Dr. Doğan Kuşman [Olayın İç Yüzü] |
07.10.2010 |
Ona hesabı vermek zor.
Bazı kelimeleri ulu orta kullanmak, işin hedeften sapmasına neden oluyor, ama biz bunun farkına varamıyoruz. Oruç; insanın kendisini bir şeylerden uzak tutması için, nefsin isteklerinin yapılmaması için bir ibadet veya ameldir. Yemek yemeyerek tutulur ama isteklerin kontrol altına alınması ve iradenin güçlendirilmesi için yapılan, mümin’i terbiye eden bir ameldir. Allah rızası için tutulsa da müminlere zikri hatırlatıp Allah’a hidayet olmamıza yardımcı olan bir araçtır. Ayni zamanda ibadetlerin en uzun sürelisi olduğu için Allah’ı hatırlatıp en fazla zikredebileceğimiz bir ameldir. Bir de ölüm orucu denilen bir amel türedi ülkemizde. Müslüman bir ülke olmadığımız için neyin nesi diye merak edenler de var. Bir amaç uğruna açlık ile intihar eden veya kendisini öldürme tehdit’i ile isteklerini yaptırmaya çalışmak (Bir insanın kendisini öldürmesi dinimizce haram) farklı bir inanç Allah’tan başka Rab edinenler olduğunu gösterir. Oruç ise Allah hidayet için tutulur. Peki, bu açlık orucu ile kendisini öldürmeye çalışanlar ne tür bi ibadet yapıyorlar ki? Allah için oruç tutmayı ve nefslerini kontrol altına almayı değil de kendi ilahları için(ne için oruç tutuyorsa ilahları odur) oruç tutmaları ilginç. Nefslerinin azgınlığı için oruç tutuyorlar farkında değiller. Birileri bu konuda toplumu bilgilendirmeli diye düşünüyorum, yoksa insanlar belki inançlı ama bilmeyerek Allah’a karşı küfürlerini ve isyanlarını artırıyor. Diyanet işlerinin böyle bir eğitimi yok mu? Yoksa onlarda mı bu konu hakkında bilgi sahibi değiller veya ne halleri varsa görsünler diye mi sesleri çıkmıyor? Bilmeyen de, bilip de söylemeyen de velhasıl her iki taraf da bu işten sorumlu ve Allah’a bu konuda hesap verecekler.
Doğan Kuşman, 07.10.2010
Bu yazı 07.10.2010 tarihinden itibaren toplam 3655 defa okunmuştur.
|