Dr. Doğan Kuşman [Olayın İç Yüzü] |
13.10.2009 |
Sayın Başbakanımız Din Şurasında konuştu:
Hani derler ya “kaşıkla verip sapıyla göz çıkarır” aynen böyle bir konuşma ile hem nalına, hem mıhına vurdu. Din öğretmek ile görevli Ehlisünnet’e seslenerek “Halka anlayacağı düzeyde bilgi vermezseniz, medya vaazcıları bu görevi yapıyor” diyerek bir serzenişte bulundu. İyi de, sapla samanı birbirine karıştıran bu söylemin, dinin ne anlama geldiğinin de farkında olmayan bir ilim ile donanımlaşmış, ehli kitaptan medet uman, medya vaazcılarından rahatsız olmuş bir ifade değil mi? Biz de Başbakanımızı medyanın yazdıklarından eh-li Tarik sanırdık. Lafın ehlide; Said-i Nursi hazretlerinin Ahirde bizden sonra gelecek olan 14. Hicri yüzyılının Müceddit’i Mehdi A.S ın düşmanlarının Ehlisünnet olduğunu söylediğini biliyorken bu talep niye. Demez mi Said-i Nursi hazretleri” Beklenen Mehdinin(büyük Mehdi) saf rahmet olan Kur’ân ile dini yaşatacak”. Din şurasında hiç saf rahmetle söz eden kimse yok sanırım ki Sayın Başbakanım böyle bir serzenişte bulunuyor. Bu din şurasını neden yaparsınız ki başka işiniz yok mu? Bu memlekete bir ağaç fidanı dikseniz daha işe yarar bir ameliniz olurdu. Boşuna dememiş Peygamberimiz S.A.V. Efendimiz: Faydasız ilimden Allah’a sığınırım.
Doğan Kuşman, 13.10.2009
Bu yazı 13.10.2009 tarihinden itibaren toplam 792 defa okunmuştur.
|