email: şifre: yeni üye
Ana SayfaSiyasetGündemEkonomiDünyaSporYaşamTeknolojiSağlıkTasavvuf
Dr. Ayşe Müjdeci [Sağlık Pınarı] 18.12.2009

Dr. Ayşe Müjdeci
Ateroskleroz (damar sertliği) nedir?
Kolesterol dosyası (5. bölüm)

 

 

Ateroskleoz (AS) gelişimi için günümüzde kabul gören iki teori var:

1)     Kolesterol Teorisi: Bu teori, kolesterolün varlığının AS plak oluşumu için yeterli risk faktörü olduğunu iddia eder. Bu teorinin taraftarları AS’un önlenmesi için kolesterol düşürücü ilaçların kullanılmasının gerekli olduğunu savunurlar.

2)     Kronik Endotel Hasarı Teorisi: Allostaz varlığında yükselen kolesterolün, serbest radikaller tarafından oksitlenmesi ile hasarlı endotel bölgesinde plaklar oluşturduğunu söyler. Kolesterolü düşürmenin AS’un kontrolü için fonksiyonel bir çözüm olmadığını iddia eder.


Kronik Endotel Hasarı (KEH) Teorisine göre Ateroskleroz:
 
Allostaz varlığında kolesterol yüksekliği, vücudun top yekûn hastalığının göstergesidir. Böyle bir durumda kişi sadece ateroskleroz için değil tüm dejeneratif hastalıkların gelişimi açısından risk altındadır.

Ateroskleroz, damarın endotel tabakasında (iç tabaka) meydana gelen inflamatuvar tepkidir. Başta koroner arterler olmak üzere vücudun tüm damarlarında gelişebilir. Koroner arterlerde sık görülmesinin sebebi, bu damarların maruz kaldıkları mekanik stres faktörünün büyük oluşudur.

Vücutta yaklaşık olarak 5 litre kan bulunduğunu ve kalbin bir saatte 280 litre kan pompaladığını düşünecek olursak, bir dakikada kalp neredeyse vücuttaki tüm kanı pompalamak durumunda kalmaktadır. Tek başına bu durum bile koroner arterlerin neden mekanik strese en fazla maruz kalan damarlar olduğunu ortaya koymak için yeterlidir.

AS plağının oluşması için öncelikli olarak damar endotelinde duyarlılık meydana gelmesi gereklidir. Bu duyarlılığı oluşturan sebepler ya bizzat damarı hassaslaştıran mekanik ve kimyasal faktörlerdir ya da yine aynı sebeplerle endotel fonksiyon bozukluğu ve bunun neticesinde, endotelden salgılanan ve görevi endoteli korumak olan maddelerin sentezinin bozulmasıdır.


Endotelde duyarlılık artışına sebep olan mekanik faktörlerden en önemlisi hipertansiyondur

Endotelde duyarlılık artışına sebep olan mekanik faktörlerden en önemlisi damar içi basınçta dengenin bozulması ve ardından gelişen hipertansiyondur.
Beynin hipotalamus bölgesi vücuttan gelen sinyalleri değerlendirip buna göre gerekli komutları sinirler ve hormonlar yoluyla damar kaslarına ve kalbe ulaştırarak tansiyonu ayarlar. Eğer kan toksik maddeler ile ağırlaşmış ise ve toksik maddelerin dokulara zarar vermeden ve damarları tıkamadan bir an evvel vücuttan uzaklaştırılması icap ediyorsa, hipotalamus tansiyonun artırılmasına karar verir. Kişinin yanlış yaşam koşulları nedeniyle toksik kan tablosunun süreklilik kazanması halinde tansiyonda önce inişli çıkışlı bir bozulma dönemi yaşanır, ardından hipertansiyon kalıcılık kazanır. Böylelikle hipertansiyon ve toksik maddelerle ağırlaşan kan, damarlar üzerinde mekanik stres oluşturmaya başlar.


Kimyasal temizlik maddeleri, katkılı-hormonlu gıdalar ve hatalı beslenme toksik madde birikimine neden olur.


Endotelde duyarlılık artışının bir diğer sebebi ise kimyasal strestir. Deterjan-lavobo açıcı-leke çıkarıcı vb kimyasal temizlik maddeleri, katkılı-hormonlu gıdalar ve hatalı beslenme neticesinde vücutta biriken toksik maddeler endotelde kimyasal erozyona sebep olurlar.  Daha sonra duyarlılık artışının olduğu endotel bölgesinde hasar oluşur. Hasarın oluşum sebebi endotel duyarlılığına sebep olan faktörlerin devam ediyor oluşudur. Başlıca sebepleri bir kez daha gözden geçirelim;

         Dengesiz beslenme (antiinflamatuvar ve antioksidan eksikliği)

         LDL oksidasyonuna sebep olan serbest radikaller (antioksidan eksikliği)

         C vitamini eksikliği (antioksidan eksikliği)

         Kimyasal erozyon: çamaşır suyu, deterjan, yağ çözücü, leke çıkarıcı, lavabo açıcı vb kimyasal ajanlar.

