email: şifre: yeni üye
Ana SayfaSiyasetGündemEkonomiDünyaSporYaşamTeknolojiSağlıkTasavvuf
Dr. Fazıl Nimet [Güneş ve Ay] 11/4/2010

Dr. Fazıl Nimet
TAKVA
Kur'an-ı Kerim'e göre "takva" nedir?

Takvanın ne olduğunu öğrenmek için her zaman olduğu gibi Kur’ân’a müracaat etmemiz lâzım. Neden Kur'ân'a müracaat etmemiz lâzım? Çünkü TAKVA kavramının geçtiği bir çok âyet var. İnsanlar lugât mânâsından hareketle “Takva Allah’tan korkmaktır.” diyorlar. Halbuki “Vikaye” kökünden türeyen takva kavramının lugat mânâsı “bir şeyi zarardan ve sıkıntıdan korumaktır”.

Kur'ân'da geçen takva kavramının bütününe baktığımız zaman, geniş bir yelpaze içerisinde 7 safhayı içerdiğini görüyoruz. Eğer 7 safha takvanın hepsine “korku, korku, korku…” derseniz o zaman meseleyi aslî manasından saptırmış olursunuz. Peygamber Efendimiz (S.A.V); “Kur'ân'ın bir lafzî mânâsı ve 7 ruhu vardır.” buyuruyor Takva kavramının geçtiği tüm âyetlerde, sadece fizikî anlamıyla “korku” dediğimizde bu kavramı ihtiva eden 7 ruhu gizlemiş oluruz. Yûnus Suresinin 62 ve 63. âyet-i kerimelerinde takva sahipleri için korku yoktur buyrulduğuna göre “takva Allah'tan korkmaktır” mânâsı Kur’ân-ı Kerime ters düşmektedir.

10 / YÛNUS - 62: E lâ inne evlîyâ allâhi lâ havfun aleyhim ve lâ hum yahzenûn(yahzenûne).
Muhakkak ki Allah'ın evliyasına (dostlarına), korku yoktur. Onlar, mahzun olmazlar, öyle değil mi?

10 / YÛNUS - 63: Ellezîne âmenû ve kânû yettekûn(yettekûne).
Onlar, âmenûdurlar (ölmeden evvel Allah'a ulaşmayı dileyenlerdir) ve takva sahibi olmuşlardır.

Eğer Allahû Tealâ “takva sahipleri için korku yoktur” diyorsa, birileri “takva korkudur, Allah’tan korkmaktır” diyorsa o zaman tamamen Kur’ân’ı Kerim’e ters bir mânâyı kavrama yüklüyor. O zaman kavramın aslî manası saptırılıyor.             

Allahû Tealâ da “takva sahibi olan kişi için korku yoktur” buyuruyor. Çünkü onlar için müjdeler vardır. Hem ahiret müjdesi, hem dünya müjdesi vardır.            

Allahû Tealâ Kur’ân-ı Kerim’de korkuyu takva kavramıyla değil, “havf” kelimesi ile tarif etmiştir. Nitekim Allahû Tealâ Kaf Suresinin 45. âyet-i kerimesinde Peygamber Efendimiz (S.A.V)’e hitaben  şöyle buyuruyor:

50 / KAF - 45: Nahnu a’lemu bi mâ yekûlûne ve mâ ente aleyhim bi cebbârin fe zekkir bil kur’âni men yehâfu vaîdi.
Onların ne söylediklerini, en iyi Biz biliriz. Ve sen onların üzerine, cabbar (zorlayıcı) değilsin. Öyleyse Benim vaadimden (vaadettiğim cezadan, azaptan) korkanları Kur'ân ile ikaz et.

Âyet-i kerimede, “korku” kelimesi “havf” ile ifade edilmiştir. Bu korku kötü hesap sahipleri içindir. Rad Suresinin 18. âyet-i kerimesinde hesabın kötüsüne sahip olanların gideceği yerin cehennem olduğu bildiriliyor. Rad Suresinin 21. âyeti kerimesinde kötü hesaptan korkanlar Allah'a ulaşmayı dileyerek Allah'ın ulaştırmasını emretiği ruhu ulaştıranlardır.  

