email
şifre


Beni hatırla [Yeni Üye]

Allah'a Yönelmek

( Ona Ulaşmayı dilemek )

Lütfi Tümtürk ile

Olaylar ve Yorumlar

Lütfi Tümtürk
Yazarın tüm yazıları

Önceki yazımızda İslam’ın teslim dini olduğu konusunu incelemiştik. İlk teslimin ruhumuz olduğunu öğrendik. Allah’ın kullarına emanet danışman olarak ihsan ettiği ruhumuzu, dünya’da yaşarken sahibi olan Allah’a iade etmemiz gerekiyor. Bunun için nefsimizin (Gurur, kibir, kıskançlık gibi ) afetlerinden arındırılması gerekiyor. O zaman ruhun danışmanlık görevi sona eriyor. Sahibine geri dönüyor. Nefsimiz % 51 Oranında afetlerinden arındığında iyiyi kötüden ayırt edebilecek konuma geliyor. Bu duruma gelmenin ilk adımını nedir?

Allah’a Yönelmek.

İlk önce, bizi severek yaratan rabbimize yönelmemiz gerekiyor. Bu husus Rum suresi-31. Ayette, “O'na (Allah'a) yönelin (Allah'a ulaşmayı dileyin) ve O'na karşı takva sahibi olun. Ve namazı ikame edin (namaz kılın). Ve (böylece) müşriklerden olmayın.” İfadesi ile açıklanmaktadır. Kişi yöneldiği konuya yaklaşır. Allah’a yönelmek de ona ulaşmayı dilemenin işaretini taşır. O zaman takva sahibi oluyoruz. Allah Kaf-31. Ayette, “Ve cennet, takva sahipleri için uzak olmayarak yaklaştırıldı.” Buyurmaktadır. Bu sebeple takva sahibi olmak çok önemlidir. Allah’a yaklaşım ölçüsüdür. Allah’a yöneldiğimizde takva sahibi olmanın ilk adımını atıyoruz. Sadece basit bir dilek ile Allah’a yaklaşıyoruz. Sevgili kardeşlerim anlayabiliyor musunuz?  Allah bizi ne kadar çok seviyor. Ne büyük bir kolaylık. İslam kıldan incedir. Kılıçtan keskin diyenleri duymuşsunuzdur. Kıldan incedir diyenler, İslami hususların çok hassas olduğunu vurgulamak istiyorlar. Kılıçtan keskin diyenler de, dikkat etmeseniz kendinizi kestirebilirsiniz, (Yakarsınız). Demek istiyorlar. Böyle düşünen insanlar İslam’dan uzaklaşıyor.  Yanlış (hata) yaparım kendimi yakarım. Diye yaklaşmak istemiyorlar. Bu safsatayı yayanların amacı da budur. İnsanları İslam’dan uzaklaştırmak, onları iblis ile beraber cehenneme yollamak istiyorlar.

Sırat Köprüsü paranoyası.

Allah dostu Yunus Emre, sırat köprüsü paranoyası için “Kıldan incedir. Kılıçtan keskin, üzerinde evler yapasım gelir.” Dediği rivayet ediliyor. Mübarek bu mısra ile Allah’a giden yolun,  üzerinde evler yapılacak kadar geniş olduğunu anlatmaya çalışmış. Allah ondan razı olsun. Fakat maalesef günümüzde Allah’ın bu kolaylığı ve güzelliği bilinmiyor. İslam’ın yaşanması ve tatbik edilmesi çok zor bir din olduğu yayılmak isteniyor.Hâlbuki rabbimiz, tüm kullarını cennetine almak için, İslam tatbikatını çok kolaylaştırmış. Sadece bir talep ile kulunu takva sahibi yapıp, cennetine yaklaştırıyor. Çok basit, sadece bir niyet, dilek ile kullarına, dünya mutluluğunun yarısını ve süresiz bir cennet hayatını bedavadan veriyor. Bu ifade karşısında, kişinin Allah’a ulaşmayı başarabileceğini nereden biliyorsun. Diye düşünenler olacaktır. Bunu cevabını hemen verelim. Biliyorum. Çünkü Allah kendisine yöneleni, mutlaka kendisine ulaştıracağını bildiriyor.

Basit bir dilek.

