email: şifre: yeni üye
Ana SayfaSiyasetGündemEkonomiDünyaSporYaşamTeknolojiSağlıkTasavvuf
Sağlık
Dr. Abdulcabbar Boran [Güneş ve Ay] 3/18/2010

Dr. Abdulcabbar Boran
Devrin İmamı Kimdir?

Allahû Tealâ’nın irşada memur ve mezun kıldığı kişi sırasıyla ruhunu, fizik vücudunu, nefsini ve iradesini de Allah’a teslim etmiştir. Ulûl’elbab makamındaki, kişiye yerlerin melekûtu gösterilmiş, sonra sırasıyla önce ihlâs makamına ulaşmıştır. Göklerin melekûtunun gösterilmesiyle salâh makamına ulaşmıştır.
Salâh makamının;
1. kademesinde, günahları örtülmuş,
2. kademesinde, Allahû Tealâ kendisine salâh nurunu vermiştir.
3. kademesinde, günahları sevaba çevrilmiştir.
4. kademesinde iradesini Allah teslim etmiştir.
5. kademesinde ise Allahû Tealâ o kişiye kalb gözüyle Zat’ını gösterdikten sonra “İrşada memur ve mezun kılındın” cümlesiyle onu irşada memur ve mezun kılmıştır.
6. kademesinde kavim resûlleri vardır.

Salâh makamının 6. kademesinde doğuştan seçilen resûller vardır. Devrin imamı her devirde yaşayan kavim resûlleri arasından Âli İmrân 179’a göre seçilir:

3 / ÂLİ İMRÂN - 179: Mâ kânallâhu li yezerel mu’minîne alâ mâ entum aleyhi hattâ yemîzel habîse minet tayyib(tayyibi), ve mâ kânallâhu li yutliakum alel gaybi ve lâkinnallâhe yectebî min rusulihî men yeşâu fe âminû billâhi ve rusulih(rusulihî), ve in tu’minû ve tettekû fe lekum ecrun azîm(azîmun).
Allah, habis olanı (kötüyü), temiz olandan (mü'min olanı, mü'min gözükenden) ayırıncaya kadar mü'minleri, sizin bulunduğunuz hâl üzere (mü'min olanla mü'min gözükenin bir arada olduğu bir durumda) terk edecek değildir. Ve Allah sizi gayba muttali edecek (gaybı bildirecek) değildir. Ve lâkin Allah, resûllerinden dilediği kimseyi seçer (gaybı o resûlüne bildirir). O halde, Allah'a ve O'nun resûllerine îmân edin. Ve eğer âmenû olur ve takva sahibi olursanız, o zaman sizin için "Büyük Ecir" vardır.

Salâh makamının 7. kademesinde kavim resûlleri arasından seçilen Allah’ın tasarrufuna aldığı Devrin İmamı vardır.

Tasarrufta olan Devrin İmamının Allah ile konuşması ve Allah’ı görmesi Kur’ânı bir bütün olarak yaşamanın bir mükâfatıdır. Sadece devrin imamı değil 7 safha ve 4 teslimi yaşayan tüm Allah dostları, Allah ile konuşmuş ve Allah’ı görmüştür.

• Eşref Rûmi Hazretleri:
“Ol dost sultandır, ben Ona kul / Her dem yeni yeni nüzul”
(Her an Allahû Tealâ’dan inen, nüzul eden yeni şeyler)
“Andandır bu cümle usul”
(Ondandır her bahsimiz)

Görülüyor ki, Allahû Tealâ her an söylediklerini bu büyük velîye işittiriyor ve bu usul ile Eşref Rûmi Hazretleri, “Divan” ını vücuda getiriyor. Yani Divan’ın esası, hep Allah’dan nüzul eden, indirilen sözlerdir.
•  Yunus Emre:
“Çalaptır söylettirir / Yunus bilmez kendi hâl
Düşmüş idik Hak kaldırdı, birliğini bize bildirdi.”
(Allah bize söylettiriyor, Allah bize birliğini bildirdi diyor.

•  Ahmet Yesevî Hazretleri:
“Garip, fakir, yetimleri kıl sen şamdan / Parçalayıp azîz canın eyle kurban
Yiyecek bulsan cemîl ile kıl sen ihsan / Hak’tan işitip bu sözleri dedim işte.”
(Bunların hepsini Allah’dan işittiğini söylüyor Ahmet Yesevî Hazretleri.)

Demek ki Allah’ın sözlerini işitmek, Allah’dan emir almak sadece peygamberlere has bir olgu değildir. Allah’ın velîleri de böyle söylüyor. Kur’ân-ı Kerim de böyle söylüyor. Secde Suresi 24. âyette Allahû Tealâ, Allah’dan emir alan ve bu emirle insanları hidayete erdiren imamlardan söz ediyor:
 “Onlardan, insanlardan imamlar kıldık, emrimizle (Allah’dan alacağı emirlerle) insanları hidayete erdirsinler diye, sabrın sahibi olmalarından ve âyetlerimize yakîn hasıl etmelerinden dolayı.”

