email: şifre: yeni üye
Ana SayfaSiyasetGündemEkonomiDünyaSporYaşamTeknolojiSağlıkTasavvuf
Dr. Fazıl Nimet [Güneş ve Ay] 8/31/2010

Dr. Fazıl Nimet
EVLİYALIK - (1. bölüm)

 Evliya kelimesi dilimize çoğul olarak girmiş, aslında evliyanın tekil karşılığı velîdir. Evliya çoğuludur. Evliya kimdir?  Allah’ın dostu demektir. Evliyalar da Allah dostlarıdır. Allah dostları her zaman vardır. Zaten Allah insanı kendisine dost olmak üzere yaratmıştır. İnsanın yaradılış gayesi Allah’a kul olmaktır. Allah'a kul olan herkes Allah'ın dostudur. Dolayısıyla eğer insanlar: “Eskiden evliya vardı bugün yoktur” diyorsa bu demektir ki bütün insanlık için yaradılış hedefine uyan ve Allah'a ulaştıran Sırat-ı Mustakim’de hiç kimse yok demektir. Bu da zaten mümkün değil.

Peygamber Efendimiz (S.A.V) bir hadis-i şerifinde: “Kıyâmet gününe kadar her devirde mutlaka hak üzere olan bir topluluk benim ümmetimin içersinde olacaktır.” buyurmuştur.
İşte hadîs-i şerifteki topluluk evliyalardan oluşuyor. Dolayısıyla evliyanın sadece geçmişte olması ve bugün artık sonlanmış olması tamamıyla Kur’ân-ı Kerim’e aykırı bir bid’attır. Geçmişte olduğu gibi bugün de evliyalar vardır. Evliyalar Allah dostlarıdır.

Allah’a dost olmayı isteyen herkes dost olabilir mi?
-  Evet, aslında çok basittir Allah’a dost olabilmek. Bir dileğe bağlıdır. Osmanlı’da Allah dostlarının bir başka ismi de “derviş”di. Dervişler Allah dostları olan kişilerdir. Yunus Emre Hazretleri bir Allah dostudur. Mevlâna Hazretleri bir Allah dostudur. Hacı Bektaşi Velî Hazretleri bir Allah dostudur. Sahâbenin hepsi birer Allah dostlarıdır. Ve daha nicelerini sayabiliriz.
Yunus Emre Hazretleri diyor ki: “Dervişlik bir dilektir.” Yani Allah’ın dostu olmak bir dilektir. “Bilene düğün dernektir.”
 Allah dostları daima huzur ve mutluluk içinde bir hayatı yaşayanlardır.

Herkes Allah’a dost olabilir mi?
 Evet. Kadın erkek yaratılan bütün insanlar 3 vücut ve bir serbest irade ile yaratılmışlardır. Ve Allah’ın kendilerine üfürdüğü ruh emanetinin hayattayken sahibi olan Allah’a ulaştırıp teslim eden herkes Allah'ın ermiş evliyasından olur, Allahû Tealâ Allah’a dost olmayı üzerimize farz kılmıştır. Çünkü Allah’a ulaşmayı dilemek ruhun talebidir. Ve Allahû Tealâ da dünya hayatını yaşarken bunu herkesten istiyor. “Allah’a ulaşmayı dileyin” şeklinde âyetlerde bunu üzerimize farz kılmıştır.
Dolayısıyla bir tek dilekle kişi Allah’a dost oluyorsa Allahû Tealâ bütün insanları kadın erkek herkesi kendisine dost olmaya çağırıyor. Serbest iradesi ile rızası ile dünya hayatında Allah'a ulaşmayı kalben dileyen kişi Allah’a dost olur.
Başlangıç noktasında herkes şeytanın dostudur. Ama şeytanın dostluğundan kurtulup Allah’ın dostu olabilmesi bu dileğe bağlıdır.
Nitekim Allahû Tealâ Bakara Suresinde şöyle buyuruyor:

2 / BAKARA - 257: Allâhu velîyyullezîne âmenû, yuhricuhum minez zulumâti ilen nûr(nûri), vellezîne keferû evliyâuhumut tâgûtu yuhricûnehum minen nûri ilâz zulumât(zulumâti), ulâike ashâbun nâr(nâri), hum fîhâ hâlidûn(hâlidûne).
Allah, âmenû olanların (Allah'a ulaşmayı dileyenlerin) dostudur, onları (onların nefslerinin kalplerini) zulmetten nura çıkarır. Ve kâfirlerin dostları taguttur (onlar, şeytanı dost edinirler, şeytan kimseye dost olmaz), onları (onların nefslerinin kalplerini) nurdan zulmete çıkarırlar. İşte onlar, ateş ehlidir. Onlar, orada ebedî kalacak olanlardır.

