email: şifre: yeni üye
Ana SayfaSiyasetGündemEkonomiDünyaSporYaşamTeknolojiSağlıkTasavvuf
Dr. Fazıl Nimet [Güneş ve Ay] 11/26/2010

Dr. Fazıl Nimet
Dînde Zorlama Var mıdır? Yok mudur?

Dînde zorlama yoktur. Dînde nasihat etmek, yol göstermek vardır. Her sualin cevabı mutlaka Kur’ân-ı Kerim’de yer almıştır. Allahû Tealâ Peygamber Efendimiz (S.A.V)’e: “Her şeyi açıklamak için Sana bu Kitab’ı indirdik.” buyuruyor.  

16/NAHL-89: Ve yevme neb’asu fî kulli ummetin şehîden aleyhim min enfusihim ve ci’nâbike şehîden alâ hâulâ(hâulâi), ve nezzelnâ aleykel kitâbe tibyânen likulli şey’in ve huden ve rahmeten ve buşrâ lil muslimîn(muslimîne).
Ve o gün, bütün ümmetlerin içinde, onların üzerine, onların kendilerinden bir şahit beas ederiz (vazifeli kılarız). Ve seni de onların üzerine şahit olarak getirdik. Ve sana, herşeyi beyan eden (açıklayan), hidayete erdiren ve rahmet olan Kitab’ı, müslümanlara (Allah’a teslim olanlara) müjde olarak indirdik. 

Ve En’âm Suresinde Allahû Tealâ: “Biz bu kitapta hiçbir şeyi eksik bırakmadık.” buyuruyor. 

6/EN'ÂM-38: Ve mâ min dâbbetin fîl ardı ve lâ tâirin yatîru bi cenâhayhi illâ umemun emsâlukum, mâ farratnâ fîl kitâbi min şey’in summe ilâ rabbihim yuhşerûn(yuhşerûne).
Ve yeryüzünde yürüyen hayvanlardan ve iki kanadıyla uçan kuşlardan ne varsa (4 ayaklı) hiçbir hayvan ve iki kanadıyla uçan hiçbir kuş yoktur ki; sizin gibi ümmet olmasınlar. Biz kitapta hiçbir şeyi eksik bırakmadık. Sonra Rab’lerine haşrolunacaklar (olunurlar). 

Kur’ân-ı Kerim’de herşey açıklandığına göre, “Dînde zorlama var mıdır?” sualinin cevabı için  yine Kur’ân-ı Kerim’e bakmamız lâzım. Cevabı Kur’ân’dan bulmamız gerekir.Allahû Tealâ Peygamber Efendimiz (S.A.V)’e Gâşiye Suresinde şöyle sesleniyor: 

88/GÂŞİYE-21: Fe zekkir innemâ ente muzekkir(muzekkirun).
Artık zikret (hatırlat), sen sadece müzekkirsin (hatırlatıcısın).
88/GÂŞİYE-22: Leste aleyhim bi musaytırın.
Sen onların üzerinde bir zorlayıcı değilsin. 

Âyetlerden bir sonuca ulaşıyoruz. Dînde hatırlatmak (öğüt vermek) vardır, ama dînde zorlamak yoktur. Dînin tebliğcisi Nebîler Sultanı Peygamber Efendimiz (S.A.V)’e Allah böyle emrediyor. İnsanlar Peygamber Efendimiz (S.A.V)’e, tebliğ yaparken, ulu-orta yanlış davranışlarda, sözlerde bulunuyorlar. Allahû Tealâ da onların kalbî yapılarını bildiği için, Kaf Suresinin 45. âyet-i kerimesinde  Peygamber Efendimiz (S.A.V)’e şöyle hitap ediyor: 

50/KAF-45: Nahnu a’lemu bi mâ yekûlûne ve mâ ente aleyhim bi cebbârin fe zekkir bil kur’âni men yehâfu vaîdi.
Onların ne söylediklerini, en iyi Biz biliriz. Ve sen onların üzerine, cabbar (zorlayıcı) değilsin. Öyleyse Benim vaadimden (vaadettiğim cezadan, azaptan) korkanları Kur’ân ile ikaz et.
 

