Dr. Doğan Kuşman [Olayın İç Yüzü] |
01.05.2010 |
HASRET.
Nasıl bitecek bu hasret? Hasret; herkesin duyduğu ve erişmeye çalıştığı bir hedef vardır. İşte o nefsinin sahip olmak istediği hedefe varabilme duygusu diye biliriz hasreti. İyide çok naz âşık usandırır. Olmazsa da olmaz diyerek vazgeçtiğimiz birçok hedefler de vardır. Benim sözünü ettiğim hasret bunlar değil. Bir hasret var ki, kendiniz ne ulaşabilirsiniz, ne de vazgeçebilirsiniz. Zaman zaman dalar gidersiniz enginlere, bir sonsuzluk içinde kaybolursunuz da, birileri sizi kendinize getirir. Derler ya “Karadeniz’de gemin mi battı kardeşim?””hayırdır kardeşim abayı kime yaktın?”.kafanızı kaldırırsınız, karşınız da bir anlam veremediğiniz “pişmiş kelle gibi sırıtan” dedikleri bir sima size soru yöneltiyor. Sizde el cevap “hiç”. Derdinizi ne açabilirsiniz ne de paylaşabilirsiniz hasret çektiğiniz eğer Allah ve onun Resulü ise. Vay, yanarım sizin işte o zaman halinize. Çünkü “Ateş ancak düştüğü yeri yakar” tabiri burada cuk oturur. Ne yapacağınızı bilemeden dertlenir, kulağınızda hani çok zikir yapacaktın ya sözü çınlar, içinizdeki Allah sesini yavaşça yükseltip hani sanki inadına “bak işte yapıyorum ya” dercesine hafiden cehri ye doğru bir geçiş yaparsınız. O zaman batan gemilerin kasveti yüz ifadesinden yavaşça uzaklaşmıştır. Ama abayı yakma imajını hiç silemezsiniz eğer aşk, Allah ve Resulüne ise. Buğulu gözler ile bakarsınız hep etrafınıza, görebileceğiniz mesafeden çok daha ilerilere bakarak. Nedense hep kendiliğinden ıslanır gözlerinizin pınarı, artık canınız acıyordur erişemediğiniz ve göremediğiniz o Allah ve Resulü için. Boğazınızda yumruk gibi bir sertlik yutkunmanıza mani olur ve hıçkırırsınız. Artık sahip olamıyorsunuzdur gözlerinize ve ondan süzülerek akan, yanaklarınızda sıcaklığını duyduğunuz gözyaşlarına. Tek başınıza ama yüreği kalabalık bir yaşantıya hoş geldiniz. Artık yaratılan her şey sizde bir duyarlılık, ama gene o gözlerinizi yaşartan duyarlılığı hatırlatır ve sahip olamadığınız gözleriniz hep size isyandadır salıvermiştir yine yaşlarını pınarlarından aşağı doğru. Gene soracaklar çevrenizden “hayırdır bir derdin mi var?” Gene düğümlenmiş boğazınızdan çıkacak hırıltılı iki kelime sadece size her şeyi anlatmaya yetecek -“HASRET İŞTE”
Doğan Kuşman, 01.05.2010
Bu yazı 01.05.2010 tarihinden itibaren toplam 1006 defa okunmuştur.
|