Allah âmenû olanların dostudur.  Ruhun talebine uyan Allah’a ulaşmayı dileyen herkes amenu olmuştur Allah onları zulmetten nura çıkartır. Ama kâfirlerin dostları da taguttur.
Başlangıç noktasında herkes dalâlette, herkes küfürdedir, kâfirlerin dostu da taguttur.
Tagutun dostluğundan kurtulup Allah’ın dostu olmak bir tek dilekle mümkündür. Allahû Tealâ 14, asır evvel sahâbenin taguta kul iken bir tek dilekle kendilerini kurtardıklarını Zumer Suresinde ifade buyurmaktadır:

39 / ZUMER - 17: Vellezînectenebût tâgûte en ya’budûhâ ve enâbû ilâllâhi lehumul buşrâ, fe beşşir ıbâd(ıbâdi).
Ve onlar ki; taguta (insan ve cin şeytanlara) kul olmaktan içtinap ettiler (kaçındılar, kendilerini kurtardılar). Çünkü Allah'a yöneldiler (Allah'a ulaşmayı dilediler). Onlara müjdeler vardır. Öyleyse kullarımı müjdele!

Sahâbe Allah’a ulaşmayı diliyor. Yani insanlar şeytanın kulu iken bu dilekle kendilerini şeytana kul olmaktan kurtarıyorlar, Allah’a kul oluyorlar.
İnsanlar şeytanın dostu iken bir dilekle şeytana dost olmaktan kurtulup, Allah’a dost oluyorlar. Kısacası bu dilek kişiyi Allah’a dost kılıyor.
Hacı Osman Kepenek adında bir Allah dostu şunu söylüyor:
-Bugün ‘mürşid yoktur, evliya yoktur’ diyenlere ithaf olunur.-
 “Deme ki, ‘şimdiki zamanda bir kâmil mürşid var mı acep? Bu sözü söyleyen henüz olmamış ehli edep.”
Bugün bir insan “evliyalık yoktur, geçmişte kalmıştır” diyorsa o henüz ehli edep olmamıştır.
Allah’a ulaşmayı dilemeyenler bu sözü söyleyenlerdir.  “Bu zamanda bir kâmil mürşid var mı acep? Bu sözü söyleyen henüz olmamış ehli edep.” Yani Allah’a ulaşmayı dilemeyen herkes gerçekten mürşid yok, velî yok. Allah’a ulaşmayı dileyen herkes için kesinlikle mürşid var, evliya var.
Allahû Tealâ Kur’ân-ı Kerim’de velîlerini yani evliyaları Yûnus Suresinde açıklıyor:

10 / YÛNUS - 62: E lâ inne evlîyâ allâhi lâ havfun aleyhim ve lâ hum yahzenûn(yahzenûne).
Muhakkak ki Allah'ın evliyasına (dostlarına), korku yoktur. Onlar, mahzun olmazlar, öyle değil mi?

  Çünkü Allah’ın velîsi  Allah’a ulaşmayı dilemiştir, Hidayeti dilemiştir. Gerçekten Allahû Tealâ Bakara Suresinde evrensel mesajı şöyle veriyor:

2 / BAKARA - 38: Kulnâhbitû minhâ cemîa(cemîan), fe immâ ye’tiyennekum minnî hudenfe men tebia hudâye fe lâ havfun aleyhim ve lâ hum yahzenûn(yahzenûne).
Biz dedik ki: “Hepiniz oradan (aşağıya) inin. Benden size mutlaka hidayet gelecektir. O zaman kim hidayetime tâbî olursa, artık onlara korku yoktur ve onlar mahzun olmazlar.”

 Korkunun ve mahzuniyetin kendileri için olmadığı kişiler Allah’ın velîleri, yani Allah’a ulaşmayı dileyenlerdir.
 