Peygamber Efendimiz (S.A.V)’in bu konudaki görevinin, Kur’ân’la ikaz etmek insanları Allah’a davet etmek olduğu bir kere daha anlaşılıyor. 

Akıl ve İrade
Allahû Tealâ Yûnus Suresinde şöyle buyuruyor: 

10/YÛNUS-99: Ve lev şâe rabbuke le âmene men fîl ardı kulluhum cemîâ(cemîân), e fe ente tukrihun nâse hattâ yekûnu mu’minîn(mu’minîne).
Ve şâyet senin Rabbin dileseydi, yeryüzünde olan kimselerin hepsi elbette topluca îmân ederlerdi. Yoksa sen, insanları mü’min(ler) oluncaya kadar zorlayacak mısın?  
10/YÛNUS-100: Ve mâ kâne li nefsin en tu’mine illâ bi iznillâh(iznillâhi), ve yec’alur ricse alâllezîne lâ ya’kılûn(ya’kılûne).
Ve Allah’ın izni olmaksızın, bir kimsenin (bir nefsin) mü’min olması (mümkün) olamaz. Ve (Allah), akıl etmeyen kimselerin üzerine ceza (azap) verir. 

Âyet-i kerimede, Rabbimiz’in, eğer dileseydi herkesi mü’min kılabileceği belirtiliyor. Ama Allah insanlara serbest irade vermiş. Ve serbest irade sebebiyle Allah’ın izni olmadan hiç kimsenin mü’min olması mümkün değil.
Oluşan her olay ya Allah’ın takdiri, ya da Allah’ın müsaadesiyle gerçekleşir. Oluşan bir olay, ya Allah’ın takdirindedir, yani bu olayı Allah gerçekleştirmektedir. Ya da Allah’ın müsaadesinde, başkaları o olayı gerçekleştirmektedir.

Yûnus Suresinin 100. âyet-i kerimesinde, Allah’ın izni olmadan hiç kimsenin mü’min olamayacağı zikrediliyor. Yani bir kişinin mü’min olabilmesi kendi cüz’î iradesinin talebine bağlanmıştır. O kişi bizzat Allah’a ulaşmayı dilemelidir.
Ve âyet-i kerimenin devamında Allahû Tealâ şöyle buyuruyor: “Ve yec’alur ricse alâllezîne lâ ya’kılûn: Ve (Allah), akıl etmeyen kimselerin üzerine ceza (azap) verir.”
Burada aklın kullanılması bizzat iradenin Allah’ın emrine itaat etmesine bağlıdır. İradenin devreye girdiği her noktada akıl vardır. Aklın devreye girdiği her noktada irade kesinlikle vardır. Bu âyet-i kerimede Allahû Tealâ hem iradeye, hem de akla atıfta bulunuyor.
Hem iradenin hem de aklın kullanılması mutlak surette hidayetçinin devreye girmesine bağlıdır.  

2/BAKARA-38: Kulnâhbitû minhâ cemîa(cemîan), fe immâ ye’tiyennekum minnî huden fe men tebia hudâye fe lâ havfun aleyhim ve lâ hum yahzenûn(yahzenûne).
Biz dedik ki: “Hepiniz oradan (aşağıya) inin. Benden size mutlaka hidayet gelecektir. O zaman kim hidayetime tâbî olursa, artık onlara korku yoktur ve onlar mahzun olmazlar.” 

7/A'RÂF-35: Yâ benî âdeme immâ ye’tiyennekum rusulun minkum yekussûne aleykum âyâtî fe menittekâ ve asleha fe lâ havfun aleyhim ve lâ hum yahzenûn(yahzenûne).
Ey Âdemoğulları! Sizin içinizden, size âyetlerimi anlatan (kıssa eden) resûller geldiği zaman, bundan sonra kim takva sahibi olur ve nefsini ıslâh ederse (nefs tasfiyesi yaparsa), artık onlara korku yoktur. Ve onlar mahzun olmazlar. 