13 / RA'D - 18: Lillezînestecâbû li rabbihimul husnâ, vellezîne lem yestecibû lehu lev enne lehum mâ fîl ardı cemîan ve mislehu meahu leftedev bih(bihî), ulâike lehum sûul hısâbi ve me’vâhum cehennem(cehennemu), ve bi’sel mihâd(mihâdu).
Rab'lerine (Rabbinin emrine) icabet edenler için en güzeli vardır. Ve O'na icabet etmeyenler, yeryüzünde olanların hepsi ve bir o kadarı daha onların olsa, onu mutlaka fidye olarak verirlerdi. İşte onlar; onlar için hesabın kötüsü var. Ve onların barınacağı yer, cehennem; ne kötü bir döşektir.

13 / RA'D - 21: Vellezîne yasılûne mâ emerallâhu bihî en yûsale ve yahşevne rabbehum ve yehâfûne sûel hisâb(hisâbi).
Ve onlar Allah'ın (ölümden evvel), Allah'a ulaştırılmasını emrettiği şeyi (ruhlarını), O'na (Allah'a) ulaştırırlar. Ve Rab'lerine karşı huşû duyarlar ve kötü hesaptan (cehenneme girmekten) korkarlar.

59 / HAŞR - 16: Ke meseliş şeytâni iz kâle lil insânikfur, fe lemmâ kefere kâle innî berîun minke innî ehâfullâhe rabbel âlemîn(âlemîne).
(Münafıkların size vaadleri), şeytanın (vaadlerinin) durumu gibidir. İnsana: “İnkâr et (kâfir ol).” demişti. Fakat, inkâr ettiği zaman: “Muhakkak ki ben senden uzağım, elbette ben, âlemlerin Rabbi Allah'tan korkarım.” dedi.

“Takva Allah’tan korkmaktır” diyenler bir bi’datin içine düşmüşlerdir.

Bid’at nedir?

Kur'ân-ı Kerim’de yer almasına rağmen tatbikattan çıkartılan, Kur'ân-ı Kerim’de olmamasına rağmen dîn tatbikatına konulan herşey bid’attir. Kur'ân'da varolmasına rağmen tatbikattan çıkarılan takvanın asıl tarifi “birşeyi zarardan ve sıkıntıdan korumaktır”. Allah’ın emirleri var ve yasakları var. Allah’ın emirlerine itaat, yasak ettiği fiilleri işlememek derecat kazandırıyor, bize mutluluk sağlıyor. O emirlere isyan, yasak ettiği fiilleri işlemek bize derecat kaybettiriyor, sıkıntıyı yaşattırıyor.

Takva zarardan ve sıkıntıdan korunmak olduğuna göre, bu, Allah’ın emirlerine isyan etmemek, Allah’ın yasaklarını işlemekten kişiyi korumaktır. İsyana ve Allah’ın yasak ettiği fiilleri işlememeye karşı kişiyi korumak takvadır.  Takva bir koruyucu zırhtır. Tıpta bir koruyucu hekimlik, vardır. Bitkisel karışımlarla tedavi koruyucu hekimlik sınıfına girer. Allahû Tealâ’nın emirleri var, Allah’ın yasakları var. Kişinin Allah’a ulaşmayı dilemesi, Allah’ın temel emridir. Allah’a ulaşmayı dilemediği taktirde kişi Allah’ın yasak ettiği fiileri işleyen bir hal üzeredir.

Yûnus Emre bir dörtlüğünde şöyle söylüyor:

Gönül çalabın tahtı
Çalap gönle baktı
İki cihan bedbahttı
Kim gönül yıkar ise.

İşte burada gönül yıkan kişi kendisi Allah'a ulaşmayı (hidayeti) dilememiştir ve başkasının da hidayetine engel olmaktadır. Bedbaht olmasının sebebi hidayeti dilemediği gibi  başkasının hidayete ermesine mani olmasıdır. Başkasının hidayetine mani olması sebebiyle iki cihan bedbahttır.  Hz. Muhammed (S.A.V); “Duanızın kesinlikle kabul edileceğine îmân ederek dua edin, bilinki Allah kalbi gaflet içinde olanların duasını kabul etmez.” buyuruyor. Allah’a ulaşmayı dilemeyelerin kalbi gaflet içerisindedir. Allah, Kendisine ulaşmayı dilemeyenlerin duasını kabul etmiyor. Nitekim Allahû Tealâ’da Bakara Suresinin 186. âyet-i kerimesinde aynen bu tarifi yapıyor.  