10 / YÛNUS - 63: Ellezîne âmenû ve kânû yettekûn(yettekûne).
Onlar, âmenûdurlar (ölmeden evvel Allah'a ulaşmayı dileyenlerdir) ve takva sahibi olmuşlardır.

Onlar ruhun ölmeden evvel Allah’a ulaşacağına kesin şekilde inananlardır ve inanmakla kalmayıp takva sahibi olmuşlardır. Yani Allah’a ulaşmayı dilemişlerdir.

10 / YÛNUS - 64: Lehumul buşrâ fîl hayâtid dunyâ ve fîl âhıreh(âhıreti), lâ tebdîle li kelimâtillâh(kelimâtillâhi), zâlike huvel fevzul azîm(azîmu).
Onlara, dünya hayatında ve ahirette müjdeler (mutluluklar) vardır. Allah'ın sözü değişmez. İşte O, fevz-ül azîmdir.

Hem ahiret saadetine hem dünya saadetine ulaşmak Allah dostlarının işidir. Nitekim Nebîler Sultanı Peygamber Efendimiz (S.A.V): “Ümmetimin velîleri kendi amelleri ile değil, Allah’ın rahmeti ile cennete girerler, nefs tezkiyesi ile cennete girerler, Müslümanlara olan merhametiyle cennete girerler.” buyuruyor.
Buradan, kurtuluşa ulaşan insanların Allah’ın velîleri olduklarını görüyoruz. Öyleyse kişi, ya Allah’ın velîsidir, Allah’ın dostudur. Eğer Allah’ın dostu değilse doğal olarak şeytanın dostudur. Allah’ın dostu olmayan herkes şeytanın dostudur. Kur’ân-ı Kerim net olarak bunu zikrediyor.
O zaman kişi bir tek dilekle Allah’ın velîsi olabilir.  Velî    Ruhu Allah’a ermiş kişidir. Ruhun Allah’a vasıl olmasını Allah gerçekleştirir. Bizi ermiş evliya kılan Allah’dır.
Burada kişinin üzerine düşen sadece bir dilektir.
Nitekim kişi şöyle talepte bulunabilir:
“Ya Rabbim! Sahâbe, Yunus Emre Hz., Hacı Bektaşi Velî Hz. Sana nasıl dost oldularsa ben de Sana dost olmak istiyorum, ben de ruhumu Sana ulaştırmak istiyorum Ya Rabbim, benim de dileğimi kabul et. Bu dileğimi kalbime nakşet.”

- Bir tek dilekle başlayan bu evliyalığın kademeleri de var mıdır?
- Evet, elbette vardır. Kişi ermiş evliya olduktan sonra mutlaka 7 tane velâyet kademesini geçmeli ki kâmil insan olsun. Allahû Tealâ insanı, kâmil insan olsun diye yaratmıştır ama kâmil insan olmak 7 velâyet kademesini geçmeyi, yaşamayı ihata eder.
İnsanla Allah arasındaki olgunlaşma basamaklarına baktığımız zaman 28 basamaklık bir İslâm merdiveni olduğunu görüyoruz. Bu 28 basamaklık olgunlaşma basamaklarında ilk 21 basamağın sonunda kişi ermiş evliya olur.
Ermiş evliya olduktan sonra Fenâ, Beka, Zühd, Muhsinler, Ulûl’elbab, İhlâs ve Salâh kademeleri olmak üzere 7 tane velâyet kademesi daha vardır.

.....

(Devamı bir sonraki yazıda)

 

Dr. Fazıl Nimet, 8/31/2010

Bu yazı 8/31/2010 tarihinden itibaren toplam 2167 defa okunmuştur.


