email: şifre: yeni üye
Ana SayfaSiyasetGündemEkonomiDünyaSporYaşamTeknolojiSağlıkTasavvuf
Kudret Değirmenci [Spor Gündemi] 10.09.2009

Kudret Değirmenci
Bir Sevindik, Bir Üzüldük...
Çarşamba akşamı Milli Futbol Takımı'mızın ve A Milli Basketbol Takımı'mızın kritik maçları vardı. İlk önce 12 Dev Adam çıktı sahaya. Polonya'yı yerle bir etti. Kağıt üzerinde zor görünen maçı takım oyunuyla rahat geçtiler.

Üçte üç yapıp gruptan birinci olarak dolayısıyla avantajlı olarak çıktılar. Daha önceki katıldığımız turnuvalarda kişisel yeteneklerlin ön plana çıktığı bir oyun oynuyorduk. Takımı kurtaran birkaç oyuncunun gününde olduğunda başarılı işler çıkarıyorduk fakat tam tersi bir durum olduğunda takım kötüye gidiyordu. Son bir senedir aynı takımla mücadele ediyoruz. Bu takımdan sakatlık veya başka nedenlerle en fazla 2-3 oyuncu değişti. Bu sayede de takım oyununu oturtmuş olduk. Her atağı olgunlaştırdıktan sonra sonuca gitmeyi tercih ettik. Böyle oluncada kontra basketler yemedik. Sert müdafa yaptık. Daha önce bunu da pek beceremiyorduk. 12 oyuncumuzun tamamını her maçta kullandık. Bençten gelenler her maçta oyunumuza artı değer kattı. Örneğin bu maçta Polonya'nın faydalandığı oyuncu sayısı yediyi geçmedi. Böyle olunca mağlup olmaya mahkum oldular.

Üçüncü periyotta maçı kopardık. Üçte üç yapmamız çok önemliydi. Çünkü grup sonuncusundan alınan puan hariç diğer takımlardan aldığımız puanlar bundan sonraki grupta puan hanemize yazılacak. Milli takımımız bu temposunu bozmadan devam ettiği taktirde kendilerinin de hedefi olduğu gibi madalya almaları süpriz olmayacaktır.

İlk görev başarıyla tamamlanmıştı 12 Dev Adam adına. Daha sonra Futbol takımımızın maçı vardı. Gelgelelim orada işler basket maçındaki kadar iyi gitmedi. Maçın başlarında bulduğumuz gol tüm ülkeyi sevince boğdu. Daha sonra Salihovic'in ayağından gelen frikik golü sevincimizi frenledi. Zaman geçtikçe sinirlerimiz geriliyordu. Fatih hocada takımın en ihtiyacı olduğu zamanda takımını yanlız bıraktı. Takımda iki,üç yıldız vardı. Onlara bel bağlamıştık. Onlarda gününde olmayınca işimize yaramayan, Güney Afrika'ya gitmek adına olan ümitlerimizi oldukça azaltan bir beraberlik aldık. Onlar sahada savaştı,bizde onları izlerken ekran başında sinir harbi yaşadık.

Estonya maçındaki defans hatalarını hepimiz görmüştük. Dağınıktılar. Bu durumun düzelmesini ümit etmiştik. Malesef olmadı. Yine Estonya maçında takımımızın yıldızları sahneye çıkmıştı ve fark gelmişti. Bu maçta sönük kaldılar. Defansta çok açık verdik. Takım oyununu iyi oynayamadık. Arda'nın şutu direkten döndü. Golde olabilirdi, olmadı. Bosna'nın da küçümsenmeyecek atakları oldu. Volkan ile birkaç kez başbaşa kaldılar. Son dakikalarda bilinçsizce atak yaptık, top kayıplardan sonra Bosna kontra ataklarla gelip tehlikeli ataklar oluşturdu. O ataklarda gol olabilirdi. Yani olasılıklar herzaman var ama bizim bu maçı Bosna'dan bir gol fazla atarak bitirmemiz gerekiyordu. Olmadı. Bosna kalecisi hakkımız olan dakikaları profesyonelce çaldı. O da işini yaptı. Hakemde işini çok güzel yaptı. Herhalde lehimize faul vermesi için bizim oyunculardan birinin ayağının kırılması gerekiyordu. Bosna takımı profesyonelce faullerle ataklarımızı kestiler. Hakem de takdir hakkını hep onlardan yana kullandı. Tabi ki bunların arkasına sığınmamak lazım. Tüm bunlardan sonra içimizi yakan tek bir soru kaldı aklımızda. Bosna bizden iyi takımm ıydı? Değildi. Bizim basit hatalarla kaybettiğimiz puanlar onlara Güney Afrika kapılarını araladı. Matematiksel olarak şansımız hala devam ediyor. Ama bu sefer işimiz çok daha zor. Avrupa Şampiyonasında kaderimiz kendi elimizdeydi. Ama bu sefer kaderimiz bizim elimizde değil. Bosna'nın puan kaybetmesini ve önümüzdeki tüm maçları kazanmayı beklemekten başka çaremiz yok.