2 / BAKARA - 186: Ve izâ seeleke ıbâdî annî fe innî karîb(karîbun) ucîbu da’veted dâi izâ deâni, fel yestecîbû lî vel yu’minû bî leallehum yerşudûn(yerşudûne).
Ve kullarım sana, Benden sorduğu zaman, muhakkak ki Ben, (onlara) yakınım. Bana dua edilince, dua edenin duasına (davetine) icabet ederim. O halde onlar da Bana (Benim davetime) icabet etsinler ve Bana âmenû olsunlar (Bana ulaşmayı dilesinler). Umulur ki böylece onlar irşada ulaşırlar (irşad olurlar).

Allah, davete icabet edenlerin yani Allah’a ulaşmayı dileyenlerin duasını kabul ediyor. Allah’a ulaşmayı dilemeyenlerin duasını kabul etmiyor. 

La ilahe illallah diyen cennete girer mi?

Peygamber Efendimiz (S.A.V)’e sormuşlar: “Ey Allah’ın Resûl’ü, La ilahe illallah cennetin anahtarı değil mi?” “Evet, cennetin anahtarı ama bu anahtarın dişleri lâzım” demiş. Yani "La ilahe illallah" diyen kişinin aynı zamanda Allah’a ulaşmayı dilemesi farz. Dînimize takva kavramı gibi pek çok bid’atler girmiş durumdadır.

Bütün bid’atlerden kurtulmanın yolu sadece bir dilektir. Çünkü kişi Allah’a ulaşmayı dilerse, Allah’ın ona sözü var, Allah onu Kendisine ulaştıracaktır. Kişi bu dileği dilediğinde bakın Allahû Tealâ onu nelerden koruyor. Özellikle âyetlere gafil olmaktan koruyor. Âyetlere yakîn sahibi kılıyor, onu cehennemden koruyor, cennetlik kılıyor. Onu şirkten koruyor, takva sahibi kılıyor. Onu küfürden koruyor, mü'min kılıyor. Onu şeytana dost olmaktan koruyor, Allah’a dost kılıyor. Onu şeytana kul olmaktan kurtarıyor, Kendisine kul kılıyor. Onu amellerinin boşa çıkmasından koruyor, amellerini hesaba katıyor. Onu dalâletten koruyor, hidayete ulaştırıyor. Kısacası Allah kişinin bütün negatiflerini devre dışı tutuyor, onu koruyor. Ve onu müjdelerle destekliyor.              

Gelmiş geçmiş bütün evliyalar bu dileğin sahibi olmuşlardır. Öyleyse kişinin Allah’ı dilemesi ile “Ya Rabbi ben Sana dost olmak istiyorum” demesi, birbiriyle örtüşmektedir. Çünkü Allah’ı dileyen kişi, dost oluyor. “Ben Senin dostun olmak istiyorum” demek O’nu aslında dilemek manasına geliyor. Kişi bu dileği kalbine koyduğu zaman Allahû Tealâ mutlaka icabet ediyor.

Bir kişinin kalbinde Allah’a ulaşma dileği varsa, Rabbimiz bu dileği gördüğü an Rahmân esmasıyla tecelli ediyor ve geri kalan bütün faktörleri Allah gerçekleştiriyor. 

Bütün marifet dunya hayatında Allah’a ulaşmayı dileyerek  Rum Suresinin 31. âyet-i kerimesinde belirtildiği gibi takva sahibi olmaktır.

30 / RÛM - 31: Munîbîne ileyhi vettekûhu ve ekîmûs salâte ve lâ tekûnû minel muşrikîn(muşrikîne).
O'na (Allah'a) yönelin (Allah'a ulaşmayı dileyin) ve O'na karşı takva sahibi olun. Ve namazı ikame edin (namaz kılın). Ve (böylece) müşriklerden olmayın.

Allah razı olsun.

Dr. Fazıl Nimet, 11/4/2010

Bu yazı 11/4/2010 tarihinden itibaren toplam 925 defa okunmuştur.


Yorumlar
Başlık
Yorum
Yorum yazabilmek için üye girişinizi gerçekleştirmelisiniz.