Bu husus Şura-13. Ayette olduğu gibi ve Rad-27. Ayette de, “…De ki: “Muhakkak ki Allah, dilediği kimseyi dalâlette bırakır ve O'na yönelen kimseyi Kendine ulaştırır (hidayete erdirir).” İfadesi ile garanti verilmektedir. Kişi niyetinden caymamak şartı ile dileğinin gerçekleşmesi muhakkaktır. Çünkü bu işlemi Allah üzerine alıyor. Yeter ki kişi bu niyetini kalben yapsın. Yani, samimi olsun. Allah kulunun samimi niyetini kalbinde gördüğü zaman rahman esması tecelli ediyor. Duyu organlarındaki engelleri kaldırıyor. Günümüz tabiri ile antenlerini açıyor. Gerçekleri göremeyen kör ve sağır olan kulunu görür, işitir, idrak eder hale getiriyor. Allah dostlarına karşı bir sevgi ve ibadetleri için de iştiyak veriyor. Kişi Allah dostlarını sevmeye başlıyor. Zikirden büyük zevk almaya başlıyor. Zikir görevlerine aşk ile yapıyor.

Allah’a yaklaşmak bu kadar basit ve İslam’ı yaşamak bu kadar kolay ve zevktir. Fakat çağımızda maalesef bunlar bilinmiyor. İslami hayat kötü gösteriliyor. İnsanı haklardan mahrumiyet olarak lanse ediliyor. Hâlbuki Allah’ın emirlerinde insanlar için mutlaka büyük fayda ve pozitif derecât vardır. Yasaklarında da insanlar için büyük zarar ile negatif derecât bulunmaktadır. Allah kullarının zarardan kurtulup, güzelliklere ulaşması için, neyi yapıp ve yapmamaları gerektiğini semavi kitaplarında bildiriyor.

Hayır ve Şer.

İnsanlar hangi olayın kendileri için hayır ve şer olduğunu bilmiyor. Bu husus da, Bakara-216. Ayette, “Savaş, o sizin için kerih olsa da (hoşunuza gitmese de) üzerinize farz kılındı. Ve hoşlanmayacağınız bir şey olur ki, o sizin için bir hayırdır. Ve seveceğiniz bir şey olur ki, o sizin için bir şerdir. Ve (bütün bunları) Allah bilir, siz bilmezsiniz.  Şeklinde anlatmaktadır. O halde Allah’ın emir ve yasaklarına uymak gerekir. Çünkü olayların hangisinin hayır veya şer olduğunu sadece Allah biliyor.

Hayır ve şer konusu da, maalesef yanlış bilinmektedir.  Akaide göre, her ikisinin de Allahtan olduğu, din adamları tarafından anlatılmaktadır. Hâlbuki Allah, kulları için sadece hayır diler. Şer dilemez. Başımıza gelen olumsuzluklar kendi nefsimizdendir. Bu husus da Nisa suresi-79. Ayette, “Sana iyilikten (hasenatdan) ne isabet ederse, işte o Allah'tandır. Ve sana kötülükten (seyyiattan) ne isabet ederse, o taktirde o, kendi nefsindendir (derecat kaybedecek bir şey yapmandan dolayıdır). Ve seni, insanlara Resûl olarak gönderdik ve şahit olarak Allah yeter.” İfadesi ile açıklanmaktadır. Bu konunun ayrıntısını başka bir yazıda açıklamak üzere konumuza dönelim.

Görüldüğü gibi Allahû Teâlâ kullarının dünyada mutlu olmaları için her şeyi kolaylaştırmış. Yerlerde ve göklerde yarattığı her şeyi insan için yaratmış. Bu husus Bakara-29. Ayette, “O (Allah) ki, yeryüzünde olanların hepsini sizin için yarattı…” Buyurulmaktadır. Göklerdeki yıldızlar, güneşler hepsi insanın faydasına, yararlanması için yaratılmış. Bu konu da, Casiye-13. Ayette de, “Ve göklerde ve yerde olanların hepsini kendinden (bir lütuf olarak) size musahhar (emre amade) kıldı. Muhakkak ki bunda, tefekkür eden bir kavim için mutlaka âyetler (ibretler) vardır.” Şeklinde açıklanmaktadır.  Rabbimizin bizi ne kadar çok sevdiğini anlayabiliyor musunuz. Buna rağmen insanların isyan etmelerini anlamak mümkün değildir. O her şeye kadirdir. Hiçbir şeye muhtaç değildir. İnsanlar ise acizdir. Tek başına yaşayamaz. İnsan sosyal bir mahlûk olarak toplum halinde yaşamak zorundadır. Daima başkaların yardımına muhtaçtır.