Milli Basket Takımı'mızı ve Milli Futbol Takımı'mızı karşılaştıracak olursak. Basket takımımızda iki senede önemli değişikler oldu ve takım oturdu. Çok güzel bir takım oyunu oynuyorlar ve güven veriyorlar. Futbol takımımıza baktığımızda ise 50 seneden beri ekol oluşturamadık. Buna bağlı olarak sahaya çıkmadan önce takımın ne yapacağını kestirmek oldukça güç. Günü kurtarmaya yönelik bir politika var. Artık kişisel husumetlerini kadro seçimine yansıtmayan bugünü değil yarını düşünen bir teknik heyetle çalışmanın vaktinin geldiğini düşünüyorum. Fatih Terim'in Milli Takım'daki misyonunu doldurduğuna inanıyorum. Güney Afrika'ya gitsek bile...

Evet. İkide iki yapmak istedik ama olmadı. 12 Dev adamla sevinirken Milli Futbol takımımızla üzüldük.

Kudret Değirmenci, 10.09.2009

Bu yazı 10.09.2009 tarihinden itibaren toplam 440 defa okunmuştur.


Yorumlar
Başlık
Yorum
Yorum yazabilmek için üye girişinizi gerçekleştirmelisiniz.


Yazarın son yazıları
  • Diyarbakır:Teksas! (06.03.2010)
  • Kartal Uçuşa Geçti (06.02.2010)
  • Kartal'dan Bayram Hediyesi (28.11.2009)
  • Elde Var Bir (22.10.2009)
  • Nerelerde Hata Yaptık? (15.10.2009)
  • Kartal Aradığını Bulamadı (01.10.2009)
  • Bayramınız Mübarek Olsun (20.09.2009)
  • Kartal'ın Onur Mücadelesi (17.09.2009)
  • Yazarlarımız
    HANİF DÎNİ'NİN ESASI 7 SAFHA 4 TESLİMDİR! - 3 Dr. Fazıl Nimet
    Güneş ve Ay
    İslâm âlemini topyekûn hüsrana sürükleyen korkunç hurafe! Mustafa Seyit
    Ne Var? Ne Yok?
    655 Mustafa Müjdeci
    Her şey insan için
    SEVGİ YOKSA YOKSUN Doğan Kuşman
    Olayın İç Yüzü
    Referandum İmtihanı Barış Aksoy
    Dünyadan
    Diyarbakır:Teksas! Kudret Değirmenci
    Spor Gündemi
    Fizik aktivite ve kilo kontrolü Ayşe Müjdeci
    Sağlık Pınarı
    İlmel Yakîn, Aynel Yakîn ve Hakkul Yakîn hasıl etmek ne anlama gelir? Mustafa G. Güler
    Kur'an ne diyor?
    İlahi İradenin Hukuk Darbesi Lütfi Tümtürk
    Olaylar ve Yorumlar
    vazgeçmek mi, pes etmek mi İlkay Yılmaz
    Az Öz
    Tek Allah'ın Tek Dini Halim Albayrak
    Dinlerin Birleştirilmesi
    Beni benden salıver Mehtap Abdi
    Bir Yürek Mesafesi
    'Bu kıldığım namaz değil' benim Sibel Yiğit
    Hoşbeş
    Mevsimler ve İnsan Gönül Maraşlıoğlu
    Gönül Penceremizden
    Zevkin Tadı ˝Kahve˝ Nazan Başoğul
    Tabiat Eczanesinden Reçeteler
    Muhtelif Mustafa Oğuz
    Bakış Açısı
    Diyarbakır Açık Müzesi Gülay Ozan
    Gezgin
    1 MAYIS'IN TARİHÇESİ Saliha Güner
    Düşünce-Günce
    MEYVE ÇEKİRDEKLERİ Diş Doktoru Gülbeyaz
    Dişler Yolunda
    Habertürk'te Mahmud Erol Kılıç ile harika bir akşam Emek Durmuş
    Hayat Gibi
    Allah'a Kul Olmak / Şeytana Kul Olmak Durdu Bahadır
    Hidayet Esintileri
    Tuz Hakkında Yanlış Bilinen Gerçekler B. Tugay Keçeci
    Evrenin Zerafeti
    Selefiler Almanya'da Bedava Kuran Meali Dağıtıyor Ender Eker
    Almanya'dan
    Keş nesil....2 Seyfi Usta
    Bir de bizden dinleyin!
    Anne Karnında Karekterin Etkilenmesi - 2 Deniz Temuçin
    Bir İnsan Yetişirken
    Terör Meselesi'nin Devlet Cephesi Korkut Eser
    Politik Köşe
    BORSA VE BEKLENTİLER Salih Erdin
    Borsada bu hafta
    Belirsizlik Sıkıntısı Meral Okan
    Tasavvuf
    Mülke hüküm süren kimdir? Sabri Unat
    Dünyadan
    Bulutların Üzerinde Olmak Ali Gürbüz
    Gül'e Özlem
    Evvel Zaman Icinde 4 İsmail Veyseloğlu
    Mavera
    Bilişim Köşesi Taha Erdem
    Bilim Köşesi
    Seven, Sevilen Kişidir! Şule Betül Dağ
    En Hayırlı Dost Kimdir
    FASLIN ASLI YOK ŞİMDİ Zeren Çelebi
    muzik
    Yunanistan ve Avro Kenan E. Akmaz
    Belçika'dan
    ©2010 Hak Aynası, yazarlarımızın yorumları kendilerine aittir, gazetemiz için bağlayıcı değildir.

    Siyaset | Gündem | Ekonomi | Dünya | Spor | Yaşam | Teknoloji | Sağlık | Tasavvuf