email: şifre: yeni üye
Ana SayfaSiyasetGündemEkonomiDünyaSporYaşamTeknolojiSağlıkTasavvuf
Durdu Bahadır [Hidayet Esintileri] 11.10.2009

Durdu Bahadır
Allah Hidayet versin

 

Çocukluğumuzdan beri hep duyduğumuz bir cümle; “Allah hidayet versin!” Hep duyarız ama gerçekte manası nedir bilemeyiz. Söyler geçeriz, üzerinde hiç düşünmeyiz ve önemsemeyiz. Dilimizde darbı mesel olmuş o kadar… Unutmuşuz veya unutturulmuş…   

Bu cümle o kadar manidardır ki;  bir dua, bir güzel dilek ve hoş bir temennidir. Sevgi tezahürüdür. Değer verdiğinizin göstergesidir. Sevdiğiniz kişinin, olmasını istediğimiz hâldir.    

İnsanımızın en güzel özelliklerinden bir tanesi; birbirlerine güzel temennilerde bulunmasıdır. Allah’tan sevdiği insan için iyi şeyler dilemek, onun dostu olduğunu ona göstermektir. Bu bizim güzel bir hasletimizdir millet olarak. Şu güzel hasletimiz sözde kalmamalı taçlanmalıdır. Hidayet nedir ki hep sevdiklerimize Allah’tan isteriz, temenni ederiz?   

“Hidayet” kelimesi, İslam âleminde genel anlamda “kurtuluş” manasında kullanılmaktadır. Ama bizim için önemli olan Allah’ın Kitabı’dır. Kur’ân-ı Kerim’de hidayetin manası nedir ona bakalım birlikte:   

Rabbimiz Şûrâ–13 ve Ra’d-27'e göre Allah'a yönelenleri Kendisine ulaştırdığını ifade ediyor. Zumer-17'de ise, Allah'a yönelenlerin Allah'ın kulu olduğunu açıklıyor. Fatiha-5'te ise, sadece Allah'a kul olanları Sıratı Mustakîm’e ulaştırdığını bildiriyor.


Sıratı Mustakîm ise Nisâ-175’de: “Allah’a ulaştıran yol” olarak açıklanıyor. En’âm-88’de de; “İşte bu Allah’ın hidayetidir ki, kullarından dilediğini (yani hangi kul O’na ulaşmayı dilerse o kulu) Allah’a ulaştıran yol olan Sıratı Mustakîm’le hidayete erdirir.” buyuruyor.   

Bu durumda, Allah’a ulaştıran yola iletilen kulların ruhları sonuçta Allah’a ulaşacaktır.     


En’âm–87: “Onların atalarından ve zürriyetlerinden ve kardeşlerinden biz seçeriz ve onları Sıratı Mustakîm’e ulaştırırız.”


En’âm–88: “İşte bu Allah’ın hidayetidir ki, Allah kullarından dilediğini bununla (Sıratı Mustakîm’le) hidayete erdirir. Eğer onlar da şirke düşselerdi yaptıkları ameller boşa giderdi.” buyurulmaktadır.   

Demek ki günlük hayatta sevdiklerimize Allah’tan temenni mahiyetinde söylediğimiz bu cümledeki “Hidayet” çok önemli bir kavrammış. Allah’ın hidayet etmesi, bizi Sıratı Mustakîm’ine ulaştırması imiş. Kimi Sıratı Mustakîm’ine ulaştırdı ise onun için kurtuluş ve göz aydınlığı imiş. Kazanmak ve kaybetmek için dünya denilen bu âleme geldiğimiz gerçeğinden hareketle, olmazsa olmazlarımızdanmış.


Âli İmrân–73, Bakara-120 ve Kehf-17’de Allahû Teâlâ, hidayetin Allah’a ulaşmak olduğunun altını çiziyor.


Âli İmrân–73: “...innel huda hudallah/…muhakkaki hidayet Allah’a ulaşmaktır.”


Bakara–120: “...inne hudallahi huvel huda/...Allah’a ulaşmak var ya, işte o hidayettir.”