Fatiha suresi, bizim Allaha yakarışımız (Duamız)’ dır. Bu surenin-5. Ayetinde, “(Allah'ım!) Yalnız Sana kul oluruz ve yalnız Senden İSTİANE (mürşidimizi) isteriz.” Diyoruz. Sonra zorluk ile karşılaştığımızda başkalardan yardım istiyoruz. Rabbimiz de ben varken benim yarattıklarımdan yardım istiyorlar. Diyor. Bu sebeple Allah’ın yardımını kendi elimizle kesiyoruz. Hâlbuki rabbimiz A.İmran suresi-160. Ayette, “Eğer Allah size yardım ederse, o zaman sizi yenecek yoktur. Ve eğer sizi yardımsız (yüz üstü) bırakırsa, ondan sonra size kim yardım eder. Öyleyse mü'minler, Allah'a tevekkül etsinler (Allah'a güvensinler).” Buyurmaktadır.

Allah’ın yardımı ile başarılamayacak iş yoktur. Allah’ın yardımını hak etmek için, sadece ona yönelmek. Nefsimizi tezkiye edip, dünya hayatında ruhumuzu ona ulaştırmayı dilemek yeterlidir. Samimiyet ile yapılacak bir niyet ile dünya mutluğunun yarısını ve ahirette cenneti kazanıyoruz. Bu kesin ifademiz üzerine tereddüt edenler olabilir. Onları tatmin etmek için, Rabbimizin garanti belgesini gösterelim.

Allah Yunus suresi-7. Ayette, Muhakkak ki onlar, Bize ulaşmayı (hayatta iken ruhlarını Allah'a ulaştırmayı) dilemezler. Dünya hayatından razı olmuşlardır ve onunla doyuma ulaşmışlardır ve onlar âyetlerimizden gâfil olanlardır.” Buyurmaktadır. Müteakip ayette de, “İşte onların kazandıkları (dereceler) gereğince varacakları yer ateştir (cehennemdir).” Denilmektedir. Allah’a ulaşmayı dilemeyenlerin ayetlerden gafil olup, cehenneme gittiklerine göre, ulaşmayı dileyenlerin de kurtuluşa ulaşıp cennete gidecekleri açık olarak anlaşılıyor.

Böylece insanların sadece Allah’a yönelme ile insanların kurtuluşa ulaşacaklarını sağlam deliller ile sizlere ispat ettiğimizi tahmin ediyorum. Hâlâ ikna olmayanlar olabilir. Allah onları ayetlerimizden gafil olanlar diyor. Bu gafletten kurtulmak için Allah kelamını incelemelerini tavsiye ederiz. Çünkü Kur’ân doğruyu yanlıştan ayıran furgandır. Bedenlere şifadır. Nurdur. Hidayet kaynağıdır. Samimiyet ile incelendiğinde Allah gerçeklerin anlaşılmasına yardım edecektir. Allah’ın yardımı alındığında çözülemeyecek problem yoktur.

09 Aralık 2012 Pazar

Son Yazılar

Lütfi Tümtürk
20.08.2016, 15 Temmuz 2016 Tarihinde ülkemiz büyük bir tehlike atlattı. Dini bir cemaat olan FETO örgütü darbe ile Devlet yönetimini ele geçirmek istedi. İslam ülkelerini karıştıran Emperyalist batının ülkemizi ...
Lütfi Tümtürk
06.08.2016, Ku’ânı Kerimde, Allah’a yönelmek, ona ulaşmayı dilemek. Kavramı çok sık geçer. Yönelmek ifadesi hedeflere göre farklılık gösterir. İslam’ın temel hedefini Kur’ân ayetleri ile izah etmeye çalışacağım....
Lütfi Tümtürk
23.07.2016, Milletimize geçmiş olsun. Büyük bir badire atlatıldı. Ülke yönetimini zorla ele geçirmek isteyen hainlerin darbe girişimi halkımızın demokrasi inancı sayesinde, hafif bir zayiatla atlatıldı. Ülkemizi...
Lütfi Tümtürk
02.07.2016, Türk düşmanı teröristler gene can evimizden vurdu. Atatürk hava limanında canlı bombaların patlaması olayı ile Bayram arifesinde büyük acı yaşandı. Ölü sayısı kırkı geçti. Yüzden fazla insanımız Hast...
Lütfi Tümtürk
24.06.2016, Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan 4. Uluslararası Hafızlık ve Kur’an-ı Kerim’i Güzel Okuma Yarışması’nın ödül töreninde yaptığı konuşmada, İslam’ın bilinçli yaşanması hususuna değinmiş. Kon...
Lütfi Tümtürk
12.06.2016, Mübarek ramazan günü, İstanbul Veznecilerde meydana gelen terör saldırısı milletimizi derinden yaraladı. On bir masum insanımız canından oldu. Geride bıraktıkları yetimler buna nasıl dayanacak. Her g...
Lütfi Tümtürk
04.06.2016, Her inanç gruplarında olduğu gibi, Müslümanlar arasında da, itikadi inanç farklılıkları var. Bu farkların rahmet olduğu bilinmesine rağmen, her grup sadece kendilerini Müslüman kabul ediyor. Bu yüzde...