Yorumlar
Başlık
Yorum
Yorum yazabilmek için üye girişinizi gerçekleştirmelisiniz.
Teşekkür . . .
Allah'ın evliyası olmanın bir lüks ve imkansızlık olmadığını görmek içimi sürurla doldurdu. Allah razı olsun.
osmanlı, 9/5/2010 3:17:00 PM


Yazarın son yazıları
  • HANİF DÎNİ'NİN ESASI 7 SAFHA 7 TESLİMDİR! - 1 (2/13/2012)
  • DİNDE ZORLAMA VAR MIDIR? - 3 (1/28/2012)
  • DİNDE ZORLAMA VAR MIDIR? – 2 (1/11/2012)
  • DİNDE ZORLAMA VAR MIDIR? – 1 (12/25/2011)
  • TAKVA NEDİR-3: 5, 6, 7. Safha Takva (12/12/2011)
  • TAKVA NEDİR-2: 2, 3, 4. Safha Takva (12/3/2011)
  • TAKVA NEDİR-1: 1. Safha Takva (11/26/2011)
  • AF VE MAĞFİRET (3. Bölüm) (11/18/2011)
  • AF VE MAĞFİRET (2. Bölüm) (10/4/2011)
  • AF VE MAĞFİRET (1. Bölüm) (8/11/2011)
  • ZİKRİN DÎN’DEKİ YERİ VE ÖNEMİ (II. BÖLÜM) (7/28/2011)
  • ZİKRİN DÎN’DEKİ YERİ VE ÖNEMİ (I. BÖLÜM) (7/20/2011)
  • BİD’ATLER: (5/30/2011)
  • Kadınların Erkekler Üzerindeki Hakları - 3 (5/16/2011)
  • Kadınların Erkekler Üzerindeki Hakları - 2 (5/7/2011)
  • Kadınların Erkekler Üzerindeki Hakları -1 (4/25/2011)
  • KUTLU DOĞUM HAFTASI ÖZEL: (4/16/2011)
  • İSLÂM’DA AİLE, ANNE-BABA, ÇOCUK İLİŞKİLERİ (3/29/2011)
  • İNSANLAR STRESTEN NASIL KURTULABİLİR? (2/22/2011)
  • STRES NEDİR? (1/27/2011)
  • HAK MÜ'MİN KİMDİR? (1/16/2011)
  • Nîmetin kıymeti bilinmezse... (1/5/2011)
  • Hayır Allah’tan, Şer Nefsimizdendir (12/26/2010)
  • AHİR ZAMANDA (HİDAYET ÇAĞINDA) GELECEĞİ MÜJDELENEN MEHDİ RESÛL’Ü AÇIKLAYAN KUR’ÂN ÂYETLERİ - 2 (12/17/2010)
  • AHİR ZAMANDA (HİDAYET ÇAĞINDA) GELECEĞİ MÜJDELENEN MEHDİ RESÛL’Ü AÇIKLAYAN KUR’ÂN ÂYETLERİ - 1 (12/7/2010)
  • Dînde Zorlama Var mıdır? Yok mudur? (11/26/2010)
  • Sevgi Nedir? (11/16/2010)
  • TAKVA (11/4/2010)
  • Dîn Nedir? (10/24/2010)
  • MUHLİSLER (10/15/2010)
  • HİDAYETE VESİLE OLANLAR (9/30/2010)
  • EVLİYALIK (2. bölüm) (9/15/2010)
  • Kadir Gecesi (9/6/2010)
  • RAHMANI İNKÂR EDENLER, TAGUTU İNKÂR EDENLER (8/22/2010)
  • İhsanla Mürşide Tâbî Olmak Dînin Temelidir! (8/7/2010)
  • Kur'ân Hidayetle Okunur! (7/28/2010)
  • TASAVVUF 7 SAFHA HİDAYETİ YAŞAMAKTIR (7/17/2010)
  • MEHDİ (A.S) VE İSA (A.S)'IN KUR'ÂN-I KERİM'DEKİ İŞARETLERİ-2 (7/4/2010)
  • MEHDİ (A.S) VE İSA (A.S)'IN KUR'ÂN-I KERİM'DEKİ İŞARETLERİ-1 (6/21/2010)
  • Ruh ve Nefs - 2.bölüm (6/9/2010)
  • Ruh ve Nefs - 1.bölüm (5/27/2010)
  • Tatbikattan Kaldırılan Mürşide Tabiiyet, Huşû ve Namaz (5/7/2010)
  • CEHENNEME GİDENLER DÜNYA HAYATINDA ALLAH'A ULAŞMAYI DİLEMEYEN, SAĞIR DİLSİZ VE KÖRLERDİR (4/23/2010)
  • Allah'a Kul Olmak (4/2/2010)
  • Mutlu Olmak (3/25/2010)
  • Devrin İmamı Kimdir? (3/18/2010)