İşte mürşid o kişidir ki bu kademelerinin hepsini geçmiştir, daimî zikrin sahibidir, daha ötesi olan tesbihin sahibidir. Kendi iradesi varken o kişi kendi iradesiyle zikrederek daimî zikre ulaşmıştı. Ama bu kişi iradesini Allah’a teslim ettiği zaman artık kendi iradesi söz konusu değil. Bu sebeple Küllî irade o kişiyi kendi iradesi altına alır. Ve Küllî iradenin devreye girmesiyle birlikte o kişinin artık kendi iradesi yoktur.

Küllî irade Allah’ın iradesi değildir, Küllî irade Sünnetullah’tır. Öyleyse sizi kontrolü altına alan Küllî irade ne yapmanız lâzımgelirse onu birer, birer devamlı olarak size emretmek suretiyle neticeye götürür. Sizin için Allah’ın emirlerini Küllî irade yerine getirir artık. O sizin iradeniz değildir. Bu sebeple bu noktadan sonra yaptığınız şey kendi iradenizle olmayacağı için zikir olamaz, artık tesbihtesiniz.

Bunun için tesbih önemli bir aşamadır. Tesbihin sahibi olan kişi mutlak olarak irşad makamının sahibidir. İşte mürşid nefsinin kalbi 19 mertebe müzeyyen olan birisidir. Dört teslimi gerçekleştiren kişinin Allahû Tealâ tarafından “irşada memur ve mezun kılındın” cümlesiyle velî mürşid olarak tayin edilmesidir.

Allah’ın tayin ettiği mürşidler dışında hiç kimse Allah’ın Kur’ân-ı Kerim’de tarif ettiği mürşid hüviyetine giremez. Hasbelkader insanlar kendilerini irşad kademelerinde bulabilirler, mürşid olarak başa geçerler, vazife görürler ama hiçbir emri de Allahû Tealâ’dan alamazlar. Allah’ın irşad makamına tayin ettiği kişinin özellikleri bunlardır. Her devirde, irşad makamına tayin edilenlerin en üstünde devrin imamı vardır.

Sizler de bu dönemdeki Devrin İmamı’nın kim olduğunu merak ediyorsanız, dilemeniz halinde, 4 rekatlık bir hacet namazı kılarak bu kişinin kim olduğunu Allah’tan sorabilirsiniz. Bakara Suresinin 45-46. âyeti kerimeleri gereğince huşû sahibi kişiler, bu namazı kılarak cevabı Allah’tan alabilirler.

Hacet namazının, Perşembe’yi Cuma’ya bağlayan gece kılınması asıldır. Ama bütün gecelerde de kılınabilir. Gece saat 12’den sonra kılınır. Önce boy abdesti alınır, sonra Hacet Namazına niyet edilir.

1. Rekât: Subhâneke + Fatiha + 3 (defa) Âyetel Kursi
2. Rekât: Fatiha + İhlâs + Felâk + Nâs Sureleri
Oturuş: Et tahiyyâtu
3. Rekât: Fatiha + İhlâs + Felâk + Nâs Sureleri
4. Rekât: Fatiha + İhlâs + Felâk + Nâs Sureleri okunur.
Oturuş: Et tahiyyâtu + Allâhumme Salli + Allâhumme Barik + Rabbenâ

Namaz tamamlandıktan sonra Allah’dan hacet neyse, o istenir. Bu namazdan sonra hiç konuşmadan yatmak gerekir. Yatarken kıbleyi sağa alacak şekilde yatak kurulur. Vücudun ön cephesi kıbleye çevrilerek yanüstü yatılır. Yanüstü yatıldığı için sağ kulak yastığa gelecektir. Baş biraz sağa sola oynatılarak kulakta kalp atışlarının, basınç sebebiyle rahatça duyulacağı bir pozisyona gelinir. Ve kalbin her çift atışında “Allah, Allah” diyerek kişi Allah’ı zikri hafî ile (yani sessiz olarak içinden) zikredecektir. (Zikre başlamadan evvel 3 Âyetel Kursi okunur.)

Allah razı olsun.
  

Dr. Abdulcabbar Boran, 3/18/2010

Bu yazı 3/18/2010 tarihinden itibaren toplam 38488 defa okunmuştur.


Yorumlar
Başlık
Yorum
Yorum yazabilmek için üye girişinizi gerçekleştirmelisiniz.

Nazan Başoğul Nazan Başoğul
Cam Fanusta Minyatür Bahçeler "Terrarium"
Terrarium, aynı ortam şartlarına ihtiyaç duyan küçük bitki topluluklarının cam bir koruyucu içinde bir araya getirilmesidir. Evdeki bu küçük yeşillikler mükemmel birer dekoratif obje oldukları gibi doğaya bir parça daha yakın olmamızı da sağlar. ...

devamı...