Yazarın son yazıları
  • HANİF DÎNİ'NİN ESASI 7 SAFHA 7 TESLİMDİR! - 1 (2/13/2012)
  • DİNDE ZORLAMA VAR MIDIR? - 3 (1/28/2012)
  • DİNDE ZORLAMA VAR MIDIR? – 2 (1/11/2012)
  • DİNDE ZORLAMA VAR MIDIR? – 1 (12/25/2011)
  • TAKVA NEDİR-3: 5, 6, 7. Safha Takva (12/12/2011)
  • TAKVA NEDİR-2: 2, 3, 4. Safha Takva (12/3/2011)
  • TAKVA NEDİR-1: 1. Safha Takva (11/26/2011)
  • AF VE MAĞFİRET (3. Bölüm) (11/18/2011)
  • AF VE MAĞFİRET (2. Bölüm) (10/4/2011)
  • AF VE MAĞFİRET (1. Bölüm) (8/11/2011)
  • ZİKRİN DÎN’DEKİ YERİ VE ÖNEMİ (II. BÖLÜM) (7/28/2011)
  • ZİKRİN DÎN’DEKİ YERİ VE ÖNEMİ (I. BÖLÜM) (7/20/2011)
  • BİD’ATLER: (5/30/2011)
  • Kadınların Erkekler Üzerindeki Hakları - 3 (5/16/2011)
  • Kadınların Erkekler Üzerindeki Hakları - 2 (5/7/2011)
  • Kadınların Erkekler Üzerindeki Hakları -1 (4/25/2011)
  • KUTLU DOĞUM HAFTASI ÖZEL: (4/16/2011)
  • İSLÂM’DA AİLE, ANNE-BABA, ÇOCUK İLİŞKİLERİ (3/29/2011)
  • İNSANLAR STRESTEN NASIL KURTULABİLİR? (2/22/2011)
  • STRES NEDİR? (1/27/2011)
  • HAK MÜ'MİN KİMDİR? (1/16/2011)
  • Nîmetin kıymeti bilinmezse... (1/5/2011)
  • Hayır Allah’tan, Şer Nefsimizdendir (12/26/2010)
  • AHİR ZAMANDA (HİDAYET ÇAĞINDA) GELECEĞİ MÜJDELENEN MEHDİ RESÛL’Ü AÇIKLAYAN KUR’ÂN ÂYETLERİ - 2 (12/17/2010)
  • AHİR ZAMANDA (HİDAYET ÇAĞINDA) GELECEĞİ MÜJDELENEN MEHDİ RESÛL’Ü AÇIKLAYAN KUR’ÂN ÂYETLERİ - 1 (12/7/2010)
  • Dînde Zorlama Var mıdır? Yok mudur? (11/26/2010)
  • Sevgi Nedir? (11/16/2010)
  • Dîn Nedir? (10/24/2010)
  • MUHLİSLER (10/15/2010)
  • HİDAYETE VESİLE OLANLAR (9/30/2010)
  • EVLİYALIK (2. bölüm) (9/15/2010)
  • Kadir Gecesi (9/6/2010)
  • EVLİYALIK - (1. bölüm) (8/31/2010)
  • RAHMANI İNKÂR EDENLER, TAGUTU İNKÂR EDENLER (8/22/2010)
  • İhsanla Mürşide Tâbî Olmak Dînin Temelidir! (8/7/2010)
  • Kur'ân Hidayetle Okunur! (7/28/2010)
  • TASAVVUF 7 SAFHA HİDAYETİ YAŞAMAKTIR (7/17/2010)
  • MEHDİ (A.S) VE İSA (A.S)'IN KUR'ÂN-I KERİM'DEKİ İŞARETLERİ-2 (7/4/2010)
  • MEHDİ (A.S) VE İSA (A.S)'IN KUR'ÂN-I KERİM'DEKİ İŞARETLERİ-1 (6/21/2010)
  • Ruh ve Nefs - 2.bölüm (6/9/2010)
  • Ruh ve Nefs - 1.bölüm (5/27/2010)
  • Tatbikattan Kaldırılan Mürşide Tabiiyet, Huşû ve Namaz (5/7/2010)
  • CEHENNEME GİDENLER DÜNYA HAYATINDA ALLAH'A ULAŞMAYI DİLEMEYEN, SAĞIR DİLSİZ VE KÖRLERDİR (4/23/2010)
  • Allah'a Kul Olmak (4/2/2010)
  • Mutlu Olmak (3/25/2010)
  • Devrin İmamı Kimdir? (3/18/2010)
  • Mürşid Kimdir? (3/11/2010)
  • Emanetlerin Allah'a Teslimi (3/4/2010)
  • İslâm Nedir? (2/25/2010)