         Toksik kan dolaşımı (doğal olmayan yaşam alışkanlıkları nedeniyle kanın toksik hale gelmiş olması)

         Enfeksiyon

         Sigara

         Yüksek tansiyon

         Yüksek insulin, yüksek homosistein, yüksek kortizol (allostaz bulguları)


Aterosklerotik (AS) plak oluşumu için son aşamaAterosklerotik (AS) plak oluşumu için artık son aşamaya gelinmiştir. Damarda tamir mekanizması devreye girerek aşağıda özetlenen basamaklar neticesinde hasarlı bölge sanki bir yara bandı ile üstü kapatılıyormuşçasına AS plak ile tamir edilir;

         LDL hasarlı bölgeye gider ve hasarlı endotel ile düz kas tabakasının arasına girer. (Bu durum kişinin LDH düzeyinden bağımsızdır.)

         Endotel fonksiyonlarında değişiklik başlar;

        Endotel, Reaktif Oksijen Türevleri (ROT: serbest radikaller) üretir.

        ROT bağışıklık hücrelerini hasarlı bölgeye çağırır. Makrofajlar atık hücreleri, ROT tarafından oksitlenen LDH fazlasını, küçülen LDH’ı fagosite ederler.

        Bu hücrelerin miktarı makrofajların kapasitelerini aşacak düzeye ulaşırsa, makrofajlar kalsiyum salgılayarak partikülleri hem damar duvarlarına hem de organlara yapıştırarak ortadan kaldırmaya çalışırlar.

        Büyüme faktörlerinin yapımının uyarılması ile kas hücrelerinin çoğalması sağlanır. Kas hücreleri hasarlı bölgeyi işgal eder.

         LDH + kas ve bağışıklık hücreleri + hasarlı bölgenin atık hücreleri + kalsiyumdan oluşan plak ile hasarlı bölge tamir edilir. (Plak: doğanın yara bandı)

Eğer kişi anormal yaşam koşullarını devam ettirir ve allostatik tablo süreklilik kazanırsa, AS plaklar giderek büyür ve yaygınlaşır. Tüm vücutta yaygın olarak kılcal damarlar tıkanmaya, dokularda metastatik kalsifikasyonlar oluşmaya başlar. Tansiyon daha da artar. Bu durum giderek kalbin yükünü artırmaktadır. Kılcal damarlardaki tıkanıklıkların artışı ve kalbin gücünün zayıflaması ile doku-organlar yeterli ölçüde beslenemez ve doku açlığı-enerji açığı meydana gelir. Bir süre sonra ise normal şartlarda damarları tıkamayacak boyuttaki pıhtılardan biri daralan bu damarları tıkayarak enfarktüslere sebep olur.  Kronik Endotel Hasarı (KEH) teorisinin sonuçlarını özetleyecek olursak:

·         Kolesterol yüksekliği tek başına AS plak oluşumu için risk değildir. AS plak oluşumu için damar endotelinde öncelikle hasar meydana gelmiş olmalıdır. Hasarlı bölgeyi tamir etmek üzere içerisinde kolesterol de bulunan plak oluşturulur. Kolesterolün plak içerisindeki oranı %3’tür.

·         Serbest radikaller tarafından oksitlenen LDH moleküllerinin miktarı, bu molekülleri fagosite etmek olan makrofajların kapasitesini aşacak olursa AS plak oluşumu için risk başlar.

·         Antioksidanların yetersizliği halinde serbest radikallerin artması AS plak oluşumu için risktir.

·         Tedavide kolesterolü düşürmeye yönelik çabalar fonksiyonel değildir. KEH’nı tetikleyen faktörlerin ortadan kaldırılması  (allostazın ortadan kaldırılıp vücudun homeostaz durumuna getirilmesi) AS’un kontrolü için temel çıkış noktasıdır. Ayrıca damar duyarlılığını azaltan antiinflamatuvarlar, LDH’ın serbest radikaller tarafından oksitlenmesine engel olan antioksidanlar ve oluşmuş plakları çözmek için kullanılan kelatörler tedavinin diğer bacaklarını oluşturur.

Ayşe Müjdeci, 18.12.2009

Bu yazı 18.12.2009 tarihinden itibaren toplam 5059 defa okunmuştur.


Yorumlar
Başlık
Yorum
Yorum yazabilmek için üye girişinizi gerçekleştirmelisiniz.


