Dr. Fazıl Nimet [Güneş ve Ay] |
12/3/2011 |
TAKVA NEDİR-2: 2, 3, 4. Safha Takva
2. SAFHA TAKVA: Mürşide Tâbî Olmak 2. safha takvayı Allahû Teâlâ Mâide Suresinin 35. âyeti kerimesinde dile getiriyor:
5 / MÂİDE - 35:
Yâ eyyuhellezîne âmenûttekûllâhe vebtegû ileyhil vesîlete ve câhidû fî sebîlihi leallekum tuflihûn(tuflihûne).
Ey âmenû olanlar (Allah'a ulaşmayı, teslim olmayı dileyenler); Allah'a karşı takva sahibi olun ve O'na ulaştıracak vesileyi isteyin. Ve O'nun yolunda cihad edin. Umulur ki böylece siz felâha erersiniz.
Bu da 2. safha takvadır. Bakara Suresinin 189. âyeti kerimesinde Allahû Tealâ şöyle buyuruyor:
2 / BAKARA - 189:
Yes’elûneke anil ehilleh(ehilleti), kul hiye mevâkîtu lin nâsi vel hacc(haccı), ve leysel birru bi en te’tûl buyûte min zuhûrihâ ve lâkinnel birre menittekâ, ve’tûl buyûte min ebvâbihâ, vettekûllâhe leallekum tuflihûn(tuflihûne).
Sana hilâllerden (ay'ın hilâle dönüşen hallerinden) soruyorlar. De ki: “O, insanlar için vakitleri ve hac zamanını bildiren bir “vakit ölçüsü”dür.” Birr (kişiyi ebrar yapan güzel davranışlar), (cahiliyet devrinde olduğu gibi) evlere arkalarından girmek değildir. Oysa birr, kişinin takva sahibi olmasıdır. Ve evlere kapılarından girin. Ve Allah'a karşı takva sahibi olun. Umulur ki böylece siz felâha erersiniz.
“vettekûllâhe leallekum tuflihûn” “2. safha takva ile takva sahibi olun böylece felaha ulaşırsınız.”
2 / BAKARA - 194:
Eş şehrul harâmu biş şehril harâmi vel hurumâtu kısâs(kısâsun), fe meni’tedâ aleykum fa’tedû aleyhi bi misli ma’tedâ aleykum, vettekûllâhe va’lemû ennellâhe meal muttekîn(muttekîne).
Haram ay, haram aya karşılıktır. Hürmetler (yasaklar) karşılıklıdır. O halde kim size saldırırsa o zaman onun size saldırdığı kadar siz de ona saldırın. Allah'a karşı takva sahibi olun ve Allah'ın takva sahipleriyle beraber olduğunu bilin!
“Allah’a karşı takva sahibi olun. Her şeyi Allah’ın bildiğini bilin.”
59 / HAŞR - 18:
Yâ eyyuhellezîne âmenûttekullâhe vel tenzur nefsun mâ kad demet ligad(ligadin), vettekûllah(vettekûllahe), innallâhe habîrun bi mâ ta’melûn(ta’melûne).
Ey âmenû olanlar (ölmeden önce Allah'a ulaşmayı dileyenler), Allah'a karşı takva sahibi olun! Ve her nefs, yarın için ne takdim ettiğine baksın! Ve Allah'a karşı takva sahibi olun. Muhakkak ki Allah, yaptıklarınızdan haberdardır.
3 / ÂLİ İMRÂN - 50:
Ve musaddikan limâ beyne yedeyye minet tevrâti ve li uhılle lekum ba’dallezî hurrime aleykum ve ci’tukum bi âyetin min rabbikum fettekûllâhe ve etîûn(etîûni).
Ve önümde bulunan Tevrat'tan (olan âyetleri ) tasdik edici olarak, ve de size haram kılınmış olan bazı şeyleri helâl kılmak için, Rabbiniz'den size âyet getirdim. Allah'a karşı takva sahibi olunuz. Ve bana itaat ediniz.
Allahû Tealâ Âli İmrân Suresinin 50. âyeti kerimesinde “Allah’a karşı takva sahibi olun ve Bana itaat edin” buyuruyor. Bu da 2. safha takvadır.
3 / ÂLİ İMRÂN - 200:
Yâ eyyuhellezîne âmenusbirû ve sâbirû ve râbitû vettekûllâhe leallekum tuflihûn(tuflihûne).