  • Resûl'e İtaat Allah'a İtaattir (2/17/2010)
  • HANİF DÎNİ'NİN ESASI 7 SAFHA 7 TESLİMDİR! - 1 Dr. Fazıl Nimet
    Güneş ve Ay
    Facebook'ta hayırlı bir iş: TEZEKKÜR Mustafa Seyit
    Ne Var? Ne Yok?
    655 Mustafa Müjdeci
    Her şey insan için
    SEVGİ YOKSA YOKSUN Doğan Kuşman
    Olayın İç Yüzü
    Referandum İmtihanı Barış Aksoy
    Dünyadan
    Diyarbakır:Teksas! Kudret Değirmenci
    Spor Gündemi
    Fizik aktivite ve kilo kontrolü Ayşe Müjdeci
    Sağlık Pınarı
    İlmel Yakîn, Aynel Yakîn ve Hakkul Yakîn hasıl etmek ne anlama gelir? Mustafa G. Güler
    Kur'an ne diyor?
    Ülkemizi Karıştırmak İsteyen Lütfi Tümtürk
    Olaylar ve Yorumlar
    vazgeçmek mi, pes etmek mi İlkay Yılmaz
    Az Öz
    Tek Allah'ın Tek Dini Halim Albayrak
    Dinlerin Birleştirilmesi
    Güneşe bir kısa mesaj... Sibel Yiğit
    Hoşbeş
    ˝Kubbe-i Arz'ın Mihmandarları˝ 4 Gönül Maraşlıoğlu
    Gönül Penceremizden
    Vakit ayrılık vakti Mehtap Abdi
    Bir Yürek Mesafesi
    Potasyum Deposu ˝Tarçın˝ Nazan Başoğul
    Tabiat Eczanesinden Reçeteler
    Muhtelif Mustafa Oğuz
    Bakış Açısı
    Diyarbakır Açık Müzesi Gülay Ozan
    Gezgin
    Divan_ı Kebir'den... Saliha Güner
    Düşünce-Günce
    ORUÇTA AĞIZ KOKUSUNA ÇÖZÜM ÖNERİLERİ Diş Doktoru Gülbeyaz
    Dişler Yolunda
    Habertürk'te Mahmud Erol Kılıç ile harika bir akşam Emek Durmuş
    Hayat Gibi
    Allah'a Kul Olmak / Şeytana Kul Olmak Durdu Bahadır
    Hidayet Esintileri
    Tuz Hakkında Yanlış Bilinen Gerçekler B. Tugay Keçeci
    Evrenin Zerafeti
    Almanya'nın Kuzey Ren-Vestfalya Eyaletinde Müslüman Çocuklara Din Dersi Ender Eker
    Almanya'dan
    3. Dünya savaşı kapıda... Seyfi Usta
    Bir de bizden dinleyin!
    Terör Meselesi'nin Devlet Cephesi Korkut Eser
    Politik Köşe
    BORSA VE BEKLENTİLER Salih Erdin
    Borsada bu hafta
    Osmanlı'da Çocukların Eğitimi - 3 Nurefşan Deniz Temuçin
    Bir İnsan Yetişirken
    Belirsizlik Sıkıntısı Meral Okan
    Tasavvuf
    Mülke hüküm süren kimdir? Sabri Unat
    Dünyadan
    Bulutların Üzerinde Olmak Ali Gürbüz
    Gül'e Özlem
    Evvel Zaman Icinde 4 İsmail Veyseloğlu
    Mavera
    Bilişim Köşesi Taha Erdem
    Bilim Köşesi
    Seven, Sevilen Kişidir! Şule Betül Dağ
    En Hayırlı Dost Kimdir
    FASLIN ASLI YOK ŞİMDİ Zeren Çelebi
    muzik
    ©2010 Hak Aynası, yazarlarımızın yorumları kendilerine aittir, gazetemiz için bağlayıcı değildir.

    Siyaset | Gündem | Ekonomi | Dünya | Spor | Yaşam | Teknoloji | Sağlık | Tasavvuf