 
Önsöz / İslam'ın 28 Basamağı
İslam "Teslim" demektir, bizdeki 4 emanetin teslimi... Bu 4 teslim, 7 safhada yaşanır ve bu 7 safha 28 basamağa yayılmıştır. 7 cennetin ve 7 cehennemin olması tümü ile pozitif istikamette bulunduğumuz safha ve negatif istikamette bulunduğumuz safhaya karşılık gelmektedir. Bu 28 basamak Allah'a yaklaşım basamaklarımızdır. Önce 7 safhayı özetlersek:
  1. (3. basamak) Allah'a ruhumuzu ulaştırmayı dilemek,
  2. (14. basamak) Mürşide tabiyet (tarikat, tasavvuf ehli olmak)
  3. (21.basamak) Hidayete ermek (Ruhun yaşarken Allah'a ulaştırılması, nefs tezkiyesi burada tamamlanır) (1. teslim)
  4. (25. basamak) Fizik vücut teslimi (2. teslim)
  5. (26. basamak) Nefs teslimi (nefs tasviyesi burada tamamlanır) (3. teslim)
  6. (27. basamak) İrşad olmak (Allah'ın hikmeti öğretmesi bu basamakta tamamlanır)
  7. (28. basamağın 4. kademesi) İradeyi Allah'a teslim etmek (4. teslim)

Bu yazı dizimizde 28 basamağın tümünü teker teker ayetler ışığında inceleyeceğiz.

Sağlık
Yazarlarımız
Mü'min Kimdir? Dr. Abdulcabbar Boran
Güneş ve Ay
İslâm âlemini topyekûn hüsrana sürükleyen korkunç hurafe! Mustafa Seyit
Ne Var? Ne Yok?
Kamikaze Hakimler Lütfi Tümtürk
Olaylar ve Yorumlar
Ben de evliya olabilir miyim? Sibel Yiğit
Seyir Halleri
Saadet Asrına Davet Gönül Maraşlıoğlu
Gönül Penceremizden
Cam Fanusta Minyatür Bahçeler ˝Terrarium˝ Nazan Başoğul
Tabiat Eczanesinden Reçeteler
Bırakma beni bana Mehtap Abdi
Bir Yürek Mesafesi
a Gülay Ozan
Gönül Erenleri
Tebliğsiz adalet olur mu? Emek Durmuş
Hayat Gibi
Slogan Dindarları...1 Seyfi Usta
Bir de bizden dinleyin!
İDRAK ETMEK Doğan Kuşman
Olayın İç Yüzü
Muhtelif Mustafa Oğuz
Bakış Açısı
ilahi aşk Saliha Güner
Düşünce-Günce
Bayramda Dişlere Dikkat Diş Doktoru Gülbeyaz
Dişler Yolunda
15.06.2013 Düsseldorf Konferans Ender Eker
Almanya'dan
655 Mustafa Müjdeci
Her şey insan için
NİCE BAYRAMLARA... Durdu Bahadır
Hidayet Esintileri
Tuz Hakkında Yanlış Bilinen Gerçekler B. Tugay Keçeci
Evrenin Zerafeti
Allah'a Ulaşmayı Dilemenin Hayatımızdaki Yansımaları Deniz Temuçin
Bir İnsan Yetişirken
Fizik aktivite ve kilo kontrolü Ayşe Müjdeci
Sağlık Pınarı
İlmel Yakîn, Aynel Yakîn ve Hakkul Yakîn hasıl etmek ne anlama gelir? Mustafa G. Güler
Kur'an ne diyor?
Dedikodu nedir? İlkay Yılmaz
Az Öz
Bizim Terör Korkut Eser
Politik Köşe
BORSA VE BEKLENTİLER Salih Erdin
Borsada bu hafta
Diyarbakır:Teksas! Kudret Değirmenci
Spor Gündemi
Hasretine hasretim Ayten Qurbanova
Umut Gülü
Suç ve ceza Kenan E. Akmaz
Belçika'dan
Tek Allah'ın Tek Dini Halim Albayrak
Dinlerin Birleştirilmesi
Belirsizlik Sıkıntısı Meral Okan
Tasavvuf
Bulutların Üzerinde Olmak Ali Gürbüz
Gül'e Özlem
Evvel Zaman Icinde 4 İsmail Veyseloğlu
Mavera
Bilişim Köşesi Taha Erdem
Bilim Köşesi
Referandum İmtihanı Barış Aksoy
Dünyadan
Seven, Sevilen Kişidir! Şule Betül Dağ
En Hayırlı Dost Kimdir
Sana o kadar çok ihtiyacım varki Rabbim! Pervane Qarayeva
Kalp Kalbe
FASLIN ASLI YOK ŞİMDİ Zeren Çelebi
muzik
©2010 Hak Aynası, yazarlarımızın yorumları kendilerine aittir, gazetemiz için bağlayıcı değildir.

Siyaset | Gündem | Ekonomi | Dünya | Spor | Yaşam | Teknoloji | Sağlık | Tasavvuf