Yazarın son yazıları
  • Fizik aktivite ve kilo kontrolü (28.02.2010)
  • Yağlarla barışalım (20.02.2010)
  • Kalori ile kilo arasındaki ilişki (08.02.2010)
  • Sağlıklı kilo kontrolü (29.01.2010)
  • Yediklerimiz nasıl kiloya dönüşür? (21.01.2010)
  • Eyvah, yine kilo alıyorum… (13.01.2010)
  • Aterosklerozdan korunmak için tavsiyeler ve günlük beslenme (05.01.2010)
  • Aterosklerozdan korunmak için ne yapılmalı? (25.12.2009)
  • Eyvah kolesterolüm yüksek! (10.12.2009)
  • Kolesterol dosyası (3. bölüm) (02.12.2009)
  • Kolesterol dosyası (2.bölüm) (23.11.2009)
  • Kolesterol dosyası (1.Bölüm) (11.11.2009)
  • Süt konusunda kafalar karışık! (II) (03.11.2009)
  • Süt konusunda kafalar karışık! (26.10.2009)
  • Stres ve sağlığımız (19.10.2009)
  • Kronik yorgunluk sendromu (12.10.2009)
  • Toksinler ve toksik yük tablosu (05.10.2009)
  • Neden sebze ve meyve? (29.09.2009)
  • Sağlıklı Olmak için Kendimizi Tanımak (16.09.2009)
  • Ramazan Ve Sağlığımız (07.09.2009)
  • Yazarlarımız
    Mü'min Kimdir? Dr. Abdulcabbar Boran
    Güneş ve Ay
    İslâm âlemini topyekûn hüsrana sürükleyen korkunç hurafe! Mustafa Seyit
    Ne Var? Ne Yok?
    Kolları Bağlı Filistine Karşı Lütfi Tümtürk
    Olaylar ve Yorumlar
    İyi insanlar birleşmeli! Sibel Yiğit
    Seyir Halleri
    DEVLETİN İKİ KANADI Gönül Maraşlıoğlu
    Gönül Penceremizden
    Küçük Kırmızı Mucize ˝Vişne˝ Nazan Başoğul
    Tabiat Eczanesinden Reçeteler
    Sana geldik Mehtap Abdi
    Bir Yürek Mesafesi
    Ebu Eyyûb El-ensarî Gülay Ozan
    Gönül Erenleri
    TELEVİZYONDAKİ TASAVVUF - 2 Emek Durmuş
    Hayat Gibi
    Muhtelif Mustafa Oğuz
    Bakış Açısı
    KADİR GECESİ İNSANLARI NASIL KURTULUŞU ULAŞTIRIR? Doğan Kuşman
    Olayın İç Yüzü
    Kitapsızlar... Seyfi Usta
    Bir de bizden dinleyin!
    ilahi aşk Saliha Güner
    Düşünce-Günce
    Bayramda Dişlere Dikkat Diş Doktoru Gülbeyaz
    Dişler Yolunda
    15.06.2013 Düsseldorf Konferans Ender Eker
    Almanya'dan
    655 Mustafa Müjdeci
    Her şey insan için
    NİCE BAYRAMLARA... Durdu Bahadır
    Hidayet Esintileri
    Tuz Hakkında Yanlış Bilinen Gerçekler B. Tugay Keçeci
    Evrenin Zerafeti
    Fizik aktivite ve kilo kontrolü Ayşe Müjdeci
    Sağlık Pınarı
    Neşenin Kaynağı Kendini Unutmaktır Deniz Temuçin
    Bir İnsan Yetişirken
    İlmel Yakîn, Aynel Yakîn ve Hakkul Yakîn hasıl etmek ne anlama gelir? Mustafa G. Güler
    Kur'an ne diyor?
    Dedikodu nedir? İlkay Yılmaz
    Az Öz
    Bizim Terör Korkut Eser
    Politik Köşe
    BORSA VE BEKLENTİLER Salih Erdin
    Borsada bu hafta
    Diyarbakır:Teksas! Kudret Değirmenci
    Spor Gündemi
    Hasretine hasretim Ayten Qurbanova
    Umut Gülü
    Tek Allah'ın Tek Dini Halim Albayrak
    Dinlerin Birleştirilmesi
    Suç ve ceza Kenan E. Akmaz
    Belçika'dan
    Belirsizlik Sıkıntısı Meral Okan
    Tasavvuf
    Mülke hüküm süren kimdir? Sabri Unat
    Dünyadan
    Bulutların Üzerinde Olmak Ali Gürbüz
    Gül'e Özlem
    Evvel Zaman Icinde 4 İsmail Veyseloğlu
    Mavera
    Bilişim Köşesi Taha Erdem
    Bilim Köşesi
    Referandum İmtihanı Barış Aksoy
    Dünyadan
    Seven, Sevilen Kişidir! Şule Betül Dağ
    En Hayırlı Dost Kimdir
    Sana o kadar çok ihtiyacım varki Rabbim! Pervane Qarayeva
    Kalp Kalbe
    FASLIN ASLI YOK ŞİMDİ Zeren Çelebi
    muzik
    ©2010 Hak Aynası, yazarlarımızın yorumları kendilerine aittir, gazetemiz için bağlayıcı değildir.

    Siyaset | Gündem | Ekonomi | Dünya | Spor | Yaşam | Teknoloji | Sağlık | Tasavvuf