette, “O'na (Allah'a) yönelin (Allah'a ulaşmayı dileyin) ve O'na karşı takva sahibi olun. Ve namazı ikame edin (namaz kılın). Ve (böylece) müşriklerden olmayın.” Buyurulmaktadır. Ayetten Takva sahibi olup, müşriklerden olmamamız için Allah’a yönelmek tavsiye ediliyor. Türkçede yönelme kelimesi, “Gidilecek menzile niyet etmek.” Anlamındadır. Daha tatminkâr bir delil bulmalıyız. İncelemeye devam edelim.

Yunus-suresi-7. Ayette aradığımızı buluyoruz. ”Muhakkak ki onlar, Bize ulaşmayı (hayatta iken ruhlarını Allah'a ulaştırmayı) dilemezler. Dünya hayatından razı olmuşlardır ve onunla doyuma ulaşmışlardır ve onlar âyetlerimizden gâfil olanlardır.” Denilmektedir. Yönelme ifadesinin ruhumuzun dünya hayatında iken Allah’a ulaştırılması olduğu anlaşılıyor. O zaman Allah’ın “Ona yönel” tabiri ile ruhumuzu ulaştırma işlemini niyet etmemizi yani, “Allah’a ulamayı dilememizi” ifade etmektedir. Aksi halde ayetlerden gafil sayıldığımız gibi müşrik de oluyoruz. Takva sahibi olamıyoruz. Kaf-31. Ayete göre sadece takva sahiplerinin cennete gideceklerine göre, Allah’a ulaşmayı dilemeyenlerin cehenneme gidecekleri anlaşılıyor.

Artık, sadece Allah’a ulaşmayı dileyenlerin mümin olduklarını söyleyebiliriz. Ancak, biz daha sağlam kanıt bulmaya çalışalım.. Furkan-70. Ayet, “Ancak kim (mürşidi önünde) tövbe eder (böylece kalbine îmân yazılıp, îmânı artan) mü'min olur ve salih amel (nefs tezkiyesi) yaparsa, o taktirde işte onların, Allah seyyiatlerini (günahlarını) hasenata (sevaba) çevirir. Ve Allah, Gafur'dur (günahları sevaba çevirendir), Rahîm'dir (rahmet nuru gönderendir).” Buyurulmaktadır. Bu ayetten de kişinin hak mümin olabilmesi için mürşidin önünde tövbe edip nefs tezkiyesi yapan bir kişi olmasının gerektiği anlaşılıyor. Sadece onların günahları sevaba çevriliyor.

Kişinin önce Allah’a yönelmesi, yani ona ulaşmayı dilemesi gerekiyor. Bu niyeti ile kişi takva sahibi oluyor. Bu sebeple en alt kat bile olsa, cenneti hak ediyor. Bunun üzerine hidayetçi mürşidini arıyor. Bu gayretinden dolayı, Allah ona, Nahl-9. Ayet gereğince Mürşidine ulaştırıyor. Mürşidin rehberliğini kabul edip, tabi olduğunda, kalbine iman yazılıyor. İman yazılınca, kişi hak (Gerçek) mümin oluyor. Allah bu kullarının başının üzerine nimet adını verdiği, devrin imamının ruhunu ulaştırıyor. Bu mübarek ruh, kişiye Allah’a ulaşma vaktinin geldiğini haber verdiği gibi, nefsinin afetlerine karşı onu koruyor.

Görüldüğü gibi tüm bu güzellikleri yaşamanın ilk adımı Allah’a ulaşmayı dilemektir. Çok basit sadece bir dilek kurtuluşumuzu sağlıyor. Kişi bundan sonra üzerine düşeni yapabilecek mi diye endişelenmeye gerek yok. Çünkü Allah, Ankebut-5, Şura13 ve Rad 27. Ayetlerde,  Allah yönelen kulunu mutlaka kendisine ulaştıracağına garanti vermektedir. Allah’ın sözünde hulf yoktur. O her şeye kadirdir. Ne kadar güzel değilmi, sadece bir dilek ile takva sahibi olup cenneti hak ediyoruz.