“Ey Âdemoğulları! Sizin içinizden, size âyetlerimi anlatan (kıssa eden) resûller geldiği zaman Kim hidayetime tâbî olursa” yani kim Allah’a ulaşmayı diler ve mürşidine, hidayetçiye, Allah’ın resûlüne tâbî olursa, artık onlara korku yoktur, onlar mahzun olmazlar.                

Allahû Tealâ’nın, insan dışında serbest irade verdiği mâhluklar var mıdır?

Allahû Tealâ cüz’î iradeyi sadece insanlara ve cinlere vermiştir. Allahû Tealâ 3 asıl ve 3 de karşıt olmak üzere 6 âlem yaratmıştır. Emr âleminde melekler vardır. Allahû Tealâ meleklere de irade vermiştir ama nefs ve ruh vermemiştir. Nefs olmadığı için bir nevî hepsi irade bağlanmasındadırlar. Melekler sadece Allah’ın emrini yerine getirirler. Ruhları olmadığı için melekler Allah’ın Zat’ına ulaşmazlar. Nefs olmadığı için hiçbir günahı işlemeleri söz konusu değildir. Günahı işlettiren nefstir. Dolayısıyla meleklerin hepsi Allah’ın emrine harfiyen itaat eden varlıklardır.
Gayb âleminde cinler vardır. Cinlerde akıl, irade, nefs ve fizik beden vardır, ruh yoktur. Allahû Tealâ Âdem (A.S)’a ruh üfürdüğü zaman hem meleklere, hem cinlere: “Ona secde edin” diye emrediyor. Meleklere ve cinlere, insana secde etmeleri emri verilmesinin sebebi, onlarda ruh olmamasıdır. Allahû Tealâ Âdem (A.S)’a ruh vermiştir.

 

Allah’a Ulaşmayı Dilemeyen Kişi Hayvanlardan Daha çok Dalâlettedir.
Zahirî âlemde insanlar vardır. İnsanlarda, irade, nefs, fizik beden, ve ruh vardır. Dünya hayatında sadece ruh Allah’ın Zat’ına ulaşabilir. Zahirî âlemde insanların dışında hayvanlar vardır. Onların da fizik bedenleri, nefsleri vardır ama üfürülen ruhları yoktur. Hayvanlarda irade söz konusu değil. Yani kendi iradeleri ile bir emre itaat edemezler. Âyet-i kerimelerde Allahû Tealâ, Allah’a ulaşmayı dilemeyen “İnsanların hayvanlar gibi olduğunu” ifade buyuruyor. Hayvanların bir ruhu ve iradesi yok ki Allah’a ulaşmayı dilesin. Bu sebeple hayvanların İrşad kademesini görmeleri, işitmeleri ve idrak etmeleri mümkün değildir.  

 

7/A'RÂF-179: Ve lekad zere’nâ li cehenneme kesîren minel cinni vel insi lehum kulûbun lâ yefkahûne bihâ ve lehum a’yunun lâ yubsırûne bihâ ve lehum âzânun lâ yesmeûne bihâ, ulâike kel en’âmi bel hum edallu, ulâike humul gâfilûn(gâfilûne).
Ve andolsun ki; cehennemi, insanların ve cinlerin çoğuna hazırladık (yarattık). Onların kalpleri vardır, onunla fıkıh (idrak) etmezler. Onların gözleri vardır, onunla görmezler. Onların kulakları vardır, onunla işitmezler. Onlar hayvanlar gibidir. Hatta daha çok dalâlettedirler. İşte onlar, onlar gâfillerdir.

 

 

Hidayetçinin tebliğine muhatap olduktan sonra, aklını kullanarak, iradesiyle Allah’a ulaşmayı dilemeyen, Allah’ın kendisine üfürdüğü ruh sebebiyle bu dileğin sahibi olmayan kişiler akıllarını ve iradelerini kullanmamışlardır. Geriye nefs ve fizik beden kalıyor, sadece nefs ve fizik bedenlerini kullanmaktadırlar.

Hayvanların da sadece nefs ve fizik bedenleri vardır. Bu tip insanları Allahû Tealâ âyet-i kerimede hayvanlarla mukayese ediyor. “Onlar hayvanlar gibidir, hatta daha da dalâlettedirler.” Çünkü Allah hayvanları sorumlu kılmamıştır.