Ey âmenû olanlar (ölmeden önce, ruhlarını Allah'a ulaştırmayı dileyenler)! Sabredin ve sabır sahibi olun! Ve râbıta kuranlar olun (râbıta kurun)! Ve Allah'a karşı takva sahibi olun! Umulur ki böylece siz felâha erersiniz.
Âli İmrân-200’de Allahû Tealâ, yine “felâha ulaşırsınız” buyuruyor. Mâide Suresinin 7. âyet-i kerimesinde “Allah’a karşı takva sahibi olun.” buyruluyor:
5 / MÂİDE - 7:
Vezkurû ni’metellâhi aleykum ve mîsâkahullezî vâsekakum bihî iz kultum semi’nâ ve ata’nâ vettekûllâh(vettekûllâhe) innallâhe alîmun bizâtis sudûr(sudûri).
Allah'ın, sizin üzerinizdeki ni'metini ve: “İşittik ve itaat ettik” dediğiniz zaman, onunla sizi bağladığı misâkınızı hatırlayın. Allah'a karşı takvâ sahibi olun, Muhakkak ki O, göğüslerde (sinelerde) olanı en iyi bilir.
5 / MÂİDE - 11:
Yâ eyyuhellezîne âmenûzkurû ni’metallâhi aleykum iz hemme kavmun en yebsutû ileykum eydiyehum fe keffe eydiyehum ankum, vettekûllâh(vettekûllâhe) ve alâllâhi fel yetevekkelil mu’minûn(mu’minûne).
Ey âmenû olanlar (Allah'a ulaşmayı, teslim olmayı dileyenler)! Allah'ın sizin üzerinizdeki ni'metini hatırlayın; bir kavim size ellerini uzatmaya kalktığı zaman (Allah) onların ellerini sizden çekmişti. Ve Allah'a karşı takva sahibi olun (ruhunuzu, vechinizi (fizik vücudunuzu), nefsinizi ve iradenizi Allah'a teslim edin)! Mü'minler artık Allah'a tevekkül etsinler (güvensinler).
Müminler Allah’a tevekkül etsin. Vekil kılsın.
9 / TEVBE - 199:
26 / ŞUARÂ - 108:
Fettekûllâhe ve etîûn(etîûni).
Öyleyse Allah'a karşı takva sahibi olun (Allah'a ulaşmayı dileyin). Ve bana itaat edin.
26 / ŞUARÂ - 110:
Fettekûllâhe ve etîûn(etîûni).
Öyleyse Allah'a karşı takva sahibi olun (Allah'a ulaşmayı dileyin). Ve bana itaat edin.
26 / ŞUARÂ - 126:
Fettekullâhe ve etîûn(etîûni).
Öyleyse Allah'a karşı takva sahibi olun (Allah'a ulaşmayı dileyin) ve bana itaat edin (bana tâbî olun).
26 / ŞUARÂ - 131:
Fettekullâhe ve etîûn(etîûni).
Öyleyse Allah'a karşı takva sahibi olun (Allah'a ulaşmayı dileyin) ve bana itaat edin (bana tâbî olun).
26 / ŞUARÂ - 144:
Fettekullâhe ve etîûn(etîûni).
Öyleyse Allah'a karşı takva sahibi olun (Allah'a ulaşmayı dileyin) ve bana itaat edin (bana tâbî olun).
26 / ŞUARÂ - 150:
Fettekullâhe ve etîûn(etîûni).
Öyleyse Allah'a karşı takva sahibi olun (Allah'a ulaşmayı dileyin) ve bana itaat edin (bana tâbî olun).
26 / ŞUARÂ - 163:
Fettekullâhe ve etîûn(etîûni).
Öyleyse Allah'a karşı takva sahibi olun (Allah'a ulaşmayı dileyin). Ve bana itaat edin (bana tâbî olun).
26 / ŞUARÂ - 179:
Fettekullâhe ve etîûn(etîûni).
Öyleyse Allah'a karşı takva sahibi olun (Allah'a ulaşmayı dileyin). Ve bana itaat edin (bana tâbî olun).
Görüyorsunuz ki; bütün bu âyetler bize 2. safha takvayı bildiriyor. 2. safha takva mürşide tâbîiyeti ifade ediyor. Allahû Teâlâ yine Mucâdele Suresinde “Allah’a karşı takva sahibi olun ve haşrolunacağınızı bilin.” buyuruyor.
58 / MUCÂDELE - 9:
Yâ eyyuhellezîne âmenû iza tenâceytum fe lâ tetenâcev bil ismi vel udvâni ve ma’siyetir resûli ve tenâcev bil birri vet takvâ, vettekûllâhellezî ileyhi tuhşerûn(tuhşerûne).