Allahû Tealâ kendisine yönelen kulunu çok seviyor. Onu korumasına alıp işlerini kolaylaştırıyor. Kişi artık her an Allah’ı yanında hissediyor. Hiç bir şeyden çekincesi kalmıyor. Onun için Allah, A.İmran suresi-139. Ayette, “Ve gevşemeyin ve mahzun olmayın! Eğer mü'min iseniz, üstün olan sizsiniz.” Buyurmaktadır.  Allahû Tealâ, kendisine yönelen bu kulunu, dünyada mutluluğu yaşattığı gibi ahirette de cennet ile mükafatlandırıyor.

Şimdi Anadolu’muzda pek çok olan evliyalara halkımızın niçin erenler dediğini daha iyi anlıyoruz. Demek ki bu mübarekler, yaşadıkları dönemde, Allah’a ulaşmayı dileyip, ruhlarını dünya hayatında, ona ulaştırmışlar. Bu sebeple erenlerden olmuşlar. Günümüzde de böyle evliyalar vardır. Bazı kesimlerin dinde aşırıya gidenler olarak vasıflandırıp, dışladıkları bu kişiler, yaşayan evliyalarımızdır.

O halde okuyucularımızı, hemen Allah’a ulaşmayı dilemelerini tavsiye diyoruz. Çok basit her hangi bir külfet gerekmeyen sadece bir talep kurtuluşumuz için kâfi gelmektedir. Ancak bu talebin kalpten, gönülden olmasının gerektiğini söylemeye gerek yoktur. Zira Allah kullarının sadece kalplerine bakar. Samimi olmayan niyet, kalpte yoktur. Samimiyetsiz talep, Allah’ı hâşâ, imtihan etmektir. Okuyucularımızın, samimiyetle, kalpten Allah’a ulaşmayı dilemeleri ümidi ile konumuzu tamamlayalım.

Lütfi Tümtürk, 13.11.2011

Bu yazı 13.11.2011 tarihinden itibaren toplam 639 defa okunmuştur.


Yorumlar
Başlık
Yorum
Yorum yazabilmek için üye girişinizi gerçekleştirmelisiniz.