Kehf–17: “...men yehdillahu fe huvel muhted ve men yudlil fe len tecide lehu veliyyen murşidâ/...Allah kimi Kendisine ulaştırırsa o hidayete erer ve kim de dalâlette kalırsa onun için veli mürşid bulunmaz.” buyruluyor.


Yûnus–7, 8’de Allah, ölmeden önce Allah’a ulaşmayı dilemeyenlerin ateşe gideceğini buyuruyor. Allah’a ulaşmayı dilemeden Allah’a ulaşmak mümkün olamayacağına göre, hidayet de Allah’a ulaşmak (ruhun Allah’a ulaşması) olduğuna göre, kişi Allah’a ulaşmayı dilemeden hidayete eremeyecektir, bu kesin bir ifade olarak karşımıza çıkmaktadır.   

Allah’a ulaşmak isteyenlerin hidayete ereceği (yani Allah’a ulaşarak ateşe gitmekten kurtulacaklarını da) aşağıdaki âyetlerden öğreniyoruz.


Bakara–156, 157’de: “Onlara musibet isabet ettirdiğimizde; “biz Allah içiniz ve Allah’a ulaşacağız” derler, Allah’ın rahmeti de, salâvatı da onların üzerinedir, onlar hidayete erecek olanlardır.” denilmektedir.  

Görülüyor ki: “Allah hidayet versin!” cümlesi, basit bir temenni değil, âhiret saadetini dünya hayatında kazanmanın olmazsa olmaz şartı imiş. Ecdadımız o kadar veciz hale getirmiş ki bu ifadeyi, bize düşen ise sadece “âmin” demek. Peki, âmin diyor muyuz? Onu da unutmuşa benziyoruz. Hep birlikte diyelim mi ne dersiniz?   

“Ey Allah’ım! Hidayet; ölmeden önce ruhumuzu Sana ulaştırmakmış. Emanetin olan ruhumuzu Sana ulaştırmayı diliyoruz. Bizim de ruhumuzu sevdiğin kullar gibi Sana ulaştır ve kavuştur.” Âmin…  

Rabbim cümlemize hidayet versin inşallah. 

 

Durdu Bahadır, 11.10.2009

Bu yazı 11.10.2009 tarihinden itibaren toplam 11800 defa okunmuştur.


Yorumlar
Başlık
Yorum
Yorum yazabilmek için üye girişinizi gerçekleştirmelisiniz.


