İlkay Yılmaz [Az Öz] |
14.07.2011 |
vazgeçmek mi, pes etmek mi
"Ey dünya, senin için çalışanı yor, benim için çalışana hizmet et" İnsanız hayallerimiz var isteklerimiz var. Bunlar için var gücümüzle çalışıyoruz, dua ediyoruz, talep ediyoruz ama bazen "nasip" olmuyor. Bilemiyoruz arkasındaki hikmeti. muhakkak ki bunda bir hayır ama göremiyoruz. Sonra kırılıyoruz, umutsuzluğa kapılıyoruz. Kaç kere daha deneyeceğiz, kaç kere daha ümit edeceğiz, kaç kere daha kırılacağız döküleceğiz. ve pes ediyoruz. Hal böyle değil aslında. işin sırrı vazgeçmekte. Vazgeçmek, pes etmek değildir. Daha iyi bir şey bulduğumuz zaman bir öncekinden vazgeçeriz. Daha yüksek maaşlı bir iş bulduğumuzda bir öncekinden vazgeçeriz. Daha iyi bir müzik duyduğumuzdan bir öncekinden vazgeçeriz. Bana gelen soruların pek çoğu sevgi üzerine. Aradığı sevgiyi bulamamaktan dertli çoğu insan. Mevlana hazretleri der ki " ara, bütün gücünle ara. Ama dışarda değil, aradığını kendinde ara". Ara dostum, tüm gücünle ara. Kalbinin derinliklerinde var olan Allah ile olan o bağı ara. O sonsuz sevgi kaynağını ara. Kalbini aç seni en çok sevene. O bağı bir kere yakaladın mı, sımsıkı sarıl ona. Sonsuz kaynaktan besle kalbini. ve düşün kim daha güçlüdür? Tüm dünya yanında olup Allah'ın yanında olmayan mı yoksa tek başına olsa bile Allah ile dost olan mı?
İlkay Yılmaz, 14.07.2011
Bu yazı 14.07.2011 tarihinden itibaren toplam 3711 defa okunmuştur.
|