Hayvanlar bu dünya hayatı ile sınırlıdır, toprak olup gidecekler. İşte bu şekilde Allah’a bu dünya hayatında ulaşmayı dilemeyen insanlar da hayvanlar gibi toprak olmayı isteyecek. Ama olamayacaklar çünkü Allahû Tealâ onlara sorumluluk vermiştir.


Yûnus Emre Hz.leri ne diyor: “Ölenler hayvan imiş, âşıklar ölmez.”
Âşıklar Allah’a ulaşmayı dileyip, mürşidine tâbî olarak daimî zikre ulaşanlardır. 

Dînde Zorlama Yoktur, Âyetleri açıklamak, Nasihat Etmek Vardır.
2/BAKARA-256: Lâ ikrâhe fîd dîni kad tebeyyener ruşdu minel gayy(gayyi), fe men yekfur bit tâgûti ve yu’min billâhi fe kadistemseke bil urvetil vuskâ, lânfisâme lehâ, vallâhu semîun alîm(alîmun).
Dînde zorlama yoktur. İrşad yolu (hidayet yolu, Allah’a ulaştıran yol), gayy yolundan (dalâlet yolundan, şeytana, cehenneme ulaştıran yoldan) açıkça (ayrılıp) ortaya çıkmıştır. Artık kim tagutu (şeytanı ve şeytana ulaştıran yolu) inkâr edip de Allah’a îmân ederse (mü’min olur, Allah’a ulaştıran yolu tercih ederse), böylece o, (Allah’tan) kopması mümkün olmayan urvetul vuskaya (sağlam bir kulba, mürşidin eline) tutunmuştur. Allah Sem’î’dir, Alîm’dir. 

Allah’tan kopması mümkün olmayan urvet’ul vuskâ (sağlam kulb, mürşid) âyetleri tilavet ederek ruhun talebine uymamızı söyler. Ruhun talebine uyarak kim Allah’a ulaşmayı dilerse o tagutu inkar etmiştir. Tagutu inkar eden, Allah’tan kopmayan kulba, mürşide sarılır.Tagut insan şeytanlar, cin  şeytanlardır. Tagut devamlı nefsin afetlerine, hastalıklarına tesir ederek aklı ikna etmeye çalışır ve nefsin talebine uymamızı emreder. Tagutun aklı ikna etmesi halinde kişi ruhun talebine değil nefsin talebine uyarak dünya hayatını diler. Böylece işlediği şerlerden dolayı kazandığı negatif dereceler sebebiyle gideceği yer cehennem olur.  

10 / YUNUS - 7 : İnnellezîne lâ yercûne likâenâ ve radû bil hayâtid dunyâ vatme'ennû bihâ vellezîne hum an âyâtinâ gâfilûn(gâfilûne).
Muhakkak ki onlar, Bize ulaşmayı (hayatta iken ruhlarını Allah'a ulaştırmayı) dilemezler. Dünya hayatından razı olmuşlardır ve onunla doyuma ulaşmışlardır ve onlar âyetlerimizden gâfil olanlardır.
10 / YUNUS - 8 : Ulâike me'vâhumun nâru bimâ kânû yeksibûn(yeksibûne).
İşte onların kazandıkları (dereceler) gereğince varacakları yer ateştir (cehennemdir).

 

Allah razı olsun.

Dr. Fazıl Nimet, 11/26/2010

Bu yazı 11/26/2010 tarihinden itibaren toplam 697 defa okunmuştur.


Yorumlar
Başlık
Yorum
Yorum yazabilmek için üye girişinizi gerçekleştirmelisiniz.


