email
şifre


Beni hatırla [Yeni Üye]

Allah Hidayet versin

Durdu Bahadır - Hidayet Esintileri

Durdu Bahadır ile

Hidayet Esintileri

Durdu Bahadır
Yazarın tüm yazıları

 

Çocukluğumuzdan beri hep duyduğumuz bir cümle; “Allah hidayet versin!” Hep duyarız ama gerçekte manası nedir bilemeyiz. Söyler geçeriz, üzerinde hiç düşünmeyiz ve önemsemeyiz. Dilimizde darbı mesel olmuş o kadar… Unutmuşuz veya unutturulmuş…   

Bu cümle o kadar manidardır ki;  bir dua, bir güzel dilek ve hoş bir temennidir. Sevgi tezahürüdür. Değer verdiğinizin göstergesidir. Sevdiğiniz kişinin, olmasını istediğimiz hâldir.    

İnsanımızın en güzel özelliklerinden bir tanesi; birbirlerine güzel temennilerde bulunmasıdır. Allah’tan sevdiği insan için iyi şeyler dilemek, onun dostu olduğunu ona göstermektir. Bu bizim güzel bir hasletimizdir millet olarak. Şu güzel hasletimiz sözde kalmamalı taçlanmalıdır. Hidayet nedir ki hep sevdiklerimize Allah’tan isteriz, temenni ederiz?   

“Hidayet” kelimesi, İslam âleminde genel anlamda “kurtuluş” manasında kullanılmaktadır. Ama bizim için önemli olan Allah’ın Kitabı’dır. Kur’ân-ı Kerim’de hidayetin manası nedir ona bakalım birlikte:   

Rabbimiz Şûrâ–13 ve Ra’d-27'e göre Allah'a yönelenleri Kendisine ulaştırdığını ifade ediyor. Zumer-17'de ise, Allah'a yönelenlerin Allah'ın kulu olduğunu açıklıyor. Fatiha-5'te ise, sadece Allah'a kul olanları Sıratı Mustakîm’e ulaştırdığını bildiriyor.


Sıratı Mustakîm ise Nisâ-175’de: “Allah’a ulaştıran yol” olarak açıklanıyor. En’âm-88’de de; “İşte bu Allah’ın hidayetidir ki, kullarından dilediğini (yani hangi kul O’na ulaşmayı dilerse o kulu) Allah’a ulaştıran yol olan Sıratı Mustakîm’le hidayete erdirir.” buyuruyor.   

Bu durumda, Allah’a ulaştıran yola iletilen kulların ruhları sonuçta Allah’a ulaşacaktır.     


En’âm–87: “Onların atalarından ve zürriyetlerinden ve kardeşlerinden biz seçeriz ve onları Sıratı Mustakîm’e ulaştırırız.”


En’âm–88: “İşte bu Allah’ın hidayetidir ki, Allah kullarından dilediğini bununla (Sıratı Mustakîm’le) hidayete erdirir. Eğer onlar da şirke düşselerdi yaptıkları ameller boşa giderdi.” buyurulmaktadır.   

Demek ki günlük hayatta sevdiklerimize Allah’tan temenni mahiyetinde söylediğimiz bu cümledeki “Hidayet” çok önemli bir kavrammış. Allah’ın hidayet etmesi, bizi Sıratı Mustakîm’ine ulaştırması imiş. Kimi Sıratı Mustakîm’ine ulaştırdı ise onun için kurtuluş ve göz aydınlığı imiş. Kazanmak ve kaybetmek için dünya denilen bu âleme geldiğimiz gerçeğinden hareketle, olmazsa olmazlarımızdanmış.


Âli İmrân–73, Bakara-120 ve Kehf-17’de Allahû Teâlâ, hidayetin Allah’a ulaşmak olduğunun altını çiziyor.


Âli İmrân–73: “...innel huda hudallah/…muhakkaki hidayet Allah’a ulaşmaktır.”


Bakara–120: “...inne hudallahi huvel huda/...Allah’a ulaşmak var ya, işte o hidayettir.”