Ey âmenû olanlar (Allah'a inananlar, îmân edenler)! Aranızda gizlice konuştuğunuz zaman artık günah, düşmanlık ve resûle isyan konusunda gizli gizli konuşmayın. Birr ve takva konusunda aranızda müşavere edin (görüşün). Ve kendisine haşrolunacağınız (huzurunda toplanacağınız) Allah'a karşı takva sahibi olun.
3. SAFHA TAKVA: Ruhun Allah’a Ulaşması
50 / KAF - 31:
Ve uzlifetil cennetu lil muttekîne gayre baîdin.
Ve cennet, takva sahipleri için uzak olmayarak yaklaştırıldı.
50 / KAF - 32:
Hâzâ mâ tûadûne li kulli evvâbin hafîz(hafîzin).
İşte size vaadolunan şey budur (cennettir). Bütün evvab (ruhu Allah'a ulaşarak sığınmış), ve hafîz olanlar (başlarının üzerine devrin imamının ruhu ulaşmış olanlar) için.
- Birinci kat cennet; Cennetül Âliye, 1. takva sahiplerine, - İkinci kat cennet; Cennetül Firdevs, 2. safha takva sahiplerine, - Üçüncü kat cennet; Cennetül Huld, 3. safha takva sahiplerine, - Dördüncü kat cennet; Cennetül Gurafâ, 4. safha takva sahiplerine, - Beşinci kat cennet; Cennetil Me’va, 5. safha takva sahiplerine, - Altıncı kat cennet; Cennetin Naîm, 6. safha takva sahiplerine, - Yedinci kat cennet; Cennetin Adn, 7. safha takva sahiplerine Allahû Teâlâ’nın müjdelediğini söyleyebiliriz. Öyleyse Allahû Teâlâ cennette 7 katı takva sahiplerine tahsis ediyor, veriyor. Akibetin takva sahiplerine olduğunu beyan ediyor. 4. SAFHA TAKVA: Fizik Vücudun Allah’a Teslimi 4. safha takva ki; bu fizik vücudun teslimi ile gerçekleşir. 4. safha takvayı Allahû Tealâ, Âli İmrân Suresinin 133. ve 134. âyeti kerimesinde şöyle dile getiriyor:
3 / ÂLİ İMRÂN - 133:
Ve sâriû ilâ magfiretin min rabbikum ve cennetin arduhâs semâvâtu vel ardu, uiddet lil muttekîn(muttekîne).
Ve Rabbiniz'den olan mağfirete ve genişliği yerler ve gökler kadar olan, muttekîler için hazırlanmış olan cennete koşun!
3 / ÂLİ İMRÂN - 134:
Ellezîne yunfikûne fîs serrâi ved darrâi vel kâzımînel gayza vel âfîne anin nâs(nâsi), vallâhu yuhibbul muhsinîn(muhsinîne).
Onlar (muttekîler), bollukta ve darlıkta (Allah için) infâk ederler (verirler) ve onlar öfkelerini yutanlardır (tutanlardır) ve insanları affedenlerdir. Ve Allah, muhsinleri sever.
4 safha takvanın 4’ünü de Allahû Teâlâ Mâide-93’te açıklıyor
5 / MÂİDE - 93:
Leyse alellezîne âmenû ve amilûs sâlihâti cunâhun fîmâ taimû izâ mettekav ve âmenû ve amilûs sâlihâti summettekav ve âmenû summettekav ve ahsenû vallâhu yuhibbul muhsinîn(muhsinîne).
Âmenû olanlar ve salih amel yapanlar (ıslâh edici amel, nefs tezkiyesi yapanlar) üzerine, takva (1. takva) sahibi olmadıkları zaman yediklerinden dolayı bir günah yoktur. Âmenû olun ve amilûssâlihat yapın! Sonra da takva sahibi olun (3. takvaya ulaşın)! Âmenû olun sonra da takva sahibi olun (4. takvaya ulaşın) ve ahsen olun! Allah muhsinleri (ahsen olanları, 4. takvaya ulaşanları) sever.
4 safha takvanın hepsi bu âyeti kerimede yer alıyor. 1. safha takva: Allah’a ulaşmayı dilemek. 2. safha takva: Mürşide tâbî olmak. 3. safha takva: Ruhu Allah’a teslim etmek. 4. safha takva: Fizik vücudu Allah’a teslim etmek. (Devamı bir sonraki yazıda…)
Dr. Fazıl Nimet, 12/3/2011
Bu yazı 12/3/2011 tarihinden itibaren toplam 644 defa okunmuştur.
|