Yazarın son yazıları
  • HANİF DÎNİ'NİN ESASI 7 SAFHA 7 TESLİMDİR! - 1 (2/13/2012)
  • DİNDE ZORLAMA VAR MIDIR? - 3 (1/28/2012)
  • DİNDE ZORLAMA VAR MIDIR? – 2 (1/11/2012)
  • DİNDE ZORLAMA VAR MIDIR? – 1 (12/25/2011)
  • TAKVA NEDİR-3: 5, 6, 7. Safha Takva (12/12/2011)
  • TAKVA NEDİR-2: 2, 3, 4. Safha Takva (12/3/2011)
  • TAKVA NEDİR-1: 1. Safha Takva (11/26/2011)
  • AF VE MAĞFİRET (3. Bölüm) (11/18/2011)
  • AF VE MAĞFİRET (2. Bölüm) (10/4/2011)
  • AF VE MAĞFİRET (1. Bölüm) (8/11/2011)
  • ZİKRİN DÎN’DEKİ YERİ VE ÖNEMİ (II. BÖLÜM) (7/28/2011)
  • ZİKRİN DÎN’DEKİ YERİ VE ÖNEMİ (I. BÖLÜM) (7/20/2011)
  • BİD’ATLER: (5/30/2011)
  • Kadınların Erkekler Üzerindeki Hakları - 3 (5/16/2011)
  • Kadınların Erkekler Üzerindeki Hakları - 2 (5/7/2011)
  • Kadınların Erkekler Üzerindeki Hakları -1 (4/25/2011)
  • KUTLU DOĞUM HAFTASI ÖZEL: (4/16/2011)
  • İSLÂM’DA AİLE, ANNE-BABA, ÇOCUK İLİŞKİLERİ (3/29/2011)
  • İNSANLAR STRESTEN NASIL KURTULABİLİR? (2/22/2011)
  • STRES NEDİR? (1/27/2011)
  • HAK MÜ'MİN KİMDİR? (1/16/2011)
  • Nîmetin kıymeti bilinmezse... (1/5/2011)
  • Hayır Allah’tan, Şer Nefsimizdendir (12/26/2010)
  • AHİR ZAMANDA (HİDAYET ÇAĞINDA) GELECEĞİ MÜJDELENEN MEHDİ RESÛL’Ü AÇIKLAYAN KUR’ÂN ÂYETLERİ - 2 (12/17/2010)
  • AHİR ZAMANDA (HİDAYET ÇAĞINDA) GELECEĞİ MÜJDELENEN MEHDİ RESÛL’Ü AÇIKLAYAN KUR’ÂN ÂYETLERİ - 1 (12/7/2010)
  • Sevgi Nedir? (11/16/2010)
  • TAKVA (11/4/2010)
  • Dîn Nedir? (10/24/2010)
  • MUHLİSLER (10/15/2010)
  • HİDAYETE VESİLE OLANLAR (9/30/2010)
  • EVLİYALIK (2. bölüm) (9/15/2010)
  • Kadir Gecesi (9/6/2010)
  • EVLİYALIK - (1. bölüm) (8/31/2010)
  • RAHMANI İNKÂR EDENLER, TAGUTU İNKÂR EDENLER (8/22/2010)
  • İhsanla Mürşide Tâbî Olmak Dînin Temelidir! (8/7/2010)
  • Kur'ân Hidayetle Okunur! (7/28/2010)
  • TASAVVUF 7 SAFHA HİDAYETİ YAŞAMAKTIR (7/17/2010)
  • MEHDİ (A.S) VE İSA (A.S)'IN KUR'ÂN-I KERİM'DEKİ İŞARETLERİ-2 (7/4/2010)
  • MEHDİ (A.S) VE İSA (A.S)'IN KUR'ÂN-I KERİM'DEKİ İŞARETLERİ-1 (6/21/2010)
  • Ruh ve Nefs - 2.bölüm (6/9/2010)
  • Ruh ve Nefs - 1.bölüm (5/27/2010)
  • Tatbikattan Kaldırılan Mürşide Tabiiyet, Huşû ve Namaz (5/7/2010)
  • CEHENNEME GİDENLER DÜNYA HAYATINDA ALLAH'A ULAŞMAYI DİLEMEYEN, SAĞIR DİLSİZ VE KÖRLERDİR (4/23/2010)
  • Allah'a Kul Olmak (4/2/2010)
  • Mutlu Olmak (3/25/2010)
  • Devrin İmamı Kimdir? (3/18/2010)
  • Mürşid Kimdir? (3/11/2010)
  • Emanetlerin Allah'a Teslimi (3/4/2010)
  • İslâm Nedir? (2/25/2010)
  • Resûl'e İtaat Allah'a İtaattir (2/17/2010)