Kehf–17: “...men yehdillahu fe huvel muhted ve men yudlil fe len tecide lehu veliyyen murşidâ/...Allah kimi Kendisine ulaştırırsa o hidayete erer ve kim de dalâlette kalırsa onun için veli mürşid bulunmaz.” buyruluyor.


Yûnus–7, 8’de Allah, ölmeden önce Allah’a ulaşmayı dilemeyenlerin ateşe gideceğini buyuruyor. Allah’a ulaşmayı dilemeden Allah’a ulaşmak mümkün olamayacağına göre, hidayet de Allah’a ulaşmak (ruhun Allah’a ulaşması) olduğuna göre, kişi Allah’a ulaşmayı dilemeden hidayete eremeyecektir, bu kesin bir ifade olarak karşımıza çıkmaktadır.   

Allah’a ulaşmak isteyenlerin hidayete ereceği (yani Allah’a ulaşarak ateşe gitmekten kurtulacaklarını da) aşağıdaki âyetlerden öğreniyoruz.


Bakara–156, 157’de: “Onlara musibet isabet ettirdiğimizde; “biz Allah içiniz ve Allah’a ulaşacağız” derler, Allah’ın rahmeti de, salâvatı da onların üzerinedir, onlar hidayete erecek olanlardır.” denilmektedir.  

Görülüyor ki: “Allah hidayet versin!” cümlesi, basit bir temenni değil, âhiret saadetini dünya hayatında kazanmanın olmazsa olmaz şartı imiş. Ecdadımız o kadar veciz hale getirmiş ki bu ifadeyi, bize düşen ise sadece “âmin” demek. Peki, âmin diyor muyuz? Onu da unutmuşa benziyoruz. Hep birlikte diyelim mi ne dersiniz?   

“Ey Allah’ım! Hidayet; ölmeden önce ruhumuzu Sana ulaştırmakmış. Emanetin olan ruhumuzu Sana ulaştırmayı diliyoruz. Bizim de ruhumuzu sevdiğin kullar gibi Sana ulaştır ve kavuştur.” Âmin…  

Rabbim cümlemize hidayet versin inşallah. 

 

11 Ekim 2009 Pazar

Son Yazılar

Durdu Bahadır
18.08.2012, Gönüllerimize ilahi iklimden hasret nurları serpelendi.Nefsimizi ve kendimizi bildik.Nimetlerin kadrini idrak ettik.Paylaşmayı öğretti bizlere..Nefis muhasebesini ve cihadını tembihledi.Seherlerde Te...
Durdu Bahadır
02.10.2011, Hayat kitabımız Kuran’ı ...
Durdu Bahadır
03.09.2011, Esselamu aleykum ve rahmetulllahi ve berekatühü. Günümüz İslâm tatbikatında dîni hadîslerle öğretmeye kalkanlar, İslâm’ı 5 şarta bağlamaktadırlar. Oysa hidayet, (Allah’a ulaşmayı dilemek)...
Durdu Bahadır
29.08.2011, On iki ayın Sultanı, Şehri Ramazan olan mübarek ayı idrak ettik. Sırf Rızâ-i İlahi için oruç tuttuk. Nefsimizin ıslahında törpüleme görevi olan bir bedenî ibadeti yaptık. Ne mutlu ki ni'metlerini...
Durdu Bahadır
28.03.2011, Sevgi, kalbin zümrüt tepelerinden parıldayan bir güneş gibi yürekleri ısıtır. Bahar tomurcukları açar yediveren gülleri gibi haslet bahçelerinde. Öyle bir haslet ki, ruhuma kıvılcımlar çaktırır yürekt...
Durdu Bahadır
27.08.2010, Şu dünyada her nefes alış-verişimizde zaman aleyhimize işliyor, su gibi akıp gidiyor. Zamanı iyi değerlendiremediğimizden, malayani dediğimiz boş meşgalelerle iştigal ettiğimizden, içimizde bir pişma...
Durdu Bahadır
12.08.2010, Ben Elest Bezmi'nde görmüştüm Cemâlini… Huzurunda diziliş ve kul oluştan bu yana öyle bir hasretle yanıyor ki benliğim… Uzak diyarlarda bir zerreyim savrulan. O gün görmemiş olsaydım ve şahit olma...