Yazarın son yazıları
  • NİCE BAYRAMLARA... (18.08.2012)
  • Allah'a Kul Olmak / Şeytana Kul Olmak (02.10.2011)
  • Dîn Adı Altında, Kur’ân’a Aykırı Hadis?? Dîni mi Yaşamaktayız? (03.09.2011)
  • Ramazan'a veda Bayram'a merhaba..! (29.08.2011)
  • Sevebilmek Yürek İster (28.03.2011)
  • Zayi edilen ömür (27.08.2010)
  • Ben kimim kime hasretim (12.08.2010)
  • Îmân'a ve Îslâm'a Kur'ân Çerçevesinden Bakış (23.03.2010)
  • Sevgi Ummanında Kaybolmak (11.03.2010)
  • İslâm Merdiveni (01.03.2010)
  • Ö l ü m (14.02.2010)
  • Mevsimler ve Teslimler... (05.02.2010)
  • Hadîs-i Şeriflerde Zikir (28.01.2010)
  • Zikir Neden En Büyük İbadettir (20.01.2010)
  • Neden Zaman Îmânı Kurtarma Zamanı (12.01.2010)
  • Biçâre İnsan (04.01.2010)
  • Bir Mutlu Günün Ardından (26.12.2009)
  • Gerçek Mutluluk (18.12.2009)
  • Muhteşemdi o gün hayat (05.12.2009)
  • Allah İçin Kurban Olmak (25.11.2009)
  • G u r b e t (17.11.2009)
  • Allah'a İnanmak Kurtuluş İçin Kâfi midir ? (11.11.2009)
  • Allah'a İnanmak Kurtuluş İçin Kâfi midir ? (11.11.2009)
  • Dalalette Kalan ve Kaybedenler (31.10.2009)
  • Ölü İken Dirilmek (21.10.2009)
  • Sonbahar ve Sonbaharımız (30.09.2009)
  • Hakk Aldanmaz (25.09.2009)
  • Bayram Kapısı (16.09.2009)
  • Tövbe Kapısı (08.09.2009)
  • Yazarlarımız
    Mü'min Kimdir? Dr. Abdulcabbar Boran
    Güneş ve Ay
    İslâm âlemini topyekûn hüsrana sürükleyen korkunç hurafe! Mustafa Seyit
    Ne Var? Ne Yok?
    655 Mustafa Müjdeci
    Her şey insan için
    EDEP YAHU !! Doğan Kuşman
    Olayın İç Yüzü
    Referandum İmtihanı Barış Aksoy
    Dünyadan
    Diyarbakır:Teksas! Kudret Değirmenci
    Spor Gündemi
    Fizik aktivite ve kilo kontrolü Ayşe Müjdeci
    Sağlık Pınarı
    İlmel Yakîn, Aynel Yakîn ve Hakkul Yakîn hasıl etmek ne anlama gelir? Mustafa G. Güler
    Kur'an ne diyor?
    Allah'ın Manevi Nimeti Lütfi Tümtürk
    Olaylar ve Yorumlar
    Dedikodu nedir? İlkay Yılmaz
    Az Öz
    Kayıp Mayıs Çiçeğim Sibel Yiğit
    Seyir Halleri
    SEVEN VE SEVİLEN OLMAK Gönül Maraşlıoğlu
    Gönül Penceremizden
    Sen Yusuf’taydın Züleyha Mehtap Abdi
    Bir Yürek Mesafesi
    Canlı Yaşamın Temeli ˝Su˝ Nazan Başoğul
    Tabiat Eczanesinden Reçeteler
    MERKEZ EFENDİ HAZRETLERİ Gülay Ozan
    Gönül Erenleri
    O'na yönelmenin tam zamanıdır! Emek Durmuş
    Hayat Gibi
    Muhtelif Mustafa Oğuz
    Bakış Açısı
    ilahi aşk Saliha Güner
    Düşünce-Günce
    Bayramda Dişlere Dikkat Diş Doktoru Gülbeyaz
    Dişler Yolunda
    Nizam Önerileridir.....1 Seyfi Usta
    Bir de bizden dinleyin!
    15.06.2013 Düsseldorf Konferans Ender Eker
    Almanya'dan
    NİCE BAYRAMLARA... Durdu Bahadır
    Hidayet Esintileri
    Tuz Hakkında Yanlış Bilinen Gerçekler B. Tugay Keçeci
    Evrenin Zerafeti
    Neşenin Kaynağı Kendini Unutmaktır Deniz Temuçin
    Bir İnsan Yetişirken
    Bizim Terör Korkut Eser
    Politik Köşe
    BORSA VE BEKLENTİLER Salih Erdin
    Borsada bu hafta
    Hasretine hasretim Ayten Qurbanova
    Umut Gülü
    Suç ve ceza Kenan E. Akmaz
    Belçika'dan
    Belirsizlik Sıkıntısı Meral Okan
    Tasavvuf
    Tek Allah'ın Tek Dini Halim Albayrak
    Dinlerin Birleştirilmesi
    Mülke hüküm süren kimdir? Sabri Unat
    Dünyadan
    Bulutların Üzerinde Olmak Ali Gürbüz
    Gül'e Özlem
    Evvel Zaman Icinde 4 İsmail Veyseloğlu
    Mavera
    Bilişim Köşesi Taha Erdem
    Bilim Köşesi
    Seven, Sevilen Kişidir! Şule Betül Dağ
    En Hayırlı Dost Kimdir
    Sana o kadar çok ihtiyacım varki Rabbim! Pervane Qarayeva
    Kalp Kalbe
    FASLIN ASLI YOK ŞİMDİ Zeren Çelebi
    muzik
    ©2010 Hak Aynası, yazarlarımızın yorumları kendilerine aittir, gazetemiz için bağlayıcı değildir.

    Siyaset | Gündem | Ekonomi | Dünya | Spor | Yaşam | Teknoloji | Sağlık | Tasavvuf