  • HANİF DÎNİ'NİN ESASI 7 SAFHA 7 TESLİMDİR! - 1 Dr. Fazıl Nimet
    Güneş ve Ay
    Facebook'ta hayırlı bir iş: TEZEKKÜR Mustafa Seyit
    Ne Var? Ne Yok?
    655 Mustafa Müjdeci
    Her şey insan için
    SEVGİ YOKSA YOKSUN Doğan Kuşman
    Olayın İç Yüzü
    Referandum İmtihanı Barış Aksoy
    Dünyadan
    Diyarbakır:Teksas! Kudret Değirmenci
    Spor Gündemi
    Fizik aktivite ve kilo kontrolü Ayşe Müjdeci
    Sağlık Pınarı
    İlmel Yakîn, Aynel Yakîn ve Hakkul Yakîn hasıl etmek ne anlama gelir? Mustafa G. Güler
    Kur'an ne diyor?
    Ülkemizi Karıştırmak İsteyen Lütfi Tümtürk
    Olaylar ve Yorumlar
    vazgeçmek mi, pes etmek mi İlkay Yılmaz
    Az Öz
    Tek Allah'ın Tek Dini Halim Albayrak
    Dinlerin Birleştirilmesi
    Güneşe bir kısa mesaj... Sibel Yiğit
    Hoşbeş
    ˝Kubbe-i Arz'ın Mihmandarları˝ 4 Gönül Maraşlıoğlu
    Gönül Penceremizden
    Vakit ayrılık vakti Mehtap Abdi
    Bir Yürek Mesafesi
    Potasyum Deposu ˝Tarçın˝ Nazan Başoğul
    Tabiat Eczanesinden Reçeteler
    Muhtelif Mustafa Oğuz
    Bakış Açısı
    Diyarbakır Açık Müzesi Gülay Ozan
    Gezgin
    Divan_ı Kebir'den... Saliha Güner
    Düşünce-Günce
    ORUÇTA AĞIZ KOKUSUNA ÇÖZÜM ÖNERİLERİ Diş Doktoru Gülbeyaz
    Dişler Yolunda
    Habertürk'te Mahmud Erol Kılıç ile harika bir akşam Emek Durmuş
    Hayat Gibi
    Allah'a Kul Olmak / Şeytana Kul Olmak Durdu Bahadır
    Hidayet Esintileri
    Tuz Hakkında Yanlış Bilinen Gerçekler B. Tugay Keçeci
    Evrenin Zerafeti
    Almanya'nın Kuzey Ren-Vestfalya Eyaletinde Müslüman Çocuklara Din Dersi Ender Eker
    Almanya'dan
    3. Dünya savaşı kapıda... Seyfi Usta
    Bir de bizden dinleyin!
    Terör Meselesi'nin Devlet Cephesi Korkut Eser
    Politik Köşe
    BORSA VE BEKLENTİLER Salih Erdin
    Borsada bu hafta
    Osmanlı'da Çocukların Eğitimi - 3 Nurefşan Deniz Temuçin
    Bir İnsan Yetişirken
    Belirsizlik Sıkıntısı Meral Okan
    Tasavvuf
    Mülke hüküm süren kimdir? Sabri Unat
    Dünyadan
    Bulutların Üzerinde Olmak Ali Gürbüz
    Gül'e Özlem
    Evvel Zaman Icinde 4 İsmail Veyseloğlu
    Mavera
    Bilişim Köşesi Taha Erdem
    Bilim Köşesi
    Seven, Sevilen Kişidir! Şule Betül Dağ
    En Hayırlı Dost Kimdir
    FASLIN ASLI YOK ŞİMDİ Zeren Çelebi
    muzik
    ©2010 Hak Aynası, yazarlarımızın yorumları kendilerine aittir, gazetemiz için bağlayıcı değildir.

    Siyaset | Gündem | Ekonomi | Dünya | Spor | Yaşam | Teknoloji | Sağlık | Tasavvuf