11.10.2009 tarihli haber arşivi

En Çok Okunan Makaleler

Durdu Bahadır
11.10.2009,  Çocukluğumuzdan beri hep duyduğumuz bir cümle; “Allah hidayet versin!” Hep duyarız ama gerçekte manası nedir bilemeyiz. Söyler geçeriz, üzerinde hiç düşünmeyiz ve önemsemeyiz. Dilimizde darbı me...
Durdu Bahadır
18.08.2012, Gönüllerimize ilahi iklimden hasret nurları serpelendi.Nefsimizi ve kendimizi bildik.Nimetlerin kadrini idrak ettik.Paylaşmayı öğretti bizlere..Nefis muhasebesini ve cihadını tembihledi.Seherlerde Te...
Durdu Bahadır
28.03.2011, Sevgi, kalbin zümrüt tepelerinden parıldayan bir güneş gibi yürekleri ısıtır. Bahar tomurcukları açar yediveren gülleri gibi haslet bahçelerinde. Öyle bir haslet ki, ruhuma kıvılcımlar çaktırır yürekt...
Durdu Bahadır
02.10.2011, Hayat kitabımız Kuran’ı ...
Durdu Bahadır
20.01.2010,  Bizi insan olarak yaratan Rabbimiz hayat kitabımız olan Kur’ân-ı Kerim’de şöyle buyuruyor. 29 / ANKEBUT - 45 : Utlu mâ ûhıye ileyke minel kitâbi ve ekımıs salât(salâte), innes salâte tenhâ ...
Durdu Bahadır
08.09.2009, Kıyamete kadar açık olan, kulun kulluğunun acizliğiyle yaratanına dönüp, el açıp, pişmanlığını ifade edeceği Rahmanî Kapıda bekliyoruz.İblis iblisliğinden, nefsimiz ise isteklerinden vazgeçmiyor. Nefs...
Durdu Bahadır
28.01.2010, Peygamber Efendimiz (S.A.V) zikirle ilgili yüzlerce hadîs neşretmiştir. Zikrin ehemmiyetini dile getirmiştir. Çünkü zikir olmadan nefsin afetlerini yok etmek mümkün değildir. Allah’a velî olmak ve has...

En Çok Okunan Güncel Haberler

Türk Jetleri YPG'yi Vurdu
TSK'nın Cerablus'a bağlı Tilemarne köyünü toplarla ve savaş uçakları ile vurduğu belirtildi.
GATA'nın İsmi Değişti
Gülhane Askeri Tıp Akademisi'nin (GATA) ismi Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesi olarak değişti.
Suriye Konusunda Anlaşamadılar
ABD ve Rusya'nın, Suriye'de ateşkes için anlaşmaya varmaları teknik sebeplere takıldı.
2 bin 200 Yıllık Devlet Geleneğimiz Var
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yavuz Sultan Selim Köprüsü'nün açılışında önemli açıklamalar yaptı.
Yavuz Sultan Selim Köprüsü Açıldı
İstanbul Boğazı üçüncü gerdanlığına kavuştu.

Yazarlar

Dr. Abdulcabbar Boran
Mustafa Seyit
Lütfi Tümtürk
Sibel Yiğit
Seyfi Usta
Nazan Başoğul
Gönül Maraşlıoğlu
Mehtap Abdi
Gülay Ozan
Ender Eker
Deniz Temuçin
Mustafa G. Güler
Emek Durmuş
Mustafa Oğuz
Saliha Güner
Diş Doktoru Gülbeyaz
Mustafa Müjdeci
Durdu Bahadır
B. Tugay Keçeci
Ayşe Müjdeci
İlkay Yılmaz
Korkut Eser
Salih Erdin
Kudret Değirmenci
Ayten Qurbanova
Meral Okan
Kenan E. Akmaz
Halim Albayrak
Ali Gürbüz
İsmail Veyseloğlu
Barış Aksoy
Taha Erdem
Şule Betül Dağ
Pervane Qarayeva
Zeren Çelebi

©2010 Hak Aynası, yazarlarımızın yorumları kendilerine aittir, gazetemiz için bağlayıcı değildir.