İsmail Veyseloğlu [Mavera] |
03.11.2009 |
Evvel Zaman Icinde 4 - Tarih Tekerrürden İbarettir
Tarih tekerrürden ibarettir sözü bundan önceki üç yazımıza başlık teşkil eden “Evvel Zaman İçinde” tabiri ile yakından alâkalıdır. Atalarımız bizlere bazen evvel zaman içinde diye başlayarak masallar anlatmışlar, bazen de geçmişe dair anlatamadıkları şeyleri masal kisvesi altında anlatmışlardır. Bugün yaşadıklarımız gösteriyor ki her ne söylerlerse söylesinler, her ne şekilde anlatırlarsa anlatsınlar hep gerçekleri söylemişler ve gerçekleri anlatmışlar. Gerçekten tarih tekerrürden ibarettir. Ancak tarihten dersinizi almışsanız tekerrür etmesine müsaade etmezsiniz. Bilindiği üzere tarih boyunca hep Hakkın ve haklının yanında yeralan yüce Türk milleti her fırsatta parçalanarak tarih sahnesinden kaldırılmaya çalışılmıştır. Balık hafızalı bir milletiz. Yakın geçmişte olan şeyleri bile hemen unutuyoruz. Bu manada düşmanlarımızın bize yaptıklarını bile hatırlayamayabiliyoruz. Orta Asyada bizleri bölüp parçaladılar. İki kardeşi birbirine düşürüp iktidar için kardeş kanı akıttılar. Sonrada o toprakları Çin, Moğolistan, Pakistan, Bangladeş, Nepal yaptılar. O dönem Çin Hükümdarlarının yaptıkları bugün hâlâ bizlere uygulanan bir taktik olarak geçerliliğini koruyor. Anadolu, Mezopotamya ve nihayet Ortadoğu’nun istila edilmesi bugün dünyanın önde gelen devletlerinin öncelikli hedefidir. Hesap edemedikleri bir konu ise Allah (c.c)’ın bu millete yardımı ve bu milletin vatanı için her türlü zorluğu göğüsleyeceği konusudur. Tarihte yaşadıkları sebebiyle aslına bakılırsa bir çekingenlikleri hep var, ama ülkeyi karıştırmaktan da geri kalmıyorlar. İsrail’in kurulması ile hız verilen Ortadoğuyu ele geçirme planında Türkiye’nin koyacağı tepki büyük devletleri uzun vadeli planlar yapmaya yönlendirmiştir. Kısa vadede atacakları adımlarda ani karşılık görmekten korkmuşlardır. Bunları niçin ifade ediyoruz derseniz, şöyle bir geriye gitmemiz gerekecek. Yakın geçmişten herkesin hatırlayacağı bir örnek verelim. 1980-1988 yılları arasındaki İran – Irak savaşı sırasında binlerce peşmergeyi Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ne yerleştirdiler. Hatırlanacağı üzere gerek İran’ın kimyasal silah kullanması gerekse Irak lideri Saddam’ın zulmü sebebiyle bu peşmergelerin ülkemize yerleşmelerine müsaade edilmişti. Tabii ki, büyük devletlerin bu talebi tarih boyunca mazlumun yanında yeralan Türk milletinde makes bulmuştur. O gün Türkiye topraklarına yerleştirilen bu peşmergeler Anadolu’da huzurun kaçırılmasında kullanılmışlardır. Peşmergelerin yerleşmesinden kısa bir süre sonra, yıllardır kurtulamadığımız terör olayları başlamıştır. Bunun hemen ardından İran – Irak savaşı sona ermiş ve nam-ı değer Körfez savaşı başlamıştır. A.B.D, Anadolumuzun Güneydoğusunda bu kez de Çekiç Güç konuçlandırdı. Hem Amerikan askerleri Kuzey Irak’a rahat geçiş yapıyordu hemde kimse bu bölgeye giremiyordu, Türkiye Cumhuriyeti yetkilileri bile. Yani Amerikan hükümetinin o bölgede neler yaptığı, teröristleri burada nasıl yetiştirdiği bugünde sırrını korumaktadır. Teröristlerin ellerindeki silahların Körfez savaşı esnasında kullanılan, Amerikan ordusunun silahları olduğunu bugün bütün dünya biliyor. Amerikan yetkilileri o silahların teröristler tarafından çalındığını söylüyorlar. Bu yalana inanan varsa beri gelsin. Biz bu yalana inanmayanlardanız. Bu yalanların gerçek yüzünü ortaya ancak “Güzel İnsanlar” koyabilecektir. Güzel insanların yeniden dünyayı dolduracağı o güzel günlerin sevdası ve özlemi ile mutlu günler dilerim.
İsmail Veyseloğlu, 03.11.2009
Bu yazı 03.11.2009 tarihinden itibaren toplam 2992 defa okunmuştur.
|