  • Mürşid Kimdir? (3/11/2010)
  • Emanetlerin Allah'a Teslimi (3/4/2010)
  • İslâm Nedir? (2/25/2010)
  • Resûl'e İtaat Allah'a İtaattir (2/17/2010)
  • HANİF DÎNİ'NİN ESASI 7 SAFHA 7 TESLİMDİR! - 1 Dr. Fazıl Nimet
    Güneş ve Ay
    Facebook'ta hayırlı bir iş: TEZEKKÜR Mustafa Seyit
    Ne Var? Ne Yok?
    655 Mustafa Müjdeci
    Her şey insan için
    SEVGİ YOKSA YOKSUN Doğan Kuşman
    Olayın İç Yüzü
    Referandum İmtihanı Barış Aksoy
    Dünyadan
    Diyarbakır:Teksas! Kudret Değirmenci
    Spor Gündemi
    Fizik aktivite ve kilo kontrolü Ayşe Müjdeci
    Sağlık Pınarı
    İlmel Yakîn, Aynel Yakîn ve Hakkul Yakîn hasıl etmek ne anlama gelir? Mustafa G. Güler
    Kur'an ne diyor?
    Ülkemizi Karıştırmak İsteyen Lütfi Tümtürk
    Olaylar ve Yorumlar
    vazgeçmek mi, pes etmek mi İlkay Yılmaz
    Az Öz
    Tek Allah'ın Tek Dini Halim Albayrak
    Dinlerin Birleştirilmesi
    Güneşe bir kısa mesaj... Sibel Yiğit
    Hoşbeş
    ˝Kubbe-i Arz'ın Mihmandarları˝ 4 Gönül Maraşlıoğlu
    Gönül Penceremizden
    Vakit ayrılık vakti Mehtap Abdi
    Bir Yürek Mesafesi
    Potasyum Deposu ˝Tarçın˝ Nazan Başoğul
    Tabiat Eczanesinden Reçeteler
    Muhtelif Mustafa Oğuz
    Bakış Açısı
    Diyarbakır Açık Müzesi Gülay Ozan
    Gezgin
    Divan_ı Kebir'den... Saliha Güner
    Düşünce-Günce
    ORUÇTA AĞIZ KOKUSUNA ÇÖZÜM ÖNERİLERİ Diş Doktoru Gülbeyaz
    Dişler Yolunda
    Habertürk'te Mahmud Erol Kılıç ile harika bir akşam Emek Durmuş
    Hayat Gibi
    Allah'a Kul Olmak / Şeytana Kul Olmak Durdu Bahadır
    Hidayet Esintileri
    Tuz Hakkında Yanlış Bilinen Gerçekler B. Tugay Keçeci
    Evrenin Zerafeti
    Almanya'nın Kuzey Ren-Vestfalya Eyaletinde Müslüman Çocuklara Din Dersi Ender Eker
    Almanya'dan
    3. Dünya savaşı kapıda... Seyfi Usta
    Bir de bizden dinleyin!
    Terör Meselesi'nin Devlet Cephesi Korkut Eser
    Politik Köşe
    BORSA VE BEKLENTİLER Salih Erdin
    Borsada bu hafta
    Osmanlı'da Çocukların Eğitimi - 3 Nurefşan Deniz Temuçin
    Bir İnsan Yetişirken
    Belirsizlik Sıkıntısı Meral Okan
    Tasavvuf
    Mülke hüküm süren kimdir? Sabri Unat
    Dünyadan
    Bulutların Üzerinde Olmak Ali Gürbüz
    Gül'e Özlem
    Evvel Zaman Icinde 4 İsmail Veyseloğlu
    Mavera
    Bilişim Köşesi Taha Erdem
    Bilim Köşesi
    Seven, Sevilen Kişidir! Şule Betül Dağ
    En Hayırlı Dost Kimdir
    FASLIN ASLI YOK ŞİMDİ Zeren Çelebi
    muzik
    ©2010 Hak Aynası, yazarlarımızın yorumları kendilerine aittir, gazetemiz için bağlayıcı değildir.

    Siyaset | Gündem | Ekonomi | Dünya | Spor | Yaşam | Teknoloji | Sağlık | Tasavvuf