Yazarın son yazıları
  • İlahi İradenin Hukuk Darbesi (20.05.2012)
  • İrşat ve Mürşit (09.05.2012)
  • Vatan Şairi M.Akif Ersoy'un (27.04.2012)
  • Allahı Unutmayanlar (23.04.2012)
  • Mutluluğun Anahtarı (16.04.2012)
  • "Egemenlik Kayıtsız, Şartsız Milletindir." (08.04.2012)
  • İslam Teslim Demektir. (01.04.2012)
  • Hidayet Kavramı (26.03.2012)
  • Kur'anda Tabiiyet Emri Varmıdır. (18.03.2012)
  • İslam Geri Kalma Nedeni Olamaz: (11.03.2012)
  • 28 Şubat Post Modern Darbesi (04.03.2012)
  • Niyet Amelden Üstündür. (27.02.2012)
  • Ülkemizi Karıştırmak İsteyenler (20.02.2012)
  • Ezilmekten Kurtulmanın Yolu (12.02.2012)
  • Gelişen ve Değişen Türkiye (05.02.2012)
  • Batının Çirkin Yüzü (29.01.2012)
  • Kamu Vicdanı Rahatsızmış.! (22.01.2012)
  • Uludere Provakasyonu (15.01.2012)
  • Mutluluk - 4 (09.01.2012)
  • Mutluluk - 3 (03.01.2012)
  • Mutluluk - 2 (26.12.2011)
  • Mutluluk -1 (18.12.2011)
  • Yargıya Saygı Herkesin Görevidir. (10.12.2011)
  • Kapanan Yarayı Kaşımak (25.11.2011)
  • Sivil Anayasa Fırsatı Kaçırılmamalıdır. (20.11.2011)
  • Gerçek Bayramlara Ulaşmak (05.11.2011)
  • Felaketlerde Yaşanan, Birlik ve Beraberlik (30.10.2011)
  • Teröre Siyasi destek Verenler. (23.10.2011)
  • Dünya ve Ahiret Mutluluğunun Şifresi-2 (17.10.2011)
  • Dünya ve Ahiret Mutluluğunun şifresi-1 (10.10.2011)
  • Terör Olaylarının Artma sebepleri (03.10.2011)
  • Birleşmiş Milletler Üzerindeki Vesayet (26.09.2011)
  • Kıskançlık Krizi (19.09.2011)
  • Kardeşlerin Barışması (16.09.2011)
  • Sömürü Düzeninden Kurtulmak (05.09.2011)
  • İyi Bayramlar (29.08.2011)
  • Kadir gecesini Aramak (22.08.2011)
  • Dinde Zorlama Yoktur. (15.08.2011)
  • Komutanların İsyanı (08.08.2011)
  • Mübarek Ramazan Ayı (30.07.2011)
  • Temiz Eller Operasyonları Sulandırılmamalıdır. (18.07.2011)
  • Beraat Kandili (14.07.2011)
  • İrşat,Mürşit Kavramları (11.07.2011)
  • Hukuk Devleti Riyakarları (04.07.2011)
  • Mübarek Geceler (27.06.2011)
  • Nimetlerin Paylaşılması (20.06.2011)
  • Seçim Sonuçlarının Doğru Okunması (13.06.2011)
  • Demokratik Seçim Milletimize Hayırlar Getirsin (06.06.2011)
  • Çağdaş Demokrasi (23.05.2011)
  • Mutluluğu Yakalamak (16.05.2011)
  • Demokrasinin Fazileti (09.05.2011)
  • Allah'a Tevekkül Etmek (02.05.2011)
  • Şiddetin Prim Yapması (25.04.2011)
  • Yunanistan'ın Nükleer Santral Şikayeti (18.04.2011)
  • Osmanlıda Yaşanan Birlik (11.04.2011)
  • Mutlu Olmak (04.04.2011)
  • Milletimizi Bölmeye Çalışanlar (28.03.2011)
  • Firavunlardan Kurtulurken,Vesayete Düşülmemelidir. (21.03.2011)
  • Japon Depreminin Düşündürdükleri (14.03.2011)
  • Medya, Basın Vesayeti de Olmamalıdır. (07.03.2011)
  • Yurtta sulh-Cihanda Sulh (27.09.2010)
  • “Adalet Mülkün Temelidir.” (20.10.2010)
  • İslamı Yaşamak Çok kolaydır. (14.10.2010)
  • “Statüko’nun Kibirli Temsilcileri” (25.10.2010)
  • İsyan Hareketlerinin Sonucu ne Olacak. (28.02.2011)
  • Cumhuriyet Bayramında Cumhura Saygısızlık (01.11.2010)
  • Bayramların Hikmetleri, Güzellikleri (14.11.2010)
  • Kürtler Kardeşlerimizdir. (07.11.2010)
  • Füze Kalkanı Projesinin Amacı (22.11.2010)
  • "Egemenlik Kayıtsız Şartsız Milletindir." (28.11.2010)
  • Wikileaks Belgeleri (05.12.2010)
  • Öğrenci Hareketleri (13.12.2010)
  • Birlik ve Beraberlik İhtiyacı (21.02.2011)
  • Yevm'il âhir'e İman (20.12.2010)
  • " Hayır ve Şer " (28.12.2010)
  • NEBİ - RESÛL (03.01.2011)
  • Geciken Adalet Örtülü Af''tır. (10.01.2011)
  • Hakkın ve Halkın Temsilcisi Olmak (17.01.2011)
