Dr. Doğan Kuşman [Olayın İç Yüzü] |
16.11.2009 |
Demokratik açılım
Amaç sorunu çözmekse!
Bu ülkede yaşayan insanların birçoğu ne aradığını bilmiyor. Ülkemizde gündem demokratik açılım: Demokrasiden mahrum yaşamış bir cumhuriyet dönemin de, tecrübesi olmamış ve sadece zanlarla demokrasi tanımı yapmaya ve uygulamaya çalışarak bu topluma bir şey veremezsiniz. Bu uygulamada insanların kişi bazında demokrasi tarifi olacak ve demokrasi kimseye yar olamayacaklar. Herşeyden önce, demokrasiyi özlemiş bir toplum, kanaatkâr ve ülkesini gerçek sevenlerden olması lazım. Lazım ki insanların birbirine hoşgörüsü olsun. Bu hoşgörü, vatan topraklarında yaşayan insanların ülke çıkarların korunmasının kişisel çıkarlardan daha önemli olduğunu idrak etmeleri ve bozulmaması için azami titizlik ile korumaları lazım ki o zaman demokrasinin yerleşmesi mümkün olabilir. Osmanlı imparatorluğunun yükselme döneminde (bir değişe göre Fatih Sultan Mehmet, bir değişe göre de Avrupalı din büyükleri),Osmanlının güçlü olmasının nedenini araştırırlar. Girdikleri bir bakkaldan bir okka şeker isterler. Bakkal şekeri tartar ve gelenlere verir. Bu sefer bir okka pirinç isterler. Bakkal sakin bir şekilde “karşıdaki bakkaldan alın” der. Alış veriş yapan heyet şaşırır ve sorar “sende pirinç yok mu?” bakkal “var ama”karşıdaki komşum olan bakkal daha siftahını yapmadı ondan alır mısınız” der. Alış veriş yapanların kanaati şu olur “BU ÜLKENİN İNSANLARI BİRBİRİNİ BÖYLE KORURSA, OSMAN-I ÂLİYİ KİMSE YIKAMAZ”.Bilmezler ki bu birlik beraberlik ve insanların birbirine olan saygısından doğan bu yönetim, bu gün insanların şiddet ile karşı çıktığı şeriat hükümler ile yönetilen bir Devlet-i Ali de yaşanmıştır. Bizim böyle bir şansımız bu dini bilgiler ve bu yöneticilerle ve bu cemaatler ile yaşamamız gayri mümkünsüz. Bizim ülkemizde az bir gurup insanlar hariç ülkenin bu güzide insanları maalesef artık kendi çıkarları diğer insanların değil ülke çıkarlarından da önemli hale gelmiş. Bu çıkar çatışması içinde nasıl bir demokratik açılım olacak merak ederim. Ama şu biline ki; Ahirde Allah nurunu tamamlayacaktır. Bu nurun tamamlanmasında iyiler ve kötülerin mutlaka belirmesi söz konusu olup bir bedel de ödenecektir. Bu böyle biline.
Doğan Kuşman, 16.11.2009
Bu yazı 16.11.2009 tarihinden itibaren toplam 987 defa okunmuştur.
|