09.12.2012 tarihli haber arşivi

En Çok Okunan Makaleler

Lütfi Tümtürk
14.10.2012, Hidayet, çağımızın en önemli kavramıdır. Kutsal kitabımızda sık geçen, Arapça he, dal ve ye harflerinden oluşan hidayetin manası, TDK sözlüğünde,”Doğru yol, Hak yolu gösterme” şeklinde açıklanıyor. B...
Lütfi Tümtürk
10.02.2013, Önceki yazımızda Asr suresinden bahsetmiş. Ülkemizde yayınlanan meallerde, bu sure için verilen anlam ve yorumlar arasındaki farkları ortaya koymuştuk. Tüm insanları hidayeti için büyük önem taşıyan ...
Lütfi Tümtürk
28.01.2013, Kutsal kitabımız, kur’ânı kerimdeki en kısa surelerden biri olan, Asr suresi hakkında pek çok rivayetler, yorumlar yapılmaktadır. İnternette surenin adını yazarak tarattığınızda, pek çok sitede bunla...
Lütfi Tümtürk
20.01.2013, Sevgi, Allah’ın kullarına ihsan ettiği en güzel haslettir. Hayat kaynağı, yaşama sevincidir. Sevgi olmasa hayatın manası kalmaz. Ruhumuzun bir hasleti, zıddı olan nefret ise nefsimizin bir afetidir. ...
Lütfi Tümtürk
15.06.2013, Şems Friedlander New York'ta doğup büyümüş on parmağında, on marifet olan bir sanatçı. Sonradan İslamı seçen Friedlander yaptığı işlere Müslüman kimliğini de yansıtmaya özen gösteriyor. Bugüne ka...
Lütfi Tümtürk
07.04.2013, Önceki yazılarımızda Asr suresinden bahsediyorduk. İlkyazımız da, surenin Kur’ân meallerinde verilen farklı anlamlarından örnekler vermiş. İkinci yazımızda da, kurtuluşa ulaştıkları anlaşılan dört gr...
Lütfi Tümtürk
20.07.2013, Ramazan ve Oruç hakkında pek çok rivayetler var. Bunların kaynağı el yazması kitaplar. Kur’âna ve sünnete uygun olmayan bu sözde kurallar yüzünden insanlarımız sıkıntıya düşer. Allah’ın emirlerinin y...

En Çok Okunan Güncel Haberler

Türk Jetleri YPG'yi Vurdu
TSK'nın Cerablus'a bağlı Tilemarne köyünü toplarla ve savaş uçakları ile vurduğu belirtildi.
GATA'nın İsmi Değişti
Gülhane Askeri Tıp Akademisi'nin (GATA) ismi Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesi olarak değişti.
Suriye Konusunda Anlaşamadılar
ABD ve Rusya'nın, Suriye'de ateşkes için anlaşmaya varmaları teknik sebeplere takıldı.
2 bin 200 Yıllık Devlet Geleneğimiz Var
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yavuz Sultan Selim Köprüsü'nün açılışında önemli açıklamalar yaptı.
Yavuz Sultan Selim Köprüsü Açıldı
İstanbul Boğazı üçüncü gerdanlığına kavuştu.

Yazarlar

Dr. Abdulcabbar Boran
Mustafa Seyit
Lütfi Tümtürk
Sibel Yiğit
Seyfi Usta
Nazan Başoğul
Gönül Maraşlıoğlu
Mehtap Abdi
Gülay Ozan
Ender Eker
Deniz Temuçin
Mustafa G. Güler
Emek Durmuş
Mustafa Oğuz
Saliha Güner
Diş Doktoru Gülbeyaz
Mustafa Müjdeci
Durdu Bahadır
B. Tugay Keçeci
Ayşe Müjdeci
İlkay Yılmaz
Korkut Eser
Salih Erdin
Kudret Değirmenci
Ayten Qurbanova
Meral Okan
Kenan E. Akmaz
Halim Albayrak
Ali Gürbüz
İsmail Veyseloğlu
Barış Aksoy
Taha Erdem
Şule Betül Dağ
Pervane Qarayeva
Zeren Çelebi

©2010 Hak Aynası, yazarlarımızın yorumları kendilerine aittir, gazetemiz için bağlayıcı değildir.