  • 5+1 Ülkeleri ile nükleer pazarlık (23.01.2011)
  • MEVLİT KANDİLİ (13.02.2011)
  • İslam'da Bayramın Önemi (06.09.2010)
  • Kadir Gecesini Aramak (29.08.2010)
  • Referandum Kör dövüşü (23.08.2010)
  • Ramazaniyelik (16.08.2010)
  • Dinlerin Birliği (09.08.2010)
  • Bir Kilisenin Bağnazlığı (01.08.2010)
  • Provakatörlerin Hedefi (28.07.2010)
  • Demokrasi Terbiyesi (19.07.2010)
  • Egemenlik Kayıtsız Şartsız Milletindir. (12.07.2010)
  • Artan Terör Olayları (05.07.2010)
  • Tuzun Koktuğu Kesinlik Kazanmıştır. (19.06.2010)
  • Güvenlik Konseyi kararı objektif değildir. (13.06.2010)
  • Türk İslam Birliği Huzur ve Mutluluk Getirir. (06.06.2010)
  • İsrail Dize Getirildi. (02.06.2010)
  • "Rotamız Filistin, Yükümüz İnsanı Yardım" (31.05.2010)
  • Dış İşleri Bakanlığının Başarıları (23.05.2010)
  • Her Şey Çok mu Güzel (16.05.2010)
  • Vesayetler Yıkılıyor (02.05.2010)
  • Müminler Kardeştir. (26.04.2010)
  • Milli İradeye Saygı Gösterilmelidir. (21.04.2010)
  • Yazarlarımız
    HANİF DÎNİ'NİN ESASI 7 SAFHA 4 TESLİMDİR! - 3 Dr. Fazıl Nimet
    Güneş ve Ay
    İslâm âlemini topyekûn hüsrana sürükleyen korkunç hurafe! Mustafa Seyit
    Ne Var? Ne Yok?
    655 Mustafa Müjdeci
    Her şey insan için
    SEVGİ YOKSA YOKSUN Doğan Kuşman
    Olayın İç Yüzü
    Referandum İmtihanı Barış Aksoy
    Dünyadan
    Diyarbakır:Teksas! Kudret Değirmenci
    Spor Gündemi
    Fizik aktivite ve kilo kontrolü Ayşe Müjdeci
    Sağlık Pınarı
    İlmel Yakîn, Aynel Yakîn ve Hakkul Yakîn hasıl etmek ne anlama gelir? Mustafa G. Güler
    Kur'an ne diyor?
    İlahi İradenin Hukuk Darbesi Lütfi Tümtürk
    Olaylar ve Yorumlar
    vazgeçmek mi, pes etmek mi İlkay Yılmaz
    Az Öz
    Tek Allah'ın Tek Dini Halim Albayrak
    Dinlerin Birleştirilmesi
    Beni benden salıver Mehtap Abdi
    Bir Yürek Mesafesi
    'Bu kıldığım namaz değil' benim Sibel Yiğit
    Hoşbeş
    Mevsimler ve İnsan Gönül Maraşlıoğlu
    Gönül Penceremizden
    Zevkin Tadı ˝Kahve˝ Nazan Başoğul
    Tabiat Eczanesinden Reçeteler
    Muhtelif Mustafa Oğuz
    Bakış Açısı
    Diyarbakır Açık Müzesi Gülay Ozan
    Gezgin
    1 MAYIS'IN TARİHÇESİ Saliha Güner
    Düşünce-Günce
    MEYVE ÇEKİRDEKLERİ Diş Doktoru Gülbeyaz
    Dişler Yolunda
    Habertürk'te Mahmud Erol Kılıç ile harika bir akşam Emek Durmuş
    Hayat Gibi
    Allah'a Kul Olmak / Şeytana Kul Olmak Durdu Bahadır
    Hidayet Esintileri
    Tuz Hakkında Yanlış Bilinen Gerçekler B. Tugay Keçeci
    Evrenin Zerafeti
    Selefiler Almanya'da Bedava Kuran Meali Dağıtıyor Ender Eker
    Almanya'dan
    Keş nesil....2 Seyfi Usta
    Bir de bizden dinleyin!
    Anne Karnında Karekterin Etkilenmesi - 2 Deniz Temuçin
    Bir İnsan Yetişirken
    Terör Meselesi'nin Devlet Cephesi Korkut Eser
    Politik Köşe
    BORSA VE BEKLENTİLER Salih Erdin
    Borsada bu hafta
    Belirsizlik Sıkıntısı Meral Okan
    Tasavvuf
    Mülke hüküm süren kimdir? Sabri Unat
    Dünyadan
    Bulutların Üzerinde Olmak Ali Gürbüz
    Gül'e Özlem
    Evvel Zaman Icinde 4 İsmail Veyseloğlu
    Mavera
    Bilişim Köşesi Taha Erdem
    Bilim Köşesi
    Seven, Sevilen Kişidir! Şule Betül Dağ
    En Hayırlı Dost Kimdir
    FASLIN ASLI YOK ŞİMDİ Zeren Çelebi
    muzik
    Yunanistan ve Avro Kenan E. Akmaz
    Belçika'dan
    ©2010 Hak Aynası, yazarlarımızın yorumları kendilerine aittir, gazetemiz için bağlayıcı değildir.

    Siyaset | Gündem | Ekonomi | Dünya | Spor | Yaşam | Teknoloji | Sağlık | Tasavvuf